confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442116

orn free taa

angelus
aşırı şişman ve keyfine düşkün bir twi’lek politikacı olan orn free taa, hem valorum döneminde, hem de on yıl sonra palpatine döneminde galaktik senato’ da halkını temsil etmekteydi.

şişman senatör asla fikirlerini saklamaz ve onları daima senato’ yu ikiye bölen kritik tartışmalarda yüksek sesle dile getirirdi.

her ne kadar anavatanı ryloth’ u gerçekten önemsiyor olsa da orn free taa iki güzel asistanı pampy ve supi’ yi prestij gösterisi olarak etrafında dolaştırmaktan da geri kalmazdı.

orrimaarko

angelus
imparatorluğun insan olmayanlara karşı tavrı yüzünden galaksideki çeşitli ırkların bulunduğu isyancı üslerinden birine katıldı.

tarihi endor savaşında mon calami – ishi tib ve sullustanlılar gibi oda görev yaptı. gizemli düz suratıyla imparatorluğa karşı savaştı.

pablo jill

angelus
güç tüm galakside yaşama dokunduğu için jedi düzeni birçok yaratık türünü kapsamaktaydı.

pablo-jill, klon savaşları zamanında yabancı bir ırktan jedi şövalyesiydi. jedi tapınağı’nda görevli olan pablo-jill, aynı zamanda obi-wan kenobi’ yi büyüyen ayrılıkçı hareket’ ten kurtarmak için geonosis’ e gönderilen cesur kurtarıcılardan biriydi.

padme

angelus
naboo’nun genç yöneticisi, padme naberrie olarak doğmuş, kraliçe olunca amidala ismini almıştır.

amidala çok küçük yaşlardan itibaren yeteneklerini sergilemeye başlamış ve çok iyi bir eğitim almıştır. halk hizmetine büyük bir ilgisi vardır ve bu yüzden göçmen yardım hareketine henüz bir çocukken katılır. 8 yaşındayken, kanun koyucu kurula kabul edilir ve 11 yaşındayken kuruldaki çıraklardan biri olur. 14 yaşındayken ise naboo kraliçesi seçilir. naboo’nun ticaret federasyonu tarafından işgali sırasında, neimoidianlılar, kolay pes etmeyen amidala’yı işgali yasallaştıracak bir anlaşmayı imzalamaya zorlarlar. amidala reddeder ve bir esir kampına gönderilmeye mahkum olur. kapma giderken, jedi elçileri qui gon jinn ve obi wan kenobi tarafından kurtarılır. jedilar, kraliçeyi, senatoda konuşması ve senatör palpatine’in yardımını alması için coruscant’a götürmeye karar verir.

coruscant’a vardıklarında amidala, ticaret federasyonunun politik manevraları sayesinde isteklerinin dikkate alınmadığını görünce, galaktik politikanın yetersizliklerine tanık oldu. senatör palpatine’in tavsiyesiyle, amidala, yüce başkan valorum için güvensizlik oyu istedi. senato bürokrasisinden bıkan amidala, naboo’ya döndü. gezegeni kurtarmak için yerli gunganlardan yardım istedi. naboo savaşı sırasında, kendi sarayına sızdı ve neimoidian valisi nute gunray’i işgali sona erdirmeye zorladı. orduları yenilgiye uğrayan korkak neimoidianlılar, teslim oldular ve naboo tekrar özgürlüğüne kavuştu.

amidala naboo’nun yöneticisi olmasına rağmen, çok sayıda danışmanı ve yardımcısı bulunmaktaydı. sio bibble, naboo valisi görevini üstlenirken, yüzbaşı panaka, amidala’nın kraliyet muhafızıydı. ric olie ise kraliçenin kraliyet yıldız gemisi’nin kaptanı ve aynı zamanda bravo uçuşunun da lideriydi.

amidala’nın yardımcıları arasındaki belki de en önemli grup beş adet nedimesiydi. sache, yane, rabe, sabe ve eirtae,k, kraliçe’ye yalnızca elbiseleri, saç stilleri ve makyajı ile yardım etmekle kalmayıp, aynı zamanda kendini koruma konusunda da eğitim almışlardı. tehlike anında kraliçe amidala, nedimelerinden biri yerine geçiyor ve padme ismini kullanıyordu. bu durumda sabe, kraliçenin yerini alıyordu.

görev süresi sona erdiğinde amidala, halk onun daha uzun sure hizmet verilmesi için yasada yapılacak bir değişikliği desteklemesine rağmen, yasaya göre davranarak kraliçelik görevini bıraktı. kişisel hayatına konsantre olmaya hak kazanmasına rağmen, amidala, halka hizmet vermeye devam etti. yeni kraliçe jamillia’nın isteği üzerine, bir zamanlar palpatine tarafından yürütülen naboo senatörü görevini devraldı. büyük sarsıntılar geçiren galakside, korkusuz davranışları, senatoda çoğu zaman mantığın ve gerçekçiliğin sesi olarak parladı.

cumhuriyeti tehdit eden ayrılıkçı hareketin güçlenmesiyle, amidala, krize barışçı bir çözüm getirmeye çalışan bir kaç kişi arasına girdi. bazı senatörler cumhuriyeti korumak için bir askeri güç yaratılmasına çalışırken, amidala, askeri güç yaratılması hareketine karşı geliştirilen hareketin başına geçti.

askeri güç yaratılması oylaması gününde, amidala’nın gemisi coruscant’a vardığı anda saldırıya uğradı. nedimelerinden corde dahil olmak üzere yedi kişinin öldüğü saldırının arkasında naboo aylarındaki uzay madencileri olduğu düşünülürken, amidala, esas sorumlunun ayrılıkçıların lideri kont dooku’nun olduğuna inanıyordu. gerçekte, sorumlu, naboo’nun genç senatörünü sonsuza kadar susturmak için kelle avcılarını kiralayan nute gunray’di.

yüce başkan palpatine’in isteği üzerine amidala, jedi şövalyerinin koruması altına alındı. amidala böylece, 10 yıldır görmediği obi wan kenobi ve onun öğrencisi anakin skywalker’la tekrar biraraya gelmiş oldu. bu sırada, kelle avcısı zam wesell tarafından gerçekleştirilen ikinci bir suikast girişimi, amidala’nın içinde bulunduğu tehlikenin ne kadar büyük olduğunu ortaya koydu.

anakin, padme’yi korumak amacıyla naboo’ya götürürken, jedilar da saldırıları araştırmaya karar verdiler. naboo’nun güzel göller bölgesinde, baş başa kalan anakin ve padme, 10 sene önceki arkadaşlıklarını hatırlamakla kalmayıp, birbirlerine aşık oldular.

bu ikisi içinde yasak bir aşktı. jedi kurallarına göre anakin, romantik bir ilişkiye başlayamazdı, padme’nin ise kariyerine odaklanması gerekiyordu. iki tarafın da çok kuvvetli duygularına rağmen, padme, gerçekçi olmaya çalışarak, anakin’in birlikte olma çabalarını geri çevirdi.

anakin’in canını sıkan yalnızca padme’ye olan aşkı değildi. annesiyle ilgili korkunç kabuslar görüyordu. daha fazla dayanamayan anakin, padme’yi de yanına alarak, başının dertte olduğuna inandığı annesi shmi skywalker’ı bulmaya tatooine’e döndü.

anakin, annesini ölmek üzereyken buldu ve ona işkence yapan tusken raiderları öfke içinde katletti. padme’nin yanına döndüğünde ise utanç ve umutsuzluk içinde yaptıklarını itiraf etti. anakin’in üzüntüsü padme’nin ona karşı duyduğu sempati ve şefkatin artmasına sebep oldu. kısa sure sonra anakin ve padme, ayrılıkçılar tarafından ele geçirilen obi wan’ı kurtarmak üzere geonosis’e doğru yola çıktı. padme, diplomatik yeteneklerini kullanmayı planlıyordu ama geonosianlılar ikisini de ele geçirdi. casusluk suçlamasıyla yargılanan amidala ve anakin, idama mahkum edildi.

ölümle yüzyüze gelen padme, duygusal bariyerlerini indirerek, anakin’e olan aşkını itiraf etti. bunun ardından ikili, obi wan’ın yanında idam edilecekleri arenada yerlerini aldı ve üç ölümcül canavarla savaşmak zorunda kaldılar. padme, yırtıcı nexu’dan aldığı bir yaraya rağmen, cesaretle savaşarak, ölümünü bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı.

bu gösteri once jedi güçlerinin gelmesiyle, daha sonra da klon savaşlarının başlamasıyla kısa kesildi. cumhuriyet ordusunun kurulmasına ilk başta itiraz etmesine rağmen, padme, ayrılıkçılara karşı, yeni yaratılmış klon askerleriyle savaştı.

geonosis savaşından sonra anakin, padme amidala’yı tekrar naboo’ya götürdü. orda, yasak aşlarının başladığı göller bölgesinde yalnızca c-3po ve r2-d2’nun şahit olduğu bir törenle evlendiler. bundan sonra ise galaksiyi ve amidala’yı çok karanlık günler beklemekteydi.

amidala, gizlediği kocasının ilerleyen kariyeri yüzünden sürekli zor durumda kalsa da, senato’ya sadakatle hizmet etmeye devam etti. anakin cumhuriyet’in her tarafında bilinen bir savaş kahramanı olmuştu, ve insanlar onun yaptığı şeyler karşısında büyülenip sevgi gösterileri yapsalar da padmè, kocasının hayatı için çok endişeleniyordu. kaçamak geçirebildikleri kısıtlı süre çok yetersiz gibi geliyordu. savaş, coruscant’tan çok uzakta olan dış halka’da yoğunlaştığından, padmè anakin’i çok az görebiliyordu. dış halka kuşatmaları bittiğinde, padmè’nin anakin’e verecek harika haberleri vardı: anakin, baba oluyordu.

savaşla geçen bu yıllar içinde cumhuriyet’te de değişimler oluyordu. ayrılıkçılarla belirli cephelerde daha iyi mücadele edebilmek için, şansölye palpatine güvenlik adı altında çok sayıda olağan üstü yetki elde etmiş ve senato’daki bir kısım savaş karşıtı politikayı tamamen ortadan kaldırmıştı. yozlaşmış politikacılardan bir çoğu bu güç dengesi değişimini, ve palpatine’in kazandığı yetkileri tepkisiz karşılamışlardı. fakat padmé, palpatine’in hareketlerinden büyük rahatsızlık duyan birkaç idealist senatör’ün uzlaşma noktası olmuştu. hukuk kuralları çerçevesinde diplomatik bir çözüm düşünen padmé, 2,000 kişilik bir senatör delegasyonu toplayarak, palpatine’in hükmüne karşı bir ses oluşturmayı planlamaktaydı.

obi-wan kenobi ile mustafar gezegenine giden padmè, anakin’i burada tekrar güç’ün aydınlık tarafına geçirmeye çalıştı. fakat anakin’in kendisine karşı kullandığı sith boğma gücü ile kendini kaybetti. kenobi, anakin’i yendikten sonra padmè’yi polis massa’da ki sağlık merkezine götürdü. burada doktorlardan oluşan bir ekip padmè’nin hayatını kurtarmaya çalışsalar da bu çabalar nafileydi. padmè, anakin’in çocukları luke ve leia ikizleri doğurarak üzgün bir şekilde yaşamını yitirdi. son nefesinde obi-wan, anakin’in içinde halen iyilik olduğunu söyleyerek onu rahatlatmaya çalışıyordu.


paploo

angelus
endor gezegeninde yaşayan ewok. şef chirpanın köyünde izci. wicket w. warrick ve teebo ile çok yakın arkadaşdı.

kahramanca bir davranış ile imparatorluk speederını çaldı ve isyancı vurucu timi için karışıklık çıkardı. tarçın renkli bir ewok. ten rengindeki başlığının ortasında düzgün yerleştirilmiş bir taş vardı.

passel argente

angelus
passel argente, galaktik cumhuriyette koorivar ırıkından insansı bir senatördü. yüce başkan valorumun son günlerinde ve yüce başkan palpatine’in ilk yıllarında görev yaptı.birleşik ittifak’ın sulh yargıcı argente, serveti ve özel zevkleri yüzünden aklanamayacak derecede lekelendi. klon savaşları patlak vermeden önce, argente birleşik ittifak’ın kuvvetlerini bağımsız sistemler konfederasyonu’na teslim etti. klon savaşları sırasında kont dooku ve general grievous komutasındaki bağımsız sistemler konfederasyonu’nu ekonomik ve politik olarak destekleyen ayrılıkçı konseydeydi. klon savaşları’nın arkasındaki sith, ayrılıkçılara ihtiyaç kalmadığına karar verdiğinde tüm senatörler gibi darth vader tarafından öldürüldü.

plo koon

angelus
köklü bir jedi soyundan gelmiş olan ve jedi konseyi’nin üyelerinden korkusuz bir savaşçı.

plo koon bir çok kere qui gon jinn’le omuz omuza savaşmıştır ve arkadaşının jedi konseyine katıldığını görmeyi arzulamaktadır.

dorin’den bir kel dorlu olan plo koon coruscant gibi oksijen zengini gezegenleri ziyaret ederken özel koruyucu gözlükler ve anti oksijen maskesi takmak zorundadır. aynı zamanda mükemmel jedi güçlerini üst sınırlara çıkartan çok gelişmiş duyu ötesi organlara sahiptir.

genosis savaşına katılan jedilardan biriydi. ki-adi-mundi, aayla secura ve başka jedilarla beraber droid kontrol gemisini kapatmaya gittiler. oradan sağ kurtulan bir kaç jedidan biriydi. daha sonraki klon savaşları’nda general olarak görev yaptı.

plo koon, elektrik yargılaması adı verilen bir güç tekniğinde uzmandı. pek çok jedi bu gücün düşmanları sith lordlarının kullandığı güç yıldırımlarına benzediğini düşünüyorlardı.

klon savaşları’nın sonunda, cato neimoidia’da yıldızsavaşçılarından bir gruba komuta ediyordu. emir 66 yayınlandığında arc-170 yıldız savaşçılarını kullanan klon pilotlar, plo’nun gemisine ateş açtılar ve geminin motor bölümünü vurarak jedi’ın kontrolü kaybetmesini sağladılar. ikinci atışlarında yıldız savaşçısını iki parçaya böldüler. yıldızsavaşçısının kokpiti yeniden kontrolü sağlamaya çalışan jediya rağmen binalardan tekine çarparak, jedi üstadının ölümüne sebep oldu.

poggle the lesser

angelus
poggle the lesser ıssız dünyadaki taşlı tepelerde yaşayan büyük geonosian kolonisinin lideriydi.

poggle, tekno birliğinin savaş droidlerinin yapımını izledi. büyüyen ayrılıkçı harekete işçilerini teslim etti ve bağımsız sistemler konfederasyonu’nun ilk toplantısına ev sahipliği yaptı.

jedi ve senato casuslarının onun bölgesini keşfetmesinden sonra, poggle onların duruşmasını yönetti. obi-wan kenobi, padmé amidala ve anakin skywalker casusluktan suçlu bulundular ve geonosian geleneklerine göre idama mahkum edildiler.

diplomaside büyük bir yanlış adım olsa da poggle böyle saygı değer cumhuriyet temsilcilerinin idamını kabul etti. genosian’lar silah yapıcılarıydı ve poggle’a göre onlar her bir saldırıya hazırlardı.

jedi takviyesinin beklenmedik gelişi halk gösterisini delice bir savaşa çevirdi. poogle ve öteki ayrılıkçı liderler yer altında bir komuta merkezine çekildiler. orada şok içinde cumhuriyet güçlerinin onların yeni kurulmuş klon ordularıyla gelmelerini seyrettiler. klonların saldırısı sebebiyle, poggle savaşçılarına yer altı mahzenlerine çekilmelerini emretti.

poggle, genosian’ların yapımına söz verdiği mükemmel bir silahın çok gizli planlarına sahip bir şekilde, planı karanlık ustasına ulaştırmak için geonosis’ten ayrılan count dooku’ya geri verdi.

klon savaşları sırasında ayrılıkçı konsey’deydi. kont dooku ve general grievous’un komutası altındaki bağımsız sistemleri maddi olarak destekliyordu. klon savaşlarının arkasındaki sith artık ayrılıkçılara ihtiyaç kalmadığına karar verdiğinde darth vader tarafından öldürüldü.

pooja naberrie

angelus
pooja naberrie, sola naberrie’nin en küçük kızı ve padmé amidala’nın yeğenidir. kiraz yüzlü, kıvırcık saçlı küçük kız klon savaşlarını başlatan olaylar sırasında dört yaşındaydı. galaktik politikanın stresi padmé’yi bunalttığında, padmé, çok sevdiği genç yeğenlerinin tasasız, neşeli hallerinde huzur bulurdu. pooja ve kız kardeşi ryoo sıkça annelerinin peşine takılıp büyükanne ve büyükbabalarını, bir komşu ve aile dostu olan jev nerran’la birlikte ziyaret ederlerdi.

pooja büyüyünce imparatorluk senatosunda nabooyu temsil etti. leia organa ile aynı zamanda görev yaptılar. ikisi birbirlerinin kuzenleri olduğunu bilmiyordu. pooja asilere gizli bir sempati duysada kraliçenin büyük bir destekçisiydi.

prenses leia

angelus
leia organa, genç yaşta çok iş başarmış politik bir figürdür. asi ittifakın lideri, imparatorluk senatosunun eski bir üyesi ve alderaan kraliyet ailesinin bir üyesi. bütün bu özelliklerine rağmen, leia, uzun yıllar boyunca gerçek aile bağlarından habersiz yaşamıştır.

leia’nın kraliyet ailesi tarafından evlat edinildiği herkes tarafından bilinen bir gerçekti. bilinmeyen şey ise, leia’nın, karanlık tarafa yenik düşen ve darth vader adını alan anakin skywalker’ın kızı olduğuydu. leia, gizlilik içinde doğan ve vader ile imparator’dan korunan ikizlerden biriydi. jedi kahramanı ve general obi wan kenobi, leia ve annesini alderaan gezegenine gönderdi. leia burda, kenobi’nin arkadaşı bail organa tarafından yetiştirilecekti. diğer ikiz luke ise tatooine’e götürüldü. leia’nın gerçek annesi padme amidala’ya ait çok az hatırası vardı. tek hatırlayabildiği şey, annesinin çok güzel ama üzgün olduğuydu.

leia, üvey babasının izinden giderek, politikaya atıldı. imparatorluk senatosunda alderaan’ı temsil eden en genç senatör oldu. bir senatör olarak prenses leia, aslında asilere kaynak sağlama görevleri olan bir çok “diplomatik yardım görevleri” düzenledi. diplomatik dokunulmazlığı ve konsey gemisini, yasak bölgelere girmek için kullandı.

böyle bir görevde, leia’nın gemisi asi casusları tarafından çalınan çok önemli imparatorluk planlarını ele geçirdi. ölüm yıldızı savaş istasyonunun tüm teknik bilgilerini içeren bu planlar, asi ittifak tarafından incelenebilir ve bu sayede imparatorluğa karşı büyük bir zafer kazanılabilirdi. leia, babası tarafından cumhuriyetin büyük kahramanlarından general obi wan kenobi’yi bulması ve onu asi ittifak’a katılmaya ikna etmesi için görevlendirildi. tatooine yakınlarında, leia’nın gemisi imparatorluk güçleri tarafından saldırıya uğradı ve kendisi lord darth vader tarafından esir alındı. leia, planları bir r2 ünitesinin hafıza sistemlerinin içine saklayıp onu obi wan’ı bulması için tatooine gönderecek zamanı güçlükle buldu.

leia, vader’ın esiri olarak ölüm yıldızı’nda bir çok korkunç işkenceye maruz kaldı. akıl taramalarının dışında, imparatorluk güçleri onu kendi gezegeni alderaan’ın yok edilmesini seyretmeye zorladı. bunlara rağmen, ne gizli asi üssü, ne de çalınan planlara hakkında hiç bir bilgi vermedi. kısa bir sure sonra luke skywalker ve han solo onu savaş istasyonundan kurtardı ve çalınan planları yavin’in dördüncü ayındaki asi üssüne ulaştırdılar. leia’nı çabaları sayesinde ölüm yıldızı nihayet yok edildi.

üç sene sonra, asi ittifak donmuş gezegen hoth’da yeni bir üs kurdu. prenses leia, echo üssünün yöneticilerinden biriydi. imparatorluk hoth’a saldırdığında, leia kumandayı ele alarak, aktif bir şekilde üssün boşaltılmasında yer aldı. kendi kaçışı ise yarıda kalmak üzereyken, han solo’nun yardımlarıyla millenium falcon’la kaçmayı başardı.

peşlerindeki imparatorluk güçlerinden kaçarken falcon, bir astroid’e inmek zorunda kaldı. bu sure sırasında prenses leia organa, han solo’ya aşık oldu. ikili aşklarını bespin’deki cloud city’de birbirlerine ilan ettiler. darth vader onları burada yakaladı ve leia, vader’ın solo’yu karbonit’te dondurmasını daha sonra da kelle avcısı boba fett’e vermesini izlemek zorunda kaldı. bulut şehri’nden lando calrissian’ın yardımlarıyla kaçtı.

asiler, en sonunda han solo’yu jabba the hutt’a teslim eden boba fett’in izini bulmayı başardı. leia, luke’un solo’yu, gangster jabba’nın elinden kurtulma planlarına katıldı. ubese bir kelle avcısı olan boushh kılığında jabba’nın sarayına sızarak solo’yu karbon dondurucudan çıkardı. bu sırada kimliği ortaya çıkınca, bir süreliğine jabba’nın kölelerinden biri olmanın utancını yaşadı. ama gangster’e bunun karşılığını, kendisini bağlayan zincirle onu boğarak verdi.

tatooine’den döndükten sonra leia, general han solo’nun endor ayındaki saldırı ekibine katıldı. görevleri, ikinci ölüm yıldızı’nı koruyan kalkan jeneratörünü yok etmekti. endor’da leia, arkadaşlarından ayrı düştü ve bir ewok kabilesiyle arkadaşlık kurdu. diplomatik yetenekleri, ewokları, asi gücüne yardım etmeleri için ikna etmesinde yardımcı oldu. bundan kısa bir sure sonra luke ona, aile bağlantılarıyla ilgili gerçeği açıkladı. luke ve leia, bir sure aralarındaki kan bağını ve babalarıyla ilgili gerçekleri, en güvendikleri arkadaşları dışında herkesten gizlediler. endor’daki zafer sonrası, leia, kardeşinin varlığını hissederek, güç yeteneklerini sergilemeye devam etti.

leia bazıları tarafından rahatsız edici bulunan güçlü bir karaktere sahiptir. bütün açılardan bir profesyoneldir ama sık sık, bariyerlerini indirirek güçlü şefkat ve mizah duygusunu açığa çıkarır. küçük yapılı, kahverengi gözlü ve uzun kahverengi saçlıdır.

pote snitkin

angelus
skrilling ırkından bir erkek. jabbanın yardımcılarından biri. çöl denizine giden idam partisinde eskort yelkenlisini kullanıyordu.

kaba yaratığın kırışık ve gri renkli bir çıkıntılı derisi , üç parmaklı elleri ve dört çift kısa nefes tüpüyle sıralanmış bir suratı vardı. esir luke skywalker’ın hutt’ın mavnasının güvertesinden fırlatılan ışın kılıcının önünü kesmek isterken dramatik bir şekilde öldü.

pu nudo

angelus
eski cumhuriyet’te muhalefet senatörü olan po nudo, ando gezegeninin aqualish halkını temsil etti.

bağımsız sistemlerin konfederasyonu’nun resmi oluşumuna tanık olan geonosis’teki kont dooku’nun haince düşüncelerin bir araya geldiği toplantısında bulunmuştu.

qui gon jinn

angelus
diğer canlılara karşı merhamet besleyen, yaşayan güç inanışının sembolü usta jedi qui gon-jinn; etrafındakiler tarafından asil, akıllı ve konseyle ters düştüğü durumlar nedeniyle asi olarak nitelendirilirdi.

konseyin kararlarına karşı aldığı tavırlar, sistemin işleyişi hakkındaki düşünceleri onu diğer jedi lardan farklı kılıyordu.usta jinn’e göre geçmişi ve geleceğe odaklanmak yerine o an hissedilenler önemliydi. içgüdülerin olayları çözmek açısından aynı zamanda sağlıklı kararlar verebilmek için gerekli olduğuna inanmıştır.

öğrencisi obi-wan kenobi ile birlikte ticaret federasyonu’nun naboo kuşatmasını kaldırması için çıktıkları serüvende kendilerini savaşın ortasında bulmuşlardır. kraliçe amidala’yı gezegenden kurtarmalarının ardından gemilerindeki arıza nedenli ile tatooine adında bir çöl gezegenine zorunlu iniş yapmışlardı.ihtiyaçları olan malzemeleri temin etme sürecinde usta jinn, anakin skywalker adında bir çocukla tanışmış ve onda olağanüstü bazı güçlerin bulunduğunu fark etmiştir.

jedi konseyi’nin karşı çıkmasına rağmen çocuğun eğitimini üstlenmiştir. naboo savaşı’nda bin yıldır yüzlerini saklamayı başaran sithler, darth maul adından bir zabrak savaşçısı ile ortaya çıkmışlardı.kılıç kullanmadaki becerisine rağmen kendinden daha çevik ve atletik olan maul tarafından öldürülen jedi ustası, son bir istek olarak obi-wan’dan anakin skywalker’ı eğitmesini istemiştir.

jedi düzeni’nin galaktik imparatorluğun kurulması ile sona ermesinin ardından usta yoda, qui gon-jinn’in tüm olanları gücün içinden izlediğinin farkına vardı.yoda ile güç yardımı ile konuşan jinn ölümsüzlüğün yollarını ona öğreteceğini söyledi. yoda bu bilgiyi obi-wan kenobi ile paylaştı ve tatooine ‘deki uzun süreli bekleyişi için yeni bir eğitim alacağını söyledi.

rabe

angelus
rabe çok genç olmasına karşın nedimelik görevlerini yerine getirirken büyük bir sabır ve olgunlukla hareket eder.

amidala’nın sinirlerini yatıştırmada ve kimi zaman saatler süren egzotik saç modellerinin hazırlanmasında ustadır.

rappertunie

angelus
30 cm boyundaki rappertunie manpha gezegeninden shawda ubb ırkından .

max rebo müzik grubunun en küçük üyesi .küçük bir çömleğin içinde harmonika türü enstrüman çalıyor.

rep ters

angelus
teers, boss nass’ ın saygın gungan yüksek konseyi’nin bir üyesiydi ve ticaret federasyonu istilasını takip eden olaylar sırasında boss nass’ ın yanında kaldı.

ric olie

angelus
bravo uçuş gücünün ve diplomatik görevlerde kraliyet yıldız gemisi pilotlarının lideri olan naboo savaşçı birliklerinin deneyimli bir üyesi.

naboo’nun yerlisi olan pilot kendi gezegenindeki uçabilen her şeyi kullanabilir ve gönüllü kraliyet güvenlik güçlerindeki sezgisi üstün pilotlarından biridir. teknik olarak emirlerini kaptan panaka’dan alsa da, olie’nin fikirlerine her zaman saygı duyulur ve kendisi bravo uçuş gücünün bir çok taktiğini geliştirmektedir.

naboo savaşında olie küçük bir grup özgürlük savaşçısını ticaret federasyonunun droid kontrol gemisinin görünüşte karşı koyulamaz gücüne karşı yönetmiştir.

roth del masona

angelus
siyah derili bir jedi şövalyesiydi. obi-wan kenobi’yi kurtarmak için genosis’e giden mace windu’nun jedi vurucu gücünde yer aldı. genosis idam arenasındaki savaştan sağ çıktı ve genosis savaşına katıldı.

ruwee naberrie

angelus
ruwee naberrie, en küçük kızı padmé’ye, girişimin ve fark yaratmanın önemini aşıladı. genç bir adamken, padmé’ye geniçliğinde örnek olarak, mülteci yardım hareketi için çalıştı.

intellektüel ruwee, yerel üniversite’de ders verdi, ama aynı zamanda elleriyle çalışan güçlü omuzlu biriydi. akademi’deki görevinden önce bir inşaatçıydı.

ruwee kızının galaktik politikadaki rolünden ötürü endişeliydi ve coruscant’tan en son haberleri almak için kraliçe jamilia ile yakın temas halindeydi. klon savaşları’nın patlak vermesinden önce, padmé’nin güvenliğinden endişeleniyordu ve ona önerilen jedi korumasından dolayı minnettardı.

457 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol