confessions

angelus

- Yazar -

  1. toplam entry 19883
  2. takipçi 1
  3. puan 442110

hayalet dansı

angelus
minneconjoi siouxlarından big foot’un öldürüldüğü yaralı diz katliamını ateşleyen danstır.1890’da dakotalar arasında bir kurtarıcının gelip;topraklarını alan kişilerden kızılderilileri kurtaracağı inancı yaygınlaştı.bu durumu ayinsel bir gösteri haline getirerek hayalet dansını yapmaya başladılar.amerikan orduları bu dansı bağımsızlık hareketi olarak algılayıp yasakladı.lakotalar bu törenlere pine ridge ve rosebud reservasyonlarında da katılmıştı.rezervasyondaki ajanlar hükümete haber verdi ve şef oturan boğa bu dansı yaptığı için öldürüldü.bu dans circle of the life olarak tanımlanır ve dans ederken daireyi tamamlamak esastır.

quechua

angelus
güney amerika’nın and dağları’ndaki bölgelerinde , bir grubun konuştuğu, kızılderili dilleriyle yakın akraba olan bir dildir.

quechua konuşanlar kendi dillerini runa simi olarak adlandırırlar (runa "insan" ve simi "kelime", yani "insan kelimesi").

aymara

angelus
bir güney amerika yerli kavmi ve konuştukları dil. yaşam alanları and dağları çevresi olup ağırlıklı nüfus bolivya’da bulunur(toplam nüfusun yaklaşık % 30-40 ı). ayrıca peru’nun güneyi (toplam nüfusun yaklaşık % 5 i) ve şili’nin kuzeyinde (toplam nüfusun yaklaşık %0.3 ü) yaşarlar. çok az sayıda nüfus da ispanyol sömürgesi zamanında göç ettirildikleri ekvador’dadır.

bolivya devlet başkanlığına 22 ocak 2006 da seçilen evo morales de bir aymara yerlisidir.

barış çubuğu

angelus
kuzey amerika yerlileri arasında ritüel amaçlı kullanılan tütün çubuğu. calumet veya şaman piposu şeklinde de adlandırılır.

barış çubuğu yapımında genellikle kızıl pipo taşı veya güney dakota’daki big stone lake’in batısındaki coteau des prairies’den çıkarılan kızıl kil (catlinite) kullanılır.

buhar kulubesi

angelus
kızılderili ritüel ve gelenekleri bölgeden bölgeye, kabileden kabileye değişmekle birlikte ritüellerde genellikle dualar, davul çalma ve ruhlar dünyasına armağanlar sunma gibi unsurlar içerir. buhar kulübesiyle ilişkili bazı ortak uygulamalar ve temel unsurlar şunlardır:

oryantasyon – kapı genellikle ateşe dönüktür ve ateş ile kulübe arasındaki ikiliği gösterir. bu ikilik çoğu kızılderili geleneğinde erkek-kadın veya yer-gök ikiliklerinin temsilidir. bir göl kenarında inşa edilen kulübe gölün ruhuyla temas amacıyla yapılmış olabilir.
inşa – kulübe genellikle büyük bir özenle ve kullanılan malzemeye ve çevreye saygıyla inşa edilir. çoğu gelenekte kulübe inşası sırasında tam bir sessizlik söz konusudur ancak bazen inşa sırasında davullar çalınır. bazı geleneklerde oruç tutulur.
giysi - geleneksel kulübelerde uygulamaya katılanlar basit bir giysi veya havluya sarınır.
sunular - tütün, tatlı bitkiler, sedir veya diğer bitkiler dua sırasında şükran göstergesi olarak sunulur. barış çubuğu veya mısır koçanı çubuğunda tütün tüttürülebilir, sıcak taşlara veya ateşe su serpilir. kişi kulübeye girmeden önce ruhlar dünyasından destek almak için kendini arındırır.
destek – çoğu kızılderili geleneğinde bir veya iki kişi (köpek askerler ) buhar kulübesinin dışında kalır ve töreni korur ve uygulayıcıya yardım eder.

buhar kulubesi

angelus
kuzey amerika yerlileri (kızılderililer) tarafından kullanılan törensel buhar banyosunun gerçekleştirildiği küçük yapıdır. çeşitli stillerde yapılan buhar kulübeleri vardır. kubbeli olanları kadar, kızılderili çadırları (tipi ) gibi olanları hatta yerde açılmış basit bir çukur şeklinde olanları da bulunur. kulübe dışında yakılan ateşte kızdırılan taşlar kulübenin ortasındaki bir deliğe yerleştirilerek kulübede yüksek sıcaklık sağlanır.

güneş dansı

angelus
bazı kuzey amerika yerli halkları tarafından icra edilen dini bir seremonidir.

farklı yerli ulusları güneş dansını farklı şekillerde icra etmelerine rağmen törenlerdeki, dans etme, şarkı söyleme, davul çalma, vizyon tecrübesi, oruç ve bazı durumlarda vücuda çeşitli maddeler batırma (piercing) ve et sunuları gibi çoğu ortak unsuru içermektedir.

mancurya

angelus
17.yüzyılda çin’deki ming hanedanını yenmiş ve qing imparatorluğunu kurmuşlardır. qing imparatorluğu çin’i 1912 yılında çin xinhai devrimine kadar yönetmiştir. bu devrimle çin cumhuriyeti kurulmuştur.

gurka

angelus
nepal’li bir halktır. 18 yy’da hintli ermiş gorkhana’nın müritlerinden baba rawal’ın mevar tekkesine bağlı olanlarca kurulmuş, zamanla cemaatleşip daha sonra halklaşmış ve nepal krallığını kurmuşlardır. ingiliz koloni ordusunda cesaret, güç ve kararlılıkları ile ün salmışlardır.

başlangıçlarını anlatan efsanelere göre, gurkaların kurucusu sayılan, baba rawal, 8 yy’da ermiş gorkhana ile bir av sırasında tanışır. gorkhana, baba rawal’ya kendisinin ileride gurkaların başına geçip çok ünlü bir komutan olacağını müjdeler. kukri denen, bugün de gurkaların simgesi sayılan bir hançeri hediye eder.

bundan sonra, o sırada kuzey-batı hindistan ve afganistan’a doğru ilerlemekte olan müslümanların ilerleyişlerini durdurmalarını ve onlarla savaşmasını ister. bunu kabul eden gorkhana, o zamanki adı gandar(kandahar) olan afganistan’ı müslümanlardan korur ve buralara kendi halkıyla yerleşip hükmeder. müslümanların ilerleyişi duraklar, ancak daha sonra 13-16 yy’da türklerin yardımı ile hindistan’da müslüman ilerleyişi devam eder.

maharaya diraj priti narayan şah (1769-1775), gurka soyundan, ilk olarak bir devlet kurarak buraya nepal krallığı adını verdi. 1814–1816 yılları arasında, gurka savaşı’nda doğu hindistan şirketi ordusu ile çarpışan gurkalar, cesaret ve savaşcı yetenekleri ile ingilizlerin dikkatini çektiler. savaşın ardından bu halkın gücünden faydalanmak isteyen ingilizler, o sırada rana hanedan’ını başlatacak olan şiri tin maharaye yung bahadır rana’yı başbakanlığa getirerek, kendisini gurkaları önceleri doğu hindistan şirketi ordusuna, sonraları koloni ordusuna kiralamak konusunda "ikna" ettiler. şiri bahadır rana, bugün bile napal’lilerce o dönemden sonra 100 yıl daha sürecek karanlık bir nepal tarihi yarattığı konusunda eleştirilmektedir.

kendilerini daha üstün gören brahma - hint asıllı gurkalar, sıradan askerler olarak ingiliz ordusunda yer almayı redettiklerinden, bu durumu çözebilmek amacıyla, kraliçeden bu kişileri daha yüksek sınıftan askerler olarak alabilmek için özel bir birlik kurulmasına karar verildi. tibet ve moğol asıllı gurkalar ise er olarak yer aldılar.

içlerinde başarılı olanlar çıkmış olsa da¹, ekseriyetle, kendileri için orduda ancak bir kaç derece yer bulabilmiş ve yüksek riskli hemen hemen tüm savaş ve harekatlarda yer almışlardır. ingilizler hindistan’ı terk ettikten sonra bile ingiliz ordusunda hala yer almaktadırlar. ancak şimdilerde açılan davalarda ingiliz kraliyet ordusunun gurkalara kanuna aykırı şekilde haksızlıklar yaptığını ileri sürmüşlerdir.

tehuelce

angelus
patagonya’nın yerli kabilelerinin ortak adıdır. ayrıca patagonyalılar olarak da anlandırılırlar.

erken avrupalı kaşiflerin hikayelerinde adı geçen güney amerika’nın dev sakinleri patagonlar’ın tehuelçeler oldukları düşünülmektedir.

patagon

angelus
ilk defa zamanın az bilinen bölgesi ve sahili olan patagonya’da rastlanan efsanevi insan ırkıdır. ilk avrupalıların kayıtlarına göre, boylarının normal insan boyunun iki katını geçtiği, hatta bazı kayıtlara göre 3,5 - 4,5 metreyi bulduğu söylenir. yaşamış olması mümkün olmayan bu insanların varlığı, bölgedeki avrupalıların akıllarında, 18. yüzyılın sonlarında büyük ölçüde çürütülene dek 250 yıl kadar kalmıştır. ancak güney amerika efsaneleri birkaç dev kabile soyundan bahseder. örneğin, ortalama 7 fit (2,134 metre) boyunda ve kızıl saçlı oldukları söylenen peru’nun çancasları veya çanakları [1].

patagonlar hakkındaki ilk bilgi, 1520’lerde dünyanın etrafını dolaşan ferdinand magellan ve mürettebatının onları güney amerika sahillerinde gördüklerini iddia etmeleridir. magellan’ın uzun yolculuğunun tarihçisi ve yolculuktan sağ çıkan az sayıdaki kişiden biri olan antonio pigafetta yerlilerle karşılaşmalarını ve boylarının normal insanın iki katı olduğunu yazmıştır:

"bir gün aniden çıplak ve dev boyutlarda bir adamı limanın sahilinde gördük, dans ediyordu, şarkı söylüyordu ve kafasına toprak atıyordu. kaptan-general magellan, adamlarımızdan birini devin yanına yolladı, o da aynı hareketleri barış işareti olarak yapacaktı. bunu yaparak, devi kaptan-generalin beklediği adacığa getirdi. dev, kaptan-generalin ve bizim yanımızda çok şaşırdı ve gökten geldiğimizi düşünerek parmağını havaya kaldırarak işaretler yaptı. o kadar uzundu ki ancak beline geliyorduk ve orantılıydı..."
pigafetta ayrıca magellan’ın bu insanlara "patagão" (veya patagoni ) adını bağışladığını kaydetmiş fakat bağışlamanın ayrıntılarını açıklamamıştır. pigafetta’nın zamanında bu ismin kaynağı olarak pata veya ayak olarak düşünüldüğü ve "patagonia" kelimesinin "büyük ayak toprakları" anlamına geldiği şeklinde yorumlanmıştır. ancak, bu da kökenbilim açısından tartışmalıdır, -gon sonekinin anlamı da açık değildir. yine de, "patagonia" ismi ve yerli halkın dev olduğu fikri, sabit kalmıştır. yeni dünya’nın daha sonra yapılan ilk haritalarında bölge regio gigantum ("devlerin bölgesi") olarak adlandırılmıştır.

patagonya

angelus
özellikle görülmeye değer yerleri şili tarafındaki torres del paine milli parkı ile arjantin tarafındaki perito moreno buzulu’dur.

turizm, özellikle şili için son yıllarda ana gelir kaynağı olmuştur.2003 yılında 80.000 turisten fazlasını tek başına torres del paine milli park’ı çekmiştir.patagonya yoğunlukla kasım-şubat ayları olan yaz aylarında turist çeker.

diğer bir ekonomik kaynaksa arjantin tarafındaki koyun yetiştirmedir.özellikle 1930 ile 1970 yılları arasında ,yün üretimde patlama olmuş akabinde fiyatların düşmesiyle birçok köylü ,çiftliklerini elden çıkarmak zorunda kalmışlardır. zamanla birçok uluslararası moda şirketi bu çiftlikleri ele geçirererek, yenilemişlerdir. fiyatlar o günkü 0.75 e/kg seviyesindeyken bugün yine 5.75 e/kg’a yükselmiştir.

patagonya

angelus
düz alanlarında, pampas denilen bu yöreye özgü otluk steplerin hakimiyeti vardır.arjantin tarafı and dağlarının engel teşkil etmesinden dolayı şili tarafından daha kurak bir iklime sahiptir . şili kesimi ise valdivia yağmur ormanlarının etkisyle oldukça yağmur çeker. genel karakter olarak çok güçlü rüzgarlar eser. kutuplardan sonraki yeryüzünün en büyük buzul alanları şili kısmındadır.

güneyinde yarı antarktika ikliminin hüküm sürdüğü ateş toprakları (tierra del fuego) bulunur.bölgenin karakteristik hayvanları guanako, bir tür deve kuşu olan nandu ve kondor sayılabilir. ayrıca çok sayıda deniz kuşuna ve flamingoya ev sahipliği yapar.

patagonya

angelus
şili ve arjantin’in güneyindeki bölgedir. arjantin’deki rio colorado ile şili’deki bio bio nehirlerinin güneyi ile magellan boğazının kuzeyi arasında kalır. magellan bogazının guneyindeki ateş toprakları da patagonya’ya dahil edilebilir. buzullar diyarı, vahşi ve büyüleyici doğanın hüküm sürdüğü, dünyanın eşsiz cennetlerinden biridir.

rivayete göre ferdinand magellan, ismini verdiği magellan bogazından geçerken bu topraklarda gördüğü guanako postlarına bürünmüş ve yüzleri boyalı yerlileri bir ispanyol öyküsündeki patagon adlı bir canavara benzeterek bölgeye bu adı vermiştir.

patagonya çok az yerleşim olan bir bölgedir.yerleşim ortama 2 kişi/km² dir. bu sayı hatta arjantin’in santa cruz eyaletinde 1 kişinin altına düşer.

normandiya

angelus
kuzey fransa’da coğrafi bir bölge. yukarı normandiya (haute-normandie) seine-maritime and eure, aşağı normandiya (basse-normandie) orne, calvados ve manche bölgelerinden oluşutr. normandiya dükalığı eskiden aşağı seine bölgesi, pays de caux ve batıda cotentin yarımadasına kadar olan bölgeyi içine alan kuzey fransa’da bağımsız bir dükalıktı.

nenetsler

angelus
nenetsler veya nenets halkı rusya’de bir yerel halktır. 2002 yılı nüfus sayımına göre rusya federasyonunda 41,302 nenets yaşamaktadır. dilleri nenets dilidir.

bazen ingilizce’deki çoğul takısı olan (s) ile karıştırıldıkları için nenet şeklinde telaffuz edilmektedir.

nenetler içlerinde enets halkı, selkup ve nganasan halkının da dahil olduğu samoyedler grubu içine girerler.

iki büyük nenets grubu vardır: tundra nenetsleri ve orman nenetsleri. bazıları nenetslerin i.ö.3000’lerde fin-ural dillerini konuşan gruplardan ayrıldıkları ve i.ö.200’lerde türkçe ve altayca konuşan halklarla karışacakları doğuya göç eden gruplar olduğuna inanmaktadırlar.

nenetsler toprağa ve doğal kaynaklara saygı üzerinde duran şamanist ve animist bir inanç sistemine sahiptirler. klan temelli bir sosyal yapılanmaları vardır. nenets şamanlarına tadibya denir.

vikingler

angelus
8. yüzyıl ile 11. yüzyıl arasında, iskandinavya kıyılarında, britanya adalarında ve avrupa’nın kuzey kesimlerinde hüküm sürmüş olan savaşçı bir halktır. viking kelimesi, iskandinav dillerinde, bu kuzeyli savaşçılara verilen isimdir. aslında bir halktan ziyade bir kültürü temsilen kullanılır. o devirdeki viking halkına, iskandinavcada kuzeyli anlamına gelen nors denir.

vikingler batıya doğru ilerlerken, kardeş millet kabul edilen, bizans’ın batısını koruyan varangiyanlar da doğuya doğru ilerlemişlerdir. 8. ile 11. yüzyıllar arasında avrupa’da yaşanan bu döneme, tarihte viking devri denir.

vikingler denizci ve barbar bir kavimdir.berserk isimli savaşçıları dehşetengizdir.şu an ki isveç,norveç,danimarka ve izlanda halkı ve rusya’nın birazı torunları sayılır.

kelt

angelus
keltlerin ilk kez keltoi tabiriyle anıldığı ilk yazılı kaynak yunanlı tarihçi hecataeus’a (m.ö.517) aittir. hecataeus, kelt kabilelerini rhenaina (batı/güneybatı almanya) bölgesinde gösterir. yunan mitolojisine göre keltus herakles ve keltin’in oğlu, bretannus’un kızkardeşidir. keltus, keltlerin ilk atası haline gelmiştir. latince’de celta herodot’un gauller için kullandığı bir terim haline gelir. romalılar’ın kullandığı celtae goidheller ve britonlar olarak ayrılan adalı keltleri değil kıta gaullere atıfla kullanılır.

modern ingilizce’de terim edward lhuyd’un yazılarında (1707) kullanılır ve 17yüzyılın diğer bilginleri bu terimi büyük britanyanın ilk sakinlerinin tarihi ve dillerine atıfla kullanırlar.

günümüzde "kelt" ve "keltik" terimi (kelt ve keltik olarak telaffuz edilir) belirli bir etnik grup ve bu grubun dillerine atıfla kullanılır. seltik (celtic şeklinde yazılış değişmez) diye telaffuz edilen kullanım ise belirli spor takımlarının isimleriyle sınırlı olarak kullanılmaktadır (boston celtics, celtic f.c. gibi)

kelt

angelus
tarihöncesi ve ilkçağ döneminde yaşayan avrupa kavimlerinin bir bölümüdür. dört bin yıl kadar önce keltler, anavatanları olan orta avrupa’dan göç ederek özellikle britanya adaları’na, ispanya’ya ve galya’ya yerleştiler. savaşçı ve avcı oldukları kadar mükemmel çiftçiydiler. tekerlekli pulluğu ve fıçıyı icat ettiler. yayılmaları batıda, bronz çağı’nın sonuna ve demir çağı’nın başına denk gelir. sayısız göçleri sırasında yunanlıların, etrüsklerin, italyotların tekniklerini benimsediler; kazancılığı ve çömlekçiliği geliştirdiler. onların yaptığı yollara sonradan romalılar taş döşeyecekti. çoğu zaman birbirine rakip kabileler ve klanlar halinde toplanmış olan keltler, gerek yaşama biçimi, gerek kültür yönünden özgün bir halktı. ürünlerin koruyucusu sayılan kır tanrılarına taparlar, geleneklerin koruyucusu olan hem kâhin, hem yargıç niteliğindeki din adamlarının (drüitler) yönetiminde yaşarlardı.

m.s. i. yy.da romalılar tarafından kısmen yıkılan kelt uygarlığı, gene de, ortaçağ’a kadar yaşayageldi. bugün bile, bazı breton ve irlanda törelerinde bu uygarlığın varlığını sürdürdüğü görülür.

gotlar

angelus
güney iskandinavya’nın gotland bölgesinde oturan bir germen kavmi. gotlar 2.yüzyıldan itibaren scythia, dacia ve pannonia’da yaşamışlar 3.ve 4.yüzyıllarda bizans’ı yağma etmişler ve aryanizmi benimsemişlerdir. 5. ve 6.yüzyıllarda vizigotlar ve ostrogotlar şeklinde ikiye bölünmüşler ve iberya ve italya’da roma imparatorluğunu kurmuşlardır.
579 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol