finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. yüzölçümü 57.80 km² olan adanın 296 sakini vardır. kilometrekareye 5,2 kişi düşer. halk kendi arasında isveççe konuşur.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. yüzölçümü 96.59 km² olan adanın 371 sakini vardır. kilometrekareye 3,9 kişi düşer. halk kendi arasında isveççe konuşur.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. yüzölçümü 143.01 km² olan adanın 3,508 sakini vardır. kilometrekareye 24.7 kişi düşer. halk kendi arasında isveççe konuşur. ålanda ait tek havaalanı burada bulunur.
finlandiyanın belediyelerinden biridir. finlandiyanın en yüksek yapısı tiirismaa tv-kulesi holloladadır.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. yüzölçümü 135.21 km² olan adanın 1,387 sakini vardır. kilometrekareye 10,4 kişi düşer. halk %96sı kendi arasında isveççe konuşur. bu yüzde, finlandiyada ve dünyada anadili isveççe olanları gösteren en yüksek orandır. isveçte bile halkın %96sı isveççe konuşmaz.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. yüzölçümü 87.21 km² olan adanın 461 sakini vardır. kilometrekareye 5,3 kişi düşer. halk kendi arasında isveççe konuşur.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarının bir şehridir. 131.71 km²lik bir yüzölçümüne sahip olan adada 607 kişi yaşar. kilometrekareye düşen kişi sayısı 4,6dır. şehir sakinlerinin çoğu aralarında isveççe konuşurlar fakat son yıllarda buraya estonya ve litvanyadan bazı göçler olmuştur. insanların geçim kaynağı balıkçılıktır.
finlandiyaya bağlı otonom åland adalarına bağlı küçük bir şehir. nüfusu 2,399 olup yüzölçümü yaklaşık 6,61 km²dir. kilometrekareye 19,8 kişi düşer. adada genel olarak isveççe konuşulur. finströme ilk olarak vikingler yerleşti. adada ki st. michael kilisesi ayaktaki en eski yapılardan biridir.
finlandiyada özerk ålandin bir yerleşim birimidir. belediyenin sınırları içinde 900 kişi yaşar. ålandin en batı noktası olan merkez 112km²lik bir alan kaplar. bunun 1.7km²si deniz harici sulardır. kilometrekareye 8.1 kişi düşer. halkın çoğunluğu isveçlidir. eckerö linjen şirketi berghamn - eckerö - grisslehamn arasında deniz taşımacılığı yapar.
finlandiyada özerk aland adalarındaki yerleşim merkezlerinden biridir. nüfusu 526 olan bu küçük adanın yüzölçümü 103km²dir ve bu oranın 0.2 km²sini göller ve deniz harici sular oluşturur. kilometrekareye 5 kişi düşer. 91%i isveç kökenli olan ada sakinleri aralarında da isveççe konuşurlar.
hindistanın pencap eyaletinin en büyük şehri ve sihlerin dini merkezi.
sihlerin hac merkezi olan altın mabed bu şehirde bulunmaktadır. 1984te hindistan askeri birliklerinin altın mabede operasyon düzenlemesi sonucunda çok sayıda sih ve hint askeri hayatını kaybetti. bu olaydan bir süre sonra hindistan başbakanı indira gandhi kendi sih koruma görevlileri tarafından öldürüldü. bu suikastın ardından hindistanda sihlerle hindular arasında çıkan olaylarda da çok sayıda insan hayatını kaybetti.
sihlerin hac merkezi olan altın mabed bu şehirde bulunmaktadır. 1984te hindistan askeri birliklerinin altın mabede operasyon düzenlemesi sonucunda çok sayıda sih ve hint askeri hayatını kaybetti. bu olaydan bir süre sonra hindistan başbakanı indira gandhi kendi sih koruma görevlileri tarafından öldürüldü. bu suikastın ardından hindistanda sihlerle hindular arasında çıkan olaylarda da çok sayıda insan hayatını kaybetti.
hindistanın kumaun bölgesinde bulunan bir şehirdir. 1560 yılında kalyan chand tarafından kurulmuştur.
polonyanın başkenti ve yüzölçümü en büyük şehri. baltık denizine ve karpat dağlarına yaklaşık 350 km uzaklıkta, vistül nehri kıyısında kuruludur. varoşlarıyla yaklaşık olarak 2.760.000 olan nüfus kent merkezinde 2004 yılında 1.692.900 olarak tahmin edilmiştir.
estonyanın başkenti ve ana liman kentidir. baltık denizi kıyısında, finlandiyanın başkenti helsinkinin 80 kilometre güneyinde yer alır.
kentin tarihteki diğer isimleri kolõvan, lindanise, lindanisa (lindanäs) ve "reval" türevleri - revalya, revel, revelindir. tallinn kelimesinin tam olarak nereden geldiği bilinmese de, kelime kökeni olarak "taani-linn" (danimarkalıların kenti) veya "talu linn" (çiftçi kenti) olması muhtemeldir. tallinn ismi 1918 yılında estonya bağımsızlığını kazandıktan sonra resmi olarak kabul edilmiştir. 1918 öncesi ise kentin adı revaldi.
tallinnin tarihi yerleri üç bölüme ayrılır:
"katedral tepesi", tallinn tarihinde merkezi otoritenin kurulduğu ilk yerdir. önceleri piskopusun yönetiminde kalan tallinn, daha sonraları soylular tarafından yönetilmeye başlamıştır. günümüzde ise estonya meclisi burada yer alır.
"eski kasaba", eskiden sıradan estonyalıların yaşadığı bölümdür. 19. yüzyıla kadar katedral tepesinden bağımsız yönetiliyordu.
"kırsal alan", eski kasabanın güneyinde yer alan ve çiftçilerin yaşadığı bölümdür.
tallinnin tarihi sayısız işgaller ve saldırılarla doludur. en son ikinici dünya savaşı sırasında ağır bombardıman altında kalan kentin tarihi bölümü ayakta durmayı başarmıştır. tallinn 1997de unesco tarafından dünya mirası listesine eklenmiştir.
15. yüzyılda inşa edilen 159 metre yüksekliğindeki gotik mimarisiyle aziz olaf kilisesi, avrupadaki uzun yapıydı. yangınlar yüzünden, kilisenin tekrar restore edilmiş olmasına karşın, yapının bugünkü boyu 123 metreye inmiştir.
kentin tarihteki diğer isimleri kolõvan, lindanise, lindanisa (lindanäs) ve "reval" türevleri - revalya, revel, revelindir. tallinn kelimesinin tam olarak nereden geldiği bilinmese de, kelime kökeni olarak "taani-linn" (danimarkalıların kenti) veya "talu linn" (çiftçi kenti) olması muhtemeldir. tallinn ismi 1918 yılında estonya bağımsızlığını kazandıktan sonra resmi olarak kabul edilmiştir. 1918 öncesi ise kentin adı revaldi.
tallinnin tarihi yerleri üç bölüme ayrılır:
"katedral tepesi", tallinn tarihinde merkezi otoritenin kurulduğu ilk yerdir. önceleri piskopusun yönetiminde kalan tallinn, daha sonraları soylular tarafından yönetilmeye başlamıştır. günümüzde ise estonya meclisi burada yer alır.
"eski kasaba", eskiden sıradan estonyalıların yaşadığı bölümdür. 19. yüzyıla kadar katedral tepesinden bağımsız yönetiliyordu.
"kırsal alan", eski kasabanın güneyinde yer alan ve çiftçilerin yaşadığı bölümdür.
tallinnin tarihi sayısız işgaller ve saldırılarla doludur. en son ikinici dünya savaşı sırasında ağır bombardıman altında kalan kentin tarihi bölümü ayakta durmayı başarmıştır. tallinn 1997de unesco tarafından dünya mirası listesine eklenmiştir.
15. yüzyılda inşa edilen 159 metre yüksekliğindeki gotik mimarisiyle aziz olaf kilisesi, avrupadaki uzun yapıydı. yangınlar yüzünden, kilisenin tekrar restore edilmiş olmasına karşın, yapının bugünkü boyu 123 metreye inmiştir.
balkanların parisi sayılan sofyanın tarihi eski çağlara uzanır. m.ö. 8.–7. yüzyıllarda, bugünkü merkezin bulunduğu yerde serdi adında trakyalı bir kabile yaşamış. balkan yarımadasında ardarda zaferler kazanan roma, trakyalıların serbest hayat tarzına son vermiş. romalılar, hakimiyeti altına aldıkları yerlere idarî ve askeri düzen oturtmaya önem vermişler. romalıların hakimiyeti altına giren bu şehre serdika adı verilir. böylece serdilerin şehri anlamına gelen serdika, önemli ticarî ve idarî merkez olmuştur.
doğu roma imparatorluğunun kavşak şehri olması itibarıyla serdika, hep akınlara uğramış. bu akınlar esnasında şehre büyük ölçüde zarar verilmiş. şehir bir daha eski büyüklüğünü elde edememiş, yalnız kale ve bugün başkentin de adı olan aya sofya kilisesi tamir edilmiştir.
6. yüzyılda, justinianus zamanında, serdika tekrar doğu roma imparatorluğunun önemli şehri haline gelir. bundan hemen sonra şehir, balkan yarımadasına hücum eden slavların akınlarına maruz kalır ve tamamıyla slavlaşır. 9. yüzyıllarda han krum zamanında serdika slav ismi olan sredets ismini alır ve geniş alana yayılmış olan orta çağ bulgar devletinin önemli askerî, siyasî ve kültür merkezi haline gelir.
bulgar devletinin osmanlı hakimiyeti altına girmesiyle sredets şehri, 13. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın yetmişli yıllarına kadar osmanlı devletinin egemenliği altında kalmıştır. bu arada 14. yüzyılın sonlarında şehir sofya ismini alır.
sofya, osmanlı hakimiyeti altına 1382 yılında girmiştir. bazı belgelere göre bu yıllarda şehir güzelliğiyle meşhur olup osmanlının büyük hayranlığını kazanmıştır.
sofya 3 nisan 1879 tarihinde bulgaristanın başkenti olarak ilan edildi. o dönemde sofya, savunma tesisatı kuvvetlendirilmiş, meslek ve ticarî bakımdan iyi gelişmiş, zengin bir şehirdir.
osmanlı hakimiyetinin sona ermesinden sonra, coğrafi konumundan ve ekonomik gelişmeye elverişli olduğundan dolayı, bulgaristanın başkenti ilan edilen şehrin altyapısının gelişmesine ulusal önem verilmiş. şehirde çok sayıda bulunan arkeolojik anıtlar, sanat eserleri ve savunma tesisatları, eski serdikanın önemli ve gelişmiş bir merkez olduğunu ispatlıyor.
kurtuluş savaşından (1877–78 osmanlı–rus harbi) sonraki yıllarda, sofyanın en meşhur yapılarından bazıları olan meclis binası, ivan vazov halk tiyatrosu, merkez kaplıcası, bilimler akademisi, sofya sv. kliment ohridski üniversitesi, millî kütüphane, anıt–mabed sv. aleksander nevski kilisesi gibi yapılar inşa edilir.
doğu roma imparatorluğunun kavşak şehri olması itibarıyla serdika, hep akınlara uğramış. bu akınlar esnasında şehre büyük ölçüde zarar verilmiş. şehir bir daha eski büyüklüğünü elde edememiş, yalnız kale ve bugün başkentin de adı olan aya sofya kilisesi tamir edilmiştir.
6. yüzyılda, justinianus zamanında, serdika tekrar doğu roma imparatorluğunun önemli şehri haline gelir. bundan hemen sonra şehir, balkan yarımadasına hücum eden slavların akınlarına maruz kalır ve tamamıyla slavlaşır. 9. yüzyıllarda han krum zamanında serdika slav ismi olan sredets ismini alır ve geniş alana yayılmış olan orta çağ bulgar devletinin önemli askerî, siyasî ve kültür merkezi haline gelir.
bulgar devletinin osmanlı hakimiyeti altına girmesiyle sredets şehri, 13. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın yetmişli yıllarına kadar osmanlı devletinin egemenliği altında kalmıştır. bu arada 14. yüzyılın sonlarında şehir sofya ismini alır.
sofya, osmanlı hakimiyeti altına 1382 yılında girmiştir. bazı belgelere göre bu yıllarda şehir güzelliğiyle meşhur olup osmanlının büyük hayranlığını kazanmıştır.
sofya 3 nisan 1879 tarihinde bulgaristanın başkenti olarak ilan edildi. o dönemde sofya, savunma tesisatı kuvvetlendirilmiş, meslek ve ticarî bakımdan iyi gelişmiş, zengin bir şehirdir.
osmanlı hakimiyetinin sona ermesinden sonra, coğrafi konumundan ve ekonomik gelişmeye elverişli olduğundan dolayı, bulgaristanın başkenti ilan edilen şehrin altyapısının gelişmesine ulusal önem verilmiş. şehirde çok sayıda bulunan arkeolojik anıtlar, sanat eserleri ve savunma tesisatları, eski serdikanın önemli ve gelişmiş bir merkez olduğunu ispatlıyor.
kurtuluş savaşından (1877–78 osmanlı–rus harbi) sonraki yıllarda, sofyanın en meşhur yapılarından bazıları olan meclis binası, ivan vazov halk tiyatrosu, merkez kaplıcası, bilimler akademisi, sofya sv. kliment ohridski üniversitesi, millî kütüphane, anıt–mabed sv. aleksander nevski kilisesi gibi yapılar inşa edilir.
bulgaristanın başkenti ve en büyük şehridir. nüfusu 1,4 milyon kişi civarındadır.
sofya vadisinin büyük bir alanını kapsayan şehrin kuzeyinde sıra dağlar (stara planina), doğusunda ve güneydoğusunda sredna gora, doğusunda vitoşa dağı, batısında ise lülin, viskâr ve çepın dağları bulunur. şehir, iskır nehrinin ve soldaki kollarının şeritleri üzerine kuruludur.
sofya vadisinin büyük bir alanını kapsayan şehrin kuzeyinde sıra dağlar (stara planina), doğusunda ve güneydoğusunda sredna gora, doğusunda vitoşa dağı, batısında ise lülin, viskâr ve çepın dağları bulunur. şehir, iskır nehrinin ve soldaki kollarının şeritleri üzerine kuruludur.
italyanın ve latium bölgesinin başkentidir. tiber ve aniane nehirleri arasında ve akdenize yakındır. 2.5 milyon nüfuslu şehirde katoliklerin ruhani lideri papanın yaşadığı bağımsız devlet vatikan da yer almaktadır.
roma, italyanin en kalabalik şehridir ve 1290 m²lik yüzölçümüyle avrupanın en geniş yüzeye yayılmış başkentlerinden biridir. milano, napoli, torino, bolonya, palermo, catania, floransa, cenova ve barinin toplamından daha geniş bir yüzölçümüne sahiptir. roma büyükşehirin toplam nüfusu 4 milyondur. şu andaki belediye başkanı, sosyal demokrat partili walter veltronidir.
75 milyar € luk gelirle italyanın toplam milli hasılasının %6.5ini tek başına kazanır.
2800 yıllık şehir, sırasıyla ve resmi adlarıyla; eski romanın, roma krallığının, roma cumhuriyetinin, roma imparatorluğunun, papalık yönetiminin, italyan krallığının ve italya cumhuriyetinin merkezi ya da başkenti olmuştur.
roma da, istanbul gibi, 7 tepe üzerinde kuruludur. bu tepeler :
palatine
aventine
capitoline
quirinal
viminal
esquiline
caelian
roma, italyanin en kalabalik şehridir ve 1290 m²lik yüzölçümüyle avrupanın en geniş yüzeye yayılmış başkentlerinden biridir. milano, napoli, torino, bolonya, palermo, catania, floransa, cenova ve barinin toplamından daha geniş bir yüzölçümüne sahiptir. roma büyükşehirin toplam nüfusu 4 milyondur. şu andaki belediye başkanı, sosyal demokrat partili walter veltronidir.
75 milyar € luk gelirle italyanın toplam milli hasılasının %6.5ini tek başına kazanır.
2800 yıllık şehir, sırasıyla ve resmi adlarıyla; eski romanın, roma krallığının, roma cumhuriyetinin, roma imparatorluğunun, papalık yönetiminin, italyan krallığının ve italya cumhuriyetinin merkezi ya da başkenti olmuştur.
roma da, istanbul gibi, 7 tepe üzerinde kuruludur. bu tepeler :
palatine
aventine
capitoline
quirinal
viminal
esquiline
caelian
letonyanın başkenti olan riga baltık denizine şehrin ortasından geçen daugava nehri ile açılır. şehir 56° 58¹ kuzey paraleli, 24° 8¹ doğu boylamında yer alır. riga; baltık ülkeleri içinde en büyük şehir olmasının yanı sıra önemli bir kültür, politika, eğitim, finans, ticaret ve endüstri merkezidir.
şehrin ilk kurulduğu yer olan tarihsel merkezi "vec riga" unesco kültür mirasına kabul edilmiş olup mimari olarak sadece viyana, st. petersburg ve barcelona ile karşılaştırılabilecek güzellikteki art nouveau (jugendstil) yapılarıyla ünlüdür.
şehrin kuruluşu 12nci yüzyıla kadar dayanır. 12nci yüzyılın sonlarında liman şehri olan rigaya alman ticaret gemilerinin uğramaya başlamasıyla nüfusu ve önemi artmıştır. 1201 yılı riganın resmi kuruluş yılı olarak kabul edilir.
1558-1583 yılları arasında polonyalıların yönetimine;1621de de isveç yönetimine geçmiştir. 1700-1721 yılları arasındaki kuzey savaşları sırasında ruslar bu bölgeyi isveçlerilerden alarak kendi ülkeleri sınırlarına katmışlardır.
old town denilen eski şehir merkezindeki house of the black head (karakafalıların evi), televizyon kulesi, aziz peter katedrali, riga kalesi ve dannestern malikanesi görülmesi gereken yerlerdir.
şehrin ilk kurulduğu yer olan tarihsel merkezi "vec riga" unesco kültür mirasına kabul edilmiş olup mimari olarak sadece viyana, st. petersburg ve barcelona ile karşılaştırılabilecek güzellikteki art nouveau (jugendstil) yapılarıyla ünlüdür.
şehrin kuruluşu 12nci yüzyıla kadar dayanır. 12nci yüzyılın sonlarında liman şehri olan rigaya alman ticaret gemilerinin uğramaya başlamasıyla nüfusu ve önemi artmıştır. 1201 yılı riganın resmi kuruluş yılı olarak kabul edilir.
1558-1583 yılları arasında polonyalıların yönetimine;1621de de isveç yönetimine geçmiştir. 1700-1721 yılları arasındaki kuzey savaşları sırasında ruslar bu bölgeyi isveçlerilerden alarak kendi ülkeleri sınırlarına katmışlardır.
old town denilen eski şehir merkezindeki house of the black head (karakafalıların evi), televizyon kulesi, aziz peter katedrali, riga kalesi ve dannestern malikanesi görülmesi gereken yerlerdir.
çek cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehridir. çek cumhuriyeti ve slovakya birleşikken de başkentti. orta bohemiada vltava nehrinin üzerinde yer alır ve 1.2 milyon nüfusu vardır. iş dünyası istatistiklerine göre bu sayıya ek olarak 300.000 kişi de, resmi kayıt olmadan pragta yaşamaktadır. prag, geniş bir kitle tarafından, dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak gösterilir.
pragın takma adları, "altın şehir", "doksanların sol bankası", "masal şehri", "şehirlerin anası" ve "avrupanın kalbi" gibi isimlerdir. 1992den beri pragın tarihi merkezi, unesconun listesinde yer almaktadır.
pragın bir özelliği de 2. dünya savaşında pek zarar görmemiş olmasıdır. onun için birçok eski ev ve tarihi yerler vardır. bu yerler arasında st. vitus katedrali de yer alır.
pragın takma adları, "altın şehir", "doksanların sol bankası", "masal şehri", "şehirlerin anası" ve "avrupanın kalbi" gibi isimlerdir. 1992den beri pragın tarihi merkezi, unesconun listesinde yer almaktadır.
pragın bir özelliği de 2. dünya savaşında pek zarar görmemiş olmasıdır. onun için birçok eski ev ve tarihi yerler vardır. bu yerler arasında st. vitus katedrali de yer alır.
kıbrıs barış harekâtı ile ikiye bölünen şehri ve tarihi şehir surlarının tam yuvarlak plan biçimini algılamak biraz zordur. lefkoşanın kuzey bölümünde bulunan tarihî şehir surları iyi durumdadır ve kktc eski eserler ve müzeler dairesi kontrollünde etap etap burçların ve sur duvarlarının restorasyonları ve bakımları yapılmaktadır.
lefkoşa şehrinin oluşumundaki bütün bu ilişkili ve birbirini takip eden değişiklikler, surlariçinin bugünkü tarihi dokusunu oluşturmuş ve şehri bir tarihî merkez haline getirmiştir. fakat şehrin engellenemez bir şekilde modernist akımlara ve günümüz ihtiyaçlarına ayak uydurmaya çalıştırılması birçok tarihî değeri bulunan binanın yıkımına, sokak genişletmelere yol açmış ve tarihi kent dokusunda bozulmalara neden olmuştur.
lefkoşa şehrinin oluşumundaki bütün bu ilişkili ve birbirini takip eden değişiklikler, surlariçinin bugünkü tarihi dokusunu oluşturmuş ve şehri bir tarihî merkez haline getirmiştir. fakat şehrin engellenemez bir şekilde modernist akımlara ve günümüz ihtiyaçlarına ayak uydurmaya çalıştırılması birçok tarihî değeri bulunan binanın yıkımına, sokak genişletmelere yol açmış ve tarihi kent dokusunda bozulmalara neden olmuştur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?