sozlukteki besiktaslilar
berk
bedbaht canbike
fyodor mihailovic dostoyevski
19. yüzyıl rus yazarlarının tolstoy ile birlikte en önde gelen ismi.insanın en gizli kalmış yönlerini erişilmez bir saydamlıkla ortaya çıkaran evrensel dahi. kimi okur ve eleştirmenlere göre tüm zamanların en büyük romancısıdır.
30 ekim 1821de moskova’da doğdu. tam ismi fjodor mihayloviç dostoyevski. babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. annesinin yardımıyla evde başladığı eğitimini özel bir okulda sürdürdü. babası sert ve acımasızdı. annesinin koruyucu tavırlarına sığınıyordu. annesini 15 yaşında kaybetti. 1837de girdiği petersburg askeri mühendis okulu’nu bitirdi. öğrencilik yıllarını rus ve avrupa edebiyatının önde gelen yazarlarının eserlerini okuyarak geçirdi. kısa bir süre askerlik yaptıktan sonra ayrılıp edebiyatla uğraşmaya başladı. topraklarında çalışan köylüler tarafından öldürülen babasından az bir miraz kalmıştı. ilk romanı "insancıklar"ı 1846da yazdı. 1854te basılan bu roman ilk rus toplumsal romanı sayılır. bu eserin basılmasından sonra ünlendi. 1846da yazdığı ikinci romanı "öteki" yeterli ilgiyi görmedi. ünü giderek kayboldu. 1851 tarihli "ev sahibesi", 1848de yazdığı "beyaz geceler" ile "yufka yürekli" romanları da ilgi görmedi. 1849da yazdığı "netoçka nezvanova" romanı da beklenen başarıyı getirmedi.
politikayla ilgilenmeye başladı genç liberallere katıldı. çar 1. aleksandrın güvenlik güçleri tarafından, "devleti yıkmaya çalıştığı" suçlamasıyla arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. idama mahkum edildiler. kendisinin kurşuna dizilmesi hazırlıklarını izlemek onda derin etkiler bıraktı. idamdan son anda vazgeçildi, sibirya’da 4 yıl ağır hapse ve 4 yıl askerlik yapmaya mahkum edildi. sibiryadaki cezaevi günlerinde birlikte yaşadığı mahkumları gözlemleyerek rus halkını daha yakından tanıma fırsatı buldu. ancak zor koşullar nedeniyle sara nöbetleri geçirmeye başladı. bu rahatsızlığın etkileri de birçok eserine yansıdı. 1854te cezaevinden çıkıp askerliğe başladı. subaylığa kadar yükseldi. 1857de dul bir kadınla evlendi. bu evlilik maddi sorunlarını artırdı. tekrar yazmaya karar verdi. askerlik cezasının da bitmesi üzerine petesburga döndü. yeni çar 2. aleksandrı destekledi. kardeşi mihail ile birlikte "vremya" adlı bir dergi çıkardı. bu dergi ve dergide yayınlanan romanları yeniden tanınmasını ve eski ününü kazanmasını sağladı. 1862de fransa, ingiltere ve italyayı kapsayan bir yurtdışı gezisi yaptı. aynı yıl dergi kapatıldı. dostoyevski, almanyanın wiesbaden kentine gitti. burada kumara başladı.
rusyaya dönüşünde "epoha" isminde yeni bir dergi çıkardı. 1864te eşini ve kardeşi mihaili kaybetti. borca battı. kurtulmak için avrupaya kaçtı. wiesbadende kumarda bütün parasını kaybetti. yayıncısından borç alıp 1865te rusyaya döndü. 1867de steno ile romanlarının yazımında kendisine yardım eden anna snitkina ile evlendi. bir kere daha borca boğulduğu için yeni eşiyle yine yurt dışına çıktı. yoksulluk ve para peşinde ülke ülke dolaştı. ama romanlarını yazmayı da sürdürdü. bir kere daha yayıncısının desteğiyle petesburgaa döndü. tutucu bir haftalık dergi olan "grajdanin"in başına geçti. 1 yıl sonra bıraktı. bu dönemde eksi itibarını ve ününü tekrar kazandı. en büyük romanı "karamozof kardeşleri" yazmaya 1879da başladı. 1880de şair aleksander puşkinin ölüm töreninde konuşmayı o yaptı. petersburg bilim ve sanat akademisinin edebiyat bölümüne seçildi. yaşamının son döneminde petersburg yakınlarında küçük bir kasaba olan staraya russada yaşadı. 9 şubat 1881de burada yaşamını yitirdi. günümüzde de en çok okunan yazarlar arasında yer alır.
30 ekim 1821de moskova’da doğdu. tam ismi fjodor mihayloviç dostoyevski. babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. annesinin yardımıyla evde başladığı eğitimini özel bir okulda sürdürdü. babası sert ve acımasızdı. annesinin koruyucu tavırlarına sığınıyordu. annesini 15 yaşında kaybetti. 1837de girdiği petersburg askeri mühendis okulu’nu bitirdi. öğrencilik yıllarını rus ve avrupa edebiyatının önde gelen yazarlarının eserlerini okuyarak geçirdi. kısa bir süre askerlik yaptıktan sonra ayrılıp edebiyatla uğraşmaya başladı. topraklarında çalışan köylüler tarafından öldürülen babasından az bir miraz kalmıştı. ilk romanı "insancıklar"ı 1846da yazdı. 1854te basılan bu roman ilk rus toplumsal romanı sayılır. bu eserin basılmasından sonra ünlendi. 1846da yazdığı ikinci romanı "öteki" yeterli ilgiyi görmedi. ünü giderek kayboldu. 1851 tarihli "ev sahibesi", 1848de yazdığı "beyaz geceler" ile "yufka yürekli" romanları da ilgi görmedi. 1849da yazdığı "netoçka nezvanova" romanı da beklenen başarıyı getirmedi.
politikayla ilgilenmeye başladı genç liberallere katıldı. çar 1. aleksandrın güvenlik güçleri tarafından, "devleti yıkmaya çalıştığı" suçlamasıyla arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. idama mahkum edildiler. kendisinin kurşuna dizilmesi hazırlıklarını izlemek onda derin etkiler bıraktı. idamdan son anda vazgeçildi, sibirya’da 4 yıl ağır hapse ve 4 yıl askerlik yapmaya mahkum edildi. sibiryadaki cezaevi günlerinde birlikte yaşadığı mahkumları gözlemleyerek rus halkını daha yakından tanıma fırsatı buldu. ancak zor koşullar nedeniyle sara nöbetleri geçirmeye başladı. bu rahatsızlığın etkileri de birçok eserine yansıdı. 1854te cezaevinden çıkıp askerliğe başladı. subaylığa kadar yükseldi. 1857de dul bir kadınla evlendi. bu evlilik maddi sorunlarını artırdı. tekrar yazmaya karar verdi. askerlik cezasının da bitmesi üzerine petesburga döndü. yeni çar 2. aleksandrı destekledi. kardeşi mihail ile birlikte "vremya" adlı bir dergi çıkardı. bu dergi ve dergide yayınlanan romanları yeniden tanınmasını ve eski ününü kazanmasını sağladı. 1862de fransa, ingiltere ve italyayı kapsayan bir yurtdışı gezisi yaptı. aynı yıl dergi kapatıldı. dostoyevski, almanyanın wiesbaden kentine gitti. burada kumara başladı.
rusyaya dönüşünde "epoha" isminde yeni bir dergi çıkardı. 1864te eşini ve kardeşi mihaili kaybetti. borca battı. kurtulmak için avrupaya kaçtı. wiesbadende kumarda bütün parasını kaybetti. yayıncısından borç alıp 1865te rusyaya döndü. 1867de steno ile romanlarının yazımında kendisine yardım eden anna snitkina ile evlendi. bir kere daha borca boğulduğu için yeni eşiyle yine yurt dışına çıktı. yoksulluk ve para peşinde ülke ülke dolaştı. ama romanlarını yazmayı da sürdürdü. bir kere daha yayıncısının desteğiyle petesburgaa döndü. tutucu bir haftalık dergi olan "grajdanin"in başına geçti. 1 yıl sonra bıraktı. bu dönemde eksi itibarını ve ününü tekrar kazandı. en büyük romanı "karamozof kardeşleri" yazmaya 1879da başladı. 1880de şair aleksander puşkinin ölüm töreninde konuşmayı o yaptı. petersburg bilim ve sanat akademisinin edebiyat bölümüne seçildi. yaşamının son döneminde petersburg yakınlarında küçük bir kasaba olan staraya russada yaşadı. 9 şubat 1881de burada yaşamını yitirdi. günümüzde de en çok okunan yazarlar arasında yer alır.
(bkz: zapiski iz podpolya)
1989 yılı başlarında doğu alman cumhuriyeti hükümeti isteyen doğu almanya vatandaşlarının sovyetler denetiminde diğer doğu bloğu ülkelerine geçiş yapabilmesine izin verdi. bu iznin çıkmasıyla binlerce doğu alman vatandaşı polonya, çekoslavakya, macaristan, yugoslavya gibi ülkelerin başkentlerine akın etti ve buralarda bulunan amerikan, ingiliz, fransız büyükelçiliklerine sığındı. daha sonra da bu sığınmacılar özel trenlerle demir perdenin gerisinden kaçmaya başladılar. kaçışın bu kadar yoğun olduğu bir durumda dogu almanya hükümeti duruma bir çözüm bulmak için toplandı. burada yaşayan insanlar artık bu şekilde zaten doğu almanyadan kaçabildiklerine göre duvarın bir anlamı kalmamıştı.
doğu alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti. 9 ağustos 1989da bu kararı halka açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlendi. karar açıklandığı andan itibaren duvarın iki tarafında yüzbinlerce insan birikmişti. gece yarısına doğru hükümet ilk olarak brandenburg kapısından başlayarak barikatları ve geçiş önlemlerini kaldırdı. her iki almanya tarafından yaklaşan insanlar önlerine rus askerlerinin çıkıp onlara engel olmamasıyla beraber duvarın üzerinde buluştular. insan seli bir saat içinde yüzbinlere ulaştı ve ardından sınırın kalkmasıyla beraber batı tarafından gelen dozerlerle duvar tamamen yıkıldı ve tarih oldu. alman demokratik cumhuriyeti de duvardan sonra çok fazla dayanmamış, 13 ekim 1990´da resmen sona ermiştir.
(1989)duvar yıkıldıktan bir süre sonra yapılan ankette halkın bir kısmının duvar yıkılmadan önce daha memnun olduğu görülmüştür. sebebi ise, doğu tarafında insanlar eğitim, sağlık gibi hizmetleri devletten parasız alır, sosyalizmin nispeten eşit koşullarında ivmelenirken duvarın yıkılmasıyla beraber bu tarz hizmetlerin eksikliğini duymaya, batı almanyanın kapitalist sistemle, rekabet ortamıyla yetişmiş bireyleriyle rekabet edememeye başlamışlardı. zira eğitime yatırılan yatırımlar da doğuda batıya oranla çok azdı. batı tarafındakiler ise doğunun yapılandırılmasına yönelik ek vergilerden rahatsızlık duymaktaydılar.
doğu alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti. 9 ağustos 1989da bu kararı halka açıklamak üzere bir basın toplantısı düzenlendi. karar açıklandığı andan itibaren duvarın iki tarafında yüzbinlerce insan birikmişti. gece yarısına doğru hükümet ilk olarak brandenburg kapısından başlayarak barikatları ve geçiş önlemlerini kaldırdı. her iki almanya tarafından yaklaşan insanlar önlerine rus askerlerinin çıkıp onlara engel olmamasıyla beraber duvarın üzerinde buluştular. insan seli bir saat içinde yüzbinlere ulaştı ve ardından sınırın kalkmasıyla beraber batı tarafından gelen dozerlerle duvar tamamen yıkıldı ve tarih oldu. alman demokratik cumhuriyeti de duvardan sonra çok fazla dayanmamış, 13 ekim 1990´da resmen sona ermiştir.
(1989)duvar yıkıldıktan bir süre sonra yapılan ankette halkın bir kısmının duvar yıkılmadan önce daha memnun olduğu görülmüştür. sebebi ise, doğu tarafında insanlar eğitim, sağlık gibi hizmetleri devletten parasız alır, sosyalizmin nispeten eşit koşullarında ivmelenirken duvarın yıkılmasıyla beraber bu tarz hizmetlerin eksikliğini duymaya, batı almanyanın kapitalist sistemle, rekabet ortamıyla yetişmiş bireyleriyle rekabet edememeye başlamışlardı. zira eğitime yatırılan yatırımlar da doğuda batıya oranla çok azdı. batı tarafındakiler ise doğunun yapılandırılmasına yönelik ek vergilerden rahatsızlık duymaktaydılar.
2. dünya savaşı´nın bitiminde savaşı kaybeden almanya ve başkenti berlin işgal kuvvetlerice amerikan, fransız, ingiliz ve sovyet bölgesi olarak 4e bölündü. kısa süre sonra batı ittifakı benzer şekilde olan yönetim birimlerini birleştirdi ve tek bir yönetim bölümüne dönüştü. sovyetler ise bu birleşmeye karşı çıktı. batılı işgal kuvvetleri versaillesten ders almış ve almanya´yı tekrar inşaya girişmişken sovyetler intikam duygusuyla hareket etti ve doğu almanya´daki almanları cezalandırmaya girişti. ekonomisi çok kötü, siyasi yönetimi aşırı otoriter olan doğu almanyadan batıya kaçışlar başlamıştı. sovyetlerden kaçış büyük ölçüde berlinden gerçekleşiyordu. zamanla tel örgü ve mevzuat değişiklikleri de batıya kaçışı engelleyemez duruma gelmişti. sovyetler, batı berlini sovyetlerin içinde bir fesat yuvası, kapitalizmin kalesi, karşı propaganda merkezi olarak gördüğü için berlin duvarını örmeyi çözüm olarak benimsedi. duvarın kendisi 1961de kurulmuştur ancak doğu ile batı almanya arasındaki katı sınır daha 1952de çizilmişti. amaç, sistemin ihtiyaç duydugu ama sisteme ihtiyaç duymayan eğitimli ve genç insanların kaçmasını engellemekti. ancak yalnizca berlin metrosu yoluyla 1955 yılına kadar 1950lerin başında büyük bir ekonomik büyüme yakalayan batı almanyaya 270.000 insan kaçmıştır. berlin duvarı bunun üzerine dönemin sed lideri walter ulbrichtin bir şeyler yapılması gerektiği konusunda sovyet liderlerine danışması ve onaylarını alması sonucu kurulmuştur.
duvar doğu almanya’nın gittikçe daha da kötüleşen ekonomisine ek olarak, genç ve eğitimli kesimin de batı berlin’e sürekli geçiş yapmasıyla (1949-1961 yılları arasında sayıları 2.6 milyonu bulmuştur), doğu almanya meclisinin kararıyla 12-13 ağustos 1961’de bir gecede örülmüştür. planları tamamiyle gizlilik içinde gerçekleşmiştir. öyle ki sed genel sekreteri walter ulbricht’in 15 haziran 1961’de, doğu berlin’deki bir konferansta batı berlinli muhabir annamarie doherr’in sorusuna verdiği yanıtta geçen “niemand hat die absicht, eine mauer zu errichten” (kimsenin bir duvar inşa etmeye niyeti yok) cümlesi bunun açık kanıtıdır. duvarın ilk oluşturulan hali geçişleri engellemeyince yükseltilmiş mayın tarlaları köpekli askerler gözcü kuleleriyle geçiş tamamen engellenmiştir.
duvarının yerine önce tel örgu çekildi. daha sonra bu örgünün yerine bugün bilinen berlin duvarı inşa edildi ve bu tel örgü duvarın üstüne tekrar çekildi. doğu ve bati berlinin arasındaki bu duvar, aslında biri 3.5 digeri 4.5 metrelik iki çelik parçadan oluşuyordu. doğu tarafına bakan duvar kacmaya yeltenecek insanların kolay görünmesi için beyaza boyanmıştı. buna karşılık batı almanyaya bakan taraf ise grafiti ve çizimlerle doluydu. doğu kısmında duvar boyunca yerde çelik kapanlar ve mayın tarlaları bulunuyordu; her iki tarafa da yüksek gözetleme kuleleri ve lambalar konmuştu. doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi. tüm bu kontrol ve gözetlemelere rağmen, yaklaşık 5000 kişi tüneller, evde yaptıkları balonlar ve bunun gibi yollarla, dogudan batiya kaçmayı başardı.
duvar doğu almanya’nın gittikçe daha da kötüleşen ekonomisine ek olarak, genç ve eğitimli kesimin de batı berlin’e sürekli geçiş yapmasıyla (1949-1961 yılları arasında sayıları 2.6 milyonu bulmuştur), doğu almanya meclisinin kararıyla 12-13 ağustos 1961’de bir gecede örülmüştür. planları tamamiyle gizlilik içinde gerçekleşmiştir. öyle ki sed genel sekreteri walter ulbricht’in 15 haziran 1961’de, doğu berlin’deki bir konferansta batı berlinli muhabir annamarie doherr’in sorusuna verdiği yanıtta geçen “niemand hat die absicht, eine mauer zu errichten” (kimsenin bir duvar inşa etmeye niyeti yok) cümlesi bunun açık kanıtıdır. duvarın ilk oluşturulan hali geçişleri engellemeyince yükseltilmiş mayın tarlaları köpekli askerler gözcü kuleleriyle geçiş tamamen engellenmiştir.
duvarının yerine önce tel örgu çekildi. daha sonra bu örgünün yerine bugün bilinen berlin duvarı inşa edildi ve bu tel örgü duvarın üstüne tekrar çekildi. doğu ve bati berlinin arasındaki bu duvar, aslında biri 3.5 digeri 4.5 metrelik iki çelik parçadan oluşuyordu. doğu tarafına bakan duvar kacmaya yeltenecek insanların kolay görünmesi için beyaza boyanmıştı. buna karşılık batı almanyaya bakan taraf ise grafiti ve çizimlerle doluydu. doğu kısmında duvar boyunca yerde çelik kapanlar ve mayın tarlaları bulunuyordu; her iki tarafa da yüksek gözetleme kuleleri ve lambalar konmuştu. doğu tarafında motorsikletli ve yaya polisler ve köpekler de kontrol halindeydi. tüm bu kontrol ve gözetlemelere rağmen, yaklaşık 5000 kişi tüneller, evde yaptıkları balonlar ve bunun gibi yollarla, dogudan batiya kaçmayı başardı.
doğu almanya vatandaşlarının batı almanya´ya kaçmalarını önlemek için doğu alman meclisinin kararı ile 12 ağustos 1961 yılında yapımına başlanan 46 km uzunluğundaki duvar. 9 kasım 1989da doğu almanyanın, isteyen vatandaşlarin batıya gidebileceğini açıklamasının ardından yıkıldı.
bilinen en büyük yıldızdır. şöyle ki güneşin 1900 katı büyüklüğünde, dünyanın da 290.000 katı büyüklüğünde olan bu yıldızın kapasitesi de güneşin 20 milyar katıdır.
bütün hafta sonu incubus videoları yayınlayarak gönülleri fethetmiş olan kanaldır.
"tanıdığım ve tanımadığım dostlar, yurttaşlarım, tüm dünyanın insanları! az sonra güçlü bir sovyet füzesi beni uzayın derinliklerine taşıyacak. size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde."
(bkz: vostok 1)
sovyetler birliği tarafından 12 nisan 1961de kozmonot yuri gagarin komutasında uzaya fırlatılan modülün adı.
(bkz: himalya)
jüpiter e ait bir uydudur.
(bkz: himalaya dağları)
dünyanın en büyük ve en yüksek sıradağlarıdır. asyanın orta güney kısmında, doğu batı doğrultusunda uzanır. dünyanın en yüksek zirvesi everesti (8850 m.) içine alır. everest tepesi, nepal ile tibet (çin) sınırında yer alır. everest tepesi nepalin sınırları içersindedir.
(bkz: himalaya daglari)
çin-nepal sınırında olan bir bölgedir.
kedi mırlaması gibi bir sese sahip olan, grubu sayesinde bir yere geldikten sonra mabatı himalayaları aşmış olan insan evladıdır.
(bkz: t shirt yazilari)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?