seswenna sektöründe bulunan eriadu, dış halka bölgelerinin en aktif ve endüstrileşmiş gezegenlerinden biriydi. rimma ticaret rotası ile hydian yolu gibi iki ana hiperuzay rotasının kesiştikleri noktada bulunduğu için ticari bakımdan da önemi büyüktü.
eriadu eski cumhuriyet zamanında uzun bir dönem boyunca bulunduğu sektörün ve hatta komşu bölgelerin başkenti, temel ticaret limanı olarak işlev görmüştü. buraya bir anlamda dış halkanın coruscantı denebilirdi. gezegen denizkabuklarından yapılan son derece güzel mücevherlerin ihraç edilmesinden de epey gelir elde ediyordu. fakat eriaduyu asıl ün kazandıran şey, grand moff tarkinin doğup büyüdüğü ve yavaş yavaş yükseldiği gezegen olmasıydı.
eriadu nesiller süren kontrolsüz fabrika ve diğer endüstriyel tesisler yayılımının bedelini ödemişti. atmosfer bazı bölgelerde oldukça kirliydi ve ancak burada yaşanılarak alışılan tuhaf bir koku pek çok bölgeye hakimdi.
tarkin, ailesinin politik geçmişinin yardımıyla hızla yükselerek cumhuriyet için eriadu valiliğini yapmaya başladı. naboo savaşından altı ay kadar önce senatör palpatinenin önerisiyle yüce başkan valorum büyük bir ticaret zirvesi düzenlemeye karar verdi ve yine palpatinein önerisiyle mekan olarak eriaduyu seçti. zirvenin amacı, ticaret federasyonu ve diğer bazı mega-şirketlerle ilgili bazı önemli sorunlara çözüm getirmekti. bu çok önemli toplantının ev sahibi de vali tarkindi. fakat darth sidious adlı sith lordu, gizlice ticaret federasyonu delegasyonundaki neimoidian olmayan üyelerin toplantı salonunun ortasında binlerce kişinin gözü önünde öldürülmesini ayarladı. böylece ticaret federasyonu yönetimi tamamen neimoidianların eline geçti.
imparatorluk yıllarında giderek yükselen ve önce moff, sonra da grand moff yapılan ve dış halkanın büyük kısmını dize getirmekle görevlendirilen tarkin, demir bir yumrukla sürdürdüğü yönetimin başkentini yine eriadu yaptı. ünlü tarkin doktrinini de burada geliştirdi. yavin savaşından kısa bir süre önce ölüm yıldızına gitmeye hazırlanırlarken tarkin ve bevel lemeliskin mekiklerine eriadu üzerinde üç asi y-wingi saldırdı. saldırganlar amiral mottinin yıldız destroyerinin gelmesi yüzünden tarkini öldürmeyi başaramadılar ama onlarla birlikte bulunan ackbarı kuratarabildiler.
endordan sonra eriadu da bir yeni cumhuriyet gezegeni oldu ve dış halkanın merkez noktalarından biri olmayı sürdürdü. eski prestijini bir ölçüde kaybetmişti, ama gezegen halkı tarkinle olan şöhretlerinden faydalamanın yolunu bulmuştu: tarkinle ilgili hatıra eşyaları, kuklalar ve dah pek çok şey yapılıyor ve adamın yaşamış olduğu önemli yerler meraklı turist topluluklarına gezdiriliyordu. şaşılacak ölçüde çok sayıda galaksi sakini kendilerini bu tarkin endüstrisine kaptırmışlardı.
fondor galaksinin başta gelen gemi inşa ve onarım merkezlerinden biriydi ve gezegen binlerce yıldır bu işle uğraşıyordu. cumhuriyetin de en eski tersane gezegenlerinden biriydi. yörüngesi sonsuz gibi görünen tersaneler, kuru havuzlar ve doklarla doluydu ve bu tesisler belki de corellia sistemi ve kuattakilerden sonra galakside bir numaraydı.
koloniler bölgesindeki saygın tapani sektöründe bulunan fondor, binlerce yıl önce kolonize edilmişti. yörüngesinde altı uydusu vardı ve geçen çağlar içinde bu uydular sürekli metal cevheri ve ham madde için kazıla kazıla nerdeyse eriyip yok edilmişlerdi. bu yüzden modern çağlarda fondor tersaneleri artık ihtiyaç duyduğu malzemeleri büyük ölçüde dışarıdan getirmekteydi. gezegenin kazılarla delik deşik olmuş yüzeyi de modüler fabrikalar, kuleler, ofisler ve depolar tarafından istila edimişti. yer tabakasının altında labirent gibi bir buhar tüneli ağı vardı. yörüngedeki tesislerde çalışan binlerce işçinin büyük bir kısmı mesaileri bitince mekiklere doluşup yüzeydeki barakalarına ve ihtiyaçalrını karşılayan şehir gibi büyük tesislere dönüyorlardı.
kuat ve ona bağlı olan yerlerdeki tersaneler imparatorluğun başta yıldız destroyeri olmak üzere önde gelen büyük savaş gemisi üreticileri olmasına rağmen, yavin savaşından kısa bir süre önce fondor beklenmedik bir şekilde süper yıldız destroyeri executorı inşa etme kontratını aldı. yeni bir nesil devasa savaş gemilerinin ilki olacak olan bu gemi, lord vaderın şahsi komuta gemisi olacaktı. imparatorluk bu geminin yapımı sırasında kesin gizlilik talep etti ve sistemi askeri olmayan tüm trafiğe kapadı. fondor yetkilileri en iyi sivil müşterilerine hizmet edemeyecekleri için ve dev geminin tüm kaynaklarını tüketmeye başlamasından dolayı oldukça hoşnutsuzdular, ama karşı çıkmaya cüret etmediler ve işi sürdürdüler. üstelik işi iyi yaparlarsa, gelecekte rakip kuattan daha çok imparatorluk askeri kontratı kapma şansları vardı.
bazı imparatorluk amirallerine göre executor aşırı pahalı bir saçmalıktan başka bir şey değildi ve nefret ettikleri vaderın gücünü arttırmakatan başka birşeye yaramayacaktı. içlerinden biri olan amiral griff, gizlice asi ittifakını uyardı ve projeyi onlara bildirip sabote etmeleri için fırsat tanıdı. aslında griff vaderdan yanaydı ve amaç vadera ihanet eden amiralleri açığa çıkarıp elimine etmekti. asiler bu iş için fondora en yeni kahramanlarından biri olan luke skywalkerı gönderdiler. luke hain imparatorluk amiralleri ile yer altı tünellerinde buluşacağı sırada vader tuzağı aktive etti, ama luke kaçmayı başardı. executor da birkaç ay içinde hizmete girdi.
endordan yıllar sonra fondor artık bir yeni cumhuriyet gezegeni olmuştu. fakat yuuzhan vonglar galaksiyi istilaya başlamalarından bir süre sonra cumhuriyeti şaşırtıp buraya saldırdılar ve meydana gelen savaşta centerpoint silahının yanlış ateşlenmesinin de katkısıyla yörünge tersaneleri neredeyse tamamen yok edildi ve gezegen de çok büyük hasar gördü. fondorun bu yıkımdan toparlanması hemen hemen imkansızdı.
koloniler bölgesindeki saygın tapani sektöründe bulunan fondor, binlerce yıl önce kolonize edilmişti. yörüngesinde altı uydusu vardı ve geçen çağlar içinde bu uydular sürekli metal cevheri ve ham madde için kazıla kazıla nerdeyse eriyip yok edilmişlerdi. bu yüzden modern çağlarda fondor tersaneleri artık ihtiyaç duyduğu malzemeleri büyük ölçüde dışarıdan getirmekteydi. gezegenin kazılarla delik deşik olmuş yüzeyi de modüler fabrikalar, kuleler, ofisler ve depolar tarafından istila edimişti. yer tabakasının altında labirent gibi bir buhar tüneli ağı vardı. yörüngedeki tesislerde çalışan binlerce işçinin büyük bir kısmı mesaileri bitince mekiklere doluşup yüzeydeki barakalarına ve ihtiyaçalrını karşılayan şehir gibi büyük tesislere dönüyorlardı.
kuat ve ona bağlı olan yerlerdeki tersaneler imparatorluğun başta yıldız destroyeri olmak üzere önde gelen büyük savaş gemisi üreticileri olmasına rağmen, yavin savaşından kısa bir süre önce fondor beklenmedik bir şekilde süper yıldız destroyeri executorı inşa etme kontratını aldı. yeni bir nesil devasa savaş gemilerinin ilki olacak olan bu gemi, lord vaderın şahsi komuta gemisi olacaktı. imparatorluk bu geminin yapımı sırasında kesin gizlilik talep etti ve sistemi askeri olmayan tüm trafiğe kapadı. fondor yetkilileri en iyi sivil müşterilerine hizmet edemeyecekleri için ve dev geminin tüm kaynaklarını tüketmeye başlamasından dolayı oldukça hoşnutsuzdular, ama karşı çıkmaya cüret etmediler ve işi sürdürdüler. üstelik işi iyi yaparlarsa, gelecekte rakip kuattan daha çok imparatorluk askeri kontratı kapma şansları vardı.
bazı imparatorluk amirallerine göre executor aşırı pahalı bir saçmalıktan başka bir şey değildi ve nefret ettikleri vaderın gücünü arttırmakatan başka birşeye yaramayacaktı. içlerinden biri olan amiral griff, gizlice asi ittifakını uyardı ve projeyi onlara bildirip sabote etmeleri için fırsat tanıdı. aslında griff vaderdan yanaydı ve amaç vadera ihanet eden amiralleri açığa çıkarıp elimine etmekti. asiler bu iş için fondora en yeni kahramanlarından biri olan luke skywalkerı gönderdiler. luke hain imparatorluk amiralleri ile yer altı tünellerinde buluşacağı sırada vader tuzağı aktive etti, ama luke kaçmayı başardı. executor da birkaç ay içinde hizmete girdi.
endordan yıllar sonra fondor artık bir yeni cumhuriyet gezegeni olmuştu. fakat yuuzhan vonglar galaksiyi istilaya başlamalarından bir süre sonra cumhuriyeti şaşırtıp buraya saldırdılar ve meydana gelen savaşta centerpoint silahının yanlış ateşlenmesinin de katkısıyla yörünge tersaneleri neredeyse tamamen yok edildi ve gezegen de çok büyük hasar gördü. fondorun bu yıkımdan toparlanması hemen hemen imkansızdı.
iç halka bölgelerinde yerleşilmiş bilinen bölgelerin sınırlarının içinde olmasına rağmen jedi şövalyeleri daima myrkr gezegeninden uzak durmuşlardı. bunun sebebi gezegen yüzeyi ziyaret edildiğinde anlaşılabilirdi. myrkr, ysalamiri isimli ve güçü geri itebilmek gibi tuhaf bir yeteneğe sahip olan küçük, zararsız hayvanların yaşadığı gezegendi.
bu benzersiz yeteneğin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili çok az bilgi vardı, ama tek bir ysalamiri içinde güçün etkili olamadığı on metre çapında bir alan yaratabilirdi. bu yaratıklar ağaçlarda yaşıyordu ve myrkr da baştan sona ormanlarla kaplıydı. bir ormandaki tüm ysalamiriler birbirlerinin güç-işlemez alanını takviye edince gezegenin büyük kısmı bir jedi şövalyesinin ilk başta kendisini bir duyusunu kaybetmiş gibi tuhaf hissedeceği, sonra da hiç bir şekilde güçü kullanamayacağı bir yer haline geliyordu.
myrkrın bir diğer yerel hayvanı da vornskr isimli dört bacaklı yırtıcıydı, ve o da avını içgüdüsel olarak güçü kullanıp bularak avlıyordu. bir teoriye göre savunmasız ysalamiriler kendilerini vornskrlardan korumak için milyonlarca yıllık evrim süreci içinde bu eşsiz yeteneklerini geliştirmişlerdi.
bazı bilimadamlarına göre de ağaca benzeyen bir ırk olan netiler(ya da ryyk) myrkrda ortaya çıkmışlardı. ood bnar adlı bir netinin en azından gençliğinde myrkrda geçirdiği ve sonra çağının önemli jedi ustalarından biri olduğu ve sith savaşında yer aldığı biliniyordu.
myrkr eski cumhuriyet yıllarında çok az resmi dikkat çektiği için kaçaklar, kaçakçılar ve diğer toplumca hoş kabul edilmeyen tipler için başlıca bir durak noktası olmuştu. ağaçlardaki yoğun metal oranı da uzaydan yapılan sensör taramalarını etkisiz hale getirdiği için kaçakçı lideri talon karrde, organizasonunun karargahını myrkrın büyük kuzey ormanının derinliklerine kurmuştu. burası gezegendeki tek önemli kasaba olan hyllyard citye üç günlük yürüme mesafesindeydi.
endor savaşından beş yıl sonra cumhuriyete karşı yarni bir dizi saldırı başlatan büyük amiral thrawn, ysalamirilerin varlığını öğrenmiş ve zaman zaman gezegene gelip bazı gizli projelerinde kullanmak üzere bu hayvanlardan toplatmaya başlamıştı.
bu günlerde karrde, luke skywalkerın hasarlı gemisini uzayda buldu ve onu myrkr üssüne getirdi. luke güç yeteneklerinin gitmesinin şoku içinde olmasına rağmen bir skipray blastboatla kaçtı ama karrdenin elemanlarından mara jade de bir gemiyle peşine takıldı ve sonunda iksis de ormana çakıldılar. tam bu sırada thrawnın yeni bir ysalamiri akını için gelmesi işleri iyice karıştırdı ve bir dizi maceradan sonra karrde ve adamları thrawnın düşmanlığını kazandıkları için apar topar üssü toplayıp gezegeni terketmek zorunda kaldılar.
myrkr endordan yaklaşık 22 yıl sonra yuuzhan vong kuvvetleri tarafından istila edildi. vonglar galaksiye giren en büyük koloni gemileri olan ve artık hareket edmeyecek kadar yaşlanmış olan 120 kilometrelik baanu rassı da gezegenin yörüngesine getirdiler. vongların myrkrdaki yerel hayatı keşfetmeleri uzun sürmedi ve bir yıl içinde koloni gemisindeki genetik laboratuvarlarını kullanarak vornskrlardan jedi avlamak için melez, saldırgan bir ırk yarattılar. genç jedilardan oluşan bir ekip gemiye sızıp voxynlerin kaynağını yok etmeyi başardı, ama bunun bedeli ağır oldu. kayıplar listesine anakin solo da dahildi.
bu benzersiz yeteneğin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili çok az bilgi vardı, ama tek bir ysalamiri içinde güçün etkili olamadığı on metre çapında bir alan yaratabilirdi. bu yaratıklar ağaçlarda yaşıyordu ve myrkr da baştan sona ormanlarla kaplıydı. bir ormandaki tüm ysalamiriler birbirlerinin güç-işlemez alanını takviye edince gezegenin büyük kısmı bir jedi şövalyesinin ilk başta kendisini bir duyusunu kaybetmiş gibi tuhaf hissedeceği, sonra da hiç bir şekilde güçü kullanamayacağı bir yer haline geliyordu.
myrkrın bir diğer yerel hayvanı da vornskr isimli dört bacaklı yırtıcıydı, ve o da avını içgüdüsel olarak güçü kullanıp bularak avlıyordu. bir teoriye göre savunmasız ysalamiriler kendilerini vornskrlardan korumak için milyonlarca yıllık evrim süreci içinde bu eşsiz yeteneklerini geliştirmişlerdi.
bazı bilimadamlarına göre de ağaca benzeyen bir ırk olan netiler(ya da ryyk) myrkrda ortaya çıkmışlardı. ood bnar adlı bir netinin en azından gençliğinde myrkrda geçirdiği ve sonra çağının önemli jedi ustalarından biri olduğu ve sith savaşında yer aldığı biliniyordu.
myrkr eski cumhuriyet yıllarında çok az resmi dikkat çektiği için kaçaklar, kaçakçılar ve diğer toplumca hoş kabul edilmeyen tipler için başlıca bir durak noktası olmuştu. ağaçlardaki yoğun metal oranı da uzaydan yapılan sensör taramalarını etkisiz hale getirdiği için kaçakçı lideri talon karrde, organizasonunun karargahını myrkrın büyük kuzey ormanının derinliklerine kurmuştu. burası gezegendeki tek önemli kasaba olan hyllyard citye üç günlük yürüme mesafesindeydi.
endor savaşından beş yıl sonra cumhuriyete karşı yarni bir dizi saldırı başlatan büyük amiral thrawn, ysalamirilerin varlığını öğrenmiş ve zaman zaman gezegene gelip bazı gizli projelerinde kullanmak üzere bu hayvanlardan toplatmaya başlamıştı.
bu günlerde karrde, luke skywalkerın hasarlı gemisini uzayda buldu ve onu myrkr üssüne getirdi. luke güç yeteneklerinin gitmesinin şoku içinde olmasına rağmen bir skipray blastboatla kaçtı ama karrdenin elemanlarından mara jade de bir gemiyle peşine takıldı ve sonunda iksis de ormana çakıldılar. tam bu sırada thrawnın yeni bir ysalamiri akını için gelmesi işleri iyice karıştırdı ve bir dizi maceradan sonra karrde ve adamları thrawnın düşmanlığını kazandıkları için apar topar üssü toplayıp gezegeni terketmek zorunda kaldılar.
myrkr endordan yaklaşık 22 yıl sonra yuuzhan vong kuvvetleri tarafından istila edildi. vonglar galaksiye giren en büyük koloni gemileri olan ve artık hareket edmeyecek kadar yaşlanmış olan 120 kilometrelik baanu rassı da gezegenin yörüngesine getirdiler. vongların myrkrdaki yerel hayatı keşfetmeleri uzun sürmedi ve bir yıl içinde koloni gemisindeki genetik laboratuvarlarını kullanarak vornskrlardan jedi avlamak için melez, saldırgan bir ırk yarattılar. genç jedilardan oluşan bir ekip gemiye sızıp voxynlerin kaynağını yok etmeyi başardı, ama bunun bedeli ağır oldu. kayıplar listesine anakin solo da dahildi.
isyancı birlikleriyle başarılar kazanan kaçakçı han solo karanlık geçmişinden kurtulmakta zorluk çekmektedir. yavin ve endor’un savaşları sırasında birbirine takip eden yıllarda, ord mantell’de bir kelle avcısıyla karşılaşması dahil olmak üzere pek çok iş yapmıştır.
ticari güçler modern bir cumhuriyetin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gezegenler dolusu ham madde tükettikçe arkalarında pek çok çöplük ve artık deposu gezegen bıraktılar. dış halkada bulunan raxus prime gezegeni de endüstri tarafından sonsuza dek zehirlenmiş bu gezegenlere iyi bir örnekti.
raxus primeın yüzeyi baştan sona nesiller boyu üst üste yığılmış ve sonunda doğal dağlara rakip olacak kadar yükselmiş çöp yığınlarıyla kaplıydı. bu gezegen cumhuriyetin son dönemlerinde artık pek çok mega-şirketin artık deposu olarak kullanılıyordu. fakat eski bir sözü haklı çıkarırcasına, bir adamın çöpü bir diğerinin hazinesiydi: pek çok irili ufaklı kuruluş gezegen yüzeyindeki hurdalıklarda kazı yapmaya geliyor ve hala işe yarayabilecek ne varsa toplayıp götürüyorlardı.
çok eski büyük uzay gemilerinin delik deşik olmuş, içleri boşaltılmış ve çürüyen gövdeleri daha yeni çöp yğınlarının içinden anıt gibi göğe doğru yükseliyor ve arazinin ürkütücü endüstriyel mezarlık havasına renk katıyordu. toksik maddlerle dolu çamur yığınları, gezeggenin mahvolmuş ekosistemini galaksideki en tehlikelilerinden biri haline getirmişti. atmosfer sıcak ve zehirliydi, sisler ve gaz bulutlar görüşü kısıtlıyordu. fakat tüm bu pisliğin altında, bir zamanlar bu gezegeni kolonileştirmeye çalışmış bilinmeyen bir uygarlığın boşa giden çabalarının izleri vardı.
galaksinin başta gelen gemi üreticilerinden biri olan sienar gezegende bir kaç rafineri ve yeniden kazanma fabrikası işletiyordu ve bunlar da atmosfere zehirli gazlar püskürtmeyi sürdürüyordu. tüm bunlara rağmen bazı hurdacı grupları bu gezegeni evleri olarak görüp burada yaşamayı sürdürüyorlardı. bunlar arasında bilinmeyen bir zamanda buraya getirilip bırakılmış jawa klanı meeknu da vardı. jedi düzenini terkettikten birkaç yıl sonra kont dooku bu uzak dış halka gezegeninde aniden ortaya çıkarak bir haberleşme istasyonu yardımıyla ayrılık yanlısı ilk aktiviteleri başlattı. klon savaşları başladığında gezegende, hurdalık alanları arasında gizli bir konfederasyon üssü vardı. geonosisten kaçan on yaşındaki boba fett de bir dizi maceranın ardından buraya ulaştı ve onu kont dooku karşıladı. dooku buraya savaşın bir sonraki safhasını planlamak için gelmişti. bu da cumhuriyetin gezegene bir klon asker birliği göndermesi ve çöplüklerin arasında önemli bir savaşın meydana gelmesiyle sonuçlandı.
raxus primeın yüzeyi baştan sona nesiller boyu üst üste yığılmış ve sonunda doğal dağlara rakip olacak kadar yükselmiş çöp yığınlarıyla kaplıydı. bu gezegen cumhuriyetin son dönemlerinde artık pek çok mega-şirketin artık deposu olarak kullanılıyordu. fakat eski bir sözü haklı çıkarırcasına, bir adamın çöpü bir diğerinin hazinesiydi: pek çok irili ufaklı kuruluş gezegen yüzeyindeki hurdalıklarda kazı yapmaya geliyor ve hala işe yarayabilecek ne varsa toplayıp götürüyorlardı.
çok eski büyük uzay gemilerinin delik deşik olmuş, içleri boşaltılmış ve çürüyen gövdeleri daha yeni çöp yğınlarının içinden anıt gibi göğe doğru yükseliyor ve arazinin ürkütücü endüstriyel mezarlık havasına renk katıyordu. toksik maddlerle dolu çamur yığınları, gezeggenin mahvolmuş ekosistemini galaksideki en tehlikelilerinden biri haline getirmişti. atmosfer sıcak ve zehirliydi, sisler ve gaz bulutlar görüşü kısıtlıyordu. fakat tüm bu pisliğin altında, bir zamanlar bu gezegeni kolonileştirmeye çalışmış bilinmeyen bir uygarlığın boşa giden çabalarının izleri vardı.
galaksinin başta gelen gemi üreticilerinden biri olan sienar gezegende bir kaç rafineri ve yeniden kazanma fabrikası işletiyordu ve bunlar da atmosfere zehirli gazlar püskürtmeyi sürdürüyordu. tüm bunlara rağmen bazı hurdacı grupları bu gezegeni evleri olarak görüp burada yaşamayı sürdürüyorlardı. bunlar arasında bilinmeyen bir zamanda buraya getirilip bırakılmış jawa klanı meeknu da vardı. jedi düzenini terkettikten birkaç yıl sonra kont dooku bu uzak dış halka gezegeninde aniden ortaya çıkarak bir haberleşme istasyonu yardımıyla ayrılık yanlısı ilk aktiviteleri başlattı. klon savaşları başladığında gezegende, hurdalık alanları arasında gizli bir konfederasyon üssü vardı. geonosisten kaçan on yaşındaki boba fett de bir dizi maceranın ardından buraya ulaştı ve onu kont dooku karşıladı. dooku buraya savaşın bir sonraki safhasını planlamak için gelmişti. bu da cumhuriyetin gezegene bir klon asker birliği göndermesi ve çöplüklerin arasında önemli bir savaşın meydana gelmesiyle sonuçlandı.
halktan sıradan bir kişinin holowan mechanicals-dost canlısı teknoloji insanları hakkında yapacağı daha kapsamlı bir araştırma sonuç olarak sadece sıkıcı şirket bilgileri ve ne olduğu belirsiz bir dizi ürünün listesini veriyordu. oysa ki bunun ardında yatan sır çok daha şok ediciydi.
holowan, imparatorluk tarafından bütçesi karşılanan gizli ig serisi üstün katil robotların geliştirilmesini sağlamak için kurulmuş bir paravan şirketten başka bir şey değildi.
bu deneyler de ig serisi droidler kontrolden çıkıp tüm yaratıcılarını yok edip kaçtıklarında felaketle sonuçlandı ve holowan firması esrarengiz bir şekilde kayıplara karıştı.
holowan, imparatorluk tarafından bütçesi karşılanan gizli ig serisi üstün katil robotların geliştirilmesini sağlamak için kurulmuş bir paravan şirketten başka bir şey değildi.
bu deneyler de ig serisi droidler kontrolden çıkıp tüm yaratıcılarını yok edip kaçtıklarında felaketle sonuçlandı ve holowan firması esrarengiz bir şekilde kayıplara karıştı.
gallofree yards, inc. kalabalık nakliye gemisi ve şilep marketlerinde yarışmaya çalışan nispeten ufak çapta bir gemicilik şirketiydi.
projelerini sürekli yenilemelerine, gemilerinin genel olarak basit ama kullanışlı olmasına ve yenilikçi pazarlama tekniklerine rağmen şirket nadiren dişe dokunur bir gelir elde edebildi.
sonunda gallofree yavin savaşından önce iflas etti ve ellerinde kalan orta boy nakliye gemilerinin büyük kısmı çok ucuz fiyata asi ittifakının eline geçtiler. bu gemiler asiler için hayati bir rol oynadı ve yıllarca oradan oraya gizlice personel ve malzeme nakledip imparatorluk filosundan saklanmaya çalışan ittifak taşıma filolarının belkemiğini oluşturdular.
projelerini sürekli yenilemelerine, gemilerinin genel olarak basit ama kullanışlı olmasına ve yenilikçi pazarlama tekniklerine rağmen şirket nadiren dişe dokunur bir gelir elde edebildi.
sonunda gallofree yavin savaşından önce iflas etti ve ellerinde kalan orta boy nakliye gemilerinin büyük kısmı çok ucuz fiyata asi ittifakının eline geçtiler. bu gemiler asiler için hayati bir rol oynadı ve yıllarca oradan oraya gizlice personel ve malzeme nakledip imparatorluk filosundan saklanmaya çalışan ittifak taşıma filolarının belkemiğini oluşturdular.
exgal topluluğu bilinen galaksi dışında hayat izleri araştıran düşük bütçeli, bağımsız bir bilimsel organizasyondu.
grubun galaksinin sınırlarında çeşitli gezegenlerde bulundurduğu istasyonlarda güçlü sensörler sürekli olarak dış uzayı sinyaller veya yabancı cisimler için tarıyorlardı. amaçları galaksi dışındaki hayat formlarını ilk keşfeden grup olmaktı.
grubun galaksinin sınırlarında çeşitli gezegenlerde bulundurduğu istasyonlarda güçlü sensörler sürekli olarak dış uzayı sinyaller veya yabancı cisimler için tarıyorlardı. amaçları galaksi dışındaki hayat formlarını ilk keşfeden grup olmaktı.
coruscant muhafızları, giydikleri siyah ve kırmızı zırhla kolayca diğer askeri birimlerden ayırt edilebiliyorlardı. elit bir stormtrooper tümeni olan bu muhafızlar, imparatorluk yıllarında coruscantın özellikle imparatorluk şehri olarak bilinen bölgesinde önemli bir polis ve anti-terör örgütü olarak çalışıyorlardı.
genellikle şehrin zengin ve önemli üst seviyelerinde devriye gezseler de gerektiğinde suçlular ve sorun çıkaranlarla uğraşmak için coruscantın karanlık ve tehlikeli alt katlarına inmekten de çekinmiyorlardı.
palpatine imparatorluk senatosunu nihayet feshettiğinde ayrıca askeri yönetim de ilan etti. bu yeni kanunlar sayesinde coruscant muhafızları çok geniş yetkilere kavuştu. istedikleri zaman istedikleri evleri ve binaları arayabiliyorlar ve işleri doğrultusunda gerekli gördükleri herkesi tutuklayabiliyorlardı. imparatorluk merkezinin korunması herşeyden önce geliyordu. bu bölgedeki asi aktiviteleri de onların sorumluluğundaydı ve sık sık rapor edilen asi casuslarının peşine düşüyorlardı. gerekirse görevlerini yerine getirmek için diplomatik dokunulmazlığı olan binalara girme yetkileri bile vardı.
coruscant muhafızlarının vücut zırhı esnek ve dayanıklıydı. tüm suratlarını örten kaskları savaş sensörleri güvenli hatlara sahip commlink ler ve oksijen maskeleri içeriyordu. muhafızlar vibro silahlar, blaster tüfekleri ve bayıltıcı silahlar taşıyorlardı.
genellikle şehrin zengin ve önemli üst seviyelerinde devriye gezseler de gerektiğinde suçlular ve sorun çıkaranlarla uğraşmak için coruscantın karanlık ve tehlikeli alt katlarına inmekten de çekinmiyorlardı.
palpatine imparatorluk senatosunu nihayet feshettiğinde ayrıca askeri yönetim de ilan etti. bu yeni kanunlar sayesinde coruscant muhafızları çok geniş yetkilere kavuştu. istedikleri zaman istedikleri evleri ve binaları arayabiliyorlar ve işleri doğrultusunda gerekli gördükleri herkesi tutuklayabiliyorlardı. imparatorluk merkezinin korunması herşeyden önce geliyordu. bu bölgedeki asi aktiviteleri de onların sorumluluğundaydı ve sık sık rapor edilen asi casuslarının peşine düşüyorlardı. gerekirse görevlerini yerine getirmek için diplomatik dokunulmazlığı olan binalara girme yetkileri bile vardı.
coruscant muhafızlarının vücut zırhı esnek ve dayanıklıydı. tüm suratlarını örten kaskları savaş sensörleri güvenli hatlara sahip commlink ler ve oksijen maskeleri içeriyordu. muhafızlar vibro silahlar, blaster tüfekleri ve bayıltıcı silahlar taşıyorlardı.
hızlı, ağır silahlı, dayanıklı ve kolaylıkla modifike edilebilir gemileriyle meşhur corellian engineerin corporation(cec) galaksinin en büyük üç yıldız gemisi üreticilerinden biriydi(diğer ikisi kuat drive yards ve sienar fleet systems).
fakat en büyük gelirlerini imparatorluk askeri kontratlarına borçlu olan kdy ve sfsın aksine cec başarısını büyük ölçüde sivil satışlarla elde etme ayrıcalığını taşıyordu.
cecın başarısı kısmen coğrafyaya bağlanabilir- galaksinin en iyi gemi mühendisleri genelliklecorellia sektörü gezegenlerinden çıkıyordu. bu yüzden cec yetenekli mühendis ve teknisyen bulmakta hiç zorluk çekmemişti. şirketin yt veyv serisi hafif yük gemileri ile action serisi orta boy kargo gemileri belki de galaksinin gördüğü en başarılı sivil dizaynlardı. cecın az sayıdaki askeri dizaynı arasında corellia gunship ile meşhur corellia korveti de yer alıyordu ve bu iki gemiden de yıllardır çok büyük sayılarda üretilmiş ve onları imparatorluktan yeni cumhuriyete kadar pek çok silahlı kuvvet kullanmıştı.
fakat en büyük gelirlerini imparatorluk askeri kontratlarına borçlu olan kdy ve sfsın aksine cec başarısını büyük ölçüde sivil satışlarla elde etme ayrıcalığını taşıyordu.
cecın başarısı kısmen coğrafyaya bağlanabilir- galaksinin en iyi gemi mühendisleri genelliklecorellia sektörü gezegenlerinden çıkıyordu. bu yüzden cec yetenekli mühendis ve teknisyen bulmakta hiç zorluk çekmemişti. şirketin yt veyv serisi hafif yük gemileri ile action serisi orta boy kargo gemileri belki de galaksinin gördüğü en başarılı sivil dizaynlardı. cecın az sayıdaki askeri dizaynı arasında corellia gunship ile meşhur corellia korveti de yer alıyordu ve bu iki gemiden de yıllardır çok büyük sayılarda üretilmiş ve onları imparatorluktan yeni cumhuriyete kadar pek çok silahlı kuvvet kullanmıştı.
core galaxy systems eski cumhuriyetin meşhur kurucu şirketlerinden biriydi. alderaan royal engineers ve rendili stardrive gibi bu gemicilik şirketinin tarihi de 20.000 yıldan uzun bir süre öncesine dek uzanıyordu.
şirket ilk bin yıllarda keşif ve ticaret amaçlı pek çok gemi geliştirip hiperuzay yolculuğu ve uzay gemisi gelişiminde önemli adımlar atılmasına yardımcı olduktan sonra cumhuriyet donanmasının başlıca üreticilerinden biri haline geldi.
yavin savaşından beşyüz yıl öncesine gelindiğinde ise şirket büyük bir krize girmiş durumdaydı ve eski gücünden iz kalmamıştı. şirket sonunda kuat drive yards tarafından satın alındı ve core galaxy systems ismi de tarihe karıştı.
şirket ilk bin yıllarda keşif ve ticaret amaçlı pek çok gemi geliştirip hiperuzay yolculuğu ve uzay gemisi gelişiminde önemli adımlar atılmasına yardımcı olduktan sonra cumhuriyet donanmasının başlıca üreticilerinden biri haline geldi.
yavin savaşından beşyüz yıl öncesine gelindiğinde ise şirket büyük bir krize girmiş durumdaydı ve eski gücünden iz kalmamıştı. şirket sonunda kuat drive yards tarafından satın alındı ve core galaxy systems ismi de tarihe karıştı.
yeni düzenin korunması komisyonu, ya da kısaca compnor olarak bilinen kurum, belki de imparatorluk dönminde yeni yönetimin en etkili ve halk tarafından en iyi bilinen yüzüydü.
ilk başta yeni düzeni eski cumhuriyetin son günlerindeki kaosun yerini alacak bir fırsat olarak gören bir grup idealist gençten ibaret olan komisyon, giderek populist bir hareket kılığındaki güçlü bir politik alete dönüştü. compnor artık yeni düzenin ilkelerini tüm galaktik yurttaşlara empoze etmekle görevli bir kuruluş olup çıkmıştı. galaksinin gençlerinin beyinlerini imparatorluğun görkemi ve getirdiği olağanüstü ayrıcalıkların hayalleriyle yıkarken eski cumhuriyeti zayıf, yok olmayı haketmiş ve modası geçmiş bir fosil olarak gösteriyordu. devasa imparatorluk bürokrasisinin işlemesini kontrol ederken compnor ayrıca sanat, bilim, ticaret ve eğitim gibi konularla da ilgileniyor ve daima yeni düzenin ihtiyaçlarının ve öneminin ön planda kalmasını sağlıyordu.
compnorun belki de en etkili ve korkulan kolu imparatorluk güvenlik bürosu (isb)ydu. bu örgüt hem imparatorluk askeri istihbarat servislerine rakip olması için, hem de imparatorun sürüp giden politik olaylarla ilgili bilgi almasını kolaylaştırmak için kurulmuştu. isb kendisini toplum içinde görünür kılmaya çok özen gösteriyor ve bir istihbarat örgütünden çok polis teşkiltı gibi çalışıyordu. tipik bir isb ajanı hedeflerine ulaşmak için bağlı olduğu örgütün yarattığı korkudan sonuna dek faydalanırdı.
isbnin de kendi içinde alt divizyonları vardı; gözetleme, araştırma ve iç işleri gibi. galaktik iç savaşın zirvesine çıktığı yıllarda isbnin en önemli görevlerinden biri de asilerle bağlantısı olduğundan şüphelenilen şahısları belirlemek, hareketlerini izlemek ve tutuklamak oldu. isb ajanları yalnız, gruplar halinde ve hatta gerekirse askeri destek çağırarak da çalışabiliyorlardı. isb ajanlarının ayrıca gerekirse işlerini bir an önce halletmeleri için ödül avcıları ya da paralı askerler kiralamaya da yetkileri vardı.
ilk başta yeni düzeni eski cumhuriyetin son günlerindeki kaosun yerini alacak bir fırsat olarak gören bir grup idealist gençten ibaret olan komisyon, giderek populist bir hareket kılığındaki güçlü bir politik alete dönüştü. compnor artık yeni düzenin ilkelerini tüm galaktik yurttaşlara empoze etmekle görevli bir kuruluş olup çıkmıştı. galaksinin gençlerinin beyinlerini imparatorluğun görkemi ve getirdiği olağanüstü ayrıcalıkların hayalleriyle yıkarken eski cumhuriyeti zayıf, yok olmayı haketmiş ve modası geçmiş bir fosil olarak gösteriyordu. devasa imparatorluk bürokrasisinin işlemesini kontrol ederken compnor ayrıca sanat, bilim, ticaret ve eğitim gibi konularla da ilgileniyor ve daima yeni düzenin ihtiyaçlarının ve öneminin ön planda kalmasını sağlıyordu.
compnorun belki de en etkili ve korkulan kolu imparatorluk güvenlik bürosu (isb)ydu. bu örgüt hem imparatorluk askeri istihbarat servislerine rakip olması için, hem de imparatorun sürüp giden politik olaylarla ilgili bilgi almasını kolaylaştırmak için kurulmuştu. isb kendisini toplum içinde görünür kılmaya çok özen gösteriyor ve bir istihbarat örgütünden çok polis teşkiltı gibi çalışıyordu. tipik bir isb ajanı hedeflerine ulaşmak için bağlı olduğu örgütün yarattığı korkudan sonuna dek faydalanırdı.
isbnin de kendi içinde alt divizyonları vardı; gözetleme, araştırma ve iç işleri gibi. galaktik iç savaşın zirvesine çıktığı yıllarda isbnin en önemli görevlerinden biri de asilerle bağlantısı olduğundan şüphelenilen şahısları belirlemek, hareketlerini izlemek ve tutuklamak oldu. isb ajanları yalnız, gruplar halinde ve hatta gerekirse askeri destek çağırarak da çalışabiliyorlardı. isb ajanlarının ayrıca gerekirse işlerini bir an önce halletmeleri için ödül avcıları ya da paralı askerler kiralamaya da yetkileri vardı.
endor savaşından sonra kendi aralarında bir dizi anlaşma yaparak savunma amaçlı bir federasyon oluşturan bir grup gezegene verilen isim.
buzlarla kaplı kerensik gezegeni de bu federasyonun üyelerinden biriydi. topluluk endordan altı yıl sonra kendisini yeniden hayata dönen imparator palpatinein tehdidiyle karşı karşıya buldu.
buzlarla kaplı kerensik gezegeni de bu federasyonun üyelerinden biriydi. topluluk endordan altı yıl sonra kendisini yeniden hayata dönen imparator palpatinein tehdidiyle karşı karşıya buldu.
esrarengiz, dini bir grup olan bomarr rahipleri yüzlerce yıl önce dinlerini sürdürmek amacıyla tatooinee gelip burada ıssız bucaksız çöllerin ortasında etrafından tamamen izole edilmiş büyük bir tapınak inşa ettiler.
bundaki amaçları fiziksel tüm ihtiyaçları ve dikkat dağıtıcı etkenlerden mümkün olduğunca uzaklaşıp zihinlerini evren üzerinde yoğunlaştırabilmekti.
dinlerinin merkezinde de bu yatıyordu. rahipler birbirleriyle nadiren konuşurlardı, hatta konferanslar bile sadece bir kaç kelime ve deyime indirgenmişti. kendisini iyice adayan bir rahip sonunda öyle bir aşamaya geliyordu ki oturduğu yerden kımıldama ihtiyacını bile nadiren hissediyordu.
bu aydınlanmanın nihai aşamasına gelen rahipler, beyinlerini daha düşük seviyedeki öğrencilerin yürüttüğü cerrahi bir operasyonla vücutlarından çıkartıp fiziksel hislerden tamamen uzaklaşıyorlardı. beyin bundan sonra besleyici ve koruyucu sıvılarla dolu bir cam bölmeye yerleştiriliyordu. bundan sonra da evrenin sonsuzluğu hakkında sürekli düşünebilecek hale geliyordu. kendileri için pek bir ihtiyaçları kalmıyordu, fakat acemilere yol göstermek gibi işleri yapmaları gerektiği zamanlar, beyinlerinin bulunduğu kavanoz örümceğe benzeyen bir droid vücuduna yerleştiriliyor ve bomarr rahibi bu sayede yürüyüp iletişimde bulunabiliyorlardı. tüm bu dinin nasıl başladığı, bu rahiplerin nereden geldikleri ve haklarında pek çok şey bir sır olarak kalmıştır.
bomarr rahiplerinin sarayı önce alkhara adında bir haydut tarafından istila edildi. rahipler buna ses çıkarmadılar ve hiç birşey olmamış gibi devam ettiler. fakat daha sonra kötü şöhretli jabba the hutt gelip de binayı sarayı olarak kullanmaya başlayınca bomarrlar sessizce dev yapının alt seviyelerindeki depolara, gizli tüneller ve bölmelere çekildiler ve çok nadiren ortalıkta görüldüler. jabbanın ölümünden sonra yavaş yavaş tekrar binanın etrafına yayıldılar, ve dinlerini sürdürdüler.
bundaki amaçları fiziksel tüm ihtiyaçları ve dikkat dağıtıcı etkenlerden mümkün olduğunca uzaklaşıp zihinlerini evren üzerinde yoğunlaştırabilmekti.
dinlerinin merkezinde de bu yatıyordu. rahipler birbirleriyle nadiren konuşurlardı, hatta konferanslar bile sadece bir kaç kelime ve deyime indirgenmişti. kendisini iyice adayan bir rahip sonunda öyle bir aşamaya geliyordu ki oturduğu yerden kımıldama ihtiyacını bile nadiren hissediyordu.
bu aydınlanmanın nihai aşamasına gelen rahipler, beyinlerini daha düşük seviyedeki öğrencilerin yürüttüğü cerrahi bir operasyonla vücutlarından çıkartıp fiziksel hislerden tamamen uzaklaşıyorlardı. beyin bundan sonra besleyici ve koruyucu sıvılarla dolu bir cam bölmeye yerleştiriliyordu. bundan sonra da evrenin sonsuzluğu hakkında sürekli düşünebilecek hale geliyordu. kendileri için pek bir ihtiyaçları kalmıyordu, fakat acemilere yol göstermek gibi işleri yapmaları gerektiği zamanlar, beyinlerinin bulunduğu kavanoz örümceğe benzeyen bir droid vücuduna yerleştiriliyor ve bomarr rahibi bu sayede yürüyüp iletişimde bulunabiliyorlardı. tüm bu dinin nasıl başladığı, bu rahiplerin nereden geldikleri ve haklarında pek çok şey bir sır olarak kalmıştır.
bomarr rahiplerinin sarayı önce alkhara adında bir haydut tarafından istila edildi. rahipler buna ses çıkarmadılar ve hiç birşey olmamış gibi devam ettiler. fakat daha sonra kötü şöhretli jabba the hutt gelip de binayı sarayı olarak kullanmaya başlayınca bomarrlar sessizce dev yapının alt seviyelerindeki depolara, gizli tüneller ve bölmelere çekildiler ve çok nadiren ortalıkta görüldüler. jabbanın ölümünden sonra yavaş yavaş tekrar binanın etrafına yayıldılar, ve dinlerini sürdürdüler.
black sun, binlerce yıldır var olan ve etkisi ve gücü giderek artan galaksi çapında devasa bir suç organizasyonuydu. blacks sun bu kadar büyük ve karmaşık bir organizasyon olmasına rağmen daima gizliliğini korumayı başarmış ve eski cumhuriyet ile imparatorluğun gölgelerinde var olmuştu.
bu hükümetlerin gücünün eriştiği her yere ve her şeye black sun da bir gölge hükümet gibi erişebiliyordu. yeraltı dünyasından olmayan çok az kişi black sun adını bile işitmişti. organizasyonun pek çok endüstriyel kuruluş, hükümet ve suç örgütlerine sızmış casusları, çifte ajanları ve sabotörleri vardı. galaktik iç savaş döneminde, galaksinin kaosa sürüklendiği ve imparatorluğun gücünün en çok hissedildiği günlerde black sun da prens xizorun liderliğinde altın çağını yaşadı. asi ittifakı ve imparatorluk içine sızmış çalışanları da vardı.
black sun akla gelecek her türlü kirli işte faaliyet gösteriyordu ve pek çok görünüşte korkulan ama aslında daha ufak organizasyona da hükmediyordu. kumar, silah kaçakçılığı, kaçakçılık, politik yozlaştırmalar, cinayet, rüşvet, köle tüccarlığı, spice kaçakçılığı, isyanları ve devrimleri destekleme.... black sunın faaliyetleri saymakla bitmezdi. ve dış halkadan galaktik merkeze, corporate sectorden vahşi uzayın sınırlarına dek pek çok bölgede üsleri vardı. huttlar bile black sunın gölgesinde kalmışlardı.
black sun suç örgütü bir büyük lider, ve sadece ona rapor veren ve kendileri de büyük çaplı birer suç lordu olan 9 vigo denilen ast tarafından yönetiliyordu, ve bu güç piramidinden aşağı doğru inildikçe daha pek çok bölüm lideri bulunuyordu. black sunın hayatta kalma anahtarı gizlilikti-çoğu zaman çalışanlar kimin için çalıştıklarını bile bilmiyorlar, biraz yetki sahibi olan bölüm patronları da diğer meslektaşlaeınının yerleri ya da faaliyetleri hakkında bilinçli larak gölgede bırakılıyorlardı.
palpatinein yüce başkan olmasından kısa bir süre önce black sun en büyük krizlerinden birini yaşamıştı. darth sidious örgütü gelecekteki planlarına bir engel olarak görüyordu ve black sunın tam olarak yok edilmese bile şimdilik kaos içine sürüklenmesini istiyordu. bu işle öğrencisi darth maulu görevlendirdi. takip eden olaylar tanık neredeyse hiç kalmadığı için gölgede kaldı, fakat bilinen şey, darth maulun ralltiirdeki black sun genel karargahından ayrıldığında arkasında hem black sun lordu olan lexi, hem 9 vigonun tamamını, hem de yüzlerce black sun çalışanını ve askerini ölü olarak bıraktığıydı.
bu güç boşluğuna prens xizor girdi ve örgütü adeta yeniden yarattı. fakat o öldükten sonra, endor savaşını takip eden yıllarda black sun çeşitli grup ve kişilerin girişimlerine rağmen tam olarak diriltilemedi ve eski halinin bir gölgesi olarak kaldı. fakat endordan 7 yıl kadar sonra örgütün başına geçen esrarengiz bir kişilik olan yull acib, bir takım komplolarla galaksideki gidişat üzerinde önemli fakat karanlıkta kalmış bir rol oynadı.
endordan 20 yıl sonra ise örgüt bu sefer bir başka patron ve kimlik altında tekrar su üstüne çıktı ve bu sefer tamamen yok edildi. ya da öyle sanılıyordu.
bu hükümetlerin gücünün eriştiği her yere ve her şeye black sun da bir gölge hükümet gibi erişebiliyordu. yeraltı dünyasından olmayan çok az kişi black sun adını bile işitmişti. organizasyonun pek çok endüstriyel kuruluş, hükümet ve suç örgütlerine sızmış casusları, çifte ajanları ve sabotörleri vardı. galaktik iç savaş döneminde, galaksinin kaosa sürüklendiği ve imparatorluğun gücünün en çok hissedildiği günlerde black sun da prens xizorun liderliğinde altın çağını yaşadı. asi ittifakı ve imparatorluk içine sızmış çalışanları da vardı.
black sun akla gelecek her türlü kirli işte faaliyet gösteriyordu ve pek çok görünüşte korkulan ama aslında daha ufak organizasyona da hükmediyordu. kumar, silah kaçakçılığı, kaçakçılık, politik yozlaştırmalar, cinayet, rüşvet, köle tüccarlığı, spice kaçakçılığı, isyanları ve devrimleri destekleme.... black sunın faaliyetleri saymakla bitmezdi. ve dış halkadan galaktik merkeze, corporate sectorden vahşi uzayın sınırlarına dek pek çok bölgede üsleri vardı. huttlar bile black sunın gölgesinde kalmışlardı.
black sun suç örgütü bir büyük lider, ve sadece ona rapor veren ve kendileri de büyük çaplı birer suç lordu olan 9 vigo denilen ast tarafından yönetiliyordu, ve bu güç piramidinden aşağı doğru inildikçe daha pek çok bölüm lideri bulunuyordu. black sunın hayatta kalma anahtarı gizlilikti-çoğu zaman çalışanlar kimin için çalıştıklarını bile bilmiyorlar, biraz yetki sahibi olan bölüm patronları da diğer meslektaşlaeınının yerleri ya da faaliyetleri hakkında bilinçli larak gölgede bırakılıyorlardı.
palpatinein yüce başkan olmasından kısa bir süre önce black sun en büyük krizlerinden birini yaşamıştı. darth sidious örgütü gelecekteki planlarına bir engel olarak görüyordu ve black sunın tam olarak yok edilmese bile şimdilik kaos içine sürüklenmesini istiyordu. bu işle öğrencisi darth maulu görevlendirdi. takip eden olaylar tanık neredeyse hiç kalmadığı için gölgede kaldı, fakat bilinen şey, darth maulun ralltiirdeki black sun genel karargahından ayrıldığında arkasında hem black sun lordu olan lexi, hem 9 vigonun tamamını, hem de yüzlerce black sun çalışanını ve askerini ölü olarak bıraktığıydı.
bu güç boşluğuna prens xizor girdi ve örgütü adeta yeniden yarattı. fakat o öldükten sonra, endor savaşını takip eden yıllarda black sun çeşitli grup ve kişilerin girişimlerine rağmen tam olarak diriltilemedi ve eski halinin bir gölgesi olarak kaldı. fakat endordan 7 yıl kadar sonra örgütün başına geçen esrarengiz bir kişilik olan yull acib, bir takım komplolarla galaksideki gidişat üzerinde önemli fakat karanlıkta kalmış bir rol oynadı.
endordan 20 yıl sonra ise örgüt bu sefer bir başka patron ve kimlik altında tekrar su üstüne çıktı ve bu sefer tamamen yok edildi. ya da öyle sanılıyordu.
galaktik merkezin sınırlarında bulunan balmorra çok eski çağlardan beri bir fabrika gezegeni olmuştur. balmorran arms da burada savaş droidleri üzerinde uzmanlaşmış bir kuruluştu.
imparatorluk döneminde bu tesisler sd serisi savaş droidleri üzerinde çalışıp bunları imparatorluğa satarken, bir yandan da gizlice, vakit geldiğinde imparatorluğu gezegenden atabilmelerini sağlayacak daha üstün savaş makineleri dizayn ettiler.
imparatorluk döneminde bu tesisler sd serisi savaş droidleri üzerinde çalışıp bunları imparatorluğa satarken, bir yandan da gizlice, vakit geldiğinde imparatorluğu gezegenden atabilmelerini sağlayacak daha üstün savaş makineleri dizayn ettiler.
militarist imparatorluğun yükselmesi arakyd şirketi için çok karlı oldu. politik manevralar ve şirketler arası mücadeledeki beceriklilikleri sayesinde şirket kendisini ilk imparatorluk droid siparişlerini almak için tek mantıklı tercih olacağı bir pozisyona getirdi.
bu fırsatı akıllıca değerlendirip galaksinin önde gelen askeri malzeme üreticilerinden biri olmak için çok çalıştılar. daha sonraki yıllarda ürettikleri sivil modeller de bir ölçüde kar getirmesine rağmen yıllık üretimlerinin sadece ufak bir bölümünü oluşturmayı sürdürdü.
arakydın kirli geçmişine rağmen yeni cumhuriyet imparatorluğun çöküşünden sonra şirketle çok yakın işbirliği yaptı, çünkü arakydın alt yapısı ve tecrübesine onların da ihtiyacı vardı. şirketin çok başarılı askeri droidleri arasında en ünlüleri probot serisi keşif droidleriydi.
bu fırsatı akıllıca değerlendirip galaksinin önde gelen askeri malzeme üreticilerinden biri olmak için çok çalıştılar. daha sonraki yıllarda ürettikleri sivil modeller de bir ölçüde kar getirmesine rağmen yıllık üretimlerinin sadece ufak bir bölümünü oluşturmayı sürdürdü.
arakydın kirli geçmişine rağmen yeni cumhuriyet imparatorluğun çöküşünden sonra şirketle çok yakın işbirliği yaptı, çünkü arakydın alt yapısı ve tecrübesine onların da ihtiyacı vardı. şirketin çok başarılı askeri droidleri arasında en ünlüleri probot serisi keşif droidleriydi.
alpha blue, amiral hiram drayson komutasındaki çok gizli yeni cumhuriyet istihabarat organizasyonunun kod adıydı.
mon mothma tarafından gerketiğinde diplomatik engellerin ve hükümet protokollerinin etrafından dolaşıp çalışması için yaratılan alpha bluenun varlığı resmi olarak kabul edilmiyordu. sadece yeni cumhuriyet devlet başkanı ve bir avuç yüksek rütbeli komutan bu örgütün varlığından haberdardılar.
alpha bluenun adamları bir anlamda cumhuriyetin iyi kirli adamlarıydı. fakat yaptıkları iş çok önemliydi ve örgüt pek çok varlığını haklı çıkararak faaliyette kalmayı sürdürdü. alpha blue yeni cumhuriyet liderleri için ekstra bir çift göz ve kulak olarak işlev görüyor ve ismi saklı kaynaklardan bilgi topluyordu. amiral drayson ve adamları özellikle saldırgan yevetha ırkının sebep olduğu kara filo krizi sırasında büyük yararlık gösterdiler.
mon mothma tarafından gerketiğinde diplomatik engellerin ve hükümet protokollerinin etrafından dolaşıp çalışması için yaratılan alpha bluenun varlığı resmi olarak kabul edilmiyordu. sadece yeni cumhuriyet devlet başkanı ve bir avuç yüksek rütbeli komutan bu örgütün varlığından haberdardılar.
alpha bluenun adamları bir anlamda cumhuriyetin iyi kirli adamlarıydı. fakat yaptıkları iş çok önemliydi ve örgüt pek çok varlığını haklı çıkararak faaliyette kalmayı sürdürdü. alpha blue yeni cumhuriyet liderleri için ekstra bir çift göz ve kulak olarak işlev görüyor ve ismi saklı kaynaklardan bilgi topluyordu. amiral drayson ve adamları özellikle saldırgan yevetha ırkının sebep olduğu kara filo krizi sırasında büyük yararlık gösterdiler.
bu şirket, eski cumhuriyet tarihinin büyük kısmı boyunca galaksinin önde gelen gemi üreticilerinden biri oldu. yıldız savaşçısı ve büyük savaş gemisi inşasında bazı önemli ve başarılı atılımları oldu, ama asıl uzmanlık alanı lüks yatlar ve gezi gemileri, derin uzay istasyonları ve çeşitli egzotik uzay araçlarıydı.
alderaan royal engineersın bir dönemki prestiji cumhuriyetin son dönemlerinde kuat drive yards ve sienar gibi daha agresif firmaların ön plana çıkmaya başlamalarıyla gerilemeye başladı.
şirket ayrıca asi ittifakında daha aktif bir rol almaya hazırlanan alderaan kraliyet evinin gizli yeniden silahlanma programının üyelerinden biriydi, fakat alderaanın yok edilmesinden kısa bir süre sonra firma kapandı.
alderaan royal engineersın bir dönemki prestiji cumhuriyetin son dönemlerinde kuat drive yards ve sienar gibi daha agresif firmaların ön plana çıkmaya başlamalarıyla gerilemeye başladı.
şirket ayrıca asi ittifakında daha aktif bir rol almaya hazırlanan alderaan kraliyet evinin gizli yeniden silahlanma programının üyelerinden biriydi, fakat alderaanın yok edilmesinden kısa bir süre sonra firma kapandı.
eskiden industrial automatonun bir bölümü olan accutronics şirketi, çocuklu ailelerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik droid üretimi ve pazarlamada öncülerden biriydi.
halkı, makineleri sevgi dolu bakıcılar ve dostlar olarak görmeye ikna etmedeki olağanüstü başarıları sayesinde şirket iaun gölgesinden kurtuldu ve galakside kendi alanında lider üretici olmayı becerdi.
accutronicsin şirket yönetim merkezi dış halkanın en önemli gezegenlerinden eriadudaydı ve şubeleri de galakside geniş bir alana yayılmıştı. en başarılı ürünleri arasında model e droidleri ve tdl dadı droidleri bulunuyordu.
halkı, makineleri sevgi dolu bakıcılar ve dostlar olarak görmeye ikna etmedeki olağanüstü başarıları sayesinde şirket iaun gölgesinden kurtuldu ve galakside kendi alanında lider üretici olmayı becerdi.
accutronicsin şirket yönetim merkezi dış halkanın en önemli gezegenlerinden eriadudaydı ve şubeleri de galakside geniş bir alana yayılmıştı. en başarılı ürünleri arasında model e droidleri ve tdl dadı droidleri bulunuyordu.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?