confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442110

biyosfer

angelus
dünyada canlıların yaşadığı 16-20 km kalınlığında tabaka; "canlı küre" de denir.


bu ad ilk kez fransız bilgini lamarck tarafından ortaya atıldı ve 20. yüzyılın başında bilim dünyasınca benimsendi. biyosferin atmosfer içindeki yüksekliği 10000 m’ye ulaşır. bu yükseklikten öte bakteri ve mantar sporlarına rastlanmamıştır. yerde yaşayan kara hayvanları için biyosfer 6500-6800 m, yeşil bitkiler için 6200 m, yüksekliğe kadar çıkabilir. denizin altında 5000 m derinlikte canlıların yaşadığı saptandığından bu da biyosferin alt sınırını oluşturur.

biyosfer, bir gezegenin dış kabuğunun ; hava, toprak, kaya ve su içeren, içinde yaşam bulunan, biyotik dönüşümler ve çevirimler gerçekleşen bir bölümüdür. jeofiziksel olarak bakıldığında, biyosfer yaşayan tüm canlı türlerini ve ilişkilerini; canlıların litosfer, hidrosfer ve atmosfer ile etkileşimini inceleyen evrensel ekolojik sistemdir.gezegenimiz dünya hayat olduğu bilinen tek yerdir. biyosferin yaklaşık 3,5 milyar yıl önce bazı aşamalardan geçerek evrim geçirdiği düşünülür.

biyoiktidar

angelus
foucault’ya göre biyoiktidar bir iktidar teknolojisidir yani bir tek iktidar teknolojisine değişik teknikleri kapsayan bir iktidarın uygulanmasıdır. bu politik teknolojinin ayırt edici niteliği tüm toplumun, nüfusun kontrol edilmesine izin vermesidir. biyoiktidar modern ulus devletin ve modern kapitalizmin ortaya çıkışında önemlidir. terim tam anlamıyla “bedenler üzerine kurulan iktidar”dan bahseder. foucault biyoiktidar sayesinde iktidarın yeni bir sürece girdiğini belirtir. düşünürün disiplin toplumu ve düzenleyici kontroller adını verdiği teknolojiler sayesinde iktidar tek tek bedenlerde varolur, tek tek insanlara hükmeder ve böylece (kabaca söyleyecek olursak) her bireyi bir polis haline getirerek iktidarı dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya doğru yayar.

biyoiktidar

angelus
biyoiktidar terimi asıl olarak fransız filozof michel foucault tarafından ortaya atılmış ve modern devletlerin amaçlarını “bedenlerin zaptedilmesini ve nüfusun kontrol edilmesini başarmak için sayısız ve farklı tekniklerin uygulanışındaki bir patlama” aracılığıyla, özellikle de istatistik ve olasılığın kullanılması yoluyla, düzenleme pratiğine işaret eden bir terimdir. foucault bu terimi ilk college de france’daki derslerinde kullandı, terim yazılı olarak ilk kez cinselliğin tarihi adlı kitabının ilk cildi olan bilme istenci’nde kullanıldı. düşünürün iki çalışmasında ve daha sonraki kuramcıların çalışmalarında terim fiziksel sağlıkla daha az doğrudan bağlar taşıyan kamu sağlığı, kalıtımın düzenlenmesi ve risk yönetimi (françois ewald) kavramlarına işaret etmek için kullanıldı. bunun dışında foucault’nun daha az kullandığı ve ondan sonra gelen düşünürlerin kendisinden bağımsız olarak kullandığı biyopolitika terimiyle de yakından bağlantılıdır.

protein sentezi

angelus
hücrenin protein sentezlenmesi için gereken bir biyokimyasal süreçtir. bu terim bazen sadece protein translasyonu anlamında kullanılsa da transkripsiyon ile başlayıp translasyonla biten çok aşamalı bir süreçtir. prokaryotlarda ve ökaryotlarda ribozom yapısı ve yardımcı proteinler bakımından farklılık göstermesine karşın, temel mekanizma korunmuştur.

protein sentezi için aminoasil-trna’ların hazırlanmasında, ya da sentez süresince atp ve gtp hidrolizi ile yüksek miktarda enerji harcanır. ayrıca, hücreler ürettikleri enerjinin büyük kısmını protein sentezinde görev alan yapıları oluşturmakta kullanırlar.

sarı gyalin

angelus
sarı gelin olarak bilinen türkünün ermenice yorumudur. şöyle ki;

ambela para para
neynim aman, neynim aman, sari gyalin
yes im siradzin çara
akh, merıt merni, sari gyalin
sari gyalin, sari gyalin
dardod yarim

gaynel es gat gı nımanis
neynim aman, neynim aman, sari gyalin
patsvel es vart gı nımanis
akh, merıt merni, sari gyalin
sari gyalin, sari gyalin
dardod yarim"

tumevarim

angelus
tümdengelimin aksine, özel bir önermeden genel bir önermeye gidişi sağlayan düşünce biçimidir.

örneğin; uçurumdan düşen ilk koyun öldü. uçurumdan düşen ikinci koyun öldü. uçurumdan düşen üçüncü koyun öldü. uçurumdan düşen son koyun da öldü. o halde uçurumdan düşen koyun ölür.

tümevarım daha çok gözleme ve deneye dayanır ve bu özelliğinden dolayı daha çok fen bilimlerinde kullanılır. bir deney ortamı oluşturmayı ve bunu denetlemeyi önererek çeşitli çıkarımlarda bulunmayı öneren ilk kişi ibn heysem’dir fakat sir francis bacon ilk deneyi yapan ve modern bilimi kuran kişi olarak bilinmektedir.

tumdengelim

angelus
kesin sonuç veren akıl yürütmeye çıkarım, tümdengelim (dedüksiyon) denir. bu yönteme göre, doğanın araştırılması önce gözlemlerden genel prensiplerin çıkarılması (tümevarım) ve daha sonra genel prensiplere dayanarak gözlemlerin açıklanması (tümdengelim) aşamalarını içermektedir.

tümdengelim; tümelden tikeli ve genelden özeli çıkaran uslamlama yöntemidir. tümdengelim, doğru olan ya da doğru olduğu sanılan önermelerden zorunlu olarak çıkan yeni önermeler türetir. öncüller doğruysa sonuç da mantıksal bir zorunlulukla doğrudur.

zihnin kanunlardan, kurallara örneklere, olaylara inerek yeni bir yargıda bulunmasıdır. tümevarımın tersine, genel ilkelerden özel durumlara inen bir akıl yürütme şeklidir. burada herhangi bir genelleme (kanun, kural) ele alınır, sonra bundan yola çıkarak özele (olaya, örneğe) inilerek, yeni bir yargıya varılır.

tümdengelim, bir ya da birden çok öncülden mantık kanunlarına göre, bir sonuçlama (netice) ispatlayış ya da çıkarsayış işlemidir.

tümdengelimle varılan bir sonuç, bir önermeler zinciridir ki, burada, önermelerin mantık kanunlarıyla doğrudan doğruya çıkarılan bir öncül ya da bir önermedir. tümdengelimle varılan bir sonuçlamada, neticeler öncüllerde saklıdır, mantıksal analiz metotlarıyle çıkarsanmaları icap eder. tümdengelimin temelinde “bütün için doğru olan, parçaları için de doğrudur” ilkesi yatar.

perspektivizm

angelus
türkçe anlamı bakışaçıları çokluğu anlamına gelen kelime.

friedrich nietzsche’nin felsefesinin genel olarak yöntemsel konumunu göstermektedir bu kavram. buna göre yaşam, ancak perpektifler çokluğuyla anlaşılabilir ve değerlendirilebilir. tek bir bakış açısı ve tek bir perspektif her zaman sorunludur ve her bakış açısı da zaten kendi sınırlılıklarıyla belirlenir. perpesktivizm, bu sınırlılıklar dolayısıyla bakış açıları çoğulluğunu önerir.

nietzsche’ye göre, gerçeklik, yalnızca bir takim yorumların gerçekliğidir, yorumsuz ya da yorum-dışı bir gerçeklik sözkonusu olamaz ve bundan dolayı perspektivizm gerçekligin çoklu kavranışı olması bakımından gereklidir. perspektivizm, nietzscheci anlamda metafizik olmayan bir felsefe yöntemdir.

daha sonra bu düşünce michel foucault ve diğer postmodern düşünürlerce kullanılacak ve geliştirilecektir.
571 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol