confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442124

ered luin

angelus
beleriand’daki elf ülkelerinin doğu sınırını oluşturan büyük dağ sırası ered luin ya da blue mountains idi. bu dağlar aynı zamanda, belegost ve nogrod’daki ikiz cüce (dwarfs) krallıklarının bulunduğu yerdi. fakat güneşin ilk çağının sonunda beleriand’daki elf ve cüce krallıkları yok olduğunda, çok ufak bir kısmı dışında blue mountains’ın da tamamı sulara gömüldü. dağların su üstünde kalan kısmı ise, gulf of lune (hilal körfezi) ile ikiye bölünmüştü. daha önce beleriand’da yaşayan falathrim elflerinin efendisi lord círdan burada, eldar’ın orta dünyadaki son limanı olan grey havens’ı (gri liman) kurdu. blue mountains’in batısında beleriand’dan geriye kalan ve lindon adı verilen küçücük toprak parçasının üzerinde ise, orta dünya’da yaşayan son yüksek eldar kralı gil-galad’ın krallığı bulunuyordu. üçüncü çağ boyunca lindon elf ülkesi olarak kaldı ve blue mountains de birkaç farklı cüce boyunun evi oldu.

erebor

angelus
erebor grey mountains’in (gri dağlar) güneyinde, iron hills (demir tepeler) ile mirkwood (kuyutorman) arasında bulunan cüce krallığıdır. diğer bir ismi ile lonely mountain’de (yalnız dağ) bulunan bu krallık; kıngdom under the mountain olarak da bilinir. güneşin 3. çağı’nın 1999. yılında thrain i tarafından kurulan bu krallık 7 yüzyıl boyunca bölgeye hükmetti ve zenginleşti. yakınlarda bulunan dale insanları ile iyi ilişkiler içinde bulunan krallık 2770 yılında smaug the golden isimli bir ejderha tarafından yerle bir edildi. cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu. 2941 yılında gandalf’ın da yardımı ile thorin oakenshield ile 12 cüce ve hobbit bilbo baggins, smaug’un bard the bowman tarafından öldürülmesi ile sonuçlanan yolculuklarını yaptılar. smaug’un ölümünden sonra yapılan beş ordular savaşı’nda thorin öldü, fakat bölgedeki ork birliklerinin büyük bir kısmı da yok edildi. savaş sonucunda dain ii öncerliğinde dağın altındaki krallık tekrar kuruldu. yüzük savaşları sırasından sauron’un birlikleri tarafından saldırıya uğrasa da tek yüzük’ün yok edilmesi ile cüceler ve dale insanları sauron’un ordularını bir kez daha yenilgiye uğrattılar. güneşin 4. çağı’nda erebor, kral elessar ile dostluğunu sürdürdü.

dol guldur

angelus
tolkien evreninde hayali coğrafi bölge

3.çağda kasvetormanı’nın güneydoğusunda inşa edilen ve sauron tarafından kullanılıp kötü güçlerin yayıldığı bölgeye verilen isimdir. güneşin ikinci çağı’nda isildur’un parmağından tek yüzük’ü kesmesiyle bir süre ortadan kaybolan sauron tekrar dol-guldur’da ortaya çıkmıştır. uzun süre bu bölgede güçlenmiş ve mordor’un gelişi için hazırlanmasını yönetmiştir. 2063 yılında gandalf bölgeye gelmiş ve buradaki kötü gücü araştırmıştır. gandalf dol-guldur’da ki gücün sauron olduğunu tahmin etse de yeterli kanıtları bulamamıştır. gandalf 2850 yılında tekrar dol-guldur’a gitmiş ve bu sefer kötü gücün sauron olduğundan emin olarak dönmüştür. sauron, ak divan’ı yönettiği saldırısı sonucunda kaçarak doğu’ya saklanmış,ardından mordor’a kendini açığa çıkarmıştır. ama dol-guldur’u tamamen boşaltmamış ve dol guldur’un komutasını nazgûl’e bırakmıştır. yüzük savaşları sırasında dol guldur orduları lothlorien ve ormanlık diyar topraklarına saldırdılar ama yenilgiye uğratıldılar. sauron’un yok edilişinin ardından celeborn, dol guldur’u ele geçirdi ve içindeki tüm kötülükleri temizledi.

angband

angelus
şeytani vala melkor’un ilk ve asıl yeraltı krallığı utumno’dur; fakat valar lambalarının yokedilmesini izleyen karanlık çağlarda melkor, beleriand’ın kuzeyinde angband ya da "demir zindan" adı verilen büyük bir cephanelik ve yeraltı kalesi daha inşa etmiştir. yıldızların ilk çağı’nın sonunda utumno yokedilmiş ve melkor zincire vurulmuş fakat güçler savaşı sırasında esas surları yokedilmekle birlikte angband’ın kuyuları ve zindanları zarar görmemiştir. melkor’un esir olduğu dört yıldızışığı çağı boyunca sauron’un önderlik ettiği hizmetkarları ve emrindeki kötü ruhlar angband’ın derinliklerinde saklanmışlardır. melkor yeniden güçlenerek valar ağaçlarını yokedip silmarilleri ele geçirdiğinde, yine angband’a kaçmıştır. şeytanlarını çağırarak angband’ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir. angband’ın üzerinde güçlü surlar görevini görmek üzere, üç doruklu volkanik bir dağ olan thangoridrim’i yaratmıştır. güneşin ilk çağı ile mücevherler savaşı boyunca melkor angband’da hüküm sürmüş ve şeytanlar ile ejderhalar gibi çeşitli canavarlar yaratmıştır. pek çok kez saldırıya uğrayan angband, öfke savaşı ile büyük muharebe’ye dek düşmemiştir. ancak valar, maiar ve eldar ordularının tüm gücü, angband’ın surlarını geçerek, şeytanlarını yoketmeye ve melkor’u da boşluğa fırlatıp atmaya yetmiştir. meydana gelen muharebe o kadar şiddetli olmuştur ki, yalnızca angband yokedilmekle kalmamış, beleriand topraklarının tamamı da sulara gömülmüştür.

anduin

angelus
tolkien evreninde hayali nehir

"ulu nehir" diye de isimlendirilir. orta dünya’nın kuzeybatısındaki en büyük nehirdir.ered mithrin’den doğup güneye doğru yaklaşık 1500 mil boyunca akar ve belfalas koyu’nda büyük deniz’e ulaşır.

andor

angelus
tolkien evreninde hayali coğrafi bir bölgedir.

"hediye edilen ülke" anlamına gelen andor, arda’nın atlantis’i; númenor’un elfçe isimlerinden biridir. bu, güneşin ikinci çağının sonunda büyük deniz belegaer sularına gömülen büyük ada krallığıdır. undying lands (ölümsüz topraklar) ile orta dünya arasında bulunan bu adada yaşayan numenorlular özellikle denizlerde büyük bir güç haline gelmişler fakat güçlendikçe kibirlenmişlerdi. sonunda sauron’un da çabaları ile arda’ya savaş açan numenorlular kendi sonlarının da gelmesine neden olmuşlardır.

telcontari

angelus
sauron’un tek yüzük’ün yok edilmesiyle birlikte hükmünün sona ermesiyle güneşin üçüncü çağı bitmiş ve dördüncü çağ başlamıştı. yeni bir çağın başlamasının diğer bir nedeni de arnor ve gondor krallıklarının yeniden birleşmesi idi. bu yeni krallığın ilk kralı arathorn oğlu aragorn’du.

yeni doğan krallıkla birlikte aragorn kendi evine yeni bir isim seçti: telcontar, quenya dilinde “yolgezer” anlamına geliyordu. böylece aragorn soyundan gelenlere telcontari denildi.

dunedain

angelus
dunedain batı insanları anlamına gelir. orta dünya’da, numenor adasının felakete uğramasının ardından numenor insanları’na, özellikle onların soyundan gelen arnor ve gondor halklarına verilen isimdir. elendil ve oğulları tarafından ikinci çağ’ın sonunda orta dünya’da iki büyük ve kadim dunedain krallığı kurulmuştu : kuzey krallığı arnor ve güney krallığı gondor. önceleri iki krallık daha büyük bir dunedain halkı için oluşturulmuş ve annûminas’taki bir high king (yüksek kral) tarafından yönetilmesi düşünülmüştü. bu dönemde yüksek kral arnor’da yaşamakta olan elendil’in kendisiydi. ancak elendil’in oğlu isildur’un ölümünün ardından arnor ve gondor birbirinda ayrılıp tarih içinden birbirinden farklı yollar izlediler.

dunedain’in kuzey krallığı arnor, isildur’un doğrudan varisleri tarafından yönetildi. ilk kral da isildur’un en küçük oğlu valandil’di. ancak toprakları her zaman kargaşa içinde oldu. iç karışıklıklar ve angmar ile yapılan savaş sonunda arnor önce dağıldı, ardından tamamen yok edildi. böylece kuzey dunedain yavaş yavaş küçülen, önemini kaybeden ve oradan oraya dolaşan bir insan topluluğu haline geldi.

yine de isildur’un kanı bu insanların reis’lerinde (chieftain) devam etti. aragorn ii elessar isildur’un 39. varisiydi ve 3000 yıllık ayrılıktan sonra dunedain krallıkları’nı birleştiren de o oldu.

narnia

angelus
narnia günlükleri adlı kitabında adı geçen hayali bir ülkedir.

narnia, (güneyindeki archenland’dan ayıran) sıradağlar ile çorak arazi ve fundalıklar (kuzey sınırı) arasında uzanan bir ülkedir. narnia’nın doğusunda deniz, batısında ise sarp dağlar ve kayalıklar vardır. ülkenin bir ucunan bir ucuna akan büyük nehir bu kayalıklardan, çalkalanan ve köpüren suyla dolu derin bir çukur olan kazan kuyusu’na dökülür ve yolunun büyük bir bölümü boyunca dik ve genellikle kayalık kıyılar arasında akar. nehrin fener çorağı’ndan doğan bir kolu, kilometreler boyunca derin bir koyaktan aştıktan sonra, kunduzbarajı’nda nehre karışır. büyük nehir çayırlardan, kayalardan, fundalık ve ormanlık gibi farklı arazilerden geçer, sonunda da geniş bir vadiye girer ve hayli sığlaşır. en sığ olduğu kısımda, aynı adı taşıyan sığ geçitlerin yanında sularla çevrili, kırmızı çatılı beruna şehri yer alır. büyük nehir, beruna’nın aşağısında azgın nehir ile birleşir ve narnia’nın başşehri cair paravel’de denize ulaşmadan önce geniş ormanlarda menderesler çizer. ülkenin kıyı hattının büyük bölümü ormanlıktır, ancak kuzeydoğu taraflarında kıyı ormanları çok geçmeden yerlerini, sayısız küçük adaları ve su kanalları olan geniş, ağaçsız bataklık araziye bırakır. buzdan dağların fonu önündeki yüksek tepelerle yer yer kesilmiş sıradağlardan oluşan ve uzakta her zaman görülebilen batı yabanı’nın üzerinde, batıdaki büyük dağlar heybetle yükselir.

berserk

angelus
kentarö miura tarafından 1987den beri çizilen bir manga serisinin adıdır. daha sonra bu serinin animesi de yapılmıştır.

ortaçağ avrupasına benzer, fantastik bir dünyada geçen hikayeye paralı asker olarak başlayan gatts`ın hayatı anlatılır. hikayenin karmaşık yapısı ve şiddet dolu savaş sahnelerinden dolayı, seri yalnızca yetişkinler içindir.

şimdiye kadar 30 bandı yayınlanan seri, ocak 2006 itibariyle 21 milyon adet satılmıştır. japonya, fransa, italya, kore, almanya, abd, brezilya ve isviçrede, ülkelerin resmi dillerince yayınlanan serinin türkçesi henüz çıkarılmamaktadır.

oriental light and magic stüdyosu tarafından yapılan, serinin ilk 13 bandı temel alınarak yapılan 25 bölümlük anime serisi, 7 ekim 1997 ile 31 mart 1998 tarihleri arasında bir japon kanalı olan "nippon tv" de gösterilmiştir.

ayrıca seri, 2002 yılında üstün performansından ötürü, çizeri kentaro miura ya 6. osamu tezuka kültür ödülünü kazandırmıştır.

istari

angelus
güneşin 3. çağı’nda grey havens (gri limanlar)a bir elf gemisi ile gelen 5 maia’ya verilen isimdir. grey havens’da gemi yapımcısı cirdan tarafından karşılanan bu 5 maia daha sonraları elfler (elves) tarafından istari olarak, insanlar tarafından da wizards (büyücüler) olarak adlandırıldılar.

insan kılığına girmiş bu 5 maia’nın orta dünya’ya gelme amaçları sauron’un büyüyen kötülüğüne karşı tüm orta dünya’yı haberdar etmek ve onları örgütlemekti. her biri valar tarafından seçilmiş bu 5 büyücüden en güçlüsü elflerin curunir adını verdikleri saruman’dı. beyazlar giyinmişti ve bu yüzden ona saruman the white adı da takılmıştı. saruman daha sonra kendine yüzük yapıcısı rengarenk saruman adını takmış ve kötülüğe dönmüştür.

gelen 5 maia’dan ikisi mavi kıyafetler giyinmişti. ithryn luin veya blue wizards diyede bilinen alatar ve pallando isimli bu iki maia, vala orome tarafından bu görev için seçilmişlerdi. onlar hakkında orta dünya tarihi fazla bilgi vermez. sadece doğuya gittikleri ve bir daha geri dönmedikleri bilinmektedir.

bir diğer istari radagast the brown; insan ve elf meseleleri ile pek az ilgilenmiştir. onun vala yavanna tarafından orta dünya’ya yollanmasının nedeni kelvar ve olvar ile yani orta dünya’nın konuşamayan canlıları; bitkileri, hayvanları ile ilgilenmesi ve onları sauron’un kötülüğünden koruması içindi.

son istari ise aralarında en yaşlı görüneni idi. gri elbiselere bürünmüştü. insanlar tarafından gandalf the grey olarak bilinirdi. elfler ona mithrandir derlerdi. cüceler (dwarfs) ona tharkun ve haradrim ise incanus derdi. valar manwe tarafından seçilmişti. istari’leri karşılayan cirdan 5 istari içinde en güçlü ruhun gandalf olduğunu gördü ve bu nedenle ona korumakta olduğu güç yüzüklerinden narya the red’i verdi. gandalf bu 5 istari içerisinde sauron’un kötülüğüne karşı koyabilen tek büyücüydü. yüzük savaş’ı sırasında orta dünya’nın her yerindeydi. hornburg savaşı’nda rohan’a yardım etti. rivendell’de frodo’nun nehri geçmesinde onun da katkısı vardı. pelennor düzlükleri savaşı’nda witch king’i minas tirith’in kapılarında durduran oydu. khazad-dum’da balrog’la karşılaşan yüzük kardeşliği’ni kurtardı.

derler ki: yüzük savaşı sona erip sauron’un gölgesi sonsuza kadar kalktığında görevleri biten 5 istari’den sadece gandalf geldiği gemi ile undying lands’e (ölümsüz topraklar) geri dönmüştür.

imrahil

angelus
imrahil yüzük savaşında savaşmış ve pelennor çayırları savaşında bulunmuş dol-amroth prensidir. pelennor zaferinden sonra aragorn elessar ii ile mordor’a yürüdü. numenor dilinde (adunaic) olduğunu bilmemize rağmen adının anlamı meçhuldür.

imrahil ve amroth prensliğinin geçmişi açık değildir.imrahil in erchirion, amrothos ve sonradan dol-amroth prensi olacak olan elphir isimli 3 oğlu; ve daha sonradan rohan kralı eomer ile evlenecek olan lothiriel isimli bir kızı vardır.

dol-amroth’lular insandılar.elf kanı taşıdıkları söylenir. anlatılanlara göre ilk dol-amroth prensi galador yarım elftir. babası bir numenorean olan imrazor, annesi elf mithrellas dır. dol amroth prenslerinin elf kanı buradan gelir.ilk prens galador dan imrahil e varıncaya kadar dol-amroth prensliği 21 kuşak geçirmiştir.

imrahil soylu ve kralına sadık 99 yıl yaşadı ve 4.çağın 34 yılında öldü.

turambar turin

angelus
turin, gondolin kralı’nın dostu ve ölümlü insanların gelmiş geçmiş en kuvvetli savaşçısı olan thalion hurin’in oğludur. annesi ise eledhwen morwen’dır. yaşadığı yer 8 yaşında doğudölleri’nin saldırısına uğrayınca morwen’ın aklına onu doriath kralı thingol’a yollamak gelir. savaşlardan sonra edain hakkındaki fikirleri değişmi olan thingol turin’i evlatlığı olarak kabul eder. turin doriath’da mutlu bir hayat sürer ta ki kralın danışmanı saeros ona hakaret edinceye kadar...

turin onu istemeyerek de olsa öldürür ve thingol’un affına rağmen yasadışı olarak hayatını sürdürür. bunun üzerine ona yardım etmesi için, thingol, beleg’i yollar. beleg ile birlikte başarılar kazanan turin orklar tarafından esir alınır ve onu kurtarmya gelen beleg’i ork sanarak katleder. bunun üzerine nargothrond’a giden turin orada onurlandırılır ve siyasete karışmaya başlar. kralı pusu yönteminden carpışma yöntemine yönlendiren turin kenti çöküşe sürükler. sonra brethil insanları arasına sığınan turin kardeşi nienor ile evlenir, glaurung ve brandir’i haksız yere öldürür. gerçekleri öğrenince dengesini kaybedip intihar eder.

theoden

angelus
tolkien’in orta dünya’sında, rohan ülkesinin onyedinci kralı.

kral thengel’in ve lossarnach’lı morwen’in tek oğludur. biri kendinden büyük olmak üzere dört kızkardeşi vardır. en sevdiği kardeşi theodwyn’dir. üçüncü çağın 2948 yılında, ailesinin, thengel kral olana kadar yaşadığı gondorda doğmuştur. yetiştirilirken rohirricten çok sindarin ve westron lisanınını öğrenmiştir. halkının dilini daha sonradan öğrenmiştir.

babasının 2980’de ölmesinden sonra kral olmuştur. denir ki, tacı devralacağı gün, dağlardaki kötü kalpli yaratıklar silahlarını geride bırakarak birden ortadan yokolmuşlardır. kardeşi theodwyn’i yanına alarak edoras’ta kurmuştır tahtını. gençliğinde elf kanı taşıyan biriyle evlenmiştir, ancak kraliçe oğlu theodred’i doğururken ölmüştür. theodwyn’in ve kocası eomund’un ölümünün ardından yeğenleri eomer ve eowyn’i himayesine almış, kendi çocuğu gibi yetiştirmiştir.

theoden, hükümdarlığının erken dönemlerinde güçlü, sağlıklı ve çok etkileyici bir kraldı. çok çabuk ve iyi kararlar verir, halkının olabilecek en iyi şekilde yaşaması için çabalardı. (doğal olarak) iyi bir biniciydi. halkının doğasında var olan bir özelliği olarak, uzun boylu ve mağrur yapılıydı, ve oldukça güçlüydü.

ordunun başkomutanı da olan eomund’un ölümünden sonra, bu görevi kendisi üstlendi. kılıcının adı herugrim idi. denir ki, theoden bu kılıçla hangi orkun canını almayı arzularsa, o orkun theoden!in gazabından kaçışı olmazdı.

yüzük savaşı zamanında, theoden yaklaşık 30 yıldır hükümdardı, ve yaşının belirtilerini gösteriyordu. başdanışmanı ve saruman’ın ajanı olan, ve hatta denildiğine göre ona "yaşlandırıcı zehirler" veren grima solucandilin etkisi altında kararlarını veriyordu. ayrıca gleowine adında bir vekilharcı vardı.

yüzük savaşından önceki son dönemde, hükmünün ellerinin arasından kayıp gitmesine izin vermiş, ve solucandil’in hükmü bu dönemde oldukça güçlenmiştir. rohan orduları da isengard’daki saruman’ın emrindeki orklarla ve güneylilerle tekrar çatışmaya başlamıştı.

oğlu theodred, saruman’ın orklarıyla yaptığı isen bataklıkları savaşında ölümcül olarak yaralanınca, yeğeni eomeri varisi ilan etmiştir.

gandalf ve aragorn onunla konuşmaya geldiğinde, theoden gandalf’ın "atlarınızı saruman’a karşı sürün" öğüdüne uymaya karar vermiş, gandalf grima’yı defettikten sonra eski gücüne tekrar kavuşmuş, kılıcını almış ve yaşına bakmadan sürmüştür atını miğfer dibi’ne. bu andan sonra ona "ednew", "yenilenmiş" adı verilmiştir, zira saruman’ın ve solucandil’in verdiği uyuşukluktan kurtulmuştur.

genç eorl’un yeminini tutarak, en kısa sürede rohirrime liderlik ederek gondor’un yardımına, pelennor çayırlarına koşmuştur. savaşta, kendi birliğinden kat kat güçlü olan haradlı süvarileri ezmiş, ancak angmar’ın cadı kralı’yla karşılaştığı sırada, kara bir okla vurulan atı karyele’nin altında kalarak ağır yaralanmıştır.

sauron

angelus
vala aule’nin maia’sı olan sauron, dünyanın kara düşmanı olarak adlandırılan vala melkor’un sağ kolu idi. başlangıçta aule’nin maia’sı olan sauron, böylelik sonradan kötülüğe dönmüştü.

karanlığın çağları’nda sauron, melkor’un güçlü kalesi utumno’nun melkor’dan sonraki en güçlü ismi idi. melkor valar tarafından zincirlenip undying lands’e (ölümsüz topraklar) götürüldüğünde onun yerine angband’ı yönetmişti. melkor ağaçları yok edip bir çağı kapattığında angband’ı onun için ayakta tutan sauron’du. sonunda valar’ın melkor’u bir kez daha malup edip sonsuza kadar boşlukta kalmaya mahkum ettiklerinde ve angband’ı yok ettiklerinde sauron’da ortadan kayboldu.

güneşin ikinci çağı’nda sauron tekrar ortaya çıktı. fakat asıl kimliğini saklıyordu. eregion’daki demirci elflerle dostluk kurdu.

elfler (elves) ona annatar yani “hediyeler veren” diyorlardı. sauron bu yeni kimliği ile elflerle birlikte güç yüzüklerini yaptı. ardından hepsine hükmetmek için tek yüzük’ü yaptı. fakat elfler tarafından fark edildi ve böylece sauron ile elfler arasından savaş başladı.celebrimbor öldü.her yer harap oldu.cüceler dış dünyaya kapılarını kapattı.khazad-dum,moria adını aldı.en sonunda numenoreanlar elflere yardıma geldi.numenor’un deniz imparatorluğu ile mordor’un kara imparatorluğu karşı karşıya geldi. numenor’un gücünü gören sauron, onları savaşarak yenemeyeceğini fark etti ve barad-dûr’dan çıkarak numenor’un ordularına teslim oldu, numenor’a götürüldü. burada ölümlü insanların zayıflıklarını kullandı. valar’ın onlardan korktuğunu kulaklarına fısıldadı. gururları okşanan numenor insanları zamanla onun düşman olduğunu unuttular ve en sonunda valar’a karşı bir ordu gönderdiler. bu valar tarafından affedilmezdi. numenor yok edildi, denizine gömüldü. bu sırada numenor’la birlikte denize gömülen sauron fiziksel biçimini kaybetti.

fakat sauron bir maia idi. ruhu güçlüydü ve hala gücünün büyük kısmını aktardığı yüzük duruyordu. bu nedenle mordor’a döndü. artık olağanüstü korkunç bir kara savaşçı görünümündeydi ve kötülüklerine kaldığı yerden devam etti. fakat numenor’un yok edilişi sırasında bütün insanlar valar’a karşı çıkmamışlardı. kendilerine inançlı diyen bir grup insan elendil önderliğinde valar’a karşı açılan savaşa katılmamış ve orta dünya’ya gelmişlerdi. elendil’in insanları orta dünya’ya yerleştiler ve arnor ile gondor krallıklarını kurdular. kaçınılmaz olarak bir süre sonra sauron ile karşı karşıya geldiler. elfler ve insanlar son ittifak adı verilen bir ordu ile sauron’a karşı koydular. 7 yıl süren kuşatmanın ardından sauron kara kalesinden çıktı ve savaşmaya başladı. fakat isildur sauron’un parmağını kesip yüzüğü aldığında bürünmüş olduğu kara savaşçı görüntüsü de kayboldu. fakat sauron’un gücü tek yüzük’teydi bu nedenle yüzük yok edilmediği sürece yok olmazdı. isildur yüzük’ü yok etmeyince sauron’da yok olmadı.

resim:saurons eye 2nd edition.jpg
sauron’un gözüsauron son kez orta dünya’ya döndüğünde bu sefer kendini sadece büyük kapaksız bir kırmızı göz ile simgelemişti. 2000 yıl boyunca mirkwood’da dol-guldur’da saklandı. bu sırada nazgûl onun gelişi için orduları ile arnor’u yok etmiş, minas ithil’i ele geçirmiş, mordor’u hazırlamaya başlamıştı bile. en sonunda yüzük elinde olmasa bile kendini açık etti ve mordor’a gitti. barad-dûr’u tekrar inşa etti. fakat son hükümdarlığı kısa süreli oldu. hobbit bilbo baggins tarafından bulunan yüzük, frodo baggins tarafından yapılmış olduğu mount doom (hüküm dağı) ateşine atılarak yok edildi. yüzük’ün yok edilmesiyle birlikte gücünün çoğunu ona aktaran sauron’da varlığını devam ettiremedi ve yüzük ile birlikte yok oldu.

saruman

angelus
güneşin üçüncü çağı’nın 1000. yılında orta dünya’ya beş güçlü maia geldi. görevleri sauron’a karşı özgür halkları örgütlemek olan bu beş maia, orta dünya’ya valar tarafından gönderilmişti.

insan görünümlü bu beş maia’ya istari adı verilmişti. ikisi mavi elbiseler giymişti, birisi kahverengi pelerine birisi ise gri pelerine bürünmüştü. içlerinden sadece bir tanesi beyaz giyisiler içindeydi. bu istari undying lands’de (ölümsüz topraklar) demirci aule’nin maia’sı olarak bilinen curumo idi. sesini büyük bir ustalıkla kullanıyor, orta dünya’da ki tüm ırklara öğütler veriyor, yardıma muhtaç olanlara yardım ediyordu.

bilgisinin derinliği yüzünden elfler (elves) ona maharetli adam anlamına gelen curunir ismini vermişti. insanlar (men) ise onu saruman olarak biliyorlardı. saruman aynı zamanda sauron’a karşı kurulmuş olan divan’ın da başı idi. orta dünya üzerinde uzun zaman dolaştı, yüzük irfanı hakkında bilgiler topladı ve bu konuda uzmanlaştı. fakat yüzükler hakkındaki bilgileri arttıkça özgür orta dünya halkı ile daha az ilgilenir oldu ve sonunda isengard’da bulunan orthanc ismiyle bilinen kuleye yerleşti. saruman tek yüzük’ün yok edilmediğini orta dünya üzerinde bir yerler bulunmayı beklediğini biliyordu. zamanla tek yüzük’e sahip olma fikri saruman’da saplantı haline geldi. gandalf ve divan üyeleri sauron’un dol-guldur’da tekrar ortaya çıktığından kuşkulandıklarında onları saruman sakinleştirdi. dol-guldurda’ki kötülüğün sauron olduğunu biliyordu, fakat saruman şimdi zorla kendini göstermesine neden olup onun yüzük’ü arama sürecini hızlandırmak istemiyordu. bu nedenle gandalf’a ve divan’a engel oldu. fakat daha sonra gandalf dol-guldur’a tek başına gitti ve bu kötülüğün sauron olduğu kesinlik kazandı. aralarında saruman’ın da bulunduğu divan, sauron’u dol-guldur’dan çıkarttı.

bundan sonra saruman daha da içine kapandı. artık öğüt vermiyor, divan’a bile katılmıyordu. orthanc’da yüzük ilmini çözmek ve tek yüzük’ü bulmak için var gücüyle çalışıyordu. fakat tek yaptığı araştırma değildi. orklardan (orcs) ve uruk-hai ismini verdiği bir ork sınıfından ve rohan’ın başına her zaman bela olmuş olan dunlendings’lerden oluşmuş bir ordu kurmuştu. bu ordudan uzunca bir süre kimsenin haberi olmadı.

yüzük savaşı sırasında saruman kötü niyetini belli etti. kendisinden tavsiye almak için gelen gandalf’ı ortahanc’a hapsetti, fakat gandalf kurtulmayı becerdi. saruman ordusu helm’s deep’de ki harnburg savaşında yok edilirken isengard’da entler (ents) tarafından abluka altına alındı. en nihayetinde gandalf orthanc’a gitti ve saruman’ın gücünü elinden aldı ve hayatını bağışladı. fakat saruman’ın kötülüğü hala duruyordu. bu nedenle en nefret ettiği halk olan hobbit’lerin ülkesi shire’a gitti. bu da onun sonu oldu. kendisi ve yardımcısı grima wormtongue burada öldürüldü.
507 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol