confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442113

antisemitizm

angelus
semitizme karşı duyulan düşmanlıktır. anti-semitizm, dönem dönem yahudi ırkına veya yahudilik dinine karşı duyulan düşmanlığına da dönüşmüştür.

anti-semitizm’in tohumları ilk çağlarda yahudilerin yaşadıkları putperest toplumlarla çelişkiye düşmeleri sonucu atıldı. yahudilerin putperestliğe karşı çıkmalarının nedeni ülkelerine bağlı olmamaları biçiminde algılandı. kısacası başlangıçta anti-semitizmin temelini din farklılıkları oluşturdu.

hristiyanlığın ortaya çıkmasından sonra antisemitist hareketler hıristiyanlık inancını yahudi sızmasından korumak ve hz. isa’nın çarmıha gerilişinin intikamını almak karakterine büründü. roma imparatorluğu zamanında iskenderiye’de yapılan yahudi katliamı buna bir örnektir. ortaçağda zaman zaman yahudiler aleyhinde asılsız söylentiler (mesela hristiyan çocuklarının yahudi ayinlerinde kurban edildiği) ortaya çıkıyor ve bu söylentilerden etkilenen halk yahudilere karşı kanlı eylemler yapıyordu. aynı dönemde müslüman ülkelerde anti-semitizm ehli kitap sayılan yahudiler’in zımmilik statüsüne tabi tutulması sonucu bir sorun oluşturmadı. müslüman ispanya’da (endülüs), bağdat, şam ve kudüs’te yahudiler sanat, ticaret ve bilim dallarında özgürce çalıştılar ve büyük katkılarda bulundular.

ahrida sinagogu

angelus
istanbul’un fatih ilçesinin balat semtinde, kürkçü çeşme sokağı’nda yer alan sinagog. 15. yüzyılın başlarında yapılmıştır. adını, kurucuların osmanlı topraklarında yerleştikleri ilk yer olan makedonya’daki ohrid kentinden almıştır. balat’taki sinagogların en büyüğü olan ahrida sinagogu, tuğla ve yığma taştan inşa edilmiştir. sinagogun “teva”sı (dua kürsüsü) bir gemi pruvasını andırır. yapının avlusunda bir “midraş” (okul) bulunmaktadır.

adam kadmon

angelus
ibrani tradisyonundaki sembolik bir addır.

bu ad, ibrani tradisyonunda iki anlamda kullanılır:

1- aden cenneti’nde meydana getirilen adem’i ifade eder.
2- okültizm’de, tasavvuf’ta, mistisizm’de, teozofi’de, kimi doğu dinlerinde ve çeşitli tradisyonlarda insan-ı kamil, cheun-jen, purusha gibi çeşitli adlarla sözü edilen, belirli bir ruhsal tekamül hedefine varmış mükemmel insanı, ideal insanı ya da müteal insanı ifade eder. adam kadmon kabalistlere göre, soyut anlamıyla, insanın, spiritüel gelişim sonunda ulaşabileceği en mükemmel, en bilge halidir. kabala’ya göre insan, adam kadmon düzeyine otuziki aşamalık bir sürecin sonunda varır ve o zaman yüce ya da kutsal âleme dahil olur. bu mükemmel insandan taoizm’de cheun-jen, hint’te purusha, tasavvufta ise insan-ı kamil adıyla söz edilir.

absalom

angelus
tevrat’a göre davut’un oğlu.

babasına karşı düşmanlarla birleşerek ayaklanan abşalom, savaşta yenilip, kaçmaya çalışırken uzun saçları bir ağaca takılmış ve davut’un ordusuna komuta eden yoab tarafından öldürülmüştür.

paul avrich

angelus
4 ağustos 1931 new york doğumlu olan avrich, anarşist tarih üzerine eserler vermiştir.

cornell üniversitesi’nden mezun olan avrich, doktorasını columbia üniversitesi’nden almıştır. new york’ta bulunan quenn koleji’nde dersler vermiştir.

john zerzan

angelus
amerikalı anarko-primitivist yazar. abd’deki küreselleşme karşıtı hareketin önde gelen aktivistlerinden biri olan zerzan, stanford üniversitesi siyasal bilimler fakültesi ve san francisco eyalet üniversitesi tarih bölümünü bitirmiştir.

eserlerinde uygarlığı ve sembolik kültürü sorgulayan zerzan, halen abd’de yaşamaktadır.

mahnovscina

angelus
1918-1921 yılları arasında ukrayna bölgesinde gerçekleşmiş anarşist-komünist isyancı ordunun hareketi.

bolşevik hükümet ile almanlar arasında imzalanan brest-litovsk antlaşması’nın ardından avusturya-alman birlikleri ukrayna’yı işgal ederek kukla bir hükümet kurdular. mahnovistlerin bu hükümeti devirmeleri üzerine, aralık 1918’de ukrayna’nın yolu bolşeviklere yeniden açıldı. mahnovistlerin özgür bölgelerine girerek onları, parti, devlet ve kızıl ordu’nun otoritesi altına almak istediler. bunun üzerine, kızıl ordu ile mahnovistler arasında üç yıl süren bir iç savaş başladı.

bireyci anarsızm

angelus
bireyci anarşizm, en kaba tanımıyla anarşizm temelli ve genel anlamda bireyciliği güçlü bir biçimde savunan bir felsefi gelenektir. bireyci anarşizmde, kolektivizm reddedilir ve özellikle bireyin otonomi ve bağımsızlığı vurgulanır. ilk temsilcilerinden max stirner’in otonomizm ve egoizm temelli kitapları, bireyci anarşizmin genel teorik temeli sayılmıştır. bireyci anarşist felsefenin temelde üstinsan düşüncesi veya kapitalizm ile herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır.

punk rock

angelus
kökenleri 1974 ve 1975 yıllarına, abd ve ingiltere’ye dayanan ve kendisini ramones, sex pistols, the damned, ve the clash gibi gruplarla kanıtlamış düzen karşıtı rock muzik hareketidir.

punk terimi ise, punk rock’a dayalı alt kültür için kullanılmaktadır. bu altkültür agresif gençlik, kendine özgü giyim tarzı, punk ideolojisi ve d.i.y. (do it yourself-kendin yap) etiğini kapsamaktadır.

punk; kültür, politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı her şeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. punk’a göre her şey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, sanat ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir.

jim crow kanunları

angelus
jim crow, aşağılamak amacıyla beyazlar tarafından siyahlara takılan isimlerden biriydi.

jim crow yasaları, demiryolları ve tramvaylarda ırk ayrımını benimseyen ilk yasa 1875’de tennessee’de kabul edildikten hemen sonra, tüm güney eyaletlerinde birden demiryollarında ırk ayrımı uygulamasına gidildi. her yere sadece beyazlar için ve siyahlar tabelaları asılmıştır. aslında bunların hepsi mevcut durumun resmiyet kazanması anlamına geliyordu.

uygulamada ise bu, otelleri, tiyatroları, kütüphaneleri ve hatta asansör ve kiliseleri de kapsıyordu. ayrımın en ağır biçimde hissedildiği alan ise okullardı.

jim crow

angelus
jim crow, bir ingiliz komedyen olan thomas rice’ın 1828’de yarattığı bir karakterdir. rice’ın canlandırdığı karakter, geri zekâlı, ilkel, her türlü aşağılanmaya maruz kalan bir siyahi tiplemesidir.

hiristiyan anarsızm

angelus
hıristiyan anarşizmi, hıristiyanların sadece isa’nın öğretilerinde vücut bulan tanrı’ya karşı sorumlu olduklarını, tek gerçek otorite kaynağının tanrı olduğunu kabul eden ve savunan inanç veya felsefi öğreti. bazı hıristiyan anarşistler pasifistken, pasifist olmayanları da vardır.

hıristiyanlıktaki tanrı krallığı inancı birçok düşünürü etkilemiş orta çağ ve yakın çağ’da birçok düşünür kendi felsefelerini oluşturmuşlardır. bazıları kitaplarında bu temayı işlerken bazıları bu düşünceyi hayata geçirmişlerdir.

anarko sendikalizm

angelus
anarko-sendikalizm 19.yy’ın sonlarında ortaya çıkmış bir düşünce ve ilkeler akımıdır.

bazı latin avrupa ülkeleriyle birlikte amerika’daki ’dünya sanayi işçileri’ (industrial workers of the world) örgütüne bağlı işçilere özgü bir akım olan anarko-sendikalizm, anglosakson trade-union hareketine karşıydı. anarko sendikalistler için grevler, bir halk arayışı olmaktan çok işçi sınıfını mücadeleye yönelten hareketlerdi. amaç genel greve giderek eski düzeni yıkmak ve sendikları toplumun temel taşı haline getirmekti. bu yaklaşım şiddete başvurmayı meşru sayıyor ve işleri idare etmek için ihtiyaç duyulan sendikaların eğitimine özel bir önem verilmesini istiyordu. devleti yıkmak kararı, siyasi partilerle her türlü ilişkinin yasaklanması ve merkezileşmeye kuşkuyla bakılması sonucunu doğuruyor, militanların sayısından çok değerini önemseyen seyrek bir örgüt yapısı benimseniyordu.

bu anlayış fransa’da eylül 1895’te 175 sendikalının bir araya geldiği limogez kongresi’yle genel iş konfederasyonu’nun (cgt) 1906 da kabul etti. amiens şartnamesiyle iyice yerleşti. bununla birlikte kısa süre sonra, sosyal yasalara duyulan hoşnutsuzluk azalacak ve örgüt güç kazanmak için çoğalma çabasına girecekti. 20.yy’da anarko-sendikalizm, ortadana kalkmış gbiydi. varlığını bazı aşırılıklarda ve mirasçısı olan sendikalardaki az sayıda militanın çabalarıyla sürdürcekti.

565 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol