penguen..
bana sırtını dönme,
biliyorum,sana benziyorum
ve içinde saklı tuttuğum yele.
penguen..
benim de içimde saklı tuttuğum
buzlu kıyılar,çığlık hatıraları
ben de senin kadar kaçkınım ve yaralı.
kim bağışlayacak beni,penguen
çizdim senin beyaz ve narin yerini.
bir yanım bembeyaz ışık
kör ediyor,bir yanım zehir gece
parktaki salıncağa binmeyi
beceremedim bugün ben de.
penguen bana sırtını dönme.
unutmadım aramızdaki beceriksiz dili.
dünya yordu bizi.
benim de söyleyemediklerim
var.
hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
uzun bir yolu geliyoruz seninle,yolu
geldikçe anlıyorum ki,biz,
bu dünya üstünde yürüyemiyoruz bile.
penguen..
kim bağışlayacak beni?
çizdim senin beyaz ve narin yerini
elimde unuttuğun ince metalle..
zaman seni $imdi tanıdım
her $eyi kaybettikten sonra
zaman seni kullanamadım
kendime tanıyamadım seni
zaman suçumu biliyorum
senin i$ini yapmaya kalktım
zaman ayrıldım ayrıldım ayrılamadım
zaman ne yaptım ben
ben ne yaptım..
her $eyi kaybettikten sonra
zaman seni kullanamadım
kendime tanıyamadım seni
zaman suçumu biliyorum
senin i$ini yapmaya kalktım
zaman ayrıldım ayrıldım ayrılamadım
zaman ne yaptım ben
ben ne yaptım..
(bkz: muque)
dikkate alınan ba$lıktır.radyo hizmetinizdedir.
gene ben varım,buyrun.
(bkz: hicbiri)
5 eylul 2006 da sepetçiler kasrinda vereceği konserle sanat hayatına veda edecek olan sanatçı.
tim burton’ın the the melancholy death of oyster boy isimli kitabında yer alan gene mükemmel nitelikte bir $iirdir..
orjinali;
one day in the park
i had quite a surprise.
i met a girl
who had many eyes.
she was really quite pretty
and also quite shocking!
and i noticed she had a mouth,
so we ended up talking.
we talked about flowers,
and her poetry classes,
and the problems she’d have
if she ever wore glasses.
it’s great to now a girl
who has so many eyes,
but you really get wet
when she breaks down and cries..
türkçesi;
bir gün parkta gezerken
hayretten dona kaldım
bir sürü gözü olan
tuhaf bir kıza rastladım
epey ho$ bir kızdı
hem de sarsıcı baya!
baktım ağzı var
ba$ladık laflamaya
çiçeklerden bahsettik
onun $iir kursundan
ve gözlük takarsa birgün
ya$ayacağı onca sorundan
öyle bir kız tanımak ho$
bir sürü gözü olan
ama ağlamaya ba$ladı mı
baya ıslanıyor insan...
orjinali;
one day in the park
i had quite a surprise.
i met a girl
who had many eyes.
she was really quite pretty
and also quite shocking!
and i noticed she had a mouth,
so we ended up talking.
we talked about flowers,
and her poetry classes,
and the problems she’d have
if she ever wore glasses.
it’s great to now a girl
who has so many eyes,
but you really get wet
when she breaks down and cries..
türkçesi;
bir gün parkta gezerken
hayretten dona kaldım
bir sürü gözü olan
tuhaf bir kıza rastladım
epey ho$ bir kızdı
hem de sarsıcı baya!
baktım ağzı var
ba$ladık laflamaya
çiçeklerden bahsettik
onun $iir kursundan
ve gözlük takarsa birgün
ya$ayacağı onca sorundan
öyle bir kız tanımak ho$
bir sürü gözü olan
ama ağlamaya ba$ladı mı
baya ıslanıyor insan...
(bkz: the girl with many eyes)
(bkz: arap kızı)
tamamı "yağmur yağıyor seller akıyor arap kızı camdan bakıyor" $eklinde olan arap kızlarının yağmur yağdığı vakit camdan baktıklarını bize anlatmak için götten uydurulmu$ bir tür tekerlememsidir.an itibariyle istanbulda birdenbire ba$layan yağı$ sebebiyle dile dolanmı$,akla gelmi$tir.
(bkz: anne ben arap kızı oldum)
(bkz: anne ben arap kızı oldum)
ikinci neslin sayısının 539 ki$i olmasına rağmen birinci neslin sayılarının sadece ve sadece 96 ki$i kalması sebebiyle yapılası eylemdir zira çoğalmaları veya üremeleri söz konusu olmadığından yapılmazsa bir zaman sonra nesillerinin tükenmesi $iddetle muhtemeldir.
ben varım.
v.c andrewsın kesinlikle takıntılı olduğu $ey,sonu gelmeyen asla bitmeyen sonsuza dek süren roman serisi.
(bkz: cati)
(bkz: catidaki ruzgar)
(bkz: catidaki dikenler)
(bkz: catidaki nefes)
(bkz: catinin sirlari)
(bkz: catidaki ciglik)
(bkz: catidaki fisiltilar)
(bkz: catinin karanliginda)
(bkz: catidaki piriltilar)
(bkz: cati)
(bkz: catidaki ruzgar)
(bkz: catidaki dikenler)
(bkz: catidaki nefes)
(bkz: catinin sirlari)
(bkz: catidaki ciglik)
(bkz: catidaki fisiltilar)
(bkz: catinin karanliginda)
(bkz: catidaki piriltilar)
ensest ili$kilerin yazarıdır kendisi.kucukken merdivenden dü$erek kalça kemiğini kırmı$ ve bu sebeple de ömür boyu tekerlekli sandalyeyle sürdümü$tür hayatını.1984 yılında kanserden ölmü$tür lakin sürekli bir yerden kitapları pörtlemektedir.öldüğü yıldan beri sürekli yeni bir kitabı yayımlanmaktadır.bu ne yaman bir çeli$kidir diğer taraftan mı yazmaktadır kitaplarını ben anlayamadım..bu yazarımızın genellikle butun kitaplardaki gidi$atı aynıdır.ensestlikte sınır tanımaz,her kitabında mutlaka uvey bir ki$i yer alır.bu hep böyledir sürekli kendini tekrarlar lakin kitaplarını da okumaktan alamam kendimi niyeyse.ayrıca bu yazarımızın ba$ına çatıda kötü bir $ey mi gelmi$tir kim ne yapmı$tır kadına çatıda neden kitaplarında hep bir çatı takıntısı vardır diye dü$ünmekten de alamam kendimi.
(bkz: cati)
(bkz: catidaki ruzgar)
(bkz: catidaki dikenler)
(bkz: catidaki nefes)
(bkz: catinin sirlari)
(bkz: catidaki ciglik)
(bkz: catidaki fisiltilar)
(bkz: catinin karanliginda)
(bkz: catidaki piriltilar)
(bkz: cati)
(bkz: catidaki ruzgar)
(bkz: catidaki dikenler)
(bkz: catidaki nefes)
(bkz: catinin sirlari)
(bkz: catidaki ciglik)
(bkz: catidaki fisiltilar)
(bkz: catinin karanliginda)
(bkz: catidaki piriltilar)
"gune$ girmeyen eve doktor girer" felsefesini benimseyememi$ bu sebepten de her daim doktor yolu gözlemeye mahkum olan kadınlardır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?