confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442037

yatağa yatildigi anda ortaya cikan gürültüler

angelus
yorgunun geçen bir günün ardından dalınacak olan şahane bir uykunun hayali ile yanıp tutuşan bireyin evine gelmesi ve bir takım atraksiyonların akabinde o huzur dolu, cennet bahcesinden yatağına yattığı anda ortaya çıkan anlamsız gürültülerdir. kesin kaynağı kesinlikle ortaya çıkartılamaz. evin içinden de gelme ihtimali vardır evle, sizle hiç alakası olmayan bir mecradan da. tek derdi o canım uykunuzu skip atmaktır, bu uğurda önüne geçebilecek güçte hiçbir şey yoktur. ağlamak sızlamak nafiledir, gürültüler kesilse dahi "a.k. tekrar başlar mı acaba" endişesi ile uyuyamazsınız, ruh sağlığınız tehlikeye girer, zararlıdır. hemen ses yalıtımı olan leziz bi eve taşınma arzusu ile yanıp tutuşursunuz.

ayaga inanmıyorum ama bir koku var

angelus
kırk yılda bir işinizin düştüğü uzun menzilli toplu taşıma araçlarında gerçekleşen ayakkabı çıkartma atraksiyonu sonucu ortamı saran o leziz ayak kokusunu hisseden bireyin "yok a.k. inanmıyorum bu çıkan ayakkabılara, inanmıyorum ama bu koku nedir" şeklinde kafasında oluşan düşünce balonu ile vuku bulması muhtemel hadisedir.

sinestezi

angelus
bir tür duyusal algılama bozukluğudur. bireylerin duyuları ile algıladıkları herşeyin birbirine karışması ile meydana gelir. buna göre konuşma esnasında ortaya çıkan sesleri görmek, yenilen elmanın tadını duymak veya sayıları renk ile ifade etmek bu rahatsızlığın belirtileridir.

korkmayın unutuluyor

angelus
suya hapsedilmiş bakterilerle güzelleşiyor
ölümün en lacivert masumiyet hadisesi;
öğrencilerince taciz edilmiş berbat bir ömür lisesi
gibi artık üniversiteye hazırlanıyor imparator.

katalizöre bir keşke edasıyla yaklaşan azılı vücut
önemini yitirmiş plastik bir tabut -ki
içindeki
kalıba ve ilahi kalabalığa
bütün etlerin hükmettiği şehvetle yalvarmakta.
uzun yol hevesiyle şahlanıyor sürat
sürat, kendi dışındaki süratle hayale varmakta.

öyle bir hayal tasvir edin, hayatı ölümle suçluyor
ve eğildiği okyanusu içindeki ölü hayvanlarla avuçluyor
içiyor
içiyor
kana kana, kana yıkıla içiyor
derin bir oh çekiyor sonra,
ardından kaldırıyor başını ve hatırasını
tabiata dönüp
’affedersiniz ama, yanınızda fazla aşk var mı’
diye soruyor.

siz bir kelebeğe tutunuyorsunuz telaşla, onu incitmeden,
kelebek telaşla geldiği tırtıla tutunuyor

insan bu, azat etmek de gerek
korkmayın, unutuluyor!


8 kasım 2003
berlin

küçük iskender
775 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol