aydilge sarpın 1998 yılında çıkardığı öykü kitabı.
(bkz: altın a$k vuru$u)
aydilge sarpın uyu$turucu bağımlısı bir piyanist ile mazo$ist eğilimleri olan genç bir kızın bağımlılığa dönü$en a$klarını anlatan kitabı..bana göre mükemmel nitelikte bir kitaptır..
arka kapak;
görüyorum seni,dü$üyor musun? ölümle mi kaçacaksın?seni terk etmeyeyim diye,benden önce sen mi terk edeceksin beni? size söylüyorum,çekilin,rahat bırakın onu!bitti mi, tüm bu korku ve kötürüm günler,piyano tuşlarının üzerine dü$üyor kan damlaları.burnundan dudaklarına doğru ince,kızıl bir ırmak süzülüyor...yükselen müziği duyuyorum.felaketin bestesi,birbirine a$ık notaların bitmez tükenmez soluğu akıp gidiyor kanınla.kendilerini bırakıveriyorlar.beyaz tozlar sızıyor burnundan içeri,beynine beni götür,onları değil.ne kadar tutabilirim seni?daha kaç zaman burdasın?bir ak$amlık,iki gecelik?yarımınla bile yetinirim,ne olur kendinin tamamını alıp gitme..ya$amın üzerinden atlayıp gidi$in gibi,acının üzerinden atlamayı öğret bana.ne kadar yükselmeye çalı$sam da tam ortasına dü$üveriyorum çamurun. iliklerime kadar i$ledi bataklığın kokusu. imalat hatası bir varlığım artık ben.herhangi bir süper marketin herhangi bir reyonuna koysunlar beni.çabucak tüketileyim.elimi tut... tuttun mu?"
arka kapak;
görüyorum seni,dü$üyor musun? ölümle mi kaçacaksın?seni terk etmeyeyim diye,benden önce sen mi terk edeceksin beni? size söylüyorum,çekilin,rahat bırakın onu!bitti mi, tüm bu korku ve kötürüm günler,piyano tuşlarının üzerine dü$üyor kan damlaları.burnundan dudaklarına doğru ince,kızıl bir ırmak süzülüyor...yükselen müziği duyuyorum.felaketin bestesi,birbirine a$ık notaların bitmez tükenmez soluğu akıp gidiyor kanınla.kendilerini bırakıveriyorlar.beyaz tozlar sızıyor burnundan içeri,beynine beni götür,onları değil.ne kadar tutabilirim seni?daha kaç zaman burdasın?bir ak$amlık,iki gecelik?yarımınla bile yetinirim,ne olur kendinin tamamını alıp gitme..ya$amın üzerinden atlayıp gidi$in gibi,acının üzerinden atlamayı öğret bana.ne kadar yükselmeye çalı$sam da tam ortasına dü$üveriyorum çamurun. iliklerime kadar i$ledi bataklığın kokusu. imalat hatası bir varlığım artık ben.herhangi bir süper marketin herhangi bir reyonuna koysunlar beni.çabucak tüketileyim.elimi tut... tuttun mu?"
"ben galiba hayatım boyunca iki arada gidip gelicem..korni$ondaki perde gibi..raydan çıkana dek.."
"ahıra girmeyen bir koçtum..
ot buldukça uçtum..
anayasada en büyük suçtum..
geceleri ya$amla ölüm oyunları oynamaya devam ediyorum..
kanım damarlarımda hayallerimdeki çağlayanlar gibi akmakta..
güzel kızların ağlayarak ilahiler okuduğu gecede..
yanmakta olan bir hintli cesedi gibiyim.."
ot buldukça uçtum..
anayasada en büyük suçtum..
geceleri ya$amla ölüm oyunları oynamaya devam ediyorum..
kanım damarlarımda hayallerimdeki çağlayanlar gibi akmakta..
güzel kızların ağlayarak ilahiler okuduğu gecede..
yanmakta olan bir hintli cesedi gibiyim.."
eroin guncesi isimli bir kitap yazan eroin bağımlısıdır.mu$da doğup büyüyen cerrahpa$a tıp fakultesini kazanıp istanbula yerle$mesi ile eroinle tanı$an,yanlı$ bir evlilik yapan gun geçtikçe dibe vuran ve en sonunda da 4 nisan 1998de beyoğlu sinemasının tuvaletinde altın vuru$ yaparak ölen hatun ki$idir.
"küçükken aslında bir prenses olacağımı dü$ündükleri için bu saçma sapan $eyleri bana ya$attıklarını hayal ederdim..değilmi$..hala kimse gelip beni sarayına götürmedi..
hayal kurmak çama$ır suyu içmek kadar zor.."
"küçükken aslında bir prenses olacağımı dü$ündükleri için bu saçma sapan $eyleri bana ya$attıklarını hayal ederdim..değilmi$..hala kimse gelip beni sarayına götürmedi..
hayal kurmak çama$ır suyu içmek kadar zor.."
birhan keskinin ilk $iir kitabıdır.
birhan keskinin ikinci $iir kitabıdır.
birhan keskinin yayımlanan butun kitaplarının bir araya getirilerek tek bir kitap halinde yeniden çıkarılmı$ kitabıdır.
(bkz: ayrılık)
kaç gecenin çölüdür bu ayrılık
kaç $iirin dölüdür üstüme
örttüğün bu ince sessizlik
kalbim alı$ artık,kır kendini..
kendi duvarında,sesini
kendi duvarına haykır...
tesadüfen birbirine rastlamı$
ba$ka ba$ka aşklarsınız siz artık!
geceyle gündüz gibi birbirine
ayrılmı$..
o ki rüzgar,bir zaman
senin çölünde kumlar uçurmu$..
o ki gece ve esmer,görmüyor
sahrayı,sesi içinde karı$mı$.
her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer
kendi sabrını deneyen ta$,
kendi uykusuzluğunda yatak oldun.
kül koy $imdi yanına korunun
seni kavuran onu da yakmasın..
a$kla besle kendini,gül yeti$tir,
sardunya çoğalt.
ki,sen a$ktan ve ayrılıktan
ba$ka ne anlıyorsun..
(bkz: birhan keskin)
kaç $iirin dölüdür üstüme
örttüğün bu ince sessizlik
kalbim alı$ artık,kır kendini..
kendi duvarında,sesini
kendi duvarına haykır...
tesadüfen birbirine rastlamı$
ba$ka ba$ka aşklarsınız siz artık!
geceyle gündüz gibi birbirine
ayrılmı$..
o ki rüzgar,bir zaman
senin çölünde kumlar uçurmu$..
o ki gece ve esmer,görmüyor
sahrayı,sesi içinde karı$mı$.
her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer
kendi sabrını deneyen ta$,
kendi uykusuzluğunda yatak oldun.
kül koy $imdi yanına korunun
seni kavuran onu da yakmasın..
a$kla besle kendini,gül yeti$tir,
sardunya çoğalt.
ki,sen a$ktan ve ayrılıktan
ba$ka ne anlıyorsun..
(bkz: birhan keskin)
(bkz: nar)
çiçeklerin eksilen suyuna su,
yazın yanına hatırayı ekledik,
çekirge sesleri ve
öğle güne$i altında narın
olgunla$masını bekledik.
bekledik,ba$ka ba$ka odalarda
çektiğimiz ağrı dinsin,
bir çocukluk dü$ü gibi
ince bir sızıya dönsün diye
yaza sedeften bir anlam ekledik
biliyorsun,
bir ba$dönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada,
ağırlığına duygunun, ta$ınamazlığına
ve yazlar hatıraya...
sığındığımız konu$malar kesecek mi ağrıyı?
ağacın güzelliğindeki mânâ sönmeyecek,
köklerinde sürecek mi a$k?
ah benim hayal karde$im,
bizim bu a$ktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar..
(bkz: birhan keskin)
yazın yanına hatırayı ekledik,
çekirge sesleri ve
öğle güne$i altında narın
olgunla$masını bekledik.
bekledik,ba$ka ba$ka odalarda
çektiğimiz ağrı dinsin,
bir çocukluk dü$ü gibi
ince bir sızıya dönsün diye
yaza sedeften bir anlam ekledik
biliyorsun,
bir ba$dönmesi gibi sürüyor hayat,
yazların yanına yazlar ekleniyor,
zaman uzun bir sıcağa dönüyor burada,
ağırlığına duygunun, ta$ınamazlığına
ve yazlar hatıraya...
sığındığımız konu$malar kesecek mi ağrıyı?
ağacın güzelliğindeki mânâ sönmeyecek,
köklerinde sürecek mi a$k?
ah benim hayal karde$im,
bizim bu a$ktan alacağımız var,
dinsin ayrı odalarda çektiğimiz ağrı,
yaz geçip gitsin ve olgunlaşsın nar..
(bkz: birhan keskin)
(bkz: penguen)
(bkz: kapı)
(bkz: kuğunun $ikayeti)
birhan keskin,22 aralık 1963’te kırklareli’nde doğdu. 1986 yılında istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi sosyoloji bölümünü bitirdi. ilk şiirini 1984 yılında yayımladı.
keskin, 1995-1998 yılları arasında arkadaşlarıyla birlikte göçebe dergisi’ni çıkardı. çeşitli yayın kuruluşlarında editör olarak çalışan şairin 1991-2002 yılları arasında ‘delilirikler’, ‘bakarsın üzgün dönerim’, ‘cinayet kışı + iki mektup’, ’20 lak tablet + yolcunun siyah bavulu’ ve ‘yeryüzü halleri’ adlı şiir kitapları yayınlandı.
şairin ilk beş kitabı 2005 yılında metis yayınları tarafından ‘kim bağışlayacak beni’ adıyla tek ciltte toplandı. bu ciltle eş zamanlı olarak şairin yeni kitabı ‘ba’ da okurla buluştu.
keskin, 1995-1998 yılları arasında arkadaşlarıyla birlikte göçebe dergisi’ni çıkardı. çeşitli yayın kuruluşlarında editör olarak çalışan şairin 1991-2002 yılları arasında ‘delilirikler’, ‘bakarsın üzgün dönerim’, ‘cinayet kışı + iki mektup’, ’20 lak tablet + yolcunun siyah bavulu’ ve ‘yeryüzü halleri’ adlı şiir kitapları yayınlandı.
şairin ilk beş kitabı 2005 yılında metis yayınları tarafından ‘kim bağışlayacak beni’ adıyla tek ciltte toplandı. bu ciltle eş zamanlı olarak şairin yeni kitabı ‘ba’ da okurla buluştu.
hepsi budur kenardaki otlar..
yüzüm hep suya bakar benim,suya dalar çıkar..
bu göl içinden bir ömrü geçirdiğim dünya
bu durduğum pe$imsıra büyüsün diye rüya
bu yavrular kanat açtığımız
birbirimizin göğsüne durduğumuz filan...
bu gördüğün göl kadar.
bir de i$te kenardaki otlar..
kuğuysan,yeminliysen bir ömür bir a$ka..
diyeceğim gitsen ba$ka düğüm kalsan ba$ka..
ama vardı gidenler,onlarda gördüm
(her gidende seyreklikti bir $ey,uçtun da orda ne gördün!!)
gitmemeyi seçtim ben kaldım üst üste kördüğüm...
öğrendiğim;
"bir kuğu yeminliyse a$ka ömrü gibi
göldür bütün dünya,bitmez boynun eğriliği....."
(bkz: birhan keskin)
yüzüm hep suya bakar benim,suya dalar çıkar..
bu göl içinden bir ömrü geçirdiğim dünya
bu durduğum pe$imsıra büyüsün diye rüya
bu yavrular kanat açtığımız
birbirimizin göğsüne durduğumuz filan...
bu gördüğün göl kadar.
bir de i$te kenardaki otlar..
kuğuysan,yeminliysen bir ömür bir a$ka..
diyeceğim gitsen ba$ka düğüm kalsan ba$ka..
ama vardı gidenler,onlarda gördüm
(her gidende seyreklikti bir $ey,uçtun da orda ne gördün!!)
gitmemeyi seçtim ben kaldım üst üste kördüğüm...
öğrendiğim;
"bir kuğu yeminliyse a$ka ömrü gibi
göldür bütün dünya,bitmez boynun eğriliği....."
(bkz: birhan keskin)
o büyük ve muazzam zamanda unuttum..
kanatlarım çok oldu üşüyor benim..
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor..
bu yüzden eğik boynum..
bir kuşun anısı kalmış bende saklı..
bundan gözlerimdeki kayalık..
içimdeki serseri buzullar..
dürtme içimdeki narı..
üstümde beyaz gömlek var..
kanatlarım çok oldu üşüyor benim..
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor..
bu yüzden eğik boynum..
bir kuşun anısı kalmış bende saklı..
bundan gözlerimdeki kayalık..
içimdeki serseri buzullar..
dürtme içimdeki narı..
üstümde beyaz gömlek var..
geç benden,ben dururum,ben beklerim,geç benden..
ama nereye geçersin benden ben bilemem..
dediler ki,olgun bir meyve var sabır perdesinin ardında.
dünya sana sabrı öğretecek,olgun meyvenin tadını da.
dediler ki,şu ağaçlar gibi bekledin,şu ağaçlar gibi hayal,şu ağaçlar gibi kederli.
açıldım,kapandım,açıldım,kapandım,gördüm
gelenler kadar gidenleri de,
hani sabrın sonu,hani gamlı eşek,pervasız nar nerde,
hani bahçe?
biri gelse..biri görse..biri gelmişti.. açmıştı..durmuştu..
duruyor hala bende....
kaç zamandır çınlıyor içimde bu boşluk,kim
kıydı,bahçenin şen duluydu,karşımda duran dut?
en çok onunla bakıştımdı,bir kere olsun dilegelsindi,
çok istedimdi...
bana kalsa susardım daha,ama dilimdeki paslı kilit çözülür belki,
sapaya kaçmış cümlem uğuldar,içimin kurtları kıpırdar diye
gıcırdandım takatsız..
gördüm hepsini,gördüm hepsini,sabrın sonunu!
biri gelse,biri görse,şimdi,
rüzgar sallıyor beni...
ama nereye geçersin benden ben bilemem..
dediler ki,olgun bir meyve var sabır perdesinin ardında.
dünya sana sabrı öğretecek,olgun meyvenin tadını da.
dediler ki,şu ağaçlar gibi bekledin,şu ağaçlar gibi hayal,şu ağaçlar gibi kederli.
açıldım,kapandım,açıldım,kapandım,gördüm
gelenler kadar gidenleri de,
hani sabrın sonu,hani gamlı eşek,pervasız nar nerde,
hani bahçe?
biri gelse..biri görse..biri gelmişti.. açmıştı..durmuştu..
duruyor hala bende....
kaç zamandır çınlıyor içimde bu boşluk,kim
kıydı,bahçenin şen duluydu,karşımda duran dut?
en çok onunla bakıştımdı,bir kere olsun dilegelsindi,
çok istedimdi...
bana kalsa susardım daha,ama dilimdeki paslı kilit çözülür belki,
sapaya kaçmış cümlem uğuldar,içimin kurtları kıpırdar diye
gıcırdandım takatsız..
gördüm hepsini,gördüm hepsini,sabrın sonunu!
biri gelse,biri görse,şimdi,
rüzgar sallıyor beni...
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?