gürcistan’ın ikinci büyük kentidir. ülkenin batı bölümünde, imeret bölgesinde yer alır ve bu bölgenin en büyük kentidir. tiflise uzaklığı yaklaşık 221 kilometredir. nüfusu 185.965’dir (2002).
kutayıs, rion irmağı’nın her iki yakasında kuruludur. kentin deniz seviyesinden yüksekliği 125-300 metredir. kent, doğu ve kuzeydoğudan imeret dağları’nın etekleriyle çevirilidir. kuzeyinde samgurel düzlüğü, batısında ve güneyinde de kolhet ovası yer alır.
acaristan özerk cumhuriyetinde bulunan bir kasabadır. batum’a 42 kilometre uzaklıktadır.
keda kasabası, aynı adlı ilçenin merkezidir. keda ilçesinde 60 köy vardır ve ilçenin alanı 452 km²’dir. nüfusu 20.024 (2002).
ilçede pekçok tarihsel kalıntı vardır. mahuntset, zesopel ve namonastrev’deki ortaçağdan kalma ortodoks kiliseleri, tzonaris ve dandalo’daki köprüler önemlidir.
keda kasabası, aynı adlı ilçenin merkezidir. keda ilçesinde 60 köy vardır ve ilçenin alanı 452 km²’dir. nüfusu 20.024 (2002).
ilçede pekçok tarihsel kalıntı vardır. mahuntset, zesopel ve namonastrev’deki ortaçağdan kalma ortodoks kiliseleri, tzonaris ve dandalo’daki köprüler önemlidir.
gürcüstan’ın şida kartli (iç kartli) bölgesinde bulunan bir sanayi kentidir. kent, ünlü gürcü kralı kurucu davit (1089-1125) tarafından kurulmuştur. nüfusu 60.000’dir.
gori, kura’nın (mtkvari) bir kolu olan liahvi nehri üzerinde kuludur. kent, 1920 depreminde büyük hasar görmüştür. sovyetler birliği lideri stalin, 1878 yılında burada doğdu. doğduğu ev, bugün kendi adını taşıyan bir müzedir. bu müzede ayrıca, stalinin özel vagonu bulunmaktadır. kente hâkim konumdaki goristsihe (gori kalesi), ortaçağdan kalmıştır.
gori, kura’nın (mtkvari) bir kolu olan liahvi nehri üzerinde kuludur. kent, 1920 depreminde büyük hasar görmüştür. sovyetler birliği lideri stalin, 1878 yılında burada doğdu. doğduğu ev, bugün kendi adını taşıyan bir müzedir. bu müzede ayrıca, stalinin özel vagonu bulunmaktadır. kente hâkim konumdaki goristsihe (gori kalesi), ortaçağdan kalmıştır.
gürcüstan’ın kuzeybatı kesiminde, abhazya bölgesinde bir kenttir ve aynı adlı ilçenin yönetsel merkezidir. nüfusu yaklaşık 21.000’dir (1991). karadeniz kıyısında önemli bir turizm merkezi olan kentin adı, ilk kez 14. yüzyıldaki kaynaklarda geçer. gagra, ortaçağda gürcüstan’ın önemli limanlarından biriydi. gürcüstan’ın rusya tarafından ilhak edilmesinden sonra çarlık yönetimi burada bir kale yaptırarak garnizon haline getirdi.
gagra’da demiryolu istasyonu, kaplıca tedavi merkezi ve küçük işletmeler vardır. gagra, 1990’ların başından itibaren, ayrılıkçı bir abhaz yönetiminin oluşmasını sağlayan ve böylece bölgeyi fiilen denetimi altında tutan rusların tatil merkezi haline gelmiştir.
gagra’da demiryolu istasyonu, kaplıca tedavi merkezi ve küçük işletmeler vardır. gagra, 1990’ların başından itibaren, ayrılıkçı bir abhaz yönetiminin oluşmasını sağlayan ve böylece bölgeyi fiilen denetimi altında tutan rusların tatil merkezi haline gelmiştir.
gürcistan’da, başkent tiflis’e yaklaşık 85 kilometre uzaklıkta bulunan bir kasaba ve sit alanıdır. kvemo kartli bölgesinde, maşavera irmağı vadisinde yer alır. dmanisi, ortaçağda bizans, ermenistan ve iran’a açılan ticaret yolu üzerinde kurulmuştur.
dmanisi kalıntılarında ilk kazı çalışmaları 1936’da başlatıldı ve 1960’lara kadar sürdürüldü. gürcü paleontolog prof. a. vekua, 1983’te dicerorhinus etruscus etruscus’a ait dişler ortaya çıkardı. villafranchian faunasının tipik bir örneği olan bu tür, pleyistosen dönemine aitti. 1984’te ayrıca taş aletler ortaya çıkarıldı. 1991’de kazılara alman bir arkeolog da katıldı. almanya, abd, fransa ve ispanya’dan yeni kişilerin katılımıyla dmanisi’deki kazı çalışmaları, gürcistan bilimler akademisi gözetiminde uluslararası araştırma projesi haline geldi. 1999 ve 2001’de dmanisi’de, daha sonra homo georgicus olarak adlandırılan insangiller fosillerinin kafatasları bulundu.
dmanisi kalıntılarında ilk kazı çalışmaları 1936’da başlatıldı ve 1960’lara kadar sürdürüldü. gürcü paleontolog prof. a. vekua, 1983’te dicerorhinus etruscus etruscus’a ait dişler ortaya çıkardı. villafranchian faunasının tipik bir örneği olan bu tür, pleyistosen dönemine aitti. 1984’te ayrıca taş aletler ortaya çıkarıldı. 1991’de kazılara alman bir arkeolog da katıldı. almanya, abd, fransa ve ispanya’dan yeni kişilerin katılımıyla dmanisi’deki kazı çalışmaları, gürcistan bilimler akademisi gözetiminde uluslararası araştırma projesi haline geldi. 1999 ve 2001’de dmanisi’de, daha sonra homo georgicus olarak adlandırılan insangiller fosillerinin kafatasları bulundu.
gürcüstan’da, aynı adlı ilçenin yönetim merkezi olan kent ve dinlenme merkezidir. nüfusu 9.900dür (2002).
borcomi-haragauli ulusal parkı’nın doğu ucunda, borcomi vadisinde yer alır. kent, günümüzde gürcüstan’ın başta gelen ihraç ürünü olan maden suyu endüstrisiyle ünlüdür. borcomi-haragauli ulusal parkı, dünyanın koruma altına alınan yerlerinden biridir.
borcomi-haragauli ulusal parkı’nın doğu ucunda, borcomi vadisinde yer alır. kent, günümüzde gürcüstan’ın başta gelen ihraç ürünü olan maden suyu endüstrisiyle ünlüdür. borcomi-haragauli ulusal parkı, dünyanın koruma altına alınan yerlerinden biridir.
gürcüstan’ın güneyinde, kvemo kartli yönetim bölgesinde bulunan bir kenttir.
kasaba, 1818 yılında alman kolonyalist aileler tarafından kuruldu. o zamanki adı katharinenfeld idi. kasaba, 1921’de kızıl ordu tarafından ele geçirildi. rosa luxemburg’un anısına luxemburg olarak adlandırıldı. 1941’de, gürcülerle evlilik yoluyla akrabalıkları olmayan bütün almnalar sibirya ve kazakistan’a sürüldü. 1944’te, kasabanın adı yeniden bolnisi oldu.
başlıca ekonomik uğraşı tarım olan bolnisi yöresindeki ratevani köyünde altın madeni bulunur. gürcüstan’ın en eski kiliselerin bulunduğu yerlerden biri bolnisi’dir. bolnisi sioni 4. yüzyılda kurulmuştur. yapamında kullanılan taşlarda pagan dönemine ait figürler bulunur. yapının özgün damı yıkılmış, yerine yenisi yapılmıştır.
kasaba, 1818 yılında alman kolonyalist aileler tarafından kuruldu. o zamanki adı katharinenfeld idi. kasaba, 1921’de kızıl ordu tarafından ele geçirildi. rosa luxemburg’un anısına luxemburg olarak adlandırıldı. 1941’de, gürcülerle evlilik yoluyla akrabalıkları olmayan bütün almnalar sibirya ve kazakistan’a sürüldü. 1944’te, kasabanın adı yeniden bolnisi oldu.
başlıca ekonomik uğraşı tarım olan bolnisi yöresindeki ratevani köyünde altın madeni bulunur. gürcüstan’ın en eski kiliselerin bulunduğu yerlerden biri bolnisi’dir. bolnisi sioni 4. yüzyılda kurulmuştur. yapamında kullanılan taşlarda pagan dönemine ait figürler bulunur. yapının özgün damı yıkılmış, yerine yenisi yapılmıştır.
