çok çalışan insanlarda ve bilhassa erkeklerde görülen bir çeşit zihin yorgunluğu, sinir zayıflamasına verilen ad. dersleri oldukça yüklü olan ve sürekli çalışmak zorunda kalan lise ve üniversite öğrencilerinde, öğretmenlerde, yoğun hesap ve muhâsebe işleriyle uğraşanlarda daha sık görülür.
meydana geliş mekanizması tam olarak bilinmemekte ve çeşitli fikirler ileri sürülmektedir. bunlardan birisi de beyindeki sinir hücrelerinin biyokimyâsal elemanlardan fakir kalması görüşüdür. sürmenajlı şahıslarda, rûhî ve bedenî yorgunluk, bıkkınlık, isteksizlik, dikkati toparlayamama, sağlıklı düşünememe hâli, bâzı organlara âit şikâyetler söz konusudur. konuşmak, kitap okumak bile kişiye zor gelir.
hastalar uyuyamamaktan şikayet ederler. bu yüzden uyku ilâçlarını sürekli olarak kullanırlar. hastalarda başağrısı da çok görülen şikâyetlerdendir. unutkanlık, dalgınlık vardır. neşesiz ve mutsuz bir görünümleri ve karamsar bir hâlleri görülür.
içinde genellikle yağ gibi bir sıvı veya yarı sıvı bir madde bulunan bir çeşit kese. polikistik böbrek doğuştandır. irsî olarak geçer ve genellikle bir ailenin birden fazla çocuğunda bulunabilir. her iki böbrekte birden görülür, ancak bir böbrekte diğerinden daha ileri safhada bulunabilir. bu hastalıkta farklı büyüklükte ve çok sayıda kist, yavaş yavaş normal böbrek dokusunu işgal ederek onun yerini alır. böbrekler, normal büyüklüklerin birkaç katına erişmiş olup, içleri berrak veya kanlı bir sıvı taşıyan, üzüm salkımı manzarası gösteren kistlerle doludur.
hastalık erişkinlerde genellikle 40-50 yaşları arasında teşhis edilir. hastalarda bel ve karın ağrıları, idrarda kan bulunması, tansiyon yüksekliği, böbrek yetmezliği, idrar miktarının fazlalığı, idrar yolları iltihaplanmaları, bulunabilir. böbrek enfeksiyonları ve taş meydana gelmesi önlenmelidir.
hastalık erişkinlerde genellikle 40-50 yaşları arasında teşhis edilir. hastalarda bel ve karın ağrıları, idrarda kan bulunması, tansiyon yüksekliği, böbrek yetmezliği, idrar miktarının fazlalığı, idrar yolları iltihaplanmaları, bulunabilir. böbrek enfeksiyonları ve taş meydana gelmesi önlenmelidir.
(bkz: polikistik böbrek)
bir üreme çe$idi. yumurtalar, canlının dı$ına bırakılmayıp içeride tutuluyor. ta$ıyıcı olan canlı; erkek cinsiyetli bile olsa bu üreme çe$idiyle "annelik" etiketine kavu$abiliyor.
bu üreme tipi deniz atlarında bulunmakta.
bu üreme tipi deniz atlarında bulunmakta.
(bkz: canlısal manyetizma)
insandan yayıldığına inanılan, içeriği bilim insanları tarafından saptanamamış birtakım titreşimler ve akışkanlar yoluyla canlılar üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkilerde bulunma olayı ve bunun uygulamalı etüdü.
i$veren: özgeçmi$inizi okudum. aradığımız pozisyona çok uygunsunuz.
aday: orda yazmıyor ama bacak omuzda da çok iyiyimdir.
aday: orda yazmıyor ama bacak omuzda da çok iyiyimdir.
nezdimde; götünü açarak son derece adi dü$ünceleri kafasında barındırıp ardından milletin ba$ına ahlak polisi kesilen $ırfıntılarla aynı kefede olan gruptur.
duygusal animasyon.
o nasıl oluyor demeyin $imdi açıklayamam, izliyorum dur...
o nasıl oluyor demeyin $imdi açıklayamam, izliyorum dur...
rengi turuncumsu bir sarıdır. tadı hem eriğe hem kiraza hem de çileğe benzer. içi ise domates gibi çekirdekli bir yapıdadır.
daha bu gün yedim lan, yalan mı söylicem?!
daha bu gün yedim lan, yalan mı söylicem?!
tipik bir anne tepkimesidir.
cümle: "ayy benim bu oğlum da bana çok dü$kün; evlendiğinde ne yapacağız bilmem!..."
$imdi, bu cümleyi söyleyen anne, oğlunun kendisine dü$kün olmasından ötürü fevkalade onur ve gizli bir gurur duymaktayken; aynı zamanda toplumda bu gibi bir tutumun ana kuzusu tadında görülmesinin bilincinde bir ki$i olarak ortaya koyduğu davranı$ biçimidir.
"istemem yan cebime koy" olarak adlandırılabilir.
cümle: "ayy benim bu oğlum da bana çok dü$kün; evlendiğinde ne yapacağız bilmem!..."
$imdi, bu cümleyi söyleyen anne, oğlunun kendisine dü$kün olmasından ötürü fevkalade onur ve gizli bir gurur duymaktayken; aynı zamanda toplumda bu gibi bir tutumun ana kuzusu tadında görülmesinin bilincinde bir ki$i olarak ortaya koyduğu davranı$ biçimidir.
"istemem yan cebime koy" olarak adlandırılabilir.
elektrikler kesildiğinde bu adala yanyana mümkünse bulunmayın. nerede ne yapacağı belli olmaz.
#965149
#965149
tarih: 30.01.2010
entry: #912835
tarih: 24.07.2010
entry: tek bir $ey dü$ünmez insan...
honda marka bir araba; içerisinde iki ki$i. sevgili ki$isi bir anda kontrolünü kaybediyor; yer mesafesine yakın bir $ekilde ba$layan bariyerlerin üzerine çıkıyor araba. bariyer kırılıp arabanın üzerine çıkıyor demiyoırum bak; araba bariyerin üzerinde son gaz gidiyor!?
arabanın 2 tekerleği havada $ekilde yan yatmı$ vaziyette devam ediyor bir kaç saniye sonra yetmiyor ba$lıyor takla atmaya. camlar patlıyor arabadakilerin vücutlarına doğru; kesiyor hem vücutlarını hem ruhlarını...
araba en sonunda durduğunda emniyet kemerine asılı durmu$ olan di$i ki$i; kemerini açtığı anda yere vuruyor bedeni. ba$lıyor çalı$an; ters dönmü$, benzin deposu delinmi$ benzin sızdıran arabanın içinde manyaklar gibi bağırıp ağlamaya...
allahtan diğeri daha soğuk kanlı da kızı sürükleyerek dı$arı çıkarıyor; ters dönmü$ $ekilde ön paneli çökmü$; ön tarafı bitmi$ pert arabaya son defa bakıp ambulansla hastaneye doğru yola çıkarılırlar..
o anda dü$ünülen $eyler bir değil birden fazla oluyor ne yazık ki...
" ben öldüm mü yoksa rüyada mıyım; yanımdaki nasıl; insanlar neden deliye dönmü$ gibi bize ko$up bağırıyorlar; beni çıkarın buradan lütfen, ölmek istemiyorumm!!!!"
entry: #912835
tarih: 24.07.2010
entry: tek bir $ey dü$ünmez insan...
honda marka bir araba; içerisinde iki ki$i. sevgili ki$isi bir anda kontrolünü kaybediyor; yer mesafesine yakın bir $ekilde ba$layan bariyerlerin üzerine çıkıyor araba. bariyer kırılıp arabanın üzerine çıkıyor demiyoırum bak; araba bariyerin üzerinde son gaz gidiyor!?
arabanın 2 tekerleği havada $ekilde yan yatmı$ vaziyette devam ediyor bir kaç saniye sonra yetmiyor ba$lıyor takla atmaya. camlar patlıyor arabadakilerin vücutlarına doğru; kesiyor hem vücutlarını hem ruhlarını...
araba en sonunda durduğunda emniyet kemerine asılı durmu$ olan di$i ki$i; kemerini açtığı anda yere vuruyor bedeni. ba$lıyor çalı$an; ters dönmü$, benzin deposu delinmi$ benzin sızdıran arabanın içinde manyaklar gibi bağırıp ağlamaya...
allahtan diğeri daha soğuk kanlı da kızı sürükleyerek dı$arı çıkarıyor; ters dönmü$ $ekilde ön paneli çökmü$; ön tarafı bitmi$ pert arabaya son defa bakıp ambulansla hastaneye doğru yola çıkarılırlar..
o anda dü$ünülen $eyler bir değil birden fazla oluyor ne yazık ki...
" ben öldüm mü yoksa rüyada mıyım; yanımdaki nasıl; insanlar neden deliye dönmü$ gibi bize ko$up bağırıyorlar; beni çıkarın buradan lütfen, ölmek istemiyorumm!!!!"
(bkz: splice)
türkiyede deney ismiyle vizyona giren bir gerilim filmidir.
filmde 2 bilim adamının hayvan ve insan dnalarıyla yarattıkları yaratığın hikayesi anlatılır...
filmde 2 bilim adamının hayvan ve insan dnalarıyla yarattıkları yaratığın hikayesi anlatılır...
kendisi sevgilisi olan miranda kerr ile gizlice evlenmi$tir.
vatana millete hayırlı olsun. legolas da elden gitti.
vatana millete hayırlı olsun. legolas da elden gitti.
(bkz: izafiyet geçirmek)
izafiyet teorisi, albert einstein tarafından 1905te annalen der physik dergisinde, "hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" adlı 2. makalesinde açıklanmış ve ardından 5. makalesi "bir cismin atıllığı enerji içeriği ile bağlantılı olabilir mi?" başlıklı makalesiyle pekiştirilen bir fizik kuramıdır.
göreliliğin özel teoremi 1905 yılında albert einstein tarafından "hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" isimli yayınında ortaya atılmıştır. teoreme
göre, bütün varlıklar ve varlığın fizikî olayları izâfidir. zaman, mekân, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. aksine bunların hepsi birbirine
bağlı izafî olaylardır. cisim zamanla, zaman cisimle, mekân hareketle, hareket mekânla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıdır. bunlardan hiçbiri müstakil değildir.
teoremin özel ifadesiyle anılmasının nedeni, görelilik ilkesinin yalnızca eylemsiz gözlem çerçevesine uygulanış şekli olmasından kaynaklanır. einstein tüm gözlem çerçevelerine uygulanan ve yerçekimi kuvvetinin etkisinin de hesaba katıldığı genel görelilik teoremini geliştirmiştir. özel görelilik yerçekim kuvvetini hesaba katmaz ancak ivmeli gözlemcilerin durumunu da inceler.
özel görelilik, günlük yaşamımızda mutlak olarak algıladığımız, zaman gibi kavramların göreli olduğunu söylemesinin yanı sıra, sezgisel olarak göreceli olduğunu düşündüğümüz kavramların ise mutlak olduğunu ifade eder. birbirlerine göre hareketi nasıl olursa olsun tüm gözlemciler için ışığın hızının aynı olduğunu söyler. özel görelilik, c katsayısının sadece belli bir doğa olayının -ışık- hızı olmasının çok ötesinde, uzay ile zamanın birbiriyle ilişkisinin temel özelliği olduğunu ortaya çıkarmıştır. özel görelilik ayrıca hiçbir maddenin ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamayacağını söyler.
göreliliğin özel teoremi 1905 yılında albert einstein tarafından "hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine" isimli yayınında ortaya atılmıştır. teoreme
göre, bütün varlıklar ve varlığın fizikî olayları izâfidir. zaman, mekân, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. aksine bunların hepsi birbirine
bağlı izafî olaylardır. cisim zamanla, zaman cisimle, mekân hareketle, hareket mekânla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıdır. bunlardan hiçbiri müstakil değildir.
teoremin özel ifadesiyle anılmasının nedeni, görelilik ilkesinin yalnızca eylemsiz gözlem çerçevesine uygulanış şekli olmasından kaynaklanır. einstein tüm gözlem çerçevelerine uygulanan ve yerçekimi kuvvetinin etkisinin de hesaba katıldığı genel görelilik teoremini geliştirmiştir. özel görelilik yerçekim kuvvetini hesaba katmaz ancak ivmeli gözlemcilerin durumunu da inceler.
özel görelilik, günlük yaşamımızda mutlak olarak algıladığımız, zaman gibi kavramların göreli olduğunu söylemesinin yanı sıra, sezgisel olarak göreceli olduğunu düşündüğümüz kavramların ise mutlak olduğunu ifade eder. birbirlerine göre hareketi nasıl olursa olsun tüm gözlemciler için ışığın hızının aynı olduğunu söyler. özel görelilik, c katsayısının sadece belli bir doğa olayının -ışık- hızı olmasının çok ötesinde, uzay ile zamanın birbiriyle ilişkisinin temel özelliği olduğunu ortaya çıkarmıştır. özel görelilik ayrıca hiçbir maddenin ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamayacağını söyler.
nemli ve sıcak havanın jetin egzozundan çıkıp soğuk havadaki düşük buhar basıncıyla karışması sonucu oluşan çizgilerdir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?