confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442116

darth vader

angelus
yürüyen demir bir ciğerin sesini çıkaran mekanik nefes alışverişi ile darth vader’in kapkara kostümü aslında bir hayat destek sistemidir.

yıllar önce obi-wan kenobi ile girdiği bir ışın kılıcı düellosunda ciddi biçimde yaralandıktan sonra, vader kostümüne yerleştirilmiş aygıtlar sayesinde yaşayabilen, insandan çok makineleşmiş bir canlıya dönüşmüştür.ürkünç görünümü ile nefes maskesi gücün aydınlık yanından düştükten sonra büründüğü karanlık kimliğini yansıtmaktadır..

vader maskesini; bir örneği de yıldız destroyeri executor’da bulunan bir hiperbarik hücrede çıkarabilmektedir.kendisine kimsenin yardım etmesini istemeyen vader, kaskını ve metal nefes ekranını mekanik aletler yardımıyla çıkarıp takmaktadır.

comlink

angelus
comlink küçük, avuçiçi bir kişisel iletişim sağlayıcısıdır.

bir alıcı, verici ve küçük bir güç kaynağından oluşur. comlinklerin avuçiçi silindirik olanlarından bileğe takılan türleri ve hatta zırhlı miğferlerin içine entegre edilmiş çeşitli ebat ve yapıda modelleri mevcuttur.

qui-gon’un kullandığı comlink başka aygıtlar- mesela midi-clorian seviyesinin tespiti için kullanılan örnek alıcı gibi -tarafından toplanmış olan dataları iletebilecek bir porta sahiptir. tipik bir comlinkin menzili 50 kmdir. ancak uydu iletişim şebekesi açılarak bu menzil artırılabilir.

bazı comlinkler duyusal ifadelerin- ağlamak, gülmek, endişeli bir ses tonuyla konuşmak gibi- iletilmesini engellemek amacıyla gizli sistemlerle donatılmıştır. comlinkin menzili yerleşim bölgelerindeki yoğun elektromanyetik aktiviteden oldukça etkilenir ve genellikle bu bölgelerde istenilen alıcıya gerekli iletilerin ulaştırılmasında uydu ağı bağlantısından yararlanılır.

askeri comlinkler ve araç comlinkleri daha büyük enerji kaynakları sayesinde daha uzun menzillere sahiptirler. yıldız gemileri kolay iniş yapmak için yanaşırken veya gemi filosu oluştururken ya da bir kanat manevrası sırasında temiz bir bağlantı sağlanması için kısa menzilli comlinkler ile donatılmıştır.

comlinkler ışıkhızı iletim menzili ile sınırlandırıldıkları için yıldızlararası iletişim kurmada yetersiz kalırlar.

bu nedenle gemilerde uzayaltı radyo bulunur. bu iletişim aracı daha büyük bir menzil sağlar ancak bunun için daha yüksek enerjiye de ihtiyaç duyarlar. tipik bir uzayaltı radyonun menzili birkaç ışıkyılının gerçek zaman dilimindeki değerine denktir. bölgesel yönetimler genellikle bölge iletişim ağı ile desteklenen ve seyrek gezegenler arasında bağlantılar kurulmasına yardımcı olan bir uzayaltı iletişim sağlama şebekesi oluştururlar.

en güçlü ve uzun menzilli iletişim kurma aracı holonettir. hiperuzayın zaman bükülme alanı içerisinde çok az iletişim sağlayıcıdan oluşan bir iletişim ağı gerçek zaman içerisinde inanılmaz mesafelere rağmen gezegenleri birbirine bağlar. galaktik yönetim tarafından korunan ve bakılan holonet müthiş pahalı bir girişimdir. benzer şekilde holonet ile iletişim kurmak için gerekli aygıtlar da ortalama bir galaktik vatandaş için çok pahalıdır.

imparatorluk zamanında askeri ve benzer amaçlarda kullanılmak üzere tek bir komünikasyon ağın oluşturulurken, holonet cumhuriyet uygulamalarının çoğu da söküldü.

bandolier

angelus
dev wookie chewbacca tek giyecek olarak mühimmat ve bir kaç kişisel eşyasının bulunduğu bir bandolier taşır.kalın postu sayesinde koruyucu kıyafete gerek duymaksızın çok soğuk hava koşulklarına dayanabilmektedir.

ölüm yıldızında bir mahkum gibi davranması gerektiğinde chewbacca inatçı bir şekilde bandolier’ini çıkarmayı reddetmiştir. 2 m. boyundaki bir mahkumun tam donanımlı bir bandolier taşıması yanından geçerken hücre bloğu görevlisinin dikkatini çekmiş ve kuşkusunu uyandırmıştı. chewbacca daha sonra yine dostu han solo’yu yüce jabba’nın elinden kurtarmaya gittiğinde en büyük yardımcısı küçük bir mühimmat deposunu andıran kemeri bandolier’i olmuştu.

bacta

angelus
modern tıbbi teknolojinin bir mucizesi olan bacta tankları hem imparatorluk hem de asi ittifakı medikal merkezlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır.

taşıyıcı tank, en ağır yaraları bile iyileştirme kapasitesine sahip güçlendirici bacta sıvısı ile doldurulur. şeffaf kırmızı renkli bu sıvı, yaralı dokuları arayan ve onları nerdeyse hiç yara izi bırakmadan süratle onarıp sağlamlaştıran özel bir bakteri içeren bir karışımı besler. bu tedavi sırasında tıbbi droidler tankın içinde asılı duran hastayı sürekli gözlem altında tutarlar. luke skywalker, bir wampa tarafından yaralanıp hoth kar fırtınasında bir gece geçirdikten sonra geçirdiği şoku bir bacta tankında kısa sürede atlatabildi.

a99 susoluyücusu

angelus
ticaret federasyonu’nun çıkarma gemilerinde kaçak olarak naboo’ya gelen qui-gon jinn ve onun padawan çırağı obi-wan kenobi, naboo’nun yerli halkı gunganlardan olan jar jar binks ile arkadaş oldu.

uzun boylu amfibik gungan onları bataklık gölünün esrarengiz derinliklerinde uzanan kendi ülkesi otoh gunga’ya götürdü.suda yaşayan bu canlıyı kendi doğal ortamında izleyebilmek için qui-gon ve obi-wan kemerlerinden küçük nefes alma aygıtlarını çıkardılar.

a99 susoluyucusu bir jedi şövalyesinin kemerine yerleştirilmiş olan küçük bir nefes alma aygıtıdır.bu küçük ağızlık kullanıcının nefes almasını sağlayacak bir solunabilir hava sistemi ile birlikte dizayn edilmiştir.a99 sualtında, boşlukta ve zehirli ortamlarda kullanılabilmesi amacıyla gelişmiş filtrelerle donatılmıştır.a99’un farklı ırkların fizyolojilerine uyum sağlayabilen pek çok çeşidi vardır.

örneğin jedi ustası plo koon’unki daha ayrıntılı ve özel bir aygıttır. bu aygıt sayesinde onun kel dor’a uygun fizyolojisi yaşamsal gazlarla desteklenir. a99’un küçük ebatlı hava tankı iki saat boyunca oksijen sağlayabilir.

jawa blaster

angelus
jawalar kurtarılabilecek makinalar bulmak umuduyla tatooine çöllerini baştan aşağı dolaşan bir hurdacı ırktır. droidleri etkisiz hale getirmek için özel dizaynlı silahlar kullanırlar.

bel kemerlerine takılı olan güç kaynaklarına bağlı bu küçük tüfek, droidi saran mavi dumanlı bir elektrik enerjisi yayar. bu enerji doğrudan droidin gövdesi üzerinden geçerken, robot da pasif hale getirilir.böylece açgözlü hurda tüccarları droidleri toplarlar.

standart bir jawa blasterı yoktur, ancak blasterlar çoğunlukla benzer parçalardan oluşturulmuştur. jawa blasterı ilk önce lazer sistemi sökülmüş standart bir blaster tüfeği olarak kullanılmaya başlanmıştır. daha sonra geliştirilmiş bir droid yakalama topu ve son olarak da bir yıldız gemisi enkazından alındığı tahmin edilen iyon birikim hızlandırıcısı monte edilmiştir.

jawa blasterlar güvenilmezlikleri ile ün salmışlardır ve çok kısa menzillidirler, bu yüzden jawalar kurbanları olan droidleri yakalayabilmek için onlara sessizce yaklaşmak zorunda kalırlar.

imparatorluk güçleri, droid hedeflerini kolayca saf dışı bırakmak amacıyla jawa blasterının bir benzeri olan, modern ve gelişmiş demp silahını kullanırlar.

blaster rifle

angelus
imparatorluk aksesuarlarının içinde fırtına birliklerinin kullandığı blastech e-11 tepkili tüfekleri standarttır.

bu silahın namlusu kullanım sırasında en iyi verimi sağlaması açısından 3 pozisyonludur.sabit hedefe seri atışlar için namlu tamamen açık pozisyonda tutulur.kimi zaman saldırı olasılığı olan durumlarda namlu tam kapalı pozisyonda kalır; bir asi tutukluya eşlik edildiği anlardaki gibi.imparatorluk silahları çoğu sivil silahlardan daha güçlüdür ve fırtına birliklerinin giydiği beyaz savaş zırhlarını delecek kadar etkilidir.asiler bu tip silahları ele geçirdiklerinde, direniş için iyi bir avantaj olabilmektedir.

blaster

angelus
han solo’nun kulandığı blastech dl-44 ağır tepkili tabanca yüksek güçlü, kanun dışı askeri güç ünitesi ve değiştirilmiş enerji devrelerinden yararlanılarak maksimum bir patlama tepkisi yaratmaktadır.

han solo yavin savaşı sonrasında güvenilir dl-44’ünü, geliştirilmiş gümüş bir susturucu ve yeni asi arkadaşlarından edindiği bazı aygıtlarla donattı.asiler buz gezegeni hoth’daki üslerini kurmadan kısa bir süre önce luke skywalker’da han solo gibi bir blastech dl-44 tepkili tabanca kullanmaya başlamıştır.

vibro knuckler

angelus
lando calrissian, han solo’yu kurtarmak için kılık değiştirerek gittiği jabba’nın sarayında silah olarak bu vibro-baltayı kullanmıştır.

bu tip silahlarda ultrasonik bir titreşim yayıcı jeneratör bıçağın yüksek frekansta vınlamasına sebep olur ve bu yoğun titreşim sayesinde balta en hafif dokunuşta bile kesebilecek hale gelir.

wookie bowcaster

angelus
devasa gövdeleri ve başa çıkılmaz güçleri ile wookie’ler silahsızken de oldukça ürkütücü yaratıklardır. fakat uzaktaki bir hedefi vurmak istediklerinde, tercih ettikleri silahları lazer arbelet silahıdır.

çeşitli teknolojilerin birbirine karışmasıyla arbelet silahı büyük bir güçle enerji ışınları ateşler. bu wookie silahı oldukça işe yarayan bir silahtır ve ölümcüldür. klon savaşları boyunca wookie’ler ayrılıkçıların istilacı güçlerinden kashyyyk’ı korumak için tüfek ve tabancalarının yanı sıra arbelet silahları da taşıdılar. galaktik iç savaş esnasında chewbacca bu silahın daha değişik ve ufak bir modelini kullanmıştır.

peko peko

angelus
büyük ve zehirli jute fındıklarını seven, naboo’nun büyük kibar ve mavi kuşu peko peko bu en sevdiği fındıkları açabilecek kadar güçlü gagalara sahiptir.

naboo bataklıklarında ağaçtan ağaca uçması ve dallar arasında manevra yapmasını sağlayan pençemsi kanatları sayesinde kolaylıkla uçabilmektedir.etlerinin tadı lezzetsiz olsada naboo halkından bazıları geleneksel tıpta kullandıkları bir panzehiri peko peko’nun kanından elde ettikleri için sıkça avlanmaktadırlar.

orray

angelus
orraylar, hızlı ve güçlü,kalın derili, geonosis halkı tarafından kullanılan dört ayaklı yük hayvanlarıdır.

geonosis arenasındaki idam töreninde bulunan geonosisliler ağır yükleri çekmek ve üstlerine binmek için kullanırlardı.

nuna

angelus
nunalar naboo’nun yerel uçamayan komik ve ağır bir yürüyüşleri olan kümes hayvanlarıydı.

tüylü iki bacaklı, kısa gagalı, az akıllı, badi badi yürüyen bataklık hindileriydi. tatoine ve başka yerlerde de bulunan cüce nunalar zehirli hayvan ve böcekler üzerinde başarılı şehir hayvanlarıydılar.

bir takım topla oynanan sportif olaylarda da kullanılırlardı.

nikto

angelus
nikto olarak tanınan insansı ırk, koyu bir tene ve yanaklarıyla çenelerinde bir çok soluk alma deliği olan düz yüzlere sahiptir.

alınlarında dört tane boynuz bulunmaktadır.

niktolar galaksinin her tarafından bulunabilir ve genellikle galaksinin kıyılarında şüpheli aktivitelere karıştıkları olmuştur. buna rağmen, bu ırkın en azından bir üyesinin, cumhuriyetin son günlerinde jedi şövalyesi ünvanını aldığı bilinmektedir.

nexu

angelus
azgın,çevik ve yırtıcı bir hayvan olan nexu geonosis arenasındaki idam töreninde anakin skywalker, padme amidala ve obi-wan kenobi’yi öldürmek için geonosislilerin saldıkları ölümcül üç yaratıktan biriydi.

nexu’nun geniş yüzü, korkunç sivri dişleri olan bir ağız tarafından yarılmıştı ve başını çevreleyen parlak dört gözü vardı.

esnek kasları siyah çizgilerle kaplı postunun altından görünüyordu ve keskin tüylerini göstermek için omurgasını eğiyordu. çıplak, çatallı kavrayıcı bir kuyruğu vardı,uzun pençeli ayakları ve kollarını eğerek dengede dururdu.

nexu padme amidala’yı hedef seçti. padme, ellerini çözerek dayandığı sütunun tepesine tırmandı. yüksekte tamamen güvendeydi, padme zincirleri çevirerek hayvanı uzak tutmaya çalıştıysa da nexu zıplayarak padme’yi pençeleriyle sırtından yaraladı. buna rağmen padme rüzgarın yardımıyla dönerek hayvanı tekmeleyerek bir an için onu sersemletti.

yaralanan nexu arenadaki yaratıklardan anakin skywalker ‘ın kontrol ettiği reek tarafından öldürüldü.

neimoidian

angelus
neimoidianlar, iş hayatındaki başarılarıyla ve paraya olan düşkünlükleriyle ün kazanmışlardır.

genellikle korkak bir ırk olan neimoidianlılar, finansal konulara gelince, cesur ve agresif olabilirler.

bu finansal içgüdü sayesinde galaktik cumhuriyetteki yıldızlararası gemicilik ticaretini yürüten şirketleri geniş bir konsorsiyum kurarak bir araya toplayan ticaret federasyonunun kumandasını ele geçirmişlerdir. hükümet, dış ticaret rotalarını vergilendirmek istediğinde, neimoidianlar, barışçıl gezegen naboo’yu işgal etmiştir. korkak neimoidianlıların böyle bir harekette bulunması dikkat çekicidir ve sahne arkasında başka güçlerin olduğuna dair şüphe uyandırmaktadır.

neimoidianlar, uzun boylu, yeşil-gri derili ve burunsuz yüzlere sahip olan insansı bir ırktır. geniş kırmızı-portakal rengi gözlerini bir zar perdesi korumaktadır.

mynock

angelus
mynocklar galaksi çapında yıldızgemisi kaptanlarının baş belası olan derimsi kanatlara sahip iri, silikon-bazlı yaşam formlarıdır.

enerji emisyonlarıyla, özellikle de yıldızlardan yayılan radyasyon ve elektromanyetik enerjiyle beslenirler. ayrıca astroidler ve boşlukta rastladıkları enkazlarda buldukları silikon ve diğer minerallerden de faydalanırlar.

bazı teoriler bu canlıların ord mynock yıldız sisteminden türediğini öne sürer, ancak bununla ilgili herhangi bir kanıta rastlanılmamıştır. çoğu gezegen ortamının onlar için öldürücü olduğu göz önünde bulundurulursa doğrudan derin uzayda ortaya çıkıp evrimleşmiş olmaları bile mümkündür.

sadece bir kaç temel organa sahip olan bu çok basit yapılı organizmalar bölünerek çoğalırlar. genellikle sürüler halinde yaşarlar ve yıldızsal enerjiler temel besin kaynakları olduğu için kendilerini derin uzaydaki enerji rüzgarlarına bırakarak hareket ederler. ayrıca fırsat buldukça kendilerini uzay gemilerinde yapıştırıp onlardan da enerji emmeye çalışırlar. dikkat edilmezse gemilere çok büyük zararları dokunabilir. mynocklar bölünecek kadar büyüdüklerinde yaklaşık 160 cm uzunluğa erişmiş olurlar.

mustafarian

angelus
gezegenin had safhadaki yaşam koşullarına rağmen,mustafar bir miktar yerli yaşam formuna sahiptir. hatta bunların bir kısmı akıllı canlılardır. yerli mustafarianlar kendi dünyaları haricindeki konularla çok az ilgilenirler. dünyalarındaki lav akıntılarında bulunan mineralleri çıkarmakla uğraşırlar. mustafarianlar arasında iki dikkate değer aratür bulunur. uzun,zayıf olanları sertleşmiş lav akıntılarından oluşan kaya zeminde lav araçlarını sürmeleriyle bilinirler. daha kısa ve yapılı mustafarinalar ise maden çıkarma platformlarını sürerken,lav nehirlerinin üstünü dümen takılı ağır sallarıyla neredeyse sıyırarak geçerken görülebilir.

mustafar lav piresi

angelus
galaksideki yaşamın atılganlık ve azimliliğinin bir kanıtı olarak mustafar gibi yaşanamayacak bir dünya bile cehennemi andıran yüzeyinin altında ve üstünde çok çeşitli koşullara adapte olmuş yaşam formuna sahiptir. mustafar’ın bu sakinleri kalın kabuklu istiridyenin evrimleşmiş halidir. bu canlılar lav püskürtüleriyle kaplanmış yüzeyde ve volkanik gezegenin alevden kaya parçaları üzerinde yürüyebilmektedir.
453 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol