doğal florasan maddeler yılanbalığınınkine benzeyen derisine ürkütücü parlaklığını verir.
balığın uzun bir gövdesi ve yanlarında,balığa da ismini veren kancalı yakalayıcı pençeler dizilmiştir.büyük, dişli bir burnu vardır.
korkunç sualtı canavarı colo pençe balığı naboonun derin okyanuslarında yaşar.oldukça yavaş bir sindirim sistemine sahip olmasına rağmen colo pençe balığı sadece beslenmek için avlanmaz, kendini rahatsız eden ve çevresindeki hemen herşeye saldırır. colo pençe balığının çeşitli avlanma yöntemleri vardır.düşmanlarını paralize eden zehiri en etkili olanıdır. bu korkunç yaratık aynı zamanda naboo kültürünün bir parçasıdır, korku ve güvensizliği ifade eder.colo pençe balığı ile savaşıp canlı kalanların sayısı ise yok denecek kadar azdır.
biçim değiştirenler ya da değişkenler genellikle tehlikeli türler olarak bilinirler.
clawdite türleri bunların en tehlikelisidir. clawditelar insansıdır, derilerini ve bir dereceye kadar vücut biçimlerini değiştirmelerine rağmen hacimlerini değiştiremezler. benimsenmiş şekillerini kaybetmemek için konsantrasyon gereksimi duyar ve ölünce gerçek biçimlerine dönerler.
clawdite türleri bunların en tehlikelisidir. clawditelar insansıdır, derilerini ve bir dereceye kadar vücut biçimlerini değiştirmelerine rağmen hacimlerini değiştiremezler. benimsenmiş şekillerini kaybetmemek için konsantrasyon gereksimi duyar ve ölünce gerçek biçimlerine dönerler.
kashyyyk’ın ilkel ormanları benzerlerinden veya diğer vahşi dünyalardan çok daha fazla ve çok daha tehlikeli çeşitli yaşam formları barındırır. çok basit bir örnek can-cell’dir.bu yaratık devasa bir böcektir. 3 metreden fazla olan uzunluğu, inanılmaz bir hızda çırpabildiği ve örümcek ağını andıran, uçarken vızıltı çıkartan kanatları, tüylü uzun kuyruğu ile devasa bir böcektir.
bununla beraber bu böcekler tehlikeli değillerdir. diğer türler tarafından evcilleştirilebilirler ve aleenan casusları ve hatta jedi ustaları tarafından binek olarak kullanılabilen yaratıklardır.
bununla beraber bu böcekler tehlikeli değillerdir. diğer türler tarafından evcilleştirilebilirler ve aleenan casusları ve hatta jedi ustaları tarafından binek olarak kullanılabilen yaratıklardır.
banthalar bir çift uzun sarmal boynuzları, büyük kaba uzun tüylü, dört ayaklı, zeki, etrafı ilgi dolu gözlerle inceleyen canlılardır.
tusken akıncıları banthaları ulaşım ve taşıma işleri için kullanırlar. üç metrelik boyları ve susuz ve yiyeceksiz haftalarca ilerliyebilmesiyle tercih nedeni olmuştur.
çiftçiler tarafından da ağır işler için kullanılan banthalar, vahşi tusken akıncılarının vefali refakatçılarıdırlar.
tusken akıncıları banthaları ulaşım ve taşıma işleri için kullanırlar. üç metrelik boyları ve susuz ve yiyeceksiz haftalarca ilerliyebilmesiyle tercih nedeni olmuştur.
çiftçiler tarafından da ağır işler için kullanılan banthalar, vahşi tusken akıncılarının vefali refakatçılarıdırlar.
suda yaşama özelliğine sahip, savaşçı ve insanımsı bir ırk olan aqualish, galaksinin her tarafından bulunabilir.
geniş, cam gibi gözleri, tüylü yüzleri ve içeri dönük iri dişleri olan ağızları vardır.
galaktik cumhuriyetin son günlerinde, andolu senatör po nudo, cumhuriyetten ayrılmış , insanları ve gezegenlerini bağımsız sistemler konfederesyonuna katmıştır.
geniş, cam gibi gözleri, tüylü yüzleri ve içeri dönük iri dişleri olan ağızları vardır.
galaktik cumhuriyetin son günlerinde, andolu senatör po nudo, cumhuriyetten ayrılmış , insanları ve gezegenlerini bağımsız sistemler konfederesyonuna katmıştır.
aiwhalar, kamino gezegeninin okyanuslarının üstünde havada süzülerek uçan muhteşem su memelileridir.
yerli kamino halkının üzerlerine bindikleri hayvanlardır. yaratıklar iyi yüzücüler olup, uçarken hızlarını dalgalara göre ayarlamak için ibiklerini kullanırlar.
yerli kamino halkının üzerlerine bindikleri hayvanlardır. yaratıklar iyi yüzücüler olup, uçarken hızlarını dalgalara göre ayarlamak için ibiklerini kullanırlar.
galaktik iç savaş’ta isyancılar’a aktif destek vermeden önce, su dünyası mon calamari senatörü olan tills 2000 delegasyonundaydı. –klon savaşları sırasında palpatine’in aldığı kararlara karşı kurulmuştu. 2000 grubunu oluşturan senatörler palpatine’in aldığı acil yetkileri senatoya iade etmesini ve sonrada istifa etmesini istiyorlardı.
kuru, geniş, uzun burunluydu ve luke skywalker’ın han’la ilk karşılaştığı gün mos eisley cantina’daydı.
moff jerjerrod, endorun ormanlık ayı üzerinde yapımı süren ikinci ölüm yıldızının inşaatını denetleyen imparatorluk subayıydı.
jerjerrod, ölüm yıldızının inşatının ilerlemesini daha yüksek makamlara rapor vermekle yükümlü tatsız bir pozisyondaydı. inşat takvimin gerisinde kalınca, imparator palapatine darth vaderı kendi elçisi olarak jerjerrodun mürettebatına çeki düzen vermesi için gönderdi.
endor savaşı sırasında, jerjerrod ölüm yıldızının kullanıma hazır süperlazerini asi güçlerine kaşı kumanda etti. istasyon ittifakın birkaç önemli kruvazörünü çatışma sırasında yok etmeyi başardı.
jerjerrod, asiler istasyonun reaktörünü patlatmayı başardıkları zaman ölüm yıldızında öldü.
jerjerrod, ölüm yıldızının inşatının ilerlemesini daha yüksek makamlara rapor vermekle yükümlü tatsız bir pozisyondaydı. inşat takvimin gerisinde kalınca, imparator palapatine darth vaderı kendi elçisi olarak jerjerrodun mürettebatına çeki düzen vermesi için gönderdi.
endor savaşı sırasında, jerjerrod ölüm yıldızının kullanıma hazır süperlazerini asi güçlerine kaşı kumanda etti. istasyon ittifakın birkaç önemli kruvazörünü çatışma sırasında yok etmeyi başardı.
jerjerrod, asiler istasyonun reaktörünü patlatmayı başardıkları zaman ölüm yıldızında öldü.
momaw nadon, ithor gezegeninden bir ithoriandır. boyu 1.95 metredir.
mos eisley cantina’daki herkes tehlikeli değildir. bu kibar, barışçıl ithorian luke skywalker mos eisley cantina’nın kapısından içeri girdiği gün içeride karanlık bir köşede oturuyordu.
mos eisley cantina’daki herkes tehlikeli değildir. bu kibar, barışçıl ithorian luke skywalker mos eisley cantina’nın kapısından içeri girdiği gün içeride karanlık bir köşede oturuyordu.
galaksideki özgürlüğün peşinde olanların başında gelen mon mothma asi birliklerin başıdır.
klon savaşları’nın en başından beri yüce başkan palpatine’in aldığı kararları desteklememişti. palpatine sistemlere kendisinden direk bağlı valiler atadığında, mothma senatonun gittikçe politik nüfuzunu çok kolay teslim ettiğini söyledi.
alderaanlı bail organa ile ortak fikirlere sahip küçük bir grup oluşturdu. çabalarının esasını oluşturan senatörler chi eekway, terr taneel, padmé amidala, fang zar ve giddean danu olsalar da bunlar onun ve organa’nın isyanın temelini atıklarını bilmiyorlardı. mothma’nın asilerle olan bu gizli işbirliği açığa çıktığı zaman bail organa’nın haber vermesi sayesinde imparatorluk gizli polisi ona ulaşamadan coruscant’dan kaçabilmiştir.
yüreklendirici konuşmaları onu asi birliklerinin doğal başkanı yapmıştır. onun oluşturduğu merkezi yönetim sayesinde iletişim, hızlı karar verme, güçlü otorite ve sorumluluk mekanizmalarıyla kritik kaynaklara, ihtiyaçlara, gemilere ve silahlara ulaşma daha kolay olmuştur. yavin savaşı ve ölüm yıldızının yok edilmesi sonrasında asiler önemli ölçüde büyümüşler ve mon mothma tüm yaratıkların özgürlüğünü ve haklarını savunan konuşmalarına devam etmiştir.
klon savaşları’nın en başından beri yüce başkan palpatine’in aldığı kararları desteklememişti. palpatine sistemlere kendisinden direk bağlı valiler atadığında, mothma senatonun gittikçe politik nüfuzunu çok kolay teslim ettiğini söyledi.
alderaanlı bail organa ile ortak fikirlere sahip küçük bir grup oluşturdu. çabalarının esasını oluşturan senatörler chi eekway, terr taneel, padmé amidala, fang zar ve giddean danu olsalar da bunlar onun ve organa’nın isyanın temelini atıklarını bilmiyorlardı. mothma’nın asilerle olan bu gizli işbirliği açığa çıktığı zaman bail organa’nın haber vermesi sayesinde imparatorluk gizli polisi ona ulaşamadan coruscant’dan kaçabilmiştir.
yüreklendirici konuşmaları onu asi birliklerinin doğal başkanı yapmıştır. onun oluşturduğu merkezi yönetim sayesinde iletişim, hızlı karar verme, güçlü otorite ve sorumluluk mekanizmalarıyla kritik kaynaklara, ihtiyaçlara, gemilere ve silahlara ulaşma daha kolay olmuştur. yavin savaşı ve ölüm yıldızının yok edilmesi sonrasında asiler önemli ölçüde büyümüşler ve mon mothma tüm yaratıkların özgürlüğünü ve haklarını savunan konuşmalarına devam etmiştir.
muftak, tatooinede yaşan bir talzdır. boyu 2.1 metredir.
çadırda yaşayan bu bar müdavimi, luke skywalker han solo ile karşılaştığında orada bulunuyordu. bu ilginç yaratığın en karakteristik yanı uzun tüyleri ve 4 parlak gözüdür. titrek bir sesi olan bu yaratık içkisini bazı böcekler gibi kısa bir hortum vasıtasıyla içer.
çadırda yaşayan bu bar müdavimi, luke skywalker han solo ile karşılaştığında orada bulunuyordu. bu ilginç yaratığın en karakteristik yanı uzun tüyleri ve 4 parlak gözüdür. titrek bir sesi olan bu yaratık içkisini bazı böcekler gibi kısa bir hortum vasıtasıyla içer.
galaktik cumhuriyet’in galaktik imparator’luğa dönüşmesi yıllarında senato’ya hizmet etmekteydi. klon savaşları krizi sırasında palpatine’in hükümleri hakkındaki ve aldığı yetkilerden duydukları endişelerinin ve bu acil durum yetkilerini geri vermesini isteklerinin resmi olarak belirtildiği dilekçeyi imzalayanlardan oluşan 2000’ler delegasyonunun bir üyesiydi.
nien nunb, endor savaşı öncesinde ittifak filosu için konak bölge görevini üstlenen sullust gezegeninin küçük, gerdanlı, fare gözlü yerlilerinden olup 1,6m boyunda bir erkektir.
o tarihi çatışma sırasında millenium falcon’da lando calrissian’a yardımcı pilotluk yaptı. nunb, lando calrissian’ın da anladığı sullustan türünün akıcı ve geveze dilini konuşurdu. millenium falcon’ndan başka sublight queen’de de görev yapan nien silah olarak lazer tabancası kullanırdı.
o tarihi çatışma sırasında millenium falcon’da lando calrissian’a yardımcı pilotluk yaptı. nunb, lando calrissian’ın da anladığı sullustan türünün akıcı ve geveze dilini konuşurdu. millenium falcon’ndan başka sublight queen’de de görev yapan nien silah olarak lazer tabancası kullanırdı.
ticaret federasyonunun naboo savaşındaki yönetici valisi. yeşil-gri derili ve kırmızı gözlü bir neimodianlı olan gunray, önemli statüsünü pahalı cüppeler ve etkileyici bir baş süsü giyerek sergilemektedir.
teğmen rune haako’nun yardımıyla, naboo’yu kuşatmıştır. sith lordu darth sidious’un emirleriyle hareket edip, daha sonra yıkıcı bir işgal hareketine başlamıştır. hırslı ve katil ruhlu gunray, ticari bir kazanç peşinde her türlü vahşeti gerçekleştireceğini kanıtlamıştır. en sonunda kraliçe amidala ve askerleri tarafından ele geçirilmiştir.
cumhuriyet yetkilileri tarafından tutuklanıp adalet önüne çıkartılan gunray ve teğmen rune haako, kârlı ticaret federasyonunu, bu çürümüş çaba uğruna bırakmaya bile razı olmuşlardır.
fakat cumhuriyet’in yozlaşmış son dönemlerinde, adalet bile satın alınabilmektedir. yüksek mahkeme önünde dört davadan sonra, gunray halen naip unvanını korumuştur.
kont dooku’nun ayrılıkçı hareketi, cumhuriyeti parçalamaya başladığında, galaksinin en büyük şirketleri ticarete fayda sağlayabilecek olan bu galaktik reform fikrine kapılmışlardır. gunray da padme amidala’ya karşı suikast girişiminde bulunmuş bağımsız sistemler konfederasyonu’na bağlılık bildirmiş olsa da, böyle fikirler ile oynamaktadır.
kelle avcısı jango fett, naboo senatörünü öldürmesi için zam wessel’i kiralamıştır. wessel başarısız olsa da, amidala ayrılıkçı güçler tarafından yakalanmış ve gunray’ın önünde idam edilmek üzere idam arenasına getirilmiştir. fakat amidala, zor bir hedef olduğunu bir kere daha kanıtlamış, ve klon savaşçılarının geonosis’i basmasıyla nute gunray korkarak orayı hemen terk etmiştir.
gunray, savaştan git gide sıkılır. artık ayrılıkçıların görünmez lideri darth sidious’un verdiği zenginlik ve fetih sözleri, onun barış arayışlarını dindiremez olmuştur. kendi hayatını bile riske atarak general grievous’un liderliğini sorgulamıştır.
sidious, ayrılıkçı liderleri mustafar’a kaydırdığında gunray, savaşın sonunun yakın olduğunu düşünmüştür.darth sidious ayrılıkçılara ihanet etmiş, onları galaksinin imparatoru olabilmek amacı ile kullanmıştır. sonra onlara daha fazla ihtiyacı kalmadığını düşününce, sidious yeni çırağı darth vader’ı mustafar’a göndererek tüm ayrılıkçıları infaz ettirmiştir. vader tüm suç baronlarını ışın kılıcıyla katlederken, nute gunray’ı sona bırakmıştır.
korkudan ne yapacağını bilemeyen neimoidianlı canının bağışlanması için yalvarmış, fakat vader onu kılıcının tek bir hamlesiyle öldürmüştür.
teğmen rune haako’nun yardımıyla, naboo’yu kuşatmıştır. sith lordu darth sidious’un emirleriyle hareket edip, daha sonra yıkıcı bir işgal hareketine başlamıştır. hırslı ve katil ruhlu gunray, ticari bir kazanç peşinde her türlü vahşeti gerçekleştireceğini kanıtlamıştır. en sonunda kraliçe amidala ve askerleri tarafından ele geçirilmiştir.
cumhuriyet yetkilileri tarafından tutuklanıp adalet önüne çıkartılan gunray ve teğmen rune haako, kârlı ticaret federasyonunu, bu çürümüş çaba uğruna bırakmaya bile razı olmuşlardır.
fakat cumhuriyet’in yozlaşmış son dönemlerinde, adalet bile satın alınabilmektedir. yüksek mahkeme önünde dört davadan sonra, gunray halen naip unvanını korumuştur.
kont dooku’nun ayrılıkçı hareketi, cumhuriyeti parçalamaya başladığında, galaksinin en büyük şirketleri ticarete fayda sağlayabilecek olan bu galaktik reform fikrine kapılmışlardır. gunray da padme amidala’ya karşı suikast girişiminde bulunmuş bağımsız sistemler konfederasyonu’na bağlılık bildirmiş olsa da, böyle fikirler ile oynamaktadır.
kelle avcısı jango fett, naboo senatörünü öldürmesi için zam wessel’i kiralamıştır. wessel başarısız olsa da, amidala ayrılıkçı güçler tarafından yakalanmış ve gunray’ın önünde idam edilmek üzere idam arenasına getirilmiştir. fakat amidala, zor bir hedef olduğunu bir kere daha kanıtlamış, ve klon savaşçılarının geonosis’i basmasıyla nute gunray korkarak orayı hemen terk etmiştir.
gunray, savaştan git gide sıkılır. artık ayrılıkçıların görünmez lideri darth sidious’un verdiği zenginlik ve fetih sözleri, onun barış arayışlarını dindiremez olmuştur. kendi hayatını bile riske atarak general grievous’un liderliğini sorgulamıştır.
sidious, ayrılıkçı liderleri mustafar’a kaydırdığında gunray, savaşın sonunun yakın olduğunu düşünmüştür.darth sidious ayrılıkçılara ihanet etmiş, onları galaksinin imparatoru olabilmek amacı ile kullanmıştır. sonra onlara daha fazla ihtiyacı kalmadığını düşününce, sidious yeni çırağı darth vader’ı mustafar’a göndererek tüm ayrılıkçıları infaz ettirmiştir. vader tüm suç baronlarını ışın kılıcıyla katlederken, nute gunray’ı sona bırakmıştır.
korkudan ne yapacağını bilemeyen neimoidianlı canının bağışlanması için yalvarmış, fakat vader onu kılıcının tek bir hamlesiyle öldürmüştür.
coruscant ın gece ışıklarının canlı oyun alanı, duygulu izleyiciler için hayatın tüm çeşitliliği ile bir araya geldiği ideal bir yerdir.
bazıları için kumar klüpleri, kendi alt tabaka sınıflarından, servet kazanarak yada sevgili bularak, tırmanabilecekleri platolar gibidir. daha yüksek sınıflardan olan diğerleri ise kenar mahallelerin renkli dünyasına sosyal sınıfın emrettiği çekingenliklerini bir kenara bırakıp kendilerini bu ortama bırakırlar. yine de diğerleri çirkin işlerin keşfedilememiş bir halde kalması için oradadır.
bazıları için kumar klüpleri, kendi alt tabaka sınıflarından, servet kazanarak yada sevgili bularak, tırmanabilecekleri platolar gibidir. daha yüksek sınıflardan olan diğerleri ise kenar mahallelerin renkli dünyasına sosyal sınıfın emrettiği çekingenliklerini bir kenara bırakıp kendilerini bu ortama bırakırlar. yine de diğerleri çirkin işlerin keşfedilememiş bir halde kalması için oradadır.
inançlı ve efsanevi bir jedi şövalyesi olan obi wan kenobi, galaksinin kaderinin belirlenmesine yardımcı olan uzun ve fırtınalı bir kariyere sahiptir.
25 yaşındayken, naboo savaşında savaşmıştır. bu sırada qui gon jinn’in, padawan öğrencisidir. inatçı bir genç olan obi-wan, yoda’da dahil olmak üzere bir çok öncü jedi’nin öğretilerinden oldukça etkilenmiştir. hızlı ve çeviktir, cesur bir savaşçı olduğunu kanıtlamıştır. aynı zamanda son derece becerikli ve güvenilirdir, buna rağmen ustasının diğer yaşayan varlıklar için hissettiği derin duygulardan yoksundur.
yüce başkan valorum’un isteği üzerine, obi wan ve ustası qui gon jinn, ticaret federasyonunun naboo ablukasına barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla görevlendirilirler. ticaret federasyonunun kurnaz üyeleri neimoidianlılar, jedilara tuzak kurarak onları öldürmeye çalışır. kenobi ve ustası kaçmayı başarır ve naboo yüzeyine, bir ticaret federasyonu işgal aracına saklanarak inerler.
obi wan bunu takip eden günlerde, naboo’dan coruscant’a ve naboo savaşında şavaşmak için tekrar naboo’ya yolculuk eder. ustası qui gon jinn, tatooine’de karşılaştıkları ve serbest kalmasını sağladıkları küçük anakin skywalker’ı jedi konseyine sunduğu zaman genç jedi şok geçirir. qui gon , anakin’in eski jedi kehanetindeki “seçilmiş olan” olduğunu iddia etmekte ve onu padawanı olarak almak istemektedir. konsey jinn’in çocuğu eğitme isteğini reddeder.
bu, obi wan ve qui gon arasındaki bir çok anlaşmazlıktan sadece biridir. jinn, yaşayan güç’ün büyük bir savunucusu olarak, birleştirici gücü savunan jedi konseyinin gözünde disiplinsiz olarak görülmektedir. obi wan, ustasını konseye karşı gelmemesi için uyarır ama qui gon ona her seferinde, gücün ona tavsiye ettiği şeyleri yapması gerektiğini söyler. naboo’nun özgürlüğüne kavuşması sırasında, qui gon ve obi wan, ölümcül bir sith lord’uyla karşı karşıya gelirler. unutulmuş bir tehlike olan sith’ler, yüzyıllardır süren sessizlikten sonra geri dönmüşlerdir. karanlık savaşçı darth maul, inanılmaz hızı ve çift uçlu ışın kılıcını kullanarak jediları zorlar. düellonun ilerleyen bölümlerinde, obi wan ve qui gon ayrı düşerler. obi wan, maul’un ustasını öldürmesine çaresizce tanık olur ve daha sonra, zekasını ve güç üzerindeki kontrolünü kullanarak onu öldürür.
qui gon’un ölmeden önce, obi wan’ın anakin’i eğitmesi için son bir ricada bulunur. konsey en sonunda, obi wan’ın anakin’i padawan’ı olarak almasını kabul eder. jedi ustası yoda’nın ise bu konuda hala şüpheleri vardır. konsey aynı zamanda obi wan’a jedi şövalyesi ünvanını da verir.
bunu takip eden 10 yıl boyunca obi wan, genç anakin’i bir jedi şövalyesi olmak üzere eğitir. macera düşkünü genç padawanı eğitmek obi wan’ı yaşının çok üstünde zeki ve alaycı yapmıştır. jedi şövalyesi anakin’in hem güçlü hem de zayıf yönlerini görebilmekte ve ustası qui gon gibi sabır ve anlayış göstermeye çalışmaktadır.
anakin geliştikçe, obi wan da, padawan’ının gücü yüzünden tehlikeli bir şekilde küstahlaştığını fark edip, telaşlanmaktadır. bu düşüncelerini jedi konseyinin üyelerine bildirir ama konsey onun öğretmenliğine güvenmeye devam ederler.
ansion’daki bir sınır çatışmasından döndükten hemen sonra obi wan ve anakin, yüce başkan tarafından senatör padme amidala’nın hayatını korumaları için görevlendirilirler. obi wan, politikaya pek sıcak bakmamasına rağmen, görevine çok ciddiye alır. başarısız bir suikast girişimi sonucunda obi wan, ipucu olabilecek ve jedi tapınağındaki droidler tarafından tanınmayan egzotik bir silah bulur.
anakin, ilk yalnız görevinde padme amidala’yı gezegeni naboo’ya götürürken, obi wan da araştırmaya devam eder. eski bir arkadaşı olan, restoran sahibi dexter jettster’la konuşur. dex, silahı bir kamino kılıç oku olarak tanımlamayı başarır.
kamino’yı araştırmaya başlayan obi wan, belki de galaksideki en büyük arşivlerden biri olan jedi arşivlerinden gezegenin kayıtlarının silindiğini keşfeder.
bir jedi yıldız savaşçısıyla yola çıkan kenobi, fırtınalarla sarsılan gezegen kamino’ya gider. orada başbakan lama su ile konuşur ve gezegenle ilgili esrarengizlik daha da belirgin hale gelir. kaminoluların açıklamasına göre, obi wan beklenmektedir. bundan 10 sene once, kaminolular, cumhuriyetin kullanması için jediların isteği üzerine dev bir klon ordusu yaratmaya başlamışlardır. görünüşe göre, jedi ustası sifo dyas ordunun kurulması emrini vermiştir.
kaminolular, kenobi’ye tipoca şehrindeki, klonlama ünitelerinde bir tur düzenlerler. obi wan, yüzlerce klon askeri görür. ama bu olayın amidala’ya yapılan suikast girişimleri ile hiç bir ilgisi yok gibi gözükmektedir. ta ki, kenobi, klonların orjinal genetik kaynağı ile karşılaşıncaya kadar.
kötü şöhretli kelle avcısı jango fett, 10 seneden beri kamino’da yaşamaktadır. obi wan, avcıyla, kısa ama gergin bir konuşma yapar ve zırhını coruscant’taki suikast girişimlerinden hatırlar. bunun üzerine konsey ona fett’i sorgulamak için coruscant’a getirmekle görevlendirir.
kenobi ve fett arasında şiddetli bir döğüş yaşanır. jango fett, silahlı zırhı ve oğlu boba sayesinde, gemisi slave i’a atlayarak kaçmayı başarır. ama kenobi de gemiye bir izleme aygıtı yerleştirmeyi başarmıştır.
kenobi, jango’yu, etrafı halkalarla kaplı gezegen geonosis’e kadar izler. burda fett izlendiğini fark edince, tehlikeli bir kovalamaca yaşanır. fett, kenobi’nin öldüğünü düşünerek, gezegene iner, obi wan da onu takip etmeye devam eder.
obi wan geonosis’e gizlice inmeyi başarır ve dev kule benzeri komplekslerinden birinin içine sızar. içerde, ayrılıkçıların, liderleri dooku eşliğinde bir toplantısına tanık olur. dooku’nun, kendisine taraf topladığını ve cumhuriyetle başa çıkabilecek büyük bir ordu kurduğunu öğrenir. bunun üzerine konseyle bağlantı kurmak için gemisine döner. ayrılıkçı hareket hakkında onları uyarır, fakat bu sırada yakalanarak esir alınır. bir geonosian zindanında tutulan kenobi, dooku tarafından ziyaret edilir. karizmatik eski jedi, kenobi’nin öğretmeni ve kendisinin de eski öğrencisi olan qui gon’dan övgüyle bahseder. olayların bu seviyeye gelmesine gerçekten üzülmüş gibidir. kenobi’ye senatonun, kara sith lord’u darth sidious’un kontrolü altında olduğunu bile anlatır. kenobi, dooku’nu sözlerine inanmayı reddeder, ona katılması için yaptığı teklifi de geri çevirir. geonosian kurallarına göre idam edilecek olan kenobi, anakin ve padme’yle arenada karşılaşır. jedi şövalyeleri onlara yardıma gelir, obi wan da kahramanca savaşır ve sağ kalmayı başarır. bu sırada yeni kurulmuş cumhuriyet ordusu imdatlarına yetişir. dooku kaçmaya çalışırken, obi wan ve anakin onu takip eder ve onu gizli bir hangar da yakalarlar. obi wan, öğrencisini dookuya karşı beraber saldırmaları için uyarırken, inatçı padawan onu dinlemez ve dooku’nun karanlık taraf gücü karşısında çaresiz kalır. kenobi, saldırıya geçer ama dooku daha güçlüdür. obi wan yaralanarak yere düşer, dooku öldürücü darbeyi vurmak üzereyken anakin ustasını kurtarır. skywalker ve dooku düelloya devam eder, ama dooku yine üstündür. anakin, kolunu kaybeder ve çaresiz ustasının yanına yığılır.
nihayet jedi ustası yoda olay yerine gelir ve dooku’yu durdurmaya çalışır. yoda’nın mükemmel ışın kılıcı saldırısına karşısında, dooku, obi wan ve anakin’in üzerine dev bir sütun’u atarak kaçmayı başarır. yoda, iki genç jediyi kurtarmak için dooku’nun kaçmasına izin vermiştir.
kenobi, geonosistan sonra klon ordusunun gerekli olduğuna inanmaktadır. yoda, üzüntüyle geonosis’teki zaferin aslında bir zafer olmadığını belirtir. bu sadece galaksideki en karanlık zamanların başlangıcıdır.
klon savaşları’nda bir general olan obi-wan kenobi, birçok cephede cumhuriyet ve senato’ya kahramanca hizmetlerde bulunmuştur. korkularına rağmen, alışılmış dışı padawan’ı anakin skywalker sayesinde iyi bir yıldızsavaşçısı pilotu olmuş, ve ikili ayrılıkçı cephelerinde beraberce büyük başarılara imza atmışlardır.
kenobi ve skywalker’ın kazandıkları bu başarılar, cumhuriyet’te bir efsane haline gelmiştir. anakin, korkusuz davranışları sebebiyle “korkusuz kahraman” unvanını alırken, obi-wan’ın daha ölçülü ve düşünülerek yapılan hareketleri ona “uzlaştırıcı” sıfatını kazandırmıştır. bir çok durumda obi-wan kenobi, tek bir lazer tabancası ateşlenmeden ikilemleri ve problemleri yoluna sokmuştur. fakat diplomasi yetersiz kalıp kaba kuvvet gerekli olduğunda kenobi ona da hazır bulunmuştur. jedi generali’nin emrinde tam donanımlı bir klon ordusu bulunmaktadır. en güvendiği klon askeri, kumandan 2224 -- ya da diğer adıyla cody – obi-wan’a cato neimoidia ve diğer cephelerde çok büyük yardımlar etmiştir.
klon savaşları sırasında kenobi, jedi ustası seviyesine getirilmiş, ve jedi konseyi’ne alınmıştır. dehası ve zekası ile en yüksek dereceden jedi stratejilerine katılmış ve böyle yüksek bir pozisyonda bulunmak ona, jedi konseyi ve yüce şansölye palpatine’in ofisi arasında ki gerginliği görme fırsatını vermiştir. kenobi’nin, palpatine ile ilgili ne kadar şüphesi varsa, şansölye’yi general grievous’un elinden kurtarma görevine giderken bunları zorla unutması gerekmekteydi. siborg general ve emrindeki droid ordusu, coruscant’a sürpriz bir saldırı yapmış ve şansölye’yi kaçırmayı başarmıştı. obi-wan ve anakin’de bunu duyduklarında dış halka kuşatmalarını terk edip direkt olarak, jedi yıldızsavaşçılarıyla savaşın içine daldılar.
coruscant’ın üstünde, cumhuriyet savaşçıları, kaçan konfederasyon gemilerini kovalarken büyük çatışma devam etmekteydi. 7.filo tarafından korunan obi-wan ve anakin, kaosun içinden geçerek general’in gemisine ulaşmaya çalışıyorlardı. bir testere droidi sürüsünün obi-wan’ın yıldızsavaşçısına tam uçuş sırasında saldırması, jedi ustası’nın pilotluk konusunda bütün fikirlerini değiştirdi – küçük mekanik haydutlar tam uçuşun ortasında obi-wan’ın gemisini parçalayıp, general grievous’un bayrakgemisine acil iniş yapmak zorunda bıraktılar.
bayrakgemisi’nin içinde obi-wan ve anakin droid kuvvetlerini yararak şansölye’yi aramaya başladılar. bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat jedi’lar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı. böylelikle obi-wan’ın stratejisini takip ederek “tuzağın içine atladılar.”
şansölye’yi, grievous’un komuta merkezinde ki geniş bir gözlem güvertesinde bir koltuğa bağlı olarak buldular. kont dooku, burada onları beklemekteydi ve geçen seferki plansız saldırının aksine jedi’lar bu sefer dooku’ya takım olarak saldırdılar.
dooku, hiç hafife alınacak bir düşman değildi. obi-wan’ı muazzam bir güç ile geriye doğru fırlattı ve jedi üstadı oyuncak bebek gibi duvara doğru savrularak bilincini kaybetmiş bir şekilde yere kapaklandı. bilinci kapalı bir şekilde yerde yatarken, şansöyle’nin de kışkırtmasıyla anakin’in savunmasız dooku’yu soğuk kanlılıkla öldürüşünü hiçbir zaman göremedi.
kenobi kendine geldiğinde, kendisini anakin’in omzunda, yan yatmış bir turbo iticinin içinde buldu. jedi’lar ve şansölye sadece savaş droidleri ile değil aynı zamanda, uzun zamandır süregelen uzay savaşından neredeyse ikiye ayrılmak üzere olan dev bayrakgemisi ile de mücadele ediyorlardı. geminin hangarına ulaşmaya çalışırken, üç kaçak bir güç kafesi tarafından yakalanıp, droid kuvvetlerinin eşliğinde general grievous’un önüne getirildiler.
obi-wan ve anakin iplerini kopararak droid güçlerini bu sırada alt etmeyi başardılar. terk edilmiş ve ikiye bölünmüş gemi coruscant’ın yerçekimi tarafından aşağı doğru çekilirken, grievous kaçarak kendini kurtarmayı başardı. günü kurtaran yine anakin’in pilotluk kabiliyeti ile gemiyi coruscant’da ki terk edilmiş bir endüstriyel sektöre indirmesiydi.
dooku’nun ölümüyle, cumhuriyet artık zafer ilan edebilirdi, fakat şansölye’nin savaş sırasında elinde bulundurduğu yetkileri bırakmaya hiç niyeti yoktu. general grievous halen serbestçe dolaşıyordu, ve bu durumda güvenliğin sağlanması imkansızdı. böylelikle jedi konseyi grievous’un yakalanması ve adalete teslim edilmesi üstünde yoğunlaştı. bunu yapma görevi kenobi’ye düştü.
fakat bundan önce obi-wan’ı bir başka zor görev beklemekteydi. bu görev taktiksel olarak zor olduğundan değil, obi-wan’ın anakin ile olan arkadaşlığının üstünde yarattığı gerginlikten ötürü, jedi üstadında çok büyük bir baskı unsuru oluşturmaktaydı. şansölye’nin ricası ile anakin, jedi konseyi’ne alınmıştı. normal olarak konsey, şansölye’nin jedi işlerine karışmasına izin vermezlerdi fakat, anakin’i kabul ettiler. anakin’i asıl kızdıran şey, onu konsey’e alırken jedi üstadı derecesine getirmemeleriydi.
bu öfkeyi daha çok besleyen şey ise, konsey’in anakin’i kabul etmesinin ardında ki asıl sebepti. obi-wan bu sebebi anakin’e konsey kayıtlarının dışında kalması için dışarıda söyledi. konsey, anakin’den şansölye’ye –cumhuriyet’in liderine– karşı casusluk yapmasını istiyordu. anakin bölünmüş durumdaydı; obi-wan’da, palpatine’de en yakın arkadaşları arasındaydı ve şimdi ikisi de anakin’den birbirleri için casusluk yapmasını istiyorlardı.
obi-wan, anakinin bu durgun halinden endişelenmeye başlamıştı. bu yüzden padmé’ye yaklaşıp, anakin’in sorunları ve bu sorunların iç yüzleri hakkında konuşmak istiyordu. ne yazık ki obi-wan’ın bu hareketi sadece anakin’in, herkesin ona karşı komplo hazırladığı şüphelerini artıracaktı.
klon istihbarat raporları, grievous’un utapau’ya kaçtığını ortaya çıkartınca, obi-wan üç tabur klon askeriyle gezegene gitti. klonlardan önce gezgene giderek etrafı araştıran obi-wan, dış halka gezegeninde ki dev bir delik-şehire kondu. burada, liman sorumlusu tion medon ile görüştü. uzun boylu utapau’lu, obi-wan’a, gezegende örfi idare ilan edildiğini, ve grievous ile ayrılıkçıların, şehrin 10. katında bulunduklarını açıkladı.
kenobi, boga adlı sadık bir kertenkelenin sırtında şehrin 10. katına çıkarak grievous’u buldu. burada, kumandan cody tarafından komuta edilen klon kuvvetleri tarafından da desteklenen obi-wan, grievous ile yüzleşti. böylece, obi-wan grievous ile kapışırken utapau savaşı başlamış oldu.
droid generali, ışın kılıcı dövüşünde kont dooku’nun kendisi tarafından eğitilmişti, fakat bir kılıç ustasının zarafeti ve kabiliyetinden yoksun olduğundan obi-wan’a karşı kaba kuvvet ve pervane metotları kullanıyordu. grievousun yapay anatomisi, bir anda 4 adet ışın kılıcı kullanabilmesini, ve onları pervane gibi hızla döndürebilmesini sağlıyordu. fakat general, güç’ü kullanamadığından, kenobi onun saldırılarını sezinleyip, bloke edebiliyordu. obi-wan, grievous’un ışın kılıcı tutan birkaç kolunu keserek, onu kaçmaya zorladı.
grievous, teker motoruna binerek utapau’nun sokaklarından kaçmaya başladı. kenobi ise boga’nın sırtında, general’i takip etti, ve teker motorun üstüne atlayarak, grievous’a saldırdı. general’in gizli iniş platformunda devam eden kavgada, fiziksel güç ve zırh bakımından üstün olan grievous, obi-wan’ı neredeyse alt ediyordu.
platformun kenarına son anda tutunup düşmekten kurtulan obi-wan, grievous’un lazer tabancasını eline doğru çekerek, generalin kavga sırasında gevşemiş olan organ kutusuna doğru ateş etti. hayati organları’nın içinde bulunduğu sıvı bir anda alev alan grievous, anında öldü. klon savaşları bitmişti.
fakat klon askerlerinin ihaneti bu aşamada başladı. obi-wan’ın bilgisinin haricinde, coruscant’da, palpatine dahiyane planını işletmeye başlamıştı. şansölye, tüm jedi’ları cumhuriyet’in düşmanları ve hain olarak ilan eden emir 66’yı harekete geçirince, klon askerleri jedi’ları teker teker katletmeye başladılar. cumhuriyet’e son derece sadık olan klon kumandanı cody, emir 66 ile birlikte, jedi’ların cumhuriyet karşıtı komplolar kurduğuna inanarak, generali obi-wan kenobi’yi öldürme emri verdi. obi-wan zorlukla utapau’dan kaçmayı başardı.
general grievous’un yıldızsavaşçısı’nda utapau’dan kaçan kenobi, bail organa ve jedi üstadı yoda ile iletişime geçti. sadık senatör, jedi tapınağının klonlar tarafından saldırıya uğradığını söylerken, yoda’da tüm cumhuriyet sınırları içinde klonların jedi’ları öldürdüğünü doğruladı. jedi tapınağı’nda bulunan acil durum sinyali, tüm jedi’ları tapınağa geri çağırıyordu. aslında sinyal, jedi’ları tam bir tuzağın içine gönderiyordu. yoda ve obi-wan daha çok jedi öldürülmeden bu sinyalin kapatılması gerektiğine karar verdiler.
coruscant’a dönüşte, kenobi ve yoda tapınağın kalıntılarını buldular. ölü jedi’lar bir zamanlar cilalı olan tapınak koridorlarında yatmaktaydılar. cesetlerde klonların lazer tabancalarının izleri vardı, fakat bazılarında ışın kılıcı yanıkları görülüyordu. kenobi, korkunç gerçeği, holo kameralar da doğrulayınca kabul etti. bu yıkıma anakin skywalker sebep olmuştu. bir zamanların korkusuz kahramanı, karanlık tarafa geçmişti. şansölye palpatine, darth sidious’tu, ve skywalker’da onun yeni çırağı darth vader’dı.
kenobi bu korkunç olayları anlatmak ve anakin’in yerini öğrenmek için padmé’ye gitti. padmè şoke olmuştu, fakat anakin’in yerini bilmesine rağmen, bunu kenobi’ye söylemedi. kenobi’nin bir sonraki görevinin anakin’i durdurmaki yahut öldürmek olacağını biliyordu. sevdiği adamı, ve doğmamış çocuklarının babasını korumak için padmé coruscant’dan ayrıldı. kenobi gizlice padmè’nin gemisinin kargo bölümüne saklanarak onunla birlikte gitti.
mustafar’a varışta, iki aşık yeniden birbirlerine kavuştukları sırada obi-wan gemiden dışarı çıktı. padmé, anakin’in değişimi karşısında yıkılmıştı. ona karanlık taraftan geri dönmesi için yalvarıyordu. anakin, obi-wan’ın padmè’nin gemisinden çıktığını görünce öfkeden deliye dönerek padmè’yi ona ihanet etmekle suçladı, ve güç ile genç kadının boğazını sıktı. anakin’de ki bu kötülüğe ve karanlığa şahit olan kenobi’de, eski öğrencisine saldırdı.
ardından gelen ışın kılıcı düellosu efsaneviydi. iki inanılmaz savaşçı, mustafar’da ki endüstriyel tesislerin çevresinde, etraflarında ki tehlikeli volkanlara aldırış etmeden ölümüne savaşıyorlardı. kenobi ve vader, lavın üstünde giden otomatik platformlarda savaşırlarken, düello mustafar gezegeninin yüzeyine kadar devam etti. daha sonra kenobi, platformun üstünden siyah kum yüzeye doğru bir takla attı, ve tekrar karaya adım attı. şimdi kenobi, anakin’den daha yüksekte duruyordu, ve taktiksel avantaja sahipti. vader’a kazanamayacağı bir mücadeleye girmemesini söylese de, sith lordu’nun gururu ve kibiri onu neredeyse ölümüne sürüklüyordu.
anakin, aşağıdan kenobi’ye doğru fırladı, ve obi-wan kılıcının tek bir hareketiyle vader’in iki bacağını ve bir kolunu kesti. anakinin işlevsiz vücudu lav nehrinin kıyısına doğru kayıyordu. obi-wan’da yıkılmıştı. seçilmiş kişi olması gereken insan artık yoktu. fakat onu durdurabilmek, galaksiye çok pahalıya patlamış, çok yıkım getirmişti. jedi’lar artık yoktu. şansölye şimdi galaksiyi yönetiyordu, ve bir zamanların korkusuz kahramanı, obi-wan’ın kendine kardeşinden bile daha yakın gördüğü anakin skywalker lavlar tarafından yakılarak ölmek üzereydi. lavlardan gelen ısı, anakin’in tüm vücudunu yaktı. son sözlerinde anakin, obi-wan’dan ne kadar nefret ettiğini bağırıyordu.
kenobi, skywalkerin düşmüş ışın kılıcını alarak padménin yıldızgemisine geri döndü. padmé ölüyordu fakat, taşıdığı bebeklerin yaşam enerjileri halen güç’ün içinde parlamaktaydı. obi-wan gemiyi mustafar’a en yakın sağlık merkezi olan polis massa madencilik kolonisine götürdü. uzaylı doktorlar, padmé’nin hayatını kurtarmaya çalıştılar, fakat artık bu mümkün değildi. luke ve leia adlı ikiz kardeşleri doğuran padmé, hayatını kaybetti.
yoda, bail ve obi-wan çocukların kaderlerini bilen 3 insan olacaklardı. imparator, eğer anakin’in çocukları olduğunu öğrenirse, bunun çocukların hayatına çok büyük bir tehdit oluşturacağını biliyorlardı. karanlık lord’ların çocukların yerini bilmemeleri için obi-wan çocukları saklayacaktı. erkek bebek luke’u, nem çiftçileri owen ve beru lars ile yaşamak üzere tatooine’e götürdü. kız bebek leia’yı ise alderaan genel vali’si bail organa ve eşi evlat edindiler.
jedi’lar galaksiden imparatorluk tarafından silinirken obi-wan tatooine’de inzivaya çekildi. burada yıllar yılı kalarak ben adını alacaktı. yerliler onu "yaşlı ve deli adam" olarak bilecekler ve onu rahatsız etmeyeceklerdi. bu zaman zarfında obi-wan yıllar yılı güç ile iletişimde kaldı ve meditasyon sayesinde eski ustası qui-gon jinn’in ruhu ile iletişim kurdu. eski ustası güç’ün içinde benliğini koruyarak ölümsüzlüğün yolunu keşfetmişti. ilerleyen yıllarda obi-wan, qui-gon’dan bunun sırrını öğrenecekti.
jedilar, imparatorluk güçleri tarafından yok edilirken, obi wan tatooine’de saklanmayı tercih etmiştir. orada yıllarca kalacak ve ben ismini alacaktır. yerel halk onu “yaşlı çılgın münzevi” olarak adlandırmış ve egzantrik yaşlı adamdan uzak durmuştur.
galaktik iç savaş’ın doruk noktasına ulaştığı günlerde, leia organa. imparatorluğun en şeytani silahı ölüm yıldızı’na ait planları ele geçirir. görevi obi wan kenobi ile kontak kurmak ve hem kenobi’yi hem de planları, alderaan’daki üvey babasına götürmektir. imparatorluk ajanları tarafından yakalanınca, planları bir r2 ünitesinin hafıza sistemlerinin içine yerleştirir ve droidi tatooine’e yollar.
r2-d2 ve ortağı c-3po owen lars tarafından satın alınır. r2, planları kenobi’ye ulaştırmakta ısrarlıdır ve lars çiftliğinden kaçar. luke skywalker küçük droid’i izlediğinde obi wan’la karşı karşıya gelir.
obi wan, luke’a babası hakkında açıklamalar yapar ama ona bütün gerçeği anlatmaz. bu büyük yüke henüz hazır olmadığını düşündüğünden ona anakin skywalker’ın inanılmaz bir pilot, büyük bir savaşçı ve iyi bir arkadaş olduğunu söyler. anakin’in ölümünü ise kötü yola dönmüş eski bir öğrencisi olan darth vader’a bağlar. kenobi daha sonra, anakin’in darth vader’ın ortaya çıkmasıyla yok olduğunu ve luke’a söylediği şeyin bir bakış açısından doğru olduğu kanısına varacaktır. obi wan, luke’a babasından bir hediye de verir: anakin skywalker’ın mavi ışın kılıcı. böylelikte luke skywalker’ın jedi dünyasına yolculuğu başlar. obi wan, luke’u birlikte geçirdikleri kısa zaman içinde elinden geldiğince eğitmeye çalışır, ama skywalker’ın, jediların eski günlerinde asla eğitilmeyeceğinin bilincindedir. luke eğitime başlamak için çok büyüktür. yine de kenobi, luke sayesinde karanlık tarafa yenik düşmüş öğrencisini kurtarabileceğini düşünmektedir.
prenses leia’yı imparatorluğun elinden kurtarma görevini üstlenen obi wan ve luke, han solo’nun millenium falcon’unu kiralayarak alderaan’a doğru yola çıkarlar. yolculuk sırasında, kenobi luke’un ışın kılıcı eğitimine başlar. bu sırada alderaan’ın ölüm yıldızı tarafından yok edildiği ortaya çıkar.
gemileri imparatorluk tarafından yakalanır ve ölüm yıldızı’nda esir alınır. kenobi, gemiyi tutan çekici ışını etkisiz hale getirme görevini üzerine alır. güç sayesinde fırtına birlikleri ve imparatorluk subaylarından saklanmayı başarır ama darth vader onu bu sayede hisseder. kara lord, kenobi ile yüzleşir. uzun yıllar sonra vader ve eski ustası tekrar karşı karşıyadır. diğerlerinin kaçmasını sağlamak için kenobi kendini feda eder. kara lord, yaşlı jedi’ya ışın kılıcıyla öldürücü darbeyi indirirken, kenobi güç’le bir olur. geride hiç bir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.
kenobi’nin ölümü skywalker’ın hem asi ittifak’a hem de güce hizmet etme isteğini güçlendirir. zor anlarda kenobi’nin sesi luke’a ulaşarak ona rehberlik etmektedir. daha sonra kenobi ruh formunda luke’a gözükür ve ona usta yoda’nın rehberliğinde eğitileceği dagobah’a gitmesini söyler.
dagobah’ta yoda’nın ölümünden sonra tekrar luke’a görünen kenobi, ona ailesi hakkındaki gerçekleri açıklar. kenobi artık karanlık tarafın yalnızca imparator ve darth vader’ın ölümleriyle sağlanabileceğini düşünse de, luke, babasının içinde hala iyilik olduğuna inanmaktadır. bu inançla, babasını karanlık taraftan döndürmek için çabalar ve başarır. son savaşında ciddi yaralar almış olan anakin, aydınlık tarafa dönerek ölür. ruhu, imparatorluğun yokedilmesi kutlamalarında kenobi ve yoda’nın yanında yerini alır
25 yaşındayken, naboo savaşında savaşmıştır. bu sırada qui gon jinn’in, padawan öğrencisidir. inatçı bir genç olan obi-wan, yoda’da dahil olmak üzere bir çok öncü jedi’nin öğretilerinden oldukça etkilenmiştir. hızlı ve çeviktir, cesur bir savaşçı olduğunu kanıtlamıştır. aynı zamanda son derece becerikli ve güvenilirdir, buna rağmen ustasının diğer yaşayan varlıklar için hissettiği derin duygulardan yoksundur.
yüce başkan valorum’un isteği üzerine, obi wan ve ustası qui gon jinn, ticaret federasyonunun naboo ablukasına barışçıl bir çözüm bulmak amacıyla görevlendirilirler. ticaret federasyonunun kurnaz üyeleri neimoidianlılar, jedilara tuzak kurarak onları öldürmeye çalışır. kenobi ve ustası kaçmayı başarır ve naboo yüzeyine, bir ticaret federasyonu işgal aracına saklanarak inerler.
obi wan bunu takip eden günlerde, naboo’dan coruscant’a ve naboo savaşında şavaşmak için tekrar naboo’ya yolculuk eder. ustası qui gon jinn, tatooine’de karşılaştıkları ve serbest kalmasını sağladıkları küçük anakin skywalker’ı jedi konseyine sunduğu zaman genç jedi şok geçirir. qui gon , anakin’in eski jedi kehanetindeki “seçilmiş olan” olduğunu iddia etmekte ve onu padawanı olarak almak istemektedir. konsey jinn’in çocuğu eğitme isteğini reddeder.
bu, obi wan ve qui gon arasındaki bir çok anlaşmazlıktan sadece biridir. jinn, yaşayan güç’ün büyük bir savunucusu olarak, birleştirici gücü savunan jedi konseyinin gözünde disiplinsiz olarak görülmektedir. obi wan, ustasını konseye karşı gelmemesi için uyarır ama qui gon ona her seferinde, gücün ona tavsiye ettiği şeyleri yapması gerektiğini söyler. naboo’nun özgürlüğüne kavuşması sırasında, qui gon ve obi wan, ölümcül bir sith lord’uyla karşı karşıya gelirler. unutulmuş bir tehlike olan sith’ler, yüzyıllardır süren sessizlikten sonra geri dönmüşlerdir. karanlık savaşçı darth maul, inanılmaz hızı ve çift uçlu ışın kılıcını kullanarak jediları zorlar. düellonun ilerleyen bölümlerinde, obi wan ve qui gon ayrı düşerler. obi wan, maul’un ustasını öldürmesine çaresizce tanık olur ve daha sonra, zekasını ve güç üzerindeki kontrolünü kullanarak onu öldürür.
qui gon’un ölmeden önce, obi wan’ın anakin’i eğitmesi için son bir ricada bulunur. konsey en sonunda, obi wan’ın anakin’i padawan’ı olarak almasını kabul eder. jedi ustası yoda’nın ise bu konuda hala şüpheleri vardır. konsey aynı zamanda obi wan’a jedi şövalyesi ünvanını da verir.
bunu takip eden 10 yıl boyunca obi wan, genç anakin’i bir jedi şövalyesi olmak üzere eğitir. macera düşkünü genç padawanı eğitmek obi wan’ı yaşının çok üstünde zeki ve alaycı yapmıştır. jedi şövalyesi anakin’in hem güçlü hem de zayıf yönlerini görebilmekte ve ustası qui gon gibi sabır ve anlayış göstermeye çalışmaktadır.
anakin geliştikçe, obi wan da, padawan’ının gücü yüzünden tehlikeli bir şekilde küstahlaştığını fark edip, telaşlanmaktadır. bu düşüncelerini jedi konseyinin üyelerine bildirir ama konsey onun öğretmenliğine güvenmeye devam ederler.
ansion’daki bir sınır çatışmasından döndükten hemen sonra obi wan ve anakin, yüce başkan tarafından senatör padme amidala’nın hayatını korumaları için görevlendirilirler. obi wan, politikaya pek sıcak bakmamasına rağmen, görevine çok ciddiye alır. başarısız bir suikast girişimi sonucunda obi wan, ipucu olabilecek ve jedi tapınağındaki droidler tarafından tanınmayan egzotik bir silah bulur.
anakin, ilk yalnız görevinde padme amidala’yı gezegeni naboo’ya götürürken, obi wan da araştırmaya devam eder. eski bir arkadaşı olan, restoran sahibi dexter jettster’la konuşur. dex, silahı bir kamino kılıç oku olarak tanımlamayı başarır.
kamino’yı araştırmaya başlayan obi wan, belki de galaksideki en büyük arşivlerden biri olan jedi arşivlerinden gezegenin kayıtlarının silindiğini keşfeder.
bir jedi yıldız savaşçısıyla yola çıkan kenobi, fırtınalarla sarsılan gezegen kamino’ya gider. orada başbakan lama su ile konuşur ve gezegenle ilgili esrarengizlik daha da belirgin hale gelir. kaminoluların açıklamasına göre, obi wan beklenmektedir. bundan 10 sene once, kaminolular, cumhuriyetin kullanması için jediların isteği üzerine dev bir klon ordusu yaratmaya başlamışlardır. görünüşe göre, jedi ustası sifo dyas ordunun kurulması emrini vermiştir.
kaminolular, kenobi’ye tipoca şehrindeki, klonlama ünitelerinde bir tur düzenlerler. obi wan, yüzlerce klon askeri görür. ama bu olayın amidala’ya yapılan suikast girişimleri ile hiç bir ilgisi yok gibi gözükmektedir. ta ki, kenobi, klonların orjinal genetik kaynağı ile karşılaşıncaya kadar.
kötü şöhretli kelle avcısı jango fett, 10 seneden beri kamino’da yaşamaktadır. obi wan, avcıyla, kısa ama gergin bir konuşma yapar ve zırhını coruscant’taki suikast girişimlerinden hatırlar. bunun üzerine konsey ona fett’i sorgulamak için coruscant’a getirmekle görevlendirir.
kenobi ve fett arasında şiddetli bir döğüş yaşanır. jango fett, silahlı zırhı ve oğlu boba sayesinde, gemisi slave i’a atlayarak kaçmayı başarır. ama kenobi de gemiye bir izleme aygıtı yerleştirmeyi başarmıştır.
kenobi, jango’yu, etrafı halkalarla kaplı gezegen geonosis’e kadar izler. burda fett izlendiğini fark edince, tehlikeli bir kovalamaca yaşanır. fett, kenobi’nin öldüğünü düşünerek, gezegene iner, obi wan da onu takip etmeye devam eder.
obi wan geonosis’e gizlice inmeyi başarır ve dev kule benzeri komplekslerinden birinin içine sızar. içerde, ayrılıkçıların, liderleri dooku eşliğinde bir toplantısına tanık olur. dooku’nun, kendisine taraf topladığını ve cumhuriyetle başa çıkabilecek büyük bir ordu kurduğunu öğrenir. bunun üzerine konseyle bağlantı kurmak için gemisine döner. ayrılıkçı hareket hakkında onları uyarır, fakat bu sırada yakalanarak esir alınır. bir geonosian zindanında tutulan kenobi, dooku tarafından ziyaret edilir. karizmatik eski jedi, kenobi’nin öğretmeni ve kendisinin de eski öğrencisi olan qui gon’dan övgüyle bahseder. olayların bu seviyeye gelmesine gerçekten üzülmüş gibidir. kenobi’ye senatonun, kara sith lord’u darth sidious’un kontrolü altında olduğunu bile anlatır. kenobi, dooku’nu sözlerine inanmayı reddeder, ona katılması için yaptığı teklifi de geri çevirir. geonosian kurallarına göre idam edilecek olan kenobi, anakin ve padme’yle arenada karşılaşır. jedi şövalyeleri onlara yardıma gelir, obi wan da kahramanca savaşır ve sağ kalmayı başarır. bu sırada yeni kurulmuş cumhuriyet ordusu imdatlarına yetişir. dooku kaçmaya çalışırken, obi wan ve anakin onu takip eder ve onu gizli bir hangar da yakalarlar. obi wan, öğrencisini dookuya karşı beraber saldırmaları için uyarırken, inatçı padawan onu dinlemez ve dooku’nun karanlık taraf gücü karşısında çaresiz kalır. kenobi, saldırıya geçer ama dooku daha güçlüdür. obi wan yaralanarak yere düşer, dooku öldürücü darbeyi vurmak üzereyken anakin ustasını kurtarır. skywalker ve dooku düelloya devam eder, ama dooku yine üstündür. anakin, kolunu kaybeder ve çaresiz ustasının yanına yığılır.
nihayet jedi ustası yoda olay yerine gelir ve dooku’yu durdurmaya çalışır. yoda’nın mükemmel ışın kılıcı saldırısına karşısında, dooku, obi wan ve anakin’in üzerine dev bir sütun’u atarak kaçmayı başarır. yoda, iki genç jediyi kurtarmak için dooku’nun kaçmasına izin vermiştir.
kenobi, geonosistan sonra klon ordusunun gerekli olduğuna inanmaktadır. yoda, üzüntüyle geonosis’teki zaferin aslında bir zafer olmadığını belirtir. bu sadece galaksideki en karanlık zamanların başlangıcıdır.
klon savaşları’nda bir general olan obi-wan kenobi, birçok cephede cumhuriyet ve senato’ya kahramanca hizmetlerde bulunmuştur. korkularına rağmen, alışılmış dışı padawan’ı anakin skywalker sayesinde iyi bir yıldızsavaşçısı pilotu olmuş, ve ikili ayrılıkçı cephelerinde beraberce büyük başarılara imza atmışlardır.
kenobi ve skywalker’ın kazandıkları bu başarılar, cumhuriyet’te bir efsane haline gelmiştir. anakin, korkusuz davranışları sebebiyle “korkusuz kahraman” unvanını alırken, obi-wan’ın daha ölçülü ve düşünülerek yapılan hareketleri ona “uzlaştırıcı” sıfatını kazandırmıştır. bir çok durumda obi-wan kenobi, tek bir lazer tabancası ateşlenmeden ikilemleri ve problemleri yoluna sokmuştur. fakat diplomasi yetersiz kalıp kaba kuvvet gerekli olduğunda kenobi ona da hazır bulunmuştur. jedi generali’nin emrinde tam donanımlı bir klon ordusu bulunmaktadır. en güvendiği klon askeri, kumandan 2224 -- ya da diğer adıyla cody – obi-wan’a cato neimoidia ve diğer cephelerde çok büyük yardımlar etmiştir.
klon savaşları sırasında kenobi, jedi ustası seviyesine getirilmiş, ve jedi konseyi’ne alınmıştır. dehası ve zekası ile en yüksek dereceden jedi stratejilerine katılmış ve böyle yüksek bir pozisyonda bulunmak ona, jedi konseyi ve yüce şansölye palpatine’in ofisi arasında ki gerginliği görme fırsatını vermiştir. kenobi’nin, palpatine ile ilgili ne kadar şüphesi varsa, şansölye’yi general grievous’un elinden kurtarma görevine giderken bunları zorla unutması gerekmekteydi. siborg general ve emrindeki droid ordusu, coruscant’a sürpriz bir saldırı yapmış ve şansölye’yi kaçırmayı başarmıştı. obi-wan ve anakin’de bunu duyduklarında dış halka kuşatmalarını terk edip direkt olarak, jedi yıldızsavaşçılarıyla savaşın içine daldılar.
coruscant’ın üstünde, cumhuriyet savaşçıları, kaçan konfederasyon gemilerini kovalarken büyük çatışma devam etmekteydi. 7.filo tarafından korunan obi-wan ve anakin, kaosun içinden geçerek general’in gemisine ulaşmaya çalışıyorlardı. bir testere droidi sürüsünün obi-wan’ın yıldızsavaşçısına tam uçuş sırasında saldırması, jedi ustası’nın pilotluk konusunda bütün fikirlerini değiştirdi – küçük mekanik haydutlar tam uçuşun ortasında obi-wan’ın gemisini parçalayıp, general grievous’un bayrakgemisine acil iniş yapmak zorunda bıraktılar.
bayrakgemisi’nin içinde obi-wan ve anakin droid kuvvetlerini yararak şansölye’yi aramaya başladılar. bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat jedi’lar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı. böylelikle obi-wan’ın stratejisini takip ederek “tuzağın içine atladılar.”
şansölye’yi, grievous’un komuta merkezinde ki geniş bir gözlem güvertesinde bir koltuğa bağlı olarak buldular. kont dooku, burada onları beklemekteydi ve geçen seferki plansız saldırının aksine jedi’lar bu sefer dooku’ya takım olarak saldırdılar.
dooku, hiç hafife alınacak bir düşman değildi. obi-wan’ı muazzam bir güç ile geriye doğru fırlattı ve jedi üstadı oyuncak bebek gibi duvara doğru savrularak bilincini kaybetmiş bir şekilde yere kapaklandı. bilinci kapalı bir şekilde yerde yatarken, şansöyle’nin de kışkırtmasıyla anakin’in savunmasız dooku’yu soğuk kanlılıkla öldürüşünü hiçbir zaman göremedi.
kenobi kendine geldiğinde, kendisini anakin’in omzunda, yan yatmış bir turbo iticinin içinde buldu. jedi’lar ve şansölye sadece savaş droidleri ile değil aynı zamanda, uzun zamandır süregelen uzay savaşından neredeyse ikiye ayrılmak üzere olan dev bayrakgemisi ile de mücadele ediyorlardı. geminin hangarına ulaşmaya çalışırken, üç kaçak bir güç kafesi tarafından yakalanıp, droid kuvvetlerinin eşliğinde general grievous’un önüne getirildiler.
obi-wan ve anakin iplerini kopararak droid güçlerini bu sırada alt etmeyi başardılar. terk edilmiş ve ikiye bölünmüş gemi coruscant’ın yerçekimi tarafından aşağı doğru çekilirken, grievous kaçarak kendini kurtarmayı başardı. günü kurtaran yine anakin’in pilotluk kabiliyeti ile gemiyi coruscant’da ki terk edilmiş bir endüstriyel sektöre indirmesiydi.
dooku’nun ölümüyle, cumhuriyet artık zafer ilan edebilirdi, fakat şansölye’nin savaş sırasında elinde bulundurduğu yetkileri bırakmaya hiç niyeti yoktu. general grievous halen serbestçe dolaşıyordu, ve bu durumda güvenliğin sağlanması imkansızdı. böylelikle jedi konseyi grievous’un yakalanması ve adalete teslim edilmesi üstünde yoğunlaştı. bunu yapma görevi kenobi’ye düştü.
fakat bundan önce obi-wan’ı bir başka zor görev beklemekteydi. bu görev taktiksel olarak zor olduğundan değil, obi-wan’ın anakin ile olan arkadaşlığının üstünde yarattığı gerginlikten ötürü, jedi üstadında çok büyük bir baskı unsuru oluşturmaktaydı. şansölye’nin ricası ile anakin, jedi konseyi’ne alınmıştı. normal olarak konsey, şansölye’nin jedi işlerine karışmasına izin vermezlerdi fakat, anakin’i kabul ettiler. anakin’i asıl kızdıran şey, onu konsey’e alırken jedi üstadı derecesine getirmemeleriydi.
bu öfkeyi daha çok besleyen şey ise, konsey’in anakin’i kabul etmesinin ardında ki asıl sebepti. obi-wan bu sebebi anakin’e konsey kayıtlarının dışında kalması için dışarıda söyledi. konsey, anakin’den şansölye’ye –cumhuriyet’in liderine– karşı casusluk yapmasını istiyordu. anakin bölünmüş durumdaydı; obi-wan’da, palpatine’de en yakın arkadaşları arasındaydı ve şimdi ikisi de anakin’den birbirleri için casusluk yapmasını istiyorlardı.
obi-wan, anakinin bu durgun halinden endişelenmeye başlamıştı. bu yüzden padmé’ye yaklaşıp, anakin’in sorunları ve bu sorunların iç yüzleri hakkında konuşmak istiyordu. ne yazık ki obi-wan’ın bu hareketi sadece anakin’in, herkesin ona karşı komplo hazırladığı şüphelerini artıracaktı.
klon istihbarat raporları, grievous’un utapau’ya kaçtığını ortaya çıkartınca, obi-wan üç tabur klon askeriyle gezegene gitti. klonlardan önce gezgene giderek etrafı araştıran obi-wan, dış halka gezegeninde ki dev bir delik-şehire kondu. burada, liman sorumlusu tion medon ile görüştü. uzun boylu utapau’lu, obi-wan’a, gezegende örfi idare ilan edildiğini, ve grievous ile ayrılıkçıların, şehrin 10. katında bulunduklarını açıkladı.
kenobi, boga adlı sadık bir kertenkelenin sırtında şehrin 10. katına çıkarak grievous’u buldu. burada, kumandan cody tarafından komuta edilen klon kuvvetleri tarafından da desteklenen obi-wan, grievous ile yüzleşti. böylece, obi-wan grievous ile kapışırken utapau savaşı başlamış oldu.
droid generali, ışın kılıcı dövüşünde kont dooku’nun kendisi tarafından eğitilmişti, fakat bir kılıç ustasının zarafeti ve kabiliyetinden yoksun olduğundan obi-wan’a karşı kaba kuvvet ve pervane metotları kullanıyordu. grievousun yapay anatomisi, bir anda 4 adet ışın kılıcı kullanabilmesini, ve onları pervane gibi hızla döndürebilmesini sağlıyordu. fakat general, güç’ü kullanamadığından, kenobi onun saldırılarını sezinleyip, bloke edebiliyordu. obi-wan, grievous’un ışın kılıcı tutan birkaç kolunu keserek, onu kaçmaya zorladı.
grievous, teker motoruna binerek utapau’nun sokaklarından kaçmaya başladı. kenobi ise boga’nın sırtında, general’i takip etti, ve teker motorun üstüne atlayarak, grievous’a saldırdı. general’in gizli iniş platformunda devam eden kavgada, fiziksel güç ve zırh bakımından üstün olan grievous, obi-wan’ı neredeyse alt ediyordu.
platformun kenarına son anda tutunup düşmekten kurtulan obi-wan, grievous’un lazer tabancasını eline doğru çekerek, generalin kavga sırasında gevşemiş olan organ kutusuna doğru ateş etti. hayati organları’nın içinde bulunduğu sıvı bir anda alev alan grievous, anında öldü. klon savaşları bitmişti.
fakat klon askerlerinin ihaneti bu aşamada başladı. obi-wan’ın bilgisinin haricinde, coruscant’da, palpatine dahiyane planını işletmeye başlamıştı. şansölye, tüm jedi’ları cumhuriyet’in düşmanları ve hain olarak ilan eden emir 66’yı harekete geçirince, klon askerleri jedi’ları teker teker katletmeye başladılar. cumhuriyet’e son derece sadık olan klon kumandanı cody, emir 66 ile birlikte, jedi’ların cumhuriyet karşıtı komplolar kurduğuna inanarak, generali obi-wan kenobi’yi öldürme emri verdi. obi-wan zorlukla utapau’dan kaçmayı başardı.
general grievous’un yıldızsavaşçısı’nda utapau’dan kaçan kenobi, bail organa ve jedi üstadı yoda ile iletişime geçti. sadık senatör, jedi tapınağının klonlar tarafından saldırıya uğradığını söylerken, yoda’da tüm cumhuriyet sınırları içinde klonların jedi’ları öldürdüğünü doğruladı. jedi tapınağı’nda bulunan acil durum sinyali, tüm jedi’ları tapınağa geri çağırıyordu. aslında sinyal, jedi’ları tam bir tuzağın içine gönderiyordu. yoda ve obi-wan daha çok jedi öldürülmeden bu sinyalin kapatılması gerektiğine karar verdiler.
coruscant’a dönüşte, kenobi ve yoda tapınağın kalıntılarını buldular. ölü jedi’lar bir zamanlar cilalı olan tapınak koridorlarında yatmaktaydılar. cesetlerde klonların lazer tabancalarının izleri vardı, fakat bazılarında ışın kılıcı yanıkları görülüyordu. kenobi, korkunç gerçeği, holo kameralar da doğrulayınca kabul etti. bu yıkıma anakin skywalker sebep olmuştu. bir zamanların korkusuz kahramanı, karanlık tarafa geçmişti. şansölye palpatine, darth sidious’tu, ve skywalker’da onun yeni çırağı darth vader’dı.
kenobi bu korkunç olayları anlatmak ve anakin’in yerini öğrenmek için padmé’ye gitti. padmè şoke olmuştu, fakat anakin’in yerini bilmesine rağmen, bunu kenobi’ye söylemedi. kenobi’nin bir sonraki görevinin anakin’i durdurmaki yahut öldürmek olacağını biliyordu. sevdiği adamı, ve doğmamış çocuklarının babasını korumak için padmé coruscant’dan ayrıldı. kenobi gizlice padmè’nin gemisinin kargo bölümüne saklanarak onunla birlikte gitti.
mustafar’a varışta, iki aşık yeniden birbirlerine kavuştukları sırada obi-wan gemiden dışarı çıktı. padmé, anakin’in değişimi karşısında yıkılmıştı. ona karanlık taraftan geri dönmesi için yalvarıyordu. anakin, obi-wan’ın padmè’nin gemisinden çıktığını görünce öfkeden deliye dönerek padmè’yi ona ihanet etmekle suçladı, ve güç ile genç kadının boğazını sıktı. anakin’de ki bu kötülüğe ve karanlığa şahit olan kenobi’de, eski öğrencisine saldırdı.
ardından gelen ışın kılıcı düellosu efsaneviydi. iki inanılmaz savaşçı, mustafar’da ki endüstriyel tesislerin çevresinde, etraflarında ki tehlikeli volkanlara aldırış etmeden ölümüne savaşıyorlardı. kenobi ve vader, lavın üstünde giden otomatik platformlarda savaşırlarken, düello mustafar gezegeninin yüzeyine kadar devam etti. daha sonra kenobi, platformun üstünden siyah kum yüzeye doğru bir takla attı, ve tekrar karaya adım attı. şimdi kenobi, anakin’den daha yüksekte duruyordu, ve taktiksel avantaja sahipti. vader’a kazanamayacağı bir mücadeleye girmemesini söylese de, sith lordu’nun gururu ve kibiri onu neredeyse ölümüne sürüklüyordu.
anakin, aşağıdan kenobi’ye doğru fırladı, ve obi-wan kılıcının tek bir hareketiyle vader’in iki bacağını ve bir kolunu kesti. anakinin işlevsiz vücudu lav nehrinin kıyısına doğru kayıyordu. obi-wan’da yıkılmıştı. seçilmiş kişi olması gereken insan artık yoktu. fakat onu durdurabilmek, galaksiye çok pahalıya patlamış, çok yıkım getirmişti. jedi’lar artık yoktu. şansölye şimdi galaksiyi yönetiyordu, ve bir zamanların korkusuz kahramanı, obi-wan’ın kendine kardeşinden bile daha yakın gördüğü anakin skywalker lavlar tarafından yakılarak ölmek üzereydi. lavlardan gelen ısı, anakin’in tüm vücudunu yaktı. son sözlerinde anakin, obi-wan’dan ne kadar nefret ettiğini bağırıyordu.
kenobi, skywalkerin düşmüş ışın kılıcını alarak padménin yıldızgemisine geri döndü. padmé ölüyordu fakat, taşıdığı bebeklerin yaşam enerjileri halen güç’ün içinde parlamaktaydı. obi-wan gemiyi mustafar’a en yakın sağlık merkezi olan polis massa madencilik kolonisine götürdü. uzaylı doktorlar, padmé’nin hayatını kurtarmaya çalıştılar, fakat artık bu mümkün değildi. luke ve leia adlı ikiz kardeşleri doğuran padmé, hayatını kaybetti.
yoda, bail ve obi-wan çocukların kaderlerini bilen 3 insan olacaklardı. imparator, eğer anakin’in çocukları olduğunu öğrenirse, bunun çocukların hayatına çok büyük bir tehdit oluşturacağını biliyorlardı. karanlık lord’ların çocukların yerini bilmemeleri için obi-wan çocukları saklayacaktı. erkek bebek luke’u, nem çiftçileri owen ve beru lars ile yaşamak üzere tatooine’e götürdü. kız bebek leia’yı ise alderaan genel vali’si bail organa ve eşi evlat edindiler.
jedi’lar galaksiden imparatorluk tarafından silinirken obi-wan tatooine’de inzivaya çekildi. burada yıllar yılı kalarak ben adını alacaktı. yerliler onu "yaşlı ve deli adam" olarak bilecekler ve onu rahatsız etmeyeceklerdi. bu zaman zarfında obi-wan yıllar yılı güç ile iletişimde kaldı ve meditasyon sayesinde eski ustası qui-gon jinn’in ruhu ile iletişim kurdu. eski ustası güç’ün içinde benliğini koruyarak ölümsüzlüğün yolunu keşfetmişti. ilerleyen yıllarda obi-wan, qui-gon’dan bunun sırrını öğrenecekti.
jedilar, imparatorluk güçleri tarafından yok edilirken, obi wan tatooine’de saklanmayı tercih etmiştir. orada yıllarca kalacak ve ben ismini alacaktır. yerel halk onu “yaşlı çılgın münzevi” olarak adlandırmış ve egzantrik yaşlı adamdan uzak durmuştur.
galaktik iç savaş’ın doruk noktasına ulaştığı günlerde, leia organa. imparatorluğun en şeytani silahı ölüm yıldızı’na ait planları ele geçirir. görevi obi wan kenobi ile kontak kurmak ve hem kenobi’yi hem de planları, alderaan’daki üvey babasına götürmektir. imparatorluk ajanları tarafından yakalanınca, planları bir r2 ünitesinin hafıza sistemlerinin içine yerleştirir ve droidi tatooine’e yollar.
r2-d2 ve ortağı c-3po owen lars tarafından satın alınır. r2, planları kenobi’ye ulaştırmakta ısrarlıdır ve lars çiftliğinden kaçar. luke skywalker küçük droid’i izlediğinde obi wan’la karşı karşıya gelir.
obi wan, luke’a babası hakkında açıklamalar yapar ama ona bütün gerçeği anlatmaz. bu büyük yüke henüz hazır olmadığını düşündüğünden ona anakin skywalker’ın inanılmaz bir pilot, büyük bir savaşçı ve iyi bir arkadaş olduğunu söyler. anakin’in ölümünü ise kötü yola dönmüş eski bir öğrencisi olan darth vader’a bağlar. kenobi daha sonra, anakin’in darth vader’ın ortaya çıkmasıyla yok olduğunu ve luke’a söylediği şeyin bir bakış açısından doğru olduğu kanısına varacaktır. obi wan, luke’a babasından bir hediye de verir: anakin skywalker’ın mavi ışın kılıcı. böylelikte luke skywalker’ın jedi dünyasına yolculuğu başlar. obi wan, luke’u birlikte geçirdikleri kısa zaman içinde elinden geldiğince eğitmeye çalışır, ama skywalker’ın, jediların eski günlerinde asla eğitilmeyeceğinin bilincindedir. luke eğitime başlamak için çok büyüktür. yine de kenobi, luke sayesinde karanlık tarafa yenik düşmüş öğrencisini kurtarabileceğini düşünmektedir.
prenses leia’yı imparatorluğun elinden kurtarma görevini üstlenen obi wan ve luke, han solo’nun millenium falcon’unu kiralayarak alderaan’a doğru yola çıkarlar. yolculuk sırasında, kenobi luke’un ışın kılıcı eğitimine başlar. bu sırada alderaan’ın ölüm yıldızı tarafından yok edildiği ortaya çıkar.
gemileri imparatorluk tarafından yakalanır ve ölüm yıldızı’nda esir alınır. kenobi, gemiyi tutan çekici ışını etkisiz hale getirme görevini üzerine alır. güç sayesinde fırtına birlikleri ve imparatorluk subaylarından saklanmayı başarır ama darth vader onu bu sayede hisseder. kara lord, kenobi ile yüzleşir. uzun yıllar sonra vader ve eski ustası tekrar karşı karşıyadır. diğerlerinin kaçmasını sağlamak için kenobi kendini feda eder. kara lord, yaşlı jedi’ya ışın kılıcıyla öldürücü darbeyi indirirken, kenobi güç’le bir olur. geride hiç bir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.
kenobi’nin ölümü skywalker’ın hem asi ittifak’a hem de güce hizmet etme isteğini güçlendirir. zor anlarda kenobi’nin sesi luke’a ulaşarak ona rehberlik etmektedir. daha sonra kenobi ruh formunda luke’a gözükür ve ona usta yoda’nın rehberliğinde eğitileceği dagobah’a gitmesini söyler.
dagobah’ta yoda’nın ölümünden sonra tekrar luke’a görünen kenobi, ona ailesi hakkındaki gerçekleri açıklar. kenobi artık karanlık tarafın yalnızca imparator ve darth vader’ın ölümleriyle sağlanabileceğini düşünse de, luke, babasının içinde hala iyilik olduğuna inanmaktadır. bu inançla, babasını karanlık taraftan döndürmek için çabalar ve başarır. son savaşında ciddi yaralar almış olan anakin, aydınlık tarafa dönerek ölür. ruhu, imparatorluğun yokedilmesi kutlamalarında kenobi ve yoda’nın yanında yerini alır
her zaman yüce şansölyeye sadık olan senatör onaconda farr cumhuriyet’ in son yıllarında rodia gezegenini temsil ediyordu.
yozlaşmaya rağmen senatör farr, cumhuriyete ya da en azından kendisine bu büyük bürokrasi içinde çıkar sağlamasına olanak tanıyan bu müesseseye karşı büyük bir sevgi besliyordu. kendisi de yolsuzluk yapmasına rağmen ayrılıkçılardan nefret ediyordu.
palpatine’ in ayrılıkçı krizi ile ilgili birçok olayı ele alışını tenkit ederdi. birçok defa cumhuriyet in zararına olduğu için palpatine’ i kendi politik çıkarlarına göre hareket etmekle suçladı. hatta palpatine’ in sadıklar komitesindeki üyelerden birinin ayrılıkçılarla bağlantısı olduğunu ispat etti. ihtiyatlılığının ödülü olarak bu komiteye atandı. askeri oluşum hareketinin ateşli bir taraftarı iken daha sonra yaşadığı bir olaydan sonra sesini alçaltmak zorunda kaldı. seçimden önce gezegenlerinde çıkan bir yangında erkek ve kız kardeşini kaybetti.
yozlaşmaya rağmen senatör farr, cumhuriyete ya da en azından kendisine bu büyük bürokrasi içinde çıkar sağlamasına olanak tanıyan bu müesseseye karşı büyük bir sevgi besliyordu. kendisi de yolsuzluk yapmasına rağmen ayrılıkçılardan nefret ediyordu.
palpatine’ in ayrılıkçı krizi ile ilgili birçok olayı ele alışını tenkit ederdi. birçok defa cumhuriyet in zararına olduğu için palpatine’ i kendi politik çıkarlarına göre hareket etmekle suçladı. hatta palpatine’ in sadıklar komitesindeki üyelerden birinin ayrılıkçılarla bağlantısı olduğunu ispat etti. ihtiyatlılığının ödülü olarak bu komiteye atandı. askeri oluşum hareketinin ateşli bir taraftarı iken daha sonra yaşadığı bir olaydan sonra sesini alçaltmak zorunda kaldı. seçimden önce gezegenlerinde çıkan bir yangında erkek ve kız kardeşini kaybetti.
rylathlu dişi twilek. yeşil deri renkli 1.6 metre boylarında güzel bir dansçıydı .suç lordu jabba hutt tarafından köle yapıldı.
yarna d’al gargan –rystall-lyn me ve greeta ile beraber dans ediyor ama içlerinden yalnızca o jabbanın tahtına zincirlenmiş durumda idi.
max rebo müzik grubu çalarken jabba , genç oolanın dans edişini zevkle izliyordu. daha fazla dans etmesini istedi ama oola reddetti. jabba kölesinin isyanına kızdı ve dansçının altında bulunana tuzak kapısını açtı. oola ölümcül rancor yaratığının yemeği oldu .
yarna d’al gargan –rystall-lyn me ve greeta ile beraber dans ediyor ama içlerinden yalnızca o jabbanın tahtına zincirlenmiş durumda idi.
max rebo müzik grubu çalarken jabba , genç oolanın dans edişini zevkle izliyordu. daha fazla dans etmesini istedi ama oola reddetti. jabba kölesinin isyanına kızdı ve dansçının altında bulunana tuzak kapısını açtı. oola ölümcül rancor yaratığının yemeği oldu .
jedi konseyinin en yetenekli üyelerinden biri ve askeri taktikler üzerindeki bilgisi nedeniyle saygı duyulan bir jedi üstadı.
oppo rancisis thisspias yöneticisi ünvanı kendisine miras kaldığı zaman, bu rolü üstlenmeyi reddetmiştir. onun yerine bütün zamanını ve enerjisini jedi düzenine adamayı tercih etmiş ve en sonunda jedi konseyinde bir yer kazanmıştır. sanatsal stratejileri ve savaş planları jediların bir çok büyük ölçekli uzay çatışmalarından kazanan taraf olarak ayrılmasına sebep olmuştur.
rancisis aynı zamanda malacia ustası. bu jedi tekniği düşmanda şiddetli baş dönmesi ve mide bulantısı oluşmasına sebep olur. çekiç çarpmış gibi rakibi sersemletmeye yarıyordu-fiziksel bir hasar yol açmıyordu. oppo bu tekniği tapınakta göstermesine rağmenm çok az üstat bu konuda ilerleme kaydedebilmiştir.
general rancisis saleucami savaşına komutanlık yaptı. jedi üstadı quinlan vos ve jedi şövalyeleri asharad hett, aayla secura, xiaan asmeru, kkruhk ve jeisel komutası altındaydı.
savaş devam ederken oppo dönek jedi sora bulq tarafından öldürüldü. oppo kendisine saldıran sora’nın yardımcılarının tümünü öldürdü. sora bulq karanlıktan çıkarak kılıcını rancisis’e arkadan sapladı ve aynı anda yardımcılarının dikkatini dağıtmak için saldırdıklarını söyledi ve onu öldürdü.
oppo rancisis thisspias yöneticisi ünvanı kendisine miras kaldığı zaman, bu rolü üstlenmeyi reddetmiştir. onun yerine bütün zamanını ve enerjisini jedi düzenine adamayı tercih etmiş ve en sonunda jedi konseyinde bir yer kazanmıştır. sanatsal stratejileri ve savaş planları jediların bir çok büyük ölçekli uzay çatışmalarından kazanan taraf olarak ayrılmasına sebep olmuştur.
rancisis aynı zamanda malacia ustası. bu jedi tekniği düşmanda şiddetli baş dönmesi ve mide bulantısı oluşmasına sebep olur. çekiç çarpmış gibi rakibi sersemletmeye yarıyordu-fiziksel bir hasar yol açmıyordu. oppo bu tekniği tapınakta göstermesine rağmenm çok az üstat bu konuda ilerleme kaydedebilmiştir.
general rancisis saleucami savaşına komutanlık yaptı. jedi üstadı quinlan vos ve jedi şövalyeleri asharad hett, aayla secura, xiaan asmeru, kkruhk ve jeisel komutası altındaydı.
savaş devam ederken oppo dönek jedi sora bulq tarafından öldürüldü. oppo kendisine saldıran sora’nın yardımcılarının tümünü öldürdü. sora bulq karanlıktan çıkarak kılıcını rancisis’e arkadan sapladı ve aynı anda yardımcılarının dikkatini dağıtmak için saldırdıklarını söyledi ve onu öldürdü.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?