confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442113

anarko primitivizm

angelus
anarko-primitivizm veya anarko-ilkelcilik, uygarlığın kökeni ve gelişiminin anarşist bir eleştirisidir. primitivistler avcı-toplayıcılıktan tarımsal geçime geçince sosyal sınıflaşma, baskı vb. unsurların doğduğunu öne sürmekte ve bu nedenle insanlığın uygarlık öncesi duruma geri dönmek için çalışmasını savunur. bu deendüstrializasyon, teknolojinin terki gibi ciddi eylem ve süreçleri de içerir.

anarko feminizm

angelus
19.yüzyılda ilk kez ortaya çıkan ve isimlendirilen anarko-feminizm anarşizm ile feminizmi biraraya getirir ve ataerkilliği hiyerarşinin ve dolayısıyla da toplumun temel problem kaynağının bir görünümü olarak değerlendirir. anarko-feministler ataerkillik ve maşizm ile savaşımın sınıf çatışmalarının ve devlete yönelik anarşist mücadelenin bütünleyici bir parçası olduğuna inanırlar.

agorizm

angelus
agorizm, bir radikal libertar-sol politik felsefedir. samuel edward konkin iii tarafından yaygınlaştırılmıştır.

terim yunanca "agora" yani "pazar yeri"den türemiştir. ideolojik anlamda terim devrimci tipte bir serbest piyasa anarşizmini temsil eder. anarko-kapitalizm veya bireyci anarşizm’in bir dalı olarak kabul edilebilir.

klerukya

angelus
antik yunan’da klerukya, atina’nın kurduğu özel bir koloni türüdür.

peloponnes savaşı öncesinde atina imparatorluğu’ndaki klerukyalaryunan kolonileri siyaseten bağımsızdılar; ana-şehir metropol ile özel bağları bulunabilse de pek çok konuda bir bağımlılık söz konusu olmazdı. klerukyalar ise belirgin şekilde farklı yapılardı; göçmenleri, ya da kleruklar, atina vatandaşlıklarını korurlardı ve bu topluluklar atina’nın siyasi birer uzantısıydılar.

klerukyalar üretim fazlalıklarını, hatta fakir toplulukları elverişli yerleşimlere ihraç etmede birer aracıydılar. klerukyanın tertibinde katılımcı bir vatandaşa tarım arazisinden bir arsa (kleros) verilirdi, böylelikle geçimini sağlayacak bir yol sağlanmış olurdu. klerukyadaki vatandaş bu yolla mülk sahipleri sınıfına (zeugitai) yükselmiş olurdu. ayrıca tüm kleruklar kolonilerini birer hoplit olarak savunmakla yükümlüydü.

klerukya sistemi atina’ya üç yoldan fayda sağlardı:

atina’nın kendi içindeki nüfus yoğunluğunu hafifletmek;
klerukların birer askeri garnizon olmaları sayesinde atina’nın askerî etkinliğini yaymak;
daha çok vatandaşı mülk sahibi yaparak atina ekonomisini güçlendirmek.

primat

angelus
"primat" sözcüğü, latince’de "en başta, mükemmel, asil" gibi anlamları olan primas sözcüğünün çoğulu primatesten fransızca’ya tekilleşerek geçen primate sözcüğünden türemiştir.

primatlar tüm dünyaya yayılmışlardır. insan dışındaki primatlar başlıca güney ve orta amerika’da, afrika’da ve asya’nın güneyinde bulunurlar. bazı türlerin yaşadıkları alanlar, amerika kıtasında meksika’nı güneyi ile asya’da japonya’nın kuzeyi kadar kuzey bölgelere ulaşır.

prehistorya

angelus
insan ve insanın yaşam biçimine ilişkin tüm kalıntıları araştırma ve kazılar yoluyla inceleyen bilim dalıdır.

tarih öncesi arkeoloji olarak da anlandırılabilen prehistorya, yazının bulunduğu döneme kadarki tarihsel gelişmeleri inceler. prehistorik dönem tarihlemeleri bölgelere göre değişiklik gösterir. kimi bölgelerde 2 milyon yıl öncesinde yaşanmaya başlayan bu dönem insanlık tarihinin en uzun süren aşamasıdır.

paleoantropoloji

angelus
fiziksel ya da biyolojik paleontoloji olarak da tanımlanan bilim dalı.

paleoantropoloji insan ve bağlantılı türlerin zaman içerisindeki değişimini fosil kayıtlarına dayanarak açıklar. burada türler arası ilişki genetik ya da anatomik yapıya bakılarak açıklanır.

paleoantropologlar, çalışmalarında kemik kalıntıları, ayak izleri ve fosillerden yararlanırlar.

australopithecus

angelus
yaklasik 4 milyon yil onceden 1 milyon yil onceye kadar afrika´da yasamis insana benzer canlilara verilen cins ismi. australopithekler bilinen en eski hominid fosilleridir.

australopithekler, dik durmaya baslamis ve iki ayak üzerinde yürümeyi basarmislardir. 110 – 150 cm uzunlugundadirlar; genis ve uzantili bir yüze ve büyük azi dislerine sahiptirler. beyinleri simdiki insanlarin 3´te biri kadardir. erkekler kadinlardan daha genistirler.

oksoloji

angelus
en kaba tanımıyla gelişme bilimidir. bir meta-terim olan oksoloji, fiziki insan gelişiminin (büyümesinin) her yönünü kapsadığı gibi, genel olarak biyolojinin temellerindendir de. oksolojik büyük oranda multi disipliner bir bilimdir ve sağlık bilimleri / tıbbın (pediatri, endokrinoloji, nöroendokrinoloji, fizyoloji, epidemiyoloji) ve daha küçük oranda; beslenme, antropoloji, antropometri, ergonomi, tarih, ekonomi tarihi, ekonomi, sosyoekonomi, sosyoloji ve psikoloji gibi bilimleri içerir.

otzi

angelus
1991 yılında avusturya-italya sınırındaki ötzlar alplerinde keşfedilmiş olan, m.ö. 3300 yıllarında yaşamış bir adamın doğal şartlarda oldukça iyi korunmuş mumyasına günümüzde verilen isimdir.

bu ismi bulunduğu vadiden almıştır. aynı dönemden kalma ve ginger ismiyle tanınan mısır mumyasından biraz daha yaşlı veya biraz daha genç olabilir. ötzi antrolopologlar ve arkeologlar için bakır çağı (cilalı taş ile bronz çağı arası) avrupa insanının hayat tarzına ilişkin çok değerli bilgiler sağlamıştır.

faux pas

angelus
yazılı olmayan fakat toplum tarafından kabul görmüş toplumsal kuralların ihlalidir. fransızca bir deyiş olan faux pas, "yanlış adım" anlamına gelir. faux pas kültürden kültüre değişiklik gösterir; bir kültürde iyi bir davranış olarak yorumlanacak bir hareket başka bir kültürde faux pas olarak yorumlanabilir. örneğin ingilizce konuşulan batı ülkelerinde birinin evine akşam yemeğine davetliyseniz, yanınızda bir şişe şarap getirmeniz ince ve hoş bir jesttir. oysa fransa’da bu hareket bir hakarettir ve ev sahibinin iyi bir şarap sunamayacak durumda olduğu anlamına gelir; yani bir faux pastır.

homo erectus

angelus
soyu tükenmiş insangil türüdür ve modern insanların (homo sapiens) atası olduğuna inanılır.

homo erectus, insangillerin evrim sürecinde görece yeni bir türdür. yaklaşık olarak 1.600.000 yıldan başlayarak 250.000 yıl öncesine kadar gelişimini sürdürmüştür. bu zaman dilimi, pleyistosen’in başlangıcından ortalarına kadar uzanır. homo erectus’un fosil kalıntılarına ilk kez 1890’larda rastlandı, ancak o tarihlerde insan evrimi konusunda yeterli bilgi bulunmadığından, bulunan her homo erectus fosili ayrı insan türü olarak adlandırıldı. günümüzde bu kalıntıların tümü homo erectus olarak sınıflandırılır.

homo habilis

angelus
soyu tükenmiş insan türünden biridir. bu tür, tanzanya’da olduvai boğazında bulunan fosilleriyle tanınır. bu fosillerin bulunduğu yerler i. yatak ve ii. yatak olarak adlandırılır. türe bu ad, 1964 yılında verilmiştir. i. yatak’ta bulunan en eski fosile göre homo habilis 1.750.000 yıl önce yaşamış bir türdür. ii. yatak’ta bulunan fosil kalıntısı ise bu türün 150.000 yıl önce de varolduğunu gösterir. bu fosillerin bulunduğu i. yatak’ta ayrıca australopithecus boisei kalıntıları, yontulmuş taş aletler ve dericilikte kullanılan bir alet bulunmuştur. ii. yatak olarak adlandırılan kazı alanında homo erectus kalıntıları da ortaya çıkarılmıştır.

burada bulunan ve homo habilis olarak adlandırılan birey sayısı yedidir. homo habilis’in insan evrimindeki yeri kesinlik kazanmamıştır. bir görüşe göre homo habilis, australopithecus africanus türünden çok az farklılık gösterir. homo habilis’in en eski insan türü olduğu ve homo sapiens’in atası olduğu da ileri sürülmüştür. bu arada australopithecus africanus ile homo erectus’un ayrı evrim çizgisi izlediğini savlayan bilim adamları da vardır. bir başka görüş ise, homo habilis’in ii. yatak’taki homo erectus’un atası olduğudur.

566 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol