confessions
  1. toplam entry 272
  2. takipçi 1
  3. puan 9875

liam neeson

nickullah entryoglu
mükemmel aktör, oynadığı her role kendi havasını aksettirip, her rolün altından da, eşsiz bir şekilde kalkabilen, 1952 doğumlu, sırım gibi boylu abimiz. kariyeri boyunca, farklı farklı rollerde oynamış, hemen hemen her filminde de, kötü de olsa, iyi de olsa kendisini sevdirmiştir. ayrıca, schindler s list filmi ile oscar almamış, en iyi erkek oyuncu dalında o yıl oscar a aday olmuştur.

rocco siffredi

nickullah entryoglu
sağlam roketiyle beyazımsı amcaların da arrap malları yanında kategoride kalmasını sağlamış, filmlerinde karıyı bitap eden kendiliğinden motorlu insan üstü şahsiyet... kimi zaman, zikişe ayarlı robot organizmasına sahip olduğuna inandırır kendisi.

peter north

nickullah entryoglu
içinde artezyen kuyusu olduğuna inandım bu amcanın ben. önceleri, içerisinde bulunduğu camiada, bol bol postu deldirmiş olsa da, ’’heayyt yeter be bu kadar yedik biraz da biz yedirelim’’ demiş olacak ki, hatunların kaportasını pek bir haşamet etmektedir filmlerinde. aynı zamanda, öyle bir ciddiyet sahibidir, ki nüfus kağıtlarını imzalayan şef görüntüsünde, hemen hemen hiç sırıtmadan işini görür, fermuarını çeker abimiz.

oktay sinanoğlu

nickullah entryoglu
her şey hakkında doğruyu söylese de, kimilerce felaket tellalcısı olarak lanse edilip, pek sallanmayan, ölümünden sonra, muhtemelen arkasından ’’bak şöyle değerli bilim adamımızdı da, bilmem neydi bik bik bik...!!!’’ tarzında konuşmalar yapılacak bilim adamı.

anneannelerin telaffuz hataları

nickullah entryoglu
sadece anneanne lerin değil, aynı zamanda ununu eleğini asmış, birçok yaşlımızın içerisinde bulunduğu hatalar topluluğu. zira, ne var ki, anneannelerinkiler bir başka olur bu alemde. benim de, dedem vefat etmeden önce, anneannemin dedeme elektrik parasını yatırmamasından kaynaklanan dil sürçmeleri ile naçizane hatıralarım olmuştur;

- eh pee rahmiii, hala yatırmadın şu ’’alektirik’’ parasını..

bir de, allah ömrüne ömür katsın, üzerine kuzu eti konarak, baharatla karıştırılan, fırınlanıp, önümüze konan, ve de anneannemce, her bayram yapılan kapama adlı bir pilav vardır ki, her daim şu şekilde servis edilir anneannemce;

- oğlum eti az geldi sana, ’’pilaf’’ından da koyayım birazcık...

yasaksa yasak

nickullah entryoglu
nükhet duru’nun, 1994 çıkışlı yine kendi ismini taşıyan albümünün belki de en etkileyici parçası; perdesiz bas ın klasik gitar ile, deli gibi uyuştuğu; sözleri ile insanı parçalayan, mükemmel ötesi nukhet duru parçası. düzenlemesi uzay hepari ya, müzikleri de sezen aksu ya aittir efenim parçanın. insanın boğazını patlatırcasına söyletmek ister şarkı...

sözleri de şöyledir;

herkesten çok sevdik ah herkesten
günesten saklandik, geceleri sevistik
sensiz zamanlardayim, öyle zor...
anlatmaliyim; olmuyor,
aksamlar, aksamlar,
günesten de kor, sönmüyor, sönmüyor...

yasaksa yasak, günahsa günah,
kim yaktiysa bu atesi o söndürsün o zaman!

herkesten çok yandik ah herkesten,
sehirlerden uzak daglarda sevistik,
gözlerime bak rüyalarimda ellerimi tut ellerimi...
yasaksa da günahsa da hadi simdi öp beni!

meyve suyu

nickullah entryoglu
hazır olanları içinde, ’’kim bilir neler var la?’’, ’’ çürük çarık meyveleri dolduruyolardır bunnar, sonra da bize kekliyolardır; ’taze miyva suyı’ diye’’ gibisinde insanlara çapraz duygular beslettiren, zannımca en iyisinin pınar ve de aroma markalarınca mamül edildiği, özellikle geride bırakmakta olduğumuz yaz aylarında, buz gibi olanlarının kafaya dikilmesinin makbul olduğu, süper icat, içerken insanı ferahlık komasına sokan içecek.

beslenme çantası

nickullah entryoglu
artık yerini, kantinden alınan kolpa hamburgerlere bırakan, 80’lerde velet olmuş bünyelerin pek bir alışkanlık modunda takıldıkları, aslında her çocuğun kullanması gereken, ilköğretim çocuğu fasilitesi. hele hele, içine az mı koyardık aroma meyve suyu ile, top kek ya da bilimum çıbıh krakerleri...

sultan süleyman

nickullah entryoglu
her dinlediğimde, farklı duygulara sevk edebilme potansiyeline sahip, sezen aksu’nun mükemmel yorumladığı, sezen aksu 88 albümünden, onno tunç’un mükemmel bestesi ışığında, eşsiz aysel gürel sözleriyle birleşen, onno tunç şarkıları adlı tribute albümünde levent yüksel ’in, yeniden yorumladığı, hiç kimsenin, bu dünyada aslında bir yere gelemeyeceğini, ya da hiç kimsenin diğerlerinden farkının olmadığını çok güzel yorumlayan, mükemmel parça..

got üstü düşmek

nickullah entryoglu
çok feci acı verebilitesi muhtemel olan durumdur, ki o kemiğin birden yerle yeksan olması, insana tarifi zor acılar verebilmektedir. bir de, tam otururken g.tünüzün altındaki sandalyeyi çekip de, size karşı katliam yapmak isteyen arkadaşlar da vardır; allah vermesin efenim...
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol