confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442115

ysanne isard

angelus
ona ’’buzkalp’’ adını takmışlardı, çünkü nadir rastlanacak bir acımasızlığa sahipti. bir gözü buz gibi mavi, diğer ise yanıyormuş gibi kırmızı renkteydi.

ysanne’ın babası olan armand isard, yüce başkan palpatine’in iktidardaki ilk yılları sırasında cumhuriyet haberalma servisi’nin direktörü olmuştu. klon savaşları’ndan sonra isard’ın departmanı imparatorluk istihabaratı olarak yeniden şekillendi ve direktör armand isard, genç kızı ysanne’ı bir saha operatörü olarak kariyer yapması için eğitmeye başladı. imparator’un yeni düzen’inin karşıtları her geçen gün artıyordu ve hainlerin açığa çıkarılıp ortadan kaldırılmaları gerekliydi. böylelikle isard ailesi imparatorluk altında, cumhuriyet dönemindekinden çok daha fazla güç ve etkiye sahip oldular.

ysanne örnek alınacak bir saha ajanı olarak yetişti ve görevlerinde asla babasının yüksek pozisyonundan faydalanmaya kalkmadı. fakat isard damarlarında nesillerdir dolaşan hırs ona da miras kalmıştı. imparatorluk istihabaratı içinde kendi ittifaklarını oluşturdu ve zamanla babasının arkasından yükselme planları yapmaya başladı.

yavin savaşı’ndan kısa bir süre önce asi casusları ölüm yıldızı’nın despayre’deki inşa yerinin koordinatlarını içeren bir paket data kartını çaldılar. armand isard kızını darknell’e, bunları asi ittifakı’nın transfer ajanlarından geri almaya gönderdi. gezegene indikten sonra ysanne corsec subayı hal horn’la karşılaştı ve onu görevinde kendisine yardım etmeye zorladı. fakat sonunda ölüm yıldızı’nın varlığını kanıtlayan bu bilgileri geri alma görevinde başarısız oldu.

coruscant’a dönüşünde armand kızına başarısızlığından dolayı idam edilmeyeceğini söyledi. minnettarlık göstereceği yerde ysanne hazırladığı tuzağı açığa çıkardı. imparator’un kraliyet muhafızları’ndan ikisinin eşliğinde armand’ın ofisine girdi ve babasını bilgilerin asilerin eline geçmesine izin vererek imparatorluğa ihanet etmekle ve kendisini de geri dönemeyeceğini bildiği bir göreve göndermekle suçladı. armand, kızının kendisini bu kadar başarılı bir şekilde tuzağa düşürmüş olmasından dolayı tuhaf bir şekilde gurur duydu, imparator’un kendisini bir saat içinde idam edeceğini bildiği halde.

artık imparatorluk askeri istihabaratı’nın lideri olan ysanne, örgütünün işe yararlılığını önemli olan tek kişiye, imparator’a kanıtlamak için çalıştı. onun karma bir gizli hapishane ve beyin yıkama tesisi kurma fikrinden etkilenen palpatine, ysanne’a kuat’taki tersanelerden yeni çıkan süper yıldız destroyeri lusankya’yı verdi. bu gemi vader’ın fondor’da yapılan executor’ının bir ikiziydi. ysanne gemiyi lusankya olarak tekrar isimlendirdi ve palpatine’in korkunç zihin bulandırma güçlerinin yardımıyla imparatorluk mühendisleri devasa gemiyi coruscant yüzeyinin altına gömüp üstünü de tekrar binalarla örttüler. asiler’in yavin üssü’nü tahliyesi sırasında öldüğü sanılan general jan dodonna, lusankya’ya gönderilen ilk esir oldu.

palpatine’in endor’da öldüğü haberi gelir gelmez isard birlikleri bir coruscant plazasına gönderdi ve bu haberi kutlama cüretini gösteren yüz binden fazla savunmasız insanı katlettirdi. fakat bunun altın bir fırsat olduğunun da farkındaydı. boşalan tahta geçen sate pestage’ın güvenini kazandı ve imparator’un eli mara jade’i otoriteye bir tehdit olarak yakaladı. fakat mara coruscant’tan kaçmayı başarıp ortadan kayboldu.

imparatorluk sarayı’nın derinliklerinde imparator palpatine’in gizli klonlama tesislerinden birini buldu. spaarti klon üretim silindirlerinde birini lusankya’ya taşıyıp laboratuvarın geri kalanını yok etti. kimsenin haberi olmadan isard kendisinin bir klonunu yarattı. niyeti gerektiğinde onu dublörü olarak kullanmaktı. bir yandan da sate pestage’ın danışmanı ve istihabarat başkanı olarak çalıştı. onu destekliyor gibi görünürken aynı zamanda pestage’ı imparatorluk yönetici konseyi’ndeki rakipleri karşısında yetersiz göstermk için komplolar kuruyordu. pestage, endor’dan yaklaşık altı ay sonra isard’ın önerisiyle sonuçta karlı çıkacağına inandırılıp brentaal’in asiler’in eline geçmesine fırsat tanıyınca yönetici konsey darbe planları yapmaya başladı.

fakat pestage isard’ın çevirdiği dolapları artık öğrenmişti ve rakiplerinin kendisini yok edeceğini biliyordu. leia organa’yla axxila’da barışçıl bir iktidar transferi yapmak için bir dizi gizli görüşme ayarladı. yönetici konsey pestage’ın tutuklanmasını emretti ve kendisini imparatorluğun yeni yöneticisi ilan etti.

pestage coruscant’tan kaçtı ve konsey onu ciutric’ten geri getirmesi için amiral delak krennel’i gönderdi. isard amiral’i kendi davasına katılmaya ikna etmeye çalıştı fakat krennel pestage’ı öldürüp ciutric hegemonyası’nın savaşlordu oldu.

pestage yolundan çekilince isard planının ikinci aşamasına geçip tüm konsey üyelerini bir günde öldürttü. artık merkezi imparatorluğun lideri oydu.

fakat imparatorluk çürümüş bir kumaş gibi sökülmeye ve bölünmeye devam ediyor ve bundan yararlanan yeni cumhuriyet de yaptığı saldırılarla işleri iyice güçleştiriyordu. iktidara gelmesinden sadece bir ay kadar sonra, isard amiral ackbar’a ve fırsatçı savaşlordlarına karşı merkez sistemleri ve coruscant’ı savunmak için çok sayıda savaş gemisini çağırmak zorunda kaldı ve bu hazırlık sırasında 44 gemilik kara filo’yu da yevethan’lara kaptırdı.

fakat isard zamanla durumu dengelemeyi ve merkezi imparatorluğun hızlı çöküşünü yavaşlatmayı başardı ve iktidarına karşı olan iç tehditleri de temizledi. jerec gibi galaksiye hükmetme meraklısı kişiler de hayallerini gerçekleştiremediler.

isard gizli lusankya’sını tutsaklarla dolu tutmayı ve düzenli aralıklarla hazır bekletilen klonunun hafızasını yenilemeyi sürdürdü. endor’dan 1 kadar sonra isard rogue squadron pilotu tycho celchu’yu coruscant’ta yakaladı, fakat lusankya’daki en etkili yöntemler ve işkenceler bile celchu’nun iradesini kırmayı ve onu da bir çift taraflı ajana çevirmeyi başaramadı.

bu sırada isard bilinmeyen bölgeler’deki görevini ve kendi gizli işlerini sürdüren büyük amiral thrawn’la da teması sürdürdü ve onun dönüp iktidarını elinden almaya çalışmamasını umut etti. thrawn eski imparatorluk as pilotu baron fel’e ihtiyaç duyduğunu bildirince isard onun planını uygulayıp fel’i ele geçirdi ve onu thrawn’a teslim etti.

endor’dan neredeyse üç yıl geçmiş ve giderek güçlenen yeni cumhuriyet artık coruscant’ı tehdit etmeye başlamıştı. bu günlerde isard için çalışan general derricote, sadece insan olmayan ırkları etkileyecek ölümcül bir hastalık olan krytos virüsü üzerindeki çalışmalarını tamamlamıştı. isard coruscant için savaşmaktansa onu asiler’e vermeye karar verdi. fakat düşmanının zaferini ona zehir edip cumhuriyet’i iflas ettirmek için virüsü coruscant’ın su sistemine yaydı.

cumhuriyet filosu coruscant’ı almaya geldiğinde sadece sembolik bir direnişle karşılaştı ve isard rogue squadron pilotu corran horn’u yakaladı, herkesin onun öldüğünü sanmalarını sağladı ve lusankya’ya çekildi. yeni cumhuriyet altında bir süper yıldız destroyeri ve patlamaya hazır korkunç bir hastalık olduğundan habersiz olarak coruscant’a yerleşti.

horn lusankya’dan kaçmayı başarınca isard’ın da sırrını daha fazla saklama şansı kalmadı ve lusankya halkın inanmaz bakışları altında yedi yıldır gömülü olduğu mezarından kalktı, bunu yaparken de şehre büyük hasar verdi. gafil avlanan cumhuriyet güçleri geminin coruscant’tan kaçmasını engelleyemediler.

isard bacta üretim gezegeni thyferra’ya kaçtı ve burada bir darbeyi destekleyerek gezegenin başkanı oldu. fakat rogue squadron onun peşini bırakmadı ve bacta savaşı olarak bilinen bir dizi çarpışmadan sonra isard’ı yenilgiye uğrattılar. isard klonunu aktive etti ve ona lusankya tutsaklarını bulunamayacakları yerlere dağıtmasını emretti. rogue squadron tahminden daha çabuk bir şekilde lusankya’yı kurtardı ve isard da planladığı gibi klonunu ortadan kaldırmaya fırsat bulamadı. lusankya da cumhuriyet’in eline geçti. ysanne isard’ın kaçmaya çalışırken öldüğü sanıldı.

fakat hem o, hem de klonu kaçmayı başarmıştı. ikisi de bir süre ortalıkta görünmediler. büyük amiral thrawn’ın ölümünden hemen sonra klon isard, halen ciutric hegemonyası’nın savaşlordu olan amiral krennel’e katılıp eski lusankya mahkumlarını ciutric’e getirdi. gerçek isard ise ruh sağlığını eski haline getirmek için aylarca uğraştıktan sonra gizli bir tie defender üssünün komutanı olan general arnothian’ı ortadan kaldırıp onun yerine geçmişti.

bu sırada onu şok eden bir haber aldı. imparator palpatine tekrar hayata dönmüştü ve yavaş yavaş eski kuvvetleriyle temas kuruyordu. palpatine ona da haber gönderdi. palpatine’in onu başarısızlıklarından dolayı idam etmesinden korkan isard, bir yatıştırıcı hediye olarak hiç değilse lusankya’yı geri ele geçirmek için plan yapmaya başladı.

thrawn’ın yenilgisinden sonra cumhuriyet amiral krennel’in küçük savaşlordluğuyla ilgilenmeye başladı. bu savaşlara katılan rogue squadron, corvis minor’da öldürücü bir tuzağa düştü ama beklenmedik bir şekilde isard’ın tie defender’ları tarafından kurtarıldı. isard, rogue pilotlarından ona ihanet eden krennel’i ve başbelası klonunu ortadan kaldırmak için kendisine yardımcı olmalarını istedi. rogue’lar ciutric’teki lusankya mahkumlarını kurtarma fırsatı olarak gördükleri bu teklifi kabul ettiler. tie defender pilotu olarak gezegene sızıp general dodonna ve diğer mahkumları kurtardılar. bu arada amiral ackbar da bilbringi tersaneleri’nden getirdiği yedek savaş filosuyla krennel’in filosuna saldırdı. hem krennel, hem de isard’ın klonu bu çatışmalar sırasında öldüler.

fakat gerçek isard bu fırsattan yararlanarak savunmasız kalan bilbringi tersaneleri’ne sızdı ve onarımı yeni biten lusankya’yı ele geçirmeye çalıştı. fakat gemiye girdiğinde cumhuriyet ajanı iella wessiri’yi kendisini beklerken buldu. iella, isard’ın bu planını önceden keşfetmişti. isard’ı vurup öldürdü ve ’’buzkalp’’in tehdidine son verdi.

moff berthoff hissa

angelus
endor savaşından sonraki yıllarda berthoff hissa önemli bir imparatorluk lideriydi. trioculus’u keşfettikten sonra bu 3 gözlü köle lordunun, imparatorun varis olan olan oğlu triclops’dan daha iyi bir hükümdar olacağını iddia etmeye başladı.yüce moff’lara göre imparatorun varisi taht için yeterli değildi. trioculus, imparatorluk görevine getirilse de, asıl arkadan işleri idare eden hissa’ydı.

hissa, imparatorun uzaylı karşıtı politikasına karşı, amiral thrawn gibi uzaylı kökenliydi. hissa’nın türü, insansıydı, ve sivri uçlu dişleri vardı.

moff trachta

angelus
imparatorluk üst sektöründe bir görevli olan bir yüce moff’tu. erkek cinsi bir insan gibi görünen trachta’nın mekanik ciğerlerinden gelerek yüzünü kaplayan üçgen şeklinde bir maske, onun yüzünü belirsizleştirirdi. sibernetik solunum sistemine ek olarak trachta’nın gözleri de optik kameralar ile değiştirilmişti.

trachta, hem jediları hemde sithleri saçma buluyordu, ve koca bir imparatorluğun iki adam tarafından yürütülmesine sıcak gözle bakmıyordu. imparatorluğun bu şekilde yürümeyeceğine inanan trachta, bir kaç yüksek rütbeli imparatorluk subayı ile beraber yavin savaşından 1 sene önce imparatoru ve darth vader’e suikast girişiminde bulundu. böylecene kendisi imparatorluğun başına geçecekti.

eskiden kendisiyle çalışan ajan, ve komplo teorisyeni yüce moff bartam tarafından öldürüldü, ve işe yaramayan planının nasıl sonuçlandığını asla göremedi.

zaalbar

angelus
taris bir wookie bulmak için ilginç bir yerdir, fakat zaalbar orada kendine, memleketinin kilometrelerce uzunluktaki wroshyr ağaçlarından uzakta bir hayat kurmayı başarmıştır. zaalbar, kashyyyk’taki geçmişini, eski yaşamı acılarla dolu olduğundan, en yakın arkadaşlarından bile saklamaktadır.

dörtbin yıl önce, jedi’lar ve sith’ler arasındaki destansı savaş sırasında kashyyyk, czerka şirketinin denetimi altındaydı. ahlak dışı iş ilişkileri wookie’leri köle yaptı ve ormanlarını şirket yapıları ile bozdular. bu sızma bir wookie yandaş sayesinde mümkün oldu., zaalbar’ın kardeşi chuundar.

chundar, kendi halkını czerka kontrolündeki kashyyk’ta yüksek bir pozisyon kazanmak için sattı. babasına bile ihanet etti ve halkı ona karşı, onu zayıf, bunak bir ahmak olduğunu ilan ederek kışkırttı. öfkelenen zaalbar, chuundar’a saldırdı ve çok eski b,r wookie geleneğini çiğnedi. zaalbar, tırmanma pençelerini dövüşte kullandı. bu tip bir saygısızlık yüzünden zalbar "delipençe" olarak damgalandı ve kashyyk’ten sürüldü.

zaalbar en sonunda kendini taris’de buldu ve bir süreliğine oradaki çetelerden birinde fedai olmak kaderi gibi gözüküyordu. fakat mission vao adında genç bir twi’lek kızla şanseseri tanışması onu amaçsız şiddet yaşamından kurtardı. mission, zaalbar’ın ağır hareket eden hayvandan daha fazlası olduğunu farkına vardı ve ikisi çok iyi arkadaş oldu. mission, zaalbar’a sevecenlikle "büyük-z" olarak adlandırdı.

ilginç ikili, taris’in aşağı şehrinde tanıdık hale geldi ve ne zaman zaptedilemez genç twi’lek başını belaya soksa, onun wookie arkadaşı her zaman yardım için yakınlardaydı.

mission, yardımlarını karşılıksız bırakmadı. zaalbar, taris altşehrin derin lağımlarında gamorrean köle tacirleri tarafından yakalandığında, mission yeni bulduğu cumhuriyet’çi kaçak arkadaşlrı ile onu kurtarmayı başardı. zaalbar, mission darth malak ve star forge araştırmasına katldığında ona eşlik etti. bu galaksi çapındaki macera en sonunda zaalbar’ı tekrar kashyyyk’a getirdi ve kendş karanlık geçmişiyle son bir kere yüzleşmesini sağladı.

zannah

angelus
somov rit’den genç bir kız olan zannah aynı zamanda “yağmur” olarak ta bilinir. aynı zamanda zannah, tomcat (darovit) ve bug (hardin) kardeşlerin de kuzenidir.

sith’lerle savaşmak için işığın ordusuna alınan bir çok kişiden bir tanesidir. ruusan’da ki 7. savaştan sağ kurtulan çok az kişiden biri olan zannah, aynı zamanda darth bane’in ilk çırağıdır.

ruusan’dan sonra bane’i durdurmaya çalışan zannah’ın kuzeni darovit’i etkisiz hale getirmiştir ikili. zannah, darovit’in elini kaybetmesine sebep olmuş, fakat hayatta kalmasına izin vermiştir. daha sonra bane, zannah’a neden darovit’i hayatta bıraktığını sorunca, zannah da gerekçe olarak darovit’in henüz ölmek için çok genç olduğunu söylemiştir.

zannah, bane ile ruusan’dan dxun’a gitmemiş, onun yerine bane’in yeni sith düzeni hakkındaki planları açıklığa kavuştuktan sonra, karanlık lordla onderon gezegeninde buluşmuştur.

bane, zannah’ı çırağı olarak almış, ve yeni 2 kişiden(bir efendi ve bir çırak) oluşan sith düzeninde darth unvanının efendiden, çırağa geçen bir rütbe olmasını sağlamıştır. bane’den sonra sithlerin karanlık lordu unvanını alan darth zannah, daha sonra ruusan’a dönmüş, ve yaşamasına izin verdiği kuzeni darovit ile yüzleşerek, düello sırasında onu öldürmüştür.

zekk

angelus
zekk, hayatının ilk 9 senesini, ailesinin kolonicilik yaptığı ennth gezegeninde geçirdi. ennth gezegeni her 8 yılda bir yaptığı gibi kendini yok edince, zekk ailesini kaybetti. diğer koloniciler onu bir yetimhaneye göndermek isteseler de, zekk peckhum adlı bir adamın gemisine gizlice girerek, onunla coruscant’a geldi.

bir gün coruscant’ta jacen, ve jaina solo ile karşılaştı ve onlarla çabucak arkadaş oldu.

zekk’in saklanmış şeyleri bulma yetisi, onun içinde eğitilmemiş bir güç hassasiyeti olduğunun ilk belirtileriydi. zekk’in bu kabiliyeti gece kardeşliği’nden gölge akademisi’nin ikinci en yetkili kişisi tamith kai’nin ilgisini çekti. zekk kaçırıldı, ve akademinin başı olan brakiss tarafından karanlık tarafa çekildi. tamith kai’nin çırağı villas’ı öldürdükten sonra zekk, “en karanlık şövalye” unvanını aldı.

zekk daha sonra yavin 4’de ki jedi akademisine saldırdı. neredeyse tüm karanlık jedi’ları ölse de, son bir çaba ile akademi’den girmeyi başaran zekk, eski arkadaşı jaina solo ile amansız bir düello’ya tutuştu. jaina, zekk’i yendi ve onu tekrar aydınlık tarafa çağırdı fakat zekk çok derine kadar karanlığa batmıştı. burada bir kere daha “her zaman umut vardır” sözünü doğrulayacak bir şekilde zekk, akademiye yerleştirilmiş bir bombayı tespit etti, ve akademideki onca kişinin hayatını kurtardı. bu hareketiyle tekrar ışığa dönen zekk’e jaina dahil herkes akademide kalması için ısrar etti, fakat o tekrar karanlığa düşme korkusuyla bunu kabul etmeyerek bir kelle avcısı olmak için oradan ayrıldı.

belki de bu güç’ün iradesiydi, fakat zekk’in tüm avları daha sonra kaybolan bornan thul ile bağlantılı gözüküyordu, ve bu durum bir çok kez kötü şöhretli kelle avcısı boba fett ile karşılaşarak, hayatını son anda kurtarmasına sebep oldu. zekk bu bilgilerini jacen, jaina, tenel ka, raynar thul, ve lowbacca ile paylaştı, ve grup hep birlikte alternatif ittifakı adıyla bilinen topluluğu hezimete uğrattı. zekk daha sonra kendisinde kelle avcısı olmak için çok fazla sağ duyu olduğunu anlayarak jedi eğitimine devam etmeye karar verdi.

yuuzhan vong istilası sırasında zekk, myrkr saldırı takımının bir üyesiydi, ve takımın kurtarmış olduğu iki karanlık jedi’dan anında şüphelenmeye başlar. şüpheleri, bu iki karanlık jedi, gezegenden kaçmak için kullanacakları gemiyi, raynar halen içerideyken çalmalarıyla doğruluk kazanır.

zekk bundan sonra en iyi arkadaşı jaina’nın karanlık tarafa doğru kaydığını fark eder. fakat eğer bir şey yapmaya kalkışırsa karanlığın onu da etkisi altına alacağını düşünüp hiçbir şey yapmamaya karar verir.

zekk, mon calamari’de yapılan bir seremoni ile şövalyeliğe yükseltildi, ve sekot’lar tarafından, yuuzhan vong savaşı’nın sonuna doğru bir sekot gemisine pilotluk yapmak için seçildi.

yavin savaşından 35 sene sonra zekk, chiss sınır sorunu ile uğraşan jedi’lar arasındaydı. daha sonra görevini bırakarak jaina ile beraber galaksinin bilinmeyen köşelerinde ki myrkr’li sağ kalanların yanına gitti.

zez kai ell

angelus
zez-kai ell jedi iç savaşı ve mandalorian savaşları sırasında jedi konseyindeydi. sürgün jedinin , jedi düzeninden sürülmesinin arkasında o vardı. zez-kai ell mandalorian savaşları sırasında revanı izleyerek giden padawanını kaybetmişti.

jedi iç savaşından sonra sithlerin takipinden saklanmak için nar shaddaya gitti. onu orda sürgün jedi buldu ve revanın geçirdiği değişimin kendi seçimi olmadığını anlattı. dantooinde darth trayaca tarafından öldürüldü.

zhar leştin

angelus
zhar lestin jedi iç savaşı ve mandalorian savaşları sırasında jedi konseyindeyinde yer alan bir twi’lekti.revan ve malakı coruscant’da eğitti. revanın gelecekte jedi düzeni içinde bir bir kahraman olacağına inanıyordu

zhar , revanın jedi konseyi tarafından tekrar programlanmasında yer aldı. taris’in yok edilmesinden kurtulan bastila ile beraber dantooine gelmesi üzerine konsey ne yapılması gerektiğini tartıştı. vandar revanın kim olduğunu bilmediğini bu yüzden tekrar eğitilebileğini söyledi.

usta zhar katarrda darth nihilusca öldürüldü.

bria tharen

angelus
han solo’nun ilk aşkı bria tharen ilk karşılaştıklarında yetiştirilmiş olduğu corellian’dan oldukça uzaklaşmıştı. tharen güney corellia’da zengin bir taşımacılık yapan ailede dünyaya gelmişti. genç yaşta zengin ve varlıklı bir adamla evlenmesi kararlaştırılmış ancak özgür bir karaktere sahip bria yıldızlara seyahat etmek ve coruscant üniversitesinde arkeoloji çalışmak istedi. düğünü iptal ederek çalışmalarını yapmak için evinden ayrıldı.

17 yaşındayken "sevinç"in hayatı değiştireceğini vadeden bir gruba kandı. seremoni sırasında yüksek bir güçten gelen büyük bir coşku hissetti. gerçekte ise bir kandırmacaydı - til rahipleri tarafından harmonik uyarıcılarla sağlanan basit bir biyolojik reaksiyondu. bu güçlü duygulara bağımlı hale gelen bria grubu ylesia’daki en yüksek mercilerine kadar takip etti ve orada baharat üretilen bir tesiste zorla çalıştırılmaya başladı.

bir yıla yakın zorlu çalışmadan sonra bria -pilgrim 921 olarak anılıyordu sadece- genç baharat pilotu han solu’yu görene kadar exultation a inandı.solo bu güzel köleye hayran oldu ve rahiplerin sanat koleksiyonuyla ilgili bir iş ayarladı ve böylece yüklü çalıştığı tesisten kurtarmış oldu. daha sonra yaptığı bir operasyonla onu kurtardı. ikisi ylesia’dan kaçarak beraber mutlu bir geleceğe umutla bakmaya başladılar.

coruscant’ta bria, solo’yu bırakarak onun kalbini kırdı. bria "sevinç alamadığı için nöbetler geçiriyordu. kafasında yarattığı canavarların gerçek olduğunu düşünüyordu. bu zaman içinde corellia’da imparatorluğa karşı başlatılan harekete dahil oldu. kırmızı el filosu adındaki en eski isyancı gruplarından birini oluşturdu, bu takım marauder sınıfı bir corvet ile operasyonlarını gerçekleştiriyordu. bu grup kısa zaman içinde özellikle köle grupları içinde acımasızlıklarıyla ün saldı.

bria isyancılara oldukça yarar sağlıyordu. bulut şehrinde alderaan’lının onları isyancılara katılmaları için ikna etmeye çalışan direniş lideri ile karşılaştı. kashyyk’ın yer altı dünyasından bir wookiie ile de tanıştı. bria elindeki tüm bağlantıları kullanarak ylesia’daki köle operasyonunu bitirirken bir yandan da kaçakçı grubuyla da zenginleşmeye başladı. hutt jabba ile etkisiz hala gelmiş isyancı birliklerin nar shaddaa kaçakçılarına katılması için bir anlaşma yaptı. 10 yıl sonra ilk kez han solo ile karşılaştı. han solo’nun kalbi daha önce bıraktıkları yerde kalmış olsa bile, bria kaçakçıları kandırarak ylesian’ın hazinelerini isyancı sermayesine kattı.

bria ve kırmızı el filosu gurubu ölüm yıldızı’nın planlarını alarak toprawa’ya aktardı ve bu planlar tantive iv’teki leia organa’ya aktarıldı. imparatorluk güçleri bria ve isyancı ajanlarının peşindeydi. yakalandığında işkence edileceğini bilen bria zehir kapsülü yuttu ve yakalanmadan öldü.

han solo bria’nın ölümünü obi-wan ve luke skywalker ile mos eisley cantina’da karşılaşmadan bir gün önce öğrenir. boba fett, solo’ya bria’ya babasının ölümünü bildireceğine dair söz verdiğini söyler.

brakıss

angelus
tarih brakiss’i daima kötü bir adam olarak tanımlayacaktı, fakat aslında trajik bir öyküsü vardı. eğer başka bir gezegende doğmuş olsaydı, büyük bir jedi şövalyesi olabilirdi.

msst gezegenindeki imparatorluk işgal birlikleri daha bir bebekken brakiss’te güç potansiyeli olduğunu keşfetmişlerdi. imparator’un böyle hallerde emirleri açık ve netti: onları yok edin ya da bizden biri yapın. brakiss yetenek testlerinde hayatını kurtarmaya yetecek kadar başarılı oldu, ama asla diğer güç kullanabilen kişiler gibi palpatine’in dikkatini çekmedi. imparatorluk engizisyonu’yla bağlantılı yeniden programlama ekipleri bunun üzerine brakiss’in beynini yıkayıp onu kendi silahları haline getirdiler.

endor savaşı sırasında brakiss henüz oldukça gençti. imparatorluğa sadık olan efendileri onu çeşitli savaş lordlukları ile msst’teki kendi çöken karargahları arasında taşıyıp durdular. daha sonra luke skywalker’ın yavin iv’te bir jedi akademisi açacağını öğrenen subaylar buraya sızıp casusluk yapmak için brakiss’in ellerindeki en iyi fırsat olduğuna karar verdiler.

brakiss’e sahte bir geçmiş hazırlandı ve genç adam rahatlıkla luke’un testlerini geçip akademi’nin ilk 12 öğrencisinden biri oldu.

oysa ki usta skywalker brakiss’in amacını en başından itibaren biliyordu, fakat zamanla onu aydınlık tarafa kazandırabileceğini umarak brakiss’i eğitmeye başladı. akademi’ye gelmesinden üç, endor savaşı’ndan da on yıl sonra brakiss kendi ruhundaki karanlıkla yüzleşeceği bir jedi testine tabi tutuldu. gördüğü gerçekten dehşete kapılan ve akademi’de daha fazla kalamayacak kadar utanç içinde olan brakiss kaçıp msst’e geri döndü. o sırada buradaki imparatorluk etkisi artık hiç denecek kadar azalmış durumdaydı. brakiss yine de onlara raporunu verdi, fakat hemen sonra kendisine yeni bir hayat bulmak üzere burayı da terk etti.

fakat geçmişinden kaçamadı. skywalker’ın başarısız olmuş bir diğer öğrencisi, dolph, brakiss’le tanıştı ve onu droid fabrikalarıyla ünlü telti ayına yerleştirdi. onun yürüteceği bir droid üretim şirketine sermaye verme karşılığında brakiss’i ürettiği tüm droidlere uzaktan kumandalı gizli patlayıcılar yerleştirmeye zorladı. artık kueller adını kullanan dolph bu saatli bomba haline gelmiş droidleri kullanarak skywalker ve yeni cumhuriyet’e karşı bir intikam planı hazırlamakla meşguldü.

endor’dan on üç yıl sonra brakiss’in droidleri cumhuriyet senato’sunda patladı. luke ipuçlarını telti’ye dek takip etti ve orada eski öğrencisiyle yüzleşti. sebep olduğu bunca ölüm yüzünden huzursuz ve kararsız olan brakiss, luke’u kueller’ın planları hakkında uyarmaya çalıştı. bundan kısa bir süre sonra da c-3p0 ve r2-d2 telti’ye geldiler ve bir dizi olay sonucu brakiss’i aydan kaçmak zorunda bıraktılar.

brakiss galaksinin kalbi olan derin galaktik merkez’e gitti ve burada hala varlıklarını sürdüren imparatorluk artıklarıyla tekrar temas kurdu. burada birbirlerine rakip, fakat ellerinde çok az askeri güç kalmış olan yeni nesil savaş lordları arasında aracılık yapmaya başladı.

endor’dan 15 yıl sonra, dış halka’da amiral pellaeon liderliğindeki esas imparatorluk cumhuriyet’le barış yaptı, galaktik merkez’deki bu artıklar ise gizlendikleri yerden cumhuriyet’le savaş halini sürdürdüler. sıfırı tüketmiş oldukları halde hala yeni bir imparatorluğun hayallerini kuruyorlardı. ellerindeki tüm kaynakları bir araya getirerek dark jedi eğitmekte kullanmayı planladıkları shadow academy adlı mobil uzay istasyonunu inşa ettiler.

brakiss shadow academy’nin lideri oldu. öğrenci bulmak için dathomir’e gitti ve oradaki cadılardan yeni bir nightsister düzeni kurulmasını sağladı. bunlardan biri olan tamith kai’yi de yardımcısı olarak aldı.

bu sırada palpatine’in bir kez daha hayata döndüğü ve desteğini shadow academy’e sunduğu söylentisi yayıldı. brakiss buna tüm kalbiyle inandı. oysa ki ’’palpatine’’, bir grup sahte imparatorluk kraliyet muhafızı tarafından ortaya çıkarılan holografik bir projeksiyondan başka bir şey değildi.

endor’dan 19 yıl sonra ’’ikinci imparatorluk’’ seferine başladı. kaynak yokluğundan dolayı brakiss terörist vur-kaç saldırılarına başvurmak zorunda kalmıştı. bir yandan da shadow academy’de genç öğrencilerini karanlık yolları üzerinde eğitiyor ve bunlarla luke’un jedilarını yenilgiye uğratabileceğini umut ediyordu. kısa bir süre için jacen ve jaina solo’yu yakalamayı da başardı, ama onları kendi amaçlarına çeviremeden ikizler kaçtılar.

brakiss sonunda kendisini yavin iv’e doğrudan saldıracak kadar güçlenmiş hissetti. jedi akademisi ve skywalker’ın yenilmesi büyük bir propaganda zaferi olacaktı. fakat savaş brakiss’in güçlerinin aleyhine dönünce brakiss imparator’la yüz yüze konuşmakta ısrar etti ve muhafızlardan ikisini öldürdükten sonra aslında tüm bunların bir kandırmaca olduğu gerçeğiyle karşılaştı. üçüncü sözde muhafız’ı da öldürdü, ama dördüncüsü istasyondan kaçarak uzaktan kumandayla shadow academy’deki patlayıcıları ateşledi. istasyon havaya uçarken brakiss de öldü.

bossk

angelus
küçük bossk yumurtasından çıktığında parlak gözlerini açtı, minik keskin dişlerini gösterdi ve henüz yumurtadan çıkmamış olan diğer tüm kardeşlerini yedi. bunu izleyen babası cradossk gurur ve seviçten havalara uçtu.

bossk bir trandoshan’dı ve anavatanları trandosha da wookiee gezegeni olan kashyyyk’le aynı sistemdeydi. trandoshan’lar wookiee’lerden nefret ederler ve başarılı avları ödüllendirdiğine inanılan scorekeeper adlı bir tanrıçaya taparlardı. bu yüzden wookiee öldürmek sadece bir hobi değil ayrıca dini bir görevdi.

yavin’den 53 yıl önce yumurtadan çıkan bossk daha gençlik yıllarında gezegeninin en meşhur wookiee avcılarından biri oldu. eski cumhuriyet yıllarında bu kan sporu illegal olduğu için gizlice yürütülüyordu, fakat imparatorluğun wookiee’leri köle ırk olarak belirlemesi trandoshan avcıların işini bir hayli kolaylaştırdı. bossk tek başına yüzlerce wookiee avlamayı başardı ve babasının iyice saygısını kazandı.

yaşlı cradossk galaksideki dağınık ödül avcısı gruplarından en eski ve en büyüğü olan ödül avcıları loncası’na liderlik ediyordu ve oğlunu da buraya üye yaptı. bossk’un profesyonel bir ödül avcısı olarak ilk görevi qotile gezegenine gidip orada kendisini kral ilan etmiş olan eski bir asker kaçağını yakalamak oldu. bossk hedefini ele geçirdi ve ödü kopan ilkel yerliler ona ’’qotile sistemi monarşi’’ ünvanını verdiler.

bossk peş peşe tamamladığı başarılı avlarla lonca’daki genç avcılar arasında oldukça pouler oldu. fakat gandolo iv gezegeninde aralarında chewbacca da bulunan bir grup wookiee’yi yakalamaya kalkınca büyük bir başarısızlığa uğradı. chewie’nin ortağı han solo falcon’u tam bossk’un yere inmiş olan gemisinin tepesine indirdi ve onu konserve kutusu gibi ezdi. bossk enkazdan dışarı çıkmayı başarınca eve bir gübre mavnasıyla dönmek zorunda kaldı. elindeki birikmiş paranın büyük kısmını gelişmiş bir yv-666 tipi hafif yük gemisine harcadı ve bu gemiye hound’s tooth adını verdi. ayrıca captivator adını verdiği daha ufak bir yedek gemi de aldı.

yavin savaşı’nı takip eden günlerde bossk’un başarısızlıkları giderek artmaya başladı, bunun en büyük sebebi de sürekli yollarının çakışmaya başladığı boba fett’ti. bu yüzden fett ödül avcıları loncası’nda üyelik istediğinde bossk bu gelişmeyi şüphe ve açık bir düşmanlıkla karşıladı. iç güdülerinin doğru olduğu kısa sürede anlaşıldı, çünkü fett gruba onları içerden çökertmek için katılmıştı.

kabuklu huttlar’ın gezegenine yapılan ve fett’in de katıldığı bir görevin fiyaskoyla sonuçlanmasından sonra bossk artık kendi vaktinin geldiğine karar verdi. trandoshan geleneklerine uygun bir şekilde babası cradossk’u tuzağa düşürdü, öldürdü ve onu yedi. bu da tam fett’in istediği şeydi, çünkü lonca’nın birbirlerine düşman iki gruba bölünmesine sebep oldu: bossk liderliğindeki lonca reform komitesi ve cradossk’a sadık olanların kontrolündeki gerçek lonca. bossk gücünü arttırmak için bol miktarda paraya ihtiyaç duyuyordu ve kaçak imparatorluk askeri trhin voss’on’t’un başına koyulan büyük ödülü kazanmak için fett ve zuckuss’la işbirliğine girdi. fakat fett diğer iki avcıyı şaşırtarak ödülü tek başına kaptı.

bu noktada bossk artık ödül avcıları loncası’nın asla eski gücüne kavuşamayacağını kabullenmeye başlamış ve giderek serbest işlere girişmeye başlamıştı. bir keresinde nefret ettiği fett’le daha da çok nefret ettiği han solo’yu yakalamak için tekrar ortaklığa girişti. bossk, fett ve başka ödül avcıları solo’yu yakalayıp ord mantell’e getirdiler, fakat jabba’dan ödüllerini alamadan han kaçmayı başardı.

hoth savaşı’nın hemen ardından vader’ın millenium falcon’u yakalması için kiraladığı altı profesyonel ödül avcısından biri de bossk’tu. ava başlamak için executor’dan ayrılırken iki başka ödül avcısına rastladı: tinian i’att adlı genç bir kadın ve onun wookiee ortağı chenlambec. iki avcı solo’nun nereye gittiğini bildiklerini iddia edince bossk onları geçici oraklar olarak hound’s tooth’a almayı kabul etti. onlara ilk fırsatta ihanet edip wookiee’nin de kürkünü elde etmeyi düşünüyordu, fakat tinian ve chenlambec’in de kendi planları vardı. ikisi aslında asiler için çalışıyorlardı ve bossk’u lomabu iii’teki wookiee’lerle dolu hapishaneye saldırmaya ikna ettiler. gerçekte burası bir asi filosuna yem olarak planlanmıştı, ve yerel imparatorluk valisi bossk’un planlarını alt üst etmesine kızarak onu hücreye attı. bossk’un derisini yüzüp ondan eşine manto yaptırmaya karar vermişti.

fakat bossk hem oradan kaçmayı, hem de tinian ve chenlambec’ten hound’s tooth’u geri almayı başardı. bunlar olup biterken fett han’ı yakalamayı başarmıştı. bossk kısa bir süre başka avlar peşinde koşmayı sürdürdü. corellia’ya yaptığı bir ziyarette çıkan çatışmada corsec subayı hal horn’u vurup öldürünce onun oğlu corran horn tarafından tutuklandı, fakat bir imparatorluk subayı bossk’un serbest bırakılmasını ayarladı.

tekrar iş başı yapan bossk, aradan geçen onca haftaya rağmen fett’in donmuş han’ı hala jabba’ya teslim edememiş olduğunu öğrendi. hala büyük ödülü kapma fırsatı vardı. zuckuss ve 4-lom’la işbirliği yaparak slave i’ı tuzağa düşürmeyi denedi, ama beceremedi ve kendi gemisi hasar gördü.

jabba’nın ölümünden hemen sonra bossk, slave i’ın tatooine yörüngesinde başıboş durmakta olduğunu gördü. fett’in sarlacc’ın karnında daimi bir misafir olduğunu sanarak gemiyi çalmaya kalkıştı, fakat bir dizi hile sonucu hound’s tooth’un patlamak üzere olduğuna inandırıldı. bossk bir kaçış poduyla kendi gemisinden kaçarken fett de hound’s tooth’u kendi gizli işlerinde kullanmak üzere çaldı.

meşhur gemisini kaptıran ve kaçış poduyla tatooine’e inen bossk, mos eisley’de alay konusu oldu. fakat kısa bir süre sonra herkes gibi o da fett dönüp sadece bossk’un bildiği bir konu hakkındaki kanıtları vermesi karşılığı ona koca bir hazine teklif edince şaşkına döndü. birden bire zengin olan bossk kendisine yepyeni bir gemi aldı ve babadan kalma mesleğine geri döndü. daha önce iki kere yüzleşip avucundan kaçırmış olduğu lando calrissian’la keyorin’de üçüncü kez karşılaştı, fakat lando’yu gene yakalayamadı.

yıllar geçti, ve ilerleyen yaşıyla birlikte bossk’un derisi de grileşti. imparatorluk-cumhuriyet barışından sonra profesyonel avcılıktan emekli oldu, fakat gene de zaman zaman sırf zevk için ava çıkıp öldürdüğü oldu. endor’dan 22 yıl sonra, yuuzhan vong istilasının başladığı dönemde bossk han solo’yla ord mantell yörüngesindeki bir uzay istasyonunda tekrar karşılaştı. chewbacca’nın sernpidal’de ölmüş olduğu haberi yüreğini ısıtmıştı, ve bununla eski düşmanı han’ı kızdırmaktan kendini alıkoyamadı. takip eden kavga bossk için pek de iyi sonuçlanmadı. artık o eski genç ve hızlı kertenkele değildi ve han’ı çok hassas bir noktasından yaralamıştı. kırık bir burun ve bir ağız dolusu yamuk dişle oradan ayrıldı.

borsk fey lya

angelus
borsk fey’lya bir karnaval aynası gibiydi-onu nasıl algılayacağınız nerede durduğunuza bağlıydı. genel halka göre fey’lya devlet başkanı olarak dönemi yuuzhan vong istilası tarafından kısa kesilen çalışkan bir kariyer politikacısıydı. destekçilerine göre birşeylerden fedakarlık yapılarak uzlaşmaya varmanın daha büyük bir iyiliğe hizmet edeceği zamanlarda esneklikten çekinmeyen kurnaz bir diplomattı.

düşmanlarına göre ise fey’lya kirli işler çeviren, ahlaksız bir haindi.

borsk fey’lya’nın karakteri için söylenebilecekler genel olarak bothan ırkı için söylenebilecek şeylerdi. galaktik toplumun bazı kesimleri casusluk yetenekleri ve ahlaki ölçütlerden görünüşte yoksun olmaları sebebiyle açıkça bothan’lara güvenmiyordu. fakat bothan’lar çok çeşitli motivasyonları olan karmaşık bir ırktılar.

bothan koloni gezegeni kothlis’te alya klanının bir üyesi olarak dünyaya gelen fey’lya erken yaşta pilotluk ya da spor için ne fazla yeteneği ne de ilgisi olduğunu farketti. politikanın güçle aynı anlama geldiğini hissettiği için bir diplomat olmak için çalıştı. bothan anavatan gezegeni bothawui yerine ikinci sınıf kothlis’te yaşıyor olması onun kendisini yaşıtlarının pek çoğuna göre daha fazla zorlamasını sağladı. bir yandan da çeşitli iş atılımları yaptı ve bunlardan elde ettiği serveti bothawui’de çok geniş bir arazi satın almakta kullandı. böylece politikada yükselen bir isim olarak imajını güçlendirdi.

’’bothan yolu’’na göre daha büyük hedeflere ulaşmak için başkalarının zayıflıklarından faydalanılmalıydı. fey’lya bothan yolu’nu bir spleenadder’in iğnesini kullanmasına benzer şekilde kullandı: doğru anın gelmesine kadar gizliliğini korudu ve fırsat gelince de acımasızca darbesini indirdi. rakipleri gerçek ya da uydurma skandallara ve kendi karizma eksikliklerine yenik düşerken fey’lya politik merdivenlerden tırmandı. pek çok bothan bu yükselen yıldızı izledi ve kısa bir süre içinde fey’lya’nın elinin altında güvenebileceği bir topluluk oluştu. ve bu dönemde daha hırslı bir hedefe göz dikti-galaktik yönetim.

o günlerde imparator palpatine galaksiyi tartışmasız bir otoriteyle yönetiyordu, fakat fey’lya palpatine’in bile sonsuza dek iktidarda kalamayacağından emindi. asi ittifakı’na yanaşma girişimlerine başladı ve ölüm yıldızı’nın yavin’de yok edilmesinden sonra kaderini asi’ler bağlayacak kadar kendisini güvende hissetti.

fey’lya ve beraberinde getirdiği bothan’lar isyan’a casusluk ve istihabarat alanında büyük bir üstünlük sağladı ve özellikle de garm bel iblis’in kendi özel savaşını sürdürmek için isyan’dan ayrıldığı bu günlerde borsk fey’lya’yı en önemli asi liderlerinden biri yaptı. güç dengesine daima dikkat eden fey’lya bel iblis’le temas halinde kaldı ve ona zaman zaman finansal destek sağladı.

endor savaşı’ndan hemen önce asi ajanları imparator’un ikinci ölüm yıldızı’yla ilgili hayati önemde bilgiler açığa çıkardılar. casusların neredeyse tamamı bu operasyonlar sırasında öldü ve bothawui hükümeti onları ’’şehitler’’ olarak yüceltti. fey’lya ise bundan karlı çıkmak için elinden geleni yaptı. bilginin bir tuzak için yem olduğunun ortaya çıkmasına rağmen bothan’ların fedakarlığı, ittifak’ın bütün seviylelerinin saygısını kazandı. ölüm yıldızı’nın endor üzerinde havaya uçmasından kısa bir süre sonra da fey’lya yeni cumhuriyet’in ilan edilişi’ni imzalayan orijinal sekiz kişilik gruptan biri oldu.

bu sekiz birey, geçici yönetim konseyi’ni oluşturdular ve mon mothma’nın bu konseyin lideri olmasına rağmen fey’lya belki de en çok etki sahibi üyelerden biri oldu. askeri konularda kendisine fazla dikkat çekmemeye çalışarak çeşitli önemli savaşlar ve coruscant’ın ele geçirilmesi için strateji geliştirmeye yardımcı oldu.

endor’dan beş yıl sonra, büyük amiral thrawn’ın seferi sırasında fey’lya iktidar için atılım yapma zamanının geldiğini hissetti. sonunda çok seyrek yanlış hesaplarından biri olduğu ortaya çıkan bir hamleyle amiral ackbar’i ihanetle suçladı ve katana filosu için yapılan savaşta da geri çekilme emri verdi. gerçekten bu sefer de elini kötü oynamıştı.

geçici yönetim konseyi ve cumhuriyet askeri personeli önünde gözden düşen fey’lya, bothan ırkıyla olan etkisini güçlendirmeye çalıştı ama başaramadı. bir dönem müttefikleri bile onunla aralarına mesafe koydular ve fey’lya’nın tekrar önemli bir pozisyona ulaşması için yıllar geçmesi gerekti.

büyük amiral thrawn’ın ve klon imparator’un yenilgilerini takip eden yıllarda tüm cumhuriyet ve hükümet yapısı baştan aşağı onarılıp yenilendi ve bu sırada fey’lya da tekrar eski gücüne kavuşmayı başardı. kara filo krizi sırasında senato adalet konseyi’nin başkanı olarak hizmet verdi. bundan üç yıl sonraki thrawn’ın eli olayı, bothan’ların caamas’ın yıkımı olayına karışmış olduklarını açığa çıkardığı için fey’lyanın kariyeri için korkunç sonuçlar doğurabilirdi, fakat bu haberleri çok eskide kalmış tarihi olaylar olarak göstermeyi başardı ve suçluların bulunup cezalandırılmasında yardımcı oldu.

leia organa solo’nun geçici olarak liderliği bırakmasından sonra ponc gavrisom’un devlet başkanı olması fey’lya’yı köpürttü, ama o vaktini bekleyip fırsat kollamaya alışkındı. organa solo birkaç yıl sonra göreve geri döndü, fakat dönemi bitmek üzere olduğu için bu dönüşü kısa süreli oldu.

nihayet, yirmi yılı aşkın tecrübe biriktirip pek çok politik bağlantı kurduktan sonra borsk fey’lya cumhuriyet devlet başkanlığına seçildi. hayali gerçekleşmiş, tarihte bir bothan’ın ulaştığı en yüksek mevkiiye gelmişti. artık uygar galaksinin büyük kısmını o yönetiyordu.

döneminin ilk yılı bile dolmadan, dış halka’nın ötesinden huzursuz edici raporlar gelmeye başladı. yuuzhan vong istilası başlamıştı. en büyük zaferinin tadını çıkaramadan bu ölçekte bir tehdidin ortaya çıkmasına inanamayan-inanmak istemeyen- fey’lya, düşmanın dış halka’dan büyük lokmalar koparıp galaksiye sağlam bir giriş yapmasını önlemek için çok az şey yaptı.

fakat istilacılar merkez sistemleri’ne yönelmeye başlayınca kendine geldi ve onların ilerleyişini durdurmak için elinden geleni yapmaya çalıştı. bir yandan da savunma önceliğini bothawui gibi önemli gezegenlere verdi. jedi’ları temsil eden luke skywalker’la aralarında büyük çekişmeler oldu. fakat sonunda, geç de olsa jedi’ları desteklemeye başladı.

ve yuuzhan vong’lar sonunda coruscant’ı, onun coruscant’ını istila edince diğer pek çok politikacının aksine kaçmayı reddetti ve onurlu bir şekilde öldü. ofisinde sakladığı proton bombasıyla yuuzhan vong istila kuvvetlerinin lideri tsavong lah’ı da beraberinde götürmeyi planlamıştı, ancak lah gelmedi. fakat fey’lya yirmibeş bin kadar vong savaşçısını yok etmeyi başardı.

eğer borsk fey’lya’nın mezar taşına onu özetleyen birşey yazılsa, büyük ihtimalle ’’doğru olduğunu düşündüğü şeyi yaptı’’ olurdu. fey’lya en bencilce davranışlarını bile soylu olarak görüyordu, çünkü kendisi iktidardayken tüm yurttaşların nihayetinde karlı çıkacaklarına inanıyordu. fey’lya kariyerinde pek çok olumlu şeye imza atmıştı, ancak cumhuriyet liderlerinin çoğu onun arkasından yas tutmayacaktı.

bodo baas

angelus
bodo bass, yavin savaşı’ndan altı yüz yıl önce adega sisteminde yaşamış jedi grubunun bir parçasıydı. bodo, bir jedi üstadı olduğunda bir holocron yaparak, kendisinin ve diğer jediların hikayelerini bu holocrona kaydetti. her holocronun bir “koruyucu” su vardır ve boda’da kendi holocronunun “koruyucu”su oldu.

büyük jedi katliamı sırasında imparator palpatine, bodo baas’ı idam ettirerek, holocron’una el koydu. ancak, holocronun içindeki derin sırların kilidini açamadı, çünkü bunlar jedilar için saklanmıştı.

ikinci ölüm yıldızı yokedildikten sonra byss’te klon imparator palpatine ile yüzleşen leia organa solo, bodo baas’ın holocronunu buldu. leia, klonu öldürme görevini luke skywaler’a bırakıp kaçtıktan sonra binyılın şahini’nin güvertesinde holocronu aktive etti ve ulic qel-droma’nın düşüşünü bodo baas’ın anlatışından dinledi. daha sonra holocronu luke’un geleceği hakkında sorular sormak için bir kez daha kullandı. ama bodo luke’un geleceğinin çok bulutlu ve gölgelerle kaplı olduğunu söyledi.

bodo, baas’tan önce vodo-siosk baas adlı büyük bir jedi şövalyesi, holocron koruyucusu ve exar kun’un eğiticisi vardı.

bodiş ker vitan

angelus
yükselen ayrılıkçı hareketi cumhuriyet’i bölmekle tehdit ettiği sırada yaşamış bir eski cumhuriyet jedi şövalyesiydi.

kont dooku’nun önderliğinde ayrılıkçılara gün geçtikçe daha çok gezegen katılıyor, gezegenler arası eski problemler yeniden su yüzüne çıkı jedi şövalyelerinin başlarını ağrıtıyordu. ayrılıkçıların bu yükselişi, pek çok gezegende pek çok kişinin hayatına kastediyordu.

bodis-ker vitan orta halka gezegeni cadinth’in jedi gözetmeniydi. ne yazık ki, saskapeg şehrindeki başkaldırılar sırasında yaşamını kaybeden pek çok insandan biri de bodis-ker vitan oldu. bodis’in ölümü, o sıralar jedi şövalyeleri arasında ki hummalı atmosfere iyi bir örnekti.

bu talihsiz olaylar sonrasında, cadinth’in oligarşik yöneticisi rankwin fopow hükümetinin hangi tarafı tutacağı konusunda kararsız kaldığını belirtmesiyle, cadinth’in cumhuriyet’e olan sadakati sorgulanmaya başladı.

bevel lemelisk

angelus
bevel lemelisk ölüm yıldızı’nın yaratılmasında imzası bulunan tek bilimadamı değildi, ama gezegen-öldürme konseptini başka projelerde de devam ettirerek yaklaşık altı süpersilahın ortaya çıkmasına sebep oldu. sonunda yeni cumhuriyet tarafından savaş suçlusu olarak idam edilen az sayıda kişiden biri oldu.

ölüm yıldızı gibi olağanüstü büyük, karmaşık ve benzeri görülmemiş bir proje, mühendisliğin pek çok dalından katılım gerektiriyordu. nihayet tamamlanmasından neredeyse otuz yıl önce ağır savaş istasyonu konseptini ortya atan ilk kişi raith sienar’dı. tol sivron bunun gerçeğe dönüştürüldüğü maw üssü’nü yönetti. qwi xux ve ohran keldor, projede en çok emeği geçen mühendisler arasındaydı.

fakat şef mühendis olarak bevel lemelisk hepsinin üstündeydi. lemelisk tüm hayatını ve vaktini bilime adamış, günlük olaylardan ilgisini kesmiş ve yaratacağı şeylerin sonuçlarını hiç düşünmeyen, sürekli düşünen ve bir şeylerle meşgul olan bir adamdı. kariyeri eski cumhuriyet’in son yıllarında başladı ve geonosian’lara savaş araçlarını üretmede yardımcı olduktan sonra walex blissex’e victory-sınıfı yıldız destroyerinin dizaynında danışmanlık yaptı. daha sonra imparatorluk geldi ve lemelisk yıllarca bu yeni hükümet için çalışarak tarkin gibi yüksek seviyeli imparatorluk yetkililerinin ilgisini çekti. tarkin lemelisk’i kendi kadrosuna aldırtıp onu maw üssü’ne getirdi ve burada lemelisk, yıllar önce gördüğü ve gelişiminde yardımcı olduğu savaş istasyonu fikriyle tekrar karşılaştı. imparator palpatine ölüm yıldızı kod adı verilen projeyi onaylayınca lemelisk çalışan bir prototip yaptı. bu, tarihte geliştirilmiş ilk süperlazer sistemiydi.

lemelisk asıl istasyonun yapımına baş mühendis olarak atandı ve maw’ı terketti. ölüm yıldızı mükemmel bir şekilde çalıştı, fakat lemelisk’in gözünden kaçan ve diğer mühendislerin de önemsiz gördüğü ufak bir dizayn hatasının kurbanı oldu.

palpatine, tahmin edilebileceği gibi, çok kızgındı. lemelisk’i piranha-böcekleriyle dolu bir hücreye koyup onun yavaş yavaş ve korkunç acılar içinde ölmesine izin verdi. fakat lemelisk bu korkunç işkenceden sonra bir klon vücudun içinde uyandı. palpatine açığa çıkardığı eski sırlar sayesinde sıradan bir kişinin ruhunun ve yaşam enerjisinin olduğu gibi önceden hazırlanmış bir klona transferini sağlayabiliyordu ve lemelisk’e de bunu yapmıştı. korkuyla motive edilen lemelisk çalımaya devam edip bu sefer her türlü hatası ortadan kaldırılmış olan ikinci ölüm yıldızı’nı dizayn etti ve deneysel tarkin silahını da yaptı. palpatine yavin’le endor arasındaki dört yılda lemelisk’i toplam yedi kere idam etti ve her seferinde de birbirinden acı verici ve yaratıcı yöntemler uyguladı.

endor’da ikinci ölüm yıldızı’nın da imha edilip palpatine’i de beraber götürmesinden sonra lemelisk, kuat’taki imparatorluk dizayn ekibine katıldı ve süperlazer teknolojileri konusundaki tecrübesini eclipse’in yapımında meslektaşlarına sundu. endor’dan dört buçuk yıl sonra yeni cumhuriyet kuat’ı alınca eclipse ekibi derin galaktik merkez’e kaçtı. lemelisk onlarla gitmedi-imparator’un geri döndüğüne dair birtakım dedikodular duymuştu ve oradan mümkün olduğunca uzak kalmak istiyordu. onun yerine büyük hayalleri olan durga the hutt’a katıldı.

durga’nın hizmetindeyken lemelisk endor’dan 8 yıl sonra ’darksaber’ adı verilen ve tüm gereksiz kısımlarını çıkarıp bir silindir şekline getirdiği süperlazeri dizayn edip yapımını üstlendi. fakat durga aşırı ucuza kaçıp projeyi de çok aceleye getirmişti. lemelisk darksaber’ın başarısız olacağından emindi ve oradan kaçtı. kısa bir süre sonra da haklı çıktı.

yeni cumhuriyet bu sefer lemelisk’i yakaladı, savaş suçlarından dolayı yargıladı ve ölüme mahkum etti. lemelisk önce dört yıl orinackra’da hapis yattı ve bir defalığına, lord hethrir’den ele geçirilen worldcraft’ı incelemesi için serbest bırakıldı. sonunda idam mangasının karşısına çıkarıldığında ise oldukça aldırmaz görünen bevel lemelisk’in son sözleri ’’en azından bu sefer şu işi doğru yapın!’’ oldu.

belsed qan idan

angelus
klon savaşları döneminde bir jedi ustasıydı. idan, aargau’nun jedi gözetmeniyken başka bir yere atandı. o ve usta kit fisto, monitor iii’te iridium korsanları ile barışçıl görüşmeleri başlatmak üzere coruscant’tan hareket eden özel jedi kuvvetine liderlik etmekle görevlendirildi.

idan, vuchelle yakınlarında korsanlar ile anlaşmaya çalışırken, onlar herhangi bir kışkırtma olmadan ateş açtılar. idan ve diğer jedi’lar korsanları yenerek, onları ayrılıkçılar tarafından finanse edilen atrivis sektörü hiperuzay rotalarının sonunu getirdiler.

idan’ın bu görevi sırasında, senatör aks moe, aargau’da bir suikasta kurban gitti. temsilci ainlee teem, usta idan olay yaşandığı sırada orada olmayarak suikastı önlemediği için jedi ustasını suçladı.

bastila shan

angelus
pek çok jedi gibi, bastile shan da genç yaşta güce sahip olarak bulunmuş ve ailesinden alınarak eski jedi düzeninde yetiştirilmiştir. jedi’ların verdiği katı disipline rağmen bastila aceleci ve tepkili bir genç kadın oldu. shan pek az görülen en üstün ve kabileyetli ustalarda bile sık rastlanmayan jedi savaş meditasyon sanatında kabiliyetine sahipti. gücün saflığının yanında büyük savaşlardan etkileniyordu. savaşın bir yüzünde cesaretle desteklerken, diğerini çözmeyi başarabilirdi. bu büyük bir başarıydı ancak bastila darth malak’ın cumhuriyet karşıtı yaptığı kampanyalarla ciddi bağlantılar kurmuştu.

onun jedi düzeni için ne kadar değerli olduğunu bilen jedi konseyi bastilayı dikkatli olması için uyardılar ancak o varlığının her parçasını sith tehlikesini yok etmeye ve jedilara kendini ispatlamaya adadı.

bastila darth malak ve darth revan’a karşı iki sith lordunu ayırıp yenebilmek için cumhuriyetin yaptığı karşı atakta en önemli silahtı. jedi konseyi sithlerin star forge’u da içine alan çizimlerini öğrenmişlerdi ancak onları durdurmak için daha fazlasına ihtiyaç duymaktaydılar. bastilanın son anda rol alacağı bir plan yaparlar.

tutsak revan ın hafızası silinir ve yeni bir kimlik verilir. bu yeni kişilik bastila ile darth malak ve star forge u aramak için ortak olur. bastila revan’a karşı hep temkinli davranır ve daima karanlık tarafın işaretleri için uyanık olur. ve böyle istediğinden daha çok karanlık tarafa kendisini açmış bir hale gelir. dünyalara arası süren star forge arayışı revan ve bastilayı yakın çalışmak zorunda bırakır ve bastila jedi rolünü yürütmekte zorlanır.

bastila, carth onasi ve değiştirilmiş revan darth malak tarafından yakalanıp bayrak gemisi leviathan da tutsak alınırlar. yardımcıları ebon hawk sayesinde üçlü kaçar ancak bundan önce revan jedi konseyinin ardındaki düzenbazlığı görür. donakalan revan yakalanacakken bastila kahramanca dath malakın üzerine atlar. revan ve carth hawk a uçarlar, gemiyi kurtarırlar ancak basitla esir kalır.

malak bastilaya iradesini kırıp onu gücün karanlık tarafına geçirmek için işkence eder. revan ile sonraki karşılaşmalarında bastila karanlık gücün savaşçısıdır. basitla revan’ı karanlık tarafa döndürmeye çalışır ancak revan bastilanın kaderinin star forge ve darth malak’ın felaketiyle mühürlendiğinin kararını verir.

auren yomm

angelus
imparatorluğun ilk günlerinde, r2-d2 ve 3-3po 15 yaşındaki auren yomm ile karşılaşıp bir dizi macera yaşamışlardır. roonun umboo eyaletinde yaşıyordu. babası nilz ve annesi de bolaydı. çok iyi bir atletti ve roon klon oyunlarında altın madalya almıştı.

özellikle sahanın bir yerinde oyuncuları yakalayıp çekmeye çalışan bir çekim bulunan oyunda çok iyiydi. auren 3 kişilik bir binici takıma yönetiyordu. takım, kendisi, gee long ve droid olan rockhopper canacarları kullanan bix’ten oluşmaktaydı. klon oyunları politik bir önem taşımakta, zalim tawntoom ili, isyancı umboo ilini sömürmeye çalışmaktaydı. tawntoom valisi kong oyunları gee long ve bix’i zehirleyerek sabote etmeye çalışır. çabaları başarıya ulaşamaz, yedek oyuncular mungo boabab ve 3-3po yarışa girerler ve umboo adına yarışı kazanırlar.

koong’un sonraki oyunu çok daha iğrenç oldu. umboo’yu şehir dışında ölümcül bir mikrop verir. bola yomm hastalanır çünkü havayı a zehirlemiştir. ama beceriksiz kong kendisini de zehirlemiştir. iyi bir doktor olan auren in babası nilz’i çağırır. nilz başarılı olur, bolayı iyileştirir. ancak kong o sırada kendisini iyileştirmek için alan imparatorluğun hainliği yüzünden enfeksiyon kapar ve ölür.

auren yomm genç, siyah saçlı koyu renk tenli bir kadın. atletik bir yapısı ve enerjik bir kişiliği var. o zamanlarda manda’dan mungo boabam adında bir tüccarla yakınlaşmıştı.

atris

angelus
mandalorya savaşlarından önce atris, bir jedi tarihçisiydi ve jedi düzeni’ni ışığın, adaletin ve kusursuzluğun bir sembolü olarak görüyordu. bütün bunlar, sürgün jedi’nin konseyin kararına uymayıp jedi düzeni’nin sözünden çıkması ve revan ile malak’ın yanında mandalorya savaşlarına katılmayı seçmesi ile değişti. bu kadar değer verdiği bir insanın, inandığı her şeye sırtını dönmesi atris’i çok derinden etkilemişti. jedi konseyi’nin bir üyesi olarak atris, eğer sürgün ile beraber savaşa giderse kendisinin de konsey’den aforoz edileceğinden korkuyordu. atris’in bir bölümü, jedi’lar hakkında ki kusursuz görüşlerini sonlandırdığı için sürgün’ü cezalandırmak isterken, diğer bölümü de niçin sürgün’ün konsey’e ihanet ettiğini, ve ederken de kendini bir bakıma sorumlu hissettiğini öğrenmek istiyordu. başlangıçta atris, sürgün için amansızca ölüm kararı vermişti.

jedi iç savaşı’ndan sonra, atris, miraluka kolonilerinin yaşadığı katarr gezegenindeki gizli bir jedi konseyi’ne katıldı. fakat sadece jediların kendileri bu konsey’in gizliliğine inanıyorlardı. atris bunlardan biri değildi. sithlerin kendilerini açık edeceği umuduyla konseyin yapılacağı yerin bilgisini her yere duyurdu. fakat darth nihilus kisvesinde ki sith tehdidi atris’in ve tüm jediların beklentilerini aşıyordu. nihilus, tüm jedilar için çok güçlüydü,ve hepsini kitlesel olarak katarr’da öldürdü. her nasıl olduysa atris, hayatta kalmayı başardı.

telos gezegeninin kutup bölgesini kendine mesken edinen atris, buraya değerli tüm jedi kalıntılarını ve sith holocronlarını sakladı. böylece kendisine göre jedi düzeni’nde ki temel hatayı düzelttiğini sanıyordu. jediların karanlık tarafa geçmesini ve dolayısıyla her seferinde galaksi’ye dehşet salmalarını önleyecek bir mekanizma kurduğuna inanmaktaydı. amacına ulaşabilmek için atris, özel ekipmanlı ve güç’e dirençli bir grup echani cariyesi eğiterek, bunları kalan jedilara karşı koymaları için koşullandırdı. atris, jedi düzeni’ni yeniden kurmayı düşünüyordu, fakat kendi kibrine yenik düştü ve yasak sith holocronlarının bilgisine kendini kaptırarak karanlık tarafa doğru kaydı.

gizlice sürgün’ün iç dünyasını anlamaya çalışırken, bir yandan da gün geçtikçe daha da ümitsizce fanatik jedi anlayışına boyun eğiyordu. bu durum onun üstünde çok büyük bir baskı yaratıyordu ve en sonunda kreia’nın onun karanlık kişiliğini açığa çıkarmasıyla bu baskı, bir patlamaya dönüştü. atris’in telos’ta saklanmasının bir sebebi de, bu izole yaşamın içinde amaçlarını daha kolay elde edebileceğini düşünmesiydi. kreia’nın da dediği gibi atris’in kendinden başka suçlayacak kimsesi yoktu.

kreia, atris’in karanlık tarafın yollarında yürüdüğünü anlamıştı ve eski öğrencisi, darth nihilus’u telos’daki jedi akademisi’nden haberdar etmişti. böylece darth nihilus orada ki güç kullanıcılarından beslenebilmek için telos’da ki akademiye saldırdı. tabiki orada sadece atris’i bulacağı için nihilus ilk önce onu öldürecek sonra da açlıktan ölecekti. kreia bu planından fazlasıyla gurur duymaktaydı, çünkü galakside iki büyük tehdit olan nihilus ve atris’i tek bir hareket ile yok etmiş olacaktı.

atris, sürgün ile karşılaşıp yenilecekti. fakat sürgün, onun hayatını bağışlayarak kendisini ne hallere soktuğunu görmesini sağladı. böylece atris, jedi düzeni’nden bağlarını kopartarak, hatalarından ders almaya ve dünyadaki gerçek yerini aramaya başladı. fakat atris’in sith holocronları, başarısızlığa tahammül edemedi, ve muhtemelen onun ölümüne sebep oldular.

ashka boda

angelus
ashka boda, klon savaşları sırasında bir jedi üstadıydı. bir erkek insandı ve elinde vodo-siosk baas tarafından yaratılan bir holocron tutuyordu. kont dooku, gree yerleşim bölgesine güneş yelkenlisi için güneş yelkenleri almaya gitti ve jedilar onun bu hareketini öğrendi. dooku bölgeyi terk ettikten sonra,ashka boda ve dostu jedi üstadı jabidus inspra ile birlikte jedi tapınağından, kont dooku’nun neden bu bölgeye geldiğini bulmak için araştırma başlattılar.

boda, jedi katliamının ilerleyen dönemlerinde yaşlı bir şekilde byss’ten bu yana ilk defa ortaya çıkan imparatorluk muhafızları tarafından yakalandı. muhafızlar, boda’yı imparatorluk merkezi’ne götürdü. burada palpatine, boda’yı öldürdü ve onun sahip olduğu holocrona el koydu. bu holocronun içindeki bilgileri “nager’in kitabı”nı yaratmakta kullandı.

446 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol