basılı mesajlar almakta ve göndermekte kullanılan elektromekanik bir düzen. kısaca telem veya teleprinter de denir. telem tâbiri daha çok askerî haberleşmede kullanılır. herbiri teleemprimör cihazına sâhip abonelerin bağlandığı telefon benzeri yazılı haberleşme servisine teleks sistemi denir.
teleprinter cihazı 1900’lerin başlarında ortaya çıktı ve morse telgraf cihazının yerini almaya başladı. sterling, morton ve krum gibi araştırıcılar bu hususta ilk çalışanlardandır.
sıklıkla kullanılan iki temel kod sistemi vardır. bunlardan biri orijinal baudot kodundan donald murray tarafından adapte edilen murray kodu, diğeri de daha yeni olan amerikan ascii kodudur. murray kodunda her karakter 5 bilgi darbesinden, ascii kodunda ise, 8 bilgi darbesinden teşekkül eder. çeşitli mesaj işleme özelliklerini hâiz ve bu kodlardan biriyle çalışan teleprinter makineleri mevcuttur. bilgileri temsil eden elektrikî işâretler telgraf hattı üzerinden frekans çoğalmalı sistemle gider. yâni aynı anda birçok mesaj farklı taşıyıcı dalgalar üzerine bindirilerek tek bir hat üzerinden iletilir.
türkiye’de de mehmed ali özkardeş isimli bir türk telgrafçısı bir nevi teleemprimör cihazı geliştirmiş ve 1952 senesinde açılan bir sergide teşhir etmiştir. tamâmen yerli malzeme kullanılan bu cihaz hâlen ankara’daki ptt müzesindedir.
hipomani düşüncedeki hızlanma, öfori (aşırı neşe-canlılık), psiko-motor davranıştaki artma ile dikkati çeken hastalık. psikoz denilen akıl hastalığına girmez. burada aşırı canlılıktan bahsedilir.
hipomani belirtileri nelerdir?
...
hipomani belirtileri, maniye göre daha hafiftir. sıklıkla hastalık olarak görülmeyip gözden kaçabilir. atak sırasında aşağıdaki belirtilerden üçünün bir arada bulunması gerekir:
1.kişinin kendine güveninde aşırı artma
2.uyku ihtiyacında azalma
3.dikkatin kolayca dağılması
4.fiziksel ve zihinsel aktivitede aşırı artma
5.kötü sonuçlar doğurabilecek aktiviteler içine girme
hipomani belirtileri nelerdir?
...
hipomani belirtileri, maniye göre daha hafiftir. sıklıkla hastalık olarak görülmeyip gözden kaçabilir. atak sırasında aşağıdaki belirtilerden üçünün bir arada bulunması gerekir:
1.kişinin kendine güveninde aşırı artma
2.uyku ihtiyacında azalma
3.dikkatin kolayca dağılması
4.fiziksel ve zihinsel aktivitede aşırı artma
5.kötü sonuçlar doğurabilecek aktiviteler içine girme
süpernova, enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. bir süpernovanın parlaklığı güneşin parlaklığının yüz milyon katına varabilir.
(bkz: sarı humma)
çoğunlukla orta ve güney amerika ile batı afrika’da rastlanan tehlikeli ve bulaşıcı bir hastalıktır. sarı humma sivrisineği (aedes aegypti) tarafından taşınan bir virüsle insandan insana bulaşır. 2-7 günlük kuluçka döneminden sonra hastalığın üç dönemi mevcuttur. başlangıç olan ilk döneminde, yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, kol ve bacaklarda ağrılar, bulantı ve kusmalar görülür. hastanın elmacık kemiklerinin bulunduğu yüz bölgesi kıpkırmızı olur. 3-4 gün sürer. her zaman görülmeyen ikinci dönem birkaç saat sürer. aldatıcı bir iyileşme görülür. ateş düşer. hasta iyileştiğini sanır.
üçüncü dönemde ateş yeniden yükselir. ilk belirtiler yeniden ortaya çıkar. hastanın derisi kırmızımtrak koyu sarı bir renk alır. hastalık bu özelliğinden “sarı humma” adını alır.
hastalık ağır geçmediği taktirde hasta birkaç haftada iyileşir. hastalık âmili virüse karşı etkili bir tedâvi metodu yoktur. hastalığın yayılmasını önlemek için hasta, doktor kontrolünde ayrı yerde tutulur ve virüsü bulaştıran sivrisineklerle mücâdele edilir.
üçüncü dönemde ateş yeniden yükselir. ilk belirtiler yeniden ortaya çıkar. hastanın derisi kırmızımtrak koyu sarı bir renk alır. hastalık bu özelliğinden “sarı humma” adını alır.
hastalık ağır geçmediği taktirde hasta birkaç haftada iyileşir. hastalık âmili virüse karşı etkili bir tedâvi metodu yoktur. hastalığın yayılmasını önlemek için hasta, doktor kontrolünde ayrı yerde tutulur ve virüsü bulaştıran sivrisineklerle mücâdele edilir.
madde karışımlarının damıtılmasında kullanılan kap. bâzan imbik, sıvıların buharlaştırıldığı ve buharın yoğunlaştırıldığı kap anlamında da kullanılır.
gökte, birbirine göre durumları her vakit aynı kalan, değişmeyen yıldızlar topluluğu. insanoğlu çok eski çağlardan beri gökyüzünü gözlemiş ve yıldız kürelerini belirli cisimlere ve yaratıklara benzeterek adlandırmıştır. günümüzde gökyüzünde 88 takımyıldızı bilinmektedir. takımyıldızları lâtince birer kelimeyle adlandırılır. milletler bu isimleri kendi lisanlarına çevirerek kullanmaktadır.
takımyıldızları burçlar olarak da bilinmektedir. bütün gökyüzü 88 burca bölünmüştür. gökyüzünün kuzey ve güney yarımkürelerini kapsayan 88 alandan her biri, bir takım yıldızını meydana getirir. her yıldız, galaksi veya gök cismi, takımyıldızlarından birinin alanı içinde bulunur. kırk sekiz takımyıldızının adları ve konumları 17. yüzyılın başına kadar biliniyordu ve günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. geri kalan 40 takımyıldızının büyük bölümü 17 ve 18. yüzyıl astronomlarınca târif edilmiştir. uluslararası astronomi birliği (iau)’nin 1945’teki çalışması sonucunda, bugünkü 88 takımyıldızının adı ve konumu üzerinde anlaşmaya varıldı.
halk arasında, zodyak (burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takımyıldıza ortak olarak “burçlar” adı verilmiştir. zodyak, gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayâlî bir kuşaktır. burçlar kuşağı olarak da bilinmektedir.
takımyıldızları burçlar olarak da bilinmektedir. bütün gökyüzü 88 burca bölünmüştür. gökyüzünün kuzey ve güney yarımkürelerini kapsayan 88 alandan her biri, bir takım yıldızını meydana getirir. her yıldız, galaksi veya gök cismi, takımyıldızlarından birinin alanı içinde bulunur. kırk sekiz takımyıldızının adları ve konumları 17. yüzyılın başına kadar biliniyordu ve günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. geri kalan 40 takımyıldızının büyük bölümü 17 ve 18. yüzyıl astronomlarınca târif edilmiştir. uluslararası astronomi birliği (iau)’nin 1945’teki çalışması sonucunda, bugünkü 88 takımyıldızının adı ve konumu üzerinde anlaşmaya varıldı.
halk arasında, zodyak (burçlar kuşağı) üzerinde yer alan 12 takımyıldıza ortak olarak “burçlar” adı verilmiştir. zodyak, gökyüzünde güneş ve başlıca gezegenlerin yolu üzerinde bulunduğu tasarlanan hayâlî bir kuşaktır. burçlar kuşağı olarak da bilinmektedir.
denizanaları, cnidaria (coelenterata) şubesinin scyphozoa sınıfının üyeleridir. denizanalarının knidoblast denen savunma amaçlı kullandığı hücreleri vardır. knidoblastların içinde nematosit adı verilen yakıcı kapsüller bulunur. bunlar savunmanın yanında avlanmada da görevlidirler. denizanalarına herhangi bir şekilde temas edildiğinde nematosistler yakıcı kapsüllerinden dışarı çıkar. dokunduğu organda zehir etkisi gösterir. bu durumda denizanasının temas ettiği bölgeyi kesinlikle kaşımamak gerekir. çünkü patlamamış yakıcı hücreler bulunabilir. kaşırken bunları patlarsa zehir etkisi daha fazla olur. tatlısuyla da yıkamamak gerekli. yoğunluk farkından dolayı yine patlamalar olabilir. bunların yerine sıcak suyla (deniz suyu olmalı) o bölge temizlenebilir. sıcak zehir etkisini azaltır. ayrıca amonyak da kullanılabilir.
yüksek ate$ isiliği bu hastalık esnasında görülür.
yataylığı temin etmekte kullanılan bir kontrol etme aleti. en çok sudan istifade edilerek yapıldığı için bu adı almıştır.
(bkz: argyroneta aquatica)
lat. su örümceği.
insan vücudunda kalça eklemiyle diz eklemi arasındaki bölgede bulunmaktadır.
uykuda yapamadığımız hede. vücudun bunu yapamamasının yegane nedeni ise uykunun bölüneceği ihtimalidir.
enerji ve enerji dönüşümlerini, entropiyi ve burada maddenin fizikî özellikleri arasındaki bağıntıları inceleyen ilim dalı.
vardır böyle bir hadise evet.
bazı insanlar, normalde görünü$lerinden çok daha güzel bir $ekilde fotoğraflanırlar o parlak kağıtlara... ancak bazıları ise, göründüklerinden be$ beter çıkarlar o karede; maymunun insana dönü$me formasyonunda tıkanmı$lık hissiyatı yaratır gibi.
nedeni nedir bilinmez; ama ya$anıyor i$te $u fani sıçtımının hayatında...
ulen o kadar özenir giyinir süslenir; içinden ta$an hayat enerjisiyle muhte$em göründüğünü dü$ünürsün; bi resim çektirirsin karde$e anneye, bok gibi çıkar anasını satayım...
neden?
-hayatım sen fotojenik diilsin.
sıçarım böyle i$e ben.
bazı insanlar, normalde görünü$lerinden çok daha güzel bir $ekilde fotoğraflanırlar o parlak kağıtlara... ancak bazıları ise, göründüklerinden be$ beter çıkarlar o karede; maymunun insana dönü$me formasyonunda tıkanmı$lık hissiyatı yaratır gibi.
nedeni nedir bilinmez; ama ya$anıyor i$te $u fani sıçtımının hayatında...
ulen o kadar özenir giyinir süslenir; içinden ta$an hayat enerjisiyle muhte$em göründüğünü dü$ünürsün; bi resim çektirirsin karde$e anneye, bok gibi çıkar anasını satayım...
neden?
-hayatım sen fotojenik diilsin.
sıçarım böyle i$e ben.
popoyu tabak gibi ortaya koyan pozdur.
olayın özeti:
arkada$: yaa elma, lan ya bu çocuk isa mesihse???????!
elma: allah belamızı vermi$ canım, ne diyim.
arkada$: yaa elma, lan ya bu çocuk isa mesihse???????!
elma: allah belamızı vermi$ canım, ne diyim.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?