le petit prince

pixie
saate bakıyorum, saat kaç? dokuz. başladı stajyer belası. o sırada benimle aynı derdi çeken ve birkaç yüz metre ötemde başka bir şirkette staj yapan le petit prince’e bağlanıyoruz hemen. start wearing purple gibi birşey diyoruz kendisine, o da bize "birşey ayrı yazılır bitişik yazılmaz" diyor. tutmayın beni. houston çekil kenara. le petit prince ve pixie sabahın köründe olağan genel kurullarını gerçekleştirecekler. dünden kalan havadisler verilecek, yeni ve önemli kararlar alınacak. kel ve göbekli departman şefleri çekiştirilecek. paragraf paragraf yazı akacak bir staj çilesinden öbürüne.

hayat garip. koca bir şehirde iki sefil stajyeriz. konuşacak şey çok. etrafımızdan yapmacık ve saçma herşeyi silmeye andiçtik. andiçmek birleşik mi yazılır diye geçiyor içimden. le petit prince eline geçirdiği en ağır şeyi bana doğru fırlatırken tehlikeli ataklarından bir zarif çalımla kaçıyor ve orta sahaya doğru ilerliyorum.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol