confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442037

alev makinesi

angelus
mangal ortamları için üretildiğini düşündüğüm alev çıkartma aparatıdır. lakin askeri ortamlarda çok can yakan bi alet olabilmektedir, kaçınılasıdır.

http://www.secretarmies.com/images/day_flame.jpg

zatulcenp

angelus
küçük iskender kitabı.

doğrusu kendimi, sorunlarla oynaşan, sonra da kolayca yorulup sıcak bir hayal şehrinin ana kalorifer kazanının yanına uzanıp uyuyan tembel ve hantal bir kediye benzetiyorum. dar bir koridorun ebruli karanlığında, aslında olmayan, var olmadığını çok iyi bildiğim, dört ayaklı bir ciğeri kovalayacağım: zatülcenp’ten kıvranan bir ciğeri!.. değil ona yetişmek, bu et yığınından sızan kanın kokusunu bile duyamıyorum. burnum, nükleer atıklarla dolu. burnum, peyklerle dolu. burnum, windows 2000’in ileri modelleriyle dolu. burnum, borsa simsarlarıyla dolu. trendler yüzünden avımı koklayamıyorum. hiçbirini yapamadık. çünkü asla o kadar güçlü olamadık. çünkü geç kaldık. çünkü yalnız kendimizleydik. nereye geç kalmışlık ki? işte asırlardır cevabını aradığım ve beni egoizmden uzak tutabilen tek soru!.. aklım bir radyoydu ve ben frekanslar arasında istasyon düğmesini çevirerek sevecen bir ezgi yakalama uğraşı verdim, dijital değildim; onlar parazit yaptılar! yayınların arasına girerek çirkin laflar ettiler. kimi programlara canlı bağlanarak hakkımda ileri gen konuştular: benim bir kabak dolması tarifi olduğumu iddia ettiler!" küçük iskender’den bir roman: hastalıkların iyileştirdiği ruhlar için.

arka kapak

bundeslade

angelus
bir atlıkarınca yangını sonrası
isli, sıcak kemikleri çocukların.
-- çok tanrılı yalızlıkların
son akşam yemeği sofrası -- toy siyah!

evcil kinler evcil hırslar besle bedeninde
ve körpe dakikalarda zor cinayetlerinin
ağzını kanla sil ağzını mor yakamozla yıka!

gözlerinde ve özlemlerinde bir yabacılaşma,
(oyuncak dudaklarımız plastik anılarımız var bizim
öyle hatırlıyorum)
kör paslı testereyle budadığım yüzün
dökülüyor avuçlarıma prizmatik
dökülüyor lunaparklarıyla senden. neden
billur bir cinayetin her yerinde seksek oynardık?
yıldırım intiharlara paratoner ayyaşlıklarımız
kiremit dil parçaları kaydırırdık tükürüklerde
ve neden ipek tülbentlere örtülürdük sebepsizce?
kimdi o karakalem resmini yapan belleklerimizin
bastırılmış kağıttan yelkenlilere?

küçük iskeder

son sen

angelus
şiddetle ihtiyacim var beni öpmene
dudaklarin dudaklarimi hacize gelsin
dokun! dokun! dokun etime,
etimle süslensin ardiç gözlerin
akşam olup da delikanlilar siyah giydiler mi
(dişavurumcu zifir ve seni seviyorum)
turuncu soyundu mu orospu karilar ve dönmeler
bir şelale çalarim en yakin vitrin camini kirip
ceplerimde bahar şiirleri ve ilkokul ögretmenleri
en güzel sesleri çizip anahtarimin kenariyla
aglarim! aglarim ulan sana ne, sen
soyun -mumlari söndür- yatagina uzan!
süte aşki üfle!(*)

biyiklarimi kestim, kravatimi taktim, suyumu içtim
gittim(**)
gidiyorum(***)


(*) : sevda kafiyeleri arasindaki kivamli stoplazmik uzantilar degil miydi
saçlarini kizartip da seni gövdeni boşaltip çekip uzaklaşmaya mecbur
eden çekiç ugultusu ve kil buketleri--ki benim şahmerdanim senin
çocuk karanliginda yaşli bir alice’di ve harikalar diyarinda iskambil
adamlara poker borcum, sen, nasil, fakat
(**) : yagmur kadardin, prezervatiflerimizden kan emdi mesut yaşayan
meşhur yalnizlar ve meddah kronolojiler. agzinda kanarya lekesi.
(***): muradim yaniyor. sen oyna hayatimi ey robert de niro. sen söyle
şarkimi ey hüzün: newyork! newyork!


küçük iskender

ne çok

angelus
seni ne çok kedi tırmalamış anne
camlara baktım orda mısın hala
dün akşam haydutlar bıçaklamış bir karanfil
kaçamamış vurmuşlar ölmemiş solmuş
seni ne çok iğfal etmişler anne
her yerin delik deşik
ağlayışın bile yamuk yumuk
bakışların kısık
ve bilhassa değişik
ne çok isyanlanmışım ne çok gitmişim meğer
bağırdıkça etlenmiş sesim
etlendikçe sesim, kanamış elmas liğme liğme
seni ne çok öldürmüşler anne
beni ne çok dövmüşler
artık evlenelim anne hayata karşı
ve gel, beraber kaybedelim bu mor savaşı

benimle birlikte intihar et anne

küçük iskender

serdar ortaç

angelus
kendisi ile hiç alakamam olmamasına karşın sırf tespit yapabilmek adına muhtelif zamanlarda üretilmiş 5 adet şarkısını dinlemiş bulunmaktayım. şarkıların kafamı skmesi dışında şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki şarkıların hepsi aynı, evet hepsi aynı. şarkılardaki kelimelerin yerlerini değiştirip melodilerle de oynandığı zaman ortaya farklı bişeyler çıkmış gibi görünmektedir ama yalandır, hepi aynı şarkılardır. gelirim, alırım, burada emerim, surada yalarım tandanslı sözlerdir. tamami ile bizi yemektedir serdar ortaç.

gece yarısı ortaya cikan gudik yarışma programı

angelus
bir takım televizyon kanallarında aynı anda ortaya çıkan, bir kısmı ortak yayın yapan, bir kısmı diğerlerinden farklı olarak yayınlanan ama özünde kafa sikmekten öte bi işe yaramayan yarışmalardır. böyle ilginç görünümlü hanım kızlarımız tarafından sunulan, iki resim arasındaki tek farkı bulun şu kadar para kazanın, verilen kelimelerden uygun atasözü üretin bu kadar para indirin tandanslı yarışmalardır. misal şu an dream tv de "harfleri doğru sıraya koyarak kelimeyi bulun" denmiş. verilen harfler; a, k, a, o ve l harfleri. ortaya çıkan kelime koala hayvanı yarışmaya katılıp kelimeyi doğru olarak söylediğiniz zaman 200 ytl + 7000 ytl kazanıyorsunuz. verilen ipucu ise; "bütün gün ağaca asılıp uyuyan bir hayvan" işte böyle bir yarışma.
774 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol