özbekistan sınırları içinde olan şehir. doğu özbekistanda fergana vadisindedir.
özbekistan cumhuriyetinin başkenti.
orta asyanın nüfus bakımından en büyük kenti olan taşkent , eski sovyet cumhuriyetleri içinde de moskova , st. petersburg ve kievden sonra dördüncü büyük kenttir. 1966 yılında yaşanan yıkıcı depremin ardından kent büyük ölçüde yeniden inşaa edilmiştir.
1999 yılı rakamlarında göre şehrin nufusu 2,241,000 dir.
geniş yolları, yeşil alanları, park - bahçeleri, düzenli yerleşimi, düzenli ve sağlam altyapısı ile kent sovyet şehir planlamacılığının en önemli örneklerinden biridir.
her istasyonu farklı mimari biçemlerde yapılmış olan taşkent metrosu görülmeye değerdir. orta asyada ilk ve tek olan metro 1978 yılında hizmete girmiştir. üç güzergahta yolcu taşıyan metro, kentin ulaşım yükünü büyük ölçüde yeraltına taşır. yerüstü taşımacılıkta çevreci nitelikli elektirikli tramvay ve troleybüsler yaygın olmakla birlikte, son yıllarda artan bir eğilimle bazı tramvay hatları sökülmekte, yerlerine otobüs ve minibüsler konulmaktadır.
çok sayıda tiyatro, konser, sinema salonları ve üniversiteler bulunan taşkent, orta asyanın kültür başkenti sayılabilir. şehir sovyetler birliği zamanında orta asyanın parisi olarak nitelendirilmiştir.
orta asyanın nüfus bakımından en büyük kenti olan taşkent , eski sovyet cumhuriyetleri içinde de moskova , st. petersburg ve kievden sonra dördüncü büyük kenttir. 1966 yılında yaşanan yıkıcı depremin ardından kent büyük ölçüde yeniden inşaa edilmiştir.
1999 yılı rakamlarında göre şehrin nufusu 2,241,000 dir.
geniş yolları, yeşil alanları, park - bahçeleri, düzenli yerleşimi, düzenli ve sağlam altyapısı ile kent sovyet şehir planlamacılığının en önemli örneklerinden biridir.
her istasyonu farklı mimari biçemlerde yapılmış olan taşkent metrosu görülmeye değerdir. orta asyada ilk ve tek olan metro 1978 yılında hizmete girmiştir. üç güzergahta yolcu taşıyan metro, kentin ulaşım yükünü büyük ölçüde yeraltına taşır. yerüstü taşımacılıkta çevreci nitelikli elektirikli tramvay ve troleybüsler yaygın olmakla birlikte, son yıllarda artan bir eğilimle bazı tramvay hatları sökülmekte, yerlerine otobüs ve minibüsler konulmaktadır.
çok sayıda tiyatro, konser, sinema salonları ve üniversiteler bulunan taşkent, orta asyanın kültür başkenti sayılabilir. şehir sovyetler birliği zamanında orta asyanın parisi olarak nitelendirilmiştir.
özbekistanın güneyinde afganistan sınırı yakınlarında yer alan bir şehir.
şehre ismini büyük iskenderle beraber gelen yunanlılar vermiştir. tirmiz (termos) yunancada sıcak veya sıcak yer anlamına gelir. tirmiz hala özbekistanın en sıcak yeridir. serhanderya vilayetinin merkezi olan şehrin nüfusu 141.000dir. hadis ilgini tirmizi bu şehirde doğdu.
müslümanların fethinden sonra önemli bir islami mekez durumuna gelen tirmiz 19 asrın sonlarına doğru rusların eline geçti. sovyetler birliğinin afganistanı işgali sırasında (1979 - 1989) şehir rus orduları için önemli bir geçit noktası oldu. 100.000den fazla rus askeri şehirde mevzilendi. şehirdeki hava üssü 2001 yılındaki afganistan harekatında kullanıldı. tirmiz 1991de bağımsız olan özbekistanın bir şehri haline geldi.
amu derya nehri kıyısında yer alan şehrin nüfusunun büyük bir bölümünü özbekler ve tacikler oluşturur. taciklerden sora sırasıyla ruslar ve türkmenler gelir.
şehre ismini büyük iskenderle beraber gelen yunanlılar vermiştir. tirmiz (termos) yunancada sıcak veya sıcak yer anlamına gelir. tirmiz hala özbekistanın en sıcak yeridir. serhanderya vilayetinin merkezi olan şehrin nüfusu 141.000dir. hadis ilgini tirmizi bu şehirde doğdu.
müslümanların fethinden sonra önemli bir islami mekez durumuna gelen tirmiz 19 asrın sonlarına doğru rusların eline geçti. sovyetler birliğinin afganistanı işgali sırasında (1979 - 1989) şehir rus orduları için önemli bir geçit noktası oldu. 100.000den fazla rus askeri şehirde mevzilendi. şehirdeki hava üssü 2001 yılındaki afganistan harekatında kullanıldı. tirmiz 1991de bağımsız olan özbekistanın bir şehri haline geldi.
amu derya nehri kıyısında yer alan şehrin nüfusunun büyük bir bölümünü özbekler ve tacikler oluşturur. taciklerden sora sırasıyla ruslar ve türkmenler gelir.
norveçin güneybatı kıyısında, hordaland eyaletine bağlı en büyük ikinci şehridir. 1 ekim 2006 sayımlarına göre nüfusu 243.960dır.
norveçin hordaland eyaletindeki bir şehirdir.
bu şehirn stordun batsında bulunan takımadalardan oluşur.
yaygın bir tünel ve köprü sistemi,trekantsambandet,30 nisan 2001de bømlonun anakarayla ve komşu ada stord ile bağlantısını sağlamıştır.
246 km² alana sahip olan şehirde 2004 sayımlarına göre 10.215 kişi yaşamaktadır.
bu şehirn stordun batsında bulunan takımadalardan oluşur.
yaygın bir tünel ve köprü sistemi,trekantsambandet,30 nisan 2001de bømlonun anakarayla ve komşu ada stord ile bağlantısını sağlamıştır.
246 km² alana sahip olan şehirde 2004 sayımlarına göre 10.215 kişi yaşamaktadır.
norveçin başkenti osloya 40 km uzaklıktaki akershus bölgesinde bulunan yerleşim alanı. hytte adında ufak evlerle dolu deniz kenarı kasabası. polis, sağlık hizmetleri, yabancılar bürosu, kafeterya, çiçekçi ve gazeteci kasaba merkezini (tangen) oluşturmaktadır.
norveçin sør-trøndelag eyaletine bağlı şehridir.387 km²lik alana sahip şehirde,2004 sayımlarına göre 1,055 kişi yaşamaktadır.
norveçte troms eyaletinin içinde yer alan kuzey sami şehri ve bu eyaletin başkenti.
tromso norveçde nüfusu bakımından 8.şehridir ve dünyanın en kuzeyindeki üniversitesi , tromsø üniversitesi, bira fabrikası, botanik parkına ev sahipliği eder.
tromsø, 15 temmuz 2003.anakaradan kuzeybatıya görünüm. üniversite resmin ortalarındaşehir merkezi tromsonün batı tarafında bulunmaktadır varoş bölgeleri tromsdalen (ana karada, doğu tarafındaki adada), geri kalan tromso adaları, ve doğu tarafında kalan kvaløya nın çoğu batı tarafındaki tromso adaları. tromsø köprüsü ve tromsonün anakarası dört şeritli bir tünelle bağlanmıştır ve şehrin batı tarafında sandnessund köprüsü tromsøya adasıyla kvaløya adasını bağlar.
tromso norveçde nüfusu bakımından 8.şehridir ve dünyanın en kuzeyindeki üniversitesi , tromsø üniversitesi, bira fabrikası, botanik parkına ev sahipliği eder.
tromsø, 15 temmuz 2003.anakaradan kuzeybatıya görünüm. üniversite resmin ortalarındaşehir merkezi tromsonün batı tarafında bulunmaktadır varoş bölgeleri tromsdalen (ana karada, doğu tarafındaki adada), geri kalan tromso adaları, ve doğu tarafında kalan kvaløya nın çoğu batı tarafındaki tromso adaları. tromsø köprüsü ve tromsonün anakarası dört şeritli bir tünelle bağlanmıştır ve şehrin batı tarafında sandnessund köprüsü tromsøya adasıyla kvaløya adasını bağlar.
filistinin batı şeria bölgesinde kudüsün 10 km. kuzeyinde bulunan şehir. nüfusu yaklaşık 57.000dir.
ramallah, yavuz sultan selimin mısır seferi sırasında osmanlı topraklarına katıldı. osmanlı arşiv belgelerine göre şehir 16. yüzyıl da 400 kadar kişiyle bir tarım köyü olarak kuruldu. ilerleyen yıllarda cazibe merkezi haline gelen yerleşim yeri 19. yüzyıl ortalarında osmanlı valisi ibrahim paşa döneminde hristiyan yerleşimleri başladı. 400 sene osmanlı idarsinde kalan ramallah i. dünya savaşından sonra ingilizlerin eline geçti.
ramallah, yavuz sultan selimin mısır seferi sırasında osmanlı topraklarına katıldı. osmanlı arşiv belgelerine göre şehir 16. yüzyıl da 400 kadar kişiyle bir tarım köyü olarak kuruldu. ilerleyen yıllarda cazibe merkezi haline gelen yerleşim yeri 19. yüzyıl ortalarında osmanlı valisi ibrahim paşa döneminde hristiyan yerleşimleri başladı. 400 sene osmanlı idarsinde kalan ramallah i. dünya savaşından sonra ingilizlerin eline geçti.
batı şeria filistin otoritesinin idaresinde olan büyük bir şehir.
kudüsün 63 km kuzeyinde yer alan şehrin nüfusu 105.00dir. şehir nüfusunun büyük bir kısmını müslüman araplar oluşturur. şehirde ayrıca hristiyanlar ve küçük bir topluluk halinde de samaritler yaşamaktadır. nalusun vilayet sınırları içinde toplam 34.000 kişinin yaşadığı 3 filistin mülteci kampı bulunmaktadır. şehir çevreside ayrıca, israilli yerleşimcilerin yaşadığı 14 yerleşim birimi bulunmaktadır.
yavuz sultan selim zamanında osmanlı idaresine giren şehirde türklerin hakimiyeti 400 sene devam etti. osmanlıların son döneminde beyrut vilayetine bağlı berka sancağının merkezi olan nablus i. dünya savaşından sonra ingiliz manda yönetiminin idaresine girdi. 1948de ürdünün bir parçası haline gelen nablus 1967deki altı gün savaşından sonra israil tarafından işgal edildi.
kudüsün 63 km kuzeyinde yer alan şehrin nüfusu 105.00dir. şehir nüfusunun büyük bir kısmını müslüman araplar oluşturur. şehirde ayrıca hristiyanlar ve küçük bir topluluk halinde de samaritler yaşamaktadır. nalusun vilayet sınırları içinde toplam 34.000 kişinin yaşadığı 3 filistin mülteci kampı bulunmaktadır. şehir çevreside ayrıca, israilli yerleşimcilerin yaşadığı 14 yerleşim birimi bulunmaktadır.
yavuz sultan selim zamanında osmanlı idaresine giren şehirde türklerin hakimiyeti 400 sene devam etti. osmanlıların son döneminde beyrut vilayetine bağlı berka sancağının merkezi olan nablus i. dünya savaşından sonra ingiliz manda yönetiminin idaresine girdi. 1948de ürdünün bir parçası haline gelen nablus 1967deki altı gün savaşından sonra israil tarafından işgal edildi.
filistinin güneybatısında yer alan gazze şeridinin en büyük şehri.
akdeniz sahilinden 4 km içeride kurulmuş olan gazzenin nüfusu 400.000dir. gazze 634 yılında müslümanlar tarafından fethedildi. imam şafii 767 tarihinde bu şehirde doğdu. uzun süre müslümanların idaresinde kalan gazze 1149da haçlıların eline geçti. 1187 tarihinde selahaddin eyyubi tarafından geri alındı.
eyyubilerden sonra memlukların idaresine giren gazze 1517de yavuz sultan selim mısır seferi sırasında osmanlı topraklarına katıldı. 1649 tarihinde gazzeyi ziyaret eden evliya çelebi şehirde; 11 cami, 2 hamam, 600 dükkan ve 1300 ev bulunduğunu seyahatname ismindeki eserinde belirtmiştir. 400 yıl osmanlıların idaresinde kalan gazze i. dünya savaşı sırasında osmanlılarla ingilizler arasında meydana gelen üç büyük savaşa sahne oldu. bu savaşlardan ilk ikisini osmanlılar üçüncüsünü ise ingilizler kazandı. türkler çanakkale savaşında olduğu gibi burada da anzak askerleriyle savaştı.
1917de ingilizlerin idaresine giren şehir 1948de israil’in kurulmasından sonra mısır topraklarına katıldı. 1948de filistin’den sürülen arapların gelmesiyle şehrin nüfusu 100.000in üzerine çıktı. 1967deki altı gün savaşından sonra şehirde, 27 yıl sürecek bir israil işgali dönemi başladı.
1993 yılında imzalanan oslo barış anlaşmasından sonra mayıs 1994 yılında israil askerleri şehirden çekildi ve gazzenin idaresi filistin özerk yönetimine devredildi. 28 eylül 2000 tarihinde el aksa intifadasının başlamasından sonra gazze şehri çeşitli tarihlerde israilin hava saldırılarına uğradı.
gazze ekonomisi tarıma dayalıdır. bölgede en çok turunçgil üretilir. çok sayıda gazzeli sınırın açık olduğu zamanlarda israil’e giderek çalışır. şehirde tekstil ve yiyeceğe dayalı küçük sanayi tesisleri bulunmaktadır. çeşitli malların satıldığı gazze pazarının ticari canlılığı pek fazla değildir. balıkçılık ta gazzenin geçim kaynakları arasındadır. 1998 yılında açılan yaser arafat hava alanı el aksa intifadasının başlamasından sonra gerçekleşen israil saldırıları sırasında büyük hasar gördü ve ulaşıma kapandı.
ulu cami, ibn osman camii, ibn mervan camii, seyyid haşim camii napolyon kalesi ve halen kullanılmakta olan st. porphyrus kilisesi gazzenin önemli tarihi eserleri arasındadır.
akdeniz sahilinden 4 km içeride kurulmuş olan gazzenin nüfusu 400.000dir. gazze 634 yılında müslümanlar tarafından fethedildi. imam şafii 767 tarihinde bu şehirde doğdu. uzun süre müslümanların idaresinde kalan gazze 1149da haçlıların eline geçti. 1187 tarihinde selahaddin eyyubi tarafından geri alındı.
eyyubilerden sonra memlukların idaresine giren gazze 1517de yavuz sultan selim mısır seferi sırasında osmanlı topraklarına katıldı. 1649 tarihinde gazzeyi ziyaret eden evliya çelebi şehirde; 11 cami, 2 hamam, 600 dükkan ve 1300 ev bulunduğunu seyahatname ismindeki eserinde belirtmiştir. 400 yıl osmanlıların idaresinde kalan gazze i. dünya savaşı sırasında osmanlılarla ingilizler arasında meydana gelen üç büyük savaşa sahne oldu. bu savaşlardan ilk ikisini osmanlılar üçüncüsünü ise ingilizler kazandı. türkler çanakkale savaşında olduğu gibi burada da anzak askerleriyle savaştı.
1917de ingilizlerin idaresine giren şehir 1948de israil’in kurulmasından sonra mısır topraklarına katıldı. 1948de filistin’den sürülen arapların gelmesiyle şehrin nüfusu 100.000in üzerine çıktı. 1967deki altı gün savaşından sonra şehirde, 27 yıl sürecek bir israil işgali dönemi başladı.
1993 yılında imzalanan oslo barış anlaşmasından sonra mayıs 1994 yılında israil askerleri şehirden çekildi ve gazzenin idaresi filistin özerk yönetimine devredildi. 28 eylül 2000 tarihinde el aksa intifadasının başlamasından sonra gazze şehri çeşitli tarihlerde israilin hava saldırılarına uğradı.
gazze ekonomisi tarıma dayalıdır. bölgede en çok turunçgil üretilir. çok sayıda gazzeli sınırın açık olduğu zamanlarda israil’e giderek çalışır. şehirde tekstil ve yiyeceğe dayalı küçük sanayi tesisleri bulunmaktadır. çeşitli malların satıldığı gazze pazarının ticari canlılığı pek fazla değildir. balıkçılık ta gazzenin geçim kaynakları arasındadır. 1998 yılında açılan yaser arafat hava alanı el aksa intifadasının başlamasından sonra gerçekleşen israil saldırıları sırasında büyük hasar gördü ve ulaşıma kapandı.
ulu cami, ibn osman camii, ibn mervan camii, seyyid haşim camii napolyon kalesi ve halen kullanılmakta olan st. porphyrus kilisesi gazzenin önemli tarihi eserleri arasındadır.
(bkz: bethlehem)
tartu ortaçağın ileri dönemlerinde bölgede hatrı sayılır bir ticaret merkezi ve dorpat piskoposluğunun merkeziydi. bugünkü bütün estonya ve letonya topraklarında olduğu gibi, tartu da i.s. xii. yüzyılda alman kılıç kardeşliği himayesi altına girdi. xx. yüzyıla kadar, kent, almanların kültürel, dini, mimari ve siyasi yapısından yoğun bir şekilde etkilendi. örneğin zamanında darpot meydanı olarak bilinen yer alman kenti rostocklular tarafından inşa edildi. ketteki ana üniversite ise yine almanlar tarafından yapıldı.
16. yüzyılda, listonya ve tartu birlikte polonya yönetimi altına girdi ve burada dini jesuit gramer okulu 1583te yapıldı. buna ek olarak, tartuda papaz okulu da faaliyetlere başladı.
papaz okulu ve gramer okulu ((1601))deki polonya-isveç savaşı sırasında kapatıldı. savaşın ardından tartu isveçliler tarafından alındı. 1632 yılında isveç kralı ii. gustav adolf, üniversiteyi kontrolü altına aldı. 1721 yılında kent rusya imparatorluğu ele geçirildi ve 1918 yılına kadar imparatorluğun sınırları içinde kaldı.
i. dünya savaşı sonrasındaki iç savaş sırasında, bolşevik sovyetler rusyası hükümeti ile estonya arasında 2 şubat 1920de tartuda yapılan altlaşmada estonya sovyetler birliğine katıldı.
ii. dünya savaşı sırasında, kentin aralarında rus kraliçesi ii. katerinanın yaptırdığı tarihi kivisildin de (taş köprü) bulunduğu büyük bir bölümü sovyet orduları tarafından yok edildi.
1990 yılında estonya bağımsızlığını ilan ettikten sonra, tartu da bağımsızlığına kavuştu.
16. yüzyılda, listonya ve tartu birlikte polonya yönetimi altına girdi ve burada dini jesuit gramer okulu 1583te yapıldı. buna ek olarak, tartuda papaz okulu da faaliyetlere başladı.
papaz okulu ve gramer okulu ((1601))deki polonya-isveç savaşı sırasında kapatıldı. savaşın ardından tartu isveçliler tarafından alındı. 1632 yılında isveç kralı ii. gustav adolf, üniversiteyi kontrolü altına aldı. 1721 yılında kent rusya imparatorluğu ele geçirildi ve 1918 yılına kadar imparatorluğun sınırları içinde kaldı.
i. dünya savaşı sonrasındaki iç savaş sırasında, bolşevik sovyetler rusyası hükümeti ile estonya arasında 2 şubat 1920de tartuda yapılan altlaşmada estonya sovyetler birliğine katıldı.
ii. dünya savaşı sırasında, kentin aralarında rus kraliçesi ii. katerinanın yaptırdığı tarihi kivisildin de (taş köprü) bulunduğu büyük bir bölümü sovyet orduları tarafından yok edildi.
1990 yılında estonya bağımsızlığını ilan ettikten sonra, tartu da bağımsızlığına kavuştu.
toome tepesinin (toomemägi) doğusuna, m.s. 600 yılında estler bölgeye ilk defa tarbatu kalesinin inşa etmişlerdir. tartu hakkına ilk yazılı belge ise 1030 yılına dayanmaktadır. bu sene kiev prensi 1. yaroslav tarbatu kalesini alıp buraya yuryev adındaki kendi kalesini dikmiştir.
estonyanın en büyük ikinci kentidir. 38,8 kilometre karelik yüzölçümü olan kentin nüfusu 2004 sayımına göre 100.482dir. tartu ile ilgili ilk yazılı belgeler 1030a kadar dayanmaktadır.
estonyanin finansal ve siyasi başkenti olan tallinnden farklı olarak tartu entellektüel ve kültürel merkez olarak ön plana çıkar. estonyanın en eski ve en prestijli üniversitesi olan tartu üniversitesi de bu kettedir. tallinnin 180 kilometre güneyinde olan kent, aynı zamanda güney estonyanın merkezi konumundadur. estonyanın en büyük iki gölünü birbirilerine bağlayan emajõgi nehri, tartudan da geçmektedir.
estonyanin finansal ve siyasi başkenti olan tallinnden farklı olarak tartu entellektüel ve kültürel merkez olarak ön plana çıkar. estonyanın en eski ve en prestijli üniversitesi olan tartu üniversitesi de bu kettedir. tallinnin 180 kilometre güneyinde olan kent, aynı zamanda güney estonyanın merkezi konumundadur. estonyanın en büyük iki gölünü birbirilerine bağlayan emajõgi nehri, tartudan da geçmektedir.
eritrenin başkentidir. çeşitli sanayi tesislerinin bulunduğu şehrin nüfusu 580.000dir.
12. yüzyılda kurulan asmara 19. yüzyılın sonlarında italyan sömürge yönetimine girdi. 1930larda inşa edilen yeni binalarla şehrin görünüşü çok değişti. italyanlar asmaraya küçük roma ismini verdiler. eritrenin etyopyadan ayrıldığı bağımsızlık savaşı sırasında oldukça zarar gören asmara 1993te başkent oldu.
12. yüzyılda kurulan asmara 19. yüzyılın sonlarında italyan sömürge yönetimine girdi. 1930larda inşa edilen yeni binalarla şehrin görünüşü çok değişti. italyanlar asmaraya küçük roma ismini verdiler. eritrenin etyopyadan ayrıldığı bağımsızlık savaşı sırasında oldukça zarar gören asmara 1993te başkent oldu.
brunei sultanlığının başkenti.
önemli bir tekstil, mobilya, kereste üretim merkezi olan şehrin nüfusu 64.000dir. kraliyet sarayı, sultan ömer camii, malay teknoloji müzesi ve brunei tarih merkezi şehrin önemli tarihi eserleri arasındadır.
önemli bir tekstil, mobilya, kereste üretim merkezi olan şehrin nüfusu 64.000dir. kraliyet sarayı, sultan ömer camii, malay teknoloji müzesi ve brunei tarih merkezi şehrin önemli tarihi eserleri arasındadır.
bir güney amerika ülkesi olan bolivyanın yönetimsel başkentidir. ülkede yasal başkent sucre olmasına karşın, bakanlar kurulu la pazda yerleşiktir ve ülke buradan yönetilir. kent ek olarak, la paz bölgesinin de bölgesel başkentidir.
2001 sayımına göre bir milyon kişinin yaşadığı la paz kenti, deniz yüzeyinden 3600 metre yükseklikteki chuquiago koyağında yeralır. kentin havaalanı, 4082 metredeki el alto uydu kentinde yeralır.
kentte ortalama sıcaklıklar kışları 15 santigrad derece, yazları ise 22 derece dolaylarındadır. yazlar genellikle yağmurlu, kışlar ise görece serin ama güneşli geçer.
kent, 1548 yılında, alonso de mendozanun önderliğindeki ispanyollarca, chuquiago adlı yerli yerleşim yerinde nuestra señora de la paz ("barışın kutsanmış meryem anası") adıyla kurulmuştur. adındaki "barış" sözcüğü, önceki bir ayaklanmadan sonra barışın sağlanmış olmasındandır. 1825de ispanyadan bağımsızlık için savaşan cumhuriyetçilerin, ayacuchoda ispanyol ordusunu yenmesinden sonra, kentin adı la paz de ayacucho ("ayacucho barışı") olarak değiştirilmiştir.
1898de bakanlar kurulunun kente taşınmasıyla, kent ülkenin gerçek başkenti konumuna geçmiştir.
2001 sayımına göre bir milyon kişinin yaşadığı la paz kenti, deniz yüzeyinden 3600 metre yükseklikteki chuquiago koyağında yeralır. kentin havaalanı, 4082 metredeki el alto uydu kentinde yeralır.
kentte ortalama sıcaklıklar kışları 15 santigrad derece, yazları ise 22 derece dolaylarındadır. yazlar genellikle yağmurlu, kışlar ise görece serin ama güneşli geçer.
kent, 1548 yılında, alonso de mendozanun önderliğindeki ispanyollarca, chuquiago adlı yerli yerleşim yerinde nuestra señora de la paz ("barışın kutsanmış meryem anası") adıyla kurulmuştur. adındaki "barış" sözcüğü, önceki bir ayaklanmadan sonra barışın sağlanmış olmasındandır. 1825de ispanyadan bağımsızlık için savaşan cumhuriyetçilerin, ayacuchoda ispanyol ordusunu yenmesinden sonra, kentin adı la paz de ayacucho ("ayacucho barışı") olarak değiştirilmiştir.
1898de bakanlar kurulunun kente taşınmasıyla, kent ülkenin gerçek başkenti konumuna geçmiştir.
bolivya altiplanosunun güneyinde, departamento potosínde 12.000 nüfuslu bir şehir. ününü, yakınlarında bulunan dünyanın en büyük tuz gölü salar de uyuniye borçludur.
uyuni, terk edilmiş bir western şehri gibi görünür. buna uygun olarak, artık kullanılmayan tren yolu hatları bu görüntüyü pekiştirir. tarla alanı oluşturma, 3670 m yükseklikteki bu verimsiz tabiatta pratikte imkansızdır. su çok ender bulunurken, buna karşı rüzgar ve soğuk şehrin karekteristik özelliğidir. aymara kelimesi uyuni tercüme edildiğinde "yük hayvanlarının mekanı" anlamına gelir. yük hayvanları, bölgenin temel geçim kaynağı ve şöhretinin sebebi olan tuzu naklederler. bu yüzden 160 km uzunluğunda, 135 km genişliğinde, tuz kabuğu 2 ile 7 m arasında değişen yeryüzünün en büyük tuz gölü salar de uyunini görmeye sayısız turist gelir. buna uygun olarak şehir neredeyse yalnızca turizm acentalarından oluşuyor gibi görünür. bunların hepsinin günlük programını salar de uyuni oluşturur.
bolivya trenyolu tarihinin etkileyici bir şahidi, şehrin 3 km güneyindeki cementerio de los trenes dir. bu "tren mezarlığında" sayısız buharlı lokomotif ve vagon dağılmış bir şekilde paslanmaktadırlar.
uyuniden yola çıkarak laguna colorado ve laguna verdenin de ziyaret edilebildiği, muhteşem çöl doğasının içinde etkileyici volkanların olduğu, bolivyanın güneybatısına bir tur yapılabilir.
uyuni, terk edilmiş bir western şehri gibi görünür. buna uygun olarak, artık kullanılmayan tren yolu hatları bu görüntüyü pekiştirir. tarla alanı oluşturma, 3670 m yükseklikteki bu verimsiz tabiatta pratikte imkansızdır. su çok ender bulunurken, buna karşı rüzgar ve soğuk şehrin karekteristik özelliğidir. aymara kelimesi uyuni tercüme edildiğinde "yük hayvanlarının mekanı" anlamına gelir. yük hayvanları, bölgenin temel geçim kaynağı ve şöhretinin sebebi olan tuzu naklederler. bu yüzden 160 km uzunluğunda, 135 km genişliğinde, tuz kabuğu 2 ile 7 m arasında değişen yeryüzünün en büyük tuz gölü salar de uyunini görmeye sayısız turist gelir. buna uygun olarak şehir neredeyse yalnızca turizm acentalarından oluşuyor gibi görünür. bunların hepsinin günlük programını salar de uyuni oluşturur.
bolivya trenyolu tarihinin etkileyici bir şahidi, şehrin 3 km güneyindeki cementerio de los trenes dir. bu "tren mezarlığında" sayısız buharlı lokomotif ve vagon dağılmış bir şekilde paslanmaktadırlar.
uyuniden yola çıkarak laguna colorado ve laguna verdenin de ziyaret edilebildiği, muhteşem çöl doğasının içinde etkileyici volkanların olduğu, bolivyanın güneybatısına bir tur yapılabilir.
bolivyadaki santa cruz bölgesinde, santa cruz de la sierranın kuş uçuşu 125 km. güneybatısındaki küçük bir kenttir. vallegrande eyaletinin başkentidir ve bölgede önemli bir alışveriş merkezidir. kent 2.030 m rakımda adını aldığı büyük bir vadinin içinde yeralır. yaklaşık 6.000 nüfusa sahiptir. vadi içindeki konumu itibariyle yumuşak bir iklime sahiptir ve bölgedeki en önemli geçim kaynağı tarımdır.
vallegrande ispanyollar tarafından 1612de ciudad de jesús y montes claros de los caballeros del vallegrande (vallegrande şövalyelerinden montes claros ve jesusun şehri) adıyla kurulmuştur. 18nci ve 19ncu yy.larda düzenli bir şekilde büyüyen vallegrande 1900 yılında ulaştığı 25.000lik nüfusuyla bölgenin kültürel merkezi haline gelmiştir. 20nci yy.da ise yakınlardaki santa cruz şehrinin gelişmesiyle önemini giderek yitirmeye başlamıştır.
vallegrandeye eski santa cruzdan cochabamba otoyoluna giderken ayrılan bir yoldan ulaşılır ve bir uçuş pisti bulunmaktadır.
vallegrandenin uçuş pistinde 1997 yılında che guevaranın cesedinden kalanlar bulunmuştur. 1967 yılında yakınlardaki la higuera köyünde öldürülen guevaranın cesedi buraya gömülmüştür.
vallegrande ispanyollar tarafından 1612de ciudad de jesús y montes claros de los caballeros del vallegrande (vallegrande şövalyelerinden montes claros ve jesusun şehri) adıyla kurulmuştur. 18nci ve 19ncu yy.larda düzenli bir şekilde büyüyen vallegrande 1900 yılında ulaştığı 25.000lik nüfusuyla bölgenin kültürel merkezi haline gelmiştir. 20nci yy.da ise yakınlardaki santa cruz şehrinin gelişmesiyle önemini giderek yitirmeye başlamıştır.
vallegrandeye eski santa cruzdan cochabamba otoyoluna giderken ayrılan bir yoldan ulaşılır ve bir uçuş pisti bulunmaktadır.
vallegrandenin uçuş pistinde 1997 yılında che guevaranın cesedinden kalanlar bulunmuştur. 1967 yılında yakınlardaki la higuera köyünde öldürülen guevaranın cesedi buraya gömülmüştür.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?