confessions

elma sekeriiii

- Yazar -

  1. toplam entry 15083
  2. takipçi 2
  3. puan 219145

kimler var

elma sekeriiii
online uyeler


independence (jedi) [msg] [kim]
esrakesh (moderator) [msg] [kim]
john maynard keynes (2. nesil bilgic) [msg] [kim]
nerobianco (3. nesil bilgic) [msg] [kim]
elma sekeriiii (moderator) [msg] [kim]
matrax (4. nesil bilgic) [msg] [kim]
orqn (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
atacamadesert (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
delirtmeyinlanbeni (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
civeng (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
jabba (5. nesil bilgic) [msg] [kim]


$u anda yonetimden

1 jedi,
2 moderator,
1 bot(genelde gorunmez bu),

uyelerden ise

0 gammaz,
8 bilgic,
0 comez,

uyelerden toplam 11 ki$i sozlukte at ko$turuyorlar.

ayrica

$u anda bilgi sozluk’u 9 ki$i okuyor.

pucca günlük

elma sekeriiii
uzun bi pasaj ama yarıldım yani, öyle böyle değil...


01/05/2010:

ev arkadaşım artık eve geliyor diye böle temizlik yapalım dedik, karıya ayıp olmasın.. kalktık markete gittik, bi güzel aldık cifleri, yer silleri falan mutlu mesut elele kolkola, kanser yapıcı maddeler hakkında konuşarak eve dönüyorduk..
tam evin oraya gelince apartmanın önünde iki adet sarı, böyle ışıl ışıl parlayan, orospumsu mu desem, sürtük mü, allah belalarını versin mi, kalleş köpek falan mı diye devam edemeyeceğim cisim bekliyor... dış kapıyı açmak için uğraşıyorlar.
zaten bu dış kapıları yapan firmaların tek özelliği o anahtarı takarken biraz dışarı çıkartıp kendine çekmek zorunluluğunda olman sanırım. ulan bütün dış kapılarda aynı sorun mu olur. bu mudur bu işin kuralı anlamadım ki?
bunlar böyle garip gurup konuşarak açmaya çalışıyordu ki, bi baktım koşarak erik yanlarına gitmiş karıların, kapıyı açıyor...
ben de arkasından pıtır pıtır koşturuyorum, o elimdeki cifleri tek tek götüne sokmak için!
hoop erik açtı kapıyı, çocuk beni unuttu bi an "buyrun bayanlar" dedi.. benim zaten orada beynim pıt pıt pıt atmaya başladı.. kızlarda rusça konuşunca allaaaahhhhhhhhhhhhhhhhhhh!!!!
yemin ederim taramalı tüfekle hepsini taramak istedim...
derin derin nefes aldım, elimdeki poşetleri erik’e fırlattım.. gözünün içine öyle bir baktım ki.. anlamadı, bu kez asansöre doğru koşturmaya başladı, kapıyı açtı bizi içeri aldı...
canım ya çok naziktir.. evde ölsem pes’in başından kalkıp bana su getirmeyen herif, sifonu çekmeye erindiği için "puccaaa yaa sifonu çekiversene" diyen hayvan! beni bi defa otobüste unutmuş camış, orada centilmenlik yapmaya başladı..
beraber bindik asansöre.. kızların memelerinin oralarda bi yerde kayboldum ben.. ezik sünepe gibi hissediyorum kendimi. zaten terlemişim kokuyomuyum napıyorum, bi de saçımda ki yağın da biri bin para. öyle aralarında acınası halde duruyorum.
erik’in de gözleri ışıl ışıl.. babası bisiklet hediye etmiş ilkokul bebesi gibi.. nasıl gülüyor, nasıl sevinçli..
orada aklına girsem neler düşündüğünü, nasıl fanteziler içerisinde gidip geldiğini tahmin etmem zor değil. iki sarı rus kızı ve bir hobitle, küçücük asansörde allaahhhhhh. yer misin yemez misin.. gerçi hoş beni fantezi dışı tutuyordur, sevgili kontenjanından sadece o da izlesin bari yazık diye düşünmüştür...
döndüm ona karnına bir tane vurdum "o aklından geçen hayalleri sakın ama sakın kurma kes hemen!! yoksa ben kesecem" diyince "yaaeee ne diyosunn yeaaaaa" falan gibi ergen çocuk taklidi yaptı, pislik torbası!
bizim üst katlarda bi yerde oturuyolar, çünkü ilk biz indik.. geçiyoruz yanlarından kızların ayaklarına bastım, elimdeki poşeti de bi tanesine vurdum, yanlışlıkla olmuş gibi..
erik’e de döndüm "sakın şirinlik yapma şunlara gel" dedim kuzu kuzu geldi..
eve girdik, bunun surat asıldı, bi mutsuz oldu.. çocuğumu sokakta oyun oynarken zorla eve alıp, ders çalıştıracakmışım gibi hissettim.. o surat nasıl ama böyle... aaa pezevenge bak karılardan ayrıldı diye depresyona girecek..
- ne oldu ayrıldın diye karılardan ağlıcan mı?
- ya ama komşuların onlar biraz nazik olalım hadi yemeğe çağralım
- erik ağzına sıçarım senin
- aa çok kabasın çok bak o kızlar hiç öyle konuşuyorlar mıydı
- erik valla geliyor kafana haa
- rus kızları en iyi eşmiş valla ben diyim de ehehehe şaka yapıyorum yeaaaa canımsın benim sen okyanus gözlüm, yerli rusum.. onlara bin basarsın sen gel hadi yanıma...
bu erkeklerin en nefret ettiğim huylarından biri, böyle sinir olduğun bi şey üzerinden sürekli olarak seninle dalga geçmesi.. ona sinir olmuşum işte daha ne ehehe ohahaha hihihi diye mal mal laflar söylüyorsun... kafandan geçenleri de biliyorum lanet olsun ki "ayy pompikim beni seviyooo benden başkasına bakmaz mihi^_^" karılarından değilim.. ya da erkeğin kafasından geçeni bilmeyecek tiplerden... ama bu yaptığına bir ceza bulmalıyım, öyle kolay o dış kapı muhabbetini affetmeyeceğim!!!!!
bundan sonra erik bizim eve asla ve asla gelmeyecek. bu mahalle sınırları içerisine girmeyecek. o yaptığı espirilerin hepsi tek tek götüne girecek. ayrıca babamla beraber aynı zamanda halamlarla da tanıştıracağım..
hayatının en kötü günleri seni bekliyor erik!!! gelecek haftasonu halamlar ve babamla geçireceğimiz zamanlarda andım olsun asla senden yana çıkmayacağım.. seni kurtların arasına koyun gibi salacağım!!! sana bugün yaptığının cezasını acı acı ödeteceğim..
ve o rus kıları için de hemen imza falan toplayacağım, tamam mahallede ki, zencilere, japonlara hatta travestilere ses çıkarmadım ama bu çok fazla!!! kusura bakmasınlar ben her gün bu işkenceyi çekemem, kalksınlar gitsinler başka yerde otursunlar! sevmediğim ot burnumda bitiyor resmen...

pucca günlük

elma sekeriiii
ufak bir pasaj;

01/05/2010:

" tek taşım var ve ben bu sorumluluk altında ezim ezim eziliyorum.. ezildiğimle kalsam iyi mutasyona uğramışım sanki... mesela cillop gibi çocuklar görüyorum böyle hafif kesecem güneş gözlüğünün altından, o anda bi parlama, bi nur gözümü alıyor, hooopp bakıyorum parmağımda bir yüzük.. o yüzük böyle erik’in suratına dönüşüyor, o çocuğu keseyim kesmeyeyim telaşına düşerken, o oradan konuşmaya başlıyor.
"ayıp değil mi yaptığın! yüzük takmış kadınsın artık biraz ağır ol! yoksa haketmiyor musun o yüzüğü haa??" diye.. töbeler olsun, 1 sene azmettim sabrettim öss sınavına girermiş gibi ter döktüm, kazandım o yüzüğü iki bebe kescez diye vicdanımla oynayıp kendimi kasmayayım diyorum ve başım öne eğik gidiyorum.."

allah’ım kendimi görüyorum... kahretsin!

patos rolls

elma sekeriiii
patos’un yeni cipsinin adı.

kıvrık $ekliyle $u anda piyasadaki tüm cipslerden farklıdır. ha bir de beren saat’in reklam filminde oynamasıyla baya bi ses getireceğe benzemekte...


http://www.dailymotion.com/video/xdn0ge_beren-saatyli-patos-rolls-reklam-fi_shortfilms#from=embed

pucca günlük

elma sekeriiii
ulan 3 seneyi a$kın bir blog fırtınası almı$ ba$ını gidiyor da sözlükçe ya bizim bundan haberimiz yok; ya da çok ü$engeçiz hakkında hiç bir $ey yazmamı$ız!

her neyse; nedir bu pucca günlük?

bir kız var, "onunla evlenmek benim kaderim" dediği bir sevgilisi. dövüyor adam kızı, kıskançlık krizleriyle beraber. kız "yeter!" diyip ayrılıyor ondan; terkediyor. ama sadece onu değil; tüm benliğinden de ayrılıyor adamla beraber; depresyonun dibinde ya$ıyor her sancısını her gözya$ını.
"kahvaltıda peynir yer yanında passiflora içer"di. bir gün sevgilisinin ba$ka bir kız bulduğunu öğreniyor; çıldırıyor.

intiham ulan intikam! nidalarıyla adamı rezil etmeye çalı$ıyor herkesi arayıp iğrenç detaylar veriyor adamla ilgili. evinin adresini verip porno dergisine üye yapıyor herifi. adam geri dönüp sen mi yapıyorsun dediğinde dü$emem ben o kadar; barı$maya mı çalı$ıyorsun ne diyip dönüyor arkasını "tertemiz" $ekilde. ama tabi adam bunun yapmadığını dü$ündükçe ironik olarak kendini bi bok yapamamı$ sayıyor en doğalından.
gidip bir blog açıyor; adı passiflora-rapunzel. ilk icraatı sevgilisinin resimlerini e$cinsel erkeklerin üzerine yapı$tırıp bloga koymak oluyor ismini koca koca puntolarla yazıp. rezillik değil mi amaç; yapıyor.

"depresyonun en dibindeydim buraya yazarken, işsiz, parasız, terkedilmiş bildiğim eziktim lan. baktım olmuyor bu şekilde en sıradan şeylerden, komik anlar çıkarmaya başladım. en azından dedim ilerde okuduğumda acıyı değil gülünecek detayları görürüm diye. iyi ki böyle yapmışım diyorum şimdi ve iyi ki yazmışım bloga."


an itibariyle 25 ya$ındaki bu kadının 3 seneden bu yana toplamda 3bini ækın izleyeni var günlük sayfasında. ilk a$kını rezil ettikten sonra türlü ili$kileri yazdı durdu. sevgilisiyle sevi$ti yazdı, kavga etti yazdı; güldü yazdı ağladı yazdı. yazarak hayatına kavu$tu tekrar; suyun üzerine çıkabildi; nefes aldı. her bir klavye tu$u onun yemeği suyu oldu.
yeni i$ini de bloğu sayesinde buldu; bir reklam $irketi sahbii onu reklam yazarlığı teklifi için aradı...

ve $imdi bir kitap çıkardı:
küçük aptalın büyük dünyası/pucca günlük.

içerisinde her $ey var; üvey babasıyla ilgili iğrenç detaylar da dahil olmak üzere... küçükken taciz ediliyor oradan oraya sürükleniyor en sonunda anneannesi onu yanına alıyor; onu çok güçlü kılacak olan sözleri ondan duyuyor; marilyn monroe’yu idol yapması da bu döneme denk geliyor; 7 ya$ına.



3 yıllık bir hadiseden geri kalmayalım dedim.

(bkz: öpt t$k bye)

kimler var

elma sekeriiii
online uyeler

epikuros (2. nesil bilgic) [msg] [kim]
nerobianco (3. nesil bilgic) [msg] [kim]
mitili (3. nesil bilgic) [msg] [kim]
elma sekeriiii (moderator) [msg] [kim]
abdurrezzak bin reloaded (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
atacamadesert (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
delirtmeyinlanbeni (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
civeng (5. nesil bilgic) [msg] [kim]
157 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol