ercan saatçi

2 /
mad
hayatta en son spor yazarı olabilicek kimselerden biri. bugün köşesinde yazdığı yazı ise saçmalamanın dansikasıdır efendim. neymiş "sarı kırmızı kartonları anladık da o yeşiller ne oluyor." spor yazarı olmasından mütevellit futbolun yeşil sahalarda oynandığını bildiğini sanıyorum. ama ne ezikliktir ki maç sonucu sindirememiş bir bünye olarak o yeşil kartonları algılamak için hangi organını kullandı pek de merak etmiyorum açıkcası. yürüttüğü mantıkla hareket edersek sarı ve kırmızının yanına hiçbir zaman yeşil gelmesin o zaman azizim. sarı-kırmızı renklere sahip tüm takımlar renklerini değiştirsin veyahut çimleri boyayalım. aristo olsa o da böyle derdi sanırım.

bir de kareografi olayını fenerbahçe’ye yüklemiş yazısının başında. her şeyin ilki fener ya ondan heralde. bu sezon ki galatasaray taraftarının kareografi çalışmalarını pek dikkat etmemiş sanırım.

vesselam spor yazarlığından ziyade gitsin bir popstar efendime söliyim bir müzik prodüktörlüğünde işler yapsın ki futbol sevenleri soğutmasın böyle garip yazılarla.

son olarak da yine kendisinden bir parça gelsin ercan abimize;

http://tinyurl.com/2kwj3o
alchoburn
mustafa akaydın’ın br aralar yaptığı espri gerçeğe dönüşmüş anlaşılan...beyefend "galatasaray da pkk propogandası yapıyor o zaman, e yukarıdan bakınca takım sarı kırmızı çimler yeşil." demişti.

bak profösör sözü ercan’cım, bilimsel kanıt. ister ye, ister üstünde yat.
sepulturk
galatasaray’ın resmi sitesinde tarihteki muhteşem ayarlardan birisini yiyen müzisyenimsidir.

"pazar akşamı ali sami yen stadı’nda sadece galatasaraylılar değil tüm türkiye’nin takdir ettiği üzere sahaya yüreğini koyan aslanlarımız bileğinin hakkıyla ezeli rakibimiz fenerbahçe’yi mağlup etmiş ve ligin kalan iki haftasına lider olarak girmiştir.

ancak üzülerek şahit olmaktayız ki; asıl amacı sahadaki 90 dakikayı analiz etmek, futbolu yorumlamak olan spor yazarlığı mesleğini asli mesleği müzisyenlik yanında hobi olarak sürdüren ercan saatçi, büyük bir gaflet ve delalet içinde galatasaray tribünlerinin karşılaşma öncesinde hazırladığı ve ezeli rakibimize hiçbir şekilde hakaret içermeyen tribün şovuna iftiraya varan bir yorum getirmiştir.

karşılaşmayı ali sami yen stadı’nda değil, evinde televizyondan seyreden "fahri spor yazarı" ercan saatçi’yi bir sonraki yazısında konu hakkında özür yazısı kaleme almaya davet ediyor ve bu yazıya kaynak olacak söz konusu tribün şovu hakkında bilgilendirmeyi dikkatine sunuyoruz.

galatasaray taraftarının el emeği ve uzun uğraşlar sonrasında hayata geçirdiği koreografide tüm dünyanın yakından tanıdığı "street fighters" adlı bilgisayar oyununun karakterleri yer almaktadır. ercan saatçi’nin "sorguladığı" yeşil renk ise yine tüm dünyadaki sporseverlerin yakından tanıdığı "saha zemini"dir.

futbolu, yeşil zeminden uzaklaştırıp, renkleri sorgulayanlara, 103 yıldır sarı-kırmızı formayla yeşil zeminde futbol oynayan galatasaray’a bu iftirayı atmaya cüret edenlere cevabımız pazar akşamı skor tabelasında yazandır.

galatasaray spor kulübü olarak, derbi karşılaşması öncesinde yaptıkları tribün şovlarıyla ezeli rekabetin tadını çıkartan ve 90 dakika boyunca sahadaki aslanlar’ı hiç susmadan destekleyen büyük galatasaray taraftarı’na teşekkür ediyor ve onlarla gurur duyduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyoruz."

kaynak:http://www.galatasaray.org/kulup/haber/991.php
freagl dreams
hem müzikteki duruşunda hemde torpilli yaşamın gözdn kaçan bir şey vardır ki o da kişinin kimliksel düşünceleri şövenizme dayanır. bu sebeple sanatçılığı kirletmeden önce; insanlara bu sıfatı yakıştırma eyleminde aratırmakta fayda vardır.
independence
lan kim hangi akla istinaden boyle bir $eye yeltendi anlamadim ama bu adami futbol yorumcusu yapmi$lar, adam da metin ozulku ile yaptigi soyle$ide kameralar kar$isinda $unu soyledi;

+ nasil siktik ama galatasaray’i?

metin ozulku de altta kalmayarak $u cumleyi sarfetti;

- amina koyduk valla.

nasil igrenc bir ikili olmu$sunuz siz arkada$im oyle ya, tebrik ederim.

aha bak izle;

http://tinyurl.com/ybnu37p
orqn
kayınpeder torpiliyle çok saygın bir gazetede spor yazarı yapılan ve aynı torpil sayesinde o gazetenin spor müdürlüğünde bir çok sorumluluk alan ve yine aynı torpil sayesinde yakında daha üst düzey görevler alacak bir sanatçı(!).

rakip takıma olan antipatisini ancak küfrederek gösterebilen bir taraftar(!).

işte türk medyasının nereye geldiğini bu insan(!) sayesinde bir kez daha gördük hepimiz.

şimdi ben bir gazetede spor yazarı olsam,bu adam(!) yüzünden bana spor yazarı denmesini istemezdim.çünkü onun yaptığı yazarlıksa;bu mesleği hakkıyla yapanlarınki ne?

çelik ve izel i kaybettikten sonra güzel bir eş bulmuş ama kendine.metin özülküyle olan birlikteliklerinde ömür boyu mutluluk dilerim.

edit:metin özülkü için ayrı bir entry yazmaya gerek duymuyorum.bu yazdıklarım 3aşağı5yukarı onun için de geçerlidir çünkü.

independence
yatacak yeri var, super bir evde yatiyor.

yatacak yeri olmasina itirazim yok da, yazacak bir ko$esi yahut $arki soyleyebilecegi bir mikrofonu olmamasini isterdim ben.
independence
madalyonun diger yuzunden bakiyorum $imdi ben;

hepimiz ama istisnasiz hepimiz bu tur muhabbetleri yapiyoruz. mesele hepimizin tanidigi bir yuz olunca olayin renk degi$tirmesi, esasen bu konuda cok adil degiliz. yine hepimiz biliyoruz ki ba$bakanindan tut cumhurba$kanina kadar herkes kendi ortamlarinda muhakkak kufurlu konu$uyorlardir, tek fark onlarin konu$malari ekranlara yansimiyor. biz bu goruntuler ekranlara yansidi diye hiddetlendik muhtemelen, yoksa onlar da senden benden cok farkli degil.

ha yine de bu adamdan hic hazetmem o ayri konu. metin ozulku’yu severdim aslinda.
independence
bilindigi uzere kendisi ertugrul ozkok’un damadi ve kendisi tarafindan da torpillidir. sirf bu sebeple hurriyette spor servisinde ust mertebede bir gorev alabilmi$tir. yoksa sporla yegane alakasi "nasil siktik ama galatasaray’i?" sorusunu sorabilmekle sinirlidir. o soruyu da avcuna yazmi$, oradan okumu$ diyorlar.
heddodepaso
bu adam yıllarca yazdığı düzeysiz ve saçma sapan yazılarla spor basınında haketmediği yerleri işgal etti. fener’in 3 yediği maçtan sonra bile maçın adamlarını fenerbahçe’den seçecek kadar tek taraflıdır bu kişilik. çoğu fenerbahçeli bile bu adamı sevmez, yazılarını okumaz. şimdi adamın türkiye’de çoğu futbol meraklısının kendi arkadaşları arasında yaptığı "nasıl koyduk" muhabbeti televizyona yansıdı diye tepki gösteriyoruz. adam yıllarca yazdığı yazılarla hem fenerbahçelilere hem diğer takım taraftarlarına bu hakaretlerin 100 mislisini yaptı zaten; ama biz bu konularda bildiğin odun olduğumuz için, birine tepki göstermek için illa ki alenen küfür etmesini bekliyoruz. bu olaydan çıkarılacak sonuç: türkiye’de alenen kimseye küfretmediğin sürece senin yaptığın şeyler ne kadar boktan ve insanları rahatsız edici olursa olsun, kimse sana karışmaz, tepki vermez.
2 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol