431deki efes konsili’nde, konstantinopolis patriği nestorius’un; isa’nın insansal ve tanrısal doğalarını ayrı tutup, isaya 30 yaşındayken kelamın indiği, meryem’in daha önce sadece saf ve günahsız bir insan olan isa’nın annesi olduğu, dolayısıyla da meryem’e tanrı anası denemeyeceği şeklindeki doktrini reddedilmişti. daha sonra yapılan ii. efes konsilinde, nestorius’un aforoz edilmesi de, günümüze kadar ulaşan nasturi (asuri), keldani gibi diofizit kiliselerin kurulmasına yol açmıştı.
yoruba dini veya ruhani sisteminde olodumare`nin (tanrının) alametlerinden birini yansıtan bir ruha verilen isimdir.
yahudi tarihinin en muhim şahsiyetlerindendir. miladi ikinci asirda roma împaratorluğu döneminde yaşamistir. nasi ismi, eski ibrancada prens manasina gelmektedir ve nitekim hanasi`nin soyu kral davud`un ailesine dayanmaktadir. musevi literatüründe daha ziyade rabbeinu hakadosch (kutsal rabbimiz) olarak tanınır. bu tanımlama da daha ziyade mischna yazımındaki büyük emeği sebebiyledir. jehuda`nin tarihsel kişiliği hakkinda pek bilgi sahibi değiliz. jehuda`nin rabbi akiba`nin ölüm tarihinde dünyaya geldigine inanilmakta ve bu tarihte bar kochba isyanı dönemine denk gelmektedir. geleneksel anlatidaki ölüm tarihi ise 65 yaşında miladi 220 senesindedir. arastırmalar da bu tarihin 150 ila 200 arasında olduğuna işaret etmektedir.
hinduizmin kutsal metinleri olan vedaların bir bölümü.
vedaların ilk bölümü olan rigveda, aynı zamanda en eski ve en önemli bölümdür de. 1028 ilahi içeren rigveda tanrılara şükür ve saygı için yazılmış on kitaptan oluşur.
rigveda dünya dinlerinin içinde en eski kutsal metindir.
vedaların ilk bölümü olan rigveda, aynı zamanda en eski ve en önemli bölümdür de. 1028 ilahi içeren rigveda tanrılara şükür ve saygı için yazılmış on kitaptan oluşur.
rigveda dünya dinlerinin içinde en eski kutsal metindir.
hinduizmin kutsal metinleri olan vedaların bir bölümü.
samaveda kurban esnasında söylenan ilahileri içerir. genel sıraya göre dört vedanın içinde üçüncü sıradadır. yine de kutsiyet ve liturjik (ayinsel) açıdan rigvedadan sonra en önemli veda bölümüdür. bir tür melodiler vedası olan samaveda yüksek sesle okunur.
samaveda kurban esnasında söylenan ilahileri içerir. genel sıraya göre dört vedanın içinde üçüncü sıradadır. yine de kutsiyet ve liturjik (ayinsel) açıdan rigvedadan sonra en önemli veda bölümüdür. bir tür melodiler vedası olan samaveda yüksek sesle okunur.
tüm dünya dillerinde yahudi sever, yahudi sempatizanı, yahudi taraftarlığı, yahudi nasyonalizmi anlamında kullanılan bir terimdir. museviliği ön plana çıkaran söylemleri de vardır.
hint mitolojisinde vişnunun yedinci avatarı olan ramanın eşidir. kadınlığın ve eşlik erdeminin örneğidir. hint inancına göre, sita kendisi vişnunun ebedi ve ilahi eşi olan tanrıça lakşminin bir avatarıdır.
birçok dinde çok önemli bir yere sahip kurtuluş kavramını inceleyen teoloji konusudur.
dine dayalı yönetim biçimini tanımlamak için kullanılan terim. daha doğru bir anlatımla, dini otorite organlarının siyasi otorite organları yerine devlet idaresini elde tuttuğu devlet biçimidir. her ne kadar farklı algılanış biçimleri ve yorumları mevcut olsa da, teokrasi en yalın anlamda "devlet işlerinden bir tür ruhban sınıfının sorumlu olduğu ve devlet işlerinin dini temellere dayandırılmaya çalışıldığı sistem" olarak tanımlanabilir.
sanskritçe şimşek ve elmas anlamlarına gelen ve hem hinduizm hem de budizm için önem arz eden bir sembol için kullanılan isimdir.
tibetçedeki karşılığı dorje`dir ki bu tibet ve butanda sıklıkla kullanılan bir erkek ismidir. ayrıca, dorje tibetli lamalar tarafından ayinler sırasında sağ elde tutulan küçük sembolik bir asayı ifade etmek için de kullanılır.
hint mitolojisinde vajra tanrıların kralı indra tarafından tutulan bir şimşek - silahtır. yunan mitolojisinde zeusun taşıdığı yıldırım benzeri olarak kabul edilebilir, en azından doğal yıldırım fenomenini temsil etmesi açısından.
budizmde vajra, budizmin üç ana dalından biri olan vajrayananın sembolüdür.
tibetçedeki karşılığı dorje`dir ki bu tibet ve butanda sıklıkla kullanılan bir erkek ismidir. ayrıca, dorje tibetli lamalar tarafından ayinler sırasında sağ elde tutulan küçük sembolik bir asayı ifade etmek için de kullanılır.
hint mitolojisinde vajra tanrıların kralı indra tarafından tutulan bir şimşek - silahtır. yunan mitolojisinde zeusun taşıdığı yıldırım benzeri olarak kabul edilebilir, en azından doğal yıldırım fenomenini temsil etmesi açısından.
budizmde vajra, budizmin üç ana dalından biri olan vajrayananın sembolüdür.
bir tasavvuf terimidir. tasavvuf inancındaki zikrin bir çeşidi.
tasavvufta belirli sayıda allah denilerek nefsin durulmasını hedefleyen zikir çeşidine vird denir. nakşibendi tarikatında gizli zikir esasken kadiri tarikatı açıktan zikri tercih etmiştir. sadatı kiramın ismini ezberlemeden ihlas suresi zikri yapılır. isimler ezberlendikten sonra; günde 5000 den başlayan kalp zikri, 21000den sonra letaif zikri, 100000den sonraysa nefy u isbat zikrine başlanır yani lailaheillalah denir.
tasavvufta belirli sayıda allah denilerek nefsin durulmasını hedefleyen zikir çeşidine vird denir. nakşibendi tarikatında gizli zikir esasken kadiri tarikatı açıktan zikri tercih etmiştir. sadatı kiramın ismini ezberlemeden ihlas suresi zikri yapılır. isimler ezberlendikten sonra; günde 5000 den başlayan kalp zikri, 21000den sonra letaif zikri, 100000den sonraysa nefy u isbat zikrine başlanır yani lailaheillalah denir.
hinduizmin kutsal metinleri olan vedalardan bir bölüm.
m.ö. 1500 - m.ö. 500 arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. liturji ve özellikle kurban ayinleriyle ilgili formüller ihtiva eder. kurban esnasında mırıldanarak okunur.
m.ö. 1500 - m.ö. 500 arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. liturji ve özellikle kurban ayinleriyle ilgili formüller ihtiva eder. kurban esnasında mırıldanarak okunur.
(bkz: coktanricilik)
hindistandaki antik uğurlu bir sembol.
jainizmde, tirthankara putunun sandığını işaretler.
jainizmde, tirthankara putunun sandığını işaretler.
herhangi bir cümle kümesi, dilinin oluşturabildiği her cümle (p) için, p ya da pnin mantıksal tersini ispatlayabiliyorsa eksiksizdir. aynı şekilde herhangi bir kuram, p ya da pnin tersini içinde barındırıyorsa eksiksizdir.
empirizmi benimseyen filozofların genel adıdır. bilgiye salt akılla değil, deneyle ulaşılacağını savunurlar.
dünyayı evrenin merkezi kabul eden görüştür. kopernik sistemi öncesinde geçerli olan batlamyusun sistemi yermerkezci bir sistemdir.
ilkin hristiyan teolojisi alanındaki yorum tartışmalarından ortaya çıkan bir anlam ve metodoloji bilgisi. daha sonra terim teolojik sahanın dışına çıkmış ve daha genel anlamda yorum araştırmalarıyla ilgili felsefi bir disiplin haline gelmiştir.
kökeni aristotalese dayanan bir kimlik anlayışıdır. hilomorfizm temelli ruh anlayışı katolik kilisesinin bugün hâlâ benimsemeye devam ettiği bir ruh anlayışıdır ve thomas aquinas tarafından, var olan hilomorfik ruh anlayışının katolik dogmalarına adaptasyonu ile geliştirilmiştir. hilomorfik anlayışta, cismin özü formudur. hilomorfik bir ruh anlayışında ruh insanı rasyonal olarak düzenleyen prensiptir. hilomorfik ruh anlayışı materyalistik bir yön içerir ve bu sebeple aslında çeşitli dinî dogmalarla garip çelişkiler ve sonuçlar yaratabilir.
roma hukukundaki bir figürdür: herhangi bir kişinin öldürebileceği fakat dinî ritüellerde kurban edilemeyecek yasaklanmış bir kişi. bu kişinin vatandaşlık hakları elinden alınmıştır, ne vatandaştır ne de hak sahibi bir öznedir. yaşamı negatif bir şekilde takdis edilmiştir. ünlü çağdaş filozof giorgio agamben buradan yola çıkarak kendi felsefî görüşlerinde homo sacer olarak adlandırdığı bir kavrama sahiptir ve çağdaş felsefede agambenin bu kavramı ve ilgili görüşleri büyük yankı uyandırmıştır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?