osmanlının idare-i umumiye-i vialayat kanununu ile fransız idari yapısına geçerek mülki taksimata göre oluşturulan vilayetinin (il)inin merkezidir ki rumeli vilayeti adlandırılırdı. şu anda makedonya cumhuriyeti’nin ikinci büyük kentidir. pelagonya vadisinin güney bölümünde, yunanistan sınırı yakınında yer alır.bir dönem kayılar(kailar)buraya bağlı idi.
manastır ismi osmanlıca m-n-s-d-r olarak yazilir.doğrusu "manasdır" olarak yazılmalıdır.manasdır ismi sanılanın aksine monastiriden gelmez tam aksine manas destanından gelir. kayıların manas kültürü ile alakası vardır.hatta manastırın en önemli kazası olan kayıların ahalisi tip olarak kırgızlara daha yakındır. kulandıkları türkçedeki kelimeler çağatayca daki tete ağa vs kelimeliridir ki kırgızcada da vardır.makedonya cumhuriyeti’nin ikinci büyük kenti. pelagonya vadisinin güney bölümünde, yunanistan sınırı yakınında yer alır. bitola adı büyük bir olasılıkla, “manastır” anlamına obitel (bitel, bitola) sözcüğünden gelir.
makedonya cumhuriyetinin kuzey-batısında bir şehirdir. sahr dağı eteklerine kurulu ve pena nehri kenarındadır.
kalkandelen makedonya cumhuriyetinin ikinci büyük şehridir. yüzölçümü 1.080 kilometrekare olup denizden yüksekliği 468 metredir.
son yapılan sayımlarda nüfusu 180.654 kişi çıkmıştır. kalkandelen günümüzde iki üniversiteye ev sahipliği yapmaktadır. bunlardan birincisi kalkandelen devlet üniversitesidir (state universitiy of tetovo) ikincisi ise güney doğu avrupa üniversitesidir (sout east european universitiy)
günümüzde hatırı sayılır bir türk nüfusu yaşayan kalkandelende makedonlar ve arnavutlar bir arada yaşamaktadır. şehirde birçok osmanlı eseri halen sağlam olarak durmaktadır.
kalkandelen makedonya cumhuriyetinin ikinci büyük şehridir. yüzölçümü 1.080 kilometrekare olup denizden yüksekliği 468 metredir.
son yapılan sayımlarda nüfusu 180.654 kişi çıkmıştır. kalkandelen günümüzde iki üniversiteye ev sahipliği yapmaktadır. bunlardan birincisi kalkandelen devlet üniversitesidir (state universitiy of tetovo) ikincisi ise güney doğu avrupa üniversitesidir (sout east european universitiy)
günümüzde hatırı sayılır bir türk nüfusu yaşayan kalkandelende makedonlar ve arnavutlar bir arada yaşamaktadır. şehirde birçok osmanlı eseri halen sağlam olarak durmaktadır.
karadağ devletinin başkentidir. belediye sınırları 1,441 km²dir. kent nüfusu 137,000, kırsal kesim nüfusu ise 170,000 kadardır.
sırbistannin kuzeyinde yer alan bir şehir. novi sad voyvodinanin merkezi olan şehirdir.
sırbistan’nin güneyinde yer alan bir şehir. nişava ilinin merkezi olan şehirdir.
sırbitan’ın üçüncü büyük şehri olan niş’te büyük konstantin uluslararsı havaalanı ile niş üniversitesi bulunmaktadır. 13 fakülteden oluşan niş üniversitesinde yaklaşık 28.000 öğrencisi eğitim görmektedir. niş aynı zamanda sırbistan’ın önemli bir sanayi merkezidir.
sırbitan’ın üçüncü büyük şehri olan niş’te büyük konstantin uluslararsı havaalanı ile niş üniversitesi bulunmaktadır. 13 fakülteden oluşan niş üniversitesinde yaklaşık 28.000 öğrencisi eğitim görmektedir. niş aynı zamanda sırbistan’ın önemli bir sanayi merkezidir.
sırbistannın başkentidir. tuna ve sava nehirlerinin birleştiği platoda kurulmuştur. orta ve batı avrupa’yı ön asya ülkelerine bağlayan ana yollar belgraddan geçer. bu nedenle eskiden beri önemli bir yerleşim merkezidir. avrupa ve ön asya’nın endüstri ve ticaret bölgelerinin de kavşak noktası olması dolayısıyla önemlidir. ayrıca önemli tarihsel yolların kesişme noktasıdır.
paleolitik çağ yerleşmelerinin kalıntılarına rastlanan kent, kalemegdan (kalemeydan) burnu üzerindeki eski kalenin çevresinde gelişti. keltlerin iö 4.yy.da kurduğu ilk kale romalılarca sigidinum adıyla anılır. kale kavimler göçü sırasında istilalara uğradı, 422 yılında hunların daha sonra da ostrogotların saldırılarıyla harab oldu. 6. yyda 1.justinianus tarafından etrafına sur çektirilerek onarıldı. aynı yüzyılda avarlar ve slavlar şehre hakim oldular, ama bizanslılar şehri geri aldılar. 9. yy.da şehir belgrad adını aldı. haçlı seferleri sırasında uğrak yeri oldu ve haçlılar tarafından tahrip edildi. sonraki dönemlerde de sırp, macar ve bulgarlar arasında el değiştirdi. sırp kralı stephan duşan 1354’de şehri zaptetti.
1389 kosova muharebesinden sonra osmanlıların nüfuz sahasına giren sırp devleti, başkentini belgrad’a nakletti (1404). ancak artan osmanlı baskısıyla şehir macarlara bırakıldı.
osmanlılar belgrad’ı ilk kez ii. murat zamanında (1441) kuşattılar. ancak ii. murat’ın da katıldığı altı ay süren kuşatma başarılı olmadı. belgrad ikinci kez fatih sultan mehmet tarafından 1456’da kuşatıldı. vidindeki osmanlı donanması belgrad önlerine geldi. ancak ordunun yağmaya erken başlaması ve dağınık olması yüzünden başarı sağlanamadı. osmanlı ordusu geri çekildi ve kuşatma kaldırıldı.
2. belgrad seferi kanuni dönemindedir. kanuni sultan süleyman, 1 ağustos 1521de belgrad önlerindeki ordugâha geldi. günlerce süren savaştan sonra 8 ağustosta belgrad alındı. kanuni 30 ağustosta belgrad’a girdi ve şehrin en büyük kilisesini camiye çevirdi. ayrıca belgrad’ın imarını emretti. osmanlı hâkimiyetindeki belgrad, 16. ve 17. yüzyıllarda giderek gelişti, aynı zamanda önemli bir askeri üs ve ticaret merkezi oldu.
2. viyana kuşatması yenilgisini fırsat bilen avusturyalılar belgrad’a kadar ilerlediler ve osmanlıların toparlanmasına fırsat vermeden şehri kuşattılar. belgrad kalesi 8 eylül 1688’de avusturya’nın eline geçti. osmanlıların yoğun baskısıyla şehir geri alındıysa da tahribatın boyutları çok büyüktü. osmanlı kısa sürede şehri imar ettiyse de 1717-1739 ve 1789-1791 yılları arasındaki avusturya saldırıları ile yeniden tahrip edilmiştir. belgrad dönem dönem avusturyaya (pasarofça antlaşması), dönem dönem de osmanlı hâkimiyetine girmiştir (ziştovi antlaşması).
18. yy.da şehir bir sınır kalesi olduktan sonra, yamak denilen yeniçeriler belgrad’a muhafız olarak konulmuştu. bunların müslüman ve hristiyan halka karşı kötü davranmaları sırp ayaklanmasının sebeplerindendi. ayrıca bu yeniçerilerden türeyen dayılar halkı rahatsız etmekteydi. nihayet sırplar kara yorgi önderliğinde tarihe sırp isyanı diye geçen isyanı başlattılar. rusların desteklediği kara yorgi 13 aralık 1806’da belgrad’a girdi. 1812’de osmanlılar sırbistan’ı tanıdıysa da 1813 de rusya’nın napolyonla savaşmasından yararlanarak belgrad’ı yeniden aldı.
1521’de kanuni döneminde osmanlı topraklarına katılan belgrad 1878, belgrad antlaşmasına kadar osmanlı’da kaldı. bu tarihten sonra sırbistan istiklalini kazandı ve belgrad başkent oldu. bugün hâlâ belgrad’da türk tarihinin ve kültürünün izlerini görmek mümkündür. osmanlılardan kalma bayraklı camii bugün hala belgarddaki müslümanlara hizmet vermektedir.
belgrad, 1. dünya savaşında avusturya’nın işgaline uğradıysa da sırpların mücadelesiyle sırbistan’a başkentlik yapmayı sürdürdü. 2. dünya savaşında üç gün devam eden ve 20.000 sivilin ölümüne neden olan alman hava bombardımanı şehri harap etti. 1944’de yugoslav partizanların yardımıyla talbuhin’in sovyet birlikleri tarafından kurtarıldı.
2. dünya savaşından sonra sanayileşme nedeniyle kırsal kesimden aldığı göçle nüfusu hızla arttı. günümüzde kentte oturanların çoğu sırptır, en büyük azınlıklar hırvatlar ve karadağlılardır.
belgrad günümüzde bir sanayi merkezidir. makine aletleri, motorlu araçlar, elektrik donanımı, dokuma ve yapı malzemeleri üretilir. yugoslavya’nın en büyük ticaret merkezi olarak dış ticaretin yarıdan fazlasını elinde tutar.
paleolitik çağ yerleşmelerinin kalıntılarına rastlanan kent, kalemegdan (kalemeydan) burnu üzerindeki eski kalenin çevresinde gelişti. keltlerin iö 4.yy.da kurduğu ilk kale romalılarca sigidinum adıyla anılır. kale kavimler göçü sırasında istilalara uğradı, 422 yılında hunların daha sonra da ostrogotların saldırılarıyla harab oldu. 6. yyda 1.justinianus tarafından etrafına sur çektirilerek onarıldı. aynı yüzyılda avarlar ve slavlar şehre hakim oldular, ama bizanslılar şehri geri aldılar. 9. yy.da şehir belgrad adını aldı. haçlı seferleri sırasında uğrak yeri oldu ve haçlılar tarafından tahrip edildi. sonraki dönemlerde de sırp, macar ve bulgarlar arasında el değiştirdi. sırp kralı stephan duşan 1354’de şehri zaptetti.
1389 kosova muharebesinden sonra osmanlıların nüfuz sahasına giren sırp devleti, başkentini belgrad’a nakletti (1404). ancak artan osmanlı baskısıyla şehir macarlara bırakıldı.
osmanlılar belgrad’ı ilk kez ii. murat zamanında (1441) kuşattılar. ancak ii. murat’ın da katıldığı altı ay süren kuşatma başarılı olmadı. belgrad ikinci kez fatih sultan mehmet tarafından 1456’da kuşatıldı. vidindeki osmanlı donanması belgrad önlerine geldi. ancak ordunun yağmaya erken başlaması ve dağınık olması yüzünden başarı sağlanamadı. osmanlı ordusu geri çekildi ve kuşatma kaldırıldı.
2. belgrad seferi kanuni dönemindedir. kanuni sultan süleyman, 1 ağustos 1521de belgrad önlerindeki ordugâha geldi. günlerce süren savaştan sonra 8 ağustosta belgrad alındı. kanuni 30 ağustosta belgrad’a girdi ve şehrin en büyük kilisesini camiye çevirdi. ayrıca belgrad’ın imarını emretti. osmanlı hâkimiyetindeki belgrad, 16. ve 17. yüzyıllarda giderek gelişti, aynı zamanda önemli bir askeri üs ve ticaret merkezi oldu.
2. viyana kuşatması yenilgisini fırsat bilen avusturyalılar belgrad’a kadar ilerlediler ve osmanlıların toparlanmasına fırsat vermeden şehri kuşattılar. belgrad kalesi 8 eylül 1688’de avusturya’nın eline geçti. osmanlıların yoğun baskısıyla şehir geri alındıysa da tahribatın boyutları çok büyüktü. osmanlı kısa sürede şehri imar ettiyse de 1717-1739 ve 1789-1791 yılları arasındaki avusturya saldırıları ile yeniden tahrip edilmiştir. belgrad dönem dönem avusturyaya (pasarofça antlaşması), dönem dönem de osmanlı hâkimiyetine girmiştir (ziştovi antlaşması).
18. yy.da şehir bir sınır kalesi olduktan sonra, yamak denilen yeniçeriler belgrad’a muhafız olarak konulmuştu. bunların müslüman ve hristiyan halka karşı kötü davranmaları sırp ayaklanmasının sebeplerindendi. ayrıca bu yeniçerilerden türeyen dayılar halkı rahatsız etmekteydi. nihayet sırplar kara yorgi önderliğinde tarihe sırp isyanı diye geçen isyanı başlattılar. rusların desteklediği kara yorgi 13 aralık 1806’da belgrad’a girdi. 1812’de osmanlılar sırbistan’ı tanıdıysa da 1813 de rusya’nın napolyonla savaşmasından yararlanarak belgrad’ı yeniden aldı.
1521’de kanuni döneminde osmanlı topraklarına katılan belgrad 1878, belgrad antlaşmasına kadar osmanlı’da kaldı. bu tarihten sonra sırbistan istiklalini kazandı ve belgrad başkent oldu. bugün hâlâ belgrad’da türk tarihinin ve kültürünün izlerini görmek mümkündür. osmanlılardan kalma bayraklı camii bugün hala belgarddaki müslümanlara hizmet vermektedir.
belgrad, 1. dünya savaşında avusturya’nın işgaline uğradıysa da sırpların mücadelesiyle sırbistan’a başkentlik yapmayı sürdürdü. 2. dünya savaşında üç gün devam eden ve 20.000 sivilin ölümüne neden olan alman hava bombardımanı şehri harap etti. 1944’de yugoslav partizanların yardımıyla talbuhin’in sovyet birlikleri tarafından kurtarıldı.
2. dünya savaşından sonra sanayileşme nedeniyle kırsal kesimden aldığı göçle nüfusu hızla arttı. günümüzde kentte oturanların çoğu sırptır, en büyük azınlıklar hırvatlar ve karadağlılardır.
belgrad günümüzde bir sanayi merkezidir. makine aletleri, motorlu araçlar, elektrik donanımı, dokuma ve yapı malzemeleri üretilir. yugoslavya’nın en büyük ticaret merkezi olarak dış ticaretin yarıdan fazlasını elinde tutar.
venezuelanın kuzeydoğusunda bir şehir. nüfusu 257.821 kişidir (1 ocak 2005).
venezuela eyaleti sucrenin başkenti olan cumaná, karayib denizinin sahilinde, manzanares nehri kıyısında bir limandır.
şehir, 1520 yılında ispanyol kaşifler tarafından kurulur ve avrupalıların güney amerikadaki ilk daimi yerleşimidir. depremler şehri çok kez, özellikle 1766, 1797 ve 1929da yıkmıştır.
cumaná, modern donanımıyla yükleme ve boşaltma işini yerine getiren doğal bir limana sahiptir. temel ihraç ürünleri, kahve, tütün, şeker kamışıdır. şehirde, mobilya ve tekstil fabrikaları ile çok sayıda sigara imalathanesi konuşlanmıştır. cumaná ayrıca, 1958 yılında kurulan universidad de oriente adlı bir üniversiteye sahiptir.
şehrin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri, özgürlük savaşçısı antonio josé de sucre olup, simon bolivarın yakın bir silah arkadaşıdır.
venezuela eyaleti sucrenin başkenti olan cumaná, karayib denizinin sahilinde, manzanares nehri kıyısında bir limandır.
şehir, 1520 yılında ispanyol kaşifler tarafından kurulur ve avrupalıların güney amerikadaki ilk daimi yerleşimidir. depremler şehri çok kez, özellikle 1766, 1797 ve 1929da yıkmıştır.
cumaná, modern donanımıyla yükleme ve boşaltma işini yerine getiren doğal bir limana sahiptir. temel ihraç ürünleri, kahve, tütün, şeker kamışıdır. şehirde, mobilya ve tekstil fabrikaları ile çok sayıda sigara imalathanesi konuşlanmıştır. cumaná ayrıca, 1958 yılında kurulan universidad de oriente adlı bir üniversiteye sahiptir.
şehrin yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri, özgürlük savaşçısı antonio josé de sucre olup, simon bolivarın yakın bir silah arkadaşıdır.
bir güney amerika ülkesi olan venezuelanın başkentidir.
kent, ülkenin kuzeyinde, yakınındaki karayip denizinden yükseklikleri 2130 metreye dek çıkan dağlarla ayrılan ve iki yanındaki dağların arasında kıvrılarak ilerleyen dar bir ovada yeralır. karakasın denizden yüksekliği 750 ile 900 metre arasında değişir.
kent içinde (libertador department bölgesinde) 2004 sayımına göre 1.9 milyon kişi yaşasa da, bu sayı çevresindeki varoşlarla birlikte 5.1 milyonu bulur.
karakas, 1567de santiago de león de caracas adıyla ispanyol sömürgeci diego de losada tarafından kurulmuştur.
kent, ülkenin kuzeyinde, yakınındaki karayip denizinden yükseklikleri 2130 metreye dek çıkan dağlarla ayrılan ve iki yanındaki dağların arasında kıvrılarak ilerleyen dar bir ovada yeralır. karakasın denizden yüksekliği 750 ile 900 metre arasında değişir.
kent içinde (libertador department bölgesinde) 2004 sayımına göre 1.9 milyon kişi yaşasa da, bu sayı çevresindeki varoşlarla birlikte 5.1 milyonu bulur.
karakas, 1567de santiago de león de caracas adıyla ispanyol sömürgeci diego de losada tarafından kurulmuştur.
romalilar tarafindan bulunmus ve bircok farkli kulture ev sahipligi yapmistir. bolgeye romalilar, vizigotlar, morslar ve aragonlar goc ederek sehri ekonomik ve kulturel olarak zenginlestirmislerdir.
1094 de rodrigo díaz de vivar (el cid campeador diye adlandirilan) hristiyanlik adina valencia yi fethetti. fakat sehir daha sonra 1102 de almovaridlerin eline gecti. hemen arkasindan mors egemenliginde olan sehir 1238 yilinda aragonlu james i tarafindan ele gecirildi ve valencia kralligi kuruldu.
15. ve 16. yy boyunca valencia akdeniz kiyilari boyunca en buyuk ve en onemli ticaret merkezi haline geldi. bu donem valencia’nin hem ticari hem de sanatsal anlamda altin cagini olusturur. joanot martorell ( tirant lo blanc yazari , avrupa’da ilk modern roman), ausias march, roig de corella, isabel de villena, jordi de sant jordi and jaume roig gibi sanatkarlar bu doneme damgalarini vurdular.
ispanya savasi boyunca valencia avusturya arsidukunun yaninda yer aldi ve 1707 nisaninda gerceklesen almansa savasi zaferiyle birlikte philip v tum imtiyazlari kaldirdi. 1874 de alfonso xii kuzey valencia krali olarak ilan edildi.
demokrasi tekrardan yapilandirildiginda valencia bolgesi ozerklik kazandi. valencia zenginleserek ve cesitli konularda geliserek ispanya’nin hem kulturel hem ekonomik acidan en onemli sehirlerinden biri oldu.
1094 de rodrigo díaz de vivar (el cid campeador diye adlandirilan) hristiyanlik adina valencia yi fethetti. fakat sehir daha sonra 1102 de almovaridlerin eline gecti. hemen arkasindan mors egemenliginde olan sehir 1238 yilinda aragonlu james i tarafindan ele gecirildi ve valencia kralligi kuruldu.
15. ve 16. yy boyunca valencia akdeniz kiyilari boyunca en buyuk ve en onemli ticaret merkezi haline geldi. bu donem valencia’nin hem ticari hem de sanatsal anlamda altin cagini olusturur. joanot martorell ( tirant lo blanc yazari , avrupa’da ilk modern roman), ausias march, roig de corella, isabel de villena, jordi de sant jordi and jaume roig gibi sanatkarlar bu doneme damgalarini vurdular.
ispanya savasi boyunca valencia avusturya arsidukunun yaninda yer aldi ve 1707 nisaninda gerceklesen almansa savasi zaferiyle birlikte philip v tum imtiyazlari kaldirdi. 1874 de alfonso xii kuzey valencia krali olarak ilan edildi.
demokrasi tekrardan yapilandirildiginda valencia bolgesi ozerklik kazandi. valencia zenginleserek ve cesitli konularda geliserek ispanya’nin hem kulturel hem ekonomik acidan en onemli sehirlerinden biri oldu.
región de murcianın beldediyelerinden biridir ve ispanyanın güneydoğu akdeniz kıyılarına sahiptir.
sevilladan sonraki en büyük ikinci endülüs şehridir. endülüsün güneyinde yer alan bir liman şehridir.
ispanyanın endülüs eyaletinde bulunan bir şehirdir. endülüs emevilerinden kalan el hamra sarayı ile ünlüdür.
2004 itibarı ile şehir merkezinde nüfus yaklaşık 250.000, tüm ilde ise 500.000dir.
2004 itibarı ile şehir merkezinde nüfus yaklaşık 250.000, tüm ilde ise 500.000dir.
ispanyanın endülüs eyletinde bir şehir ve il. türkçede kurtuba adı ile de bilinir. tüm ilin nüfusu 2003 itibarı ile 320.000 civarındadır.
uzun süre endülüs emevilerinin egemenliğinde kalan şehirde en önemli mimari eser, kurtuba camisidir. katolik ispanyolların şehri yeniden ele geçirmesinden sonra kiliseye çevrilen ve günümüzde hala katedral olarak kullanılmakta olan yapı, yapılan bir miktar tahribata karşın hâla pek çok özelliğini korumaktadır.
uzun süre endülüs emevilerinin egemenliğinde kalan şehirde en önemli mimari eser, kurtuba camisidir. katolik ispanyolların şehri yeniden ele geçirmesinden sonra kiliseye çevrilen ve günümüzde hala katedral olarak kullanılmakta olan yapı, yapılan bir miktar tahribata karşın hâla pek çok özelliğini korumaktadır.
ispanyanın kuzeyinde, bask ülkesi otonom bölgesinin (país de vasco/euskadi) en büyük şehri ve biskay (vizcaya/bizkaia) ilinin merkezidir.
şehirde 2004 yılı verilerine göre 350,000 kişi yaşamaktadır ve bask ülkesinin nüfusunun yaklaşık yarısının yaşadığı gran bilbao (büyük bilbaonun) ekonomik ve endüstri açısından en aktif kısmıdır. gran bilbao’nun 946,829 kişilik nüfusu nervion nehri boyunca yerleşmiştir. bu nehrin kıyısında sanayi devrimi sırasında bölgeye refah getiren sayısız fabrika ve işyeri de bulunmaktadır.
şehirde 2004 yılı verilerine göre 350,000 kişi yaşamaktadır ve bask ülkesinin nüfusunun yaklaşık yarısının yaşadığı gran bilbao (büyük bilbaonun) ekonomik ve endüstri açısından en aktif kısmıdır. gran bilbao’nun 946,829 kişilik nüfusu nervion nehri boyunca yerleşmiştir. bu nehrin kıyısında sanayi devrimi sırasında bölgeye refah getiren sayısız fabrika ve işyeri de bulunmaktadır.
irlandanın connacht ilinin başlıca kenti ve galway ilçesinin merkezidir. şehir irlandanın batı kıyısında bulunmaktadır. irlanda dilinde şehir cathair na gaillimhe ("galway şehri") diye de anılmaktadır.
şehir adını dún bhun na gaillimhe adı verilen ilk yerleşim bölgesinin batı sınırını oluşturan gaillimh ırmağından (corrib ırmağı) ya da ırmağın ağzındaki kaleden almıştır. gaillimh kelimesi "taşlık yer" anlamına gelir. şehre verilen takma ad ise kabileler şehridir (the city of the tribes). çünkü normanların irlandada hüküm sürdüğü dönemde şehir 14 tüccar aile 14 tüccar aile[›] (ya da cromwell zamanında küçük düşürücü anlamda kullanıldığı üzere "kabile"). bu tüccar aileler kendilerini ingiliz soylularından saydıkları için büyük britanya kralına sadıktılar.
şehir nüfusu nisan 2006 sayımına göre 71,983dir.nüfus[›] bu nüfus ile irlanda cumhuriyetinin üçüncü büyük şehridir.
şehir adını dún bhun na gaillimhe adı verilen ilk yerleşim bölgesinin batı sınırını oluşturan gaillimh ırmağından (corrib ırmağı) ya da ırmağın ağzındaki kaleden almıştır. gaillimh kelimesi "taşlık yer" anlamına gelir. şehre verilen takma ad ise kabileler şehridir (the city of the tribes). çünkü normanların irlandada hüküm sürdüğü dönemde şehir 14 tüccar aile 14 tüccar aile[›] (ya da cromwell zamanında küçük düşürücü anlamda kullanıldığı üzere "kabile"). bu tüccar aileler kendilerini ingiliz soylularından saydıkları için büyük britanya kralına sadıktılar.
şehir nüfusu nisan 2006 sayımına göre 71,983dir.nüfus[›] bu nüfus ile irlanda cumhuriyetinin üçüncü büyük şehridir.
akdenize kıyısı olan, aynı zamanda 376.700 kişilik nüfusuyla israilin en kalabalık şehridir. isim ibranice baharın tepesi anlamına gelir.
israilin kuzeyinin en büyük şehri ve ülkenin üçüncü büyük şehridir.
israilde yoğun olarak arap nüfus barındıran bir kenttir. kutsal kitaplarda (ahd-i atik, tevrat) adı geçmiştir. ibraniler, romalılar, araplar,haçlılar, osmanlılar hayfayı yönetimlerinde tutmuşlardır.
kavalalı mehmet ali paşanın kenti tekrar ele geçirmesi öncesinde hayfa 1799da napolyon bonapart tarafından da işgal edilmiştir.
kutsal kitaplarda geçen kermil dağı hayfadadır. bu dağda hıristiyanlık, müslümanlık -ve son olarak bahailik- için kutsal bir kalıntı olan ilyas peygamberin mağarası vardır.
ayrıca bu dağ yamaçlarında bahai dininin dünya merkezi ile güzelliğiyle tanınmış bahçeleri ve terasları vardır.
israilde yoğun olarak arap nüfus barındıran bir kenttir. kutsal kitaplarda (ahd-i atik, tevrat) adı geçmiştir. ibraniler, romalılar, araplar,haçlılar, osmanlılar hayfayı yönetimlerinde tutmuşlardır.
kavalalı mehmet ali paşanın kenti tekrar ele geçirmesi öncesinde hayfa 1799da napolyon bonapart tarafından da işgal edilmiştir.
kutsal kitaplarda geçen kermil dağı hayfadadır. bu dağda hıristiyanlık, müslümanlık -ve son olarak bahailik- için kutsal bir kalıntı olan ilyas peygamberin mağarası vardır.
ayrıca bu dağ yamaçlarında bahai dininin dünya merkezi ile güzelliğiyle tanınmış bahçeleri ve terasları vardır.
israilin kuzeyinde akdeniz kıyısında bir şehirdir. nüfusu 45.000 civarıdır (2003). müslüman arap, dürzi, hıristiyanlar ile yahudilerin birlikte yaşadıkları bir şehirdir.
akko, batı dilleri ile ibranicedeki isimleridir (helenistik dönemde ptolemais ya da antiochia ptolemais). şehir, mısır firavunu tutmose iii (m.ö.1504-1450) zamanından başlayarak, dünya tarihinde sürekli olarak yerleşilmiş en eski yerlerden biridir. eski çağlarda kenan halkı ve ibraniler tarafından kullanılmış; eski yunan, roma, arap, haçlı ve 1517de yavuz sultan selimin fethinden itibaren 1918e kadar osmanlı türk hakimiyetine girmiş, israilin kuruluşuna kadar da ingilizlerin denetiminde kalmıştır. napolyon, 1799da kaleyi kuşatmış, ancak ele geçirmeyi başaramamıştır.
akkayı çevreleyen kalın savunma duvarları, cezzar ahmed paşa tarafından inşa edilmiştir.
akko, batı dilleri ile ibranicedeki isimleridir (helenistik dönemde ptolemais ya da antiochia ptolemais). şehir, mısır firavunu tutmose iii (m.ö.1504-1450) zamanından başlayarak, dünya tarihinde sürekli olarak yerleşilmiş en eski yerlerden biridir. eski çağlarda kenan halkı ve ibraniler tarafından kullanılmış; eski yunan, roma, arap, haçlı ve 1517de yavuz sultan selimin fethinden itibaren 1918e kadar osmanlı türk hakimiyetine girmiş, israilin kuruluşuna kadar da ingilizlerin denetiminde kalmıştır. napolyon, 1799da kaleyi kuşatmış, ancak ele geçirmeyi başaramamıştır.
akkayı çevreleyen kalın savunma duvarları, cezzar ahmed paşa tarafından inşa edilmiştir.
kuzey grönlandın tek şehiri, 5 tane köy bulunmaktadır 1 ocak 2005te nüfusu 850 kişi olarak belirlenmiştir.
danimarkaya bağlı özerk bir bölge olan grönlandın başkentidir. grönlanda özerkliğin tanındığı 1979 yılında adı nuuka çevrilmesine karşın, godthåb bugün de danca ile norveççede kullanılır.
1728 yılında norveçli misyoner hans egede tarafından "iyi umut" anlamına gelen godthåb adıyla kuruldu. bununlar birlikte, kentin kurulduğu alanda daha önceleri inuit (eskimo) yerleşimleri olduğu bilinmektedir.
kentte grönland üniversitesi bulunur. (ilisimatusarfik)
1728 yılında norveçli misyoner hans egede tarafından "iyi umut" anlamına gelen godthåb adıyla kuruldu. bununlar birlikte, kentin kurulduğu alanda daha önceleri inuit (eskimo) yerleşimleri olduğu bilinmektedir.
kentte grönland üniversitesi bulunur. (ilisimatusarfik)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?