confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442124

marilyn monroe

angelus
kargo şarkısı. şöyle ki;

çamların üstündeki rüzgar
bir kariyerin sonu gibi
yaşlı gecenin yüzüne indi
bazen olacaklar kendini belli ederdi...

aklın birlesik nöronları
bir an için ortadan kalktı
içgüdü ah sessiz kaldı
paranoya ,keder ve agrı...

marilyn monroe,marilyn monroe

and she said help ... help...help...
marilyn kennedy

su kaplumbağası

angelus
doğuştan gelen bir kalorifer peteği altına girme takıntıları vardır. eğer sık sık yaptıkları gibi fanuslarından bir şekilde kaçtılar ise ilk bakacağınız yer burası olmalı. lakin acele etmenizde sonsuz fayda vardır. zira peteklerin ısı seviyesi yüksekte ise bir şekilde kuruyup ruhlarını teslim edebiliyorlar.

undying lands

angelus
orta dünya’nın batısında bulunan adaya verilen isimdir. arda yaratıldıktan sonra yeryüzüne inen valar ve maiar’ın evidir. ayrıca orta dünya’dan ayrılıp zahmetli bir yolculuk yapan elflerinde yaşadığı yerdir. valar’ın yaşadığı yere valinor ismi verilmektedir ve en ünlü kenti aynı isimli kentdir.

orta dünya’dan ayrılıp bu adaya yerleşen elfler (elves) olan teleri, vanyar ve noldor’un yaşadığı topraklara ise eldamar ismi verilmişti. eldemar’ın en büyük şehirleri tirion ve alqualonde idi.

melkor’un etkisiz hale getirilip boşluğa hapsedilmesinden sonra undying lands, valar tarafından arda’dan ayrılıp orta dünya yaşayanlarının ulaşamayacağı dünya atmosferinin dışına taşındı. orta dünya’da kalan elfler sadece gri limanlar’daki büyülü gemiler ile adaya ulaşıyorlardı.

palantir

angelus
bir şeyden haberdar olmak istenince gören taş olan palantir kullanılırdı. palantir’ler ender bulunur. ölümsüz topraklar’dan yollanan beş maia’dan biri olan saruman’a bir palantir verildi. saruman isengard’da orthanc’a yerleşince palantir sayesinde sauron’un planlarını gördü. onu bazı yerlerde engellemesi de palantir sayesinde olmuştu. ama saruman palantir sayesinde tek yüzük hakkında daha fazla bilgi edindi ve sauron’a katıldı. saruman’ın sauron’un kuklası olmasında en büyük etkiyi yapan palantir’dir. aynı şekilde palantir gondor’un lord’u ve vekilharcı denethor’da da büyük etki yapmıştır.

osgiliath

angelus
gondor’un ilk başkentidir ve güneşin ikinci çağı’nın sonlarına doğru kurulmuştur. osgiliath’a aynı zamanda "citadel of star" (yıldız kalesi) de denirdi. minas anor ve minas ithil şehirleri arasında anduin nehri üzerinde kurulmuştu. uzun yıllar boyunca gondor’un başkenti oldu. fakat sonra mordor’dan çıkan witch king komutasındaki orduların ısrarlı saldırıları sonucunda yıldan yıla zayıfladı. 1636 yılındaki büyük salgından sonra kraliyet ailesi sonradan minas tirith adını alacak minas anor’a taşınılar burası yeni başkent oldu. sonraki yıllar osgiliath için çok parlak değildir. her ne kadar artık boşaltılmaya yüz tutmuş da olsa osgilaith stratejik önemi olan bir şehirdi ve yüzük savaşı’na kadar savunulmaya devam etti. fakat bu en sonunda şehrin düşmesini engelleyemedi. sauron’un yok edilmesinden sonra osgiliath tekrar ele geçirildi fakat bundan sonra burada kimse yaşamadı.

narsil

angelus
dúnedain’den kral elendil’in, sauron’un parmağının kesip yüzüğünün alınmasını sağlayan kılıcıdır, daha sonraki çağlarda yeniden dövülüp isildur’un varisi, anarion ve gondor krallıklarının kralı aragorn’a verilmiştir. andúril adıyla da anılmıştır.

bu kılıç isildur’un lanetlediği ölüleri savaşa çağırmak için çok işe yaramıştır. arwen’in isteğiyle anduril, ayrıkvadi’de elrond’un adamları tarafından kırılmış olan narsil’in parçaları yeniden dövülmüştür.

minas tirith

angelus
güneşin üçüncü çağı’nın 2002. yılında minas ithil’in witch king tarafından alınmasının ertesinde isminin minas morgul yapılması sonucunda minas anor’da isim değiştirmiş ve “minas tirith” yani “muhafızın kulesi” olmuştur. bundan sonraki yüzyıllar boyunca minas tirith mordor’un kara güçlerine cesaretle karşı koymuş ve orta dünya’nın geri kalanı için kötülüğü durduran bir set görevi görmüştür. güneşin üçüncü çağı’nda 17.yy’de gondor’un başkenti düşman tehditi altında olan osgiliath’dan minas tirith’ taşınmıştır. birleşmiş krallı’ğın son kralı eanur’un ölümünden sonra gondor krallığı’na vekilharçlar hüküm vermiş ve bunlardan stewrd ecthelion i şehrin en yüksek yerinde white tower’ı tekrar inşa etmiş ve gondor’u başarı ile yönetmişti. şehir 7 katmandan oluşan devasa bir kale gibiydi. her katmandan bir üstteki katmana sadece bir kapı ile geçilebiliyordu ve muhtemel bir istilayı önlemek çin bu kapıların hepsi farklı yönlere bakıyordu. böylece bir helezon şeklinde yükselen şehir’i büyük bir kayalık ikiye bölmekteydi. her katmanın bu kayaya denk gelen kısmında kayanın içi oyularak tüneller yapılmıştı. minas tirith bu hali ile istila edilemez ve yenilemez görünüyordu ve tarihi boyunca hiçbir zaman düşman eline geçmedi. yüzük savaşı sırasında witch king tarafından kuşatılan minas tirith’in düşmesini pelennor düzlükleri savaşı’na zamanında yetişen rohirrim olmuştur. şehrin cümle kapısında istari gandalf ile karşılaşan witch king içeri girememiş ve rohirrim’in gelmesi ile savaş alanına dönemk zorunda kalmıştır. witch king’in ve sauron’un ölümünden sonra aragorn tarafından tekrar kurulmuş birleşmiş krallığın başkenti olmayı sürdürmüştür.pelennor savaşı’nda dönüm noktası ve alınmaya çalışılan en önemli yerdir.rohanın kurduğu insanların ordusu ile sauron’un büyük ordusu burada savaşmıştır.insanlık ırkının orta dünyadaki en büyük merkezidir.

minas ithil

angelus
güneşin ikinci çağı’nın 3320. yılında kurulan minas ithil yani “tower of the moon” mordor dağlarının hemen eteklerinde dunedain prensi isildur tarafından kurulmuştu. aynı yıllarda bir başka şehir minas anor yani “tower of the sun” ise isildur’un kardeşi anarion tarafından gondor’da kurulmuştu. kardeş şehrin aksine minas ithil her zaman mordor’dan gelen tehlikeleri ilk karşılayan şehir olmuş bu yüzden de witch king’in saldıralarına en fazla maruz kalan şehir olmuştur. kuruluşundan yalnızca bir yüzyıl sonra witch king tarafından kuşatılmış fakat alınamamıştı. güneşin üçüncü çağı’nın önemli bir bölümünde mordor’un saldırılarına karşı koyabilen minas ithil en sonunda 2000 yılında witch king tarafından tekrar kuşatılmış ve 2 sene sonra ise düşmüştür. mordor için oldukça staratejik önemi olan bu şehirn alınması ile ismi değiştirilmiş ve “minas morgul” yani “tower of the wraiths” yapılmıştır.

minas anor

angelus
numenor’un yokolmasından sonra elendil’in önderliğinde orta dünya’ya dönen insanlar burada iki büyük krallık kurmuşlardı. arnor ve gondor adlı bu krallıklara aynı zamanda arnor ve gondor birleşmiş krallığı’da denmekteydi. işte bu krallıklardan gondor pek çok büyük şehir inşa etmişti. ama hiç kuşkusuz bu şehirlerden en görkemlisi “minas anor” yani “tower of the sun” (güneş kulesi) idi. güneşin 3. çağı’nın 3320. yılında kurulan minas anor oldukça stratejik bir konuma sahipti. hem anduin river’i kontrol edebiliyor hem de mordor’dan gelmesi muhtemel tehlikelere karşı bir set vazifesi görüyordu. kurulduğu yıllarda dunedain prensi anarion’un kontrolü altındaydı. aynı yıllarda inşa edilen diğer bir kule ise anarion’un kardeşi tarafından kurulan “minas ithil” yani “tower of the moon” (ay kulesi) du. bu iki kule-şehir uzun yıllar boyunca mordor’dan gelen tehlikelere karşı orta dünya’yı korudular. bu iki şehirin arasında ise gondor ve arnor’un yani birleşmiş krallığın başkenti osgiliath “citadel of the stars” bulunmaktaydı. fakat büyük salgından sonraki yıllarda minas ithil ve osgiliath güç kaybetmeye başlamış ve bu yüzden gondor’un başkenti minas anor olmuştur. güneşin üçüncü açğı’nın 1900. yılında kral calimehar minas anor’un en yüksek yerine “white tower” ı inşa ettirmişti. 2002 yılında minas ithil’in witch king tarafından ele geçirilip isminin minas morgul yani “tower of the wraiths” e çevrilmesi ile minas anor’un ismi de “tower of the guard” a çevrilmiştir.

lothlorien

angelus
galadriel, celeborn ve onların galadhrim halkının yurdudur. orta dünya’da mallorn ağacı bulunan tek ormandır. bu sebeple lothlórien’e altın orman da denir. zamanın asılı kaldığı, elflerinin kadim günlerinin, bir daha geri gelmeyecek günlerin hatırasını diri tutan ve yaşatan yerdir.

hadhafang

angelus
peter jackson tarafından çevirilen yüzüklerin efendisi adlı filmde arwen’in kullandığı kılıcın adıdır. filmin temel aldığı kitapta arwen herhangi bir savaşa katılırken gösterilmemesine rağmen, filmde arwen frodo’yu yüzük tayflarının elinden kurtarırken görülmektedir. bundan dolayı arwen’e bir savaş aleti vermek ihtiyacı doğmuştur. bu ihtiyaç hadhafang adlı, kitapta çoğu savaş aletinin olduğu gibi kendi tarihi olan bir kılıç ile birlikte karşılanmıştır.

gondolin

angelus
tolkien’in silmarillion adlı eserinde geçen elf şehridir. valinor’dan orta dünya’ya gelen elf kralı turgon tarafından güneşin birinci çağının 126. yılında kurulmuştur. dağlar arasında, morgoth’tan saklı olarak tumladen vadisi üzerinde, büyük bir kaya zeminde kurulduğu için "saklı krallık" ya da "saklı kaya" da denir. uzun yıllar morgoth’un hizmetkarlarından uzak, thorondor ve kartallarının koruması altında, turgon ve halkına anayurt olmuştur. kral turgon’un kardeşi aredhel ar feiniel’in dark elf eöl tarafından kaçırılarak onunla evlenmesinden doğan çocukları maeglin’in ihaneti ve şehrin yerini morgoth’a söylemesi sebebiyle, açığa çıkan şehir birinci çağın 510. yılında morgoth orduları tarafından yıkılmış, kral turgon şehri savunurken ölmüştür.

flet

angelus
lothlórienli elflerin üzerine yaşadıkları eve benzer yapılara verilen isimdir.

lothlórien engebesiz bir arazide bulunuyordu ve üzerinde hiçbir taştan yapı bulunmazdı. bu sebeple kendi güvenlikleri için ağaçlara platformlar kurmaya başladılar. bunlara flet ya da talan dendi. bu fletler başlarda barınak ya da gözcü evi olarak kullanılıyordu. zamanla fletlerin yararı anlaşılınca pekçok elf cerin amroth tepesinde ağaçların en üstlerine platformlar kurmaya başladılar. lothlórien hükümdarları’ndan amroth, nehrin diğer yakasındaki dol guldur’u gözetebilmek için kendine bir flet yaptı, daha sonraları da tıpkı diğer elflerin yaptığı gibi bu flette yaşamaya başladı, flet onun evi oldu. bu sebeple lothlórienli elflere galadhrim - ağaç halkı denmeye başlandı.

eriador

angelus
orta dünya’nın kuzeybatısında hayali bir ülkedir.

doğudan dumanlı (puslu) dağlar, batıdan mavi dağlar tarafından çevrilidir. üçüncü çağ’da ıssız topraklarla doludur. çünkü daha önce angmar’ın cadı-kralı ile yapılan savaşlar ve büyük veba salgını ile insanlar yokolup gitmiş ya da göç etmişlerdir. dunland’de az sayıda vahşi yaşar.

506 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol