şu dağdan kuş uçmaz mı?
askerlik yakışmaz mı?
ağlamayın anneler,
ayrılan kavuşmaz mı?
kaleden atladın mı?
yorganı gapladın mı?
oğlan diyor kaçalım,
kız diyor patladın mı?
yorganı gapladın mı?
oğlan diyor kaçalım,
kız diyor patladın mı?
karşıdan el karşıdan
bizim evin başından
oğlan sana varacağım
asker olduğun zaman
bizim evin başından
oğlan sana varacağım
asker olduğun zaman
indim dere kurt izi
çevirdi düşman bizi
çeviren düşman olsun
allah kavuşturur bizi
çevirdi düşman bizi
çeviren düşman olsun
allah kavuşturur bizi
yaşmak aldıramazsın
alıp dolduramazsın
dokuz tane yar sevsen
bana uyduramazsın.
alıp dolduramazsın
dokuz tane yar sevsen
bana uyduramazsın.
bahar geldi gül açtı
bülbüller yuvadan uçtu
şu benim deli gönlüm
nice bentleri aştı
bülbüller yuvadan uçtu
şu benim deli gönlüm
nice bentleri aştı
balıkesir adının kaynağı:
tarihçilere göre balıkesir adı, bizans imparatoru hadrianusun av partilerinde kullanmak için yaptırdığı paleo kastro (eski hisar) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. tarihi bir gerçekliği de bulunan bu ad, daha sonra halk etimolojisi sayesinde değişik rivayet ve yorumlara da konu teşkil etmiştir.bu rivayetlerden birkaçı kısaca şöyledir:
balıkesir adı daha çok bal, balık, kesir ve hisar kelimeleri üzerinde yapılan oynamalarla izah edilmektedir. bir rivayete göre balıkesirin adı eskiden balık hisar şeklindeymiş. buradaki. balık sözü eski türkçede şehir, kale veya saray anlamı taşımaktaymış. kale şehri anlamını veren bu rivayete göre bu ad, xi. yüzyıldan sonra kullanılmaz olmuştur. gerçekten de orta asyada beşbalık gibi bazı uygur devrine ait yer isimlerinde balık kelimesinin şehir anlamında kullanıldığı dikkati çekmektedir.
diğer bir rivayete göre ise balıkesir adı, balı kesir, yani balıçok, bol anlamındaki söz .grubundan gelmektedir. buna göre balıkesirin balının bol ve lezzetli oluşu bu adı almasına sebep olmuştur.
başka bir rivayet ise balıkesirin ilk kurulduğu yıllarda buraya gelen bir yabancının iyi muamele görmemesi üzerine. balı keser, yani hatır, gönül tanımaz adını verdiği şeklindedir. buna göre bal, arapçada hatır, gönül anlamını taşımaktadır.
bunların dışında bölgede bir süre hakim olan iran hükümdarı balı kisra veya civardaki yılanlı dağın eski adı olan balcea yada pelecasın balıkesir adının ilk şekli olduğu ileri sürülmektedir. fakat bunlar uzak ihtimaller olarak değerlendirilmektedir.
bütün bu rivayetler içinde en kabul edileni, buraya yerleşen türk oymaklarının orta asya hatıralarını canlı tutmak için koymuş olabilecekleri balık hisar adıdır.
şehrin balıkesir dışında, tarihte daha çok anılan bir adı daha vardır; bu ad yörede bir süre hakim olan karesioğulları beyliğinin kurucusu karasi beyden kaynaklanan karesi adıdır. ilin gerek beylik, gerekse osmanlı sancaklığı döneminde daha çok bu adla anılmıştır. bir rivayete göre de karesi beyinin oturduğu kaleye beylik hisar adı verildiği için bu ad değişerek bugünkü balıkesir şeklini almış olduğu söylenmektedir.
tarihçilere göre balıkesir adı, bizans imparatoru hadrianusun av partilerinde kullanmak için yaptırdığı paleo kastro (eski hisar) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. tarihi bir gerçekliği de bulunan bu ad, daha sonra halk etimolojisi sayesinde değişik rivayet ve yorumlara da konu teşkil etmiştir.bu rivayetlerden birkaçı kısaca şöyledir:
balıkesir adı daha çok bal, balık, kesir ve hisar kelimeleri üzerinde yapılan oynamalarla izah edilmektedir. bir rivayete göre balıkesirin adı eskiden balık hisar şeklindeymiş. buradaki. balık sözü eski türkçede şehir, kale veya saray anlamı taşımaktaymış. kale şehri anlamını veren bu rivayete göre bu ad, xi. yüzyıldan sonra kullanılmaz olmuştur. gerçekten de orta asyada beşbalık gibi bazı uygur devrine ait yer isimlerinde balık kelimesinin şehir anlamında kullanıldığı dikkati çekmektedir.
diğer bir rivayete göre ise balıkesir adı, balı kesir, yani balıçok, bol anlamındaki söz .grubundan gelmektedir. buna göre balıkesirin balının bol ve lezzetli oluşu bu adı almasına sebep olmuştur.
başka bir rivayet ise balıkesirin ilk kurulduğu yıllarda buraya gelen bir yabancının iyi muamele görmemesi üzerine. balı keser, yani hatır, gönül tanımaz adını verdiği şeklindedir. buna göre bal, arapçada hatır, gönül anlamını taşımaktadır.
bunların dışında bölgede bir süre hakim olan iran hükümdarı balı kisra veya civardaki yılanlı dağın eski adı olan balcea yada pelecasın balıkesir adının ilk şekli olduğu ileri sürülmektedir. fakat bunlar uzak ihtimaller olarak değerlendirilmektedir.
bütün bu rivayetler içinde en kabul edileni, buraya yerleşen türk oymaklarının orta asya hatıralarını canlı tutmak için koymuş olabilecekleri balık hisar adıdır.
şehrin balıkesir dışında, tarihte daha çok anılan bir adı daha vardır; bu ad yörede bir süre hakim olan karesioğulları beyliğinin kurucusu karasi beyden kaynaklanan karesi adıdır. ilin gerek beylik, gerekse osmanlı sancaklığı döneminde daha çok bu adla anılmıştır. bir rivayete göre de karesi beyinin oturduğu kaleye beylik hisar adı verildiği için bu ad değişerek bugünkü balıkesir şeklini almış olduğu söylenmektedir.
bolama olarak da söylenilen bir aydın yemeği. kuşadası’nda adak yemeği, aydın’da ise dilek yemeği olarak bilinmektedir.
malzemeler:
1 kg kuşbaşı dana eti,
1 su bardağı nohut,
yarım kg arpacık soğanı,
1 çay bardağı sıvı yağ,
domates salçası,
3-4 diş sarımsak,
tuz,
karabiber,
1 kaşık tereyağı,
domates,
biber,
6 su bardağı pirinç,
2 litre su
hazırlanışı:
et, arpacık soğanı, sarımsak, tuz, karabiber, salça, yağ, doğranmış domates, biber, akşamdan ıslatılmış nohut derin bir kap içerisinde karıştırılır. üzerine iki çatal çapraz şekilde konulup derin büyük bir tepsiye çevrilir. dışında iki üç parça et ve nohut bırakılır ki yemeğin piştiği anlaşılsın. içerisine iki litreye yakın su konur. tepsinin üzerine de dağılmaması için taş gibi bir ağırlık konulur. orta ısıda pişen yemeğin suyu azaldıkça su ilave edilir. nohut ve et yumuşayınca pirinç eklenir ve ateş kısılır. pilav piştikten sonra etin üzerindeki ağırlık alınır. bir kaşık tereyağı yemeğin üzerine parçalar halinde konulur ve ağzı kapalı olarak demlenmeye bırakılır.
malzemeler:
1 kg kuşbaşı dana eti,
1 su bardağı nohut,
yarım kg arpacık soğanı,
1 çay bardağı sıvı yağ,
domates salçası,
3-4 diş sarımsak,
tuz,
karabiber,
1 kaşık tereyağı,
domates,
biber,
6 su bardağı pirinç,
2 litre su
hazırlanışı:
et, arpacık soğanı, sarımsak, tuz, karabiber, salça, yağ, doğranmış domates, biber, akşamdan ıslatılmış nohut derin bir kap içerisinde karıştırılır. üzerine iki çatal çapraz şekilde konulup derin büyük bir tepsiye çevrilir. dışında iki üç parça et ve nohut bırakılır ki yemeğin piştiği anlaşılsın. içerisine iki litreye yakın su konur. tepsinin üzerine de dağılmaması için taş gibi bir ağırlık konulur. orta ısıda pişen yemeğin suyu azaldıkça su ilave edilir. nohut ve et yumuşayınca pirinç eklenir ve ateş kısılır. pilav piştikten sonra etin üzerindeki ağırlık alınır. bir kaşık tereyağı yemeğin üzerine parçalar halinde konulur ve ağzı kapalı olarak demlenmeye bırakılır.
portakal dilim dilim
darılmış benim gülüm
ben gülüme ne dedim
kurusun ağzım dilim
darılmış benim gülüm
ben gülüme ne dedim
kurusun ağzım dilim
bağa girdim üzüme
çubuk değdi gözüme
benden utanan gızlar
elek gersin yüzüne
çubuk değdi gözüme
benden utanan gızlar
elek gersin yüzüne
pamuğu çapaladım
gece gündüz ağladım
merak etme sevdiğim
ben bohçamı bağladım
gece gündüz ağladım
merak etme sevdiğim
ben bohçamı bağladım
evimiz var dırbızan
gelen aylar ırmızan
kak gidelim sevgilim
anan buban duymadan
gelen aylar ırmızan
kak gidelim sevgilim
anan buban duymadan
inme kuyu derindir
böğün hava serindir
guyucak yansa kül olsa
gine yarim benimdir
böğün hava serindir
guyucak yansa kül olsa
gine yarim benimdir
karanfilin moruna
ölüyorum uğruna
teyze kızına söyle
doğru gitsin yoluna
ölüyorum uğruna
teyze kızına söyle
doğru gitsin yoluna
minarede ezan var
ezan değil gezen var
gündüz gelme gece gel
gomşulardan güden var
ezan değil gezen var
gündüz gelme gece gel
gomşulardan güden var
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?