le petit prince

0 /
melankomik
şu an, uzun süre saçmalamadan seri halde entry girebilen, ulan yeter demeden arka arkaya okuduğum bir kaç yazardan biri izlenimi uyandıran yazar. severek ve ilgiyle okuyoruz. keşke herkes böyle olsa..

edit : gerçekten güzel yaa..

bi daha edit : ya bu adam hakkaten süper yaa

bi kez daha edit : ooof ooff

bi edit daha yapayım : bu adamı bilgisayar başına zincirlemek, günde en az 100 entry girmek zorundasın deyip zorlamak, gerekirse şiddete başvurmak, sözlükten ayrı bırakmamak lazım.. evet.
pixie
saate bakıyorum, saat kaç? dokuz. başladı stajyer belası. o sırada benimle aynı derdi çeken ve birkaç yüz metre ötemde başka bir şirkette staj yapan le petit prince’e bağlanıyoruz hemen. start wearing purple gibi birşey diyoruz kendisine, o da bize "birşey ayrı yazılır bitişik yazılmaz" diyor. tutmayın beni. houston çekil kenara. le petit prince ve pixie sabahın köründe olağan genel kurullarını gerçekleştirecekler. dünden kalan havadisler verilecek, yeni ve önemli kararlar alınacak. kel ve göbekli departman şefleri çekiştirilecek. paragraf paragraf yazı akacak bir staj çilesinden öbürüne.

hayat garip. koca bir şehirde iki sefil stajyeriz. konuşacak şey çok. etrafımızdan yapmacık ve saçma herşeyi silmeye andiçtik. andiçmek birleşik mi yazılır diye geçiyor içimden. le petit prince eline geçirdiği en ağır şeyi bana doğru fırlatırken tehlikeli ataklarından bir zarif çalımla kaçıyor ve orta sahaya doğru ilerliyorum.
yaslibirkisarehindussedegunler
"büyükler sayılardan hoşlanır. onlara yeni bir dostunuzdan söz açtınız mı, hiçbir zaman size önemli şeyler sormazlar. hiçbir zaman ’sesi nasıl? hangi oyunu sever? kelebek toplar mı?’ diye sormazlar. ’kaç yaşındadır? kaç kardeşi var? kaç kilodur? babası kaç para kazanır?’ diye sorarlar. ancak o zaman tanıdıklarını sanırlar onu. büyüklere ’pembe kiremitten bir ev gördüm, pencerelerinde sardunyalar, damında güvercinler vardı’ derseniz, o evi bir türlü gözlerinin önüne getiremezler. onlara ’yüz bin franklık bir ev gördüm’ demeniz gerek. o zaman ’aman ne güzel!’ diye bağırırlar."
telli kus
kucuk prens romanindan firlamis ve gelmis sozlukte yazar olmus.gezegeninden fanusdaki gulunden ilham alarak teknolojiyi yakalamis yazar.
bloody mary
’böyle bir insan olur mu yahu’ dedirtmiş yazardır kendisini tanıma şerefine erişince..
beni de pek umutlandırmıştır hatta ay ne güzel böyle insanlar var,yaşam güzel be demişimdir..


ve sanıyorum ki -inşallah yanılmıyorumdur- bir de bugün kendisinin doğumgünüdür..iyi ki doğdun..nice mutlu senelere..



(bkz: ilk kutlayan ben olayım istedim)





olu beden
yıldızlardan birinde olduğuna göre, hepsine gülebilirim bugün ve milyonlarca kez "iyi ki doğdun" diyebilirim; hazır gökyüzünde bulutlar yokken pek..
myysteriouss
biraz geç oldu yoktuk buralarda tabii,-2 günden bir şey olmaz diyelim-doğum günün çok kutlu olsun, dilediğin her şeyin gerçekleşmesi dileklerimle..
caty blake
sanatçı ruhlu prens. devianart sayfasının adresini isteyin kendisinden. belki yeterince yalvarırsanız yazdıklarından da verebilir.

(biz iyi arkadaşız, beni yalvartmıyor)
caty blake
yapılan büyük bir terbiyesizliği zarafetle karşılamış çok zarif bir yazar.

keşke öyle olmasaydı, mahcubiyetten öldürmeseydi insanı.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol