esas kizin badireleri rahatlikla atlatip kalanlarin sacma salak ve birbirine benzer sekilde oldu(ruldu)gu holywood filmleri furyalarindan. katilin en beklenmeyen kisi cikmasi bonuslaridir, korkmak yerine gulmek icin izlenmelidir.
aslinda bu konu hakkinda soylenmesi gereken cok sey var. aslinda bu konu hakkinda soylenmesi gereken hicbir sey yok...
cok degil bundan 10-15 yil oncesi olaganustu hal donemi; olagandisi olaylara olagan kalmaktan baska sucu bulunmayan binlerce insanin terore kurban verilisi... o donemde adini daha onceden bilmedigim bir memlekette mecburi olarak bulunmak zorunda kaldim; cocuktum ben de mi goreve cagrilmistim? gittik, ardimizdan dokulen sularin kurumama ihtimali vardi; belki gidip te donmemek vardi…
gittik;adini bilmedigimiz daglardan gectik. otobuslerin tarandigi, kahirlarla dualarin birbirine karistigi yollar gezdik. sular kurudu geri geldik. babamin kimligiyle birlikte sakladigi silahtan mi care umacaktik, yoksa sagsalim gelince kesecegimiz adaklardan mi? hangisi dondurdu bizi, bilinmez.
sonralari anlamini ogrendigim bir oyun bile oynayacaktik; siki siki tembihlendik; sorarlarsa babam artik polis degil isciydi. beklenenlerin hicbiri olmadi, belki biz sansli olanlardandik. ama bir cocugun babasinin olme ihtimaliyle yasadigi saatlerin hesabini kimse vermedi. ve o ihtimalin gercek olmasiyla yikilan cocuklara da meme verilmedi; aglamislardi halbuki..
bu gidip gelmenin arasinda hic unutmayacagim anlar oldu.. turklerin azinlik bile sayilalabilecegi bir memleketteydik; cocuktuk bilemezdik kurtlere attigimiz taslarin sebebini. belki de hic tanimadigimiz halde cenazesinde agladigimiz, geriye fotokopiyle cogaltilmis vesikaliklarla birlikte belki 2 belki 3 cocuk bir kadin birakan sehitlerin acisini cikarmak isterdik...
ama bilemezdik dogrusunun ne oldugunu ogretilmedikce.. bize dusman diye tanitilan kurtlerle aramizda duvarlar vardi. ve o zamanlar ogrendigimiz bir turku; hepimiz kardestik. belki cogunuza fazlaca arabesk kokacak ama bizim icin cokca anlami vardi. o zamanlar aradaki duvarlari yikacak turden turkulere ihtiyac vardi.. bir yanda nefret; bir yanda kardeslik. cocuktuk kardesligi sectik..
geride duvarlari kursunlanmis evlerimiz, geride ustumuze yildiz niyetine yagan mermilerle artik yabanci olmadigimiz isiklari sondurup yere yattigimiz gecelerimiz kaldi. hepsinden acisi geride bir suru aglayan cocuk anne es kaldi. geride besiklerin ici de basi da bos kaldi...
cabuk unutuldu ama boyleyken boyleydi iste.
cok degil bundan 10-15 yil oncesi olaganustu hal donemi; olagandisi olaylara olagan kalmaktan baska sucu bulunmayan binlerce insanin terore kurban verilisi... o donemde adini daha onceden bilmedigim bir memlekette mecburi olarak bulunmak zorunda kaldim; cocuktum ben de mi goreve cagrilmistim? gittik, ardimizdan dokulen sularin kurumama ihtimali vardi; belki gidip te donmemek vardi…
gittik;adini bilmedigimiz daglardan gectik. otobuslerin tarandigi, kahirlarla dualarin birbirine karistigi yollar gezdik. sular kurudu geri geldik. babamin kimligiyle birlikte sakladigi silahtan mi care umacaktik, yoksa sagsalim gelince kesecegimiz adaklardan mi? hangisi dondurdu bizi, bilinmez.
sonralari anlamini ogrendigim bir oyun bile oynayacaktik; siki siki tembihlendik; sorarlarsa babam artik polis degil isciydi. beklenenlerin hicbiri olmadi, belki biz sansli olanlardandik. ama bir cocugun babasinin olme ihtimaliyle yasadigi saatlerin hesabini kimse vermedi. ve o ihtimalin gercek olmasiyla yikilan cocuklara da meme verilmedi; aglamislardi halbuki..
bu gidip gelmenin arasinda hic unutmayacagim anlar oldu.. turklerin azinlik bile sayilalabilecegi bir memleketteydik; cocuktuk bilemezdik kurtlere attigimiz taslarin sebebini. belki de hic tanimadigimiz halde cenazesinde agladigimiz, geriye fotokopiyle cogaltilmis vesikaliklarla birlikte belki 2 belki 3 cocuk bir kadin birakan sehitlerin acisini cikarmak isterdik...
ama bilemezdik dogrusunun ne oldugunu ogretilmedikce.. bize dusman diye tanitilan kurtlerle aramizda duvarlar vardi. ve o zamanlar ogrendigimiz bir turku; hepimiz kardestik. belki cogunuza fazlaca arabesk kokacak ama bizim icin cokca anlami vardi. o zamanlar aradaki duvarlari yikacak turden turkulere ihtiyac vardi.. bir yanda nefret; bir yanda kardeslik. cocuktuk kardesligi sectik..
geride duvarlari kursunlanmis evlerimiz, geride ustumuze yildiz niyetine yagan mermilerle artik yabanci olmadigimiz isiklari sondurup yere yattigimiz gecelerimiz kaldi. hepsinden acisi geride bir suru aglayan cocuk anne es kaldi. geride besiklerin ici de basi da bos kaldi...
cabuk unutuldu ama boyleyken boyleydi iste.
once insani anlamakla cozum bulabileceginiz durumdur.
kendimi epey yorgun hissettigim su gunlerde, cocuklugumun buyuk bir kismini orda biraktigimdan, belki ufak bir memlekette buyuk anilar yasadigimdan gidip gormek istedigim yer. dondugumde acaba hala birbirine tas atan cocuklar kalmis midir, hala bumbar dolmasi var midir, deli ahmet hala kaldirimin taslarini sokmeye devam edip kendisiyle dalga gecenlere atiyor mudur, yoksa coktan yasliligina yenilip olmus mudur... hala kol gucuyle cevrilen donme dolaptan dusen cocuklar var midir, hala inekler baslarina buyruk gezmekte midir, hala manifaturacilar carsisinin cikisina dogru otlu peynir satilmakta midir ve hala eksi eksi koksa da yenmeye devam edilebilmekte midir... hala kavgalardan soluk alinamayip besiklerin ici de basi da bos kalmakta midir, bebekler hala olmekte midir?
ve benim icin bir diger soru kaybettigim cocukluguma orda rastlayacak miyimdir?.. simdilik bunla yuzlesmeye cesaretim yok, ama bir gun mutlaka cocuklugumu aramak uzere donecegim diger memleketimdir siirt.
ve benim icin bir diger soru kaybettigim cocukluguma orda rastlayacak miyimdir?.. simdilik bunla yuzlesmeye cesaretim yok, ama bir gun mutlaka cocuklugumu aramak uzere donecegim diger memleketimdir siirt.
(bkz: olaganustu hal)
(bkz: cosinus)
yaptigi isin emegini alamayan kisilerin duydugu uzuntuyu dile getirmek icin soyledigi sozdur. mesela ben sozluk icin kayik yapmisimdir ama o bunu canavarimsi bir sey olarak gostermistir.
(bkz: yazik degil mi bana)
(bkz: yazik degil mi bana)
cocukken cogumuzun yaptigi is, olus, eylemdir. baba kisiyle yapilmasi daha bir eglenceli olsa da yalniz yapilmasi da en az onun kadar eglencelidir. once alelade bir kagit parcasi bulunur, bir kosesinden caprazindaki koseye dogru kivrilir.
derken fazlalik kisim tukurukle islatilip atilarak kare bir kagit elde edilir. kare haline gelen kagit once ortasindan ikiye katlanir, ardindan da dorde katlanir. dort yapraktan biri tek olarak, kalan ucu de bir olarak ters istikamete dogru katlanir. sonra esrarengiz bir bicimde acilarak kayik olusur.
derken bir legen icine su doldurulur, keyifle yuzdurulur. bes dakka sonra sikilip yapilan kayik su icine daldirilir ve islanmis bir kagit yumagina donusturulur.
(bkz: can sikintisi)
edit: uzun ugraslar sonucu yaptigim kayik gorulememektedir. bilgi sozluk’u kinamaktayim.
(bkz: emege saygi)
derken fazlalik kisim tukurukle islatilip atilarak kare bir kagit elde edilir. kare haline gelen kagit once ortasindan ikiye katlanir, ardindan da dorde katlanir. dort yapraktan biri tek olarak, kalan ucu de bir olarak ters istikamete dogru katlanir. sonra esrarengiz bir bicimde acilarak kayik olusur.
derken bir legen icine su doldurulur, keyifle yuzdurulur. bes dakka sonra sikilip yapilan kayik su icine daldirilir ve islanmis bir kagit yumagina donusturulur.
(bkz: can sikintisi)
edit: uzun ugraslar sonucu yaptigim kayik gorulememektedir. bilgi sozluk’u kinamaktayim.
(bkz: emege saygi)
gunduz saatlerinde entry giren yazarlara sormak istedigim sorudur. hatta sordum. ne yapiyor burda bunca insan, evde coluk cocuk ac beklemez mi, okulu olan yok mudur? muhtemel cevap yazarlarin is yerlerinde bilgisayardan faydalanabiliyor olmalari, sozluk jedisi olmalari, yahut gece bir isle istigal ediyor olmalaridir. diger muhtemel cevap ise "sana ne senin isin gucun yok mu"dur. onu da ben kendime yediremem.
(bkz: almanci)
(bkz: almanci)
atraksiyonlar icinde themeler arasi ziplama aparati ile kriz olarak addedilen theme secme olayindan siyrilmanizi saglayan muthis bir ayrinti vardir sozlukte.
gorunum itibariyle bizim kemenceye benzeyen yunan halk muziginde kullanilan calgi.
irlanda kokenli virtuoz. yunan, balkan ve dogu ezgilerini ustaca harmanlamistir. baslangicta celloyla basladigi muzik hayatini, lyra calarak devam ettirmistir. turkiyede osmanli muzigi uzerine egitim gormustur, akabinde ise o muhtesem ustalikla kullandigi kemence, rabab, saz ve tanburla ziyafet tadinda etnik muzikler yaratmistir. dinlenilesidir.
fahir atakoglu bestesi.
sanatcinin tanimi hakkiyla yapildiktan sonra sanatci olarak adlandirilabilecek ender muzisyenlerden. sari zeybek kadar ninni de guzeldir, eserleri defalarca dinlenilesidir.
(bkz: yok boyle bir sey)
canimdan bezdigim anlarda anlayamadigim bir sekilde ayaklarimin beni goturmeye yeltendigi, benim de bu teklifi hic dusunmeden kabul edip solugu aldigim guzel istanbulun kent kir karisimi haliyle de olsa, zaman zaman ayyuka cikan bok kokusuyla da olsa, varos diye tabir edilen halkiyla da olsa, sosyetesiyle de olsa her zaman ve en guzeli yalnizken bir bardak sicak tavsan kani cayi icilesi semtimiz. dar sokaklarindan tepeye cikip seyre dalyndygynda baska guzel gelir size istanbul.
(bkz: binaenaleyh)
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?