confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442115

bestine iv

angelus
imparatorluk iç halka bölgeleri’nde yeni bir donanma üssü ve tersane isteyince, yer olarak bestine iv’ü seçti. gezegende yaşayanların buna nasıl tepki göstereceklerinin bir önemi yoktu-üssün yapımı imparator tarafından onaylanmıştı. fakat bu bencilce davranışın üç efsanevi x-wing pilotunun asiler’e katılmasında yardımcı olacağı hesapta yoktu.

standartın biraz üstünde bir yerçekimine sahip olan gezegen, bestine sistemi’nin üzerinde yaşam olan tek gök kütlesiydi. bu yüzden imparatorluk uzay doklarını ve yüksek güvenlikli operasyon merkezlerini buraya kurdu ve gezegen halkını artık burada istememeye başladı.

fakat bestine kolonicileri inatçı ve bağımsızlıklarına düşkün insanlardı. gezegen yüzeyinin büyük kısmını kaplayan okyanuslar arasındaki adalarda kurdukları alçak gönüllü yerleşim merkezlerini kurmak için yıllarca çalışmışlardı. terketmeye büyük bir isteksizlikle ve ancak imparatorluk onlara başka bir yerde daha iyi bir yaşam garantisi verince razı oldular.

bu sözler boş çıktı. çok öfkelenen bestine’liler intikam alacaklarına yemin ettiler-ama kendi zaman çizelgelerine göre. onlara göre asi ittifakı çok aceleciydi ve bir kişi hariç kimse katılmadı.

jek porkins birinci sınıf bir pilottu. uçmayı çocukken t-16 skyhopper’ıyla öğrenmişti ve bestine atolleri arasında uçup dev bataklık yengeçlerini ustalıkla avlıyordu. bestine onun eviydi ve imparatorluğa yaptığının bedelini ödetmeye kararlıydı. asilere katılıp kararlı bir savaşçı oldu ve x-wing’iyle intikam hissini biraz tatmin etmesine yetecek kadar hasar verdirdi.

imparatorluk üssü bitirilmek üzereyken, bir imparatorluk muhbiri üs komutanını bestine sistemi’nin sınırlarındaki bir serbest ticaret uzay istasyonu olan kestic istasyonu’nda bazı şüpheli işler döndüğü konusunda uyardı. gerçekten de istasyon bir süredir asi’lere gizlice silah sağlamakla meşguldü. imparatorluk derhal tepki gösterdi ve yıldız destroyeri merciless oraya gelip hiç bir uyarıda bulunmadan kestic’i turbolazer ateşiyle yok etti. genç bir kaçakçı olan zev senesca bu felakette hem annesini hem de babasını kaybetti ve ittifak kabiliyetli bir pilot daha kazandı.

yavin savaşı’ndan kısa bir süre önce bestine iv’ün sulu yüzeyinde sabotaj ve sızma görevleri için aktif bir asi hücresi ortaya çıktı. bu küçük grubun en büyük başarılarından biri imparatorluk kargo gemisi rand ecliptic’in çalınmasını koordine etmek oldu.

ecliptic’in ikinci subayı olan biggs darklighter imparatorluk akademisi’nden yeni mezun olmuştu. fakat asiler’e katılmaya kararlıydı ve bestine grubunun yardımıyla gemideki diğer kişilerle beraber tie devriyelerini atlatıp kaçtı.

trajik bir şekilde hem biggs hem de jek porkins ölüm yıldızı’na karşı savaşırken öldüler. zev senesca da üç yıl sonra hoth’ta bir at-at tarafından öldürüldü. üçü de bunu göremediler, ama endor’dan sonra silah arkadaşları nihayet gezegeni imparatorluk’tan kurtardılar.

bilbringi vii

angelus
gerçek anlamda hiç bir gezegeni olmayan ve sadece astroidler ve planetoidlerle dolu olan bilbringi sistemi’nde orta boy bir kütle ve çok önemli bir gemi inşa-onarım ve yenileştirme tesisi olan bilbringi tersaneleri’nin bulunduğu yer.

bu sistem, endor’dan 5 yıl sonrasına dek imparatorluğun elinde kalan en önemli savaş gemisi yapım merkezlerinden biri olmaya devam etti ve büyük amiral thrawn ile cumhuriyet güçleri arasındaki son savaşa da sahne oldu. bu savaştan sonra cumhuriyet tersaneleri ele geçirdi ve kendisi için kullanmaya başladı, fakat endor’dan 21 yıl sonra başlayan yuuzhan vong istilası iki yıl içinde buraya da ulaştı ve sistemi tamamen kuşatıp işe yaramaz hale getirdi. bilbringi’nin son durumu henüz bilinmiyor.

bimmiel

angelus
bimmiel, mzx33291 sistemi’nin beşinci gezegeniydi.

ilk kez imparatorluk kaşifleri tarafından bulunan gezegenin serin çöller ve yeşil ovalarla kaplı, ılıman iklime sahip bir gezegen olduğu sanıldı. fakat daha sonra imparatorluk ekibinin aslında bimmiel’e gezegenin güneşine en yakın geçişi sırasında inmiş olduğu ortaya çıktı.

agamar üniversitesi tarafından masrafları karşılanan arkeolojik bir sefer bimmiel’in en uzak geçişinde gezegeni güneşinden fazlasıyla uzaklaştırıp derin bir kışa sokan eliptik bir yörüngesi olduğunu keşfetti. bu ekip ayrıca gezegene, onu ilk bulmuş olan imparatorluk araştırma ekibinin liderinin adını verdiler.

agamar ekibi gezegenin yerel canlılarından olan slash-fareleriyle shwpi’ler arasındaki ilişkiyi incelerlerken hiç beklemedikleri bir şey buldular: 50 yıl önce orada ölmüş olan mongei shai adlı bir yuuzhan vong savaşçısının artıkları. bu da vong’ların belkadan ve helska’da istilalarına başlamadan çok önce, eski cumhuriyet’in son yıllarında galaksiyi kuşatan hiperuzay engelini aşıp içeri girebildiklerini ortaya koydu. öğrenciler ayrıca bimmiel’in manyetik alanının belirli aralıklarla değiştiğini de keşfettiler. bu da gezegenin çıkarılacak herhangi bir statik haritasının 20-50 yıl arasında işe yaramaz hale geleceği anlamındaydı.

bimmisaari

angelus
ticaret anlayışlarıyla meşhur bimm ırkının ılıman iklimli, ormanlarla kaplı anavatan gezegeni olan bimmisaari, hutt bölgesi’nin yakınlarındaydı. gezegende bir gün 26 standart saat, bir yıl da 302 yerel gün sürüyordu.

gezegenin açık market alanları galaksi çapında ün yapmıştı. bimmisaari, klon savaşları’nın başlamasından hemen önce mülteci yeniden yerleştirme koalisyonu’na katılan ilk on gezegenden biri oldu. imparatorluk yıllarında ise katı rejimin etkilerinden büyük ölçüde uzak durmayı başardı. palpatine’in endor’da ölmesinden sonra yeni cumhuriyet gezegenin kendilerine katılması için görüşmeler açsa da bimm’ler uzunca bir süre tarafsız kalmakta ısrar ettiler.

leia organa, endor’dan 5 yıl sonra buraya yaptığı diplomatik bir ziyarette büyük amiral thrawn’ın noghri komandolarının saldırısına uğradı.

yuuzhan vong istilası başladıktan bir süre sonra ise bimmisaari ikinci ana saldırı dalgası sırasında vonglar tarafından ele geçirildi.

boonta

angelus
organize speeder yarışlarıyla ünlü bir gezegen. speeder yarış alanları yaklaşık onaltı kilometre uzunluğunda oval tünellerden oluşuyordu.

büyük ekranlar ve rahat, kapalı tribünler izleyiciler için belirli bölgelere yerleştirilmişti. boonta ayrıca yörüngesinde çok büyük bir hurdalığa sahipti. burası onarılamayacak derecede hasar görmüş uzay gemilerinin sökülmeden önce yığıldıkları bir bölgeydi.

borleias

angelus
borleias, coruscant’a ve diğer merkezi core sistemlerine oldukça yakın stratejik hiperuzay rotaları üzerinde bulunan pyria sistemi’nin dördüncü gezegeniydi.

yaşamdan yoksun tek bir ayı olan gezegen uzaydan mavi-yeşil gözüküyordu ve galaktik iç savaş’ın başlamasından önce alderaan’a ait olan bir biotik tesisi dışında medeniyetten yoksundu. değerli kaynaklar bakımından fakir olması ve her yıl bir kez meteor yağmuruna maruz kalmasından dolayı kimse burada kalıcı bir koloni kurmamıştı.

biotik tesisi alderaan yok edilince terkedildi ve binanın yakınlarına general evir derricote komutasında bir garnizon kuruldu. kendisi de bir bilimadamı olan derricote tesisi buldu ve ekstra imparatorluk bütçelerinden yararlanarak hem kendi işini kurdu, hem de savunmayı güçlendirdi. burada kayıp alderaan besin malzemelerini üretip karaborsada satarak neredeyse üç trilyon kredi kazandı.

endor savaşı’ndan 2,5 yıl sonra cumhuriyet güçleri coruscant’ı ele geçirme hazırlılarının bir parçası olarak borleias’ı işgal ettiler. burası faydalı bir ileri üs sağladı, fakat alınması cumhuriyet’e pahalıya patlamış ve ancak ikinci denemeden sonra büyük kayıplar verilerek imparatorluk garnizonu alt edilebilmişti.

yıllar sonra, artık coruscant’a saldırmaya hazırlanan yuuzhan vong filoları da bir ön hamle olarak borleias’ı hızlı bir saldırıyla ele geçirip kuvvet yığma noktası olarak kullandılar. fakat coruscant’ın düşmesinden sonra wedge antilles komutasındaki filonun büyük kısmı, luke skywalker, lando calrissian gibi destekçiler ve dostların da yardımıyla gezegenin kontrolünü tkrar ele geçirdiler. amaçları burayı geçici bir üs olarak kullanıp vong filolarını üzerlerine çekmek ve onları yıpratırken darmadağın olmuş olan cumhuriyet’e biraz soluk alma fırsat kazandırmaktı. bu plan oldukça başarılı oldu, wedge’in jedilar tarafından desteklenen kuvvetleri bir kaç ay boyunca borleias’ta direnip yepyeni taktiklerle düşmana ağır kayıplar verdirdikten sonra sayı üstünlüğü karşısında planlı olarak sonunda gezegeni terkettiler, borleias bir kez daha bir yuuzhan vong gezegeni oldu.

bothawui

angelus
bothan ırkının anavatan gezegeni olan bothawui, aynı zamanda bothanlar’ın daha sonradan kolonileştirdikleri sistemlerden oluşan bothan space’in merkeziydi.

yüksek teknolojili, büyük şehirlerle kaplı ve endüstriyel olan bothawui, aynı isimli sitemin üçüncü ve ana gezegeniydi. gezegen uzun süre önce ticari ve diplomatik görüşmeler için tarafsız bir alan olarak önem kazanmıştı. bu yüzden hergün her türlü hile ve manevranın meydana gelmesi doğaldı. burası ayrıca galaksi çapında kendi alanında bir numara olduğu iddia edilen bothan casus ve haberalma ağının kalbiydi. galakside sirkülasyon halinde dolaşan bilgilerin çok büyük bir kısmı buradan geçerdi.

endor’dan 15 yıl sonra patlak veren caamas olayı sırasında suçlu olduğu iddia edilen bothan’lar ortaya çıkmayınca çeşitli cumhuriyet üyesi gezegenler, kimisi bothanları savunmak kimisi de gerekirse saldırmak için, savaş gemilerini burada topladılar ve gezegen az daha yeni cumhuriyet içinde çok büyük ve yıkıcı bir iç savaşın patlama noktası olacaktı ki işin arkasında bir imparatorluk komplosunun olduğunun ortya çıkmasıyla kriz sona erdi. bundan hemen sonra imparatorluk’la barış imzalanmasına rağmen bothan’lar silahlanmaya ve kendi filolarını yaratmaya özen gösterdiler. endor’dan 23 yıl sonra, yani vong istilasının başlamasından 2 yıl sonra istilacı yaratıklar bothawui ve etrafındaki bothan space’e oldukça yaklaşmış, fakat buraya henüz saldırmamışlardı.

bpfassh

angelus
sluis sektörü’nde aynı isimli yıldız sisteminde bir ikiz gezegen. eski cumhuriyet’in son yıllarında burası bir dark jedi ayaklanmasına sahne oldu. bu olaylardan sonra yerel halk jedi’lara güvensizlik duymaya ve onların varlığından rahatsız olmaya başladı.

bpfassh daha sonra asi ittifakı ve yeni cumhuriyet’e katıldı. endor savaşı’ndan 5 yıl sonra büyük amiral thrawn cumhuriyet’e karşı seferini başlattığında ilk hedeflerinden biri burası oldu. gezegen, thrawn’ın asıl hedefi olan sluis van’ın vurulmasından önce yardım gemilerini sektöre çekmek için başka iki gezegenle birlikte aynı anda bir vurkaç saldırısına maruz kaldı.

bpfassh’ta günlerin uzunluğu sabit değildir, çünkü ikiz gezegenler birbirleri üzerinde benzeri görülmemiş yerçekimsel etkilere sebep olur. ikiz gezegenler ayrıca çok sayıda ayla da çevrilidir.

brath qella

angelus
bu gezegen qella ırkı ile onların ataları olan ahra naffi ırkının anavatanıydı. qella ırkı burayı yuvataşı, ya da başlangıç yeri olarak tanımlıyordu.

n’oka brath yıldızının yörüngesindeki gezegenin yakınlarında bir astroid kuşağı vardı ve gezegen yoğun bir atmosfere sahipti. iki doğal uydusu bulunuyordu. gezegen yavin savaşı’ndan yaklaşık 142 yıl önce, eski cumhuriyet’in üçüncü genel araştırması sırasında bulunmuştu. üçüncü genel araştırma seferinin geri dönme, incelenmeye değer gezegenleri tanımlama ve bir keşif ekibiyle geri dönme vakti geldiğinde gezegen neredeyse tamamen buzullarla kaplanmıştı. gezegenin ekolojisi görünüşe göre bir dizi astroid çarpması sonucu harap olmuş durumdaydı. cumhuriyet brath qella’yı unuttu, fakat daha sonra tobek’ler gezegeni tekrar keşfedip ona maltha obex adını verdiler.

gezegen bu şekilde tobek idaresi altında kaldı, ta ki yeni cumhuriyet esrarengiz teljkon gemisi’ni aramaya başlayana dek. bu tuhaf gemi, sinyal kodu olarak qella ırkının genetik kodlarını kullandığının keşfedilmesinden dolayı bu ırkla bir şekilde bağlantılıydı. gezegene kayıp qella ırkı hakkında bilgi toplamaya gönderilen araştırmacılar bit çığ düşmesi sonucu öldüler. teljkon gemisi’nde bulunan bir odanın qella sistemi’nin yok edilmeden önceki halini temsil ettiği anlaşılınca brath qella’nın aylarından birinin son derece belirsiz yörüngeye sahip olduğu da ortaya çıktı.

qella’lar eninde sonunda bu ayın gezegenlerine çarpacağını anlayarak gemi’yi bir kaçış aracı olarak inşa etmişlerdi. beklenen felaket gerçekleştiğinde parçalanan aydan fırlayan taşlar tüm gezegen yüzeyine yağdılar. bu arada qella ırkı kendilerini yer seviyesinin çok altına gömerek beklemeye başladılar. gezegenin ekosistemi buzul çağına girdi ve teljkon gemisi otomatik olarak sistemi terketti. gemi endor savaşı’nda 12 yıl sonra nihayet artık maltha obex olarak bilinen brath qella’ya döndüğünde yıllar önce programlanmış olduğu, yıllarca sürecek olan işe koyuldu: buzulları eritmek ve qella ırkını tekrar hayata döndürmek.

brentaal

angelus
merkez gezegenleri bölgesindeki bormea sektörü’nde bulunan ve hydian yolu ile perlamian ticaret rotası’nın tam kesişim noktasında bulunduğu için stratejik öneme sahip olan brentaal sistemi’nin dördüncü ve ana gezegeni. chandrila ve ralltiir gibi önemli gezegenlere de oldukça yakındı.

brentaal, tuz oranı yüksek okyanuslarla çevrili sekiz kıtası olan kuru bir iklime sahip bir gezegendi. gezegen turistler için pek çekici bir yer değildi, çünkü atmosfer kirliliği bir dönem çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştı. yıllarca süren bir çevre çalışması atmosferi solunabilir hale getirdi, fakat alışık olmayanları rahatsız edecek derecede bir metan kokusunun kalmasını engelleyemedi. gezegen ticari bakımdan oldukça gelişmişti ve şehirlerdeki ekonomik ve politik hayat, yönetimdeki soylu evler tarafından idare ediliyordu. imparatorluk yıllarında bu evler imparatorluk valisi jerrod maclain’in kontrolündeydi.

brentaal, endor savaşı’ndan sonra cumhuriyet’in hedef listesinde önde gelen isimlerden biri oldu. rogue squadron öncülüğündeki cumhuriyet güçleri endor’dan 6 ay kadar sonra sisteme saldırılarını başlattıklarında oldukça zayıf bir savunmayla karşılaştılar. bunun sebebi imparatorluk istihbarat şefi ysanne isard’ın coruscant’ta palpatine’in tahtına geçmiş olan sate pestage’i rakipleri karşısında güç duruma düşürmek istemesiydi. brentaal savaşı olarak bilinen bir dizi çatışmadan ve sadece imparatorluk 181. avcı grubu’nun ciddi bir direniş göstermesinden sonra cumhuriyet gezegenin kontrolünü ele geçirdi.

byss

angelus
galaksinin madde dolu olan kalbi olan derin merkez’de, uzun yıllar oldukça az kişi tarafından varlığı bilinen ve güç’ün karanlık tarafının inanılmaz derecede güçlü olduğu, her yeri bir örtü gibi kapladığı gizli bir gezegen. gezegende bir normal gün 31 standart saat, bir yıl da 207 lokal gün sürüyordu.

imparator palpatine’in yavin savaşı’ndan önce kendi özel inziva köşesi olarak kullanmaya başlamış olduğu gezegenin bir cennet kadar güzel olduğu iddia edilmişti. yüzeyinin büyük kısmı berrak ve sakin göllerle kaplıydı ve atmosfer eşsiz mavi-yeşil bir güneş ışığıyla parlıyordu. bu sayede neredeyse 20 milyar insan gezegene gelip yerleşti. fakat bu yerleşmeciler gelir gelmez palpatine onları karanlık tarafı kullanarak esir aldı ve gezegende zaten varolan ve büyüyen kötülüğü beslemeye, ondan da kendisi ve yandaşları için güç almaya başladı. sonra da burayı tamamen karanlık tarafla yönetilen bir model toplum haline getirdi. palpatine ayrıca yıllar geçtikçe gezegeni kendi özel kalesi haline getirdi, savunmayı sıklaştırdı, koca bir filoyu byss ve komşu sistemlerde topladı, ve sonsuz hayata kavuşma projesi için klon tesislerini burada kurdu, buralardan sorumlu olan ve ileride galaksiyi yönetmesine yardımcı olmalarını planladığı karanlık taraf askerlerini burada yetiştirdi. bu sebeplerden dolayı endor’dan 6 yıl sonra tekrar ortaya çıktığında palpatine’in operasyon merkezi ve yeniden kurmak istediği karanlık imparatorluğun byss olması hiç şaşırtıcı değildir.

byys yeniden doğmuş palpatine’in seferi boyunca imparatorluğun kalbi olarak kaldı. buraya ve yörüngesinde yeni inşa edilen bir süper silah olan galaxy gun’a yapılan tüm cumhuriyet saldırıları başarısız oldu. fakat byss, palpatine’in nihai ölümüyle hemen hemen aynı anda, birdizi aksilik ve cumhuriyet savaşçılarının müdahelesi sonucu yok oldu. palpatine’in kontrolden çıkarılan bayrak gemisi eclipse ii galaxy gun’a çarptı, parçalanan silahtan fırlayan bir gezegen-yokedici anti-partikül füzesi byss’ın kütleçekimine kapılıp infilak etti. tüm gezegen, yüzeyindeki herkes ve tüm tesisler ile yörüngedeki yüzlerce imparatorluk savaş gemisi havaya uçtu.

caamas

angelus
asil caamasi ırkının anavatanı olan ve merkez gezegenleri bölgesinin biraz dışında yer alan caamas, imparatorluk rejiminin hışımına uğrayıp yok edilen ilk gezegenlerden biriydi.

ve bu olay ölüm yıldızı’nın yapılmasından bile yıllar önce, klon savaşları’ndan hemen sonra meydana geldi. hatta alderaan’daki kraliyet kütüphanesi, gezegen yüzeyindeki yaşayan herşeyi yakıp yok eden saldırı hakkında önemli miktarda bilgi içeriyordu. fakat bu olay o yıllarda alderaan’ın yok edilişi kadar büyük bir tepki yaratmadı, çünkü galaksi savaştan yeni çıkmış bir haldeydi ve en önemlisi, saldırının kim tarafından ve hangi amaçla yapıldığı asla anlaşılamamıştı.üstelik gezegen savunma amaçlı güçlü kalkanlarla da korunmaktaydı. bu olay yıllarca bir sır olarak kaldı ve imparatorluk barışsever caamasi’lerin çektiği acıları propaganda olarak kullanmaktan geri kalmadı.

caamas’ın yaşanılamaz hale getirilmesinin arkasındaki sır, büyük amiral thrawn’ın ölümünden on yıl sonrasına kadar kimse tarafından keşfedilemedi. wayland’teki tantiss dağı tesislerinde bulunan bazı bilgiler incelendiğinde bir grup bothan’ın gizlice palpatine için gezegen kalkanlarını sabote etmeye yardım ettikleri ve bundan sonra imparatorluk gemilerinin ani bir saldırıyla gezegen yüzeyine ölüm yağdırdıkları ortaya çıktı.fakat bu bothanların hangi kalndan olduğuyla ilgili kayıtlar kaybolmuştu. bu da iç savaş tehlikesi altındaki yeni cumhuriyet’te bir öfke dalgasının yayılmasına ve yüzlerce gezegenin caamas’ın başına gelenler için tüm bothan ırkını suçlamasına sebep oldu.

cadinth

angelus
tion hegemonyası’ndaki bu çöl gezegeninin doğal güzellikleri, tıpkı yakın komşusu olan lianna gezegeninde olduğu gibi, yoğun endüstrileşme yüzünden yok olup zamanla yok olup gitmiştir.

daha önceki uygarlık merkezlerinin kalıntıları ise geniş çöllerin orasına burasına saçılmış bir haldeydi.

carida

angelus
koloniler bölgesi’ndeki caridan sistemi’nin başlıca gezegeni olan carida, imparatorluğun en prestijli ve en geniş kapsamlı askeri eğitim tesislerinden birine ev sahipliği yapmıştı.

büyük bir gezegen olan carida’nın yerçekimi standartın biraz üzerindeydi ve bu da saha eğitimi alan askerlerin kaslarını güçlendirmede işe yarıyordu. gezegen her tür arazi ve iklim türüne sahipti: sık ve tehlikeli hayvanlarla dolu yağmur ormanları, öldürücü çöller, okyanuslar, kutup bölgelerinde buzullar, yüksek ve aşılmaz dağlar. tüm bunlar geleceğin sormtrooperlarının eğitiminde test alanı olarak kullnaılıyordu ve askerler ve subaylar sık sık bu bölgelere kamplara gönderiliyorlardı.

carida’nın insan olmayan yerli ırkı caridan’lar da imparatorluk yönetimini benimsemişlerdi ve tüm gezegenlerinin dev bir askeri kampa dönüşmüş olması onları mutlu ediyordu. zaten imparatorluk’tan önce de burada pek çok eski cumhuriyet eğitim tesisi bulunduğu için caridalılar bu alanda gururlu bir geçmişe sahiptiler. carida’nın son derece öldürücü vahşi yaşam formları arasında belki de en ünlüsü saldırganlıklarıyla bilinen carida savaş örümceğimsileriydi. jabba the hutt’ın evcil rancor’uyla dövüştürmek için bu canlılardan satın aldığı bilinmekteydi.

carida, imparatorluk tarihinin pek çok ’’renkli’’ kişiliğinin eğitildiği yer oldu. bunlar arasında amiral daala, han solo ve baron soontir fel de vardı.

endor savaşı’ndan sonra bir kaç olumlu atılım dışında imparatorluğun sürekli yenilmesi ve dağılmasına rağmen carida en sadık imparatorluk gezegenlerinden biri olmaya devam etti ve akademilerini açık tuttu. endor’dan 7 yıl sonra ise imparatorluk artık darmadağın olmuş haldeydi ve carida da bulunduğu bölgede izole edilmişti. gezegende hala çok büyük ordular ve kara güçleri vardı, ama bunları taşıyıp koruyacak gemi kalmamıştı. bu sıralarda carida elçisi olan furgan, sözde cumhuriyet’le diplomatik görüşmeler başlatmak için, ama aslında sonuna dek imparatorluğa sadık olarak coruscant’a gitti ve gizlice mon mothma’yı zehirledi. furgan’ın ajanları daha sonra amiral ackbar’ın gemisini sabote ettiler ve en küçük solo çocuğunun saklandığı yerin koordinatlarını da öğrendiler.

ancak carida’nın günleri sayılıydı. karanlık tarafın etkisinde olan luke’un öğrencisi kyp durron sun crusher adlı çalıntı deneysel süpersilahla carida’ya geldi ve yıllar önce zorla imparatorluk hizmetine sürüklenmiş ağabeyi zeth’in bırakılmasını, yoksa carida güneşine bir yankı torpidosu atacağı ültimatomunu verdi. vakit kazanmak isteyen ve sun crusher’a da gözünü diken furgan’ın emriyle kyp’a zeth durron’un ölmüş olduğu yalanı söylendi ve havalanan 60 tie savaşçısı da sun crusher’a saldırdı. fakat plan ters tepti. öfke ve acı içindeki kyp durron torpidosunu carida’nın güneşine attı ve torpido güneşin merkezine doğru yolunu açarken iki saat içinde yıldızın dengesini kaybedip kritik noktaya ulaşacağını ve caridalıların da gezegeni terketmeleri için bu kadar zamanları olduğunu söyledi.

caridalılar panik içinde gemilere dolmaya başladılar, ancak çok az sayıda kişiyi alacak kadar vakit ve zaman vardı. carida’nın güneşi patladı. ilk şok dalgası gezegen yüzeyindeki canlı cansız herşeyi yakıp yok etti. ikincisi de hem carida’yı, hem de sistemdeki diğer tüm kütleleri yumurta gibi parçalayıp açtı. tüm sistem yok oldu ve milyonlarca yerli caridalı ile imparatorluk personeli öldü.

chandrila

angelus
merkez sistemleri’ndeki kalabalık bormea sektörü’nde yer alan chandrila, en çok mon mothma’nın doğup büyüdüğü yer olarak bilinen hoş, barışsever ve oldukça güzel bir gezegendi.

cumhuriyet’in en eski üyelerinden olan bir merkez gezegeni için chandrila insanı şaşırtacak kadar seyrek nüfuslu ve doğal güzellikleri bozulmamış bir gezegendi. küçük ve dağınık olan şehirler bakımlı bahçeler ve uzayıp giden yemyeşil ovalarla birbirlerinden ayrılıyordu. her tür sürü hayvanı ve vahşi doğa canlısı ortalıkta serbestçe dolaşıp hatta bazen yollarda tıkanmalara sebep oluyorlardı. gezegene gelen turistler sah’ot gölü’nün kristal suları, gladean devlet bahçeleri ve gümüş deniz tarafından adeta büyüleniyorlardı. zaten galakside chandrila’ya sık sık ikinci bir alderaan gözüyle bakılmaktaydı. temiz hava bağımsız düşünceleri motive ediyor olmalıydı ki imparator palpatine prenses leia’nın isyankar gezegeninden olduğu kadar chandrila’dan da muhalefetle karşılaştı.

chandrila’daki insanlar çağlar boyunca daima en ufak bir korku ve şüphe duymadan fikirlerini açıkça söylemeye inanmış bir topluluktular. mon mothma işte bu hoş görülü ve demokratik ortamda, gümüş deniz’in kıyılarındaki bir liman şehrinde doğup büyüdü. senato’da palpatine’e karşı olan muhalefeti açıkça isyana dönüşüp de yer altına inmek zorunda kalınca mon mothma’nın imparatorluk senatosu’ndaki yerini canna omonda aldı. ve onun ateşli özgürlük yanlılığı da çabucak imparatorlukçu kişilerin öfkesine hedef oldu. zaten mon motha’nın büyüyen asi ittifakı’yla meşgul olan imparator, chandrila’dan daha fazla küçümsemeye tahammül edemezdi.

üç yıldız destroyeri carida yörüngesine gelip gürültücü senatörü tutukladılar. omonda işkence gördü ve imparatorluğa karşı ’’suçlarını’’ itiraf etmeye zorlanarak coruscant’ta idama mahkum edildi. chandrila’yı güç duruma düşürmek için bormea sektörü katı vergi ve gümrük koşullarına maruz bırakıldı. bu arada isyan’a katılmak için gezegenden kaçanların sayısı da giderek arttı.

endor’dan altı ay sonra, halen merkezi imparatorluğun lideri olan sate pestage’in emriyle yedi yıldız destroyeri beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıp chandrila’yı kuşattılar ve kimsenin ve hiç birşeyin gezegene ne inmesine ne de çıkmasına izin verdiler. imparatorluğun sökük bir kumaş gibi hızla dağılmasından korkan pestage anlaşılan asi tehdidine karşı gezegeni rehin tutmaya karar vermişti. fakat bir kaç hafta sonra ysanne isard pestage’ı atıp başa geçince bu abluka çöktü.

bir iki yıl sonra da chandrila, imparatorluk boyunduruğundan tamamen kurtuldu ve yeni cumhuriyet’e katıldı. o gün, yıllardır gezegenlerini görmeyen mon mothma ve pek çok chandrila’lı için hayatlarının en mutlu anlarından biri oldu.

corellia

angelus
toplu halde yaşayan correlianların gezegeni olan correllia büyük, hızlı ve güçlü gemiler üreten etkileyici tersanelere sahiptir. corellia ayrıca yakındaki ticaret yollarındaki korsan yağmalamalarıyla da kötü bir üne sahiptir.

duro

angelus
corellia sektörü’ndeki duro, eski cumhuriyet’in ilk üyelerinden biri ve duros ırkının da ortaya çıktığı gezegendi. duros’lar galaksinin gördüğü en iyi yıldız pilotları ve rotacılar arasındaydılar. adeta uzay yolculuğu için yaratılmışlardı ve hiperuzayı da ilk kullanan ırklardandılar. fakat duros ırkı galaksiyi keşfe, yolculuğa ve uzayda yaşama çok meraklı olduğu için duro binlerce yıl içinde giderek daha çok ihmal edildi ve sonunda neredeyse unutulup kendi haline bırakıldı.

galaktik iç savaş’tan onbinlerce yıl önce duro altın bir çağa girdi. ilıman bir iklime sahip ve çoğunlukla karalarla kaplı gezegen, üstünde yaşayanlara bol miktarda yiyecek ve doğal kaynak sunuyordu. bilge ve adil bir lider olan kraliçe rana’nın yönetimi altında duros bilimadamları uzay gemisi yapımı ve uzay yolculuğu alanlarında çok büyük gelişmeler kaydettiler. bir asırdan kısa bir süre içinde duro yörüngesinde pek çok istasyon ve ikmal noktası belirmiş ve duros kaşifleri uzayı keşfe başlamışlardı. çok geçmeden yakınlardaki gezegenlere ulaşıp ilk kolonilerini de kurdular.

kraliçe rana iki yüz yaşında öldü ve onun mirasçısı olan kral dassid annesinin galaktik yayılma politikasını devam ettirdi ve her geçen yıl daha çok duros gezegenlerini terkedip kolonilere ya da uzay şehirlerine taşındılar.

bu arada duros uzak mesafe kaşifleri ve maceracıları da ilk hiperuzay rotalarını açıyor ve yeni uygarlıklarla karşılaşıyorlardı. bunlar arasında kendileri gibi ilk hiperuzay yolcularından olan corellia’lı insanlar da vardı. duros ırkı giderek gezegenlerinden bağımsız hale geldiler ve duro’daki monarşi yönetimiyle ilişkilerini kestiler.

giderek güçlenen duros gemicilik şirketleri de bu doğrultuda karar verdi ve hızlı, kansız bir darbeyle gezegenin yönetimi o dönemdeki yönetici olan düşes geneer’in elinden alındı. bu günden itibaren duro’nun yönetimi bir mega-şirketler ortaklığının elinde oldu.

bu duros ırkı için iyi bir haberdi belki, ama duro için değildi. neredeyse tüm yurttaşlar gezegeni terkettiler ve bu şirketler için veya bağımsız olarak taşımacı, kaşif, pilot ve mühendis olarak çalışmak üzere galaksiye yayılmaya başladılar. kalan halk da gezegen yörüngesindeki büyük uzay şehirlerine yerleşti. duro’nun yüzeyi büyük kısmı bu şehirlerin ihtiyaçlarını karşılayan yiyecek fabrikaları olan otomatik üretim tesisleriyle doldu. gezegen giderek kirlendi, ekosistem çöktü duro’nun efsanevi dev yamyam örümceği dahil milyonlarca hayvan ve bitki türünün nesli tükendi. sadece atık maddelerle mutasyona uğrayan kısıtlı sayıda canlı hayatta kaldı.

duros’ların çoğu buna aldırmadı. artık onların yeni evi yıldızlardı. imparatorluğun doğuşundan sonra ise bu durum daha da kötüleşti. imparatorluk duros ssitemi’ne ve tüm kaynaklarına el koyup burayı askeri bölge ilan etti, ve gezegen yüzeyinde yeni madenler açtı. bir kaç yıl içinde duros atmosferi tamamen yaşanmaz, zehirli gazlarla dolu bir ortama dönüştü ve yüzey de bir hurdalık ve atık merkezi halini aldı.

asi ittifakı fazla acele bir atılım olan vnas savaşı’nda duro’yu kurtarmayı denedi, fakat y-wing yıldız savaşçılarının kaydadeğer performansına rağmen başarısız oldu. endor’dan ancak bir kaç yıl sonra imparatorluk güçleri duro’dan çekildiler.

yeni cumhuriyet’te artık ölü bir gezegen olan duros, eski fonksiyonunu devam ettirdi. yuuzhan vong istilasının başlamasından sonra giderek artan mülteci problemine çözüm bulmaya çalışan selcore organizasyonu, duros yönetiminin izniyle gezegen yüzeyine yaşama uygun ve atmosferi içeri almayan kubbeler kurdu ve çok sayıda mülteciyi buraya taşıdılar. fakat casuslar, cumhuriyet’teki hainler ve hatta güvende olacaklarını sanan yörünge şehirlerindeki duro’lar sayesinde yuuzhan vonglar bunu öğrendi ve endor’dan 22 yıl sonra gezegeni kolayca ele geçirdiler. burada tanrılarına kurban edebilecekleri çok sayıda çaresiz mülteci ellrine geçti ve derin uzaya kaçan bir tanesi hariç tüm yörünge şehirlerini de yok ettiler.bunun ardından da gezegeni kendileri için yaşanabilir hale getirmek için değiştirmeye başladılar. duro binlerce yıldır belki de ilk defa bu barbar istilacılar sayesinde tekrar temiz ve yaşam dolu bir yer olacaktı.

449 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol