kut el amara, kut’ül amara, el kut olarakta bilinen irak’ın doğu kesiminde, bağdat’ın güneydoğusunda, dicle nehri kıyısında vasıt ilinin merkezi durumunda 400,000 nufuslu bir kenttir. 1960’a kadar tüm il bu isimle anılırken bu tarihten sonra vasıt adını almıştır.
bir su dağıtım kanalı olan şatt’ül geraf’ın dicle’den ayrıldığı noktada yer alması, kent yakınlarında ki kut barajının dicleden sulama kanallarına su sağlaması ve tarım ürünlerinin pazarlandığı bir ticaret merkezi olması şehire önem kazandırmıştır.
irak federal cumhuriyeti topraklarında bulunan ve türklerin, iraklı türkmenlerin, arapların, asurluların ve ermenilerin oluşturduğu bir şehirdir. merkez kerküktür. tavuk, havice, tazehurmatu, tisin, altunköprü ilçeleri vardır. ayrıca yayçı, leylan, kara hasan, kara incir gibi bucakları vardır.
osmanlı devleti döneminde vilayet olan kerkük, 1926 yılında ingiltere ile yapılan ankara antlaşmasıyla iraka devredilmiştir. yine de halen misak-ı milli sınırları içerisindedir.
osmanlı imparatorluğu döneminde (1918 yılına kadar) musul vilayeti ile kerkük müstakil mutasarrıflığı halinde idare ediliyordu. erbil şehri kerküke, hanekin şehri de bağdata bağlı birer kara merkezi konumunda idi. 1957 yılından günümüze kadar gelen süreç içerisinde irak iktidarları tarafından türklerin yerleşim bölgelerinin idari şekilleri değiştirilerek, bölgenin demografik yapısının bozulmasına çalışılmıştır. 1957de türkmenlerin yerleştiği iller musul, kerkük, erbil ve diyale şehirleridir. bağdatta da neredeyse erbil şehri kadar bir türk nüfusu yaşamaktadır. 1976dan sonra iraktaki idari yapı yeniden değiştirilmiş, yeni vilayetler ortaya çıkartılarak, irakın il sayısı 18e çıkartılmıştır. bu yapılanmada türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerin parçalanması özellikle yapılmıştır.
osmanlı devleti döneminde vilayet olan kerkük, 1926 yılında ingiltere ile yapılan ankara antlaşmasıyla iraka devredilmiştir. yine de halen misak-ı milli sınırları içerisindedir.
osmanlı imparatorluğu döneminde (1918 yılına kadar) musul vilayeti ile kerkük müstakil mutasarrıflığı halinde idare ediliyordu. erbil şehri kerküke, hanekin şehri de bağdata bağlı birer kara merkezi konumunda idi. 1957 yılından günümüze kadar gelen süreç içerisinde irak iktidarları tarafından türklerin yerleşim bölgelerinin idari şekilleri değiştirilerek, bölgenin demografik yapısının bozulmasına çalışılmıştır. 1957de türkmenlerin yerleştiği iller musul, kerkük, erbil ve diyale şehirleridir. bağdatta da neredeyse erbil şehri kadar bir türk nüfusu yaşamaktadır. 1976dan sonra iraktaki idari yapı yeniden değiştirilmiş, yeni vilayetler ortaya çıkartılarak, irakın il sayısı 18e çıkartılmıştır. bu yapılanmada türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerin parçalanması özellikle yapılmıştır.
irakın bir şehri. bağdatın 100 km güneybatısındadır. hüseyin bin alinin döneminde el-kadiriye ve şat-ül fırat olarak da bilinirdi. 2003 sayımına göre nüfusu 572,300dür. el kerbela eyaletinin başkentidir. müslümanlığın şii ve alevi mezheplerine göre mekke, medine ve neceften sonraki en kutsal şehirdir. kerbela savaşı (kerbela olayı) burada cereyan etmiştir.
kuzey irakın iran sınırına 15 km., başkent bağdatın 241 km. kuzeydoğusunda bulunan şehir.
iran - irak savaşı sırasında 16 mart 1988 tarihinde saddam hüseyin yönetimindeki iktidar tarafından kimyasal bombalarla saldırılan kentte 5000e yakın insan hayatını yitirmiştir.
iran - irak savaşı sırasında 16 mart 1988 tarihinde saddam hüseyin yönetimindeki iktidar tarafından kimyasal bombalarla saldırılan kentte 5000e yakın insan hayatını yitirmiştir.
irakın ikinci büyük şehridir. şattül arap su yolunun kıyısında basra körfezine 55, bağdata ise 545 kilometre uzaklıktadır.
uzun süre osmanlıların idaresinde bulunan şehir i. dünya savaşı sırasında ingilizler tarafından işgal edilmiş, daha sonra ise irak devletinin bir vilayeti olmuştur.
uzun süre osmanlıların idaresinde bulunan şehir i. dünya savaşı sırasında ingilizler tarafından işgal edilmiş, daha sonra ise irak devletinin bir vilayeti olmuştur.
irak’ın güneydoğusunda şehir. başkent bağdat’ın 50 km. güneyindedir. bugün büyük çoğunluğu şiilerden oluşan şehirin nüfusu 420.000 (2005) dir. 1860 yılında osmanlı ileri karakolu olarak kurulmuş 1915 yılında ingilizler tarafından işgal edilmiştir.
bugünkü irak sınırları içerisinde bulunan bir şehir.
asurlular zamanında arba-ilu, arbela; eski iran kaynaklarında arbira olarak geçen ve gelişmiş bir kent olan erbil, aşağı ve yukarı zab suları arasında kurulmuştur. musul, altınköprü, bağdad-basra yollarının kavşak noktasında bulunan şehir, irak selçukluları idaresinden sonra 1144 tarihinden itibaren beytekin hanedanından küçük alinin ve erbil atabeklerinin başkenti olmuştur.
muzafferüddin kökböri devrinde (1136-1190) imar edilen erbil, iki kısımda gelişmiştir. aşağı erbil nehir kenarında, geniş bir vadide yayılırken, yukarı erbil tepe üzerinde kale içine sıkışıp kalmıştır. kalenin surları, eski kalıntıları üzerine kökböri tarafından yeniden yaptırılmıştır.
kökbörinin evlâdı olmadığından, vasiyeti üzerine abbasî halifesine kalan erbil, moğol istilâsından sonra uzun müddet karışık ve sıkıntılı dönemler yaşamıştır. 1731de, nadir şaha karşı uzun süre dayanan kale, şehrin düşmesinden sonra harabe haline gelmiş, 1849da esaslı bir şekilde tamir edilmiştir. erbil, osmanlı döneminde, xix.yy. başlarına kadar bağdata bağlı bir kaza merkezi olarak idare edilmiştir.
kökböri, devletinin ve saltanatının küçük olmasına rağmen, islâm dünyasında büyük bir üne kavuşmuştur. aşağı erbilde yüksek minareli bir ulu cami, bir medrese, 4 dârûl-aceze, dul ve yetim yurtları ile ribatlar yaptırarak şehri mimarî eserlerle donatmıştır.
ulaşım yollarının kavşak noktasında bulunan erbil, xii-xv.yy.larda büyük bir ticaret merkezi durumundaydı. 1309 (rumi) musul salnamesine göre, 4.000 nüfuslu kaza merkezinde, 2 cami, 10 mescid, 6 medrese, 5 sıbyan mektebi, 5 dârûl-aceze, 1 kışla ve 3 hamam bulunuyordu(4). bugün aşağı erbil harabe halinde olup bir tek minare ayakta kalmıştır. yukarı erbil, kale içinde hâlâ xviii. yy. hayatı yaşamaktadır. kale içindeki kale camii, hacı molla ibrahim camii, ömerağa medresesi ile şeyh şerif tekkesi halen kullanılmaktadır.
asurlular zamanında arba-ilu, arbela; eski iran kaynaklarında arbira olarak geçen ve gelişmiş bir kent olan erbil, aşağı ve yukarı zab suları arasında kurulmuştur. musul, altınköprü, bağdad-basra yollarının kavşak noktasında bulunan şehir, irak selçukluları idaresinden sonra 1144 tarihinden itibaren beytekin hanedanından küçük alinin ve erbil atabeklerinin başkenti olmuştur.
muzafferüddin kökböri devrinde (1136-1190) imar edilen erbil, iki kısımda gelişmiştir. aşağı erbil nehir kenarında, geniş bir vadide yayılırken, yukarı erbil tepe üzerinde kale içine sıkışıp kalmıştır. kalenin surları, eski kalıntıları üzerine kökböri tarafından yeniden yaptırılmıştır.
kökbörinin evlâdı olmadığından, vasiyeti üzerine abbasî halifesine kalan erbil, moğol istilâsından sonra uzun müddet karışık ve sıkıntılı dönemler yaşamıştır. 1731de, nadir şaha karşı uzun süre dayanan kale, şehrin düşmesinden sonra harabe haline gelmiş, 1849da esaslı bir şekilde tamir edilmiştir. erbil, osmanlı döneminde, xix.yy. başlarına kadar bağdata bağlı bir kaza merkezi olarak idare edilmiştir.
kökböri, devletinin ve saltanatının küçük olmasına rağmen, islâm dünyasında büyük bir üne kavuşmuştur. aşağı erbilde yüksek minareli bir ulu cami, bir medrese, 4 dârûl-aceze, dul ve yetim yurtları ile ribatlar yaptırarak şehri mimarî eserlerle donatmıştır.
ulaşım yollarının kavşak noktasında bulunan erbil, xii-xv.yy.larda büyük bir ticaret merkezi durumundaydı. 1309 (rumi) musul salnamesine göre, 4.000 nüfuslu kaza merkezinde, 2 cami, 10 mescid, 6 medrese, 5 sıbyan mektebi, 5 dârûl-aceze, 1 kışla ve 3 hamam bulunuyordu(4). bugün aşağı erbil harabe halinde olup bir tek minare ayakta kalmıştır. yukarı erbil, kale içinde hâlâ xviii. yy. hayatı yaşamaktadır. kale içindeki kale camii, hacı molla ibrahim camii, ömerağa medresesi ile şeyh şerif tekkesi halen kullanılmaktadır.
irakda el-anbar iline bağlı kasaba. başkent bağdatın 70 km. batısında yer alır. fırat nehri kenarındadır.
suriyenin başkentidir. dünya tarihi boyunca, hiç aralıksız en uzun süre kullanılan şehir olarak anılır. şu anki nüfusu yaklaşık 2 milyondur.
en bilinen tarihi mekanlardan biri emevi camiidir. ayrıca, bazı müslümanlar arasında ahir zamanda mehdinin ve isanın bu camiye ineceği inancı vardır.
en bilinen tarihi mekanlardan biri emevi camiidir. ayrıca, bazı müslümanlar arasında ahir zamanda mehdinin ve isanın bu camiye ineceği inancı vardır.
çin cumhuriyetinin başkenti ve tayvan adasının en kalabalık şehridir. taipei merkez (ilçeleri hariç) nüfusu 2.619.022dir (2005 istatistikleri). tayvanın en önemli ticaret, siyaset ve kültür merkezidir.
isveçde bir şehir. uppsala län eyaletinin başkentidir.
138.308 nüfusu olan uppsala (2005), nüfus olarak ülkenin, stockholm, göteborg ve malmöden sonra dördüncü büyük şehridir.
138.308 nüfusu olan uppsala (2005), nüfus olarak ülkenin, stockholm, göteborg ve malmöden sonra dördüncü büyük şehridir.
isveçin başkenti ve en büyük şehri olan stockholm, idarı olarakta stockholm şehri resmi adıyla stokholm bölgesine bağlıdır.
başkent olması münasebetiyle hükümet, parlamento ve devletin en yüksek temsilcisi kral 16. carl gustafin şehridir. yazılı belgelerde stokholm adına ilk rastlama tarihi 1252 yılıdır. etimolojik olarak; -holm = kütük –stock = adacık, yanı kütükadaşı anlamına gelmektedir. şehir, birger jarl tarafından isveçi yabancı gemici akımlarından ve en büyük şehir sigtuna üzerinden yapılan baskınlardan korumak için kurulmuştur. yapılan ilk bina baltik deniziyle mälaren gölü arasındaki deniz trafiğini kontrol amacıyla yapılmış olan kaledir. takip eden 20 yılda magnus ladulåş tarafından geliştirilen kent, 1270 yılında kitaplara önemli bir ticaret şehri, 1289 yılında ise isveçın en kalabalık şehri olarak girmiştir. 15. yüzyılda ilk nüfus sayımı yapılmış ve şehrin 1100 ev ve 6000 nüfustan mürekkep olduğu anlaşılmıştır.
12 üniversiteli şehir pek çok kültür enstitüsü, onlarca opera, bale, tiyatro binası sahibidir. drottningholm sarayı ve büyük mezarlık unesco dünya mirasidir. 1912 yılında yaz olimpiyatları’na ev sahipliği yapan şehir, 1998 yılında avrupa kültür başkenti ilan edilmiştir. 1975 ve 2000 yıllarında da erovizyon şarkı yarışmasını organize etmiştir.
başkent olması münasebetiyle hükümet, parlamento ve devletin en yüksek temsilcisi kral 16. carl gustafin şehridir. yazılı belgelerde stokholm adına ilk rastlama tarihi 1252 yılıdır. etimolojik olarak; -holm = kütük –stock = adacık, yanı kütükadaşı anlamına gelmektedir. şehir, birger jarl tarafından isveçi yabancı gemici akımlarından ve en büyük şehir sigtuna üzerinden yapılan baskınlardan korumak için kurulmuştur. yapılan ilk bina baltik deniziyle mälaren gölü arasındaki deniz trafiğini kontrol amacıyla yapılmış olan kaledir. takip eden 20 yılda magnus ladulåş tarafından geliştirilen kent, 1270 yılında kitaplara önemli bir ticaret şehri, 1289 yılında ise isveçın en kalabalık şehri olarak girmiştir. 15. yüzyılda ilk nüfus sayımı yapılmış ve şehrin 1100 ev ve 6000 nüfustan mürekkep olduğu anlaşılmıştır.
12 üniversiteli şehir pek çok kültür enstitüsü, onlarca opera, bale, tiyatro binası sahibidir. drottningholm sarayı ve büyük mezarlık unesco dünya mirasidir. 1912 yılında yaz olimpiyatları’na ev sahipliği yapan şehir, 1998 yılında avrupa kültür başkenti ilan edilmiştir. 1975 ve 2000 yıllarında da erovizyon şarkı yarışmasını organize etmiştir.
isveçin güney sahilinde bulunan bir liman kentidir. nüfusu 270.000 olan malmö isveçin 3. büyük kentidir. danimarkanın başkenti kopenhag ile arasında uzaklığı 20 kilometre olan bir boğaz mevcuttur.
çok sayıda göç alan kentin, %25ine yakını isveç dışında doğmuştur. tahmini olarak nufüsünün %16sı müslümandır.
çok sayıda göç alan kentin, %25ine yakını isveç dışında doğmuştur. tahmini olarak nufüsünün %16sı müslümandır.
isveçin ikinci ve iskandinavyanın dördüncü büyük şehridir. göteborg şehir merkezinin 485.000, metropolitan bölgesinin ise yaklaşık 820.000 nüfusa sahip olduğu tahmin edilmektedir. stockholmden sonra isveçin ikinci büyük şehridir. göteborg 60.000 üniversite öğrencisiyle iskandinavyanın en çok öğrenci barındıran şehridir.
isveçin ikinci ve iskandinavyanın dördüncü büyük şehridir. göteborg şehir merkezinin 485.000, metropolitan bölgesinin ise yaklaşık 820.000 nüfusa sahip olduğu tahmin edilmektedir. stockholmden sonra isveçin ikinci büyük şehridir. göteborg 60.000 üniversite öğrencisiyle iskandinavyanın en çok öğrenci barındıran şehridir.
isveçin ikinci ve iskandinavyanın dördüncü büyük şehridir. göteborg şehir merkezinin 485.000, metropolitan bölgesinin ise yaklaşık 820.000 nüfusa sahip olduğu tahmin edilmektedir. stockholmden sonra isveçin ikinci büyük şehridir. göteborg 60.000 üniversite öğrencisiyle iskandinavyanın en çok öğrenci barındıran şehridir.
zimbabve coğrafyasının ortalarında yaklaşık 137,000(2002) nüfuslu midlands eyaletine bağlı şehir.1894te dr. leander starr jameson tarafından keşfedilmiştir.
zimbabvenin orta güney kesiminde midlands eyaletine bağlı bir kent. yakınındaki asbest madeni en önemli gelir kaynağıdır. 1920de köy olarak kurulmuş, 1930da kasabaya dönüşmüş, 1940ların sonunda ise il statüsü kazanmıştır.
lübnan’ın güneyinde cenub vilayetinin merkezi olan şehir.
lübnan’ın başkenti beyrut’un güneyinde akdeniz sahilinde yer alan şehrin nüfusu 200.000’dir
antik çağda önemli bir fenike şehri olan sayda’nın eski ismi sidon’dur. tarih boyunca değişik devletlerin idaresinde kalan sayda 1517’de yavuz sultan selim zamanında osmanlı toraklarına katıldı. 400 sene türklerin idaresinde kalan şehir i. dünya savaşından sonra fransızların idaresine girdi. daha sonra da bağımsız olan lübnan’ın bir şehri haline geldi.
lübnan’ın başkenti beyrut’un güneyinde akdeniz sahilinde yer alan şehrin nüfusu 200.000’dir
antik çağda önemli bir fenike şehri olan sayda’nın eski ismi sidon’dur. tarih boyunca değişik devletlerin idaresinde kalan sayda 1517’de yavuz sultan selim zamanında osmanlı toraklarına katıldı. 400 sene türklerin idaresinde kalan şehir i. dünya savaşından sonra fransızların idaresine girdi. daha sonra da bağımsız olan lübnan’ın bir şehri haline geldi.
lübnan’ın güneyinde nebatiye vilayetinin merkezi olan şehir.
uzun yıllar osmanlı idaresinde kalan nebatiye i. dünya savaşından sonra fransız manda yönetimine girdi. daha sonra da fransa’dan bağımsızlığını kazanan lübnan’ın bir şehri haline geldi. nebatiye’de biri 16. asırda inşa edilmiş iki tarihi cami bulunmaktadır.
uzun yıllar osmanlı idaresinde kalan nebatiye i. dünya savaşından sonra fransız manda yönetimine girdi. daha sonra da fransa’dan bağımsızlığını kazanan lübnan’ın bir şehri haline geldi. nebatiye’de biri 16. asırda inşa edilmiş iki tarihi cami bulunmaktadır.
lübnanın başkentidir. nüfusu 1,5 milyonun üzerinde olan beyrut, deniz etkisinden biraz korunan bir körfezin kıyısındadır.
beyrutta tipik bir akdeniz iklimi görülür. uzun yıllar ortadoğunun ekonomik, fikri ve kültürel merkezi olan beyrut, 1970lerden sonra başlayan toplumsal ve siyasal karışıklıklar ve bu yüzden patlayan lübnan iç savaşı (1975-1991) sonucu bu özelliğini kaybetmiştir.
beyrut, osmanlı döneminde planlı bir gelişme göstermişti. 1943te lübnanın bağımsızlığını kazanmasından sonra gelişigüzel ve hızlı bir büyüme dönemine girmiştir.
iç savaştan önce beyrut nüfusu içinde hıristiyan ve müslümanların sayısı hemen hemen eşitti. şimdi müslümanlar çoğunlukta. halkın büyük çoğunluğunu meydana getiren araplar, lübnanlıları, filistinli mültecileri, suriyelileri ve başka göçmen arap cemiyetleri de içine alır. en büyük ve tek etnik azınlık hıristiyan ermenilerdir. ama hırıstiyan araplar gibi iç savaş yüzünden ve sonrasında sayıları göçle azaldı ve azalmaya devam etmektedir.
beyrutun doğusu hıristiyan, batısı ise müslüman çoğunluktadır. eskiden müslüman topluluğun çoğunluğu sünni iken 1960lardan sonra göçler sonucu şiilerin sayısı giderek artmıştır. batı beyrutun bazı bölümlerinde küçük dürzi toplulukları da yaşar.
beyrut, 1950-70 yılları arasında ortadoğunun gözbebeği idi. lübnanın serbest ekonomi ve döviz sistemi, altın esasına dayalı istikrarlı ve konvertibl parası, banka hesaplarının gizliliğini sağlayan kanunları, çekici banka faizleri beyrutu arap zenginlerinin bankacılık merkezi haline getirdi. ayrıca deniz ve hava yoluyla dünyaya açılması ve yabancı firma ve bankalar içinde ortadoğuya girmek açısından ideal bir üs olan beyrut, serbest liman bölgesiyle ortadoğunun en büyük antreposu oldu. şehirdeki beyrut amerikan üniversitesi, saint joseph üniversitesi, lübnan üniversitesi ve beyrut arap üniversitesi arap ülkelerinden pekçok talebeyi beyruta çeken bir faktördü. ancak 1970lerden sonra başlayan iç karışıklıklar ve arap-israil savaşından sonra filistin kurtuluş örgötünün (fkö) karargahını buraya taşıması ve devlet otoritesinin ve düzeninin zayıflaması beyrutun cazibesini kaybettirdi. bu toplumsal ve siyasal karışıklıklar gittikçe artarak 13 nisan, 1975de iç savaşa yol açtı. iç savaş beyrutun çok ağır maddi hasarına ve can kaybına yolaçtı. savaş 1991 yılında sona erdiğinde beyrut bir harabeye dönüşmüştü ve 150.000 lübnalı can vermişti. kentin merkezi onarlımasına ve maddi olarak biraz toparlanmasına rağmen geleceği hala belirsizdir. 12 temmuz 2006 tarihinde başlayan 2006 israil-lübnan krizinde israil’in hava saldırıları sırasında beyrut kenti, özellikle güney kısmı ağır hasar görmüştür.
beyrutta tipik bir akdeniz iklimi görülür. uzun yıllar ortadoğunun ekonomik, fikri ve kültürel merkezi olan beyrut, 1970lerden sonra başlayan toplumsal ve siyasal karışıklıklar ve bu yüzden patlayan lübnan iç savaşı (1975-1991) sonucu bu özelliğini kaybetmiştir.
beyrut, osmanlı döneminde planlı bir gelişme göstermişti. 1943te lübnanın bağımsızlığını kazanmasından sonra gelişigüzel ve hızlı bir büyüme dönemine girmiştir.
iç savaştan önce beyrut nüfusu içinde hıristiyan ve müslümanların sayısı hemen hemen eşitti. şimdi müslümanlar çoğunlukta. halkın büyük çoğunluğunu meydana getiren araplar, lübnanlıları, filistinli mültecileri, suriyelileri ve başka göçmen arap cemiyetleri de içine alır. en büyük ve tek etnik azınlık hıristiyan ermenilerdir. ama hırıstiyan araplar gibi iç savaş yüzünden ve sonrasında sayıları göçle azaldı ve azalmaya devam etmektedir.
beyrutun doğusu hıristiyan, batısı ise müslüman çoğunluktadır. eskiden müslüman topluluğun çoğunluğu sünni iken 1960lardan sonra göçler sonucu şiilerin sayısı giderek artmıştır. batı beyrutun bazı bölümlerinde küçük dürzi toplulukları da yaşar.
beyrut, 1950-70 yılları arasında ortadoğunun gözbebeği idi. lübnanın serbest ekonomi ve döviz sistemi, altın esasına dayalı istikrarlı ve konvertibl parası, banka hesaplarının gizliliğini sağlayan kanunları, çekici banka faizleri beyrutu arap zenginlerinin bankacılık merkezi haline getirdi. ayrıca deniz ve hava yoluyla dünyaya açılması ve yabancı firma ve bankalar içinde ortadoğuya girmek açısından ideal bir üs olan beyrut, serbest liman bölgesiyle ortadoğunun en büyük antreposu oldu. şehirdeki beyrut amerikan üniversitesi, saint joseph üniversitesi, lübnan üniversitesi ve beyrut arap üniversitesi arap ülkelerinden pekçok talebeyi beyruta çeken bir faktördü. ancak 1970lerden sonra başlayan iç karışıklıklar ve arap-israil savaşından sonra filistin kurtuluş örgötünün (fkö) karargahını buraya taşıması ve devlet otoritesinin ve düzeninin zayıflaması beyrutun cazibesini kaybettirdi. bu toplumsal ve siyasal karışıklıklar gittikçe artarak 13 nisan, 1975de iç savaşa yol açtı. iç savaş beyrutun çok ağır maddi hasarına ve can kaybına yolaçtı. savaş 1991 yılında sona erdiğinde beyrut bir harabeye dönüşmüştü ve 150.000 lübnalı can vermişti. kentin merkezi onarlımasına ve maddi olarak biraz toparlanmasına rağmen geleceği hala belirsizdir. 12 temmuz 2006 tarihinde başlayan 2006 israil-lübnan krizinde israil’in hava saldırıları sırasında beyrut kenti, özellikle güney kısmı ağır hasar görmüştür.
lübnan cumhuriyetinin cebeli lübnan vilayetinin merkezidir. lübnan cumhurbaşkanının bürosu olab baabda sarayı burada yer almaktadır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?