1217-1274 yılları arasında yaşamış hıristiyan düşünürü.
(bkz: telviye citir)
bir demet tiyatro karakteridir. mükremin çıtır ın annesi rolündedir.
(bkz: buzuki orhan)
hıristiyan ortaçağ felsefesinin 13. yüzyılda yaşamış ünlü düşünürü. augustinus geleneğinden olduğu kadar, aristotelesçi düşünce geleneğinden ve bu arada ibn sinadan etkilenmiş olan william, özle varoluş arasında bir ayırım yapmış ve bu ayırımı, tıpkı islam felsefesinde olduğu gibi, tanrıyla yaratıklarını birbirlerinden ayırmak için kullanmıştır. buna göre, sonlu varlıkların özü varoluşundan ayrı olup, onların varolmaları zorunlu değildir; buna karşın zorunlu varlık olan tanrı söz konusu olduğunda, onun özünün varoluşundan ayrılmadığını görürüz. bu ise, williama göre, sonlu yaratıkların varoluşlarını başka bir varlıktan aldıkları yerde, tanrının saf varoluş olması anlamına gelmektedir. aristotelesten gelen hiyerarşik akıllar düzeniyle dünyanın ya da maddenin ezeli olduğu düşüncesini reddetmiş olan william, tanrının dünyayı zaman içinde, doğrudan doğruya ve hiçten yarattığını söylemiştir. buna karşın, aristotelesçi hilomorfik varlık anlayışını benimseyen filozof-teolog, son çözümlemede, aristotelesten aquinaslı thomasya çıkan yolda bir geçiş düşünürü olarak kalmıştır.
m.s. 2. yüzyılda yaşamış ve hıristiyanları ahlaksızlık ve devlete itaatsizlikle suçlayan putperestlerin iddialarına karşı çıkmak ve hıristiyan inancıyla ibadet ilkelerini yunan ve roma dünyasına yaymak için, 177 yılında bir apoloji kaleme almış olan hıristiyan düşünür.
(bkz: yiğidim aslanım)
alman irrasyonalist düşünür.
schopenhauer felsefe tarihinin en ilginç ve çarpıcı düşünürlerinden biridir. karamsar ve kinik bir düşünce sistematiği geliştirmiş, ilk derinlemesine akıl eleştirisi geliştiren düşünürlerden biri olmuştur.
nietzsche üzerinde büyük etkisi olduğu bilinir. nietzsche kadar öne çıkmamış olmasına rağmen, kendine özgülüğü ve düşünce yapısının çarpıcılığı ile felsefe tarihinde yerini alır. schopenhauer, tuhaf bir şekilde tedirgin edici bir filozof olarak kendini gösterir. "istenç ve tasarım olarak dünya" ve "aşkın metafiziği" gibi yapıtlarıyla tanınır.
felsefesinin ilkesel bir kavramı irade kavramıdır. dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir. irade schopenhauer felsefesinde kendini bir zorunluluk olarak gösterir, ki onun düşüncesindeki kötümserliğin ve karamsarlığın kaynağı da esas olarak budur. insan, tamamen kurtulamayacak olsa da istencin/iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kısmen kurtulabilir. bu noktada schopenhauerin düşüncelerinin belirli ölçüde doğu felsefelerine yakınlaştığı söylenebilir.
schopenhauer felsefe tarihinin en ilginç ve çarpıcı düşünürlerinden biridir. karamsar ve kinik bir düşünce sistematiği geliştirmiş, ilk derinlemesine akıl eleştirisi geliştiren düşünürlerden biri olmuştur.
nietzsche üzerinde büyük etkisi olduğu bilinir. nietzsche kadar öne çıkmamış olmasına rağmen, kendine özgülüğü ve düşünce yapısının çarpıcılığı ile felsefe tarihinde yerini alır. schopenhauer, tuhaf bir şekilde tedirgin edici bir filozof olarak kendini gösterir. "istenç ve tasarım olarak dünya" ve "aşkın metafiziği" gibi yapıtlarıyla tanınır.
felsefesinin ilkesel bir kavramı irade kavramıdır. dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir. irade schopenhauer felsefesinde kendini bir zorunluluk olarak gösterir, ki onun düşüncesindeki kötümserliğin ve karamsarlığın kaynağı da esas olarak budur. insan, tamamen kurtulamayacak olsa da istencin/iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kısmen kurtulabilir. bu noktada schopenhauerin düşüncelerinin belirli ölçüde doğu felsefelerine yakınlaştığı söylenebilir.
nedendir bilmiyorum sadece ünlü bireylerin oluşturduğu bir tarikat görünümündedir. bir şekilde medyaya yansımış olan müridleri vardır. futbolcusu, film yıldızı, şarkıcısı hep bu tarikattandır lakin merak ediyorum hiç normal yaşam standartına sahip üyeleri var mıdır? örneğin harlem de bakkallık yapan bir müride sahip midir sahipse niye diğerleri gibi itibar görmemektedir merak ederim.
wittgensteindan yoğun bir biçimde etkilenmiş olan çağdaş ingiliz düşünürü. çağdaş analitik felsefe geleneği içinde, felsefenin doğasını ve amacını yeniden tanımlama çabasıyla ün kazanmış olan wisdom, tıpkı wittgenstein gibi, felsefenin analitik ve dilsel bir araç olarak kullanılması durumunda, geleneksel felsefenin problemlerinin gerçek problemler olmayıp, sözde problemler olduklarının anlaşılacağını iddia etmiştir. o, bir yandan da, belirli varlıkların, örneğin maddi nesnelerin, daha temel öğelerden, örneğin duyu-izlenimlerinden hareketle oluşturulan mantıksal yapım ya da konstrüksiyonlardan başka hiçbir şey olmadığını iddia etmiştir.
amerikalı sanat eleştirmeni, profesör ve filozoftur. günümüz estetik teorisinin önemli isimlerindendir.
arthur c. danto, new yorkta columbia üniversitesinde felsefe dalında emeritus profesördür. iki kez guggenheim ve acls ve fulbright dahil olmak üzere pek çok ödül ve bursa layık görülmüş amerikan felsefe birliği ve amerikan estetik derneği gibi kuruluşların başkanlığını yapmıştır. karşılaşmalar ve yansımalar: tarihsel günümüzde sanat ("encounters and reflections: art in the historical present") eseri ile eleştiri alanında national book critics circle ödülünü almıştır.
arthur c. danto, new yorkta columbia üniversitesinde felsefe dalında emeritus profesördür. iki kez guggenheim ve acls ve fulbright dahil olmak üzere pek çok ödül ve bursa layık görülmüş amerikan felsefe birliği ve amerikan estetik derneği gibi kuruluşların başkanlığını yapmıştır. karşılaşmalar ve yansımalar: tarihsel günümüzde sanat ("encounters and reflections: art in the historical present") eseri ile eleştiri alanında national book critics circle ödülünü almıştır.
m.ö. 435-386 yılları arasında yaşamış olan yunanlı düşünür. sokratesin öğrencisi olan aristippos, kirene okulunun kurucusu olarak bilinir. eserlerinden hiçbiri günümüze ulaşmamış olan filozof, acıdan kaçınan ve akla ya da ölçülülüğe dayalı doğrudan hazzı temele alan bir ahlak öğretisi geliştirmiştir. kyniklerin dünyaya sırtını dönen bilginine karşı aristippos, dünyadan akıllıca tat almayı bilen bilgin görüşünü temsil eder.
m.ö. 3. yüzyılda yaşamış ilk hıristiyan apolojistlerinden. "hıristiyan imanı için savunma" adını taşıyan apolojisiyle tanınan aristeides, bu eserinde, yunan ve mısırlıların tanrılarını, yunan ahlak anlayışını eleştirmiş ve tanrının varoluşu için, düzen ve amaç kanıtından başka hareket kanıtını öne sürmüştür.
m.ö. 444-365 yıllarında yaşamış ve kinik okulu kurmuş olan yunanlı düşünür.
önce sofist filozof gorgiasın ve ardından da sokratesin öğrencisi olmuştur. sokratesten sonra okulunu kurmuş ve felsefesinin örnek kişisi olarak sokratesi referans almıştır.köpeksi anlamında olduğu belirtilen kyon sözünden türetilmiş kinik okulunun kurucusudur ve bu akımın önemli açılımlarını yapmıştır.
önce sofist filozof gorgiasın ve ardından da sokratesin öğrencisi olmuştur. sokratesten sonra okulunu kurmuş ve felsefesinin örnek kişisi olarak sokratesi referans almıştır.köpeksi anlamında olduğu belirtilen kyon sözünden türetilmiş kinik okulunun kurucusudur ve bu akımın önemli açılımlarını yapmıştır.
1671-1713 yılları arasında yaşamış olan ingiliz düşünürü. daha çok ahlak alanındaki görüşleri ve leibnizi derinden etkilemiş olan iyimserliği ile tanınan shaftesbury, her şeyin kendi yerinde ve kendi amacına yönelmiş olduğunu, bundan dolayı varolan her şeyin özü itibariyle iyi olduğunu savunmuştur. insanda bir ahlak duyusu bulunduğunu, bu duyunun iyi ve kötüyü ayırd etmeye yaradığını ve bencilliğin ilkel tatminlerinden çok, fedakarlığın içten sevinçleriyle harekete geçtiğini savunan shaftesbury, erdemin karşılık beklemeyen karakterini de, bu duyuyla temellendirmeye çalışmıştır. o ateizmle savaşmakla birlikte, bir deizmde karar kılarak, vahyedilmiş dinlere saygı göstermemiş ve din alanında mutlak bir hoşgörü ve tarafsızlığı önermiştir.
1033-1109 yılları arasında yaşamış olan ve tanrının varlığına ilişkin ontolojik kanıtıyla tanınan hıristiyan filozof.
"inanmak için, anlamaya çalışıyorum" değil de "anlamak için inanıyorum" tavrının başlatıcısı olan ve inanç-akıl ilişkisi söz konusu olduğunda, akıl karşısında inanç ya da imana, bilgi karşısında da otoriteye öncelik veren hıristiyan düşünür.
"inanmak için, anlamaya çalışıyorum" değil de "anlamak için inanıyorum" tavrının başlatıcısı olan ve inanç-akıl ilişkisi söz konusu olduğunda, akıl karşısında inanç ya da imana, bilgi karşısında da otoriteye öncelik veren hıristiyan düşünür.
derin ve çok geniş kapsamlı bilgisiyle, ortaçağda kendisine doktor üniversalis unvanı verilmiş olan 13. yüzyıl alman düşünürü.
zamanının hemen her alandaki tüm bilgilerini serimleyip yorumlayışıyla ün kazanmış olan büyük albertus, inanç ve vahiy yoluyla kazanılan bilgiyi birbirinden ayırmış ve bu ikisinin birbirine karşıt olmadığını söyleyerek inanç için bir hakikat, akıl için de ona çelişik bir hakikat bulunmadğını iddia etmiştir.
zamanının hemen her alandaki tüm bilgilerini serimleyip yorumlayışıyla ün kazanmış olan büyük albertus, inanç ve vahiy yoluyla kazanılan bilgiyi birbirinden ayırmış ve bu ikisinin birbirine karşıt olmadığını söyleyerek inanç için bir hakikat, akıl için de ona çelişik bir hakikat bulunmadğını iddia etmiştir.
avusturya-çek kökenli fizikçi ve felsefeci.
aerodinamikte kullanılan "mach sayısı", adını ernst machtan almıştır. fransız fizikçi sarraunun çalışmalarını izleyerek aerodinamikle ses hızının ilişkisini ortaya koyması bunu sağlamıştır.
ernst mach, genç yaşta profesörlük unvanı kazandı. duyumlar teorisi, hareket, optik, akustik, aerodinamik, psiko-fizik, titreşimler teorisi gibi alanlarda birçok araştırmalar yaptı. ama en önemli çalışması bilim felsefesi alanında oldu.
mach’a göre, evrenin bilimsel olarak anlaşılmasının tek yolu duyumlardır. bilim, ancak duyumlarının üzerinde etkide bulunan olguları dikkate aldığında dünyayı kavrayabilir. duyumların algıladıkları dışında bir şey aramak mach’a saçma gelir ve buna karşı çıkar. duyumlar tarafından verilen olayları da sesler, kokular, ve tatlar gibi şeyler olarak sıralar. örneğin ona göre fiziğin konusu, cisimler arasındaki ilişki değil, duyumlar arasındaki ilişkidir. deney, bu duyumları çoğaltarak gerçeği anlamamıza yardımcı olur. bilimi duyumlarda sınırlayan mach, bundan dolayı özellikle ludwig boltzmannın geliştirdiği atom teorisine, atomlar gözlenemez olduğu için, karşı çıkar. termodinamik, gazların kinetik teorisi gibi teorilere deşüpheyle yaklaşmıştır.
lenin, “materyalizm ve ampiriokritisizm”de mach ve onun rusya’daki takipçilerini eleştirmiştir.
1895’te tümevarım felsefesi profesörü olarak viyana üniversitesi’ne dönen mach, iki yıl sonra felç geçirdi ve 1901’de avusturya parlamentosu’na atandıktan sonra bilimsel araştırmayı tümüyle bıraktı.
machın görüşleri viyana çevresi felsefecilerini ve mantıkçı pozitivizm okulunu etkiledi. albert einstein onun görelilik kuramının öncülerinden olduğunu söylemiştir.
aerodinamikte kullanılan "mach sayısı", adını ernst machtan almıştır. fransız fizikçi sarraunun çalışmalarını izleyerek aerodinamikle ses hızının ilişkisini ortaya koyması bunu sağlamıştır.
ernst mach, genç yaşta profesörlük unvanı kazandı. duyumlar teorisi, hareket, optik, akustik, aerodinamik, psiko-fizik, titreşimler teorisi gibi alanlarda birçok araştırmalar yaptı. ama en önemli çalışması bilim felsefesi alanında oldu.
mach’a göre, evrenin bilimsel olarak anlaşılmasının tek yolu duyumlardır. bilim, ancak duyumlarının üzerinde etkide bulunan olguları dikkate aldığında dünyayı kavrayabilir. duyumların algıladıkları dışında bir şey aramak mach’a saçma gelir ve buna karşı çıkar. duyumlar tarafından verilen olayları da sesler, kokular, ve tatlar gibi şeyler olarak sıralar. örneğin ona göre fiziğin konusu, cisimler arasındaki ilişki değil, duyumlar arasındaki ilişkidir. deney, bu duyumları çoğaltarak gerçeği anlamamıza yardımcı olur. bilimi duyumlarda sınırlayan mach, bundan dolayı özellikle ludwig boltzmannın geliştirdiği atom teorisine, atomlar gözlenemez olduğu için, karşı çıkar. termodinamik, gazların kinetik teorisi gibi teorilere deşüpheyle yaklaşmıştır.
lenin, “materyalizm ve ampiriokritisizm”de mach ve onun rusya’daki takipçilerini eleştirmiştir.
1895’te tümevarım felsefesi profesörü olarak viyana üniversitesi’ne dönen mach, iki yıl sonra felç geçirdi ve 1901’de avusturya parlamentosu’na atandıktan sonra bilimsel araştırmayı tümüyle bıraktı.
machın görüşleri viyana çevresi felsefecilerini ve mantıkçı pozitivizm okulunu etkiledi. albert einstein onun görelilik kuramının öncülerinden olduğunu söylemiştir.
maddeci alman düşünür. diyalektik olmayan bir maddeciliğin yılmaz savunuculuğunu yapmış olan büchner, evrene ilişkin açıklamanın temel ilkeleri olarak yalnızca güç ve maddeyi almış, tinsel bir ruhun varoluşundan hiçbir şekilde söz edilemeyeceğini dile getirmiştir.
13 nisan 1885te budapeştede doğdu; 4 haziran 1971de aynı yerde öldü. lukacs, batı marksizminin ünlü isimlerinden macar marksist filozof ve edebiyat bilimcisidir. marksizmi hegelci anlamda yeniden degerlendirmiş ve geliştirmiştir. ernst bloch, antonio gramsci, karl korsch ile birlikte lukacs, 20.yüzyılın ilk yarısında, marksist felsefe ve marksist teorinin yeniden oluşturulmasında en önemli isimlerden biri olmuştur.
lukacs belirgin bir şekilde ortodoks marksizm savunusu yapar, ancak metinleri bu anlamdaki marksizm anlayışının her zaman sınırlarını aşmıştır. özellikle marksist sınıf kuramını ve bu kuramın bilinç ile ilgili yönünü geliştirmiş, sınıf bilinci teorisi ile her zaman konuşulan bir isim olmuştur. bu konu ideoloji teorisi bağlamında her zaman önemli bir alan olmuştur. yabancılaşma ve meta fetişizmi konuları da lukacsın özellikle belirli bir dönem esas konuları durumundadır. öte yandan lukacs bir edebiyat bilimcisi ve eleştirmenidir. bu noktada etkili olacak ölcütler ve kavramlar geliştirmiştir.
lukacs belirgin bir şekilde ortodoks marksizm savunusu yapar, ancak metinleri bu anlamdaki marksizm anlayışının her zaman sınırlarını aşmıştır. özellikle marksist sınıf kuramını ve bu kuramın bilinç ile ilgili yönünü geliştirmiş, sınıf bilinci teorisi ile her zaman konuşulan bir isim olmuştur. bu konu ideoloji teorisi bağlamında her zaman önemli bir alan olmuştur. yabancılaşma ve meta fetişizmi konuları da lukacsın özellikle belirli bir dönem esas konuları durumundadır. öte yandan lukacs bir edebiyat bilimcisi ve eleştirmenidir. bu noktada etkili olacak ölcütler ve kavramlar geliştirmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?