bir hristiyanlık terimidir. arapça kökenli bu sözcük üçleme olarak dilimize çevirilir.
teslis, hristiyanlık inancında baba, oğul (isa) ve kutsal ruh (ruh ül kudüs)den meydana gelen tanrı kavramı, trinity.
islam inancına göre yanlış bir inançtır. islamiyette isa allahın oğludur ve oğul allahtır sözü doğru bir ifade değildir. çünkü isa bir yaratıktır. ruhanî ve cismanî vücudu ona haktan verilmiştir. kendisine haktan ödünç olarak vücud ve kuvvet verilen biri allah olamaz.
eski mısır medeniyetinde üçlemenin ilk örnekleri görülmüştür: bu dinde butun tanrılar baba, anne ve evlat olarak üçlü gruplar halinde tanımlanırlar.
pek çok hristiyan mezhebi hz.isa mesihin allahın fiziki oğlu olduğunu kabul etmez.onların bakış açısından bu sadece bir betimlemedir.hz.isa mesih, islamiyetinda kabul ettiği gibi kelamullah-allah sözüdür. allahın sözlerinden bazıları iki kapak arasında toplanmış, kitaplaştırılmış, bazıları peygamber vahyi olarak kalmış, sözle iletilmiştir.bu hristiyan mezheplerine göre ise tarihte tek bir sefer de allahın kelamı insan şeklinde bu dünyaya gelmiştir.
-independence kim lan ?
-bir ben var benden içeri o olabilir mi?
-siktir lan.
-keh keh keh.
-bir ben var benden içeri o olabilir mi?
-siktir lan.
-keh keh keh.
bir diofizit hristiyan mezhebidir. adını kurucusu olan istanbul patriği "nestorius"dan almıştır. nestorius, monofizitlerle mücadele etmiş, isaya 30 yaşındayken kelamın indiğini ancak o zamandan sonra insan ve tanrı karakterlerini taşıdığını hz.meryemin, tanrı olan isanın değil, insan olan isanın annesi olduğunu söylemiş ve dolayısıyla da, meryeme "tanrının annesi" (theotokos) denmesine karşı çıkmış ve tanrının doğrulamayacağını, doğurulmadığını belirtmiştir. ayrıca, nestoriusa göre isada hem insansal, hem de tanrısal bir varoluş vardır, bu iki tabiatı da taşır (diofizit). bu görüşe göre çarmıha gerilirken tanrısal tabiat isadan ayrılmış sadece insan olan isa acı çekmiş, çektiği acılar tanrı olan isaya dokunmamıştır.
bir hristiyan mezhebidir.
efes konsilinden sonra bağımsız bir diofizit kilise kuran nasturiler hindistan ve ortadoğuda yayılırlar.
1304 yılında nasturilerin bazıları katolikliği benimser ve papanın otoritesini kabul ederler yeni kurulan bu kiliseye keldani kilisesi adı verilir ve bu tarihten sonra katolikliği benimseyen nasturilere keldani adı verilir.
keldaniler papanın otoritesini kabul etmekle beraber kendi inanç sistemlerini korumuşlardır ve ayinlerini kendi dilleri süryanicede yaparlar. günümüzde ayinin bazı bölümleri arapça olarak da yapılmaktadır.
günümüzde patriklik merkezi irak bağdatdır. patrikleri mar emanuel iii dellydir.
efes konsilinden sonra bağımsız bir diofizit kilise kuran nasturiler hindistan ve ortadoğuda yayılırlar.
1304 yılında nasturilerin bazıları katolikliği benimser ve papanın otoritesini kabul ederler yeni kurulan bu kiliseye keldani kilisesi adı verilir ve bu tarihten sonra katolikliği benimseyen nasturilere keldani adı verilir.
keldaniler papanın otoritesini kabul etmekle beraber kendi inanç sistemlerini korumuşlardır ve ayinlerini kendi dilleri süryanicede yaparlar. günümüzde ayinin bazı bölümleri arapça olarak da yapılmaktadır.
günümüzde patriklik merkezi irak bağdatdır. patrikleri mar emanuel iii dellydir.
john calvinin 16. yüzyıl başlarında ortaya attığı görüşlere dayanarak kurulan bir hristiyanlık mezhebi. bu dinsel inanç sistemi, ilk kez cenevrede, daha sonra hollanda, iskoçya, almanya ve fransada kurulan yeni kiliselerde örgütlendi.
kalvincilik, toplumsal kurumları; gelenekçi din anlayışına göre değil de, hristiyanlığın başlangıcındaki özüne göre düzenlemeyi savundu. bu amaçla bilimsel gelişmelere koşut bir eğitim-öğretim uygulamaya çalışarak yeni bir teknoloji oluşturdu.
kalvincilik, toplumsal kurumları; gelenekçi din anlayışına göre değil de, hristiyanlığın başlangıcındaki özüne göre düzenlemeyi savundu. bu amaçla bilimsel gelişmelere koşut bir eğitim-öğretim uygulamaya çalışarak yeni bir teknoloji oluşturdu.
ingiltere kralı henrinin kurduğu bir hıristiyanlık mezhebi.
bu, kalvenizm ve protestanlıktan sonra gelmiş ve papanın yetkilerine nokta koymuştur. diğer reform mehzeplerinden farkı yoktur. ingilterede reformu destekleyenler, şu anda ise ingilterenin yarısı, kanadadaki azınlık ve orta amerikadaki azınlık bu mezhebi benimsedi. birleşik krallık monarşi soyu bu mezhebi benimsemiş ve mehzepten ayrılmamıştır.
bu, kalvenizm ve protestanlıktan sonra gelmiş ve papanın yetkilerine nokta koymuştur. diğer reform mehzeplerinden farkı yoktur. ingilterede reformu destekleyenler, şu anda ise ingilterenin yarısı, kanadadaki azınlık ve orta amerikadaki azınlık bu mezhebi benimsedi. birleşik krallık monarşi soyu bu mezhebi benimsemiş ve mehzepten ayrılmamıştır.
hristiyan haçının kesişim yerine bir halka eklenmesi ile oluşur. keltik hristiyanlıkın karakteristik sembolüdür, ancak kökeni hristiyanlık öncesine dayanır.
halka ile birleştirilmiş haçların hristiyanlık öncesinden gelen birçok türü bulunur. sıklıkla güneş haçı olarak adlandırılan bu tür haçlara pagan kuzeybatı avrupada (iskandinav mitolojisinde tanrı odinin sembolüdür.) veya pireneler ve iber yarımadasında rastlanabilir. ancak hristiyan haçı ile ortak bir köken ya da bağlantıya dair bir kanıt yoktur.
http://www.seawear.com/images/irish/celtic-cross/1522white-gold~100.jpg
halka ile birleştirilmiş haçların hristiyanlık öncesinden gelen birçok türü bulunur. sıklıkla güneş haçı olarak adlandırılan bu tür haçlara pagan kuzeybatı avrupada (iskandinav mitolojisinde tanrı odinin sembolüdür.) veya pireneler ve iber yarımadasında rastlanabilir. ancak hristiyan haçı ile ortak bir köken ya da bağlantıya dair bir kanıt yoktur.
http://www.seawear.com/images/irish/celtic-cross/1522white-gold~100.jpg
aziz petrus un ters bir şekilde çarmıha gerilmesini anlatan hristiyanlık sembolüdür.
bu sembolün kökeni petrusun ters biçimde çarmıha gerilmesidir; isa ile aynı şekilde çarmıha gerilmek için fazla değersiz olduğunu düşünmüştü ve bu nedenle ters biçimde çarmıha gerilmişti.
bu sembolün kökeni petrusun ters biçimde çarmıha gerilmesidir; isa ile aynı şekilde çarmıha gerilmek için fazla değersiz olduğunu düşünmüştü ve bu nedenle ters biçimde çarmıha gerilmişti.
sözlük kullanım dilinin türkce olması münasebeti ile yalan olacak bir durumdur. "ha benim yabancı dilim var herkesin olsun" şeklinde bir ukalalık söz konusu ile bilemiyorum o zaman da "yabancı dilde entry girilen sözlükler var buyrun sizi o bölgeye alalım" gibi bir cevapla karşılaşabilirsiniz ki gücünüze gidebilir, hiç açmayalım bu konuyu.
edit: sözlüğü kiril alfabesine uyarlıyabilecek bir babayiğt kimse varsa rüzgar hemen ters yönde esebilir, belirtmek isterim.
edit: sözlüğü kiril alfabesine uyarlıyabilecek bir babayiğt kimse varsa rüzgar hemen ters yönde esebilir, belirtmek isterim.
kucağında ölü isa mesihi tutan meryem ana heykelidir.
fransız piskopos jean bilheres, pietà’yı 1498de, san pietrodaki mezarı için sipariş etmiştir. o dönemde, italya topraklarında meryem ana ve isanın bir arada tasvir edildiği mermer yapıtlar alışılmış değildi. belki de bu yüzden sanatçıyla işveren arasındaki yazılı anlaşma, eserin tam olarak nasıl görünmesi gerektiğini detaylarıyla belirtir. buna göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan meryem ananın kollarında yatan isanın naaşını" betimlemeliydi. heykelde yeni olan meryemin gencecik yüzüdür, çünkü o zamana kadar meryem ana heykellerde genellikle yaşlı bir kadın olarak tasvir edilirdi. michelangelonun konuyla ilgili olarak, meryemin bakireliği ve saflığı sayesinde gençliğini muhafaza ettiğini söylediği aktarılır.
fransız piskopos jean bilheres, pietà’yı 1498de, san pietrodaki mezarı için sipariş etmiştir. o dönemde, italya topraklarında meryem ana ve isanın bir arada tasvir edildiği mermer yapıtlar alışılmış değildi. belki de bu yüzden sanatçıyla işveren arasındaki yazılı anlaşma, eserin tam olarak nasıl görünmesi gerektiğini detaylarıyla belirtir. buna göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan meryem ananın kollarında yatan isanın naaşını" betimlemeliydi. heykelde yeni olan meryemin gencecik yüzüdür, çünkü o zamana kadar meryem ana heykellerde genellikle yaşlı bir kadın olarak tasvir edilirdi. michelangelonun konuyla ilgili olarak, meryemin bakireliği ve saflığı sayesinde gençliğini muhafaza ettiğini söylediği aktarılır.
yunanca balık anlamına gelen kelimedir. kesişen iki yay parçası içeren bir sembolü tanımlamakta kullanılır, bu sembolün ismidir. bir balığı andıran sembol, ilk hıristiyanlar tarafından kullanılan gizli bir semboldü.
hıristiyanlardan önce de çeşitli anlamlarda farklı şeyleri temsilen (örneğin bereket) balık sembolleri kullanılmıştır. yine de bir balık sembolünü en yoğun kullananlar, bugünkü bulgu ve bilgilere göre, ilk hıristiyanlardır.
ichthys antik deniz tanrıçası atargatis’in oğluydu. farklı kültürlerde ve mitolojilerde denk düşen kişilikler ve balık sembolleri anlam ve kullanım açısından farklılık gösterse de genelde bereketi temsilen, cinsi vurgulara sahipti. bunun bir örneği mısır mitolojisinde görülebilir. bereketi temsil etmesinin yanı sıra balık belirli kültürlerde reankarnasyon ve hayat(ın veya hayat gücünün) sembolü olmuştur.
balık sembolünün hıristiyanlar tarafından nasıl kullanılmaya başlandığına dair birçok hipotez olsa da hiçbirinin keisnliği kanıtlanamamıştır. yine de bu hipotezlerden en büyük ihtimali barındıran, hıristiyanlık’ın kutsal metinlerinde geçen bir ifadenin balık sembolizmine yol açtığıdır; isa mucizevi bir şekilde 5000 insanı ekmek ve balıkla doyurmuştur, bkz. matta 14:15-21, luka 9:12-17, ve yuhanna 6:4-13. ichthys belki de isa’ya "insan balıkçısı" gibi bir gönderme yapmaktaydı.
her ne kadar doğrudan kanıt bulunmasa da, ichthys mistik/matematiksel sembol vesica piscis’in bir adaptasyonu da olabilir. matematikçi ve mistik pisagor’un da belirttiği gibi, vesica piscis’in uzunluk-yükseklik oranı 153:265’dir ki bu "balığın ölçüsü" olarak adlandırılan mistik kabul edilen bir sayıdır. bir incil kıssasına göre isa havarilere balık tutmada yardım ederken kendisi tam olarak 153 balık tutmuştur.
bunların dışında birçok hipotez daha bulunmaktadır.
hıristiyanlardan önce de çeşitli anlamlarda farklı şeyleri temsilen (örneğin bereket) balık sembolleri kullanılmıştır. yine de bir balık sembolünü en yoğun kullananlar, bugünkü bulgu ve bilgilere göre, ilk hıristiyanlardır.
ichthys antik deniz tanrıçası atargatis’in oğluydu. farklı kültürlerde ve mitolojilerde denk düşen kişilikler ve balık sembolleri anlam ve kullanım açısından farklılık gösterse de genelde bereketi temsilen, cinsi vurgulara sahipti. bunun bir örneği mısır mitolojisinde görülebilir. bereketi temsil etmesinin yanı sıra balık belirli kültürlerde reankarnasyon ve hayat(ın veya hayat gücünün) sembolü olmuştur.
balık sembolünün hıristiyanlar tarafından nasıl kullanılmaya başlandığına dair birçok hipotez olsa da hiçbirinin keisnliği kanıtlanamamıştır. yine de bu hipotezlerden en büyük ihtimali barındıran, hıristiyanlık’ın kutsal metinlerinde geçen bir ifadenin balık sembolizmine yol açtığıdır; isa mucizevi bir şekilde 5000 insanı ekmek ve balıkla doyurmuştur, bkz. matta 14:15-21, luka 9:12-17, ve yuhanna 6:4-13. ichthys belki de isa’ya "insan balıkçısı" gibi bir gönderme yapmaktaydı.
her ne kadar doğrudan kanıt bulunmasa da, ichthys mistik/matematiksel sembol vesica piscis’in bir adaptasyonu da olabilir. matematikçi ve mistik pisagor’un da belirttiği gibi, vesica piscis’in uzunluk-yükseklik oranı 153:265’dir ki bu "balığın ölçüsü" olarak adlandırılan mistik kabul edilen bir sayıdır. bir incil kıssasına göre isa havarilere balık tutmada yardım ederken kendisi tam olarak 153 balık tutmuştur.
bunların dışında birçok hipotez daha bulunmaktadır.
iğrenç bir maddedir. tıraş sonrası yüze sürülmesi yolunda bir zorlama vardır ama bırakın yüze sürmeyi evin 100 metre yakınına bile yaklaştırmamak gerekir.
(bkz: aleksandra lisovska)
(bkz: incil)
yeni ahitin ilk dört bölümünü meydan getiren kanonik incillerden sonuncusudur. kelime anlamı olarak "sevgili" veya "sevilen" demektir. balıkçılık yaparak geçinen, "evancelist yuhanna" olarak da bilinen, havari yuhanna tarafından yazılmıştır. m.s. 90lı yıllarda yazıldığı tahmin edilmektedir. vaftizci yahyanın (yahya peygamber) dini faaliyetlerinden, isanın göğe yükselişine kadar olan zaman aralığını kapsar.
yuhanna incili, isanın kilisesinin oluşumunu anlatır. cennetteki krallığından insanlığa yol göstermeye devam edeceği vurgulanır. bu anlamda, diğer inciller gibi belirli bir kesimi değil, tüm insanlığı hedeflediği düşünülebilir. "dünya" kelimesi birçok yerde tekrarlanır. diğer incillerde vurgulanan isanın insanî veya dünyevî faaliyetlerinden ziyade doktrinlerine geniş yer ayırır.
yuhanna incili, isanın kilisesinin oluşumunu anlatır. cennetteki krallığından insanlığa yol göstermeye devam edeceği vurgulanır. bu anlamda, diğer inciller gibi belirli bir kesimi değil, tüm insanlığı hedeflediği düşünülebilir. "dünya" kelimesi birçok yerde tekrarlanır. diğer incillerde vurgulanan isanın insanî veya dünyevî faaliyetlerinden ziyade doktrinlerine geniş yer ayırır.
matta incili, isanın oniki havarisinden biri olan, roma vergi memuru celileli matta tarafından yazıldığı kabul edilen incildir. yeni ahitin ilk bölümünü meydana getirir. kelime anlamı olarak matta, ibranice "efendimizin (tanrımızın) hediyesi" anlamına gelmektedir. m.s. 52 - 68 yılları arasında, yeruşalim (kudüs) düşmeden önce yazıldığı tahmin edilmektedir.
matta incili, isanın soyağacı ile başlar, hayatını ve dinî faaliyetlerini özetler. havarilerin seçimini ve isaya katılışlarını anlatır. muhtemelen ilk olarak ibranice yazılmıştır. markos incili temel alınmıştır. diğer üç kanonik incilden çok daha fazla eski ahit referansı içermektedir. isanın da mensubu olduğu yahudi toplumunu hedeflediği düşünülmektedir. yahudileri, nasıralı isanın yüzyıllardır bekledikleri mesih (kurtarıcı) olduğuna inandırmayı amaçlar. isanın kral olduğu belirtilir. yahudilerin fizikî ve materyalist bir kurtarıcı ve krallık beklemelerinden ötürü matta incilinde isanın manevî krallığı vurgulanır.
matta incili, isanın soyağacı ile başlar, hayatını ve dinî faaliyetlerini özetler. havarilerin seçimini ve isaya katılışlarını anlatır. muhtemelen ilk olarak ibranice yazılmıştır. markos incili temel alınmıştır. diğer üç kanonik incilden çok daha fazla eski ahit referansı içermektedir. isanın da mensubu olduğu yahudi toplumunu hedeflediği düşünülmektedir. yahudileri, nasıralı isanın yüzyıllardır bekledikleri mesih (kurtarıcı) olduğuna inandırmayı amaçlar. isanın kral olduğu belirtilir. yahudilerin fizikî ve materyalist bir kurtarıcı ve krallık beklemelerinden ötürü matta incilinde isanın manevî krallığı vurgulanır.
yeni ahitin ilk dört bölümünü oluşturan kanonik incillerin üçüncüsüdür. luka latince "aydınlık" anlamına gelir. bir doktor olan luka tarafından yazıldığı kabul edilir. luka isanın havarilerinden biri değildir. aziz paulün takipçilerindendir.
luka incili vaftizci yahyanın doğumundan isanın göğe yükselişine kadar olan yaklaşık 35 yılı kapsar. m.s. 60lı yıllarda yazıldığı tahmin edilmektedir. markos incilini baz aldığı kabul edilir. karakteristikleri, dönemin yunanlılarına hitap ettiğini düşündürür. incilin yazıldığı dönemlerde romalılar askerlikte ustalaşmış iken, yunanlılar bilgelikleriyle meşhurdurlar. bu nedenle luka incili isayı kusursuz bir insan ve tanrının bilgeliğinin insan şekline bürünüşü olarak resmeder. isanın ibret verici kısa hikayelerine geniş yer verir. isanın kutsal ruh ile olan bağlantısını anlatır. kutsal ruhun doğmuş şekli olduğunu, kutsal ruhun gücü sayesinde kilisesini kurduğunu ve kutsal ruhtan akan sözlerini, vaatlerini anlatır.
luka incili vaftizci yahyanın doğumundan isanın göğe yükselişine kadar olan yaklaşık 35 yılı kapsar. m.s. 60lı yıllarda yazıldığı tahmin edilmektedir. markos incilini baz aldığı kabul edilir. karakteristikleri, dönemin yunanlılarına hitap ettiğini düşündürür. incilin yazıldığı dönemlerde romalılar askerlikte ustalaşmış iken, yunanlılar bilgelikleriyle meşhurdurlar. bu nedenle luka incili isayı kusursuz bir insan ve tanrının bilgeliğinin insan şekline bürünüşü olarak resmeder. isanın ibret verici kısa hikayelerine geniş yer verir. isanın kutsal ruh ile olan bağlantısını anlatır. kutsal ruhun doğmuş şekli olduğunu, kutsal ruhun gücü sayesinde kilisesini kurduğunu ve kutsal ruhtan akan sözlerini, vaatlerini anlatır.
yeni ahitin ilk dört bölümünü oluşturan kanonik incillerden ikincisidir. "evanjelist markos" olarak da bilinen yuhanna markos tarafından yazılmıştır. markos, barnabasın kuzeni ve isanın havarisi petrusun (simun) yakın arkadaşıdır. markosun incili petrusa dayanarak yazdığı kabul edilir. m.s. 60lı yılların sonlarında veya 70li yılların başlarında yazılmıştır. matta ve luka incillerine kaynak teşkil ettiği ve incillerin en eskisi olduğuna inanılır. vaftizci yahyadan isanın göğe yükselişine kadar olan kısmı anlatır. kısa versiyonunda isanın boş mezarına kadar olan kısmı anlatır.
kelime olarak "nazik ve parlayan" anlamlarına gelen markos incilinin romada yazıldığına inanılır. diğer kanonik incillere kıyasla çok fazla latince kelime içerir. isanın gösterdiği mucizeler en fazla bu incilde örneklenir. yahudi geleneklerinden, yaşadıkları yerlerden, sikkelerinden ve aramice deyimlerden bahsedilir. bu yönleriyle markos incilinin romalılara hitaben yazıldığı düşünülebilir. isanın "seçilmiş kişi" olduğu vurgulanır.
kelime olarak "nazik ve parlayan" anlamlarına gelen markos incilinin romada yazıldığına inanılır. diğer kanonik incillere kıyasla çok fazla latince kelime içerir. isanın gösterdiği mucizeler en fazla bu incilde örneklenir. yahudi geleneklerinden, yaşadıkları yerlerden, sikkelerinden ve aramice deyimlerden bahsedilir. bu yönleriyle markos incilinin romalılara hitaben yazıldığı düşünülebilir. isanın "seçilmiş kişi" olduğu vurgulanır.
yuhanna tarafından anadolu kıyılarına yakın patmos adasında yazılan, insanlığın geleceğinden sembolik anlatımlarla söz eden metindir. grekçede “vahiy, ifşa olunma” anlamına gelen bu sözcük (apocalypse), fransızcada “vahiy” ve “kıyamet” anlamlarında kullanılır.
mezarı selçuk, izmir’de bulunan yuhanna’nın kendisine gösterilen yedi “vizyon”da gördüklerini kaleme aldığı, 3,7 ve 12 sayılarının sıkça kullanıldığı bu metin 22 bölümden oluşur. metinde kısaca, dünyadaki ilk hıristiyan merkezleri sayılan anadolu’daki yedi kiliseden, insanlığın uğrayacağı doğal felaketlerden, büyük depremlerden, insanlığın çekeceği acılardan, deccal’in hükümranlığından ve “kurtarıcı”nın gelişiyle insanlığın yaşayacağı yeni dönemden söz edilir. kimi yazarlar apokalips’teki bazı kehanetlerin nostradamus’un bazı kehanetleriyle paralellik gösterdiğini ileri sürerler.
mezarı selçuk, izmir’de bulunan yuhanna’nın kendisine gösterilen yedi “vizyon”da gördüklerini kaleme aldığı, 3,7 ve 12 sayılarının sıkça kullanıldığı bu metin 22 bölümden oluşur. metinde kısaca, dünyadaki ilk hıristiyan merkezleri sayılan anadolu’daki yedi kiliseden, insanlığın uğrayacağı doğal felaketlerden, büyük depremlerden, insanlığın çekeceği acılardan, deccal’in hükümranlığından ve “kurtarıcı”nın gelişiyle insanlığın yaşayacağı yeni dönemden söz edilir. kimi yazarlar apokalips’teki bazı kehanetlerin nostradamus’un bazı kehanetleriyle paralellik gösterdiğini ileri sürerler.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?