godmode nickli ex-yazarın bilgi sözlük konseptini çözemeyeceği düşünülerek ucurulmuştur.evet.
kargo şarkısı. şöyle ki;
çamların üstündeki rüzgar
bir kariyerin sonu gibi
yaşlı gecenin yüzüne indi
bazen olacaklar kendini belli ederdi...
aklın birlesik nöronları
bir an için ortadan kalktı
içgüdü ah sessiz kaldı
paranoya ,keder ve agrı...
marilyn monroe,marilyn monroe
and she said help ... help...help...
marilyn kennedy
çamların üstündeki rüzgar
bir kariyerin sonu gibi
yaşlı gecenin yüzüne indi
bazen olacaklar kendini belli ederdi...
aklın birlesik nöronları
bir an için ortadan kalktı
içgüdü ah sessiz kaldı
paranoya ,keder ve agrı...
marilyn monroe,marilyn monroe
and she said help ... help...help...
marilyn kennedy
(bkz: cantara)
cenaze törenimde çalınmaını vasiyet ettiğim dead can dance eseridir.
doğuştan gelen bir kalorifer peteği altına girme takıntıları vardır. eğer sık sık yaptıkları gibi fanuslarından bir şekilde kaçtılar ise ilk bakacağınız yer burası olmalı. lakin acele etmenizde sonsuz fayda vardır. zira peteklerin ısı seviyesi yüksekte ise bir şekilde kuruyup ruhlarını teslim edebiliyorlar.
orta dünya’nın batısında bulunan adaya verilen isimdir. arda yaratıldıktan sonra yeryüzüne inen valar ve maiar’ın evidir. ayrıca orta dünya’dan ayrılıp zahmetli bir yolculuk yapan elflerinde yaşadığı yerdir. valar’ın yaşadığı yere valinor ismi verilmektedir ve en ünlü kenti aynı isimli kentdir.
orta dünya’dan ayrılıp bu adaya yerleşen elfler (elves) olan teleri, vanyar ve noldor’un yaşadığı topraklara ise eldamar ismi verilmişti. eldemar’ın en büyük şehirleri tirion ve alqualonde idi.
melkor’un etkisiz hale getirilip boşluğa hapsedilmesinden sonra undying lands, valar tarafından arda’dan ayrılıp orta dünya yaşayanlarının ulaşamayacağı dünya atmosferinin dışına taşındı. orta dünya’da kalan elfler sadece gri limanlardaki büyülü gemiler ile adaya ulaşıyorlardı.
orta dünya’dan ayrılıp bu adaya yerleşen elfler (elves) olan teleri, vanyar ve noldor’un yaşadığı topraklara ise eldamar ismi verilmişti. eldemar’ın en büyük şehirleri tirion ve alqualonde idi.
melkor’un etkisiz hale getirilip boşluğa hapsedilmesinden sonra undying lands, valar tarafından arda’dan ayrılıp orta dünya yaşayanlarının ulaşamayacağı dünya atmosferinin dışına taşındı. orta dünya’da kalan elfler sadece gri limanlardaki büyülü gemiler ile adaya ulaşıyorlardı.
bir şeyden haberdar olmak istenince gören taş olan palantir kullanılırdı. palantirler ender bulunur. ölümsüz topraklardan yollanan beş maiadan biri olan sarumana bir palantir verildi. saruman isengardda orthanca yerleşince palantir sayesinde sauronun planlarını gördü. onu bazı yerlerde engellemesi de palantir sayesinde olmuştu. ama saruman palantir sayesinde tek yüzük hakkında daha fazla bilgi edindi ve saurona katıldı. sarumanın sauronun kuklası olmasında en büyük etkiyi yapan palantirdir. aynı şekilde palantir gondorun lordu ve vekilharcı denethorda da büyük etki yapmıştır.
gondorun ilk başkentidir ve güneşin ikinci çağının sonlarına doğru kurulmuştur. osgiliatha aynı zamanda "citadel of star" (yıldız kalesi) de denirdi. minas anor ve minas ithil şehirleri arasında anduin nehri üzerinde kurulmuştu. uzun yıllar boyunca gondorun başkenti oldu. fakat sonra mordordan çıkan witch king komutasındaki orduların ısrarlı saldırıları sonucunda yıldan yıla zayıfladı. 1636 yılındaki büyük salgından sonra kraliyet ailesi sonradan minas tirith adını alacak minas anora taşınılar burası yeni başkent oldu. sonraki yıllar osgiliath için çok parlak değildir. her ne kadar artık boşaltılmaya yüz tutmuş da olsa osgilaith stratejik önemi olan bir şehirdi ve yüzük savaşına kadar savunulmaya devam etti. fakat bu en sonunda şehrin düşmesini engelleyemedi. sauronun yok edilmesinden sonra osgiliath tekrar ele geçirildi fakat bundan sonra burada kimse yaşamadı.
dúnedainden kral elendilin, sauronun parmağının kesip yüzüğünün alınmasını sağlayan kılıcıdır, daha sonraki çağlarda yeniden dövülüp isildurun varisi, anarion ve gondor krallıklarının kralı aragorna verilmiştir. andúril adıyla da anılmıştır.
bu kılıç isildurun lanetlediği ölüleri savaşa çağırmak için çok işe yaramıştır. arwenin isteğiyle anduril, ayrıkvadide elrondun adamları tarafından kırılmış olan narsilin parçaları yeniden dövülmüştür.
bu kılıç isildurun lanetlediği ölüleri savaşa çağırmak için çok işe yaramıştır. arwenin isteğiyle anduril, ayrıkvadide elrondun adamları tarafından kırılmış olan narsilin parçaları yeniden dövülmüştür.
güneşin üçüncü çağı’nın 2002. yılında minas ithil’in witch king tarafından alınmasının ertesinde isminin minas morgul yapılması sonucunda minas anor’da isim değiştirmiş ve “minas tirith” yani “muhafızın kulesi” olmuştur. bundan sonraki yüzyıllar boyunca minas tirith mordor’un kara güçlerine cesaretle karşı koymuş ve orta dünya’nın geri kalanı için kötülüğü durduran bir set görevi görmüştür. güneşin üçüncü çağı’nda 17.yy’de gondor’un başkenti düşman tehditi altında olan osgiliath’dan minas tirith’ taşınmıştır. birleşmiş krallı’ğın son kralı eanur’un ölümünden sonra gondor krallığı’na vekilharçlar hüküm vermiş ve bunlardan stewrd ecthelion i şehrin en yüksek yerinde white tower’ı tekrar inşa etmiş ve gondor’u başarı ile yönetmişti. şehir 7 katmandan oluşan devasa bir kale gibiydi. her katmandan bir üstteki katmana sadece bir kapı ile geçilebiliyordu ve muhtemel bir istilayı önlemek çin bu kapıların hepsi farklı yönlere bakıyordu. böylece bir helezon şeklinde yükselen şehir’i büyük bir kayalık ikiye bölmekteydi. her katmanın bu kayaya denk gelen kısmında kayanın içi oyularak tüneller yapılmıştı. minas tirith bu hali ile istila edilemez ve yenilemez görünüyordu ve tarihi boyunca hiçbir zaman düşman eline geçmedi. yüzük savaşı sırasında witch king tarafından kuşatılan minas tirith’in düşmesini pelennor düzlükleri savaşı’na zamanında yetişen rohirrim olmuştur. şehrin cümle kapısında istari gandalf ile karşılaşan witch king içeri girememiş ve rohirrim’in gelmesi ile savaş alanına dönemk zorunda kalmıştır. witch king’in ve sauron’un ölümünden sonra aragorn tarafından tekrar kurulmuş birleşmiş krallığın başkenti olmayı sürdürmüştür.pelennor savaşında dönüm noktası ve alınmaya çalışılan en önemli yerdir.rohanın kurduğu insanların ordusu ile sauronun büyük ordusu burada savaşmıştır.insanlık ırkının orta dünyadaki en büyük merkezidir.
güneşin ikinci çağı’nın 3320. yılında kurulan minas ithil yani “tower of the moon” mordor dağlarının hemen eteklerinde dunedain prensi isildur tarafından kurulmuştu. aynı yıllarda bir başka şehir minas anor yani “tower of the sun” ise isildur’un kardeşi anarion tarafından gondor’da kurulmuştu. kardeş şehrin aksine minas ithil her zaman mordor’dan gelen tehlikeleri ilk karşılayan şehir olmuş bu yüzden de witch king’in saldıralarına en fazla maruz kalan şehir olmuştur. kuruluşundan yalnızca bir yüzyıl sonra witch king tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştı. güneşin üçüncü çağı’nın önemli bir bölümünde mordor’un saldırılarına karşı koyabilen minas ithil en sonunda 2000 yılında witch king tarafından tekrar kuşatılmış ve 2 sene sonra ise düşmüştür. mordor için oldukça staratejik önemi olan bu şehirn alınması ile ismi değiştirilmiş ve “minas morgul” yani “tower of the wraiths” yapılmıştır.
numenor’un yokolmasından sonra elendil’in önderliğinde orta dünya’ya dönen insanlar burada iki büyük krallık kurmuşlardı. arnor ve gondor adlı bu krallıklara aynı zamanda arnor ve gondor birleşmiş krallığı’da denmekteydi. işte bu krallıklardan gondor pek çok büyük şehir inşa etmişti. ama hiç kuşkusuz bu şehirlerden en görkemlisi “minas anor” yani “tower of the sun” (güneş kulesi) idi. güneşin 3. çağı’nın 3320. yılında kurulan minas anor oldukça stratejik bir konuma sahipti. hem anduin river’i kontrol edebiliyor hem de mordor’dan gelmesi muhtemel tehlikelere karşı bir set vazifesi görüyordu. kurulduğu yıllarda dunedain prensi anarion’un kontrolü altındaydı. aynı yıllarda inşa edilen diğer bir kule ise anarion’un kardeşi tarafından kurulan “minas ithil” yani “tower of the moon” (ay kulesi) du. bu iki kule-şehir uzun yıllar boyunca mordor’dan gelen tehlikelere karşı orta dünya’yı korudular. bu iki şehirin arasında ise gondor ve arnor’un yani birleşmiş krallığın başkenti osgiliath “citadel of the stars” bulunmaktaydı. fakat büyük salgından sonraki yıllarda minas ithil ve osgiliath güç kaybetmeye başlamış ve bu yüzden gondor’un başkenti minas anor olmuştur. güneşin üçüncü açğı’nın 1900. yılında kral calimehar minas anor’un en yüksek yerine “white tower” ı inşa ettirmişti. 2002 yılında minas ithil’in witch king tarafından ele geçirilip isminin minas morgul yani “tower of the wraiths” e çevrilmesi ile minas anor’un ismi de “tower of the guard” a çevrilmiştir.
galadriel, celeborn ve onların galadhrim halkının yurdudur. orta dünyada mallorn ağacı bulunan tek ormandır. bu sebeple lothlóriene altın orman da denir. zamanın asılı kaldığı, elflerinin kadim günlerinin, bir daha geri gelmeyecek günlerin hatırasını diri tutan ve yaşatan yerdir.
peter jackson tarafından çevirilen yüzüklerin efendisi adlı filmde arwenin kullandığı kılıcın adıdır. filmin temel aldığı kitapta arwen herhangi bir savaşa katılırken gösterilmemesine rağmen, filmde arwen frodoyu yüzük tayflarının elinden kurtarırken görülmektedir. bundan dolayı arwene bir savaş aleti vermek ihtiyacı doğmuştur. bu ihtiyaç hadhafang adlı, kitapta çoğu savaş aletinin olduğu gibi kendi tarihi olan bir kılıç ile birlikte karşılanmıştır.
tolkienin silmarillion adlı eserinde geçen elf şehridir. valinordan orta dünyaya gelen elf kralı turgon tarafından güneşin birinci çağının 126. yılında kurulmuştur. dağlar arasında, morgothtan saklı olarak tumladen vadisi üzerinde, büyük bir kaya zeminde kurulduğu için "saklı krallık" ya da "saklı kaya" da denir. uzun yıllar morgothun hizmetkarlarından uzak, thorondor ve kartallarının koruması altında, turgon ve halkına anayurt olmuştur. kral turgonun kardeşi aredhel ar feinielin dark elf eöl tarafından kaçırılarak onunla evlenmesinden doğan çocukları maeglinin ihaneti ve şehrin yerini morgotha söylemesi sebebiyle, açığa çıkan şehir birinci çağın 510. yılında morgoth orduları tarafından yıkılmış, kral turgon şehri savunurken ölmüştür.
lothlórienli elflerin üzerine yaşadıkları eve benzer yapılara verilen isimdir.
lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı. bu sebeple kendi güvenlikleri için ağaçlara platformlar kurmaya başladılar. bunlara flet ya da talan dendi. bu fletler başlarda barınak ya da gözcü evi olarak kullanılıyordu. zamanla fletlerin yararı anlaşılınca pekçok elf cerin amroth tepesinde ağaçların en üstlerine platformlar kurmaya başladılar. lothlórien hükümdarlarından amroth, nehrin diğer yakasındaki dol gulduru gözetebilmek için kendine bir flet yaptı, daha sonraları da tıpkı diğer elflerin yaptığı gibi bu flette yaşamaya başladı, flet onun evi oldu. bu sebeple lothlórienli elflere galadhrim - ağaç halkı denmeye başlandı.
lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı. bu sebeple kendi güvenlikleri için ağaçlara platformlar kurmaya başladılar. bunlara flet ya da talan dendi. bu fletler başlarda barınak ya da gözcü evi olarak kullanılıyordu. zamanla fletlerin yararı anlaşılınca pekçok elf cerin amroth tepesinde ağaçların en üstlerine platformlar kurmaya başladılar. lothlórien hükümdarlarından amroth, nehrin diğer yakasındaki dol gulduru gözetebilmek için kendine bir flet yaptı, daha sonraları da tıpkı diğer elflerin yaptığı gibi bu flette yaşamaya başladı, flet onun evi oldu. bu sebeple lothlórienli elflere galadhrim - ağaç halkı denmeye başlandı.
orta dünyanın kuzeybatısında hayali bir ülkedir.
doğudan dumanlı (puslu) dağlar, batıdan mavi dağlar tarafından çevrilidir. üçüncü çağda ıssız topraklarla doludur. çünkü daha önce angmarın cadı-kralı ile yapılan savaşlar ve büyük veba salgını ile insanlar yokolup gitmiş ya da göç etmişlerdir. dunlandde az sayıda vahşi yaşar.
doğudan dumanlı (puslu) dağlar, batıdan mavi dağlar tarafından çevrilidir. üçüncü çağda ıssız topraklarla doludur. çünkü daha önce angmarın cadı-kralı ile yapılan savaşlar ve büyük veba salgını ile insanlar yokolup gitmiş ya da göç etmişlerdir. dunlandde az sayıda vahşi yaşar.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?