confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442099

groningen

angelus
hollanda’nın kuzey kesiminde kent.

aynı adlı ilin merkezi olan groningen’in nüfüsu 168.700’dür. kara ve demiryollarının, özellikle de ırmakların ve kanalların kesiştiği bir noktada yeralan kent, kuzey denizi’ne ve ems irmağı’na bağlanmasını sağlayan bu yollar sayesinde, bir ticaret merkezine dönüşmüştür. ayrıca, yakınındaki doğalgaz yatağının da etkisiyle sanayi de oldukça gelişmiştir: besin sanayisi, kimya ve hazır giyim sanayileri, bisiklet yapımı vb.

tarihi dokuyla bezenmiş eski bir şehir olan groningen’in bir de ünivesitesi vardır .

haarlem

angelus
hollanda’nın batısında yeralan bir kenttir.

spaarne ırmağının kıyısında yerleşik kent, bu nedenden ötürü spaarnestad olarak da adlandırılır. haarlem, 20 km doğusundaki ülke başkenti amsterdam’ın da içinde olduğu kuzey hollanda bölgesinin yönetim yeridir.

2005 sayımına göre 147,022 kişinin yaşadığı kent, hollanda’da çiçek yetiştiriciliğinde çiçek, çiçek soğanı (özellikle de lale soğanı) dışsatımında önemli kentlerden biridir.

den haag

angelus
hollanda’nın önemli bir şehridir. güney hollanda eyaletinin de başşehridir. 474.291 nüfusuyla ülkenin üçüncü büyük şehridir. aynı zamanda amsterdam hollanda’nın başşehri olmasına rağmen ülke buradan yönetilir, yani kraliyet, hükümet binaları, bakanliklar ve parlemento bu şehirde kuruludur.

rotterdam

angelus
hollanda’nın kuzeyinde, amsterdam’dan sonra 2. büyük şehirdir. rotterdam, avrupanın en büyük limanını barındırır. dünyanın dört bir yanından getirilen kargoların kıtaya kuzeyden giriş noktasıdır. ismini rotte ırmağından almaktadır. nüfusun (1 temmuz 2006’da: 583.853) yaklaşık yarısının hollanda kökenli olmadığı bu şehirde, %8’lik (46.000) kayda değer bir türk nüfusu da yaşamaktadır.

baf

angelus
kıbrıs’ta bir liman kentidir. kıbrıs rum kesimi’nde yer almaktadır. yerlileri tarfından kasaba diye de anılır.

bir liman kenti olan baf, farklı bitki örtüsüyle bilinir. ayrıca bir turizm merkezidir. nüfusu 161.200 dür.

gazimagusa

angelus
kıbrıs’ta bir liman kentidir. kıbrıs’ın tek derinsu limanına sahip şehridir.

mağusa, akdeniz’in en fazla güçlendirilmiş limanlarindan bir tanesidir. yakındoğu ve avrupa arasında bir basamak oluşturur. mağusa’nın asıl gelişmesi lüzinyanlar devrine rastgelir. yakındoğu’nun insanları şehre yerleştiklerinde, kültürleri ve refahlarıyla mağusa sakinlerine yeni bir güç ve hız kattılar. mağusa akdeniz’in en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğundan yerleşim icin doğal bir seçimdi. mağusa’nın soylularından birinin dünyanın en zenginlerinden biri olduğu ve kızı için fransa kralı’nınkınden daha fazla mücevher aldığı bilinmektedir. halk inanılmaz bir rahatlık ve lüks içinde yaşamaktdaydı. sayısız kiliseler inşaa ederek muhtemelen tanrının gazabından korunmak istemişlerdi.

mağusa’da bulunan eserler:othello kalesi, st. nicholas katedrali, francis kilisesi, namık kemal zindanı ve müzesi, kertikli hamam, mağusa surları, st. barnabas manastırı.

doğu akdeniz üniversitesi de burada bulunmaktadır.

şehirde, sanat festivali de yapılmaktadır.

mağusa’nın altın kumsalları dünyanın en iyi bilinen kumsalları arasındadır ve önemli bir turizm merkezidir.

girne

angelus
kıbrıs’ta bir liman kenti ve ilçedir. kent ile çevresi, adanın en gözde tatil beldesidir. son yıllarda kentin nüfusu hızla artmaktadır. kentin güneyinde beşparmak dağları, kuzeyinde ise akdeniz vardır.

bazı söylentilere göre kent m.ö. 10. yüzyılda akalar tarafından kuruldu. kurucuları kente ülkelerindeki bir dağın adı olan "kyrenia" adını verdiler. başka bir söylenti ise m.ö. 9. yüzyılda buraya yerleşenlerin ticaret kolonileri kuran fenikeliler olduğudur. kentin adı roma kaynaklarında corineum olarak geçmektedir. kentin tarihi adanın tarihi ile aynı olup, bizans döneminde birkaç kez arap korsanları tarafından yağma edildi.

kentin en ilginç tarihi eserlerinden bir tanesi girne kalesi’dir. liman boyunca türk mutfağına ve kıbrıs’a özgü yemeklerin yanında diğer yemekleri de sunan lokantalar, barlar ve açık hava kafeteryaları vardır. girne’de görülebilecek yerler arasında girne kalesi, beylerbeyi, st. hilarion kalesi, hz. ömer türbesi, batık gemi müzesi, bufavento kalesi, barış ve özgürlük müzesi, halk sanatları müzesi, çeşitli kilise ve manastırlar bulunmaktadır.

kent hızla büyümektedir. bu, kentteki karmaşadan ve inşaat patlamasından anlaşılmaktadır. 30 nisan 2006 yılındaki nüfus ve konut sayımına göre şehrin nüfusu 61.192’dir. kent, 1996’daki sayıma oranla %58 büyümüştür.

girne’deki kale, bizans, lüzinyan, venedik ve osmanlılar himayesinde kalmıştır.

girne şehrindeki futbol klübleri: türk ocağı limasol (tol), doğan türk birliği (dtb), girne halk evi (ghe).

ozankoy

angelus
kıbrıs’ta girne ilçesine bağlı bir köydür. kıbrıs’ın en güzel köylerinden biridir.nüfusu 2000’i aşmıştır. son yıllarda köy gözle görülür bir şekilde büyümüştür. nedeni, ingiliz turistlerin yerleşim için bu bölgeyi seçmeleridir.

yeni erenkoy

angelus
kuzey kıbrısın bir kasabasıdır. 2006 nüfus tahminlerine göre burada 4.500 kişi yaşıyor. bu kasabın eski adı "yialousa" veya "aiyialousa’dir". halk plajı kasabanın turistik açıdan görebilecek bir yerdir. buradaki halk el santları, kücük sanayi ve tütün, zeytin ve keçiboynuzu meyveleinin üretim ve ticareti ile geçinir.

iskele

angelus
kuzey kıbrıs’ın bir kasabasıdır. 2006 nüfus tahminleri göre iskele’de 4.500 kişi yaşıyor.

1975’de yerli türk halkı larnaka kentinin iskele semtinden kaçıp buraya yerleşdi ve bu kasabanın adı da bunu hatırlamak için iskele konuldu.

tarihî yerler ’panagía theotókos’ ile ’agios iakovos’-kilisesi’dir.

tikrit

angelus
bağdat’ın 140 km kuzeybatısında, dicle nehri kıyısında kurulmuş bir kasabadır. selahaddin şehrinin idari başkenti olan kasabanın 2002 yılı tahmini nüfusu 28.900 dolaylarındadır.
kasabaya ilk defa, asurluların yıkılışı ile ilgili kayıtlarda değinilmiştir. söz konusu belgelerde kasabanın babil kralı nabopolassar’ın assur şehrine saldısı sırasında kullanıldığı belirtilmiştir. yaklaşık bin yıl önce tikrit’te bir kale ve büyük bir hristiyan manastırı bulunmaktaydı. bu dönemde kasaba yünlü tekstil ürünleri üretilen bir merkezdi. mısır’ı savunan, haçlı seferlerine karşılık verip 1187 yılında kudüs’ü geri alan ünlü hükümdar selahaddin eyyubi 1137 yılında burada doğdu. tikrit’in merkezi olduğu şehir günümüzde onun adıyla anılmaktadır. irak’ın birçok bölgesi gibi tikrit te 14. yüzyılda hülagü han liderliğindeki moğol saldırısına uğradı. 16. yüzyıl’da osmanlı imparatorluğu yönetimine geçen tikrit birinci dünya savaşı sonunda ingiliz yönetimine girdi. tikrit kendini selahaddin eyyubi ile karşılaştıran irak’ın eski devlet başkanı saddam hüseyin’in doğum yeri olarak bilinmektedir. yönetimi sırasında saddam hüseyin kendi aşiretinden çok sayıda tikritli’yi üst düzey devlet yönetimine getirmiştir.

süleymaniye

angelus
kuzey irak’da süleymaniye vilayetine bağlı şehir ve vilayetin yönetim merkezi. şehir 1784 yılında osmanlı valisi ibrahim paşa tarafından babası süleyman paşa’nın adı verilerek kurulmuştur.

samarra

angelus
irak’da bağdat’a 125 km. kuzeyinde bir şehir.

şehir 836 tarihinde abbasi ordusundaki türk birlikleri için kuruldu. 836’daki nüfusu 35.000 iken bugün 200 binin üzerindedir.

musul

angelus
irak’ın üçüncü büyük şehri. irak’ın kuzeyinde dicle nehri kıyısında bulunan musul’da türkmenler, araplar, kürtler ve diğer hıristiyan halk yaşamaktadır.

havlan, mavsil de denilen musul, el cezire bölgesinde, dicle nehri kıyısında, eski ninova şehrinin batısında kurulmuştur. savunmaya uygun coğrafî konumuyla, verimli topraklara sahip olan şehir, antik çağdan sonra hıristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. halife hz. ömer zamanında islâm idaresine giren musul, emeviler ve abbasiler döneminde de önemini korumuştur.

1092 yılında büyük selçuklu, daha sonra atabeklerin yurdu olan musul, imadeddin zengî (1127­-1146) zamanında mamur bir belde olmuştur. şehrin eski surları tamir edilerek muhteşem binalar ve bahçelerle süslenmiştir. bu bölgede yaşadığı söylenen yunus, daniel, circis gibi peygamberler adına türbe ve makamlar inşaa edilerek ziyaretgâh haline getirilmiştir. çarşı meydanında imadeddin zengî’nin tamir ettirdiği emeviye camii, nureddin zengî’nin yaptırdığı ulu camii, mücahideddin kaymaz’ın dicle kenarındaki mücahidî külliyesi önemli yapılar arasında yer almıştır.

bedreddin lülü zamanında (1233-1251) musul en parlak dönemini yaşamıştır. tepede iç kale, düzgün caddeler, çoğunun üzeri kubbe ve tonozlarla örtülü kâgir evler, cami, türbe, saray ve hanlarıyla musul, seyyahların anlatmakla bitiremediği bir şehir olmuştur(2). 646 (1288) yılı havadisinde ibn-i fevtî, musul’un mamur olduğunu, bağdad sel taşkınına maruz kaldığından, musul’un hatuniye mahallesindeki türkmen çarşısının dolup taştığını, bağdadlıların alışverişlerini buradan yaptıklarını kaydeder.

moğol istilâsında, bedreddin lülü’nün sağlığında yağmalanmaktan kurtulan şehir, 1261 yılında saldırıya uğrayıp yok olmuştur. 1871’de musul’da 18 cami, 300 mescid, 14 medrese, 10 hânkâh, 2 köprü 1 de sur duvarı bulunduğu tesbit edilmiştir(4). bu eserler, atabekler döneminden kalan birkaç yapı dışında, osmanlı döneminde inşaa edilmiştir. timur işgali sırasında şehirdeki bayındırlık faaliyeti arttırılarak nebi yunus ve nebi circis külliyeleri tamir edilmiştir. akkoyunlular devrinde meydana gelen çekişmelerden zarar gören musul, safaviler zamanında da aynı ilgisizlikle başbaşa kalmıştır. bekir subaşı hadisesi ile iranlıların eline geçen musul, 1667 depreminde büyük hasar görmüş, veba salgını başlayınca, halk kit­leler halinde göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. bundan: sonra sık sık çevre eşkiyası ve sincar bölgesi yezîdîleri tarafından soyulan şehir, nadir şah’ın işgali ile iyice perişan olmuştur. osmanlılarca geri alınan musul, 1850 yılında mutasarrıflık haline getirilerek bağdad’a bağlanmışsa da 1877’de tekrar vilayet olmuştur. zengin petrol yatakları bulunan şehir, i. dünya savaşı sırasında ingilizler tarafından işgal edilmiştir. 1857 yılında musul’da 38 mahalle, 27 cami ve mescid, 18 de medrese bulunuyordu.

bugün, 1 milyon nüfusu ile irak’ın en önemli şehirlerinden biri olan musul, türk şehri karakterini yitirmemiştir. hızla gelişen modern şehircilik akımına rağmen, sağlam malzemeli yapı dokusu ile dicle boyunca tarihi canlılığını korumaktadır. bölgede bulunan mermer cinsi taş sayesinde bütün yapıların cepheleri sütun ve kemerlerle donatılmıştır 637 tarihinde müslümanların eline geçen musul, uzun yıllar osmanlı idaresinde kaldı.mondros mütarekesinden sonra ingilizler tarafından işgal edildilen musul, mütarekeden sonra işgal edildiği için misak-ı milli sınırları içerisinde yeralıyordu. ingiltere zengin petrol kaynaklarına olan yakınlığı sebebiyle musul’u türklere vermek istemiyordu. musul meselesi lozan’da çözümlenemedi. musul sorunu, lozan antlaşmasından sonra türkiye ile ingiltere arasında uzun süre anlaşmazlık konusu olduktan sonra 1926’da çözümlendi ve musul irak sınırları içinde kaldı. bugün de, özerk kürt bölgesi ile federal irak devleti arasında belirsiz bir statüye sahiptir.

musul, ortadoğu’nun önemli bir noktasında yer alması sebebiyle çok çeşitli kültür ve medeniyetlerin buluştuğu bir bölge olmuştur. şehirde önemli tarihi eserler mevcuttur. insanlık tarihinin ilk yazılı belgeleri bu bölgede ortaya çıkarılmış, insanların kalabalıktan teşkilâtlı topluma geçişte oluşturdukları bilgiler ilk olarak yine bu bölgede meydana gelmiştir.
605 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol