confessions

the wall

- Yazar -

  1. toplam entry 221
  2. takipçi 0
  3. puan 14267

taraf

the wall
taraf gazetesinin politik ekseni ve duru$u en ba$indan beri; turkiye’deki demokrasi kavraminin yetersizligi ve ordu kavraminin sivil bireyler uzerinde olu$turduguna inanilan baskinin kaldirilmasi veya en azindan minimalize edilmesi du$uncesine dayaniyordu, bu $ekilde lanse ediliyordu. ve kendini bu goru$ icerisinde paraflayabilen neo liberal solcularin - anti emperyalist solcularin hilafsiz ilgisini cekmekte idi; hatta bu konu uzerine bahsi gecen ilk medya odagi konumunda idi.

fakat, ba$ta yaptiklari yayinlardan bugune; yaptiklari yayinlari takip eden bi birey olarak $unu soyleyebilirim; bazen gazetenin yaptigi yorumlar ve gazete uzerinden yapilan yorumlar konunun cercevelerinden di$ari ta$iyor; ve konu, "uzerinden memleket kurtarilacak" metaya donu$uyor. tabi bunun olmasi da; ba$indan beri akillarin bi ko$esinde yedekte bekletilen sorularin masanin uzerine konu$landirilmasina neden oluyor.

uzerine bahsedilen kar$it goru$leri ve bilinen ele$tirileri geciyorum. mevzu bahsim ornegin; ozellikle ahmet altan’in tsk ile girilen surtu$menin akabinde soyledigi iddia edilen; "ne yapacaksiniz yani, f16 ile gazeteyi mi bombalayacaksiniz" sozunun, gereginden fazla abartilmi$, hatlari fazla keskinle$tirilmi$; hatta arkasina uc sira yenicerileri almi$ bu kumandan cumlesi gibi duruyor olmasi.. veya aktutun saldirisina istinaden gazetede verilen / aciklanan haritada var olan "koordinat sapma"larinin; sepmatik bir ho$goru ile kar$ilanma fiilinin ki$ilerden beklenmesinin dogru olmayacaginin bilinmesi gibi..

elhasili; taraf’in kimi konularda yanli$ yapma olasiligi -yeni kurulmu$ her gazete gibi- en ba$indan beri vardi, bundan sonra da olacaktir. fakat bu durum, gazetenin butunune veya oradaki cali$anlarin tumune, antipati besleyen bir bilincalti olu$turma geregi dogurmaz; lakin bu ulkede temel olarak anla$ilmasi gereken kavramlarin hala butun taraflarca ozumsenmemi$ oldugu manasina gelir ki bu, ilk $iktan daha buyuk sorunlara yol acabilir kanimca. gecmi$te buna benzer cok ezberlenmi$ tekrar ya$adi tc.

o degil de, bayulgen program yapmi$ bugun..

desulforudiş audaxviator

the wall
evet, $imdi hic i$imiz gucumuz kalmadi dr. dylan chivian beyefendinin 60 santigrat derecede ya$adigini iddia ettigi canlisina gozlem yapiyoruz.

yapalim.

bilimadamlarinin ilk ve oncelikli gorevi; zaten henuz ke$fedilmemi$ canli turlerini bulmaya muktedir olmasidir. hobi olsun, eklemlerindeki agrilar dinsin, deyu yapmaz bilimadami bunu, yetkin gerekliligi icin yapar. kisaca; bu bireyin gercekle$tirmesi gereken dogal i$idir "yeni" canlilar ke$fetmesi, ke$fettigini aciklamasi. bunu hep yapiyor. yapacak da. gorev.

fakat; tuhaf ve yapay buldugum veya $emalinin bu oldugunu ikna ettigim $u; bazi ki$ilerce bu tip haberlerin hala "aa" "uu" e$ligindeki seslendirme efektleriyle okunmasi ve mevzu bahis haberlerin okunma siralamasinda kendine buldugu yerin ustlerde olmasi.. konumuz bu. bu bilgiye verilen "yuksek deger"in; reelde sahip oldugu "ki$isel degersizligi"nin hikmeti cozulemeyen bir israrla hala anla$ilamami$ olmasi.. sagindan, solundan hatta aciortayindan tutsan da elinde kaliyor. yani; toplarsak -hatta- kisaca; bahsi gecen argumanin gecerliligi / dogrulugu / yanli$ligi, konunun muhadili olmayan lakin konuya gereginden fazla ilgi gosterenlerin ya$aminda neyi degi$tirecek? a, yanliz ba$ina ya$ayabilen bir canli bulunmu$, dedikten sonra, "madem oyle hadi bundan sonra topluca birbirimize mi verelim" denilecek? hamidiye mar$i’ni tersten mi okutturacak? sabahleyin ayakkabilarini mi temizleyecek? dunyadaki emeklilik ya$ini 40 mi yapacak? amazonlar’daki katliami mi durduracak? evrim’i tersine mi dondurecek birey icin?

bir bilimsel merak masturbatifi olarak yeni ke$fedilen canlilar. hm. iyi.

neyse. ben sigara icmeye gidiyorum. desulforudis audaxviator canlisi. iyi bak sen de kendine.

fernando lugo

the wall
yeni seçilmi$ paraguay devlet ba$kanı. aynı zamanda piskopos ve 21.yüzyıl ba$larında her latin amerikalı’nın nasibi olan mevkide; solcu.

piskopos + solcu. ikisi bir arada.

ben üçü birarada severim lakin, neyse o ayrı konu.

olimpiyat

the wall
modern dünya ritüline uygun hale getirilmi$; yüzyılların birikimiyle $i$irilmi$ dünya basmakalıplığı, nazarımda.


$öyle ki;

bu öğleden sonra uyumaya çalı$ıyordum, zira bi’ kaç gündür biriktirdiğim bir haftalık yorgunluğunun etkenidir bu durum. bir yandan dress rehearsal rag’ı açtım, diğer yandan da bünyenin nonrem’e geçmesine kolaylay$tırıcı etken olması umuduyla, mute moduna getirirerek tv’yi açtım; artı olarak trt3’deki olimpiyatları. fakat yorgunluğunun kalıcı etkisinde midir yoksa uykuya gösterdiğim dirayetten midir bilinmez; birkaç dakika sonra uyuyarak de$arj olmak yerine gözüm takılı kaldı; gülle atma dalı’nda -yarı final yada final olabilir emin değilim- yarı$an bayan sporculara. yine, üzerlerinde ne zaman görsem orwell’in 1984 romanı’nı aklıma getiren; giyinik hatta giyinik olmayan yerlerini kaplamı$ yazıları, rakamları, reklamları; daima 1. olma güdülerinin yanında ilâve hırsları da yanlarında bonus. ve yine ürkütücü bir görüntüyle gülle’yi en uzağa fırlatan ki$i olabilmek için benliklerini ortaya koymu$ bir izlenim içine girmi$ler; malum o kadar emekleri mevzu bahis. fakat, cohen bağırmaya devam ediyor bir istihza olarak; “you know this dress rehearsal rag” $eklinde..

bu görüntünün üzerine -yeniden- fark ettim insanlık denilen janr, geli$me argumanı olarak öne sürdüğü kıstasları, aslı itibarıyla geçmi$te ya$anılanların basmakalıplığını tekrarlayarak ve idame ettirerek sağlıyor.

yani; isa’dan önce 14.yüzyıllarda ba$layan, gladyöterlerin bir yandan erkek fahi$elik yaparak hayatlarına yön verdiği, insanların henüz modern dünya zırvalığı ile tanı$mayarak metro’lara binemediği, barınma alanı olarak inlerin ve mağaraların kullanıldığı zamanlardan bugune; hiçbir $ey deği$memi$. bu durum, deği$tiğini ve buna bağıntılı olarak geli$tiğini iddia eden 21.yüzyıl dünyasındaki bir olimpiyat sporcusunun halet-i ruhiyesi gözlemlenince çok daha net anla$ılıyor.

atalardan miras kalan hırslarıyla aynı tempoda “gülle atma”ya devam ediliyor. ve yine zannetmiyorum ki, aradan bin yıllar geçsin, bizim bünyeler ceset haline gelsin, akabinde kemiklerimiz ufalanmaya ba$lasın, sonrasında bin yıllar geçsin, lakin bu olimpiyatlardaki o gülle, aynı tempoda atılmasın.

“you know this dress rehearsal rag” yani..

ya o değil de, uyurken saat çok feci iz yapmı$ koluma.

arabulucu

the wall
i$letme hukuku’nda greve gitmi$ i$çiler ile i$veren arasındaki husumeti gidermek için görevlendirilen ki$ilere verilen isimdir aynı zamanda.

erke dönergeci ile bi’ alakası da olabilir ama, bilemiyorum.

sokakta reverans yapan adam

the wall
dün gece bütün engellemelere ve zorlamalara rağmen yılmayıp gönderdiğim çiçekleri bugun aldığına dair (ve çok sevinmi$ yolladığım çiçeklere) az önce beni aramı$ olan birey. muhabbeti de güzel bi’ abi. sevdim ben.

neyse bu abinin son derece etkileyici sesinden da siz "sokakta reverans yapan adam"ın sesini duymayan ki$ilere daha fazla bahsettmeyeyim, sonra kıskanıp houston’dan mesaj atıyorsunuz, benim gözüm var onda diye.

ha bu arada favori parçası mann gegen mann’mı$, öyle dedi bana.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol