türkiye de yaşamaya yeni yeni başlamış bireylere yönelik hazırlanması beklenen, içeriğinde; kazanılan bir maç sonrası pencereden uzak durulması gerektiğini, emniyet şeridinde giden araçları gördüğünde şaşırmaması gerektiğini anlatan maddelerin bulunması muhtemel hadisedir.
yuklenmis oldugu misyonun farkina varan yildiz tilbe’nin kendinden sonra gelecek nesiller icin acmis oldugu egitim ogretim yuvasi.
üst framede seks olmasından daha hayırlı bir durumdur.
(bkz: huzursuz bacak sendromu)
üstünüze kusabilen, işeyebilen ve bunları yaparken "oohhh umurumda mı ki bu dünya" diyebilen neşeli varlıklardır.
m.ö. 335-270 yılları arasında yaşamış ve theophrastosun ölümünden sonra akademinin başına geçmiş olan yunanlı filozof. aristotelesin fiziğini, ondaki teleolojik öğeleri ayıklayarak yeniden tanımlamış olan straton, bilgi alanında duyumculuğu, varlık alanında materyalizmi ve din konusunda da ateizmiyle ün kazanmıştır. buna göre, demokritosun etkisi altında, birci bir evren görüşü geliştiren straton, dünyanın, aralarında boş mekan bulunan, bölünemez parçacıklardan meydana geldiğini öne sürmüş ve dünyada doğal bir zorunluluğun hüküm sürdüğünü belirtmiştir.
midilli adasında doğmuş, oradan atinaya geçerek çalışmalarını burada yürütmüştür. aristotelesin halefi olan theophrastos, aristotelesin ölümünden sonra, akademinin başına geçmiştir. onun gibi sistemci olmaktan ziyade bir gözlemci ve koleksiyoncu olarak bilinir. daha çok botanik dalında önemli saptamalar yapan bir doğabilimci, felsefeci, morfoloji bilgisi çok fazla olan theophrastusun 500e yakın bitkinin morfolojik özellliklerini birçoğunu da resimleyerek ortaya koymuş ve atinada bir botanik bahçesinde tıbbi bitkileri yetiştirmiştir. aristotelesin hayvanlar dünyasıyla ilgili sınıflamasını, bitkileri de kapsayacak şekilde genişletmiştir.
theophrastos, hipotetik ve ayrık tasımların formüllerini de vererek, mantık alanına da önemli katkılar yapmış olduğu için, bir yandan da stoacı ve epikürosçuluğa çıkan yolu hazırlamış biri olarak görülür.
theophrastos, hipotetik ve ayrık tasımların formüllerini de vererek, mantık alanına da önemli katkılar yapmış olduğu için, bir yandan da stoacı ve epikürosçuluğa çıkan yolu hazırlamış biri olarak görülür.
pisagorcu matematikci, devlet adamı ve filozof.
pisagorcu filozoflar arasında yer alan ve sokratesten sonra yaşamış olmasına rağmen sokrates öncesi düşünürler içinde ismi yer edinmiş olan filozof. pisagorcular evreni matematiksel bir dizgeyle açıklama eğilimde olmuşlar ve bu yönde bir tür sezgiciliğe ve mistisizme varmışlardır. demokritosun düşüncelerinin aksine pisagorcular evreni madde ile bir sayma eğilimde olmuşlar ve duyumların yanıltıcılığını öne sürmüşlerdir. bu yönde bir eleştirel yaklaşım archytas ve yandaşlarında görülür. neselerin gerçek niteliklerini dokunma duyumuzla ya da başka duyumlarla bilemeyiz önermesini geliştirmişlerdir.
matematik, fizik, müzik felsefesi, mekanik, siyaset alanlarında etkili olmuştur.
pisagorcu filozoflar arasında yer alan ve sokratesten sonra yaşamış olmasına rağmen sokrates öncesi düşünürler içinde ismi yer edinmiş olan filozof. pisagorcular evreni matematiksel bir dizgeyle açıklama eğilimde olmuşlar ve bu yönde bir tür sezgiciliğe ve mistisizme varmışlardır. demokritosun düşüncelerinin aksine pisagorcular evreni madde ile bir sayma eğilimde olmuşlar ve duyumların yanıltıcılığını öne sürmüşlerdir. bu yönde bir eleştirel yaklaşım archytas ve yandaşlarında görülür. neselerin gerçek niteliklerini dokunma duyumuzla ya da başka duyumlarla bilemeyiz önermesini geliştirmişlerdir.
matematik, fizik, müzik felsefesi, mekanik, siyaset alanlarında etkili olmuştur.
neoplatonik okulun kurucusu.
ammonius sakkas yaşamına iskenderiye limanlarında hamal olarak kazanmaktaydı ve bu yüzden takma adı çuval taşıyı anlamında sakkasdır. hayatının ayrıntıları bilinmemektedir. baş öğrencileri herennius orijen (ünlü hristiyan babalarından ve mistiklerinden biri), cassius longinus ve plotinusdur. herhangi bir şey kaleme almamış ve fisagorcularda olduğu gibi öğrencileri dışında öğretisini gizli tutmuştur.
ammonius sakkas yaşamına iskenderiye limanlarında hamal olarak kazanmaktaydı ve bu yüzden takma adı çuval taşıyı anlamında sakkasdır. hayatının ayrıntıları bilinmemektedir. baş öğrencileri herennius orijen (ünlü hristiyan babalarından ve mistiklerinden biri), cassius longinus ve plotinusdur. herhangi bir şey kaleme almamış ve fisagorcularda olduğu gibi öğrencileri dışında öğretisini gizli tutmuştur.
m.ö. 500lerde yaşamış herkim ve filozoflardan biridir. sokrates öncesi düşünürlerin arasında yer alır. onun düşüncesinde insan ve hayvan arasındaki temel ayrılık insanın düşünce yapısından kaynaklanır. insanın düşünmesi hafıza, tasavvur ve bilgilerden meydana geliyordu ki, diğer biyolojik canlılarda olmayan bir niteliktir bu ona göre. filozofluğunun yanı sıra hekimliğinin de bu düşüncelerinde etkisi olmuştur. alcmaeonun bir başka önemli yanı ise, beynin, düşüncelerin temel maddesi ve insan algılayışının merkezi organı olduğunu tahmin etmiş ve öne sürmüş olmasıdır. platonun diyaloglarında ismi geçmektedir.
romalı devlet adamı, hukukçu, hatip.
m.ö. 234 yılında latiumun tusculum bölgesinde doğmuştur. çocukluğunu ve gençliğini doğa ile içiçe bu taşra da geçiren cato; kıvrak zekası ve konuşma yeteneği ile kısa zamanda ilgi odağı olmuş, bir avukat olarak kabûl görmüştür. tusculumun önde gelen bazı kimselerinin dikkatini çekmesi ile romaya gitmesi yönünde telkinler almış ve romaya gitmiştir.
roma da praetor censor, quaestor, aedilis gibi yüksek memurluklarda bulundu. censorlük görevi sırasında ki başarılarından ötürü cato censor olarak anıldı.consul oldu. consul olmasının ardından katıldığı savaşlardan da şan ile dönen cato; giderek artan şöhreti ile romanın hem en ünlü novus homosu hem de ilk ünlü hatibi oldu.
bir novus homo ve taşra kökenli olması hasebiyle senatustaki diğer consuller gibi asalet yanlısı değil , bir halkçı idi. bundan başka , halkın üzerindeki etkisi , hitabetteki gücü ve yalın fikirleri sayesinde cato maior (yaşlı,bilge cato) olarakta anıldı. grek kültürünün altında ezilmesinden korktuğu roma dinini ve kültürünü hararetle savundu. çeşitli konularda eserler yazdı. eserlerinden de agricultura günümüze tam olarak kalan ilk latince eser olma özelliğine sahiptir.
senatustaki her konuşmasını "ceterum censeo carthaginem delendam esse" (bundan başka kanımca kartaca yokedilmelidir.) şeklinde bitirmesinden de anlayacağımız üzere koyu bir kartaca düşmanıydı. m.ö.149 da öldü.
m.ö. 234 yılında latiumun tusculum bölgesinde doğmuştur. çocukluğunu ve gençliğini doğa ile içiçe bu taşra da geçiren cato; kıvrak zekası ve konuşma yeteneği ile kısa zamanda ilgi odağı olmuş, bir avukat olarak kabûl görmüştür. tusculumun önde gelen bazı kimselerinin dikkatini çekmesi ile romaya gitmesi yönünde telkinler almış ve romaya gitmiştir.
roma da praetor censor, quaestor, aedilis gibi yüksek memurluklarda bulundu. censorlük görevi sırasında ki başarılarından ötürü cato censor olarak anıldı.consul oldu. consul olmasının ardından katıldığı savaşlardan da şan ile dönen cato; giderek artan şöhreti ile romanın hem en ünlü novus homosu hem de ilk ünlü hatibi oldu.
bir novus homo ve taşra kökenli olması hasebiyle senatustaki diğer consuller gibi asalet yanlısı değil , bir halkçı idi. bundan başka , halkın üzerindeki etkisi , hitabetteki gücü ve yalın fikirleri sayesinde cato maior (yaşlı,bilge cato) olarakta anıldı. grek kültürünün altında ezilmesinden korktuğu roma dinini ve kültürünü hararetle savundu. çeşitli konularda eserler yazdı. eserlerinden de agricultura günümüze tam olarak kalan ilk latince eser olma özelliğine sahiptir.
senatustaki her konuşmasını "ceterum censeo carthaginem delendam esse" (bundan başka kanımca kartaca yokedilmelidir.) şeklinde bitirmesinden de anlayacağımız üzere koyu bir kartaca düşmanıydı. m.ö.149 da öldü.
m.ö. 94-51 yılları arasında yaşamış olan romalı düşünür. altı kitaptan oluşan doğa üzerine adlı eseri yazmış olan lukretius,
1. hiçten hiçbir şeyin çıkmayacağı ve
2. hiçbir şeyin ortadan kaldırılamayacağı
ilkeleriyle birlikte, maddi cismin ve boşluğun varolduğunu öne sürmüştür. lukretius, daha sonra cismi de, bileşik ve basit diye, ikiye ayırmıştır. bunlardan bileşik cisimler nesnelere, şeylere karşılık gelirler; buna karşın, basit cisimler atomlardır. atomun varoluşunu öne sürdüğü için, maddenin sonsuzca bölünebilirliğine karşı çıkan lukretius, bir yandan da atomların şekil ve ağırlıkları olduğunu, fakat renk, ses, koku ve tat gibi ikincil niteliklere sahip olmadığını iddia etmiştir.
1. hiçten hiçbir şeyin çıkmayacağı ve
2. hiçbir şeyin ortadan kaldırılamayacağı
ilkeleriyle birlikte, maddi cismin ve boşluğun varolduğunu öne sürmüştür. lukretius, daha sonra cismi de, bileşik ve basit diye, ikiye ayırmıştır. bunlardan bileşik cisimler nesnelere, şeylere karşılık gelirler; buna karşın, basit cisimler atomlardır. atomun varoluşunu öne sürdüğü için, maddenin sonsuzca bölünebilirliğine karşı çıkan lukretius, bir yandan da atomların şekil ve ağırlıkları olduğunu, fakat renk, ses, koku ve tat gibi ikincil niteliklere sahip olmadığını iddia etmiştir.
orta stoanın m.ö. 185-109 yılları arasında yaşamış etkili düşünürü. stoacılığın idealist özünden belli ölçüler içinde vazgeçen, ruhsal dinginlik ve aldırmazlık idealini reddederken, gerçekten bilge olan insanların varoluşunu yadsıyan panaetius, ahlak alanı içinde nihai ve en yüksek amacın bireyin özünün olabildiğince geliştirilip yetkinleştirilmesi olduğunu öne sürmüştür.
130-176 yılları arasında yaşamış olan hıristiyan apolojisti. yunanlı filozofların bilgeliklerini, ibranilerden almış olduklarını öne süren; philonla aziz justinus tarafından geliştirilmiş olan kanıtlara dayanarak, yunanlılara karşı, hıristiyanlığın tüm diğer öğretilere kıyasla, eski ve üstün olduğunu dile getiren tatianusa göre, yunanlıların bilim, felsefe ve sanatları kendilerinin bulmuş ya da kurmuş oldukları şeklindeki iddiaları temelsiz bir iddiadır; yunanlılar tüm bildiklerini başkalarından öğrenmiş olup, bilimleri, hele felsefeyi geliştirip yetkinleştirecek yerde, bozmuş, yanlış kullanmışlardır. tatianus, kendi teolojisinde, insan aklının tanrının varoluşunu yaratıklardan hareket ederek, a posteriori bir biçimde kanıtlayabileceğini kabul etmiş ve felsefeyle filozoflara yönelik eleştirisine karşın, teolojinin gelişimine katkı yapmıştır. ona göre, tanrı bir olup, varolan her şeyin ilkesidir. duyusal yoldan bilinemeyen tinsel bir gerçeklik, saf ruh olarak tanrı, nedeni olmayan nedendir.
descartesla başlayıp, viyana çevresi düşünürlerine kadar uzanan tarihsel süreçte savunulan "nesnel ve kesin bilgi ideali"ne şiddetle karşı çıkmış olan çağdaş bilim felsefecisi. bilimin kendisine bağlılık duyduğumuz bir inançlar sisteminden başka hiçbir şey olmadığını öne süren polanyi, bilimin açıklanması söz konusu olduğunda, dışsalcı bir yaklaşımı benimsemiştir. başka bir deyişle, bilimin kendi iç mantığıyla değil de, içinde yer aldığı tarihsel ve toplumsal bağlama dayandırılarak açıklanmak durumunda olduğunu öne süren polanyiye göre, bilim adamı toplumsal bir varlık olduğu için, bilimin bir sosyolojisi olmak gerekir.
(bkz: nirvana)
1433-1499. italyan yeni platoncu düşünür. platonun felsefesine rönesansın bakış açısını katmış olan bir düşünürdür. ruhun ölümsüzlüğü üzerine bir dizi kanıt öne süren ficino, insanın evrenin merkezinde olduğunu savunmuş ve insan yaşamını da, ruhun tanrıya doğru bir yükselişi olarak yorumlamıştır.
1766-1824 yılları arasında yaşamış fransız spiritüalist filozof.
1832-1918 yılları arasında yaşamış ve tümevarım problemine getirdiği çözüm yoluyla tinselci bir felsefeye ulaşmış olan fransız filozofu. temel eserleri arasında tümevarımın temelleri üzerine ve psikoloji ve metafizik adlı kitapları olan lachelier, tümevarım konusuna, tıpkı kant gibi, dünyaya ilişkin tecrübemizin zorunlu koşullarını araştırarak girmiştir. deneyin bize yalnızca, fenomenler arasındaki pratik bağlantılarla ilgili sınırlı sayıda gözlem sağladığını, fakat bu fenomenlerin niçin birbirlerine bağlandıklarını söylemediğini, bizim ise, tümevarımsal akılyürütmede, sınırlı sayıdaki gözlemlerden, gelecekteki gözlemlenmemiş bağlantıları da içeren tümel bir sonuç çıkardığımızı dile getiren lachelier, tümevarımın bilimsel pratik açısından gerekli olmakla birlikte, felsefi düzlemde ancak fail ve mekanik bir nedenselliğe ek olarak ereksel ya da final bir nedensellik yoluyla temellendirilebileceğini savunmuştur.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?