confessions

ankakusu

- Yazar -

  1. toplam entry 7682
  2. takipçi 1
  3. puan 128061

17 mayıs 2000 galatasaray arsenal uefa finali

ankakusu
bir gurbetci besiktaslinin gozuyle, o gun... o mac...

her zaman ki gibi bir gunlerden degildi o gun...
hava hic olmadigi kadar guzeldi o gun...
herkesi heyecan ve umut sarmisti...
herkes haril haril her yerde aksam oynanacak finali konusuyordu...
acaba galatasaray kupayi alacak miydi?
herkesin gonlunde umut, dilinde insallah sozu eksik olmuyordu...
catlak seslerde cikmiyor degildi hani...
nede olsa biz turktuk, yapamazdik, edemezdik...
herkes aksam oynanacak o finali bekliyordu...
lakin dakikalar gecmek bilmiyordu, saniyeler dakika, dakikalar saat, saatlerde gun gibi geliyordu...
yuzup, yuzup kuyruguna gelmistik...
chelsea’den 5 yemis o elestirilen galatasaray ve fatih terim finaldeydi...
sadece onlar mi? onca olumsuz olaylar, haberler icinde bir tek sevindirici, mutlu edici haber bekleyin turk halki? evet onlarda finaldeydi... hepimizin gonulleri bir olmustu...

mac basliyordu... televizyon ekrani birden yem yesil olmustu... ne guzeldi o danimarkanin, kopenhag’in parken stadi...

ilk duduk calmadan once tabi ki kadromuz verildi ekranda...

kalede claudio taffarel vardi yine...
yasliyidi, basliydi ama saglam kaleciydi dogrusu...

defansta sogukkanli ergun penbe...
brezilyali capone...
yasli kurt george popescu...
vede bulent kormaz... hic korkmayan, yilmayan, savaci bulent vardi yine her zaman ki gibi...

orta sahada suat kaya yasina ragmen canla basla kosan suat kaya...
umit davala vardi... uzun sacli... kim derdi ki o umit ilerde rapci olacak diye...
okan buruk bucurdu evet... ama o ne cigerdi oyle...
ve, george hagi... geldiginde cok yasli bu diye galatasarayli yoneticilerin topa tutuldugu hagi...
haci diye alay edilen hagi... herkesi futboluyla, golleriyle nasilda susturmustu ama...

ve forvette o donemin olmazsa olmazi... ofsayt krali arif erdem... cok gol kaciriyordu ama iyiydi be...
hakan sukur... turk futbolunun bas taci, krali hakan sukur... tarihe destan niteligi tasiyan maclardaki gollerin adami...

ve ispanyol hakem antonio nieto ilk dudugu caldi... acaba hakem iyi yonetecekmiydi maci? her zaman ki gibi yine hakkimiz mi yenecekti? yok canim olmazdi oyle sey... koskoca final...

galatasarayimiz rakibinden futbol olarak hicte asagi degildi... dahasi cok iyi oynuyordu...
ama arif yine yapmisti yapacagini daha ucuncu dakikada... yine gol kacirmisti...
bunu 16. dakikada tekrarladi...
on dakika sonra hakan kacirdi...
34. dakikada ise marc overmarsin sutunu taffarel kurtardi...
arsenal’da ise bergkamp denen yasli hollandali en cok galatasarayi zorlayan oyuncu oluyordu...
gerci o ne takimdi oyle... patrick viera’li, kalede david seamanli, thierry henryli, tony adams’li bir takim...
insan adini duyunca urperiyordu... neden olsa ingilizlerden cok cekmistik... bu mac onceside oyle olmustu... final daha bir anlam kazanmisti...

ilk yari bitmis umut’lar artmisti... ama ya ikinci yari, ilk yariyi aratirsa? ya bu ara takimin ahengini, temposunu bozarsa sorulari insani mesgul ediyordu...
insallah oyle bir sey olmayacakti... vede insallah fatihin aslanlari o kupayi alacakti...

ikinci yari basladi...
ilk yarida oldugu gibi ikinci yarinin ucuncu dakikasinda yine gol kacirmistik... bu kez hakan... ah, hakan ah... kacarmiydi o gol... ah direk ah... topu iceri kalenin icine yollasan ne olurdu? nede guzel hazirlamistik pozisyonu...
hagi okan’a, okanda hakana... olmadi... olmadi...
ama bu maci bu futbolla almaliydik...
evet, evet biz bunu hakettmistik...
dakika 70 caponenin sutuyla gol diye heveslnedik... hevesimiz kursagimizda kaldi...
evet, evet ilk yariya oranla daha tempolu ve daha korkutucu idi... yenilecek bir golun bundan sonra telafisi olmayabilirdi...
frikiklerde korkuyorduk, kacan pozisyonlara ahliyorduk...
hele boyle guzel bir futboldan sonra yenilmek bize cok ama cok aglatacak, vahlatacakti...

ve normal surenin son dudugu kulaklarimizi inletti... futbolcular yorulmusmuydu acaba? yok canim, orada imparator fatih terim vardi o hallederdi o sorunu... varsa tabi oyle sorun...

dakika 93... ah hagi ah... yaktin bizi... boyle onemli bir macta yakisdimi sana takimini yanliz birakmak? gerci rakip oyuncuda haketmisti kirmiziyi... evet hakem’ler turkleri sevmiyordu ve yine yapmislardi yapacaklarini... ah hakemler ah...

dakika 104... arsenal ani bir atak sonucu cok tehlike yuklendigi dakika... orta henry’e dogru geliyordu... taffarel gec kalmisti kalenin obur kosesine...
ama o’da ne! taffarel kurtarilmasi imkansiz bir topu cikariyor... saliseler icinde bu mac bitti yenildik dusuncelerinin tamamini yok ediyor ve yuregimize su serpiyordu...
ve o taffarel bunu 108’de parlour, 112’de kanu’nun sutlarinda aynisini tekrarladi... o yasli kaleci kalesinde devlesti...

ve uzatmalarda bitmisti artik... penaltilar bizim icin iyimiydi yoksa kotumu? bilemiyorduk ki... o gune kadar avrupa arenasinda penalti atislari ile sonuclanan macimiz olmamisti ki... ne diyorum ben? o gune kadar finale bile cikmamistik ki hic...

ilk penaltimiz... topun basinda ergun... allahim bu adam nasil sogukkanli oyle? bu hakikaten turkmu? evet... sevindirdi bizi ergun iyi baslamistik ama o soguk surat ifadesi bir cogumuzu kuskulandirmisti...
arsenalde hirvatlarin sukur’u davor suker topun basinda idi... taffarele guveniyorduk... ve olan oldu... allah bizim yanimizdaydi... dualarimizi kabul etmismiydi?...
sira hakana geldi... kral affetmedi...
bunun ustune parlour’da atti penaltisini...
umit davala o uzun saclariyla topun basina dikildi ve kendinden emin bir sekilde penaltiyi gole cevirdi...
arsenalden patrick viera topu aldi ve penaltiyi atti... atti, sutu cekti ama gol olmadi...
herkes firladi... cok yakindik imkansiz denilen bir seyi basarmaya... cok yakindik... kalplerimiz hizla atmaya basliyordu...
macin basindan belli edilen dualar daha bir inancla daha bir heyecanla dillere pelesenk olmustu...
allahim sen buyuksun! allahim sen buyuksun!

ve sira o penaltidaydi... popescu, sakindi... nede olsa tecrubeli yasli bir kurttu o...
televizyonda levent ozcelik’in trt adabini hayatinda belkide ilk kez cigneyisi cinlamakta, tuyleri diken diken etmektedir...

- haydi oglum! haydi oglum! ve gooooooooooooollllll!!! kupa bizim!!! kupa bizim!!!

bu oyle bir sestir ki her duydugumda tuylerim diken diken olur...

kupayi almistik... bir an salaklastim, aptallastim... herkes benimle saka ediyor zannettim... inanamiyordum... hollanda kanallarindan kontrol ettim kupa’yi almisimiyiz diye... ben bunu yaparken disardan korna sesleri geliyordu...
haykirmak istiyordum, sokaga cikip bagirmak istiyordum... yapmistik, basarmistik... hep ezilen hep hor gorulen turkler basarmisti...
hani biz turktuk yapamazdik, edemezdik?
fatih terim yine yapmisti yapacagini, zaten o ilklerin adami degil miydi? yeni millenyumun ilk kupasi bizimdi...

o yil orta okul son siniftaydim... ertesi gun okul vardi ama ben annem ve babamin toleranslariyla sabah 4e kadar sokaklardaydim...
hayatimda hic olmadigim kadar mutluydum...

yapmistik, basarmistik... cunku biz daha cok istemistik... bulentin kolu ciktiginda devam etmek icin diretmesi ve o an ki yuz ifadesi sanirim bu konuda cok sey soyluyor...

biz garip gurbetcilere bu muhtesem duyguyu tattiran herkese tesekkuru bir borc bilirim...
orgazmdan daha zevkli anlar var ya iste bu... o duygu...

ve o yuzden benim odamada besiktasli olmama ragmen besiktasin degil, galatasaryin kupa’yi kazanan kadrosunun posteri asili...
ve o yuzden... benim bu satirlari yazarken tuylerim diken, diken...
ve o yuzden... bu satirlari yazarken kalbim hizla atti...
ve o yuzden... bu satirlari yazarken gozlerim yasli...




yeni yazarlara tavsiyeler

ankakusu
1.comertlikte ve yardim etmede akarsu gibi ol.
2.sefkat ve merhamette gunes gibi ol.
3.baskalarinin kusurunu ortmede gece gibi ol.
4.hiddet ve asabiyette olu gibi ol.
5.tevazu ve alcak gonullulukte toprak gibi ol.
6.hos gorurlulukte deniz gibi ol.
7.ya oldugun gibi gorun , ya da gorundugun gibi ol.

8.baskasi olma kendin ol... boyle cok daha guzelsin

islamiyetteki çelişkiler

ankakusu
bu entryi okumakta fayda var dilerseniz tabi.(bkz: #70803)
islamiyet nasil olabilirde kendi kendisiyle celisebilr diye dusundugum baslik.
sorun islamiyette degildir. sorun bir takim muslumanlardadir. bunu bir turlu kabullenmek istemeyen bir grup var. yok efendim islamiyet celisiyormus falanmis filanmis.
islamiyetin bir temeli var o’da kuran-i kerimdir. bazi insanlar sahih olmayan hatta sahih olsa dahi dogrulugundan suphe edilebilecek hadisleri islamin ta kendiysiymis gibi gostermektedirler.
bunu hem islama bok atmaya calisanlar vede diger kutupta bulunan yobazlar yapmaktadir.

simdi gelelim islamiyetin celisiyor denilen durumlara.

allah muslumanlar icin her seyi yaratandir. iyiyide kotuyude verendir. yaratici insani yaratirken akil’da vermistir. iyiyi ve kotuyu ayirt edebilmesi icin. bir insan bir seyin yanlis oldugunu kotu oldugunu bildigi halde yaparsa, yaptigi bu kotuluklerde nasil yaraticiyi suclayabilir? alin yazisi diyemezsiniz buna.

bircok insanin zannetiginin aksine islamda alin yazisi denen bir sey yoktur. o zaman her islenen gunahin veya yanlisin onceden planlandigi gibi bir sonuc cikiyor ki bu islamin kendisini gulunc bir duruma dusurur. cunku yaratici insanin gunahlarini kendi manipule ettiyse cennet ve cehennemin fasa fiso olmasi gerekir. ama bu demek degildir ki allah gelecekte bize neler olacagini neler yapacagimizi bilemez.
buna karsilik kader denen sey vardir islamda. bu allahtan gelen iyi veya kotu olaylardir. yani iyiyide kotuyude allah yaratmistir, ondan gelir, bu durumu sonucunu alin yazisina degil kadere baglamak gerekir.

islama gore diger dinlerdeki ayinler sacma degildir. yanlista degildir. kuranda ozellikle ehl i kitaptan olan, yani hristiyanlarin ve yahudilerin cennete girebilecekleri yazmaktadir. eger bu dine mensup insanlarin ayinleri sacma sapan, allahin emirlerine zit olsaydi bu insanlarin nasil oluyorda cennete girebilecekleri yazabiliyor? iste onemli olan insanin kalbidir. sekil onemli degildir aslinda, onemli olan allahi, yaraticiyi icten sevmek, saymak, inanmaktir.
peki bu dine mensup insanlar namaz kilmiyorlar, ayinleri bambaska peki nasil cennete girebilrler sorusuna gelince. dedigim gibi onemli olan insanin kalbidir. bazen yaraticinin varligina inanmayip yada varligindan suphe edip namaz kilan insanlar yok mudur? mutlaka vardir. onlar zannetmeyin ki allah katinda saf hristiyan ve musevilerden takva yonunden ustundur.

islamda gunahlarda hafifletici sebepler yoktur deniliyor. dogrudur ve bana kalirsa boyle olmasi gerekir.
birincisi insan isledigi gunahla allahin emirlerine karsi gelmistir. eger bir insan allaha inaniyorsa onun icin gunahin kucugu, buyugu yoktur. sonucta her gunahda allahin emirlerine karsi geliniyor sadece bu gunahlar ceza olarak geri dondugunde kucuk, buyuk diye degisebiliyor. ama her gunah ozunde aynidir.
ayrica islamiyetin neden gunah isledi bunlar diye arastirmamasinin sebebi aslinda o insanlarin allaha yeterince inanmamalarindan kaynaklanmaktadir. bir insan hirsizlik yaptiysa bunu evde ekmek yoktu cok actik onun icin yaptik diyemez.
birincisi bu o kisinin allaha inanisinin zayif olduguna delalettir. islama gore allahtan asla umut kesilmemelidir. gercekten inanan insan belkide allahin kendisini bu zorluklara sinadigini dusunmelidir. ve daima sabretmelidir.
ikincisi insan gunah islememek icin butun kapilari zorlamalidir. oyle allah buyuktur deyip is aramaya kalkmadan herseyi allahtan bekledikten sonra, yav degisen bir sey yok bari hirsizlik yapayimda evime etmek girsin denemez. mutlaka bir yerden bir kapi acilacaktir. eger oyle olmasa dahi gunahi islemek icin hafifletici bir sebep oldugu dusunulemez. cunku inanan sabir etmelidir. (bkz: aramaya inanmak) (bkz: arayan mevlasinida bulur belasinida)

eger inaniyorsaniz yaraticinizi sevmemeniz dusunulemez. ama madem hayir ve ser ondan geliyor diye inaniyorsunuz ama ser icin allahi kinamiyorsunuz demek biraz gariptir.
cunku inanan insan kaderin getirdigi kotuluklerin allah tarafindan geldigini ve boylelikle sinandigini bilerek hareket etmelidir. hakiki mumin bu kotulukler icin bile allaha sukretmelidir. bu durumda allaha ne kadar inandigini gosterebilme firsati bulmus olacaktir, kendini tatmin edebilecektir. ve unutulmamali ki beterin beteri vardir ve bu yuzden her daim inanan insan sukur eder bunu got korkusundan yapmaz.
evet kotuluklerde allahtan gelir fakat cogu zaman bu kotulukleri yapanlar allahin akil! fikir! verdigi insanlardir. (bkz: cuz i irade) (bkz: irade i cuzziye)

korkakligi islamin yanlis olarak gormesi normaldir. cunku insan islama gore allahtan baska bir seyden korkmamalidir.
ha islami teblig ederken islamin ocu gibi gosterildigine katiliyorum. islam hosgoru ve sevgi dini olarak kabul edilirken nedense buyuklerimiz bize islami hep korkutarak teblig etmektedir. bu islama biraz aykiri olmakla beraber yine bu olaydada islamda celiski yoktur. celiski bu tur tebliglere basvuran insanlardadir.

allahin bu kadar bagislayici olmasi onun rahmetine ve yarattigina sevgisine delalettir.
ayrica allah kurandan once tevrat ve incil araciligi ile neyin gunah olup olmadigini insanlara belirtmistir.
sunu unutmamamiz gerekir ki kuran, incil ve tevratin tasdikleyicisi, tamamlayicisidir. yani allah insanlari daha onceleri diger peygamberler araciligiyla, tevrat ve incille insanlari uyarmistir.
kuranda insanlara son uyaridir. allahtan bizi uyarmadi, yanlis yapmamizi onlemek icin bir sey vermedi demek yuzsuzlukutur.

inanan insan icin zaten allahi veya dinini sorgulamasi dusunulemez. sorgulmaktan kasit neden inaniyoruz, nicin inaniyoruz ve nasil inaniyoruzsa bu tur sorgulamalarda sakinca yoktur. ama yav bu dinin surasi olmamis ben begenmedim diyenler varsa zaten onlarin inancina suphe girmistir.
ve allahtan, dininden suphe eden muslumanda nasil iman olabilir? daha oncede belirttigim gibi namaz kilip dini ve inandigi sey hakkinda supheleri olan insanda nasil iman olabilir? o kildigi namaz ictenlikle kilinmadigi surece, icinde suphe oldugu surece nasil iman ediyor bu adam diye kabul edilebilir?
inanan insan bu suphelerden arinmak icin sorgulamalidir. cunku koru korune ’’yav herkes yapiyor’’ diye namaz kilmak, yatip kalkmaktan baska bir sey degildir.




17 aylık bebeğe tecavüz

ankakusu
dun’den belli televizyonlarda gosterilmis haberdir. boyle bir baslik acmaya cekindigimden daha dogrusu utandigimdan acmamistim.
madem acilmis icimdekileri dokuyum bari.

inanin bana bildigim butun kufurleri yazsam yine’de hafif gelecektir bu serefsiz, orospu cocuklari icin.
gelde idam’a layik gorme bu serefsizleri. seylerini koparip olene kadar bir yerlerine sokmak gerekir aslinda.

dusundukce cildiriyor insan... tecavuze ugrayanlarin yaslarida dustukce dusuyor. ulan bu ne hayvanlik, kudurmusluktur? sey ettigimin, kotu bir sey degil belledigimin, cocuklari, kudurduysaniz kerhaneye gidin. ya valla afedersiniz ama haksiz miyim?

(entry yumusatilmistir.)

bilgi sözlük

ankakusu
gittikce kurtlar vadisi’ne donen sozluk...

ayrica ota, boka hakaret eden, rasyonel bir imaj yaratmaya calisan, ama ne yazik akilsiz, hosgorusuz beyinsiz olan, kisilerle dolu sozluk.

begenmedigi fikri kucuk goren, hor goren hatta hakaret eden humanist!lerle dolu sozluktur ayrica.

isi gucu insanlarin fikirlerine bok atan sozde fasist karsitlari ile dolan sozluktur. ulan fasist kavraminin icini sen dolduruyorsun kafana gore. ondan sonra ota, boka fasist damgasi vurarak, anlamini kendin doldurdugun fasistik ile celisiyorsun.

saygi cok onemlidir, hele hele humanistim diyenler once saygiyi ogrenmelidir.
fikirlere bok atmak kolaydir ama o fikre burunup dusunmekte insan isidir.

kalp kirmak, gonlu viran eylemek kolaydir. begensende, begenmesende, sevsende ,sevmesende saygili davranmak insandan bir sey kaybettirmez.
saygili davranmak ile o begenmediginiz fikirden olmazsiniz korkmayin.

herkes ayagini denk alsin, aklini basina toplasin, adimlarini dikkatli atsin.

benim dinime hakaret edildi, fikirlerime hakaret edildi... hep saygili davranmaya calistim...

herkes bundan sonra, herkese ve fikirlerine saygisi oraninda saygi gosterecegimide bilsin...

(yoruldum artik bilgicleri usluplarindan oturu ikaz etmekten. ayrica bir kez olur, iki kez olur, uc kez olur her zamanda hakarete varan uslup kullanilmaz ki. artik ben utaniyorum ikaz etmekten. lakin ne diyebilirim ki, alisimis kudurmustan beterdir den baska.)

ülkücü tipli öğrenciler

ankakusu
biz turkler sekilcigi cok severiz.
nedir bu ya? ulkucu tipli? solcu tipli?

insanlari koselere, tikamayi ne kadarda seviyoruz. yok efendim seni biyigin var sen susun...
senin sakalin var sen susun...
senin gotun buyuk o zaman sen sunlardansin...
basin acik... buraya...
aaaaa turbanli... suraya...

falanda, filanda...
sekilcilike oldum olasi bir gicigim vardir.

ha genellemeler yapilir... ortalama bir ulkucu, solcu soyledir, boyledir(ki bu bile sekilcilege girer) ama insanlara politik goruslerinden dolayi laf atmakta neyin nesi?

sen begenmeye bilirsin... zaten o kiside sen veya su begensin diye bir fikri benimsememistir...
onunda kendine gore inandiklari, dogrulari vardir...

peki ya o insanlari sirf sizinle ayni gorusu paylasmiyor diye karalamak, onlari kucuk dusurmeye calismak nedir?

sorarim size begenmediginiz fikirlere bok atacaginiza kendi benimsediginiz fikir ugruna surdan, suraya kicinizi kaldirmisliginiz var mi?

herkes sunu iyi bilmeli... sagcisida, solcusuda bu ulkenin refahi, gelismesi, ilerlemesi icin hareket ediyor... yontemler, fikirler farkli olabilir ama amac ayni degil midir?
bir baskasinin fikirlerine laf soylerken onunda bu vatan icin cabaladigini goze alip lafa oyle baslamak daha bir sihhatli olur...

(bu konularda hainlerin fikirlerini haric tutuyorum)

samimi arkadaşınızın kürdistan hayali kurması

ankakusu
yillar once tanimissinzdir onu...
kurt oldugunu biliyorsunuz ama asla onyargiyla yanina yaklasmiyorsunuz...
tanisiyorsunuz... gunler geciyor, haftalar geciyor, aylar ve yillar geciyor...
artik samimi, cok samimi birer arkadas olmussunuzdur... size babanizdan bir cok akrabanizdan yakindir...
turklere laf atildiginda sizden once o ayaklanir... o telaslanir... onceleri garipsersiniz bunu... neticede o bir turk degil kurttur...
ilk tanistiginzda ki o siveli turkcesi yillar sonra kaybolur... en az sizin kadar guzel turkce konusur...

sonra kader gelir sizi ayirir... kader degil babasi gelir sizi ayirir...
turklesmesinler diye kurtlerin yogun olarak yasadigi arnheme tasinirlar...
arkadasiniz ugruna o pkk sempatizanlarina yardim edersiniz... pkkli olduklarini bir an unutmaya calisirsiniz... unutamazsiniz ama neyse iste...
ayrilik vakti gelir... helallesirsiniz uzulursunuz...

uzun sure gorusemezsiniz... biliyorsunuz... eminsiniz o kurt arkadasiniz oralarda degismistir... zaten babasi onun icin kacirmamis miydi evlatlarini?
kulaginiza gelir... arkadasiniz kurdistani hayal ediyormus... inanmazsiniz... inanamazsiniz... inanmak istemezsiniz... o her daim turku ve turkiyeyi koruyan bir insan bu kadar degismis olamaz dersiniz...

sonra bir gun gelir tekrar gorusursunuz... yok canim arkadasiniz aynidir... degismemistir...

zaman gecer... msnde turkiyeninde guneydogusunu icine almis bir kurdistan? bayragi gozunuze carpar...
kimdir lan bu? kimdir bu hain? sorarsiniz bu ne diye...samimi arkadasiniz size cevap verir ne oldugunu bilmiyormusun... goruyorsun iste...

piskin piskin size dusuncelerime saygi duyman gerekir der... uzuldugunuzu belirtirsiniz... kizdiginizi belirtirsiniz... tartisirsiniz...
kotu bir sey soylememek icin kendinizi tutarsiniz... nede olsa o samimi, mert, iyi niyetli arkadasinizdir... kabul etmek gerekir o’da sizi kirmamaya calisir...
icinzden durustlugunu, samimiyetini takdir edersiniz... en azindan ayrilikci fikirleri olupta size karsi belli etmeyen kurt arkadaslarinizdan daha iyidir dersiniz...
arkadasiniz bu konuda konusmak istemez... konuyu kapatirsiniz...
arkadasiniz bilmeyerek kalbinizi sizlatmistir...
o degil de baskasi olsa belki kufurleri basmistiniz... belkide silahi alnina dayamisdiniz...
ama dedim ya, konuyu kapatirsiniz...
ama ikinizde bilirsiniz artik hicbir sey eskisi gibi olmayacaktir...
ikinizde uc fikirerin adamisiniz... boyle bir arkadasligi nasil kurabildiginize hayret edersiniz... arkadasiniza sevginiz, sayginiz eksilmemistir... onu hala seversiniz...
ne olursa olsun yaniniza gelmesini istersiniz...
kapilariniz ona hala aciktir...
ama sizde iyi bilirsiniz...
hicbir sey ekisi gibi olmayacaktir...

(bugun yasadigim ve cok uzuldugum bir olaydir)

orhan pamuk u eleştirmek

ankakusu
elestirilere tepki verenlerin yaptiklari biraz fransanin ermeni yasasina benzemektedir. eee nede olsa batililasmanin yegane temsilcileridir onlar. opup basimiza koyacagimiza su yaptigimiza bakin... ayip, ayip...

- ’biz ozgurlukcuyuz konus’...
+ ’orhan pamuk’un nobeli almasi siyasi bir’...
- ’tamam tamam kess, konus dediysek dogrulari degil menfaatlerimiz dogrultusunda konus... seni gidi antika komunist, fasist oglu fasist seni... soyle lan sag misin, sol musun?... iki kolunuda kirarim serefsizim... siz gorursunuz sizi gidi marjinal herifler sizi’...

(ayrica bati medeniyeti denilen okuzlugun hic te soylendigi kadar fikirlere saygili, acik olmadigini net bir sekilde goruyoruz. ben coktan farkindaydim ya neyse.)

ek: hedef batililasma degil cagdaslasma, ulan aydin! herifler... size aydin diyeni sinemaya goturmek isterim...

sözlükte muhafazakar kesimin ağırlığı

ankakusu
muhafazakarlik sanilan yada dusunulenin aksine kotu bir sey degildir. sadece muhafazakarligi iyi veya kotu yapan hangi alanlarda muhafazakar oldugumuzdur.

ayrica diger sozluklere nazaran daha muhafazakar gorundugu bana kalirsa dogrudur. lakin her muhafazakar cahil degildir, tipki her solcunun veya ateistin aydin olmadigi gibi.

ayrica kimmis bu muhafazakar, milliyetci takilanlar bir ogrenelim. liste yapip herkes ogrensin, ibret alsin. gerekirse parmakla gosterelim bu cahilleri. suratlarina tukurelim, linc edelim...

sozlukte de sag-sol, turk-kurt, laik-gerici, alevi-sunni ayrimi yapalim, sozluk siyaset meydani olsun iyice. entryleri su benden, su onlardan diyerek oylayalim.
hatta sozlukte secim duzenlensin. hangi partinin sempatizani daha cokmus ogrenelim...

evet bende severim siyaseti, farkli fikirleri okumayi, onlardan bir sey kapmayi, lakin lutfen ama lutfen sozlukte cephelesemenin adimlarini atmayalim.

yunus emre

ankakusu
(bkz: ilim ilim bilmektir)
(bkz: bana seni gerek seni)
(bkz: gel gör beni aşk neyledi)
(bkz: hak cihana doludur)
(bkz: aşkın ile aşıklar)
(bkz: taşdın yine deli gönül)
(bkz: ben dert ile ah ederdim)
(bkz: bir ben vardır bende)
(bkz: dolap)
(bkz: şöyle garib bencileyin)
(bkz: geldi geçti ömrüm benim)
(bkz: dost)
(bkz: erenler bir denizdür)
(bkz: bir nazarda kalmayalım)
(bkz: bir kez gönül yıkdın ise)
(bkz: aşk)
(bkz: benim bunda kararım yok)
(bkz: ol dost bize gelmez ise)
(bkz: gözüm seni görmek için)
(bkz: hak bir gönül verdi bana)
(bkz: miskinlikte buldular)
(bkz: iy dost aşkun denizine)
(bkz: yok yere geçirdim günü)
(bkz: niçe bir besleyesin)
(bkz: bir sakiden içdük sarab)
(bkz: mülk ü bekadan gelmişem)
(bkz: düşdi önüme hubbü l vatan)
(bkz: cümle vücudda bulduk)
(bkz: bu dem yüzüm süreduram)
(bkz: can bir ulu kimsedür)
(bkz: divaneler)
(bkz: dosttan yüzüm dönmez benim)
(bkz: gönüller yapmaya geldim)
(bkz: çıkdum erik dalına)
(bkz: yar yüreğüm yar)
(bkz: anma mısın şol günü sen)
(bkz: yer yüzünde gezer idim)
(bkz: ah nideyim ömrüm seni)
(bkz: ey yarenler ey kardaşlar)
(bkz: ben bunda seyr eder iken)
(bkz: isteridüm allah ı)
(bkz: yandı yüreğüm dutuşdı)
(bkz: herkime kim dervişlik bağışlana)
(bkz: gelin ey kardeşler gelin)
(bkz: haber eylen aşıklara)
(bkz: evvel benem ahir benem)
(bkz: hiç bilmezem kezek kimün)
(bkz: gelin gidelim)
(bkz: ben söylerem ben dinlerem)
(bkz: işbu gönül bir kaledir)
(bkz: niçin ağlarsın bülbül hey)
(bkz: bu dünyaya inanma)
(bkz: gel gidelim dosta gönül)
(bkz: ben bu cani canana)
(bkz: söylenilen bir kelamı)
(bkz: o can haçan olüser)
(bkz: kerem it bir beri bak rikab yüzünden bırak)
(bkz: söylememek harcısı söylemegin hasıdır)
(bkz: ne söylerler ne bir haber verirler)
(bkz: ey dervişler ey kardaşlar)
(bkz: biz kime aşıksavuz alemler ana aşık)
(bkz: işidin ey yarenler)
(bkz: adı güzel kendi güzel muhammed)
(bkz: eskere kıldum bugün pinhanumı)
(bkz: niçeler bu dünyada günahını yuyamaz)
(bkz: mana eri bu yolda melul olası değil)
(bkz: yarab bu ne derddür derman bulınmaz)
(bkz: ask imamdur bize gönül cemaat)
(bkz: ya ilahi ger sual etsen bana)
(bkz: hakikatün manisin serhile bilmediler)
(bkz: arayı arayı bulsam)
(bkz: agla gözüm agla gayri)
(bkz: bir gün maksadın bulur gerçeklik ile gelen)
(bkz: anun keremi çokdur sen etduğun ol etmez)
(bkz: askin odu ciğerimi yaka geldi yaka gider)
(bkz: selam olsun)
(bkz: ali almış sancagını eline)
(bkz: sol cennetin irmaklari)








kurtlar vadisi terör

ankakusu
rtuk denen hiyarlar topluluguna su soruyu sormak aklima geliyor nedense;
bu arakladiginiz o programlarin içerigini anlatan ikonlar ne bokuma yariyor?

hala yayinlanmamasini hakli bulanlar ise nefret korukluyormus diyor?

ne nefreti ya? hangi nefret? kime nefret?..
misal; dizinin bir karakteri olan abdulhey de kurt? ne yani o devrimci olmadigi için tu, kaka mi? illa nefreti koruklememesi için hain bir kurt olmasi mi gerekiyor? anlamadim valla... etnik temelde saflara ayirmiyor... oyle olsa o kurt karakterin orada ne isi var?

ayrica bazi kanallarin reyting kaygisi hiiiiiiç mi yok mu bu dizinin kalkmasinda? var... hani anti kapatilast olmayan anti emperyalistte olmazdi? ben dogan medya zikkimindan daha kapitalist, kapitalzmin, afedersiniz, amina koyan bir baska yayin kurulusu gormedim...

iki kere çelisiyorsunuz üstadlar... birde hiiiç izlemdigini belirtip yorum yapan akillilar var... aman, aman...

devlet vatandasini adam gibi egitemiyor... sorun bu... bu dizi degil...
neden egitime karsi daha duyarli olmasi gereken sürü bu diziye kafaya takti?

neden rahatsiz oldunuz?.. kitap okumayan milletimize yasanmis olan olaylari, güncel olaylari bilinçlerdigi için mi? inanin bende bu bilinçme tarzini tasvip etmiyorum ama milletimizi baska türlü nasil bilinçledirebiliriz ki?

ben maddi ve manevi götürüsü çok daha fazla olan onlarca program sayabilirim... maneviyati korumak kimlere kalmis... maneviyat ha... hangi maneviyat? isine gelen maneviyat mi? mümkün olsa bir kasik suda bogacagin maneviyat mi?

bunun disinda devlet bir dönem, belki halen çeteleri mesru görmedi mi? dizi bunu anlatiyor iste... olmus olani... yoksa bu seferde devleti! savunup olmadi mi diyeceksiniz?

son olarak, bu mantikla yola çikarsak demokraside zararli... öyle ya ayrilikçi fikirleri, toplumda etnik düsmanligi körükleyici partiler kaç oy aliyor? cem uzan’in mesela daha ilk seçiminde yüzde 7 oy almasi nedir? buda halkin bilinçsiz oldugunu göstermez mi? eee, o zaman demokraside mi kalksin?

tugba ekinci, polat alemdar karakterinden daha mi az zararli? televoleler manevi yönden daha mi az zararli?

tekrar iletiyorum;
bütün deliklerinize kina yakin... emrediyorum mutlu olun...
çünkü artik ülkemizde çeteler olmayacak... siyasi bir cinayet bir daha islenmeyecek... hayat toz, pembe olacak...
devlet bazi çeteleri mesru saymamais olacak...
nefret körüklenmeyecek...
egitim sorunu çözülecek...
halk bilinçliymis gibi izlenim verecek...

ve siz; tikky ve aydinimsi it sürüsü... hala degisik olcam ben, farkliyim ben yihuuu nidalarinizin bariz bir sekilde yapay oldugunun, öyle göründügünün farkinda degil misiniz? asi misiniz lan siz?
halkin begenilerini her zaman elestirmek midir, aydin olmak?
kodugumun yavsaklari, siyasi görüslerinizi halk begenmiyor, çatismaci durumunuzu tasvip etmiyor diye her yaptiklari tu, kaka mi?
halki ondan mi her bokta cahil diye nitelendiryorsunuz?

bu son paragraf aydin diye dolasan insan toplulugunadir... hediyem olsun...

islamiyetteki çelişkiler

ankakusu
bazi öküzlerin hala bilmeden konustuklari dinmis islam. bunu bana gösteren basliktir.

cuzi irade ve kulli irade denen bir sey var. alin yazisi ile kaderi karistiriyorsun haberin yok. senin kader dedigin, islam’da olmayan alin yazisi yine haberin yok... haksizsin... farkli olmayi bagirma sevdasindan vazgeçseniz çok daha iyi olur. farkli olmak olmayanlara karsi biraz asagidan bakmaya gerektirmez.

zorla inan diyen yok ki... inanani rencide edecek sekilde, bilmeden konusmayin...

unutulanlar dışında yeni bir şey yok

ankakusu
kitabin 350. sayfasinda, sehitlerin oldugu listede bir akrabamin adi yazmaktadir.
kitabi bir kac sene once alip , okumama ragmen bu gercegi kan uykusu belgeseli vesilesiyle ogrenmis oldum. belgeseli izlerken bir akrabamizin sehit dustugu annem tarafindan anlatildi, bir kac gun sonra kitapta inceleme yaptim ve tebessumlu aciyi, uzuntuyu ogrendim.
ve evin tek oglunun, uc cocuk babasinin, tezkeresini almaya uc gun kala, sehit edilmesini ogrendim.

(bkz: vatan sagolsun)

islamda kadın anlayışı

ankakusu
islamiyetin o gunun sartlarina gore cok ama cok feminist!!! bir yaklasimda oldugu asikardir. cahiliye doneminde diri diri gomulen kiz cocuklari, onlarca hatta 100lerce esi olan zengin arap erkeleri olan bir donemden cikip pat diye herseyi degistirmek mumkun olmamaktadir.

simdi bir takim yanlis anlamari bertaraf etmek istiyorum. oncelikle miras konusuna deginmek istiyorum.
mirasta kadina dusen payin bir, erkege dusen payin iki olmasinin sebebi kadinin mal varligini esi, cocuklari veya akrabalari ile paylasmama durumu soz konusu oldugundan kaynaklanmaktadir. buna karsin erkek tum malvarligini karisi ve cocuklari ile paylasmalidir kadinlar icin boyle bir zaruriyet yoktur.
cok eslilige gelince... cahiliye doneminde onlarca ve hatta yuzlerce karisi olan bir toplumun bir anda tek eslilige donmesi biraz mantiksizdir. nitekim es sayisini azaltma kademe kademe gerceklestirilmistir. sonunda dorte indirilmistir. dort esin olmasi icin belirli sartlar gerekmektedir. sadece ve sadece sehvet icin 4 hanimla evlilik vacip degildir.
ve ayrica kuran i kerimde bir ayette erkegin iki esi oldugunda birini mutlu ederken digerini mutlu edemeyecgi belirtilmis ve baska bir ayettede eslerin mutlu edilmesi, hos tutulmasi gerektigi belirtilmistir ki buda duz mantikla tek eslilige delalet etmektedir.
kapanma konusuna gelince kuranda soyle bir ayet gecmektedir: nûr 24/31 : inanan kadinlara da söyle : bakislarini; kontrol altina alsinlar, irzlarini; korusunlar. süslerini (zinetlerini) açikta kalanlar disinda göstermesinler. örtülerini (himar) gögüs yirtmaçlarinin üstüne kapatsinlar...
burada sacin kapanmasi gerektigi hic belirtilmemis ayrica sac kadinin susu veya cezbedici bir seyi degildir ve bu bakimdan basi ortme zaruri degildir. ama insanlarimiz sunnete veya hadislerede itaat etmek istiyorlar ise o baska. ha yok eger kadinlar heryerini acsin diyorsaniz size allah akil fikir versin diyorum.

ayrica o donemin sartlarini, durumunu bilmeyip islamin kadina bakis acisini elestirenleri, bok atanlara ne diyecegimi bilemiyorum.

8 nisan 2008 chelsea fenerbahçe maçı

ankakusu
bilmiyorum en son ne zamandi...
bir tek kulübün arkasinda oldugumuz...
kendi takimlarizi bir kenara birakip,
o gün, o maç için bir oldugumuz...

bilmiyorum en son ne zamandi...
tutmadigim bir takimi anlatirken,
’biz’, ’bizim takim’ diye bahsetmem...
ve benim gibi nicesi vardi,
bunu garipsemeyen...

bilmiyorum en son ne zamandi...
onlarca insanin bir dernekte toplanip sadece bir takimi destekledigi...

heyecan... umut... sigara dumani... sigara dumani... ve hiç eksilmeyen konusmalar, tartismalar... uslu durmayan çocuklar... milleti uyaran idareciler... gelip-giden çay bardaklari... gazozlar... tostlar... garip bir kargasa... yer bulma derdindeki onca insan... elden ele uzatilan sandalyeler... arkadaslarla yapilan onca yorum ve taktik analiz... kahkahalar, gülümsemeler, tebessümler... bagrislar, haykirislar ve iyi niyetle söylenmis küfürler... gerilen sinirler... isiyan ortam... kizaran yüzler... çekilen of’lar, ah’lar ve hayiflanmalar... ve illaki ’keske’ler...

ve bir heyecan... sigara dumani... ter...

sonunda suya düsen bir umut ve bir hayal kirikligi...
buna ragmen tesekkürler...

domuz eti

ankakusu
evet sayin seyirciler domuz eti’ni ilk yasaklayanin hz. muhammed oldugunu iddia eden süper bilgililer var aramizda.

simdi desemki yahudiler domuz eti yemiyor dinlerine göre yasak ve bu yasak hz. muhammed! gelmeden önce konmus, inanmaz...
hristiyan aleminde çogu katolik gruplar domuz eti yemiyor desem onu da bilmez.
allah güya domuz etini önce helal sonra haram etmis. ulan aç bakalim bir tevrati oku...

ama biligliyim diye ortada laf sokmaya çalisirlar. ulan valla ne desemki... ulan bu kadar bilgisiz ve aptalca bir iddiaya sinirleniyorum ya, vay bana.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol