hollandanın kuzey kesiminde kent.
aynı adlı ilin merkezi olan groningenin nüfüsu 168.700dür. kara ve demiryollarının, özellikle de ırmakların ve kanalların kesiştiği bir noktada yeralan kent, kuzey denizine ve ems irmağına bağlanmasını sağlayan bu yollar sayesinde, bir ticaret merkezine dönüşmüştür. ayrıca, yakınındaki doğalgaz yatağının da etkisiyle sanayi de oldukça gelişmiştir: besin sanayisi, kimya ve hazır giyim sanayileri, bisiklet yapımı vb.
tarihi dokuyla bezenmiş eski bir şehir olan groningenin bir de ünivesitesi vardır .
hollandanın batısında yeralan bir kenttir.
spaarne ırmağının kıyısında yerleşik kent, bu nedenden ötürü spaarnestad olarak da adlandırılır. haarlem, 20 km doğusundaki ülke başkenti amsterdamın da içinde olduğu kuzey hollanda bölgesinin yönetim yeridir.
2005 sayımına göre 147,022 kişinin yaşadığı kent, hollandada çiçek yetiştiriciliğinde çiçek, çiçek soğanı (özellikle de lale soğanı) dışsatımında önemli kentlerden biridir.
spaarne ırmağının kıyısında yerleşik kent, bu nedenden ötürü spaarnestad olarak da adlandırılır. haarlem, 20 km doğusundaki ülke başkenti amsterdamın da içinde olduğu kuzey hollanda bölgesinin yönetim yeridir.
2005 sayımına göre 147,022 kişinin yaşadığı kent, hollandada çiçek yetiştiriciliğinde çiçek, çiçek soğanı (özellikle de lale soğanı) dışsatımında önemli kentlerden biridir.
hollandanın önemli bir şehridir. güney hollanda eyaletinin de başşehridir. 474.291 nüfusuyla ülkenin üçüncü büyük şehridir. aynı zamanda amsterdam hollandanın başşehri olmasına rağmen ülke buradan yönetilir, yani kraliyet, hükümet binaları, bakanliklar ve parlemento bu şehirde kuruludur.
hollandanın kuzeyinde, amsterdamdan sonra 2. büyük şehirdir. rotterdam, avrupanın en büyük limanını barındırır. dünyanın dört bir yanından getirilen kargoların kıtaya kuzeyden giriş noktasıdır. ismini rotte ırmağından almaktadır. nüfusun (1 temmuz 2006da: 583.853) yaklaşık yarısının hollanda kökenli olmadığı bu şehirde, %8lik (46.000) kayda değer bir türk nüfusu da yaşamaktadır.
hollandanın vilayetlerinden birisi ve 4. en büyük şehridir. ülkenin ortasında olmasından dolayı hollandanın dağıtım şehri olarak da bilinir.
kıbrısta bir liman kentidir. kıbrıs rum kesiminde yer almaktadır. yerlileri tarfından kasaba diye de anılır.
bir liman kenti olan baf, farklı bitki örtüsüyle bilinir. ayrıca bir turizm merkezidir. nüfusu 161.200 dür.
bir liman kenti olan baf, farklı bitki örtüsüyle bilinir. ayrıca bir turizm merkezidir. nüfusu 161.200 dür.
kıbrısta bir liman kentidir. kıbrısın tek derinsu limanına sahip şehridir.
mağusa, akdenizin en fazla güçlendirilmiş limanlarindan bir tanesidir. yakındoğu ve avrupa arasında bir basamak oluşturur. mağusanın asıl gelişmesi lüzinyanlar devrine rastgelir. yakındoğunun insanları şehre yerleştiklerinde, kültürleri ve refahlarıyla mağusa sakinlerine yeni bir güç ve hız kattılar. mağusa akdenizin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğundan yerleşim icin doğal bir seçimdi. mağusanın soylularından birinin dünyanın en zenginlerinden biri olduğu ve kızı için fransa kralınınkınden daha fazla mücevher aldığı bilinmektedir. halk inanılmaz bir rahatlık ve lüks içinde yaşamaktdaydı. sayısız kiliseler inşaa ederek muhtemelen tanrının gazabından korunmak istemişlerdi.
mağusada bulunan eserler:othello kalesi, st. nicholas katedrali, francis kilisesi, namık kemal zindanı ve müzesi, kertikli hamam, mağusa surları, st. barnabas manastırı.
doğu akdeniz üniversitesi de burada bulunmaktadır.
şehirde, sanat festivali de yapılmaktadır.
mağusanın altın kumsalları dünyanın en iyi bilinen kumsalları arasındadır ve önemli bir turizm merkezidir.
mağusa, akdenizin en fazla güçlendirilmiş limanlarindan bir tanesidir. yakındoğu ve avrupa arasında bir basamak oluşturur. mağusanın asıl gelişmesi lüzinyanlar devrine rastgelir. yakındoğunun insanları şehre yerleştiklerinde, kültürleri ve refahlarıyla mağusa sakinlerine yeni bir güç ve hız kattılar. mağusa akdenizin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğundan yerleşim icin doğal bir seçimdi. mağusanın soylularından birinin dünyanın en zenginlerinden biri olduğu ve kızı için fransa kralınınkınden daha fazla mücevher aldığı bilinmektedir. halk inanılmaz bir rahatlık ve lüks içinde yaşamaktdaydı. sayısız kiliseler inşaa ederek muhtemelen tanrının gazabından korunmak istemişlerdi.
mağusada bulunan eserler:othello kalesi, st. nicholas katedrali, francis kilisesi, namık kemal zindanı ve müzesi, kertikli hamam, mağusa surları, st. barnabas manastırı.
doğu akdeniz üniversitesi de burada bulunmaktadır.
şehirde, sanat festivali de yapılmaktadır.
mağusanın altın kumsalları dünyanın en iyi bilinen kumsalları arasındadır ve önemli bir turizm merkezidir.
kıbrısta bir liman kenti ve ilçedir. kent ile çevresi, adanın en gözde tatil beldesidir. son yıllarda kentin nüfusu hızla artmaktadır. kentin güneyinde beşparmak dağları, kuzeyinde ise akdeniz vardır.
bazı söylentilere göre kent m.ö. 10. yüzyılda akalar tarafından kuruldu. kurucuları kente ülkelerindeki bir dağın adı olan "kyrenia" adını verdiler. başka bir söylenti ise m.ö. 9. yüzyılda buraya yerleşenlerin ticaret kolonileri kuran fenikeliler olduğudur. kentin adı roma kaynaklarında corineum olarak geçmektedir. kentin tarihi adanın tarihi ile aynı olup, bizans döneminde birkaç kez arap korsanları tarafından yağma edildi.
kentin en ilginç tarihi eserlerinden bir tanesi girne kalesidir. liman boyunca türk mutfağına ve kıbrısa özgü yemeklerin yanında diğer yemekleri de sunan lokantalar, barlar ve açık hava kafeteryaları vardır. girnede görülebilecek yerler arasında girne kalesi, beylerbeyi, st. hilarion kalesi, hz. ömer türbesi, batık gemi müzesi, bufavento kalesi, barış ve özgürlük müzesi, halk sanatları müzesi, çeşitli kilise ve manastırlar bulunmaktadır.
kent hızla büyümektedir. bu, kentteki karmaşadan ve inşaat patlamasından anlaşılmaktadır. 30 nisan 2006 yılındaki nüfus ve konut sayımına göre şehrin nüfusu 61.192dir. kent, 1996daki sayıma oranla %58 büyümüştür.
girnedeki kale, bizans, lüzinyan, venedik ve osmanlılar himayesinde kalmıştır.
girne şehrindeki futbol klübleri: türk ocağı limasol (tol), doğan türk birliği (dtb), girne halk evi (ghe).
bazı söylentilere göre kent m.ö. 10. yüzyılda akalar tarafından kuruldu. kurucuları kente ülkelerindeki bir dağın adı olan "kyrenia" adını verdiler. başka bir söylenti ise m.ö. 9. yüzyılda buraya yerleşenlerin ticaret kolonileri kuran fenikeliler olduğudur. kentin adı roma kaynaklarında corineum olarak geçmektedir. kentin tarihi adanın tarihi ile aynı olup, bizans döneminde birkaç kez arap korsanları tarafından yağma edildi.
kentin en ilginç tarihi eserlerinden bir tanesi girne kalesidir. liman boyunca türk mutfağına ve kıbrısa özgü yemeklerin yanında diğer yemekleri de sunan lokantalar, barlar ve açık hava kafeteryaları vardır. girnede görülebilecek yerler arasında girne kalesi, beylerbeyi, st. hilarion kalesi, hz. ömer türbesi, batık gemi müzesi, bufavento kalesi, barış ve özgürlük müzesi, halk sanatları müzesi, çeşitli kilise ve manastırlar bulunmaktadır.
kent hızla büyümektedir. bu, kentteki karmaşadan ve inşaat patlamasından anlaşılmaktadır. 30 nisan 2006 yılındaki nüfus ve konut sayımına göre şehrin nüfusu 61.192dir. kent, 1996daki sayıma oranla %58 büyümüştür.
girnedeki kale, bizans, lüzinyan, venedik ve osmanlılar himayesinde kalmıştır.
girne şehrindeki futbol klübleri: türk ocağı limasol (tol), doğan türk birliği (dtb), girne halk evi (ghe).
kuzey kıbrıs türk cumhuriyetinin en batısında bulunan kasaba.
kıbrısta girne ilçesine bağlı bir köydür. kıbrısın en güzel köylerinden biridir.nüfusu 2000i aşmıştır. son yıllarda köy gözle görülür bir şekilde büyümüştür. nedeni, ingiliz turistlerin yerleşim için bu bölgeyi seçmeleridir.
kuzey kıbrısın bir kasabasıdır. 2006 nüfus tahminlerine göre burada 4.500 kişi yaşıyor. bu kasabın eski adı "yialousa" veya "aiyialousadir". halk plajı kasabanın turistik açıdan görebilecek bir yerdir. buradaki halk el santları, kücük sanayi ve tütün, zeytin ve keçiboynuzu meyveleinin üretim ve ticareti ile geçinir.
kuzey kıbrısın bir kasabasıdır. 2006 nüfus tahminleri göre iskelede 4.500 kişi yaşıyor.
1975de yerli türk halkı larnaka kentinin iskele semtinden kaçıp buraya yerleşdi ve bu kasabanın adı da bunu hatırlamak için iskele konuldu.
tarihî yerler panagía theotókos ile agios iakovos-kilisesidir.
1975de yerli türk halkı larnaka kentinin iskele semtinden kaçıp buraya yerleşdi ve bu kasabanın adı da bunu hatırlamak için iskele konuldu.
tarihî yerler panagía theotókos ile agios iakovos-kilisesidir.
suudi arabistanın başkenti.
arap yarımadasının orta kesiminde yer alan riyadın nüfusu 4.300.000dir. şehrin 17 belediyesi bulunmaktadır.
arap yarımadasının orta kesiminde yer alan riyadın nüfusu 4.300.000dir. şehrin 17 belediyesi bulunmaktadır.
bağdatın 140 km kuzeybatısında, dicle nehri kıyısında kurulmuş bir kasabadır. selahaddin şehrinin idari başkenti olan kasabanın 2002 yılı tahmini nüfusu 28.900 dolaylarındadır.
kasabaya ilk defa, asurluların yıkılışı ile ilgili kayıtlarda değinilmiştir. söz konusu belgelerde kasabanın babil kralı nabopolassarın assur şehrine saldısı sırasında kullanıldığı belirtilmiştir. yaklaşık bin yıl önce tikritte bir kale ve büyük bir hristiyan manastırı bulunmaktaydı. bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi. mısırı savunan, haçlı seferlerine karşılık verip 1187 yılında kudüsü geri alan ünlü hükümdar selahaddin eyyubi 1137 yılında burada doğdu. tikritin merkezi olduğu şehir günümüzde onun adıyla anılmaktadır. irakın birçok bölgesi gibi tikrit te 14. yüzyılda hülagü han liderliğindeki moğol saldırısına uğradı. 16. yüzyılda osmanlı imparatorluğu yönetimine geçen tikrit birinci dünya savaşı sonunda ingiliz yönetimine girdi. tikrit kendini selahaddin eyyubi ile karşılaştıran irakın eski devlet başkanı saddam hüseyinin doğum yeri olarak bilinmektedir. yönetimi sırasında saddam hüseyin kendi aşiretinden çok sayıda tikritliyi üst düzey devlet yönetimine getirmiştir.
kasabaya ilk defa, asurluların yıkılışı ile ilgili kayıtlarda değinilmiştir. söz konusu belgelerde kasabanın babil kralı nabopolassarın assur şehrine saldısı sırasında kullanıldığı belirtilmiştir. yaklaşık bin yıl önce tikritte bir kale ve büyük bir hristiyan manastırı bulunmaktaydı. bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi. mısırı savunan, haçlı seferlerine karşılık verip 1187 yılında kudüsü geri alan ünlü hükümdar selahaddin eyyubi 1137 yılında burada doğdu. tikritin merkezi olduğu şehir günümüzde onun adıyla anılmaktadır. irakın birçok bölgesi gibi tikrit te 14. yüzyılda hülagü han liderliğindeki moğol saldırısına uğradı. 16. yüzyılda osmanlı imparatorluğu yönetimine geçen tikrit birinci dünya savaşı sonunda ingiliz yönetimine girdi. tikrit kendini selahaddin eyyubi ile karşılaştıran irakın eski devlet başkanı saddam hüseyinin doğum yeri olarak bilinmektedir. yönetimi sırasında saddam hüseyin kendi aşiretinden çok sayıda tikritliyi üst düzey devlet yönetimine getirmiştir.
irakta musul iline bağlı ilçe. musulun 60 km kadar batısında yer alan, önde gelen türkmen yerleşim yerlerinden biri.
kuzey irakda süleymaniye vilayetine bağlı şehir ve vilayetin yönetim merkezi. şehir 1784 yılında osmanlı valisi ibrahim paşa tarafından babası süleyman paşanın adı verilerek kurulmuştur.
irakda bağdata 125 km. kuzeyinde bir şehir.
şehir 836 tarihinde abbasi ordusundaki türk birlikleri için kuruldu. 836daki nüfusu 35.000 iken bugün 200 binin üzerindedir.
şehir 836 tarihinde abbasi ordusundaki türk birlikleri için kuruldu. 836daki nüfusu 35.000 iken bugün 200 binin üzerindedir.
irakda erbil iline bağlı 20.000 civarında bir nüfusa sahip ilçe.
irakın başkenti bağdatın 160 km. güneyinde bulunan şehir. çoğunluğunu şiilerin oluşturduğu şehrin nüfusu 585,600 (2003)dür.
irakın üçüncü büyük şehri. irakın kuzeyinde dicle nehri kıyısında bulunan musulda türkmenler, araplar, kürtler ve diğer hıristiyan halk yaşamaktadır.
havlan, mavsil de denilen musul, el cezire bölgesinde, dicle nehri kıyısında, eski ninova şehrinin batısında kurulmuştur. savunmaya uygun coğrafî konumuyla, verimli topraklara sahip olan şehir, antik çağdan sonra hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. halife hz. ömer zamanında islâm idaresine giren musul, emeviler ve abbasiler döneminde de önemini korumuştur.
1092 yılında büyük selçuklu, daha sonra atabeklerin yurdu olan musul, imadeddin zengî (1127-1146) zamanında mamur bir belde olmuştur. şehrin eski surları tamir edilerek muhteşem binalar ve bahçelerle süslenmiştir. bu bölgede yaşadığı söylenen yunus, daniel, circis gibi peygamberler adına türbe ve makamlar inşaa edilerek ziyaretgâh haline getirilmiştir. çarşı meydanında imadeddin zengînin tamir ettirdiği emeviye camii, nureddin zengînin yaptırdığı ulu camii, mücahideddin kaymazın dicle kenarındaki mücahidî külliyesi önemli yapılar arasında yer almıştır.
bedreddin lülü zamanında (1233-1251) musul en parlak dönemini yaşamıştır. tepede iç kale, düzgün caddeler, çoğunun üzeri kubbe ve tonozlarla örtülü kâgir evler, cami, türbe, saray ve hanlarıyla musul, seyyahların anlatmakla bitiremediği bir şehir olmuştur(2). 646 (1288) yılı havadisinde ibn-i fevtî, musulun mamur olduğunu, bağdad sel taşkınına maruz kaldığından, musulun hatuniye mahallesindeki türkmen çarşısının dolup taştığını, bağdadlıların alışverişlerini buradan yaptıklarını kaydeder.
moğol istilâsında, bedreddin lülünün sağlığında yağmalanmaktan kurtulan şehir, 1261 yılında saldırıya uğrayıp yok olmuştur. 1871de musulda 18 cami, 300 mescid, 14 medrese, 10 hânkâh, 2 köprü 1 de sur duvarı bulunduğu tesbit edilmiştir(4). bu eserler, atabekler döneminden kalan birkaç yapı dışında, osmanlı döneminde inşaa edilmiştir. timur işgali sırasında şehirdeki bayındırlık faaliyeti arttırılarak nebi yunus ve nebi circis külliyeleri tamir edilmiştir. akkoyunlular devrinde meydana gelen çekişmelerden zarar gören musul, safaviler zamanında da aynı ilgisizlikle başbaşa kalmıştır. bekir subaşı hadisesi ile iranlıların eline geçen musul, 1667 depreminde büyük hasar görmüş, veba salgını başlayınca, halk kitleler halinde göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. bundan: sonra sık sık çevre eşkiyası ve sincar bölgesi yezîdîleri tarafından soyulan şehir, nadir şahın işgali ile iyice perişan olmuştur. osmanlılarca geri alınan musul, 1850 yılında mutasarrıflık haline getirilerek bağdada bağlanmışsa da 1877de tekrar vilayet olmuştur. zengin petrol yatakları bulunan şehir, i. dünya savaşı sırasında ingilizler tarafından işgal edilmiştir. 1857 yılında musulda 38 mahalle, 27 cami ve mescid, 18 de medrese bulunuyordu.
bugün, 1 milyon nüfusu ile irakın en önemli şehirlerinden biri olan musul, türk şehri karakterini yitirmemiştir. hızla gelişen modern şehircilik akımına rağmen, sağlam malzemeli yapı dokusu ile dicle boyunca tarihi canlılığını korumaktadır. bölgede bulunan mermer cinsi taş sayesinde bütün yapıların cepheleri sütun ve kemerlerle donatılmıştır 637 tarihinde müslümanların eline geçen musul, uzun yıllar osmanlı idaresinde kaldı.mondros mütarekesinden sonra ingilizler tarafından işgal edildilen musul, mütarekeden sonra işgal edildiği için misak-ı milli sınırları içerisinde yeralıyordu. ingiltere zengin petrol kaynaklarına olan yakınlığı sebebiyle musulu türklere vermek istemiyordu. musul meselesi lozanda çözümlenemedi. musul sorunu, lozan antlaşmasından sonra türkiye ile ingiltere arasında uzun süre anlaşmazlık konusu olduktan sonra 1926da çözümlendi ve musul irak sınırları içinde kaldı. bugün de, özerk kürt bölgesi ile federal irak devleti arasında belirsiz bir statüye sahiptir.
musul, ortadoğu’nun önemli bir noktasında yer alması sebebiyle çok çeşitli kültür ve medeniyetlerin buluştuğu bir bölge olmuştur. şehirde önemli tarihi eserler mevcuttur. insanlık tarihinin ilk yazılı belgeleri bu bölgede ortaya çıkarılmış, insanların kalabalıktan teşkilâtlı topluma geçişte oluşturdukları bilgiler ilk olarak yine bu bölgede meydana gelmiştir.
havlan, mavsil de denilen musul, el cezire bölgesinde, dicle nehri kıyısında, eski ninova şehrinin batısında kurulmuştur. savunmaya uygun coğrafî konumuyla, verimli topraklara sahip olan şehir, antik çağdan sonra hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. halife hz. ömer zamanında islâm idaresine giren musul, emeviler ve abbasiler döneminde de önemini korumuştur.
1092 yılında büyük selçuklu, daha sonra atabeklerin yurdu olan musul, imadeddin zengî (1127-1146) zamanında mamur bir belde olmuştur. şehrin eski surları tamir edilerek muhteşem binalar ve bahçelerle süslenmiştir. bu bölgede yaşadığı söylenen yunus, daniel, circis gibi peygamberler adına türbe ve makamlar inşaa edilerek ziyaretgâh haline getirilmiştir. çarşı meydanında imadeddin zengînin tamir ettirdiği emeviye camii, nureddin zengînin yaptırdığı ulu camii, mücahideddin kaymazın dicle kenarındaki mücahidî külliyesi önemli yapılar arasında yer almıştır.
bedreddin lülü zamanında (1233-1251) musul en parlak dönemini yaşamıştır. tepede iç kale, düzgün caddeler, çoğunun üzeri kubbe ve tonozlarla örtülü kâgir evler, cami, türbe, saray ve hanlarıyla musul, seyyahların anlatmakla bitiremediği bir şehir olmuştur(2). 646 (1288) yılı havadisinde ibn-i fevtî, musulun mamur olduğunu, bağdad sel taşkınına maruz kaldığından, musulun hatuniye mahallesindeki türkmen çarşısının dolup taştığını, bağdadlıların alışverişlerini buradan yaptıklarını kaydeder.
moğol istilâsında, bedreddin lülünün sağlığında yağmalanmaktan kurtulan şehir, 1261 yılında saldırıya uğrayıp yok olmuştur. 1871de musulda 18 cami, 300 mescid, 14 medrese, 10 hânkâh, 2 köprü 1 de sur duvarı bulunduğu tesbit edilmiştir(4). bu eserler, atabekler döneminden kalan birkaç yapı dışında, osmanlı döneminde inşaa edilmiştir. timur işgali sırasında şehirdeki bayındırlık faaliyeti arttırılarak nebi yunus ve nebi circis külliyeleri tamir edilmiştir. akkoyunlular devrinde meydana gelen çekişmelerden zarar gören musul, safaviler zamanında da aynı ilgisizlikle başbaşa kalmıştır. bekir subaşı hadisesi ile iranlıların eline geçen musul, 1667 depreminde büyük hasar görmüş, veba salgını başlayınca, halk kitleler halinde göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. bundan: sonra sık sık çevre eşkiyası ve sincar bölgesi yezîdîleri tarafından soyulan şehir, nadir şahın işgali ile iyice perişan olmuştur. osmanlılarca geri alınan musul, 1850 yılında mutasarrıflık haline getirilerek bağdada bağlanmışsa da 1877de tekrar vilayet olmuştur. zengin petrol yatakları bulunan şehir, i. dünya savaşı sırasında ingilizler tarafından işgal edilmiştir. 1857 yılında musulda 38 mahalle, 27 cami ve mescid, 18 de medrese bulunuyordu.
bugün, 1 milyon nüfusu ile irakın en önemli şehirlerinden biri olan musul, türk şehri karakterini yitirmemiştir. hızla gelişen modern şehircilik akımına rağmen, sağlam malzemeli yapı dokusu ile dicle boyunca tarihi canlılığını korumaktadır. bölgede bulunan mermer cinsi taş sayesinde bütün yapıların cepheleri sütun ve kemerlerle donatılmıştır 637 tarihinde müslümanların eline geçen musul, uzun yıllar osmanlı idaresinde kaldı.mondros mütarekesinden sonra ingilizler tarafından işgal edildilen musul, mütarekeden sonra işgal edildiği için misak-ı milli sınırları içerisinde yeralıyordu. ingiltere zengin petrol kaynaklarına olan yakınlığı sebebiyle musulu türklere vermek istemiyordu. musul meselesi lozanda çözümlenemedi. musul sorunu, lozan antlaşmasından sonra türkiye ile ingiltere arasında uzun süre anlaşmazlık konusu olduktan sonra 1926da çözümlendi ve musul irak sınırları içinde kaldı. bugün de, özerk kürt bölgesi ile federal irak devleti arasında belirsiz bir statüye sahiptir.
musul, ortadoğu’nun önemli bir noktasında yer alması sebebiyle çok çeşitli kültür ve medeniyetlerin buluştuğu bir bölge olmuştur. şehirde önemli tarihi eserler mevcuttur. insanlık tarihinin ilk yazılı belgeleri bu bölgede ortaya çıkarılmış, insanların kalabalıktan teşkilâtlı topluma geçişte oluşturdukları bilgiler ilk olarak yine bu bölgede meydana gelmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?