karadeniz kıyısında, artvinden hemen sonra bulunan ve halen acaristan özerk cumhuriyetinin başkenti olan tarihi, turistik bir liman şehridir. nüfusu 121.806’dır (2002). yaz aylarında bu nüfus 400.000i bulmaktadır.
batum, transkafkasya demiryolu’nun ve bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir. türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve astropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir. petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. şehir, acaristanın önemli turizm merkezlerinden de biridir.
batum’un eski yunan kolonisi olarak batis adıyla kurulduğunu sanılır. ortaçağa değin çeşitli bölgesel yönetimlerin hakimiyetinde olan şehir, 16. yüzyılda osmanlılar tarafından fethedildi. 1877-1878 osmanlı-rus savaşı’nda çarlık rusya tarafından işgal edildi. ayastefanos ve berlin antlaşmalarıyla şehir rusya’ya bırakıldı. birinci dünya savaşı’ndan sonra rusya’nın bölgeden çekilmesiyle şehir brest-litovsk antlaşması uyarınca osmanlı devleti’ne geri verildi ve bağımsız bir sancak merkezi oldu. mondros mütarekesi uyarınca önce ingilizlere, sonra gürcülere bırakıldı. misak-ı milli sınırları içerisinde olan şehrin kurtarılması amacıyla milli mücadele hükümeti kuvvetleri bir ara batum’a girdiyse de çekilmek zorunda kaldı. bu arada, akif sümer, ahmet fevzi erdem, ali rıza acara, imamzade edip dinç ve hahutzade ahmet nuri efendi, birinci dönem türkiye büyük millet meclisi’ne batum milletvekilleri olarak katıldılar. batum, moskova antlaşması ve nihayet kars antlaşması sonucunda, özerk bir yönetim sağlanması koşuluyla sovyet gürcistanı’na bırakıldı. bu çerçevede kurulan acaristan özerk cumhuriyetinin yönetim merkezi oldu.
gürcistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra acaristan yönetiminin başına aslan abaşidze geldi ve abaşidze batum’da ikamet ederek bölgeyi bir diktatör olarak yönetti. mayıs 2005’te abaşidze iktidarı merkezi yönetimin girişimi ve halkta gerekli desteğin bulunmaması nedeniyle son buldu.
batum, nüfusunun çoğunluğu müslüman olan laz ve gürcülerden oluşur. bunun yanında diğer dinlerden olan nüfus da bulunmaktadır. halen bölgede merkezi yönetimin desteklediği yoğun bir hıristiyanlaştırma faaliyeti söz konusudur.
şehrin görülmeye değer yerleri arasında tarihi batum camii, acaristan müzesi, botanik bahçesi, karadeniz kıyısındaki akvaryum ve sirk sayılabilir.
batum, transkafkasya demiryolu’nun ve bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir. türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve astropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir. petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. şehir, acaristanın önemli turizm merkezlerinden de biridir.
batum’un eski yunan kolonisi olarak batis adıyla kurulduğunu sanılır. ortaçağa değin çeşitli bölgesel yönetimlerin hakimiyetinde olan şehir, 16. yüzyılda osmanlılar tarafından fethedildi. 1877-1878 osmanlı-rus savaşı’nda çarlık rusya tarafından işgal edildi. ayastefanos ve berlin antlaşmalarıyla şehir rusya’ya bırakıldı. birinci dünya savaşı’ndan sonra rusya’nın bölgeden çekilmesiyle şehir brest-litovsk antlaşması uyarınca osmanlı devleti’ne geri verildi ve bağımsız bir sancak merkezi oldu. mondros mütarekesi uyarınca önce ingilizlere, sonra gürcülere bırakıldı. misak-ı milli sınırları içerisinde olan şehrin kurtarılması amacıyla milli mücadele hükümeti kuvvetleri bir ara batum’a girdiyse de çekilmek zorunda kaldı. bu arada, akif sümer, ahmet fevzi erdem, ali rıza acara, imamzade edip dinç ve hahutzade ahmet nuri efendi, birinci dönem türkiye büyük millet meclisi’ne batum milletvekilleri olarak katıldılar. batum, moskova antlaşması ve nihayet kars antlaşması sonucunda, özerk bir yönetim sağlanması koşuluyla sovyet gürcistanı’na bırakıldı. bu çerçevede kurulan acaristan özerk cumhuriyetinin yönetim merkezi oldu.
gürcistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra acaristan yönetiminin başına aslan abaşidze geldi ve abaşidze batum’da ikamet ederek bölgeyi bir diktatör olarak yönetti. mayıs 2005’te abaşidze iktidarı merkezi yönetimin girişimi ve halkta gerekli desteğin bulunmaması nedeniyle son buldu.
batum, nüfusunun çoğunluğu müslüman olan laz ve gürcülerden oluşur. bunun yanında diğer dinlerden olan nüfus da bulunmaktadır. halen bölgede merkezi yönetimin desteklediği yoğun bir hıristiyanlaştırma faaliyeti söz konusudur.
şehrin görülmeye değer yerleri arasında tarihi batum camii, acaristan müzesi, botanik bahçesi, karadeniz kıyısındaki akvaryum ve sirk sayılabilir.
gürcüstan’ın güney kesiminde küçük kent. kura ırmağının sağ yakasında kuruludur. samtshe-cavaheti bölgesinde, ahalkalaki ile ahaltsihe arasında yer alır. aynı adlı ilçenin de idari merkezidir. nüfusu yaklaşık 3.200’dür.
aspindza, tedavi merkezleri olan kaplıcalarıyla ünlüdür. aspindza adı farsça’dan gürcüce’ye geçmiştir ve yol üzerindeki konaklama yeri, han anlamına gelmektedir. aspindza, 9. yüzyıldan itibaren gürcü kaynaklarında söz edilen bir yerdir. 16. yüzyılda osmanlıların eline geçti. 1625 ve 1770 yıllarında, aspindza savaşları olarak bilinen çarpışmalara sahne olmuştur. kent 1829’da, 1828-1829 osmanlı-rus savaşı sırasında, çarlık rusya’sının bir parçası olan gürcüstan’a katılmıştır.
aspindza, tedavi merkezleri olan kaplıcalarıyla ünlüdür. aspindza adı farsça’dan gürcüce’ye geçmiştir ve yol üzerindeki konaklama yeri, han anlamına gelmektedir. aspindza, 9. yüzyıldan itibaren gürcü kaynaklarında söz edilen bir yerdir. 16. yüzyılda osmanlıların eline geçti. 1625 ve 1770 yıllarında, aspindza savaşları olarak bilinen çarpışmalara sahne olmuştur. kent 1829’da, 1828-1829 osmanlı-rus savaşı sırasında, çarlık rusya’sının bir parçası olan gürcüstan’a katılmıştır.
gürcistan’ın doğu kesiminde küçük kent. aynı adlı ilçenin yönetsel merkezidir. kahet bölgesinde, alazan ırmağı kıyısında yer alır. nüfusu yaklaşık 8.600’dür.
gürcistanın güneybatı kesiminde bulunan bir kenttir. samtshe-cavaheti bölgesinin yönetim merkezidir. osmanlı yönetimi sırasında ahıska olarak adlandırılmıştır.
kent, potshovi ırmağının iki yakasında kuruludur. bu ırmağın kuzey yakasında kentin eski bölümü, güney yakasında yeni bölümü yer alır. ahaltsihe, “yeni kale” anlamına gelir.
ahaltsihe’ye ilk kez 12. yüzyıldaki tarih kayıtlarında rastlanır. 12-13. yüzyıllarda samtshe’nin yöneticileri şalva ve ivane’nin ahaltsiheli olduğu belirtilir. 13. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar samtshe jakeli ailesi tarafından yönetildi. kent, 1578’de osmanlıların eline geçti ve 1628’de çıldır eyaleti’nin (ahıska paşalığı) yönetim merkezi oldu. 1828’de, 1828-1829 osmanlı-rus savaşı sırasında, rus birlikleri komutanı general paskeviç kenti ele geçirdi. 1829 tarihli edirne antlaşması’yla ahıska, rusyaya bırakıldı. bu savaştan sonra bölgeden müslüman ve katolik nüfusun önemli bölümü osmanlı topraklarına göç etti. buradan gelen katolik gürcüler, 1861’de istanbul’un bomonti semtinde katolik gürcü kilisesi’ni kurdular. ikinci dünya savaşı’nda bölgenin müslüman nüfusu tümüyle bölgeden göç ettirildi. türkçede ahıska türkleri olarak adlandırılan bu kitlenin göçünden sonra, moskova yönetimi bölgeye ermeni nüfusu yerleştirdi ve ermeniler bölgenin hakim nüfusu haline geldiler.
ahaltsihe, çarlık yönetimi sırasında önce kutaisi, sonra tbilisi valilikleri içinde yer aldı. kentin eski yerleşmesinde surlar, kale ve cami ile azize marine kilisesi vardır. kentin yakınlarında ise sapara manastırı bulunur. kentin nüfusu yaklaşık 18.500’dür.
kent, potshovi ırmağının iki yakasında kuruludur. bu ırmağın kuzey yakasında kentin eski bölümü, güney yakasında yeni bölümü yer alır. ahaltsihe, “yeni kale” anlamına gelir.
ahaltsihe’ye ilk kez 12. yüzyıldaki tarih kayıtlarında rastlanır. 12-13. yüzyıllarda samtshe’nin yöneticileri şalva ve ivane’nin ahaltsiheli olduğu belirtilir. 13. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar samtshe jakeli ailesi tarafından yönetildi. kent, 1578’de osmanlıların eline geçti ve 1628’de çıldır eyaleti’nin (ahıska paşalığı) yönetim merkezi oldu. 1828’de, 1828-1829 osmanlı-rus savaşı sırasında, rus birlikleri komutanı general paskeviç kenti ele geçirdi. 1829 tarihli edirne antlaşması’yla ahıska, rusyaya bırakıldı. bu savaştan sonra bölgeden müslüman ve katolik nüfusun önemli bölümü osmanlı topraklarına göç etti. buradan gelen katolik gürcüler, 1861’de istanbul’un bomonti semtinde katolik gürcü kilisesi’ni kurdular. ikinci dünya savaşı’nda bölgenin müslüman nüfusu tümüyle bölgeden göç ettirildi. türkçede ahıska türkleri olarak adlandırılan bu kitlenin göçünden sonra, moskova yönetimi bölgeye ermeni nüfusu yerleştirdi ve ermeniler bölgenin hakim nüfusu haline geldiler.
ahaltsihe, çarlık yönetimi sırasında önce kutaisi, sonra tbilisi valilikleri içinde yer aldı. kentin eski yerleşmesinde surlar, kale ve cami ile azize marine kilisesi vardır. kentin yakınlarında ise sapara manastırı bulunur. kentin nüfusu yaklaşık 18.500’dür.
gürcistanın güneybatı kesiminde, samtshe-cavaheti bölgesinde bulunan küçük bir kenttir. kentin adı, yeni kent anlamına gelir. osmanlı yönetimi altındayken ahılkelek olarak adlandırılmıştır. ahalkalaki, cavaheti volkanik platosunda yer alır. türkiye sınırına 30 kilometre uzaklıktadır. kent nüfusunun büyük çoğunluğu, çarlık rusyası ve sovyet döneminde bölgeye yerleştirilen ermenilerden oluşur. nisan 2005 tarihinde imzalanan anlaşmayla yapılacak olan ve türkiyeyi gürcüstan ve azerbaycana bağlayacak olan demiryolu, ahalkalakiden geçecektir.
gürcüstan’ın güneyinde bulunan bir kasabadır. ahaltsihe’ye 25 kilometre uzaklıktadır.
önemli bir kaplıca merkezidir. kaplıca tesislerinin temelleri 1870’lerde atılmıştır. nüfusu yaklaşık 1.500 kişidir.
kasaba, 9-10. yüzyıllarda otshe adını taşıyordu. 19. yüzyılda bugünkü adını aldı. kasabada abastumani astrofizik rasathanesi vardır. ayrıca ortaçağdan kalma kiliseler, tamar kalesi, yeni zarzma kilisesi bulunmaktadır.
önemli bir kaplıca merkezidir. kaplıca tesislerinin temelleri 1870’lerde atılmıştır. nüfusu yaklaşık 1.500 kişidir.
kasaba, 9-10. yüzyıllarda otshe adını taşıyordu. 19. yüzyılda bugünkü adını aldı. kasabada abastumani astrofizik rasathanesi vardır. ayrıca ortaçağdan kalma kiliseler, tamar kalesi, yeni zarzma kilisesi bulunmaktadır.
güney afrikanın en kalabalık şehri olduğu gibi, afrika kıtasında da kahire ve lagosun ardından en kalabalık üçüncü şehirdir.
johannesburg, altın ve gümüş ticareti potansiyelinin yoğun olduğu bir kenttir. witwatersrand sıradağları özellikle bu minareller açısından oldukça zengindir. johannesburg uluslararası havaalanı, ülke içi ve ülke dışı taşımacılıkta afrikanın en yoğun ve en kapasiteli havayolu hizmetini vermektedir.
2001 yılı istatistiklerine göre şehir nüfusu 3000i aşmıştır. diğer şehirlerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek olan 1,644 km²lik yüzey alanı varken nüfus yoğunluğu sadece 1,962/km²dir. şehir dünyadaki en büyük 40 metropolitan şehir içinde gösterilmektedir.
johannesburg, altın ve gümüş ticareti potansiyelinin yoğun olduğu bir kenttir. witwatersrand sıradağları özellikle bu minareller açısından oldukça zengindir. johannesburg uluslararası havaalanı, ülke içi ve ülke dışı taşımacılıkta afrikanın en yoğun ve en kapasiteli havayolu hizmetini vermektedir.
2001 yılı istatistiklerine göre şehir nüfusu 3000i aşmıştır. diğer şehirlerle karşılaştırıldığında oldukça yüksek olan 1,644 km²lik yüzey alanı varken nüfus yoğunluğu sadece 1,962/km²dir. şehir dünyadaki en büyük 40 metropolitan şehir içinde gösterilmektedir.
myanmar in en büyük kenti ve eski başkenti. 2005 kayıtlarına göre şehirde 4.082.000 kişi yaşamaktadır. ülkenin en büyük kenti olması dolayısıyla endüstrinin büyük bölümü çevresinde yoğunlaşmıştır. bago nehrinin yakınında kurulmuş olan yangoonda inşaat sektöründe hızlı bir gelişme vardır.
malezyanın başkenti ve en kalabalık şehridir. kuala lumpur 1857de gombak ve klang nehirlerinin birleştiği yerde kurulmuştur.
malayların dışında yoğun çinli ve hintli nüfus barındıran kuala lumpurda malay, islam, hint ve çin kültürleri bir arada bulunur.
malayların dışında yoğun çinli ve hintli nüfus barındıran kuala lumpurda malay, islam, hint ve çin kültürleri bir arada bulunur.
malezyanın sabah eyaletinde bir liman şehridir.
doğu makedonyada 55.000 nüfuslu bir şehirdir. adını, içinden geçen aynı isimli nehirden alır.
balkan savaşlarının başladığı 1912-1913e kadar selanik vilayetine bağlı bir kazaydı.
balkan savaşlarının başladığı 1912-1913e kadar selanik vilayetine bağlı bir kazaydı.
makedonya’nın arnavutluk sınırında bulunan ve kendisiyle aynı ismi taşıyan gölün kıyısında kurulu bir şehirdir. ülkenin ve üsküp’ün güneybatısında yer alan şehrin nüfusu 55 bin civarındadır göl manzarası, bölgeye özgü evleri ve tarihi mimari eserleriyle ünlü bir turistik noktadır. şehir ve ohrid gölü unesco tarafından dünya mirası listesine dahil edilmiştir.
ohri (ohrid) 14.yüzyıldan başlayarak 1912 yılına kadar osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. ortaçağ’dan ve osmanlı döneminden kalan birçok izler taşır. aynı zamanda slav ulusların kullandığı kiril alfabesinin doğduğu yer olarak kabul edilir.
ohri (ohrid) 14.yüzyıldan başlayarak 1912 yılına kadar osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. ortaçağ’dan ve osmanlı döneminden kalan birçok izler taşır. aynı zamanda slav ulusların kullandığı kiril alfabesinin doğduğu yer olarak kabul edilir.
şehir 1382 yılında i. murat döneminde timurtaş bey tarafından türk topraklarına katılmış, balkan harbinde (1912 yılında) elimizden çıkmıştır. 530 yıl osmanlı idaresinde kalmıştır. evliya çelebinin seyahatnamesinde de belirtildiği gibi o dönemde 3,000 hane, 20 mahalle, 900 dükkan, 70 mescit ve camiden oluşan, rumeli vilayetinin ileri gelen şehirlerinden biri idi.
balkan sinemasının ilk kameramanları olan manaki kardeşlerin bu şehirde çalışmaları nedeniyle şehirle ilgili, osmanlı dönemini gösteren, çok sayıda fotoğraf ile sultan v. mehmet reşatın manastır ziyaretini gösteren sinema filmi de mevcuttur.
balkan sinemasının ilk kameramanları olan manaki kardeşlerin bu şehirde çalışmaları nedeniyle şehirle ilgili, osmanlı dönemini gösteren, çok sayıda fotoğraf ile sultan v. mehmet reşatın manastır ziyaretini gösteren sinema filmi de mevcuttur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?