sigarayı bırakmak

4 /
salome
bir tarih belirleyin 1 ay sonrasi, 3 ay sonrasi ,1 sene sonrasi olur; gun-ay-sene kesin tarihi cizin ve surekli telkin edin kendinizi, inandirin. kesinlikle gecerli bir cozum. gunde 2 paket icen sahsima bile tam 1 bir yil once sigarayi tamamen biraktiran yontem olmustur.
blinn
büyük sabır isteyen bir şeydir ama sonuçları alınmaya başlandığında eski günlere dönme isteğini aklınıza bile getirmeyeceğiniz bir durumdur.
alchoburn
istatistiklere göre: her bu düşünceye sahip insandan sadece %8’inin sürekli olarak başarabildiği, bunlardan da sadece %2’sinin tamamen gerçekleştirebildiği...

buradan ne mi çıkaralım? ya hiç başlamayın hocam, ya da olasılığa giricem diye kasmayın, tüttürün...ne beni yorun ne kendinizi.
sitare
ilk üç günü en kritik olan ve bu süreç geçildiği takdirde sigara karşısında daha güçlü olduğunuz ondördüncü günün sonunda nikotin bağımlılığınızın sona erdiği sadece bir el alışkanlığı olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. işin ilginci bu satırlaın çömezi hiçbir zaman 14. günü görememiştir.
sağlık açısından artık ne yapıp edip gerçekleştirmeyi düşündüğüm eylem.
hakir adam
sigarayı bırakmak bağımlılık türüne göre kolay ya da zordur.el alışkanlığım vardı sadece, yanımda içen olunca bacaya dönüyodum. 1 ağustos itibariyle bıraktım.zor olmadı, değerli birinin yardımı kolaylaştırıcı oluyo.
delirtmeyinlanbeni
zorlukla gerçekleştirilebilen, can sıkıcı bir eylemdir. en iyi yöntemlerinden biri, sigarayı nefret edilen ya da canınızı yaktığı için hayatınızdan uzaklaştırdığınız bir şeyle özdeşleştirmektir.
bununla ilgili güzel bir hikayeyi yazmak gerekirse :

hafif sisli bir havada ve güneşin apartmanların arasından yeni yeni güne merhaba dediği bir saatte, vapura doğru ilerleyen genç adam; jeton gişesinde, yaklaşık iki ay önce ayrıldığı kız arkadaşını görür ve titrek bir "merhaba" ile konuşmaya başlar. bu konuşmalar vapurda da devam eder.
adamın; "hava o kadar da soğuk değil, dışarıda oturalım mı?" sorusuna, kızın "olur" cevabı vermesiyle birlikte vapurun en üst katına doğru yol alırlar.
birkaç dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam kıza bir sigara uzatır ve kendisine de bir tane alır. daha sonra, genç adam birden lafa girer:
- biliyorum, bu konuları daha önce hiç konuşmadık ya da konuşamadık diyeyim. merak etme ama, "neden ayrıldık biz" sorusunu sormayacağım. sadece sana söylemek istediğim birkaç şey var, onları konuşmak istiyorum.
genç kız; adama bakarak,
- "evet seni dinliyorum, devam et" dedikten sonra adam, konuşmasına kaldığı yerden devam eder:
- biliyor musun? ayrıldıktan sonra, seni sigaraya benzetmeye başladım.
kız, hiç tahmin etmediği, alakasız bir konuyla lafa girmesinin verdiği şaşkınlıkla, "ne? nasıl yani?" der.
adam, önce kıza uzattığı sigarayı ve sonra kendi sigarasını, çantasından çıkardığı çakmak ile yaktıktan sonra:
- mesela bir tane sigara yakıyorum ve kül tablasına koyup izlemeye başlıyorum. kül tablasına dökülen külleri gördükçe; anılarımız aklıma geliyor, her biri kül olup acılarıma dönüşüyor sonra. arada bir elime alıyorum sigarayı ve içime çekiyorum seni. kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok çekiyorum. bazen de anıları silkiyorum kül tablasına. sen zehiri hoşuma gidiyor, içimi acıtıyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye devam ediyorum. ağzımdan çıkan her dumanda, ayrılırken bana bıraktığın; son bakışının silueti beliriyor. her sigaranın olduğu gibi, senin de sonun yaklaşıyor. ve ben yavaş hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi götürsem kül tablasına, aptalca bir umutla "ne olur yapma!! " diyeceğin zamanı bekliyorum. ama hiçbir zaman duyamıyorum sesini. "ve işte bitirdim seni" diyorum. hayır hayır kendimi kandırıyorum galiba, "seni böyle bitiremem" diyorum sonra. ama bakıyorum kül tablasına; evet! sen oradasın, evet! anılar orada. ancak, elimde hala kokun var. yıkasam da, hiç çıkmayacak bir koku. anlıyorum ki; bu sigarada, senin çok az bir kısmını bitirmişim. senden bağımsız bir sen, hep içimde yaşıyormuş. ve anlıyorum ki, sadece sönüyorsun. seni atesleyecek bir "ben" bekliyorsun sabırla. o "ben", çok da bekletmiyor seni. bir daha yanmaya başlıyorsun. anılar acılar derken yine bitiyorsun. yeniden yanıyor ve bitiyorsun. bu hep böyle devam ediyor; sonunda alışkanlık oluyorsun.
genç kız anlatılanları dinlerken; tarif edilmeyecek bir duygu yoğunluğu içindeydi. bir yandan, birisinin bu kadar acı çekmesine üzüntü duyarken; diğer yandan da, kendisinin hala unutulmamış olmasından, haz alıyordu. aslında kendisi de unutamamıştı genç adamı. kendi isteğiyle ayrılmıştı ama; sevmediği ya da artık bir şeyler hissetmediği için değil, en yakın kız arkadaşının da, o insana karşı bir takım duygular beslediği için gerçekleşmişti bu ayrılık. bunu; ne erkek arkadaşı, ne de en yakın arkadaşı biliyordu. erkek arkadaşına, "bu ilişkide bir şeyler eksik, ben daha fazla sürdüremeyeceğim, ayrılmalıyız." diye bir mesaj atarken; kız arkadaşına, "ilgisiz bir sevgili olmaya başlamıştı günler geçtikçe; çok bunalmıştım. ve bir gün onu, başka biriyle sarmaş dolaş gördüm. bu yüzden ayrıldım." demişti. böylece, hem erkek arkadaşından, kendine göre, makul bir sebeple ayrılmış; hem de arkadaşına, erkek arkadaşını kötüleyerek, ondan soğumasını sağlamıştı. kendisinin çok acı çekeceğini bile bile, arkadaşını kaybetmemek için, böyle bir yalanlar zincirine başvurmuştu. artık hayatını,bu yalanlara göre düzenlemeliydi. bu yüzden; bu karşılaşmalarında duygularını bir tarafa bırakıp, mantığı ile karar vermek zorundaydı. geri dönüşü yoktu ve kız da bunun farkındaydı. bütün ayrıntıları, olası bir karşılaşma için düşünmüştü daha önceden. adamın anlattıklarını dikkatlice dinliyor ve sözünü bitirmesini bekliyordu. ve adamla göz göze gelip, "bitti, bu kadardı!" dermişçesine bakmasından sonra, kız konuşmaya başladı:
- açıkçası bu söylediklerin, hiç beklemediğim şeylerdi. benim, bu açıklamalarına bir yorum yapmamı bekleme. çünkü bunlar; senin kendi düşüncelerin. her biten ilişkiden sonra, yaşanabilecek duygulardan bu anlattıkların. şunu söyleyebilirim ama; yaşadığımız ilişkide, elimden gelen fedakarlığı gösterdiğime inanıyorum. seni hiçbir zaman suçlu görmedim, herşey benden kaynaklıyordu. sonuç olarak, bir şekilde bu ilişki yürümedi ve bitti. bu kadar basit.
- bu kadar mı yani?
- evet...
genç adam şok olmuştu. belki, daha ılımlı bir yaklaşım bekliyordu kızdan. ancak, kesin ve kararlı konuşmuştu kız. hiçbir umudun kalmadığına, kendini inandırmaya çalışıyordu. vapur yanaşmışti iskeleye. tek bir kelime bile konuşmadan vapurdan indiler. ıskelenin sonunda; genç kız, adama sarılarak "hoşçakal" dedi. ancak adam, ayrılırken ne sarılmıştı kıza, ne de bir kelime çıkmıştı ağzından. bir heykel gibi duruyordu kızın karşısında. kız da, bir tepki gelmeyince; hızla oradan uzaklaşmayı tercih etti. arkalarına bile bakmadan ayrıldılar. kız, işyerine ulaştı. yerine oturduktan hemen sonra, cep telefonuna bir mesaj geldi. mesaj, eski sevgilisindendi ve söyle yazıyordu:
"hep bu karşılaşmayı ve sana sigara hikayesini anlatacağım günü beklemiştim. ve o gün, gözlerimin içine bakıp; söyleyeceklerine göre, hayatıma bir yön çizeceğime..."
genç kız, bu mesajdan hiçbir anlam çıkaramamıştı. bu mesajı düşünürken; bir mesaj daha geldi:
"... kendi kendime söz vermiştim. bugün duyduklarım; beni hayal kırıklığına uğrattı ve ben kararımı verdim:"
"sigarayı bıraktım..."
independence
son sigara zamlarindan sonra hemen her evden yankilanan ses.

"sigarayi biraktim."

yarrak biraktin afedersin.

sigaraya gelen zam sebebi ile sigarayi birakabiliyorsan daha oncesinde aklin neredeydi? sagligini sikip atmani engellemek icin illa hukumetin zam paketi mi $art? daha oncesinde herhangi bir sebeple sigara birakilamadiysa, sirf zamlar sebebi ile sigaranin birakabilecegine zerre ihtimal vermeyen bir beyin ta$iyorum kafatasimin icerisinde, bu da benim okuzlugum olsun ama goreceksin, zaman beni hakli cikartacak.
4 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol