(bkz: caferiye)
zaman zaman online olan tüm yazarların sözlük kaydını silip kimler var bölümünde bir tek kendi nickimi görmeme sebebiyet verdiğim hadisedir. bu da böyle bir itirafım olsun. "lan durduk yerde niye uçuruldum ben" diyen varsa eğer bunun müsebbipi de önüne geçemediğim bu tutkumdur. ohş.
(bkz: eti cin)
-mnskym senin piramit gibi, ömrümü yedin ömrümü.
(bkz: enel hak)
dinlemekten zevk alınan nadir gruplardandır.
herkesin her şeye aynı tepkiyi vermesi gibi bir zorunluluğu olmadığı için olağan bir durumdur. uzaylı görmüş gibi bir şey değildir. hem uzaylılar ilginç bir anatomiye sahip olduğunu nereden biliyoruz da görünce şaşırıyoruz onu da anlamış değilim, veya bugüne kadar kaç kişi bir uzaylı görmüş de şaşırmış ve bizler de bu olayı kendimize referans alarak hayret verici her durumda "uzaylı görmüş gibi şaşırmak" olayını kullanır olmuşuz bu da anlamadığım başka bir olaydır. neyse, netice itibari ile herkes her konuya farklı tepkiler verebilir. "verebilir" derken de bunun bir dikta olmadığını, sadece olabilecek bir durum olduğunu belirtmeyi muhtemel yanlış anlamalar için söylemek isterim. evet.
kapı olarak isimlendirilmiş aparatın, menteşe olarak isimlendirlmiş bölümünün zamanla paslanması ve akabinde harekete geçirildiği anda sürtünmenin de vermiş olduğu etki ile bir takım garip sesler çıkarması hadisesidir. bunu önlemenin en güzel yolu perdedir. evet perde. evdeki kapılar sökülüp yerine perde takıldığında böyle gıcırtı gibi bir sorun kalmaz, uykunuzun içine edilmez. evet.
oylama sisteminin açık bir şekilde ifşa edilmesinden kaynaklanan bir rahatsızlık sebebi ile de olabilmektedir. zira bilinir ki ne vakit verilen eksi oylar verilen artı oylardan fazla olmaya başlayacaktır, o vakit "hımmm bakın bakın seri eksi oy veren ibne burda, hadi taşlayalım kafasını" denecektir ki bunlar olabilen şeylerdir. e bu noktada da ilgili yazar bu tip söylemler ile muhatap olmak istemeyeceği için her vakit verdiği olumlu oyları olumsuz oylardan fazla tutacaktır ve bu durumda o oylamanın herhangi bir objektif tarafı kalmayacaktır. peki objektif tarafı kalmayacaksa ne olur? bu mantık ile hiçbir şey olmayacaktır, zira önemli olan o oyu kullanmaktır. yoksa üç bin adet muhteşem verip de oniki tane berbat oyu vermenin herhangi bir sakıncası yoktur, nihayetinde maksat oy kullanmaktır.
bunlara ek olarak durumun saygıyla/saygısızlıkla herhangi bir ilişiği yoktur. kendimden örnek vermem gerekirse girmiş olduğum 15 bin küsur entryinin tek bir tanesi dahi sözlük yazarları takdir etsin, oy versin, puanım artsın, o artan puanlarla gidip son model bir lamborghini alayım, şanım yürüsün kaygısı ile girilmemiştir. ha bu niyetle entry giren olduğunu da zannetmemekteyim. zira entrymin oylanmasından ziyade o entrynin okunuyor dahi olması şahsım adına yetmektedir. yapılan işlemlerin takdir mekanizmasının oylama ile yürümesini beklememişimdir.
bunlara ikinci bir ek olarak sözlük bünyesinde her daim faliyetini gösteren kankalık mekanizmasının bu oylamalarda ne türlü bir etkisi olduğunu görmemek için kör olmak gerekmektedir, e hiçbirimiz kör olmadığımıza göre entry oylamak + oylama sistemindeki kankalik faktoru gibi etkenler bir araya gelince olay şahsım adına daha bir gülünç hale gelmektedir. zira a, b, c kişilerinin tüm entrylerine hiç okumadan muhteşemleri verirsem, d, e, f kişilerinin de entrylerine gözüm kapalı berbatları verirsem ki bunlar da sıklıkla yaşanmaktatır, bu sebep ile bu şekilde örneklendirmekteyim sanırım bu oylamaların sözlüğü bu şekilde müreffeh seviyelere çıkarması beklenemeyecektir.
ps: bu entry tamamı ile bilgiç angelus ürünüdür.
edit: entry oylamamanın herhangi bir fikir eksikliğinden kaynaklandığını zannetmemekteyim. zira beğenmediğim bir başlıktaki beğenmediğim bir entryi berbat oyu ile cezalandırmaktansa! o konudaki kendi fikrimi, kendi doğrumu entry olarak sözlüğe zerketmek şahsım adına daha faideli bir hadisedir. ha denilebilir ki "e angelus efendi, ben bu entryi beğenmedim, bana ters ama fikrimi belli edecek de iki cümleyi de bir araya getiremiyorum" e o zaman bas eksiye basabldiğin kadar efendi, kim tutacak seni, o zaman eminim ki sözlük için daha kazançlı bir hadise olacaktır bu.
bunlara ek olarak durumun saygıyla/saygısızlıkla herhangi bir ilişiği yoktur. kendimden örnek vermem gerekirse girmiş olduğum 15 bin küsur entryinin tek bir tanesi dahi sözlük yazarları takdir etsin, oy versin, puanım artsın, o artan puanlarla gidip son model bir lamborghini alayım, şanım yürüsün kaygısı ile girilmemiştir. ha bu niyetle entry giren olduğunu da zannetmemekteyim. zira entrymin oylanmasından ziyade o entrynin okunuyor dahi olması şahsım adına yetmektedir. yapılan işlemlerin takdir mekanizmasının oylama ile yürümesini beklememişimdir.
bunlara ikinci bir ek olarak sözlük bünyesinde her daim faliyetini gösteren kankalık mekanizmasının bu oylamalarda ne türlü bir etkisi olduğunu görmemek için kör olmak gerekmektedir, e hiçbirimiz kör olmadığımıza göre entry oylamak + oylama sistemindeki kankalik faktoru gibi etkenler bir araya gelince olay şahsım adına daha bir gülünç hale gelmektedir. zira a, b, c kişilerinin tüm entrylerine hiç okumadan muhteşemleri verirsem, d, e, f kişilerinin de entrylerine gözüm kapalı berbatları verirsem ki bunlar da sıklıkla yaşanmaktatır, bu sebep ile bu şekilde örneklendirmekteyim sanırım bu oylamaların sözlüğü bu şekilde müreffeh seviyelere çıkarması beklenemeyecektir.
ps: bu entry tamamı ile bilgiç angelus ürünüdür.
edit: entry oylamamanın herhangi bir fikir eksikliğinden kaynaklandığını zannetmemekteyim. zira beğenmediğim bir başlıktaki beğenmediğim bir entryi berbat oyu ile cezalandırmaktansa! o konudaki kendi fikrimi, kendi doğrumu entry olarak sözlüğe zerketmek şahsım adına daha faideli bir hadisedir. ha denilebilir ki "e angelus efendi, ben bu entryi beğenmedim, bana ters ama fikrimi belli edecek de iki cümleyi de bir araya getiremiyorum" e o zaman bas eksiye basabldiğin kadar efendi, kim tutacak seni, o zaman eminim ki sözlük için daha kazançlı bir hadise olacaktır bu.
bir takım komplo seneryolarını da beraberinde getiren kazadır. şöyle ki; uçakta bulunan boğaziçi üniversitesi ve doğuş üniversitesi nende görevli 6 nükleer fizikcinin bir noktadan bir noktaya olan seyehatini türkiye nin nükleer programı ile alakalı görüp uçağın da bu sebep ile sabotaja uğrayıp düşürüldüğü söylenmiştir. ve buradan da görüyoruz ki türk televizyonculuğu bu kazadan da bir takım ekmek çıkartma eylemlerini sürdürüp leş kargası şekline bürünecektir ne acı.
en güzeli anne bireyine söylediğinde geçerlilik kazanan cümledir.
red light district görebiliriz belki umudu ile izlediğim, ve fakat don ferit isimli dükkanın tabelasını görmemle birlikte sessiz bir çığlık eşliğinde "vay a.k." dediğim kenttir. buyrunuz;
http://www.amsterdam.info/webcam/
http://www.amsterdam.info/webcam/
önce; #716312
zannediyorum bu kombinasyonu bilim uğruna harcasa idi en lezizinden bir nobel e aday gösterilebilirdi şeklinde fikrimi belirtmek istediğim komplike bir kişiliktir. hayır 3 defa tab’a basıyosun, 2 defa space’e tıklıyosun, seriye alıyosun, şemsiyeyi acıyosun, ucundaki metal aparata yıldırım düşüyor, kızarıyorsun. oysa insanlar zorlanmasın diye olayı öyle basitleştirdik ki biz. kafam karıştı yine bilemiyorum.
zannediyorum bu kombinasyonu bilim uğruna harcasa idi en lezizinden bir nobel e aday gösterilebilirdi şeklinde fikrimi belirtmek istediğim komplike bir kişiliktir. hayır 3 defa tab’a basıyosun, 2 defa space’e tıklıyosun, seriye alıyosun, şemsiyeyi acıyosun, ucundaki metal aparata yıldırım düşüyor, kızarıyorsun. oysa insanlar zorlanmasın diye olayı öyle basitleştirdik ki biz. kafam karıştı yine bilemiyorum.
(bkz: guinness rekorlar kitabi)
(bkz: guinness rekorlar kitabi)
daha geniş kapsamlı bir katılım için; (bkz: houston 500)
(bkz: mustehzi)
nesnel bir göz ile bakıldığında hekemin panionios un eline verdiği görülen bir karşılaşma olmaktadır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?