mott lar kısa bodur bacaklı dört ayaklı küçük hayvanlardır.
naboo’nun bataklıklarında yeşilliklerinde ve çamurlarında koklarken çıkardıkları bazı sesler duyulurdu.
mon calamariler asi ittifakının ruhudur. imparatorluk bu zeki, amfibik halkı boyun eğdirmek ve gezegenlerini kontrol altına almak için savaşa zorladı. kötülüğe karşı verilen mücadelede mon calamariler asilerin anahtar ırklarından biri olmuşlardı. asi ittifakının çok ihtiyaç duyduğu büyük savaş gemilerinin çoğunu onlar sağlamıştır.
ittifakın en saygıdeğer mon calamarisi filonun lideri amiral ackbardı. sert sesli taktikçi kritik endor savaşında imparatorluğa yapılan saldırıyı yönetti.
mon calamari halkı insansıdır, ortalama 1.7 metre boyundadır. som balığı renginde derileri,yüksek kubbe şeklinde kafaları,perde ayaklı eller ve geniş,hayretle bakana benzeyen gözleri vardır.
ittifakın en saygıdeğer mon calamarisi filonun lideri amiral ackbardı. sert sesli taktikçi kritik endor savaşında imparatorluğa yapılan saldırıyı yönetti.
mon calamari halkı insansıdır, ortalama 1.7 metre boyundadır. som balığı renginde derileri,yüksek kubbe şeklinde kafaları,perde ayaklı eller ve geniş,hayretle bakana benzeyen gözleri vardır.
geonosis ve tatooine arasındaki yakınlığın herhangi bir yaratığın bir dünyadan öbürüne göç etmesine neden olduğu tartışılmaz bir gerçektir. bu yüzden genellikle dikkatsiz tüccarlar hayvanları yeni bir ekosferle tanıştırırlar. geonosiste massiffler geonosia aristokrasinin amblemleridirler ve evcilleştirilmiş massiffler asalak hayvanların yuvalarını temizlemekte kullanılırlar. ara sıra massifflerin arenalarda savaştıkları da görülmüştür. tatooinede ise basitçe kamp koruma hayvanları olarak evcilleştirilmişlerdir.
massiffler, omuzlarına kadar uzunlukları bir metreyi bulan, iri yapılı, dört ayaklı etoburlardır. kabe derileri, geniş çeneleri, dişli ağızları, büyük siyah gözleri ve sırtları botunca uzanan sert dikenleri vardır. tatooine ve geoninsis’te bulunurlar, tusken akıncıları bu hayvanları evcilleştirmeleri ile bilinir.
massiffler, omuzlarına kadar uzunlukları bir metreyi bulan, iri yapılı, dört ayaklı etoburlardır. kabe derileri, geniş çeneleri, dişli ağızları, büyük siyah gözleri ve sırtları botunca uzanan sert dikenleri vardır. tatooine ve geoninsis’te bulunurlar, tusken akıncıları bu hayvanları evcilleştirmeleri ile bilinir.
kouhunlar küçük, sessiz, ölümcül çok ayaklı canlılardır.
tanınmak istemeyen suikastçiler tarafından kullanılırlardı. hedeflerini uzaktan vücut sıcaklığını algılayarak bulabilirlerdi.
zam wesell senatör padme amidala’ya suikast düzenlemek için kouhunları kullandı. tüyler ürpertici yaratıkları mekanik bir kutuya koyup asn-121 droidinin içine yerleştirerek padme’nin coruscantta kaldığı binadaki dairesine gönderdi. asn - 121 odasının penceresini keserek ölümcül kargoyu bıraktı. güçteki ani bir hareketlilik koruyucu anakin skywalker ‘ı kouhunların varlığına karşı uyardı ve içeri girerek ışın kılıcıyla hızlı bir şekilde yaratıkları keserek öldürdü.
tanınmak istemeyen suikastçiler tarafından kullanılırlardı. hedeflerini uzaktan vücut sıcaklığını algılayarak bulabilirlerdi.
zam wesell senatör padme amidala’ya suikast düzenlemek için kouhunları kullandı. tüyler ürpertici yaratıkları mekanik bir kutuya koyup asn-121 droidinin içine yerleştirerek padme’nin coruscantta kaldığı binadaki dairesine gönderdi. asn - 121 odasının penceresini keserek ölümcül kargoyu bıraktı. güçteki ani bir hareketlilik koruyucu anakin skywalker ‘ı kouhunların varlığına karşı uyardı ve içeri girerek ışın kılıcıyla hızlı bir şekilde yaratıkları keserek öldürdü.
naboo’yu istila eden ticaret federasyonu ile savaşmak için sis kaplı bataklıklardan geçerek sadık kaadularının üstündeki milis askerleriyle büyük gungan ordusu geldi.
sayısız ilkel orduda olduğu gibigungan askerleri de sadık binekleriyle özel bağlara sahiptir. barış zamanlarında gunganlar kaaduları şehir caddelerinde devriye hayvanları olarak kullanırlar.
kaadular güçlü bacaklara ve düzgün gövdeye sahip hızlı, pullu derili ve kanatsız kuşlardır (avian). gungan sahipleri gibi ördek gagası buruna, renkli bir deriye ve suda yaşayan atalara sahiptir. naboo savaşı sırasında jar jar binks gibi gungan generalleri askerlerine kaaduların üstünden komuta ettiler ve hayvanın hızını kullanarak da ticaret federasyonu savaş tanklarından kaçmayı başardılar.
sayısız ilkel orduda olduğu gibigungan askerleri de sadık binekleriyle özel bağlara sahiptir. barış zamanlarında gunganlar kaaduları şehir caddelerinde devriye hayvanları olarak kullanırlar.
kaadular güçlü bacaklara ve düzgün gövdeye sahip hızlı, pullu derili ve kanatsız kuşlardır (avian). gungan sahipleri gibi ördek gagası buruna, renkli bir deriye ve suda yaşayan atalara sahiptir. naboo savaşı sırasında jar jar binks gibi gungan generalleri askerlerine kaaduların üstünden komuta ettiler ve hayvanın hızını kullanarak da ticaret federasyonu savaş tanklarından kaçmayı başardılar.
ithorlular, "t" şeklindeki kafalarına doğru uzanan uzun kavisli boyunları yüzünden bütün galakside "çekiç kafalar" olarak isimlendirilmiştir.
uzun ve kibar canlılar olan ve bitkilerle beslenen bu ırk ithor gezegeninde yaşar.
uzun ve kibar canlılar olan ve bitkilerle beslenen bu ırk ithor gezegeninde yaşar.
ishi tib, yıldız biçimli kafaları olan insansı bir ırktır.
yuvarlak ve çıkık gözleri, yıldızın üst iki köşesini, çıkık yanakları diğer ikisini ve kuş benzeri gagaları da alt köşeleri oluşturur.
ishi tib, galaksinin her köşesine dağılmıştır ve galaktik sivil savaş sırasında asi ittifakı desteklemişlerdir. bir çok ishi tib delegesi, endor savaşından önceki ittifak brifinginde hazır bulunmuştur.
yuvarlak ve çıkık gözleri, yıldızın üst iki köşesini, çıkık yanakları diğer ikisini ve kuş benzeri gagaları da alt köşeleri oluşturur.
ishi tib, galaksinin her köşesine dağılmıştır ve galaktik sivil savaş sırasında asi ittifakı desteklemişlerdir. bir çok ishi tib delegesi, endor savaşından önceki ittifak brifinginde hazır bulunmuştur.
bazen kabaca "kalamar kafalar" olarak da çağırılan quarren ırkının en büyük özelliği, çenelerinden çıkan dört adet dokungaçlarıdır.
derin turkuaz renkli gözleri vardır ve ellerinde yüzgeç şeklinde parmakları vardır. quarrenlar, mon calamari gezegeninde, gezegene adlarını veren ırkla birlikte yaşamaktadırlar.
cumhuriyetin son günlerinde, galaktik senatoda, yolsuzlukları yüzünden cumhuriyet’ten ayrılıp yeni maceralara atılan senatör tikkes tarafından temsil edilmişlerdir.
derin turkuaz renkli gözleri vardır ve ellerinde yüzgeç şeklinde parmakları vardır. quarrenlar, mon calamari gezegeninde, gezegene adlarını veren ırkla birlikte yaşamaktadırlar.
cumhuriyetin son günlerinde, galaktik senatoda, yolsuzlukları yüzünden cumhuriyet’ten ayrılıp yeni maceralara atılan senatör tikkes tarafından temsil edilmişlerdir.
rancor, jabba the hutt’ın taht odasının altında gölge bir bölmeye gizlenmiş korkunç bir yaratıktır.
5 metre uzunluğundaki yükleselen bir kas kitlesi ve sürüngen gövdesine sahip rancor kalın ve kısa iki ayak üstünde yürürdü. avını yakalamak için orantısız derecede uzun kollara sahipti. yüzünün büyük kısmını dişlerle dolu, salyalı bir ağız kaplıyordu. zırhlı derisi o kadar kalındı ki tabanca ışınları ona sadece can sıkıntısı veriyordu.
rancor jabbayı eğlendirmenin yanı sıra istenmeyen hizmetçi, müzisyen veya hutt’ın hoşlanmadığı herhangi birinden kurtulmaya yarıyordu. ?boska!? diye bağırarak jabba tahtının önündeki gizli bir tuzağı aktive ediyordu. kurban aşağı düşüyor ve jabba ve ahlaksız seyircilerinin korkunç olayları izlemesini sağlayan bir gözlem ızgarası açılıyordu. gıcırdayarak yukarı açılan bir kapı sayesinde yaratık serbest kalıyordu. rancor çukura düşen her talihsiz ruhun işini çabucak bitiriyordu.
jabba genç jedi ı canavarın inine yuvarladığında luke skywalker rancor kurbanlarının tipik kaderini tersine çevirdi. skywalker canavarın pençelerinden kaçtı ve onu kafesine geri çekti. rancor yukarı çekilmiş kapının tam altında durduğunda luke eski bir kurbanın kafatasını kontrol mekanizmasına fırlattı. kapı rancoru ezerek aşağı indi ve böylece jabba’nın hayvanı öldü.
5 metre uzunluğundaki yükleselen bir kas kitlesi ve sürüngen gövdesine sahip rancor kalın ve kısa iki ayak üstünde yürürdü. avını yakalamak için orantısız derecede uzun kollara sahipti. yüzünün büyük kısmını dişlerle dolu, salyalı bir ağız kaplıyordu. zırhlı derisi o kadar kalındı ki tabanca ışınları ona sadece can sıkıntısı veriyordu.
rancor jabbayı eğlendirmenin yanı sıra istenmeyen hizmetçi, müzisyen veya hutt’ın hoşlanmadığı herhangi birinden kurtulmaya yarıyordu. ?boska!? diye bağırarak jabba tahtının önündeki gizli bir tuzağı aktive ediyordu. kurban aşağı düşüyor ve jabba ve ahlaksız seyircilerinin korkunç olayları izlemesini sağlayan bir gözlem ızgarası açılıyordu. gıcırdayarak yukarı açılan bir kapı sayesinde yaratık serbest kalıyordu. rancor çukura düşen her talihsiz ruhun işini çabucak bitiriyordu.
jabba genç jedi ı canavarın inine yuvarladığında luke skywalker rancor kurbanlarının tipik kaderini tersine çevirdi. skywalker canavarın pençelerinden kaçtı ve onu kafesine geri çekti. rancor yukarı çekilmiş kapının tam altında durduğunda luke eski bir kurbanın kafatasını kontrol mekanizmasına fırlattı. kapı rancoru ezerek aşağı indi ve böylece jabba’nın hayvanı öldü.
kalın derili iri yapılı bir hayvan olan reek geonosis arenasındaki idam töreninde anakin skywalker, padme amidala ve obi-wan kenobi’yi öldürmek için salıverilen üç ölümcül yaratıktan birisiydi.
şaşırtıcı derecede hızlı olan hayvan, geonosisliler tarafından anakin skywalker’ e saldırması için yöneltildi. skywalker, jedi yeteneklerini kullanarak zincirlerin yardımıyla havaya sıçradı ve hayvanın üstüne atladı, zincirleri reek’in boynuna dolayarak gücünü zayıflatmaya çalıştı.
skywalker bir an için olsa da reek’i sakinleştirebildi ve kaosun egemen olduğu arenada büyük boynuzlu yaratığın üstüne bindi.
jedi şövalyeleri ve savaş droidleri arasında süren çarpışmada deliye dönen reek savaş droidlerinin ve benzer şekilde jedilerin üstlerine doğru koşuşturdu. yaratığın ayaklarının altından kurtulan keskin nişancı ödül avcısı jango fett tarafından vuruldu ve yere serildi.
şaşırtıcı derecede hızlı olan hayvan, geonosisliler tarafından anakin skywalker’ e saldırması için yöneltildi. skywalker, jedi yeteneklerini kullanarak zincirlerin yardımıyla havaya sıçradı ve hayvanın üstüne atladı, zincirleri reek’in boynuna dolayarak gücünü zayıflatmaya çalıştı.
skywalker bir an için olsa da reek’i sakinleştirebildi ve kaosun egemen olduğu arenada büyük boynuzlu yaratığın üstüne bindi.
jedi şövalyeleri ve savaş droidleri arasında süren çarpışmada deliye dönen reek savaş droidlerinin ve benzer şekilde jedilerin üstlerine doğru koşuşturdu. yaratığın ayaklarının altından kurtulan keskin nişancı ödül avcısı jango fett tarafından vuruldu ve yere serildi.
rodianlar, tüm galaksiye yayılmış, yeşil derili insansı bir ırktır.
büyük siyah gözleri, tapir benzeri burunları, uzun, esnek parmakları, kafalarının üstünde ikiz tabak benzeri duyu organları ve kafataslarından fırlayan bir dizi dikenleri bulunur.
rodianlar, merkez gezegenlerin saygın kişileri arasında bulunur. yüce başkan palpatine’in yardımcısı dar wac ve senatör onaconda farr gibi.
aralarından kelle avcısı greedo gibi dış halkada pek de saygıdeğer işler yapmayanların çıktığı da olmuştur.
büyük siyah gözleri, tapir benzeri burunları, uzun, esnek parmakları, kafalarının üstünde ikiz tabak benzeri duyu organları ve kafataslarından fırlayan bir dizi dikenleri bulunur.
rodianlar, merkez gezegenlerin saygın kişileri arasında bulunur. yüce başkan palpatine’in yardımcısı dar wac ve senatör onaconda farr gibi.
aralarından kelle avcısı greedo gibi dış halkada pek de saygıdeğer işler yapmayanların çıktığı da olmuştur.
tatooine gezegeninin çöllerinde yaşar. iri yapılı dört ayaklı bir yük hayvanıdır.
yerel halk jawalar tarafından ronto, mos espa ve mos eisley gibi hava alanlarından caddelere yolcu ve yük taşımak için kullanılır. 425 cm boyları olmasına ve iri yapılarına rağmen çok korkaktırlar.
yerel halk jawalar tarafından ronto, mos espa ve mos eisley gibi hava alanlarından caddelere yolcu ve yük taşımak için kullanılır. 425 cm boyları olmasına ve iri yapılarına rağmen çok korkaktırlar.
tatooine’in kum denizi’nde, büyük carkoon çukuru’nda sarlacc diye bilinen korkunç bir yaratık yaşar.
otobur, hareketsiz yaratık neredeyse tamamen çöl kumlarının altında gizlidir. yüzeye sadece, eğimli kumlara düşecek kadar talihsiz herhangi bir avı yakalamaya hazır kavrayıcı dokunaçlarla kaplı iğrenç ağzı uzanmaktaydı.
ağzının çapı 3 metreden fazlaydı ve içe dönük dişlerle kaplıydı. ağzının ortasında, lezzetli bir lokma yakalamak için körlemesine hareket eden iri ve kaslı bir dile sahip düz, sivri bir gaga vardır.
sarlacc, izolasyonundan dolayı, çukura düşecek hayvanlara bağlı olduğu için nadiren beslenirdi. bu nedenle çok etkili bir sindirim süreci geliştirmişti. sarlacc’ın mide girişi avını 1000 yıl canlı tutmaktadır.kurban canlı bir şekilde sonsuz acılar içinde kavrulurken, yaratık avını yavaşça gerekli besinlere ayrıştırır.
sarlacc, jabba the hutt’ın en favori hayvanıydı. şişman gangster düşmanlarını sarlacc’a atarak eğlenirdi. o ve çetesi sarlacc’ın kurbanlarının carkoon çukuru’nun eğimli kumlarından umutsuzca yukarı kaçmaya çalışmalarından zevk duyarlardı. böylesi bir hareket ise yaratığı harekete geçirirdi ve yaratık yapışkan diliyle saldırır ve avını yemek bekleyen ağzına götürürdü.
jabba’nın luke skywalker, han solo ve chewbacca’yı sarlacc’a atma denemesi faciayla sonuçlandı. skywalker serbest kaldı ve çoğunun çukurda debelenmesine neden olacak şekilde jabba’nın korumalarının işini bitirdi.
otobur, hareketsiz yaratık neredeyse tamamen çöl kumlarının altında gizlidir. yüzeye sadece, eğimli kumlara düşecek kadar talihsiz herhangi bir avı yakalamaya hazır kavrayıcı dokunaçlarla kaplı iğrenç ağzı uzanmaktaydı.
ağzının çapı 3 metreden fazlaydı ve içe dönük dişlerle kaplıydı. ağzının ortasında, lezzetli bir lokma yakalamak için körlemesine hareket eden iri ve kaslı bir dile sahip düz, sivri bir gaga vardır.
sarlacc, izolasyonundan dolayı, çukura düşecek hayvanlara bağlı olduğu için nadiren beslenirdi. bu nedenle çok etkili bir sindirim süreci geliştirmişti. sarlacc’ın mide girişi avını 1000 yıl canlı tutmaktadır.kurban canlı bir şekilde sonsuz acılar içinde kavrulurken, yaratık avını yavaşça gerekli besinlere ayrıştırır.
sarlacc, jabba the hutt’ın en favori hayvanıydı. şişman gangster düşmanlarını sarlacc’a atarak eğlenirdi. o ve çetesi sarlacc’ın kurbanlarının carkoon çukuru’nun eğimli kumlarından umutsuzca yukarı kaçmaya çalışmalarından zevk duyarlardı. böylesi bir hareket ise yaratığı harekete geçirirdi ve yaratık yapışkan diliyle saldırır ve avını yemek bekleyen ağzına götürürdü.
jabba’nın luke skywalker, han solo ve chewbacca’yı sarlacc’a atma denemesi faciayla sonuçlandı. skywalker serbest kaldı ve çoğunun çukurda debelenmesine neden olacak şekilde jabba’nın korumalarının işini bitirdi.
tatooine scurrier adıyla da bilinen mos eisley gibi şehirleri adeta istila etmiş hızlı, kemirgen türü haşaratlardır.
küçüktürler, iki bacaklı koşuculardır ve yiyecekleri çalarlar. erkeklerin dişilerden farklı olarak kıvrık boynuzları vardır.
küçüktürler, iki bacaklı koşuculardır ve yiyecekleri çalarlar. erkeklerin dişilerden farklı olarak kıvrık boynuzları vardır.
galaksinin her yerindeki limanlarda genellikle karşılaşılan türlerden biri olan bu kısa insansılar geniş dişe benzer burunları, seyrek saçları ve kaba derileri ile tanımlanabilirler.
sullustanlar, büyük yuvarlak gözlü, fare kulaklı, sarkık gerdanlı insansı bir ırktır.
galaktik iç savaş sırasında asilerin yanında yeralan sullust gezegeninde yaşarlar.
galaktik iç savaş sırasında asilerin yanında yeralan sullust gezegeninde yaşarlar.
buz gezegeni hothta yaşayan ve gezinen tauntaunlar çok kolay evcilleştirilebilen bir hayvan ırkıdır.
asi ittifakı hoth gezegenindeyken tauntaunları evcilleştirerek buzlu gezegende rahatça gezinebilmek için kullanmışlardır.
kalın gri derileri onları soğuktan korusada hothun acımasız dondurucu gecelerinde sığınak bulamayan tauntaunlar yaşamlarını sürdüremezler. ancak gündüz saatlerindeki soğuklara karşı koyabilen tauntaunlar kar ve buzun üzerinde üzerindeki yükler olduğu halde rahatça hareket edebilmektedirler.
asi ittifakı hoth gezegenindeyken tauntaunları evcilleştirerek buzlu gezegende rahatça gezinebilmek için kullanmışlardır.
kalın gri derileri onları soğuktan korusada hothun acımasız dondurucu gecelerinde sığınak bulamayan tauntaunlar yaşamlarını sürdüremezler. ancak gündüz saatlerindeki soğuklara karşı koyabilen tauntaunlar kar ve buzun üzerinde üzerindeki yükler olduğu halde rahatça hareket edebilmektedirler.
ugnaughtlar, bulut şehir bespinde yaşayan insansı cüce yaratıklarıdır.
genelde şehrin tibanna gazı üretilen santrallarında ve laboratuvarlarda görev almaktadırlar.
ugnaught işçiler ortalama 1 metre boyunda, uzun saçlı ve burun ve yüzleri domuzu andıran bir ırktır.
gri elbiselerinin üzerine giydikleri mavi önlüklerle çalışırlar.
ugnaughtlar aslında yaygın olarak anoat sisteminde yaşarlar, bespindeki ugnaughtlar imparatorluk şehri ele geçirdikten sonra kendi sistemlerine geri dönmüşlerdir.
genelde şehrin tibanna gazı üretilen santrallarında ve laboratuvarlarda görev almaktadırlar.
ugnaught işçiler ortalama 1 metre boyunda, uzun saçlı ve burun ve yüzleri domuzu andıran bir ırktır.
gri elbiselerinin üzerine giydikleri mavi önlüklerle çalışırlar.
ugnaughtlar aslında yaygın olarak anoat sisteminde yaşarlar, bespindeki ugnaughtlar imparatorluk şehri ele geçirdikten sonra kendi sistemlerine geri dönmüşlerdir.
utapau gezegeninin yerli ırkı ise iki ayrı türe bölünmüştür. daha uzun ve görkemli utapaunlar daha gelişmişlerdir ve halkın, gezegene gelen gezginlere görünen yüzüdür. derince çizgilenmiş kül rengi suratları, koyu renk gözleri, sıska yapıları ve elleri ve yüzleri haricinde onları tamamen sarmalayan kalın giysileri vardır. bu utapaunlar gezegensel yönetimi kontrol eder ve oyuk şehirlerindeki uzay limanlarını idare ederler. klon savaşları sırasında bağımsız sistemler konfederasyonu utapau’ya boyun eğdirdiğinde, gezegenlerini korumak için düşmana teslim olan, ayrılıkçı liderlere kölelik yapmak zorunda kalanlar bu utapaunlardı.
bunun tam tersi olarak, utapau’nun daha küçük sakinleri olaylardan çok az etkilendi. inatçı, işçi sınıfı bu canlıların bodur yapıları ve şiş gözlere sahip toparlak yüzleri vardır. gezegenin yönetimiyle çok az bağlantıları olduğundan, binekejderleriyle ilgilenmek, ekip olarak çeşitli iniş platformunda çalışmak gibi sıradan işlerle uğraştıklarından bu utapaunların günlük yaşantıları çok az değişti.
obi-wan kenobi, general grievous’ı aramak için utapau’ya vardığında, liman yöneticisi tion medon’la bağlantı kurdu. ayrılıkçı nöbetçiler tarafından izlendiği halde, medon gizlice kenobi’yi gezegenin kuşatma altında olduğu ve general grievous’un orada saklandığı konusunda bilgilendirdi. kenobi gizlice yapılan açıklamaya karşılık, cumhuriyet güçlerinin gezegeni kurtaracağını söyledi.
medon haberi utapaun direnişine yaydı, böylece cumhuriyet klon askerleri hücum ettiğinde utapaun güçler tarafından desteklendi. fakat acımasız bir değişimle şansölye palpatine pozisyonunu imparator olarak güvenceye aldı ve hemen ardından utapau’yu savaşsal yasalar altında boyun eğdirdi. onun sadık klon askerleri ayrılıkçı savaş droidlerini bozguna uğrattı,ama hemen bunun ardından utapaun direnişçi savaşçılarını gezegenin daha fazla kontrol edilebilmesi için tutuklattı.
bunun tam tersi olarak, utapau’nun daha küçük sakinleri olaylardan çok az etkilendi. inatçı, işçi sınıfı bu canlıların bodur yapıları ve şiş gözlere sahip toparlak yüzleri vardır. gezegenin yönetimiyle çok az bağlantıları olduğundan, binekejderleriyle ilgilenmek, ekip olarak çeşitli iniş platformunda çalışmak gibi sıradan işlerle uğraştıklarından bu utapaunların günlük yaşantıları çok az değişti.
obi-wan kenobi, general grievous’ı aramak için utapau’ya vardığında, liman yöneticisi tion medon’la bağlantı kurdu. ayrılıkçı nöbetçiler tarafından izlendiği halde, medon gizlice kenobi’yi gezegenin kuşatma altında olduğu ve general grievous’un orada saklandığı konusunda bilgilendirdi. kenobi gizlice yapılan açıklamaya karşılık, cumhuriyet güçlerinin gezegeni kurtaracağını söyledi.
medon haberi utapaun direnişine yaydı, böylece cumhuriyet klon askerleri hücum ettiğinde utapaun güçler tarafından desteklendi. fakat acımasız bir değişimle şansölye palpatine pozisyonunu imparator olarak güvenceye aldı ve hemen ardından utapau’yu savaşsal yasalar altında boyun eğdirdi. onun sadık klon askerleri ayrılıkçı savaş droidlerini bozguna uğrattı,ama hemen bunun ardından utapaun direnişçi savaşçılarını gezegenin daha fazla kontrol edilebilmesi için tutuklattı.
kemik donduran soğuk hoth ovalarında bir gezgini bekleyen tek tehlike değildir.
2 metreden fazla boyuna rağmen, buz yaratığı wampa yine de gizlilikle hareket eden bir yaratıktır. beyaz kürkü mükemmel kamuflaj sağlar ve uğultulu hoth rüzgarları çok geç olana kadar yaklaşmasını maskeler. wampa pençeli elinin ağır bir darbesiyle dayanıklı bir tauntaun’un boynunu kıracak kadar güçlüdür.
hoth buzunda oyulmuş mağaralarda yaşarlar ve avlarınıda buraya getirirler. ziyafete kadar avını mağara tavanına asar.
asiler hoth’da gizli üslerini kurduklarında wampa saldırılarından çok çekmişlerdir. komutan luke skywalker devriye görevindeyken bir wampa tarafından saldırıya uğramıştır. skywalker yem olmaktan ve hoth fırtınasında ölmekten son anda kurtulmuştur. yetenekli tıbbi droid 2-1b’in uyguladığı bacta tedavisine rağmen luke hala o karşılaşmanın izlerini taşımaktadır.
hoth üssü’nün tahliyesinden hemen önce asiler tekrarlayan wampa saldırılarıyla uğraşmak zorunda kalmışlardır. bir şeylerin kötü gittiğinin ilk işareti boynu gizemli bir şekilde kırılmış ölü bir tauntaun’un bulunmasıydı. astromekanik droidlerinin sesine gelen wampalar ittifak mağaralarının gittikçe daha derinlerine girmişlerdir. echo üssü’nü tamamen boşaltmadan önce asiler en azından bir wampayı kafese kapatıp yakalamayı başarmışlardır.
2 metreden fazla boyuna rağmen, buz yaratığı wampa yine de gizlilikle hareket eden bir yaratıktır. beyaz kürkü mükemmel kamuflaj sağlar ve uğultulu hoth rüzgarları çok geç olana kadar yaklaşmasını maskeler. wampa pençeli elinin ağır bir darbesiyle dayanıklı bir tauntaun’un boynunu kıracak kadar güçlüdür.
hoth buzunda oyulmuş mağaralarda yaşarlar ve avlarınıda buraya getirirler. ziyafete kadar avını mağara tavanına asar.
asiler hoth’da gizli üslerini kurduklarında wampa saldırılarından çok çekmişlerdir. komutan luke skywalker devriye görevindeyken bir wampa tarafından saldırıya uğramıştır. skywalker yem olmaktan ve hoth fırtınasında ölmekten son anda kurtulmuştur. yetenekli tıbbi droid 2-1b’in uyguladığı bacta tedavisine rağmen luke hala o karşılaşmanın izlerini taşımaktadır.
hoth üssü’nün tahliyesinden hemen önce asiler tekrarlayan wampa saldırılarıyla uğraşmak zorunda kalmışlardır. bir şeylerin kötü gittiğinin ilk işareti boynu gizemli bir şekilde kırılmış ölü bir tauntaun’un bulunmasıydı. astromekanik droidlerinin sesine gelen wampalar ittifak mağaralarının gittikçe daha derinlerine girmişlerdir. echo üssü’nü tamamen boşaltmadan önce asiler en azından bir wampayı kafese kapatıp yakalamayı başarmışlardır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?