confessions

goetica

- Yazar -

  1. toplam entry 15657
  2. takipçi 3
  3. puan 262698

leff u nesir

goetica
bir beyitte birbirleriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan ve divan şiirinde çok sık kullanılan edebi sanattır. şiirin ikinci dizesinde birinci dizede söylenmiş en az iki şeyle ilgili benzerlik ve karşılıklar verilerek uygulanır.

fitnat hanım

goetica
beni derdinle yeter zâr etdin
yok mu insâfın a zalim söyle
çeşm-i mestin gibi bîmâr etdin
yok mu insâfın a zalim söyle

ruhların taze gülü handandır
leblerin derd-i dile dermandır
sühanın mürde-i aşka candır
yok mu insâfın a zalim söyle

âşık-ı zâre cefâ kârındır
öldüren gamze-i hunharındır
eden ihyâ yine güftarındır
yok mu insâfın a zalim söyle

ey sehi-kamer ü şîrin-güftâr
bülbül-i vird-i ruhun gerçi hezâr
var mıdır bencileyin âşık-ı zâr
yok mu insâfın a zalim söyle

fitnat hanım

goetica
neşve-i cam-ı muhabbetle gönül cuş eyler
çekilen der ü gamı cümle feramuş eyler

kıl hazer alma sakın aşık-ı zarın ahın
seni bir şuh-ı sitemkara felek dun eyler

bir nigehle komadı derdimi takrire mecal
çeşm-i mestin nice guyaları hamuş eyler

hale-i mah gibi sineye çekmiş mihri
bezm-i vuslatta o kim yari deraguş eyler

sen hem gülşen-i hüsnünde figan et cü hezar
fıtnata derd-i dilin belki o gül guş eyler

fitnat hanım

goetica
bir diğer fitnat hanım;

istanbul’da doğdu, doğum tarihi bilinmiyor. 1780’de yine istanbul’da yaşamını yitirdi. asıl adı zübeyde. şeyhülislam ebu ishakzade mehmet esad efendi’nin kızı. özel derslerle eğitildi. küçük yaştan itibaren edebiyat ve şiirle ilgilendi. rumeli kazaskerlerinden mehmed efendi ile evlendi. günümüze kadar gelen kadın şairler arasında en dikkat çekicilerden biri. aydın ve şairi bol bir çevrede yetişti, döneminin sanat-edebiyat çevrelerinde bulundu. şiirleri kadar nükteleri, koca ragıp paşa ve şair haşmet ile aralarında geçen şakalaşmalarla da bilinir. ancak günümüze ulaşan bu şakaların bir kısmının uydurma olduğu sanılıyor. türkçe’yi çok güzel kullanır, şiirlerinde zaman zaman halkın konuştuğu dile de yer verir. ama şiirlerine kadın içtenliği ve inceliği yansımaz. yayınlanmış bir divanı var. kendisini anlamayan, ruhuna denk düşmeyen, şiirle uğraşmasına bir anlam veremeyen kocası derviş mehmet efendi ile evliliğinde mutlu olmadığı biliniyor.

hatice nakiye hanım

goetica
eyvah aşkınla yandım
sonra cevrinle kandım
aldandım sözlerine
seni vefalı sandım

ver bir dolu içeyim
gör aşkınla niceyim
o mahmur gözlerinden
ben nasıl vaz geçeyim

kadehler durmasun boş
içüb olalım serhoş
çünki ağyar sözünden
yâr ile aram bir hoş

şimdi dil biçaredir
aklım pek âvaredir
ayrılık ateşinden
ciğerim pür yaredir

sinemi hicri dağlar
gözlerim irmakdır çağlar
nakiyye’nin halini
gören kâfirler ağlar

hatice nakiye hanım

goetica
olamaz bir kimse hem halin senin
yokdur eşeklikde emsalin senin
geçmede lanet ile salin senin
yokdur eşeklikde emsalin senin

benzemez etvarü halin âleme
gelmemiş mislin vücudi âdeme
kendine âdemlik isnad eyleme
yokdur eşeklikde emsalin senin

namını yâdeylemez emma beşer
rekş eder efkârına gâvanü har
sözlerin hayvanları hayran eder
yokdur eşeklikde emsalin senin

anırırken sen o savt ile heman
hep gelir şevka güruhi merkeban
ursalar şayan sana al bir palan
yokdur eşeklikde emsalin senin

hatice nakiye hanım

goetica
bir gamze hun rize şikâr oldu bu gönlüm
şeb ta seher aşuftevü zar odu bu gönlüm

bir çaresi yok derde giriftar olub eyvah
bir gonce içün âleme har oldu bu gönlüm

gülçini visal olmak içün bağı tarabda
bir bülbüli şurideye yâr oldu bu gönlüm

gülşende edüb nağmei bülbül ana tesir
feryad ile manendi hezar oldu bu gönlüm

geçdi neyü meydan işidüb savtı hezarı
medhuş olarak maili zar oldu bu gönlüm

rüyet hevesile nakiyye bir kez o şuhu
akdamı rekibane gubar oldu bu gönlüm

hatice nakiye hanım

goetica
müneccimbaşı osman saib efendi’nin kızı. 1846’da ikiz kardeşiyle birlikte dünyaya geldi. sıbyan mektebinde okudu. annesini küçük yaşta kaybetti. teyzesi tarafından büyütüldü. darülmuallimat’tan mezun oldu. yenikapı mevlevihanesi müritleri arasına girdi. ali fuat bey’in maarif nazırlığı döneminde darülmuallimat’ta öğretmenliğe başladı. farsça ve tarih öğretti. lügati farısiye sözlüğünü hazırladı. bir süre mısır’da kaldı. sultan mehmet reşat döneminde bazı şehzade ve sultanlara öğretmenlik yaptı. ii. abdülhamid tarafından şefkat nişanı ile ödüllendirildi. 1899da yaşamını yitirdi. yenikapı mevlevihanesi çınaraltı kabristanı’nda toprağa verildi. 40 kadar gazel, methiye, şarkı, müstezad, tahmis, terci-i bend ve kıt’a yazdı. döneminin kadın şairlerinden şeref hanımın yeğeni idi. onun divanının ikinci basımını hazırladı. dergilerde dağınık halde olan şiirleri derlenemedi. bir bölümü türkçe olan bu şiirlerden bazıları kardeşi nebil bey’in divan’ının sonunda, bir kısmı da ahmet muhtar bey tarafından yayımlandı. hiç evlenmedi.

bu sevdadan gecersin

goetica
ihsan raif’in bir $iiridir..

niçin beni yan bakışla süzersin
sözlerime neden dudak bükersin
bugün sever, yarın belki üzersin
gel üzülme, bu sevdadan geçersin

sevsen de hoş, sevmesen de sen beni
ben vahşiyim, hiç sevdirtmem kendimi
bu halimle incitirim ben seni
incinmeden bu sevdadan geçersin

bülbül gibi âşık olma her güle
vefasızdır, gül inanmaz bülbüle
çünkü şakır lalelere, sümbüle
sümbül gibi âşkın solar geçersin

gel gidelim

goetica
ihsan raif’in bir $iiridir..

gün kavuştu, su karardı, beni üzme güzelim
boynun bükük düşünme gel, ver elini gidelim
kara, gümrah kirpiklerini kaldır, gözün göreyim
ver elini, bak aşkına işte şahit yüreğim

benim için her bir sözün kıymetlidir inciden
gözyaşların akıtma gel, odur gönlüm inciten
çiçeklerden taç öreyim, küçük güzel başına
tel takılmaz altın gibi parıldayan saçına

yaseminle hanımeli olur gelin askısı
o kabarmış sineciğin başım olur baskısı
rüzgar okşar başımızı, güller bizi mest eder
bülbül şakır, su şarıldar, neş’e gelir, gam gider

bulutların arasından ışık verir ay bize
yemin edip aşkımıza bakışırız göz göze
ormanlıkta gönlümüzü birbirine bağlarız
saadetin kemaline doya doya ağlarız
aşk kafidir, ver elini düşünme gel gidelim

hicran

goetica
ihsan raif’in bir $iiridir..

ağaçlar devrilmiş çiçekler solmuş
âşıklar meclisi selhâne olmuş
billûr peymâneler kanlarla dolmuş
ses sedâ kesilmiş meyhanelerde

bülbül yuvasına baykuşlar konmuş
lâleler üstünde kızıl kanlar donmuş
kimler kan ağlamış, kim gülmüş, önmuş
şu harab edilen boş lânelerde

atılmış bir yana ney, keman, rübab
ezilmiş kalemler, yırtılmış kitab
kırılmış kanunlar, dökülmüş şarab
ecel şerbeti mey peymânelerde

çiğnenmiş duvaklar, elmaslı taclar
yolunmuş o güzel nâzenin saçlar
sürünür yerlerde kanlı kırbaçlar
o bezmi zevk olan kâşanelerde

bitmiş o evvelki saltanat, darat
parçalanmış heyhat mızrabî hayat
uğuldar her yanda bir seyli memat
heyyula geziyor virânelerde
558 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol