semitizme karşı duyulan düşmanlıktır. anti-semitizm, dönem dönem yahudi ırkına veya yahudilik dinine karşı duyulan düşmanlığına da dönüşmüştür.
anti-semitizmin tohumları ilk çağlarda yahudilerin yaşadıkları putperest toplumlarla çelişkiye düşmeleri sonucu atıldı. yahudilerin putperestliğe karşı çıkmalarının nedeni ülkelerine bağlı olmamaları biçiminde algılandı. kısacası başlangıçta anti-semitizmin temelini din farklılıkları oluşturdu.
hristiyanlığın ortaya çıkmasından sonra antisemitist hareketler hıristiyanlık inancını yahudi sızmasından korumak ve hz. isanın çarmıha gerilişinin intikamını almak karakterine büründü. roma imparatorluğu zamanında iskenderiyede yapılan yahudi katliamı buna bir örnektir. ortaçağda zaman zaman yahudiler aleyhinde asılsız söylentiler (mesela hristiyan çocuklarının yahudi ayinlerinde kurban edildiği) ortaya çıkıyor ve bu söylentilerden etkilenen halk yahudilere karşı kanlı eylemler yapıyordu. aynı dönemde müslüman ülkelerde anti-semitizm ehli kitap sayılan yahudilerin zımmilik statüsüne tabi tutulması sonucu bir sorun oluşturmadı. müslüman ispanyada (endülüs), bağdat, şam ve kudüste yahudiler sanat, ticaret ve bilim dallarında özgürce çalıştılar ve büyük katkılarda bulundular.
istanbulun fatih ilçesinin balat semtinde, kürkçü çeşme sokağı’nda yer alan sinagog. 15. yüzyılın başlarında yapılmıştır. adını, kurucuların osmanlı topraklarında yerleştikleri ilk yer olan makedonya’daki ohrid kentinden almıştır. balat’taki sinagogların en büyüğü olan ahrida sinagogu, tuğla ve yığma taştan inşa edilmiştir. sinagogun “teva”sı (dua kürsüsü) bir gemi pruvasını andırır. yapının avlusunda bir “midraş” (okul) bulunmaktadır.
ibrani tradisyonundaki sembolik bir addır.
bu ad, ibrani tradisyonunda iki anlamda kullanılır:
1- aden cenneti’nde meydana getirilen adem’i ifade eder.
2- okültizm’de, tasavvuf’ta, mistisizm’de, teozofi’de, kimi doğu dinlerinde ve çeşitli tradisyonlarda insan-ı kamil, cheun-jen, purusha gibi çeşitli adlarla sözü edilen, belirli bir ruhsal tekamül hedefine varmış mükemmel insanı, ideal insanı ya da müteal insanı ifade eder. adam kadmon kabalistlere göre, soyut anlamıyla, insanın, spiritüel gelişim sonunda ulaşabileceği en mükemmel, en bilge halidir. kabala’ya göre insan, adam kadmon düzeyine otuziki aşamalık bir sürecin sonunda varır ve o zaman yüce ya da kutsal âleme dahil olur. bu mükemmel insandan taoizm’de cheun-jen, hint’te purusha, tasavvufta ise insan-ı kamil adıyla söz edilir.
bu ad, ibrani tradisyonunda iki anlamda kullanılır:
1- aden cenneti’nde meydana getirilen adem’i ifade eder.
2- okültizm’de, tasavvuf’ta, mistisizm’de, teozofi’de, kimi doğu dinlerinde ve çeşitli tradisyonlarda insan-ı kamil, cheun-jen, purusha gibi çeşitli adlarla sözü edilen, belirli bir ruhsal tekamül hedefine varmış mükemmel insanı, ideal insanı ya da müteal insanı ifade eder. adam kadmon kabalistlere göre, soyut anlamıyla, insanın, spiritüel gelişim sonunda ulaşabileceği en mükemmel, en bilge halidir. kabala’ya göre insan, adam kadmon düzeyine otuziki aşamalık bir sürecin sonunda varır ve o zaman yüce ya da kutsal âleme dahil olur. bu mükemmel insandan taoizm’de cheun-jen, hint’te purusha, tasavvufta ise insan-ı kamil adıyla söz edilir.
tevrata göre davutun oğlu.
babasına karşı düşmanlarla birleşerek ayaklanan abşalom, savaşta yenilip, kaçmaya çalışırken uzun saçları bir ağaca takılmış ve davutun ordusuna komuta eden yoab tarafından öldürülmüştür.
babasına karşı düşmanlarla birleşerek ayaklanan abşalom, savaşta yenilip, kaçmaya çalışırken uzun saçları bir ağaca takılmış ve davutun ordusuna komuta eden yoab tarafından öldürülmüştür.
terleyen bireyin başına gelmesi muhtemel hadisedir. böyle buram buram, yaz sıcağında.
(bkz: ahmet hakan)
2. sınıf filmlerin yan rollerinde takılan, abisi kadar parlayamamış ex-aktördür. toprağı bol olsun.
(bkz: yaraya tuz basmak)
(bkz: insanat bahçesi)
4 ağustos 1931 new york doğumlu olan avrich, anarşist tarih üzerine eserler vermiştir.
cornell üniversitesi’nden mezun olan avrich, doktorasını columbia üniversitesi’nden almıştır. new yorkta bulunan quenn koleji’nde dersler vermiştir.
cornell üniversitesi’nden mezun olan avrich, doktorasını columbia üniversitesi’nden almıştır. new yorkta bulunan quenn koleji’nde dersler vermiştir.
amerikalı anarko-primitivist yazar. abddeki küreselleşme karşıtı hareketin önde gelen aktivistlerinden biri olan zerzan, stanford üniversitesi siyasal bilimler fakültesi ve san francisco eyalet üniversitesi tarih bölümünü bitirmiştir.
eserlerinde uygarlığı ve sembolik kültürü sorgulayan zerzan, halen abdde yaşamaktadır.
eserlerinde uygarlığı ve sembolik kültürü sorgulayan zerzan, halen abdde yaşamaktadır.
1918-1921 yılları arasında ukrayna bölgesinde gerçekleşmiş anarşist-komünist isyancı ordunun hareketi.
bolşevik hükümet ile almanlar arasında imzalanan brest-litovsk antlaşmasının ardından avusturya-alman birlikleri ukraynayı işgal ederek kukla bir hükümet kurdular. mahnovistlerin bu hükümeti devirmeleri üzerine, aralık 1918de ukraynanın yolu bolşeviklere yeniden açıldı. mahnovistlerin özgür bölgelerine girerek onları, parti, devlet ve kızıl ordunun otoritesi altına almak istediler. bunun üzerine, kızıl ordu ile mahnovistler arasında üç yıl süren bir iç savaş başladı.
bolşevik hükümet ile almanlar arasında imzalanan brest-litovsk antlaşmasının ardından avusturya-alman birlikleri ukraynayı işgal ederek kukla bir hükümet kurdular. mahnovistlerin bu hükümeti devirmeleri üzerine, aralık 1918de ukraynanın yolu bolşeviklere yeniden açıldı. mahnovistlerin özgür bölgelerine girerek onları, parti, devlet ve kızıl ordunun otoritesi altına almak istediler. bunun üzerine, kızıl ordu ile mahnovistler arasında üç yıl süren bir iç savaş başladı.
bireyci anarşizm, en kaba tanımıyla anarşizm temelli ve genel anlamda bireyciliği güçlü bir biçimde savunan bir felsefi gelenektir. bireyci anarşizmde, kolektivizm reddedilir ve özellikle bireyin otonomi ve bağımsızlığı vurgulanır. ilk temsilcilerinden max stirnerin otonomizm ve egoizm temelli kitapları, bireyci anarşizmin genel teorik temeli sayılmıştır. bireyci anarşist felsefenin temelde üstinsan düşüncesi veya kapitalizm ile herhangi bir bağlantısı bulunmamaktadır.
kökenleri 1974 ve 1975 yıllarına, abd ve ingiltereye dayanan ve kendisini ramones, sex pistols, the damned, ve the clash gibi gruplarla kanıtlamış düzen karşıtı rock muzik hareketidir.
punk terimi ise, punk rocka dayalı alt kültür için kullanılmaktadır. bu altkültür agresif gençlik, kendine özgü giyim tarzı, punk ideolojisi ve d.i.y. (do it yourself-kendin yap) etiğini kapsamaktadır.
punk; kültür, politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı her şeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. punka göre her şey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, sanat ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir.
punk terimi ise, punk rocka dayalı alt kültür için kullanılmaktadır. bu altkültür agresif gençlik, kendine özgü giyim tarzı, punk ideolojisi ve d.i.y. (do it yourself-kendin yap) etiğini kapsamaktadır.
punk; kültür, politika ve estetiği ile kurumsallaşmış sanat teorileri ve bunu yaratan topluma, toplumsal sisteme karşı doğmuş bir reddediştir. punk, sanatçıyı devrimci olarak görür, geleneksel ve kalıplaşmış davranış ve yaşam biçimine karşı yıkıcı bir tavır geliştirir. bireyin kişisel gelişimini yönlendiren, yaşam biçimini şekillendiren toplumsal organizmayı her şeyin suçlusu olarak görür ve saldırmaktan çekinmez. punka göre her şey alt üst olmalıdır; aykırı, ayrıksı giyim tarzı, sanat ve gündelik yaşamda sınırlann belirsizleştirilmesi, bilinçli kışkırtıcılık, kabul görmüş ve tekdüzeleşmiş yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesi (ya da düzensizleştirilmesi) punk yaşam biçiminin devrimci taktikleridir.
(bkz: jim crow kanunlari)
jim crow, aşağılamak amacıyla beyazlar tarafından siyahlara takılan isimlerden biriydi.
jim crow yasaları, demiryolları ve tramvaylarda ırk ayrımını benimseyen ilk yasa 1875de tennesseede kabul edildikten hemen sonra, tüm güney eyaletlerinde birden demiryollarında ırk ayrımı uygulamasına gidildi. her yere sadece beyazlar için ve siyahlar tabelaları asılmıştır. aslında bunların hepsi mevcut durumun resmiyet kazanması anlamına geliyordu.
uygulamada ise bu, otelleri, tiyatroları, kütüphaneleri ve hatta asansör ve kiliseleri de kapsıyordu. ayrımın en ağır biçimde hissedildiği alan ise okullardı.
jim crow yasaları, demiryolları ve tramvaylarda ırk ayrımını benimseyen ilk yasa 1875de tennesseede kabul edildikten hemen sonra, tüm güney eyaletlerinde birden demiryollarında ırk ayrımı uygulamasına gidildi. her yere sadece beyazlar için ve siyahlar tabelaları asılmıştır. aslında bunların hepsi mevcut durumun resmiyet kazanması anlamına geliyordu.
uygulamada ise bu, otelleri, tiyatroları, kütüphaneleri ve hatta asansör ve kiliseleri de kapsıyordu. ayrımın en ağır biçimde hissedildiği alan ise okullardı.
jim crow, bir ingiliz komedyen olan thomas riceın 1828’de yarattığı bir karakterdir. riceın canlandırdığı karakter, geri zekâlı, ilkel, her türlü aşağılanmaya maruz kalan bir siyahi tiplemesidir.
yeşil anarşizm, her ne kadar basit tanımıyla günümüz teknolojisini reddeden, doğacı bir akımdır.
hıristiyan anarşizmi, hıristiyanların sadece isanın öğretilerinde vücut bulan tanrıya karşı sorumlu olduklarını, tek gerçek otorite kaynağının tanrı olduğunu kabul eden ve savunan inanç veya felsefi öğreti. bazı hıristiyan anarşistler pasifistken, pasifist olmayanları da vardır.
hıristiyanlıktaki tanrı krallığı inancı birçok düşünürü etkilemiş orta çağ ve yakın çağda birçok düşünür kendi felsefelerini oluşturmuşlardır. bazıları kitaplarında bu temayı işlerken bazıları bu düşünceyi hayata geçirmişlerdir.
hıristiyanlıktaki tanrı krallığı inancı birçok düşünürü etkilemiş orta çağ ve yakın çağda birçok düşünür kendi felsefelerini oluşturmuşlardır. bazıları kitaplarında bu temayı işlerken bazıları bu düşünceyi hayata geçirmişlerdir.
anarko-sendikalizm 19.yyın sonlarında ortaya çıkmış bir düşünce ve ilkeler akımıdır.
bazı latin avrupa ülkeleriyle birlikte amerikadaki dünya sanayi işçileri (industrial workers of the world) örgütüne bağlı işçilere özgü bir akım olan anarko-sendikalizm, anglosakson trade-union hareketine karşıydı. anarko sendikalistler için grevler, bir halk arayışı olmaktan çok işçi sınıfını mücadeleye yönelten hareketlerdi. amaç genel greve giderek eski düzeni yıkmak ve sendikları toplumun temel taşı haline getirmekti. bu yaklaşım şiddete başvurmayı meşru sayıyor ve işleri idare etmek için ihtiyaç duyulan sendikaların eğitimine özel bir önem verilmesini istiyordu. devleti yıkmak kararı, siyasi partilerle her türlü ilişkinin yasaklanması ve merkezileşmeye kuşkuyla bakılması sonucunu doğuruyor, militanların sayısından çok değerini önemseyen seyrek bir örgüt yapısı benimseniyordu.
bu anlayış fransada eylül 1895te 175 sendikalının bir araya geldiği limogez kongresiyle genel iş konfederasyonunun (cgt) 1906 da kabul etti. amiens şartnamesiyle iyice yerleşti. bununla birlikte kısa süre sonra, sosyal yasalara duyulan hoşnutsuzluk azalacak ve örgüt güç kazanmak için çoğalma çabasına girecekti. 20.yyda anarko-sendikalizm, ortadana kalkmış gbiydi. varlığını bazı aşırılıklarda ve mirasçısı olan sendikalardaki az sayıda militanın çabalarıyla sürdürcekti.
bazı latin avrupa ülkeleriyle birlikte amerikadaki dünya sanayi işçileri (industrial workers of the world) örgütüne bağlı işçilere özgü bir akım olan anarko-sendikalizm, anglosakson trade-union hareketine karşıydı. anarko sendikalistler için grevler, bir halk arayışı olmaktan çok işçi sınıfını mücadeleye yönelten hareketlerdi. amaç genel greve giderek eski düzeni yıkmak ve sendikları toplumun temel taşı haline getirmekti. bu yaklaşım şiddete başvurmayı meşru sayıyor ve işleri idare etmek için ihtiyaç duyulan sendikaların eğitimine özel bir önem verilmesini istiyordu. devleti yıkmak kararı, siyasi partilerle her türlü ilişkinin yasaklanması ve merkezileşmeye kuşkuyla bakılması sonucunu doğuruyor, militanların sayısından çok değerini önemseyen seyrek bir örgüt yapısı benimseniyordu.
bu anlayış fransada eylül 1895te 175 sendikalının bir araya geldiği limogez kongresiyle genel iş konfederasyonunun (cgt) 1906 da kabul etti. amiens şartnamesiyle iyice yerleşti. bununla birlikte kısa süre sonra, sosyal yasalara duyulan hoşnutsuzluk azalacak ve örgüt güç kazanmak için çoğalma çabasına girecekti. 20.yyda anarko-sendikalizm, ortadana kalkmış gbiydi. varlığını bazı aşırılıklarda ve mirasçısı olan sendikalardaki az sayıda militanın çabalarıyla sürdürcekti.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?