confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442096

lefkosa

angelus
lefkoşa’nin konum olarak kıbrıs adasının merkezi bir yerinde bulunması, kıbrıs’a damgasını vuran medeniyetler için önemli bir etken olmuş, roma medeniyeti ile başlayan “casturm” kavramı bizans’la “kaleye” dönüşmüş ve kısa bir süre templer şovalyelerinde kalan lefkoşe, 1192’de lüzinyan kırallığının adada hakimiyeti ile başkent olmuştur. 300 yıla yakın süren lüzinyan kırallığı döneminde lefkoşe ortaçağ feudal şehir anlayışı ile yönetilmiş ve adanın idari başkenti olarak kalmıştır.

100 yıla yakın süren venedik dönemi ile başkent lefkoşa’da feodal düzen aristokratik anlayışla devam etmiştir. venedik döneminde rönesansla gelen yeni fikirler ve yenilikler benimsenmiş ve lefkoşa’ya uygulanmaya başlanmıştır. rönesansla birlikte yavaş yavaş önemini kaybeden kilise anlayışı ortaçağ kentlerinin şehir dokusunu değiştirmiş, kilisenin ve kilise etrafında oluşan meydanların kentin en önemli simgesi olarak bilinmesi tarihe karışmaya başlamıştır.

lefkoşa, 9 eylül 1570’te osmanlılar tarafından alınmıştır.

rönesans ile ortaya atılan yeni “ideal şehir” kavramı lefkoşa şehrine de uygulanmıştır. 1567-1670 yılları arasında şehri koruma amaçlı o dönemin mimarlarından “giulio savorgnano” tarafından yapılan surlar doğu akdeniz’deki “palmanova” şehrinin surları ile benzer plandadır. palmonavo, venedik cumhuriyeti sınırları içinde oluşturulan planlanmış rönesans şehridir ve rönesans döneminde tam olarak tasarlanan ve uygulanan “ideal şehir” anlayışını simgeler. askerî mimarinin en mükemmel örneklerinden biri olan lefkoşe surları, 5 km uzunluğunda, birbrilerine uzaklıkları eş 11 burçtan (fig 1) ve 3 anıtsal kapıdan oluşmaktadır. magosa kapısı (g.kıbrıs), baf kapısı (g.kıbrıs) ve kuzey kıbrıs’ta bulunan girne kapısı surlar içinin ve dışının sirkülasyonunu halen sağlamaktadır.

lefkosa

angelus
kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti ve kıbrıs rum kesimi’nin (gkry) başkentidir. 84.893 türk (2006), 206.200 rum (2001) yaşamaktadır.

kıbrıs’ın en kalabalık kenti ve en büyük kültür, sanayi, ticaret ve ulaşım merkezidir. lefkoşa, 35°10’ kuzey, 33°21’ doğuda bulunur. şehrin en büyük özelliği, berlin duvarı’nın yıkılmasıyla iki taraflı son şehir olmasıdır. şehir, yeşil hat diye adlandırılan sınırla ikiye bölünmüştür. kuzeyinde türkler, güneyinde rumlar, ara bölgede ise birleşmiş milletler barış gücü bulunmaktadır.

en önemli tarihi eserleri arasinda dikilitaş/venedik sütunu, arabahmet cami, selimiye cami, kumarcılar hanı, büyük han, derviş paşa konağı, bedesten, büyük hamam, mevlevi tekke, taş eserler müzesi ve haydarpaşa cami (st. catherine katedrali) yer almaktadır.

lüksemburg

angelus
lüksemburg dükalığının başkenti

lüksemburg şehrinin nüfusu 77.000’dir. batı avrupanın kalbinde yer alan şehir brüksel’e 188 km, paris’e 289 km, köln’e 190 km. uzaklıktadır. lükemburg şehrinde avrupa birliği’nin birkaç kurumu bulunmaktadır. şehir idari bakımdan 24 mahalleye bölünmüştür. notre dame katedrali ve düklük sarayı şehrin önemli tarihi binaları arasındadır. lüksemburg üniversitesi ve lüksemburg radyosu da bu şehirde bulunmaktadır.

lizbon

angelus
iklim
lizbon avrupa’nın en sıcak başkentlerinden birisidir. ilkbahar ve yaz ayları genellikle güneşlidir. en yüksek sıcaklık temmuz ve ağustos aylarında 35º ile 40 °c, en düşük sıcaklık 15º ile 20 °c arasındadır. sonbahar ve kış mevsimlari genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır. sıcaklık nadiren 5 °c’nin altına düşer. ortalama sıcaklık 10 °c civarındadır. ortalama olarak yılda 3.300 güneşli saat ve 100 yağmurlu gün vardır. lizbon gulf stream’den çok etkilenmektedir.

spor
lizbon’da en popüler spor futboldur. şehrin başlıca kulüpleri arasında uefa’nın 5 yıldızlı statlar listesinde bulunan 65.000 kişilik estádio da luz (işık stadı) ile sl benfica bulunur. benfica uefa şampiyonlar ligi’ni iki kez kazanmış ve yedi kere finalde oynamıştır. kulübün ünlü oyuncuları arasında 1960’larda eusebio’yu, günümüzde de rui costa, nuno gomes ve simão sabrosa’yı sayabiliriz.

sporting lizbon, şehrin diğer bir futbol takımıdır. bu takım da 52.000 kişilik ve yine uefa’nın 5 yıldızlı statlar listesinde bulunan estádio josé de alvalade’de (josé de alvalade stadı) oynamaktadır. sporting lizbon bir kez uefa kupa galipleri kupası’nı kazanmış ve bir kez de uefa kupası’nda final oynamıştır.

nüfus
şehrin nüfusu 564.657 kişi iken metropolitan bölgenin nüfusu 2.760.723 kişidir. lizbon metropolitan bölgesi büyük lizbon ve setúbal yarımadası altbölgelerini içerir. şehir içindeki nüfus yoğunluğu 6.658 kişi/km² dir. lizbon avrupa’da en hızlı büyüyen metropolitan alanlardan birisidir ve bm tahminlerine göre 2050 yılında nüfus 4,5 milyon kişiye ulaşacaktır.

lizbon

angelus
19. ve 20. yüzyıllar
19. yüzyılın ilk yıllarında portekiz’in napolyon bonapart’ın birlikleri tarafından işgal edilmesi üzerine portekiz kralı vi. joão geçici olarak brezilya’ya kaçtı. işgalciler şehri yağmaladı.

portekiz liberal ayaklanmalarının merkezi hâline gelen şehirde café ve tiyatro geleneği de başlamıştır. 1879 yılında bir parkın üzerine yapılan avenida da liberdade (bağımsızlık bulvarı) açılmıştır.

lizbon 5 ekim 1910 tarihinde portekiz cumhuriyetini kuran darbeye sahne olmuştur. darbe öncesinde de 1908 yılında portekiz kralı i. carlos yine lizbon’da öldürülmüştür.

ii. dünya savaşı sırasında lizbon avrupa’nın atlantik okyanusu’na açılan birkaç tarafsız limanından biriydi. abd’ye sığınanların ve casusların uğrak noktası hâline gelmişti.

1974 yılında portekiz’in estado novo rejimine son veren kansız askerî darbe lizbon’da gerçekleşti.

1988 yılında chiado’nun tarihî merkezi yakınlarında çıkan yangın, 10 yıl boyunca bölgedeki yaşamı olumsuz etkiledi.

1994 yılında lizbon avrupa kültür başkenti oldu.

1998’de expo ’98 lizbon’da gerçekleşti. 1998 yılı aynı zamanda vasco da gama’nın hindistan’a yaptığı deniz yolculuğunun 500. yılıydı.

1999 yılında lizbon’da yapılan ab zirvesinde, ab ekonomisini yeniden yapılandırmayı amaçlayan bir avrupa birliği antlaşması olan lizbon ajandası imzalandı.

lizbon

angelus
orta çağ’dan portekiz imparatorluğu’na
lizbon belediyesi (por: concelho ) resmî olarak 1179 yılında portekiz kralının verdiği buyruk (por: foral ) ile kurulmuş ve 1255 yılından itibaren de lizbon şehri portekiz krallığı içindeki merkezî konumu nedeniyle portekiz’in başkenti olmuştur.

orta çağ’ın son yüzyıllarında oldukça genişleyen şehir hem kuzey avrupa hem de akdeniz şehirleri arasında önemli bir ticaret merkezi hâline gelmiştir.

1290 yılında portekiz kralı i. diniz tarafından portekiz’in ilk üniversitesi estudo geral (genel öğretim) adı altında lizbon’da kurulmuştur. günümüzdeki coimbra üniversitesi olan bu okul birkaç kez coimbra’ya taşınıp geri gelmiş ve 16. yüzyıldan itibaren coimbra şehrinde kalmıştır. birkaç yüzyıl sonra 1911 yılında kolejlerin ve escola politécnica gibi üniversite olmayan yüksek okulların bir araya getirilmesiyle lizbon kendi üniversitesini kurmuştur. günümüzde lizbon’da üç kamu üniversitesi ile bir enstitü vardır: lizbon üniversitesi, lizbon teknik üniversitesi, lizbon yeni üniversite ve iscte

keşif çağı’nda, vasco de gama’nın hindistan’a ulaştığı yolculuk dahil olmak üzere birçok portekiz gemi seferi 15. ve 16. yüzyıda lizbon’dan başlamıştır.

lizbon 16. yüzyılda altın çağını yaşamış, şehir avrupa’nın uzak doğu ile yaptığı ticaretin merkezi konumuna gelmiştir. ayrıca brezilya’dan gelen önemli miktarda altın şehre giriş yapmıştır.

1640 yılında tekrar bağımsız olmak için başlayan ayaklanma ilk olarak lizbon’da alevlenmiştir.

26 ocak 1531’de şehir binlerce kişinin ölümüne neden olan bir deprem geçirdi.

1 kasım 1755 tarihinde lizbon bir başka deprem ile hemen hemen tamamen yok oldu. 60.000 ilâ 90.000 insanın öldüğü bu depremde şehrin yaklaşık yüzde seksen beşi yıkıldı. [2] bu felaketten hemen sonra voltaire poême sur le désastre de lisbonne (lizbon felaketi üzerine şiir) adında uzun bir şiir yazmış ve candide adlı 1759 tarihli romanında da bu depremden sözetmiştir. oliver wendell holmes, sr. da 1857 yılında yazdığı the deacon’s masterpiece, or the wonderful one-hoss shay (diyakoz’un şaheseri ya da harika tek atlı gezinti arabası) adlı şiirinde bu depremden bahseder.


machado de castro, praça do comércio ‘daki (ticaret meydanı) i. joão’nun heykeli. 1755 lizbon depremi’nin ardından şehrin yeniden yapılandırılması sırasında 1775 yılında dikilmiştir.1755 depremi’nden sonra şehir marquês de pombal’ın planlarına göre yeniden yapılandırılmıştır. bu nedenle şehrin aşağı bölümüne baixa pombalina denir. pombal markisi orta çağ şehrini yeniden kurmak yerine depremden kalan yıkıntıları tamamen ortadan kaldırarak yerine, zamanın şehircilik kurallarına uygun yeni bir şehir kurmayı tercih etmiştir.

lizbon

angelus
endülüs dönemi
lizbon, yaklaşık 711 yılında arapların eline geçti. arapça el-uşbuna diye adlandırılan şehir endülüslüler zamanında gelişip büyüdü. kuzey afrika ve orta doğu’dan gelen araplar, inşa ettikleri birçok cami ve evin yanı sıra günümüzde cerca moura diye adlandırılan yeni şehir surlarını da şehre kazandırmıştır. şehir nüfusu hristiyanlar, müslümanlar ve yahudilerden oluşuyordu. müslüman lizbon’da nüfusun çoğunluğunun anadili olan arapça resmî dildi. resmî din islamdı ve 10. yüzyıla gelindiğinde şehirde yaşayanların çoğunluğu müslümandı.

arap etkisi lizbon’da hâlâ görülmektedir. şehirdeki birçok yerin adı arapça’dan gelmedir. örneğin lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan alfama’nın adı arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir. portekizce’de "lizşboa" diye telaffuz edilen şehrin adı büyük olasılıkla latince olissipo’dan değil de doğrudan arapça adı olan el-uşbuna’dan gelmektedir. şehirde oldukça sık rastlanan mozaikler azulejo müslüman tarzındadır ve "azulejo" sözcüğü de arapça’dan gelmektedir.

1147 yılında reconquista dahilinde portekiz kralı i. afonso önderliğinde fransız, ingiliz, alman ve portekiz şövalyelerinden oluşan bir grup lizbon’u kuşattı ve şehri endülüslülerin elinden aldı. bu sırada, şehirde yaşayan tüm dinlerden insanların bir bölümünün katledildiğine inanılır. bu tarihten sonra lizbon tekrar hristiyanların egemenliğine girmiştir.

bu olay lizbon tarihindeki en önemli olaylardan biridir. arapça, günlük hayattaki önemini yitirerek yerine portekizce geçmiştir. çoğunluğu oluşturan müslüman nüfus katolik hristiyanlığa döndürülmüş ve camiler kiliseye çevrilmiştir

lizbon

angelus
roma imparatorluğu’ndan endülüslülere
pön savaşları zamanında, hannibal’in yenilgisinden sonra (bu birlikler içinde conii kabilesinin üyeleri de vardı) romalılar, kartaca’yı en değerli topraklarından yani hispania’dan (iber yarımadası’nın tamamına romalılar tarafından bu isim verilmişti) mahrum etmeye karar verdi. kartacalılar doğu hispania’da afrikalı scipio’ya yenildikten sonra batı bölümünün roma yönetimi altına girmesi konsül decimus junius brutus tarafından yönetilmiştir. konsül, olissipo ile ittifak kurmuş ve şehirden kuzeybatıdaki kelt kabileleriyle savaşmak için kuvvet gönderilmiştir. bunun karşılığı olarak olissipo şehri felicitas julia adı ile, municipium cives romanorum olarak roma imparatorluğu’na katılmıştır. bu şekilde yaklaşık 50 km.lik alan içinde özerk yönetime sahip olan şehir vergiden muaf tutulmuş ve şehirde oturanlara romalı yurttaşlarla aynı haklar verilmiştir. şehir o zamanlar merkezi emerita augusta olan ve yeni kurulan lusitania eyaletinin bir parçasıydı. sonraki yüzyıllarda lusitanyalılar sık sık ayaklanmış ve şehre saldırmıştır. bu nedenle şehir surları inşa edilmiştir.

augustus döneminde romalılar şehirde birçok yapı inşa etmişlerdi. büyük bir tiyatro, günümüz rua da prata (prata sokağı) altındaki hamam, imparator adına yapılan tapınağın yanı sıra jüpiter, diana, kibele, tethys ve idea phrygiae adına tapınaklar, figueira plaza’nın altında geniş bir necropolis ve kale ile şehir merkezi arasında insula adı verilen çok katlı apartman tarzında binalar gibi. bu kalıntıların büyük çoğunluğu 18. yüzyılın ortasında, pompeii’nin ortaya çıkarılmasından sonra roma arkeolojisi’nin avrupa’nın üst sınıfı arasında moda olmasıyla günışığına çıkmıştır.

ekonomik olarak olissipo garum adı verilen bir çeşit balık sosuyla tanınıyordu. imparatorluğun seçkin tabakasının büyük değer verdiği bu sos amforalar içinde roma’ya ve diğer şehirlere gönderiliyordu. şarap, tuz ve oldukça hızlı olan yöre atları da gönderilen ürünler arasındaydı. korsanlığın kaldırılması ve teknolojik gelişmeler şehrin refah kazanmasını sağlamıştır. britannia (özellikle cornwall) ve rhine gibi roma eyaletleriyle olan ticaret büyük gelişme göstermiş ve hispania’nın içerilerinde yaşayan kabileler tejo nehri sayesinde daha ileri bir medeniyet düzeyine kavuşmuşlardır. şehir julii ve cassiae adlı iki aile tarafından hükmedilen oligarşik bir konsey tarafından yönetilmekteydi. gemilerin kaybolmasına yol açan deniz canavarları ile mücadelede yardımcı olunması gibi istekler kaydedilir ve emerita’da bulunan vali ile imparator tiberius adına iletilirdi. roma dönemi lizbon şehrinin en ünlü ismi ilk zamanlardaki diktatör sulla’ya karşı geniş çaplı bir isyanı yöneten sertorius idi. latince konuşan çoğunluğun arasında yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu. şehir geniş bir yolla batı hispania’daki diğer iki büyük şehire bağlanıyordu. bunlardan birisi tarraconensis eyaletindeki bracara augusta (günümüz portekiz’inde braga şehri) ve diğeri de lusitania’nın başkenti emerita augusta (günümüz ispanya’sında mérida şehri) idi.


1147 yılında şehri fetheden kral afonso henriques’in heykelidinî anlamda şehirde roma çoktanrılı kültü egemendi ve özellikle tıp tanrısı asclepius ve ay tanrıçası kibele ile birlikte yerel bir kertenkele ve yılan tanrısı inanılan başlıca tanrılardı.

olissipo batı imparatorluğu’ndaki birçok büyük şehir gibi hristiyanlığın yayıldığı merkezlerden birisi olmuştur. ilk piskopos saint gens’tir ve günümüzde hâlâ lizbon’un tepelerinden biri onun adını taşımaktadır. şehir, toledo krallığı vizigotlara katılmadan önce alanlar, vandallar ve sueveler tarafından işgal edildi.

lizbon

angelus
neolitik çağ’dan roma imparatorluğu’na
neolitik çağ’da bölgede avrupa’nın atlantik kısmında yaşayan iberler yerleşmişti. şehrin çevresindeki arazide hâlâ ayakta kalmış dolmenler ve menhirler gibi dinî anıtlar bu halk tarafından yapılmıştır. ilk binyılın sonunda bölgeyi işgal eden keltler iberlerle karışmış ve keltçe konuşan cempsi gibi yerel kabileler ortaya çıkmıştır.

são jorge kalesi’nin bulunduğu tepenin güney eteklerinde yapılan kazılar sonucunda elde edilen arkeolojik bulgular, mö 1200 yılından beri şehrin merkezi olan bu bölgede bir fenike ticaret postasının kurulu olduğunu göstermektedir. tejo nehri’nin halicinin oluşturduğu olağanüstü güzellikteki doğal liman, cornwall ve kalay adalarına (günümüzdeki scilly adaları) giden gemilere erzak sağlamak için ideal bir yerleşim yeriydi. şehrin adının nereden geldiğini araştıran teorilerden birine göre bu yerleşim yerinin adı fenike dilinde "güvenli liman" anlamına gelen allis ubbo idi. kuzeye yolculuk ederken erzak sağlama amacının dışında fenikelilerin, şehrin iber yarımadasının en geniş nehrinin ağzındaki konumundan yararlanarak daha içerideki kabilelerle değerli metal ticareti yapmaları da olasıdır. diğer ekonomik yerel ürünler arasında tuz, tuzlanmış balık ve o zamanlardan beri çok ünlü olan portekiz atları sayılabilir. kısa süre önce, orta çağ’dan kalma lizbon katedrali’nin ("sé de lisboa") altında, mö 8. yüzyıldan kalma fenike kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.

eski yunanlar lizbon’a olissipo adını vermiştir. efsaneye göre truva’dan ayrılan ve yunan koalisyonundan kaçarak atlantik’e gelen odysseus (ulysseus) lizbon’u kurmuştur, bu nedenle şehir ismini ondan alır.

cailleux’nün [1] varsaydığı üzere eğer odysseus’un tüm yolculukları atlantik’te geçtiyse, şehri kuzeyden gelerek kurmuş ve sonra da günümüz cadiz şehri olduğu varsayılan yurdu ithaka’ya ulaşmak için güneydoğu yönünde cailleux’nün cabo de são vicente olduğunu söylediği malea burnu’nu geçmeye çalışmıştır. şehrin fenikeliler tarafından, bölgeye eski yunanların gelmesinden önce kurulduğu düşünülmektedir. şehrin yunanca olan adı sonraları halk arasında konuşulan latincede olissipona‘ya dönüşmüştür.

lizbon

angelus
lizbon belediyesi 4 mahallede (por.: bairro) toplanmış 53 bucaktan (por.: freguesia) oluşur.

ajuda (2.º bairro)
alcântara (2.º bairro)
alto do pina (4.º bairro)
alvalade (3.º bairro)
ameixoeira (3.º bairro)
anjos (1.º bairro)
beato (4.º bairro)
benfica (3.º bairro)
campo grande (3.º bairro)
campolide (3.º bairro)
carnide (3.º bairro)
castelo (1.º bairro)
charneca (3.º bairro)
coração de jesus (1.º bairro)
encarnação (1.º bairro)
graça (1.º bairro)
lapa (2.º bairro)
lumiar (3.º bairro)
madalena (1.º bairro)
mártires (1.º bairro)
marvila (4.º bairro)
mercês (lizbon) (1.º bairro)
nossa senhora de fátima (3.º bairro)
pena (1.º bairro)
penha de frança (4.º bairro)
prazeres (2.º bairro)
sacramento (1.º bairro)
santa catarina (1.º bairro)
santa engrácia (1.º bairro)
santa isabel (2.º bairro)
santa justa (1.º bairro)
santa maria de belém (2.º bairro)
santa maria dos olivais (4.º bairro)
santiago (1.º bairro)
santo condestável (2.º bairro)
santo estêvão (1.º bairro)
santos-o-velho (2.º bairro)
são cristóvão e são lourenço (1.º bairro)
são domingos de benfica (3.º bairro)
são francisco xavier (2.º bairro)
são joão (4.º bairro)
são joão de brito (3.º bairro)
são joão de deus (4.º bairro)
são jorge de arroios (4.º bairro)
são josé (1.º bairro)
são mamede (1.º bairro)
são miguel (1.º bairro)
são nicolau (1.º bairro)
são paulo (1.º bairro)
são sebastião da pedreira (3.º bairro)
são vicente de fora (1.º bairro)
sé (1.º bairro)
socorro (1.º bairro)

lizbon

angelus
portekiz’in başkenti ve en büyük şehridir. lizbon bölgesine bağlı büyük lizbon altbölgesinin belediyelerinden biridir. tejo nehri’nin oluşturduğu haliç üzerine kurulu olan lizbon, atlantik okyanusu kıyısındadır.

2001 yılında 564.477 nüfusa sahip olan lizbon şehrinin içinde bulunduğu lizbon metropolitan alanı’nın nüfusu 2005 yılında yaklaşık 2.700.000 civarındadır. lizbon bölgesi avrupa birliği ortalamasının üzerindeki refah düzeyi ile portekiz’in en zengin bölgesidir.

avrupa’nın en pitoresk başkentlerinden birisi olan lizbon roma ve istanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuştur. 1260 yılından beri portekiz’in başkenti olan şehir 16. yüzyılda portekiz imparatorluğu zamanında en ihtişamlı dönemini yaşamıştır.

helsinki

angelus
finlandiya’nın başkenti ve en büyük şehri. 560.000 kişi yaşar, komşu iller olan espoo ve vantaa’da yaşayanlarla metropolitan alan nüfusu 1.000.000’a ulaşır.

dublin

angelus
irlanda’nın başkenti ve 1,6 milyonluk nüfusuyla en büyük kentidir. orta çağ’dan beri irlanda’nın başkenti olmuştur. adanın doğu yakasında, liffey nehri’nin denize döküldüğü yerde kuruludur.

bukres

angelus
romanya’nın başkentidir. romanya ovasının ortasında, tuna irmağının bir kolu olan dimbovita’nın kıyısında kurulmuştur. nüfusu 2,3 milyon civarındadır.

çok eski yerleşim yeri olduğunu gösteren arkeolojik kalıntılar olmakla beraber bükreş (bucureşh) adına ilk defa 1459’dan kalma yazılı belgelerde rastlanmıştır. 1448-1476 arasında üç dönem tahta çıkan iii. vlad tepeş (kazıklı voyvoda), eflak devletini ve özellikle o dönemde başkent olan tirgovişte’yi osmanlılara karşı korumak için bükreş kalesi’ni yaptırdı. ardından birçok başka yer de tahkim edilmişti. bilhassa eline geçirdiği müslümanları kazığa vurarak azap içinde öldürmesi sebebiyle türkler vlad tepeş’e kazıklı voyvoda derlerdi.

fatih sultan mehmet vlad’ın bu katliamları üzerine 1462’de eflak üzerine büyük bir sefer düzenledi. bir ay süren hareket neticesinde eflak, osmanlıların mümtaz bir eyaleti hâline geldi. böylece osmanlı idâresine giren bükreş, hızla gelişerek eflak’ın başlıca ekonomi merkezi oldu. 1659’da başkent yapıldı. kürkçüler sokağı ve eyerciler sokağı gibi bâzı sokak isimleri şehirde loncaların kurulduğunu göstermektedir.

18. yüzyıldan başlayarak bükreş’e mahallî prensler yerine istanbul’daki fenerli rumlardan seçilen yöneticiler yollandı. 1821’de tudor vladimirescu önderliğinde başlayan ayaklanma sonucunda, fener yönetimine son verildi. 1859’daki ayaklanmadan sonra da eflak ve boğdan birleşti ve 1862’de de bükreş romanya’nın başkenti ilan edildi. 1877-1878 osmanlı-rus savaşı sonunda romanya tamamen ayrıldı.

bükreş’teki en önemli yüksek öğretim kurumları gheorge gheorghui-dej politeknik enstitüsü ve bükreş üniversitesi’dir. ayrıca, çok sayıda araştırma merkezi ile bilim ve sanat dallarında öğrenim veren yüksek okullar vardır.

îmâlat sanayii olarak, başta makina aletleri ve tarım makinaları, elektrik ve otomotiv donanımı, otobüs ve troleybüs yapımı sayılabilir.

brüksel

angelus
belçika’nın başkent idir. brüksel büyükşehrine bağlı 19 belediyenin (communes) toplam nüfusu 1.050.000’dir. büyükşehrin bir parçası haline gelmiş civar belediyelerin nüfusu ve gün içinde işleri için brüksel’e gelenlerin (brüksel’de çalışan nüfus) miktarı da göz önüne alındığında toplam efektif nüfusun birkaç milyona çıktığı hesaplanmaktadır.

avrupa birliği’nin 3 ana kurumu olan ab komisyonu , ab bakanlar konseyi ve avrupa parlamentosu içinde ilk ikisinin resmi organlarının büyük çoğunluğu brüksel’de yerleşiktir. sonuncusu avrupa parlamentosu ise strasbourg ile dönüşümlü olarak brüksel’de çalışmalarını yürütmektedir. bunlara bağlı ve bunlarla ilgili irili ufaklı yüzlerce kuruluş da dikkate alındığında brüksel, bu sebeplerden, ab veya avrupa başkenti olarak gösterilir. ayrıca nato merkez karargahı da brüksel’dedir.

nüfusun çoğunluğunun ana dili fransızca’dır (85-90%). brüksel kökenli veya brüksel’e flaman bölgesinden gelmiş ve flamanca (hollanda dilinin bir lehçesi) konuşan bir azınlık da bulunmaktadır. bu yönden brüksel (aslen bir flaman şehri olmasına rağmen) bir flaman denizinin ortasında bir fransız adası gibidir.

belçika vatandaşlığını edinmek diğer ab ülkelerine kıyasla çok daha kolay olduğu için 1960’lardan itibaren kaydadeğer bir yabancı kökenli nüfus da brüksel’e yerleşmiştir. başlangıçta genellikle vasıfsız göçmen işçi olarak gelen bu kuşak ve ardından ikinci ve üçüncü nesiller içinde, başta fas’lı araplar, ardından, aşağı yukarı denk sayıda, çoğu emirdağ, afyon kökenli türkler ve eski bir belçika sömürgesi olan kongo’lu afrikalılar, köken sıralamasında ilk üçü oluşturmaktadırlar. 1970’lerden itibaren özellikle ab resmi kurumlarının sağladığı iş imkanları nedeniyle yabancı kökenli nüfusa, ab ülkeleri kökenli ve daha kalifiye bir topluluk da eklenmiştir ve sayıları artmaktadır.

brüksel nüfusuna bu yollarla dahil olmuş yabancı kökenlilerin toplam nüfusun %28.5’ini oluşturduğu hesaplanmaktadır. istanbul ile benzerlikler arzeden bu süreç sonrasında son 30-40 yılda batı avrupa’da nüfus, kültür ve mimari yapısı brüksel kadar değişmiş kent yoktur denilebilir. bu süreç içinde bir gettolaşma da doğmuş, yerli brükselliler belli semtlerde ağırlıklarını muhafaza eder, buralara adeta ’çekilir’ken, faslı, türk ve zenci afrikalı semtleri ve bir ab kurumları ve çalışanları mahallesi oluşmuştur.

bratislava

angelus
slovakya cumhuriyetinin başkenti ve en büyük şehri.

avusturya’nın başkenti viyana’nın 50 km kadar doğusunda bulunan şehir yaklaşık 450.000 nüfusludur. tuna nehri kıyısında yer alan şehir hem avusturya’ya hem de macaristan’a sınırdır. dünyada bu şekilde iki devlete sınırı olan sadece iki tane başkent vardır. bratislava, parlamentosu, devlet binaları, üniversiteleri, müzeleri ve tiyatroları ile slovakya’nın siyasi ekonomik ve kültürel merkezidir. slovaklar, almanlar, macarlar, avustuyalılar, çekler ve yahudiler şehrin geçmişinde güçlü izler bırakmıştır. bratislava kozmopolit ruhunu hâlâ muhafaza etmektedir. şehir çok sayıda festivale ve ticari sergiye ev sahipliği yapmaktadır.

amsterdam

angelus
hollanda’nın başkentidir.

12. yüzyılda amstel ırmağının kıyısında bir balıkçı köyü olarak kurulan amsterdam, bugün hollanda’nın, kişi sayısı bakımından en büyük, külturel ve parasal yönden de en önemli kentidir. kentte 2005 sayımına göre 742,209 kişi yaşasa da, bu sayı çevresiyle birlikte 1,5 milyonu bulur.

amsterdam, çoğunlukla 17. yüzyıldan kalma yapılarıyla, avrupa’daki en tarihsel kent dokularından birini barındırır. kentin eski bölümü iç içe geçmiş ay biçimindeki kanallardan oluşur. bu kanalların iki yakasındaki tarihsel evlerin bir bölümü bugün ev olarak, gerisi de kamu ya da özel işyerleri olarak kullanılır.

müzeleriyle tanınan kentte, rijksmuseum ("devlet müzesi"), van gogh müzesi, stedelijk ("belediye") müzesi gibi önemli müzeler vardır. bunların yanısıra rembrandt evi, anne frank evi gibi daha çok gezginlere seslenen yerler de bulunur.

amsterdam aynı zamanda, tanınmış concertgebouworkest senfoni orkestrasını da barındırır.

genelevlerin olduğu "kırmızı işıklar" bölgesi ("red light district") ile daha çok tütünle karıştırılarak içilen esrarın satıldığı "kahvehane"ler ("coffee shop") kente gelenlerin ilgisini çeken yerler arasındadır.

paris

angelus
paris şu andaki adını 5. yy.’da alır ve romalılar’a karşı elde ettiği zaferin ardından frankların kralı merovenj hanedanından i. clovis 508 yılında paris’e yerleşerek burayı başkenti yapar. nehrin sağ kıyısına 6. yy.’dan itibaren bir kilisenin kurulduğu dikkat çeker: saint-gervais kilisesi (günümüzde hôtel de ville ’in arkasında bulunmaktadır. 9. yy.’da saint-gervais ve saint-germain-l’auxerrois kiliselerinin (günümüzde louvre’un yakınında bulunmaktadır) çevresinde koruma amaçlı duvarlar inşa edilmiştir. nehrin sol kıyısı 885 yılında vikingler tarafından tamamen yokedilmiştir. taht 987 yılında capet hanedanına geçti. paris, orleans şehri ile birlikte bu hanedanın kişisel serveti içinde yer alıyordu. bu hanedanın atası i. eudes şehri vikingler’e karşı savunmasıyla ünlenmiştir.

620 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol