imparatorluk iç halka bölgelerinde yeni bir donanma üssü ve tersane isteyince, yer olarak bestine ivü seçti. gezegende yaşayanların buna nasıl tepki göstereceklerinin bir önemi yoktu-üssün yapımı imparator tarafından onaylanmıştı. fakat bu bencilce davranışın üç efsanevi x-wing pilotunun asilere katılmasında yardımcı olacağı hesapta yoktu.
standartın biraz üstünde bir yerçekimine sahip olan gezegen, bestine sisteminin üzerinde yaşam olan tek gök kütlesiydi. bu yüzden imparatorluk uzay doklarını ve yüksek güvenlikli operasyon merkezlerini buraya kurdu ve gezegen halkını artık burada istememeye başladı.
fakat bestine kolonicileri inatçı ve bağımsızlıklarına düşkün insanlardı. gezegen yüzeyinin büyük kısmını kaplayan okyanuslar arasındaki adalarda kurdukları alçak gönüllü yerleşim merkezlerini kurmak için yıllarca çalışmışlardı. terketmeye büyük bir isteksizlikle ve ancak imparatorluk onlara başka bir yerde daha iyi bir yaşam garantisi verince razı oldular.
bu sözler boş çıktı. çok öfkelenen bestineliler intikam alacaklarına yemin ettiler-ama kendi zaman çizelgelerine göre. onlara göre asi ittifakı çok aceleciydi ve bir kişi hariç kimse katılmadı.
jek porkins birinci sınıf bir pilottu. uçmayı çocukken t-16 skyhopperıyla öğrenmişti ve bestine atolleri arasında uçup dev bataklık yengeçlerini ustalıkla avlıyordu. bestine onun eviydi ve imparatorluğa yaptığının bedelini ödetmeye kararlıydı. asilere katılıp kararlı bir savaşçı oldu ve x-wingiyle intikam hissini biraz tatmin etmesine yetecek kadar hasar verdirdi.
imparatorluk üssü bitirilmek üzereyken, bir imparatorluk muhbiri üs komutanını bestine sisteminin sınırlarındaki bir serbest ticaret uzay istasyonu olan kestic istasyonunda bazı şüpheli işler döndüğü konusunda uyardı. gerçekten de istasyon bir süredir asilere gizlice silah sağlamakla meşguldü. imparatorluk derhal tepki gösterdi ve yıldız destroyeri merciless oraya gelip hiç bir uyarıda bulunmadan kestici turbolazer ateşiyle yok etti. genç bir kaçakçı olan zev senesca bu felakette hem annesini hem de babasını kaybetti ve ittifak kabiliyetli bir pilot daha kazandı.
yavin savaşından kısa bir süre önce bestine ivün sulu yüzeyinde sabotaj ve sızma görevleri için aktif bir asi hücresi ortaya çıktı. bu küçük grubun en büyük başarılarından biri imparatorluk kargo gemisi rand eclipticin çalınmasını koordine etmek oldu.
eclipticin ikinci subayı olan biggs darklighter imparatorluk akademisinden yeni mezun olmuştu. fakat asilere katılmaya kararlıydı ve bestine grubunun yardımıyla gemideki diğer kişilerle beraber tie devriyelerini atlatıp kaçtı.
trajik bir şekilde hem biggs hem de jek porkins ölüm yıldızına karşı savaşırken öldüler. zev senesca da üç yıl sonra hothta bir at-at tarafından öldürüldü. üçü de bunu göremediler, ama endordan sonra silah arkadaşları nihayet gezegeni imparatorluktan kurtardılar.
gerçek anlamda hiç bir gezegeni olmayan ve sadece astroidler ve planetoidlerle dolu olan bilbringi sisteminde orta boy bir kütle ve çok önemli bir gemi inşa-onarım ve yenileştirme tesisi olan bilbringi tersanelerinin bulunduğu yer.
bu sistem, endordan 5 yıl sonrasına dek imparatorluğun elinde kalan en önemli savaş gemisi yapım merkezlerinden biri olmaya devam etti ve büyük amiral thrawn ile cumhuriyet güçleri arasındaki son savaşa da sahne oldu. bu savaştan sonra cumhuriyet tersaneleri ele geçirdi ve kendisi için kullanmaya başladı, fakat endordan 21 yıl sonra başlayan yuuzhan vong istilası iki yıl içinde buraya da ulaştı ve sistemi tamamen kuşatıp işe yaramaz hale getirdi. bilbringinin son durumu henüz bilinmiyor.
bu sistem, endordan 5 yıl sonrasına dek imparatorluğun elinde kalan en önemli savaş gemisi yapım merkezlerinden biri olmaya devam etti ve büyük amiral thrawn ile cumhuriyet güçleri arasındaki son savaşa da sahne oldu. bu savaştan sonra cumhuriyet tersaneleri ele geçirdi ve kendisi için kullanmaya başladı, fakat endordan 21 yıl sonra başlayan yuuzhan vong istilası iki yıl içinde buraya da ulaştı ve sistemi tamamen kuşatıp işe yaramaz hale getirdi. bilbringinin son durumu henüz bilinmiyor.
bimmiel, mzx33291 sisteminin beşinci gezegeniydi.
ilk kez imparatorluk kaşifleri tarafından bulunan gezegenin serin çöller ve yeşil ovalarla kaplı, ılıman iklime sahip bir gezegen olduğu sanıldı. fakat daha sonra imparatorluk ekibinin aslında bimmiele gezegenin güneşine en yakın geçişi sırasında inmiş olduğu ortaya çıktı.
agamar üniversitesi tarafından masrafları karşılanan arkeolojik bir sefer bimmielin en uzak geçişinde gezegeni güneşinden fazlasıyla uzaklaştırıp derin bir kışa sokan eliptik bir yörüngesi olduğunu keşfetti. bu ekip ayrıca gezegene, onu ilk bulmuş olan imparatorluk araştırma ekibinin liderinin adını verdiler.
agamar ekibi gezegenin yerel canlılarından olan slash-fareleriyle shwpiler arasındaki ilişkiyi incelerlerken hiç beklemedikleri bir şey buldular: 50 yıl önce orada ölmüş olan mongei shai adlı bir yuuzhan vong savaşçısının artıkları. bu da vongların belkadan ve helskada istilalarına başlamadan çok önce, eski cumhuriyetin son yıllarında galaksiyi kuşatan hiperuzay engelini aşıp içeri girebildiklerini ortaya koydu. öğrenciler ayrıca bimmielin manyetik alanının belirli aralıklarla değiştiğini de keşfettiler. bu da gezegenin çıkarılacak herhangi bir statik haritasının 20-50 yıl arasında işe yaramaz hale geleceği anlamındaydı.
ilk kez imparatorluk kaşifleri tarafından bulunan gezegenin serin çöller ve yeşil ovalarla kaplı, ılıman iklime sahip bir gezegen olduğu sanıldı. fakat daha sonra imparatorluk ekibinin aslında bimmiele gezegenin güneşine en yakın geçişi sırasında inmiş olduğu ortaya çıktı.
agamar üniversitesi tarafından masrafları karşılanan arkeolojik bir sefer bimmielin en uzak geçişinde gezegeni güneşinden fazlasıyla uzaklaştırıp derin bir kışa sokan eliptik bir yörüngesi olduğunu keşfetti. bu ekip ayrıca gezegene, onu ilk bulmuş olan imparatorluk araştırma ekibinin liderinin adını verdiler.
agamar ekibi gezegenin yerel canlılarından olan slash-fareleriyle shwpiler arasındaki ilişkiyi incelerlerken hiç beklemedikleri bir şey buldular: 50 yıl önce orada ölmüş olan mongei shai adlı bir yuuzhan vong savaşçısının artıkları. bu da vongların belkadan ve helskada istilalarına başlamadan çok önce, eski cumhuriyetin son yıllarında galaksiyi kuşatan hiperuzay engelini aşıp içeri girebildiklerini ortaya koydu. öğrenciler ayrıca bimmielin manyetik alanının belirli aralıklarla değiştiğini de keşfettiler. bu da gezegenin çıkarılacak herhangi bir statik haritasının 20-50 yıl arasında işe yaramaz hale geleceği anlamındaydı.
ticaret anlayışlarıyla meşhur bimm ırkının ılıman iklimli, ormanlarla kaplı anavatan gezegeni olan bimmisaari, hutt bölgesinin yakınlarındaydı. gezegende bir gün 26 standart saat, bir yıl da 302 yerel gün sürüyordu.
gezegenin açık market alanları galaksi çapında ün yapmıştı. bimmisaari, klon savaşlarının başlamasından hemen önce mülteci yeniden yerleştirme koalisyonuna katılan ilk on gezegenden biri oldu. imparatorluk yıllarında ise katı rejimin etkilerinden büyük ölçüde uzak durmayı başardı. palpatinein endorda ölmesinden sonra yeni cumhuriyet gezegenin kendilerine katılması için görüşmeler açsa da bimmler uzunca bir süre tarafsız kalmakta ısrar ettiler.
leia organa, endordan 5 yıl sonra buraya yaptığı diplomatik bir ziyarette büyük amiral thrawnın noghri komandolarının saldırısına uğradı.
yuuzhan vong istilası başladıktan bir süre sonra ise bimmisaari ikinci ana saldırı dalgası sırasında vonglar tarafından ele geçirildi.
gezegenin açık market alanları galaksi çapında ün yapmıştı. bimmisaari, klon savaşlarının başlamasından hemen önce mülteci yeniden yerleştirme koalisyonuna katılan ilk on gezegenden biri oldu. imparatorluk yıllarında ise katı rejimin etkilerinden büyük ölçüde uzak durmayı başardı. palpatinein endorda ölmesinden sonra yeni cumhuriyet gezegenin kendilerine katılması için görüşmeler açsa da bimmler uzunca bir süre tarafsız kalmakta ısrar ettiler.
leia organa, endordan 5 yıl sonra buraya yaptığı diplomatik bir ziyarette büyük amiral thrawnın noghri komandolarının saldırısına uğradı.
yuuzhan vong istilası başladıktan bir süre sonra ise bimmisaari ikinci ana saldırı dalgası sırasında vonglar tarafından ele geçirildi.
organize speeder yarışlarıyla ünlü bir gezegen. speeder yarış alanları yaklaşık onaltı kilometre uzunluğunda oval tünellerden oluşuyordu.
büyük ekranlar ve rahat, kapalı tribünler izleyiciler için belirli bölgelere yerleştirilmişti. boonta ayrıca yörüngesinde çok büyük bir hurdalığa sahipti. burası onarılamayacak derecede hasar görmüş uzay gemilerinin sökülmeden önce yığıldıkları bir bölgeydi.
büyük ekranlar ve rahat, kapalı tribünler izleyiciler için belirli bölgelere yerleştirilmişti. boonta ayrıca yörüngesinde çok büyük bir hurdalığa sahipti. burası onarılamayacak derecede hasar görmüş uzay gemilerinin sökülmeden önce yığıldıkları bir bölgeydi.
borleias, coruscanta ve diğer merkezi core sistemlerine oldukça yakın stratejik hiperuzay rotaları üzerinde bulunan pyria sisteminin dördüncü gezegeniydi.
yaşamdan yoksun tek bir ayı olan gezegen uzaydan mavi-yeşil gözüküyordu ve galaktik iç savaşın başlamasından önce alderaana ait olan bir biotik tesisi dışında medeniyetten yoksundu. değerli kaynaklar bakımından fakir olması ve her yıl bir kez meteor yağmuruna maruz kalmasından dolayı kimse burada kalıcı bir koloni kurmamıştı.
biotik tesisi alderaan yok edilince terkedildi ve binanın yakınlarına general evir derricote komutasında bir garnizon kuruldu. kendisi de bir bilimadamı olan derricote tesisi buldu ve ekstra imparatorluk bütçelerinden yararlanarak hem kendi işini kurdu, hem de savunmayı güçlendirdi. burada kayıp alderaan besin malzemelerini üretip karaborsada satarak neredeyse üç trilyon kredi kazandı.
endor savaşından 2,5 yıl sonra cumhuriyet güçleri coruscantı ele geçirme hazırlılarının bir parçası olarak borleiası işgal ettiler. burası faydalı bir ileri üs sağladı, fakat alınması cumhuriyete pahalıya patlamış ve ancak ikinci denemeden sonra büyük kayıplar verilerek imparatorluk garnizonu alt edilebilmişti.
yıllar sonra, artık coruscanta saldırmaya hazırlanan yuuzhan vong filoları da bir ön hamle olarak borleiası hızlı bir saldırıyla ele geçirip kuvvet yığma noktası olarak kullandılar. fakat coruscantın düşmesinden sonra wedge antilles komutasındaki filonun büyük kısmı, luke skywalker, lando calrissian gibi destekçiler ve dostların da yardımıyla gezegenin kontrolünü tkrar ele geçirdiler. amaçları burayı geçici bir üs olarak kullanıp vong filolarını üzerlerine çekmek ve onları yıpratırken darmadağın olmuş olan cumhuriyete biraz soluk alma fırsat kazandırmaktı. bu plan oldukça başarılı oldu, wedgein jedilar tarafından desteklenen kuvvetleri bir kaç ay boyunca borleiasta direnip yepyeni taktiklerle düşmana ağır kayıplar verdirdikten sonra sayı üstünlüğü karşısında planlı olarak sonunda gezegeni terkettiler, borleias bir kez daha bir yuuzhan vong gezegeni oldu.
yaşamdan yoksun tek bir ayı olan gezegen uzaydan mavi-yeşil gözüküyordu ve galaktik iç savaşın başlamasından önce alderaana ait olan bir biotik tesisi dışında medeniyetten yoksundu. değerli kaynaklar bakımından fakir olması ve her yıl bir kez meteor yağmuruna maruz kalmasından dolayı kimse burada kalıcı bir koloni kurmamıştı.
biotik tesisi alderaan yok edilince terkedildi ve binanın yakınlarına general evir derricote komutasında bir garnizon kuruldu. kendisi de bir bilimadamı olan derricote tesisi buldu ve ekstra imparatorluk bütçelerinden yararlanarak hem kendi işini kurdu, hem de savunmayı güçlendirdi. burada kayıp alderaan besin malzemelerini üretip karaborsada satarak neredeyse üç trilyon kredi kazandı.
endor savaşından 2,5 yıl sonra cumhuriyet güçleri coruscantı ele geçirme hazırlılarının bir parçası olarak borleiası işgal ettiler. burası faydalı bir ileri üs sağladı, fakat alınması cumhuriyete pahalıya patlamış ve ancak ikinci denemeden sonra büyük kayıplar verilerek imparatorluk garnizonu alt edilebilmişti.
yıllar sonra, artık coruscanta saldırmaya hazırlanan yuuzhan vong filoları da bir ön hamle olarak borleiası hızlı bir saldırıyla ele geçirip kuvvet yığma noktası olarak kullandılar. fakat coruscantın düşmesinden sonra wedge antilles komutasındaki filonun büyük kısmı, luke skywalker, lando calrissian gibi destekçiler ve dostların da yardımıyla gezegenin kontrolünü tkrar ele geçirdiler. amaçları burayı geçici bir üs olarak kullanıp vong filolarını üzerlerine çekmek ve onları yıpratırken darmadağın olmuş olan cumhuriyete biraz soluk alma fırsat kazandırmaktı. bu plan oldukça başarılı oldu, wedgein jedilar tarafından desteklenen kuvvetleri bir kaç ay boyunca borleiasta direnip yepyeni taktiklerle düşmana ağır kayıplar verdirdikten sonra sayı üstünlüğü karşısında planlı olarak sonunda gezegeni terkettiler, borleias bir kez daha bir yuuzhan vong gezegeni oldu.
silinen başlık: tholga ya verenler el kaldirsin
silinme sebebi: madem bilgicim neden bokunu cikarmayayim
silen: angelus
silinme sebebi: madem bilgicim neden bokunu cikarmayayim
silen: angelus
akabinde iki el birleştirilip ağıza götürülerek "hoo hoo" hareketi yapılabilir ki kısa süre de olsa leziz bir sıcaklık sağlar.
bothan ırkının anavatan gezegeni olan bothawui, aynı zamanda bothanların daha sonradan kolonileştirdikleri sistemlerden oluşan bothan spacein merkeziydi.
yüksek teknolojili, büyük şehirlerle kaplı ve endüstriyel olan bothawui, aynı isimli sitemin üçüncü ve ana gezegeniydi. gezegen uzun süre önce ticari ve diplomatik görüşmeler için tarafsız bir alan olarak önem kazanmıştı. bu yüzden hergün her türlü hile ve manevranın meydana gelmesi doğaldı. burası ayrıca galaksi çapında kendi alanında bir numara olduğu iddia edilen bothan casus ve haberalma ağının kalbiydi. galakside sirkülasyon halinde dolaşan bilgilerin çok büyük bir kısmı buradan geçerdi.
endordan 15 yıl sonra patlak veren caamas olayı sırasında suçlu olduğu iddia edilen bothanlar ortaya çıkmayınca çeşitli cumhuriyet üyesi gezegenler, kimisi bothanları savunmak kimisi de gerekirse saldırmak için, savaş gemilerini burada topladılar ve gezegen az daha yeni cumhuriyet içinde çok büyük ve yıkıcı bir iç savaşın patlama noktası olacaktı ki işin arkasında bir imparatorluk komplosunun olduğunun ortya çıkmasıyla kriz sona erdi. bundan hemen sonra imparatorlukla barış imzalanmasına rağmen bothanlar silahlanmaya ve kendi filolarını yaratmaya özen gösterdiler. endordan 23 yıl sonra, yani vong istilasının başlamasından 2 yıl sonra istilacı yaratıklar bothawui ve etrafındaki bothan spacee oldukça yaklaşmış, fakat buraya henüz saldırmamışlardı.
yüksek teknolojili, büyük şehirlerle kaplı ve endüstriyel olan bothawui, aynı isimli sitemin üçüncü ve ana gezegeniydi. gezegen uzun süre önce ticari ve diplomatik görüşmeler için tarafsız bir alan olarak önem kazanmıştı. bu yüzden hergün her türlü hile ve manevranın meydana gelmesi doğaldı. burası ayrıca galaksi çapında kendi alanında bir numara olduğu iddia edilen bothan casus ve haberalma ağının kalbiydi. galakside sirkülasyon halinde dolaşan bilgilerin çok büyük bir kısmı buradan geçerdi.
endordan 15 yıl sonra patlak veren caamas olayı sırasında suçlu olduğu iddia edilen bothanlar ortaya çıkmayınca çeşitli cumhuriyet üyesi gezegenler, kimisi bothanları savunmak kimisi de gerekirse saldırmak için, savaş gemilerini burada topladılar ve gezegen az daha yeni cumhuriyet içinde çok büyük ve yıkıcı bir iç savaşın patlama noktası olacaktı ki işin arkasında bir imparatorluk komplosunun olduğunun ortya çıkmasıyla kriz sona erdi. bundan hemen sonra imparatorlukla barış imzalanmasına rağmen bothanlar silahlanmaya ve kendi filolarını yaratmaya özen gösterdiler. endordan 23 yıl sonra, yani vong istilasının başlamasından 2 yıl sonra istilacı yaratıklar bothawui ve etrafındaki bothan spacee oldukça yaklaşmış, fakat buraya henüz saldırmamışlardı.
sluis sektöründe aynı isimli yıldız sisteminde bir ikiz gezegen. eski cumhuriyetin son yıllarında burası bir dark jedi ayaklanmasına sahne oldu. bu olaylardan sonra yerel halk jedilara güvensizlik duymaya ve onların varlığından rahatsız olmaya başladı.
bpfassh daha sonra asi ittifakı ve yeni cumhuriyete katıldı. endor savaşından 5 yıl sonra büyük amiral thrawn cumhuriyete karşı seferini başlattığında ilk hedeflerinden biri burası oldu. gezegen, thrawnın asıl hedefi olan sluis vanın vurulmasından önce yardım gemilerini sektöre çekmek için başka iki gezegenle birlikte aynı anda bir vurkaç saldırısına maruz kaldı.
bpfasshta günlerin uzunluğu sabit değildir, çünkü ikiz gezegenler birbirleri üzerinde benzeri görülmemiş yerçekimsel etkilere sebep olur. ikiz gezegenler ayrıca çok sayıda ayla da çevrilidir.
bpfassh daha sonra asi ittifakı ve yeni cumhuriyete katıldı. endor savaşından 5 yıl sonra büyük amiral thrawn cumhuriyete karşı seferini başlattığında ilk hedeflerinden biri burası oldu. gezegen, thrawnın asıl hedefi olan sluis vanın vurulmasından önce yardım gemilerini sektöre çekmek için başka iki gezegenle birlikte aynı anda bir vurkaç saldırısına maruz kaldı.
bpfasshta günlerin uzunluğu sabit değildir, çünkü ikiz gezegenler birbirleri üzerinde benzeri görülmemiş yerçekimsel etkilere sebep olur. ikiz gezegenler ayrıca çok sayıda ayla da çevrilidir.
bu gezegen qella ırkı ile onların ataları olan ahra naffi ırkının anavatanıydı. qella ırkı burayı yuvataşı, ya da başlangıç yeri olarak tanımlıyordu.
noka brath yıldızının yörüngesindeki gezegenin yakınlarında bir astroid kuşağı vardı ve gezegen yoğun bir atmosfere sahipti. iki doğal uydusu bulunuyordu. gezegen yavin savaşından yaklaşık 142 yıl önce, eski cumhuriyetin üçüncü genel araştırması sırasında bulunmuştu. üçüncü genel araştırma seferinin geri dönme, incelenmeye değer gezegenleri tanımlama ve bir keşif ekibiyle geri dönme vakti geldiğinde gezegen neredeyse tamamen buzullarla kaplanmıştı. gezegenin ekolojisi görünüşe göre bir dizi astroid çarpması sonucu harap olmuş durumdaydı. cumhuriyet brath qellayı unuttu, fakat daha sonra tobekler gezegeni tekrar keşfedip ona maltha obex adını verdiler.
gezegen bu şekilde tobek idaresi altında kaldı, ta ki yeni cumhuriyet esrarengiz teljkon gemisini aramaya başlayana dek. bu tuhaf gemi, sinyal kodu olarak qella ırkının genetik kodlarını kullandığının keşfedilmesinden dolayı bu ırkla bir şekilde bağlantılıydı. gezegene kayıp qella ırkı hakkında bilgi toplamaya gönderilen araştırmacılar bit çığ düşmesi sonucu öldüler. teljkon gemisinde bulunan bir odanın qella sisteminin yok edilmeden önceki halini temsil ettiği anlaşılınca brath qellanın aylarından birinin son derece belirsiz yörüngeye sahip olduğu da ortaya çıktı.
qellalar eninde sonunda bu ayın gezegenlerine çarpacağını anlayarak gemiyi bir kaçış aracı olarak inşa etmişlerdi. beklenen felaket gerçekleştiğinde parçalanan aydan fırlayan taşlar tüm gezegen yüzeyine yağdılar. bu arada qella ırkı kendilerini yer seviyesinin çok altına gömerek beklemeye başladılar. gezegenin ekosistemi buzul çağına girdi ve teljkon gemisi otomatik olarak sistemi terketti. gemi endor savaşında 12 yıl sonra nihayet artık maltha obex olarak bilinen brath qellaya döndüğünde yıllar önce programlanmış olduğu, yıllarca sürecek olan işe koyuldu: buzulları eritmek ve qella ırkını tekrar hayata döndürmek.
noka brath yıldızının yörüngesindeki gezegenin yakınlarında bir astroid kuşağı vardı ve gezegen yoğun bir atmosfere sahipti. iki doğal uydusu bulunuyordu. gezegen yavin savaşından yaklaşık 142 yıl önce, eski cumhuriyetin üçüncü genel araştırması sırasında bulunmuştu. üçüncü genel araştırma seferinin geri dönme, incelenmeye değer gezegenleri tanımlama ve bir keşif ekibiyle geri dönme vakti geldiğinde gezegen neredeyse tamamen buzullarla kaplanmıştı. gezegenin ekolojisi görünüşe göre bir dizi astroid çarpması sonucu harap olmuş durumdaydı. cumhuriyet brath qellayı unuttu, fakat daha sonra tobekler gezegeni tekrar keşfedip ona maltha obex adını verdiler.
gezegen bu şekilde tobek idaresi altında kaldı, ta ki yeni cumhuriyet esrarengiz teljkon gemisini aramaya başlayana dek. bu tuhaf gemi, sinyal kodu olarak qella ırkının genetik kodlarını kullandığının keşfedilmesinden dolayı bu ırkla bir şekilde bağlantılıydı. gezegene kayıp qella ırkı hakkında bilgi toplamaya gönderilen araştırmacılar bit çığ düşmesi sonucu öldüler. teljkon gemisinde bulunan bir odanın qella sisteminin yok edilmeden önceki halini temsil ettiği anlaşılınca brath qellanın aylarından birinin son derece belirsiz yörüngeye sahip olduğu da ortaya çıktı.
qellalar eninde sonunda bu ayın gezegenlerine çarpacağını anlayarak gemiyi bir kaçış aracı olarak inşa etmişlerdi. beklenen felaket gerçekleştiğinde parçalanan aydan fırlayan taşlar tüm gezegen yüzeyine yağdılar. bu arada qella ırkı kendilerini yer seviyesinin çok altına gömerek beklemeye başladılar. gezegenin ekosistemi buzul çağına girdi ve teljkon gemisi otomatik olarak sistemi terketti. gemi endor savaşında 12 yıl sonra nihayet artık maltha obex olarak bilinen brath qellaya döndüğünde yıllar önce programlanmış olduğu, yıllarca sürecek olan işe koyuldu: buzulları eritmek ve qella ırkını tekrar hayata döndürmek.
merkez gezegenleri bölgesindeki bormea sektöründe bulunan ve hydian yolu ile perlamian ticaret rotasının tam kesişim noktasında bulunduğu için stratejik öneme sahip olan brentaal sisteminin dördüncü ve ana gezegeni. chandrila ve ralltiir gibi önemli gezegenlere de oldukça yakındı.
brentaal, tuz oranı yüksek okyanuslarla çevrili sekiz kıtası olan kuru bir iklime sahip bir gezegendi. gezegen turistler için pek çekici bir yer değildi, çünkü atmosfer kirliliği bir dönem çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştı. yıllarca süren bir çevre çalışması atmosferi solunabilir hale getirdi, fakat alışık olmayanları rahatsız edecek derecede bir metan kokusunun kalmasını engelleyemedi. gezegen ticari bakımdan oldukça gelişmişti ve şehirlerdeki ekonomik ve politik hayat, yönetimdeki soylu evler tarafından idare ediliyordu. imparatorluk yıllarında bu evler imparatorluk valisi jerrod maclainin kontrolündeydi.
brentaal, endor savaşından sonra cumhuriyetin hedef listesinde önde gelen isimlerden biri oldu. rogue squadron öncülüğündeki cumhuriyet güçleri endordan 6 ay kadar sonra sisteme saldırılarını başlattıklarında oldukça zayıf bir savunmayla karşılaştılar. bunun sebebi imparatorluk istihbarat şefi ysanne isardın coruscantta palpatinein tahtına geçmiş olan sate pestagei rakipleri karşısında güç duruma düşürmek istemesiydi. brentaal savaşı olarak bilinen bir dizi çatışmadan ve sadece imparatorluk 181. avcı grubunun ciddi bir direniş göstermesinden sonra cumhuriyet gezegenin kontrolünü ele geçirdi.
brentaal, tuz oranı yüksek okyanuslarla çevrili sekiz kıtası olan kuru bir iklime sahip bir gezegendi. gezegen turistler için pek çekici bir yer değildi, çünkü atmosfer kirliliği bir dönem çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştı. yıllarca süren bir çevre çalışması atmosferi solunabilir hale getirdi, fakat alışık olmayanları rahatsız edecek derecede bir metan kokusunun kalmasını engelleyemedi. gezegen ticari bakımdan oldukça gelişmişti ve şehirlerdeki ekonomik ve politik hayat, yönetimdeki soylu evler tarafından idare ediliyordu. imparatorluk yıllarında bu evler imparatorluk valisi jerrod maclainin kontrolündeydi.
brentaal, endor savaşından sonra cumhuriyetin hedef listesinde önde gelen isimlerden biri oldu. rogue squadron öncülüğündeki cumhuriyet güçleri endordan 6 ay kadar sonra sisteme saldırılarını başlattıklarında oldukça zayıf bir savunmayla karşılaştılar. bunun sebebi imparatorluk istihbarat şefi ysanne isardın coruscantta palpatinein tahtına geçmiş olan sate pestagei rakipleri karşısında güç duruma düşürmek istemesiydi. brentaal savaşı olarak bilinen bir dizi çatışmadan ve sadece imparatorluk 181. avcı grubunun ciddi bir direniş göstermesinden sonra cumhuriyet gezegenin kontrolünü ele geçirdi.
galaksinin madde dolu olan kalbi olan derin merkezde, uzun yıllar oldukça az kişi tarafından varlığı bilinen ve güçün karanlık tarafının inanılmaz derecede güçlü olduğu, her yeri bir örtü gibi kapladığı gizli bir gezegen. gezegende bir normal gün 31 standart saat, bir yıl da 207 lokal gün sürüyordu.
imparator palpatinein yavin savaşından önce kendi özel inziva köşesi olarak kullanmaya başlamış olduğu gezegenin bir cennet kadar güzel olduğu iddia edilmişti. yüzeyinin büyük kısmı berrak ve sakin göllerle kaplıydı ve atmosfer eşsiz mavi-yeşil bir güneş ışığıyla parlıyordu. bu sayede neredeyse 20 milyar insan gezegene gelip yerleşti. fakat bu yerleşmeciler gelir gelmez palpatine onları karanlık tarafı kullanarak esir aldı ve gezegende zaten varolan ve büyüyen kötülüğü beslemeye, ondan da kendisi ve yandaşları için güç almaya başladı. sonra da burayı tamamen karanlık tarafla yönetilen bir model toplum haline getirdi. palpatine ayrıca yıllar geçtikçe gezegeni kendi özel kalesi haline getirdi, savunmayı sıklaştırdı, koca bir filoyu byss ve komşu sistemlerde topladı, ve sonsuz hayata kavuşma projesi için klon tesislerini burada kurdu, buralardan sorumlu olan ve ileride galaksiyi yönetmesine yardımcı olmalarını planladığı karanlık taraf askerlerini burada yetiştirdi. bu sebeplerden dolayı endordan 6 yıl sonra tekrar ortaya çıktığında palpatinein operasyon merkezi ve yeniden kurmak istediği karanlık imparatorluğun byss olması hiç şaşırtıcı değildir.
byys yeniden doğmuş palpatinein seferi boyunca imparatorluğun kalbi olarak kaldı. buraya ve yörüngesinde yeni inşa edilen bir süper silah olan galaxy guna yapılan tüm cumhuriyet saldırıları başarısız oldu. fakat byss, palpatinein nihai ölümüyle hemen hemen aynı anda, birdizi aksilik ve cumhuriyet savaşçılarının müdahelesi sonucu yok oldu. palpatinein kontrolden çıkarılan bayrak gemisi eclipse ii galaxy guna çarptı, parçalanan silahtan fırlayan bir gezegen-yokedici anti-partikül füzesi byssın kütleçekimine kapılıp infilak etti. tüm gezegen, yüzeyindeki herkes ve tüm tesisler ile yörüngedeki yüzlerce imparatorluk savaş gemisi havaya uçtu.
imparator palpatinein yavin savaşından önce kendi özel inziva köşesi olarak kullanmaya başlamış olduğu gezegenin bir cennet kadar güzel olduğu iddia edilmişti. yüzeyinin büyük kısmı berrak ve sakin göllerle kaplıydı ve atmosfer eşsiz mavi-yeşil bir güneş ışığıyla parlıyordu. bu sayede neredeyse 20 milyar insan gezegene gelip yerleşti. fakat bu yerleşmeciler gelir gelmez palpatine onları karanlık tarafı kullanarak esir aldı ve gezegende zaten varolan ve büyüyen kötülüğü beslemeye, ondan da kendisi ve yandaşları için güç almaya başladı. sonra da burayı tamamen karanlık tarafla yönetilen bir model toplum haline getirdi. palpatine ayrıca yıllar geçtikçe gezegeni kendi özel kalesi haline getirdi, savunmayı sıklaştırdı, koca bir filoyu byss ve komşu sistemlerde topladı, ve sonsuz hayata kavuşma projesi için klon tesislerini burada kurdu, buralardan sorumlu olan ve ileride galaksiyi yönetmesine yardımcı olmalarını planladığı karanlık taraf askerlerini burada yetiştirdi. bu sebeplerden dolayı endordan 6 yıl sonra tekrar ortaya çıktığında palpatinein operasyon merkezi ve yeniden kurmak istediği karanlık imparatorluğun byss olması hiç şaşırtıcı değildir.
byys yeniden doğmuş palpatinein seferi boyunca imparatorluğun kalbi olarak kaldı. buraya ve yörüngesinde yeni inşa edilen bir süper silah olan galaxy guna yapılan tüm cumhuriyet saldırıları başarısız oldu. fakat byss, palpatinein nihai ölümüyle hemen hemen aynı anda, birdizi aksilik ve cumhuriyet savaşçılarının müdahelesi sonucu yok oldu. palpatinein kontrolden çıkarılan bayrak gemisi eclipse ii galaxy guna çarptı, parçalanan silahtan fırlayan bir gezegen-yokedici anti-partikül füzesi byssın kütleçekimine kapılıp infilak etti. tüm gezegen, yüzeyindeki herkes ve tüm tesisler ile yörüngedeki yüzlerce imparatorluk savaş gemisi havaya uçtu.
asil caamasi ırkının anavatanı olan ve merkez gezegenleri bölgesinin biraz dışında yer alan caamas, imparatorluk rejiminin hışımına uğrayıp yok edilen ilk gezegenlerden biriydi.
ve bu olay ölüm yıldızının yapılmasından bile yıllar önce, klon savaşlarından hemen sonra meydana geldi. hatta alderaandaki kraliyet kütüphanesi, gezegen yüzeyindeki yaşayan herşeyi yakıp yok eden saldırı hakkında önemli miktarda bilgi içeriyordu. fakat bu olay o yıllarda alderaanın yok edilişi kadar büyük bir tepki yaratmadı, çünkü galaksi savaştan yeni çıkmış bir haldeydi ve en önemlisi, saldırının kim tarafından ve hangi amaçla yapıldığı asla anlaşılamamıştı.üstelik gezegen savunma amaçlı güçlü kalkanlarla da korunmaktaydı. bu olay yıllarca bir sır olarak kaldı ve imparatorluk barışsever caamasilerin çektiği acıları propaganda olarak kullanmaktan geri kalmadı.
caamasın yaşanılamaz hale getirilmesinin arkasındaki sır, büyük amiral thrawnın ölümünden on yıl sonrasına kadar kimse tarafından keşfedilemedi. waylandteki tantiss dağı tesislerinde bulunan bazı bilgiler incelendiğinde bir grup bothanın gizlice palpatine için gezegen kalkanlarını sabote etmeye yardım ettikleri ve bundan sonra imparatorluk gemilerinin ani bir saldırıyla gezegen yüzeyine ölüm yağdırdıkları ortaya çıktı.fakat bu bothanların hangi kalndan olduğuyla ilgili kayıtlar kaybolmuştu. bu da iç savaş tehlikesi altındaki yeni cumhuriyette bir öfke dalgasının yayılmasına ve yüzlerce gezegenin caamasın başına gelenler için tüm bothan ırkını suçlamasına sebep oldu.
ve bu olay ölüm yıldızının yapılmasından bile yıllar önce, klon savaşlarından hemen sonra meydana geldi. hatta alderaandaki kraliyet kütüphanesi, gezegen yüzeyindeki yaşayan herşeyi yakıp yok eden saldırı hakkında önemli miktarda bilgi içeriyordu. fakat bu olay o yıllarda alderaanın yok edilişi kadar büyük bir tepki yaratmadı, çünkü galaksi savaştan yeni çıkmış bir haldeydi ve en önemlisi, saldırının kim tarafından ve hangi amaçla yapıldığı asla anlaşılamamıştı.üstelik gezegen savunma amaçlı güçlü kalkanlarla da korunmaktaydı. bu olay yıllarca bir sır olarak kaldı ve imparatorluk barışsever caamasilerin çektiği acıları propaganda olarak kullanmaktan geri kalmadı.
caamasın yaşanılamaz hale getirilmesinin arkasındaki sır, büyük amiral thrawnın ölümünden on yıl sonrasına kadar kimse tarafından keşfedilemedi. waylandteki tantiss dağı tesislerinde bulunan bazı bilgiler incelendiğinde bir grup bothanın gizlice palpatine için gezegen kalkanlarını sabote etmeye yardım ettikleri ve bundan sonra imparatorluk gemilerinin ani bir saldırıyla gezegen yüzeyine ölüm yağdırdıkları ortaya çıktı.fakat bu bothanların hangi kalndan olduğuyla ilgili kayıtlar kaybolmuştu. bu da iç savaş tehlikesi altındaki yeni cumhuriyette bir öfke dalgasının yayılmasına ve yüzlerce gezegenin caamasın başına gelenler için tüm bothan ırkını suçlamasına sebep oldu.
tion hegemonyasındaki bu çöl gezegeninin doğal güzellikleri, tıpkı yakın komşusu olan lianna gezegeninde olduğu gibi, yoğun endüstrileşme yüzünden yok olup zamanla yok olup gitmiştir.
daha önceki uygarlık merkezlerinin kalıntıları ise geniş çöllerin orasına burasına saçılmış bir haldeydi.
daha önceki uygarlık merkezlerinin kalıntıları ise geniş çöllerin orasına burasına saçılmış bir haldeydi.
koloniler bölgesindeki caridan sisteminin başlıca gezegeni olan carida, imparatorluğun en prestijli ve en geniş kapsamlı askeri eğitim tesislerinden birine ev sahipliği yapmıştı.
büyük bir gezegen olan caridanın yerçekimi standartın biraz üzerindeydi ve bu da saha eğitimi alan askerlerin kaslarını güçlendirmede işe yarıyordu. gezegen her tür arazi ve iklim türüne sahipti: sık ve tehlikeli hayvanlarla dolu yağmur ormanları, öldürücü çöller, okyanuslar, kutup bölgelerinde buzullar, yüksek ve aşılmaz dağlar. tüm bunlar geleceğin sormtrooperlarının eğitiminde test alanı olarak kullnaılıyordu ve askerler ve subaylar sık sık bu bölgelere kamplara gönderiliyorlardı.
caridanın insan olmayan yerli ırkı caridanlar da imparatorluk yönetimini benimsemişlerdi ve tüm gezegenlerinin dev bir askeri kampa dönüşmüş olması onları mutlu ediyordu. zaten imparatorluktan önce de burada pek çok eski cumhuriyet eğitim tesisi bulunduğu için caridalılar bu alanda gururlu bir geçmişe sahiptiler. caridanın son derece öldürücü vahşi yaşam formları arasında belki de en ünlüsü saldırganlıklarıyla bilinen carida savaş örümceğimsileriydi. jabba the huttın evcil rancoruyla dövüştürmek için bu canlılardan satın aldığı bilinmekteydi.
carida, imparatorluk tarihinin pek çok renkli kişiliğinin eğitildiği yer oldu. bunlar arasında amiral daala, han solo ve baron soontir fel de vardı.
endor savaşından sonra bir kaç olumlu atılım dışında imparatorluğun sürekli yenilmesi ve dağılmasına rağmen carida en sadık imparatorluk gezegenlerinden biri olmaya devam etti ve akademilerini açık tuttu. endordan 7 yıl sonra ise imparatorluk artık darmadağın olmuş haldeydi ve carida da bulunduğu bölgede izole edilmişti. gezegende hala çok büyük ordular ve kara güçleri vardı, ama bunları taşıyıp koruyacak gemi kalmamıştı. bu sıralarda carida elçisi olan furgan, sözde cumhuriyetle diplomatik görüşmeler başlatmak için, ama aslında sonuna dek imparatorluğa sadık olarak coruscanta gitti ve gizlice mon mothmayı zehirledi. furganın ajanları daha sonra amiral ackbarın gemisini sabote ettiler ve en küçük solo çocuğunun saklandığı yerin koordinatlarını da öğrendiler.
ancak caridanın günleri sayılıydı. karanlık tarafın etkisinde olan lukeun öğrencisi kyp durron sun crusher adlı çalıntı deneysel süpersilahla caridaya geldi ve yıllar önce zorla imparatorluk hizmetine sürüklenmiş ağabeyi zethin bırakılmasını, yoksa carida güneşine bir yankı torpidosu atacağı ültimatomunu verdi. vakit kazanmak isteyen ve sun crushera da gözünü diken furganın emriyle kypa zeth durronun ölmüş olduğu yalanı söylendi ve havalanan 60 tie savaşçısı da sun crushera saldırdı. fakat plan ters tepti. öfke ve acı içindeki kyp durron torpidosunu caridanın güneşine attı ve torpido güneşin merkezine doğru yolunu açarken iki saat içinde yıldızın dengesini kaybedip kritik noktaya ulaşacağını ve caridalıların da gezegeni terketmeleri için bu kadar zamanları olduğunu söyledi.
caridalılar panik içinde gemilere dolmaya başladılar, ancak çok az sayıda kişiyi alacak kadar vakit ve zaman vardı. caridanın güneşi patladı. ilk şok dalgası gezegen yüzeyindeki canlı cansız herşeyi yakıp yok etti. ikincisi de hem caridayı, hem de sistemdeki diğer tüm kütleleri yumurta gibi parçalayıp açtı. tüm sistem yok oldu ve milyonlarca yerli caridalı ile imparatorluk personeli öldü.
büyük bir gezegen olan caridanın yerçekimi standartın biraz üzerindeydi ve bu da saha eğitimi alan askerlerin kaslarını güçlendirmede işe yarıyordu. gezegen her tür arazi ve iklim türüne sahipti: sık ve tehlikeli hayvanlarla dolu yağmur ormanları, öldürücü çöller, okyanuslar, kutup bölgelerinde buzullar, yüksek ve aşılmaz dağlar. tüm bunlar geleceğin sormtrooperlarının eğitiminde test alanı olarak kullnaılıyordu ve askerler ve subaylar sık sık bu bölgelere kamplara gönderiliyorlardı.
caridanın insan olmayan yerli ırkı caridanlar da imparatorluk yönetimini benimsemişlerdi ve tüm gezegenlerinin dev bir askeri kampa dönüşmüş olması onları mutlu ediyordu. zaten imparatorluktan önce de burada pek çok eski cumhuriyet eğitim tesisi bulunduğu için caridalılar bu alanda gururlu bir geçmişe sahiptiler. caridanın son derece öldürücü vahşi yaşam formları arasında belki de en ünlüsü saldırganlıklarıyla bilinen carida savaş örümceğimsileriydi. jabba the huttın evcil rancoruyla dövüştürmek için bu canlılardan satın aldığı bilinmekteydi.
carida, imparatorluk tarihinin pek çok renkli kişiliğinin eğitildiği yer oldu. bunlar arasında amiral daala, han solo ve baron soontir fel de vardı.
endor savaşından sonra bir kaç olumlu atılım dışında imparatorluğun sürekli yenilmesi ve dağılmasına rağmen carida en sadık imparatorluk gezegenlerinden biri olmaya devam etti ve akademilerini açık tuttu. endordan 7 yıl sonra ise imparatorluk artık darmadağın olmuş haldeydi ve carida da bulunduğu bölgede izole edilmişti. gezegende hala çok büyük ordular ve kara güçleri vardı, ama bunları taşıyıp koruyacak gemi kalmamıştı. bu sıralarda carida elçisi olan furgan, sözde cumhuriyetle diplomatik görüşmeler başlatmak için, ama aslında sonuna dek imparatorluğa sadık olarak coruscanta gitti ve gizlice mon mothmayı zehirledi. furganın ajanları daha sonra amiral ackbarın gemisini sabote ettiler ve en küçük solo çocuğunun saklandığı yerin koordinatlarını da öğrendiler.
ancak caridanın günleri sayılıydı. karanlık tarafın etkisinde olan lukeun öğrencisi kyp durron sun crusher adlı çalıntı deneysel süpersilahla caridaya geldi ve yıllar önce zorla imparatorluk hizmetine sürüklenmiş ağabeyi zethin bırakılmasını, yoksa carida güneşine bir yankı torpidosu atacağı ültimatomunu verdi. vakit kazanmak isteyen ve sun crushera da gözünü diken furganın emriyle kypa zeth durronun ölmüş olduğu yalanı söylendi ve havalanan 60 tie savaşçısı da sun crushera saldırdı. fakat plan ters tepti. öfke ve acı içindeki kyp durron torpidosunu caridanın güneşine attı ve torpido güneşin merkezine doğru yolunu açarken iki saat içinde yıldızın dengesini kaybedip kritik noktaya ulaşacağını ve caridalıların da gezegeni terketmeleri için bu kadar zamanları olduğunu söyledi.
caridalılar panik içinde gemilere dolmaya başladılar, ancak çok az sayıda kişiyi alacak kadar vakit ve zaman vardı. caridanın güneşi patladı. ilk şok dalgası gezegen yüzeyindeki canlı cansız herşeyi yakıp yok etti. ikincisi de hem caridayı, hem de sistemdeki diğer tüm kütleleri yumurta gibi parçalayıp açtı. tüm sistem yok oldu ve milyonlarca yerli caridalı ile imparatorluk personeli öldü.
merkez sistemlerindeki kalabalık bormea sektöründe yer alan chandrila, en çok mon mothmanın doğup büyüdüğü yer olarak bilinen hoş, barışsever ve oldukça güzel bir gezegendi.
cumhuriyetin en eski üyelerinden olan bir merkez gezegeni için chandrila insanı şaşırtacak kadar seyrek nüfuslu ve doğal güzellikleri bozulmamış bir gezegendi. küçük ve dağınık olan şehirler bakımlı bahçeler ve uzayıp giden yemyeşil ovalarla birbirlerinden ayrılıyordu. her tür sürü hayvanı ve vahşi doğa canlısı ortalıkta serbestçe dolaşıp hatta bazen yollarda tıkanmalara sebep oluyorlardı. gezegene gelen turistler sahot gölünün kristal suları, gladean devlet bahçeleri ve gümüş deniz tarafından adeta büyüleniyorlardı. zaten galakside chandrilaya sık sık ikinci bir alderaan gözüyle bakılmaktaydı. temiz hava bağımsız düşünceleri motive ediyor olmalıydı ki imparator palpatine prenses leianın isyankar gezegeninden olduğu kadar chandriladan da muhalefetle karşılaştı.
chandriladaki insanlar çağlar boyunca daima en ufak bir korku ve şüphe duymadan fikirlerini açıkça söylemeye inanmış bir topluluktular. mon mothma işte bu hoş görülü ve demokratik ortamda, gümüş denizin kıyılarındaki bir liman şehrinde doğup büyüdü. senatoda palpatinee karşı olan muhalefeti açıkça isyana dönüşüp de yer altına inmek zorunda kalınca mon mothmanın imparatorluk senatosundaki yerini canna omonda aldı. ve onun ateşli özgürlük yanlılığı da çabucak imparatorlukçu kişilerin öfkesine hedef oldu. zaten mon mothanın büyüyen asi ittifakıyla meşgul olan imparator, chandriladan daha fazla küçümsemeye tahammül edemezdi.
üç yıldız destroyeri carida yörüngesine gelip gürültücü senatörü tutukladılar. omonda işkence gördü ve imparatorluğa karşı suçlarını itiraf etmeye zorlanarak coruscantta idama mahkum edildi. chandrilayı güç duruma düşürmek için bormea sektörü katı vergi ve gümrük koşullarına maruz bırakıldı. bu arada isyana katılmak için gezegenden kaçanların sayısı da giderek arttı.
endordan altı ay sonra, halen merkezi imparatorluğun lideri olan sate pestagein emriyle yedi yıldız destroyeri beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıp chandrilayı kuşattılar ve kimsenin ve hiç birşeyin gezegene ne inmesine ne de çıkmasına izin verdiler. imparatorluğun sökük bir kumaş gibi hızla dağılmasından korkan pestage anlaşılan asi tehdidine karşı gezegeni rehin tutmaya karar vermişti. fakat bir kaç hafta sonra ysanne isard pestageı atıp başa geçince bu abluka çöktü.
bir iki yıl sonra da chandrila, imparatorluk boyunduruğundan tamamen kurtuldu ve yeni cumhuriyete katıldı. o gün, yıllardır gezegenlerini görmeyen mon mothma ve pek çok chandrilalı için hayatlarının en mutlu anlarından biri oldu.
cumhuriyetin en eski üyelerinden olan bir merkez gezegeni için chandrila insanı şaşırtacak kadar seyrek nüfuslu ve doğal güzellikleri bozulmamış bir gezegendi. küçük ve dağınık olan şehirler bakımlı bahçeler ve uzayıp giden yemyeşil ovalarla birbirlerinden ayrılıyordu. her tür sürü hayvanı ve vahşi doğa canlısı ortalıkta serbestçe dolaşıp hatta bazen yollarda tıkanmalara sebep oluyorlardı. gezegene gelen turistler sahot gölünün kristal suları, gladean devlet bahçeleri ve gümüş deniz tarafından adeta büyüleniyorlardı. zaten galakside chandrilaya sık sık ikinci bir alderaan gözüyle bakılmaktaydı. temiz hava bağımsız düşünceleri motive ediyor olmalıydı ki imparator palpatine prenses leianın isyankar gezegeninden olduğu kadar chandriladan da muhalefetle karşılaştı.
chandriladaki insanlar çağlar boyunca daima en ufak bir korku ve şüphe duymadan fikirlerini açıkça söylemeye inanmış bir topluluktular. mon mothma işte bu hoş görülü ve demokratik ortamda, gümüş denizin kıyılarındaki bir liman şehrinde doğup büyüdü. senatoda palpatinee karşı olan muhalefeti açıkça isyana dönüşüp de yer altına inmek zorunda kalınca mon mothmanın imparatorluk senatosundaki yerini canna omonda aldı. ve onun ateşli özgürlük yanlılığı da çabucak imparatorlukçu kişilerin öfkesine hedef oldu. zaten mon mothanın büyüyen asi ittifakıyla meşgul olan imparator, chandriladan daha fazla küçümsemeye tahammül edemezdi.
üç yıldız destroyeri carida yörüngesine gelip gürültücü senatörü tutukladılar. omonda işkence gördü ve imparatorluğa karşı suçlarını itiraf etmeye zorlanarak coruscantta idama mahkum edildi. chandrilayı güç duruma düşürmek için bormea sektörü katı vergi ve gümrük koşullarına maruz bırakıldı. bu arada isyana katılmak için gezegenden kaçanların sayısı da giderek arttı.
endordan altı ay sonra, halen merkezi imparatorluğun lideri olan sate pestagein emriyle yedi yıldız destroyeri beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıp chandrilayı kuşattılar ve kimsenin ve hiç birşeyin gezegene ne inmesine ne de çıkmasına izin verdiler. imparatorluğun sökük bir kumaş gibi hızla dağılmasından korkan pestage anlaşılan asi tehdidine karşı gezegeni rehin tutmaya karar vermişti. fakat bir kaç hafta sonra ysanne isard pestageı atıp başa geçince bu abluka çöktü.
bir iki yıl sonra da chandrila, imparatorluk boyunduruğundan tamamen kurtuldu ve yeni cumhuriyete katıldı. o gün, yıllardır gezegenlerini görmeyen mon mothma ve pek çok chandrilalı için hayatlarının en mutlu anlarından biri oldu.
toplu halde yaşayan correlianların gezegeni olan correllia büyük, hızlı ve güçlü gemiler üreten etkileyici tersanelere sahiptir. corellia ayrıca yakındaki ticaret yollarındaki korsan yağmalamalarıyla da kötü bir üne sahiptir.
corellia sektöründeki duro, eski cumhuriyetin ilk üyelerinden biri ve duros ırkının da ortaya çıktığı gezegendi. duroslar galaksinin gördüğü en iyi yıldız pilotları ve rotacılar arasındaydılar. adeta uzay yolculuğu için yaratılmışlardı ve hiperuzayı da ilk kullanan ırklardandılar. fakat duros ırkı galaksiyi keşfe, yolculuğa ve uzayda yaşama çok meraklı olduğu için duro binlerce yıl içinde giderek daha çok ihmal edildi ve sonunda neredeyse unutulup kendi haline bırakıldı.
galaktik iç savaştan onbinlerce yıl önce duro altın bir çağa girdi. ilıman bir iklime sahip ve çoğunlukla karalarla kaplı gezegen, üstünde yaşayanlara bol miktarda yiyecek ve doğal kaynak sunuyordu. bilge ve adil bir lider olan kraliçe rananın yönetimi altında duros bilimadamları uzay gemisi yapımı ve uzay yolculuğu alanlarında çok büyük gelişmeler kaydettiler. bir asırdan kısa bir süre içinde duro yörüngesinde pek çok istasyon ve ikmal noktası belirmiş ve duros kaşifleri uzayı keşfe başlamışlardı. çok geçmeden yakınlardaki gezegenlere ulaşıp ilk kolonilerini de kurdular.
kraliçe rana iki yüz yaşında öldü ve onun mirasçısı olan kral dassid annesinin galaktik yayılma politikasını devam ettirdi ve her geçen yıl daha çok duros gezegenlerini terkedip kolonilere ya da uzay şehirlerine taşındılar.
bu arada duros uzak mesafe kaşifleri ve maceracıları da ilk hiperuzay rotalarını açıyor ve yeni uygarlıklarla karşılaşıyorlardı. bunlar arasında kendileri gibi ilk hiperuzay yolcularından olan corellialı insanlar da vardı. duros ırkı giderek gezegenlerinden bağımsız hale geldiler ve durodaki monarşi yönetimiyle ilişkilerini kestiler.
giderek güçlenen duros gemicilik şirketleri de bu doğrultuda karar verdi ve hızlı, kansız bir darbeyle gezegenin yönetimi o dönemdeki yönetici olan düşes geneerin elinden alındı. bu günden itibaren duronun yönetimi bir mega-şirketler ortaklığının elinde oldu.
bu duros ırkı için iyi bir haberdi belki, ama duro için değildi. neredeyse tüm yurttaşlar gezegeni terkettiler ve bu şirketler için veya bağımsız olarak taşımacı, kaşif, pilot ve mühendis olarak çalışmak üzere galaksiye yayılmaya başladılar. kalan halk da gezegen yörüngesindeki büyük uzay şehirlerine yerleşti. duronun yüzeyi büyük kısmı bu şehirlerin ihtiyaçlarını karşılayan yiyecek fabrikaları olan otomatik üretim tesisleriyle doldu. gezegen giderek kirlendi, ekosistem çöktü duronun efsanevi dev yamyam örümceği dahil milyonlarca hayvan ve bitki türünün nesli tükendi. sadece atık maddelerle mutasyona uğrayan kısıtlı sayıda canlı hayatta kaldı.
durosların çoğu buna aldırmadı. artık onların yeni evi yıldızlardı. imparatorluğun doğuşundan sonra ise bu durum daha da kötüleşti. imparatorluk duros ssitemine ve tüm kaynaklarına el koyup burayı askeri bölge ilan etti, ve gezegen yüzeyinde yeni madenler açtı. bir kaç yıl içinde duros atmosferi tamamen yaşanmaz, zehirli gazlarla dolu bir ortama dönüştü ve yüzey de bir hurdalık ve atık merkezi halini aldı.
asi ittifakı fazla acele bir atılım olan vnas savaşında duroyu kurtarmayı denedi, fakat y-wing yıldız savaşçılarının kaydadeğer performansına rağmen başarısız oldu. endordan ancak bir kaç yıl sonra imparatorluk güçleri durodan çekildiler.
yeni cumhuriyette artık ölü bir gezegen olan duros, eski fonksiyonunu devam ettirdi. yuuzhan vong istilasının başlamasından sonra giderek artan mülteci problemine çözüm bulmaya çalışan selcore organizasyonu, duros yönetiminin izniyle gezegen yüzeyine yaşama uygun ve atmosferi içeri almayan kubbeler kurdu ve çok sayıda mülteciyi buraya taşıdılar. fakat casuslar, cumhuriyetteki hainler ve hatta güvende olacaklarını sanan yörünge şehirlerindeki durolar sayesinde yuuzhan vonglar bunu öğrendi ve endordan 22 yıl sonra gezegeni kolayca ele geçirdiler. burada tanrılarına kurban edebilecekleri çok sayıda çaresiz mülteci ellrine geçti ve derin uzaya kaçan bir tanesi hariç tüm yörünge şehirlerini de yok ettiler.bunun ardından da gezegeni kendileri için yaşanabilir hale getirmek için değiştirmeye başladılar. duro binlerce yıldır belki de ilk defa bu barbar istilacılar sayesinde tekrar temiz ve yaşam dolu bir yer olacaktı.
galaktik iç savaştan onbinlerce yıl önce duro altın bir çağa girdi. ilıman bir iklime sahip ve çoğunlukla karalarla kaplı gezegen, üstünde yaşayanlara bol miktarda yiyecek ve doğal kaynak sunuyordu. bilge ve adil bir lider olan kraliçe rananın yönetimi altında duros bilimadamları uzay gemisi yapımı ve uzay yolculuğu alanlarında çok büyük gelişmeler kaydettiler. bir asırdan kısa bir süre içinde duro yörüngesinde pek çok istasyon ve ikmal noktası belirmiş ve duros kaşifleri uzayı keşfe başlamışlardı. çok geçmeden yakınlardaki gezegenlere ulaşıp ilk kolonilerini de kurdular.
kraliçe rana iki yüz yaşında öldü ve onun mirasçısı olan kral dassid annesinin galaktik yayılma politikasını devam ettirdi ve her geçen yıl daha çok duros gezegenlerini terkedip kolonilere ya da uzay şehirlerine taşındılar.
bu arada duros uzak mesafe kaşifleri ve maceracıları da ilk hiperuzay rotalarını açıyor ve yeni uygarlıklarla karşılaşıyorlardı. bunlar arasında kendileri gibi ilk hiperuzay yolcularından olan corellialı insanlar da vardı. duros ırkı giderek gezegenlerinden bağımsız hale geldiler ve durodaki monarşi yönetimiyle ilişkilerini kestiler.
giderek güçlenen duros gemicilik şirketleri de bu doğrultuda karar verdi ve hızlı, kansız bir darbeyle gezegenin yönetimi o dönemdeki yönetici olan düşes geneerin elinden alındı. bu günden itibaren duronun yönetimi bir mega-şirketler ortaklığının elinde oldu.
bu duros ırkı için iyi bir haberdi belki, ama duro için değildi. neredeyse tüm yurttaşlar gezegeni terkettiler ve bu şirketler için veya bağımsız olarak taşımacı, kaşif, pilot ve mühendis olarak çalışmak üzere galaksiye yayılmaya başladılar. kalan halk da gezegen yörüngesindeki büyük uzay şehirlerine yerleşti. duronun yüzeyi büyük kısmı bu şehirlerin ihtiyaçlarını karşılayan yiyecek fabrikaları olan otomatik üretim tesisleriyle doldu. gezegen giderek kirlendi, ekosistem çöktü duronun efsanevi dev yamyam örümceği dahil milyonlarca hayvan ve bitki türünün nesli tükendi. sadece atık maddelerle mutasyona uğrayan kısıtlı sayıda canlı hayatta kaldı.
durosların çoğu buna aldırmadı. artık onların yeni evi yıldızlardı. imparatorluğun doğuşundan sonra ise bu durum daha da kötüleşti. imparatorluk duros ssitemine ve tüm kaynaklarına el koyup burayı askeri bölge ilan etti, ve gezegen yüzeyinde yeni madenler açtı. bir kaç yıl içinde duros atmosferi tamamen yaşanmaz, zehirli gazlarla dolu bir ortama dönüştü ve yüzey de bir hurdalık ve atık merkezi halini aldı.
asi ittifakı fazla acele bir atılım olan vnas savaşında duroyu kurtarmayı denedi, fakat y-wing yıldız savaşçılarının kaydadeğer performansına rağmen başarısız oldu. endordan ancak bir kaç yıl sonra imparatorluk güçleri durodan çekildiler.
yeni cumhuriyette artık ölü bir gezegen olan duros, eski fonksiyonunu devam ettirdi. yuuzhan vong istilasının başlamasından sonra giderek artan mülteci problemine çözüm bulmaya çalışan selcore organizasyonu, duros yönetiminin izniyle gezegen yüzeyine yaşama uygun ve atmosferi içeri almayan kubbeler kurdu ve çok sayıda mülteciyi buraya taşıdılar. fakat casuslar, cumhuriyetteki hainler ve hatta güvende olacaklarını sanan yörünge şehirlerindeki durolar sayesinde yuuzhan vonglar bunu öğrendi ve endordan 22 yıl sonra gezegeni kolayca ele geçirdiler. burada tanrılarına kurban edebilecekleri çok sayıda çaresiz mülteci ellrine geçti ve derin uzaya kaçan bir tanesi hariç tüm yörünge şehirlerini de yok ettiler.bunun ardından da gezegeni kendileri için yaşanabilir hale getirmek için değiştirmeye başladılar. duro binlerce yıldır belki de ilk defa bu barbar istilacılar sayesinde tekrar temiz ve yaşam dolu bir yer olacaktı.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?