antik romada, görünen çok katlı bir yapı çeşitidir. alt katlar alışveriş ve eğlence mekanları (taverna) amaçlı kullanılırken, üst katlar konaklama amaçlı yapılmıştır. romalılar insula ile çok katlı yapı yapan ilk uygarlık olmuşlardır. günümüzde en çok roma ve ostiada insula kalıntıları görülmektedir.
roma kentlerinde kısa sürede oluşan önemli büyüklükte şehirleşme, merkeze yakın konaklama yerlerine yoğun bir talep oluşturdu. bu bölgelerdeki özel evlerin değerinin çok artması üzerine günümüzdeki apartman benzeri yapılar oluştu. bu amaca uygun olması için bu yapılar genellikle olabildiğince masraftan kaçınacak biçimde yapılmıştı. bu sebepten dolayı, juvenal adı verilen dönemin satirik edebi eserlerde insula yapıları yıkılmaya ve yangınlara karşı zaaflarıyla geçmektedir. üst katlardaki odalar, özellikle yangın gibi durumlarda güvenli olmaması sebebiyle daha ucuza kiralanmaktaydı.
insulalar altı veya yedi katlı olarak inşaa edilmekteydi. kat ve yükseklik kısıtlaması gelmeden önce 8 ve 9 katlı yapılarda yapılmıştır. 6, 7 katlı tek bir insulada, 400 metrekarede 40 kadar kişi yaşamaktaydı.
romalıların 4. yüzyıl sonlarında devleti daha kolay idare edebilmek için uyguladıkları sistemin ismidir. bu sisteme göre imparatorluk idari açıdan iki kısma ayrılıyor ve her birinde iki augustos hâkim oluyordu. her iki augustos kendilerine birer sezar atayacaktı. augustosların görev süreleri dolduğunda bu sezarlar yeni augustoslar olarak idarenin başına geçeceklerdi. 395 yılında imparator theodosios, devletin doğu ve batı kanadının yönetimini iki oğlu arcadius ve honorius arasında paylaştırarak bu sistemi ilk olarak uygulayan kişi olmuştur.
mö 509da kurulan roma cumhuriyeti ve onun devamı roma imparatorluğunun başlıca yönetim meclisiydi. batı roma imparatorluğu 5. yüzyılda sona erdiyse de roma senatosu 6. yüzyılın sonlarına kadar toplanmaya devam etmiştir. senatus kelimesi latincede yaşlı anlamına gelen senexden gelir. etimolojik olarak senato "yaşlılar meclisi" demektir.
roma mitolojisine göre alba longanın kralı, procasın oğlu ve rea silvianın babasıdır.
kardeşi amulius tarafından tahttan indirilmiştir. amulius oğullarını da öldürmüştür. ancak numitorun torunları romulus ve remus amuliusu öldürüp numitoru tekrardan tahta çıkarmışlardır.
kardeşi amulius tarafından tahttan indirilmiştir. amulius oğullarını da öldürmüştür. ancak numitorun torunları romulus ve remus amuliusu öldürüp numitoru tekrardan tahta çıkarmışlardır.
81-96 yılları arasında esquilino ve celio arasındaki vadide imparator domitian tarafından yaptırılan ve aynı zaman da çevresinde cumhuriyet ve augustus döneminden de yapılar bulunan romanın en büyük gladyatör arenasıdır.
antik romada imparatorun altında seçilmiş en üst düzey devlet başkanı ünvanıdır. bu ünvan aynı zamanda 1799 ile 1804 arasında napolyonun devrimi öncesi fransada görev alan devlet başkanlarına verilmiştir.
romalı general ve kariyeri boyunca eşi benzeri görülmemiş biçimde yedi kere konsül seçilmiş siyasetçi. topraksız vatandaşların askere alınması ve lejyonların piyade taburları şeklinde yeniden örgütlenmesi gibi çarpıcı reformalarla da tarihe geçmiştir.
203 ve 211 yılları arasında imparator septimius severus döneminde yapılmış olan antik romanın yekpare mermer haritası. eser orijinalinde 18 m genişliğinde ve 13 m yüksekliğinde olup, barış tapınağının iç duvarlarına monte edilmiş 150 mermer levha üzerine oyulmuştur.
yaklaşık olarak 1/240 ölçeğinde yapılmış olan eser üzerinde, roma şehir merkezindeki neredeyse bütün insula, tapınak ve hamamlarının zemin planları yeterince detaylandırılmış olarak görülebilir. planın sınırları, günümüz fiziki ya da politik haritalarında olduğu gibi değil mermer üzerindeki boşlukların, elverdiği ölçüde doldurulmasıyla belirlenmiştir.
plan, ortaçağda mermer taşların yapı malzemesi ya da kireç yapmak için kullanılması nedeniyle aşamalı olarak tahrip edilmiştir. planın orijinal yüzeyinin yaklaşık % 10u, sonradan yaklaşık bin mermer parçanın birleştirilmesiyle yeniden elde edilmiştir.
yaklaşık olarak 1/240 ölçeğinde yapılmış olan eser üzerinde, roma şehir merkezindeki neredeyse bütün insula, tapınak ve hamamlarının zemin planları yeterince detaylandırılmış olarak görülebilir. planın sınırları, günümüz fiziki ya da politik haritalarında olduğu gibi değil mermer üzerindeki boşlukların, elverdiği ölçüde doldurulmasıyla belirlenmiştir.
plan, ortaçağda mermer taşların yapı malzemesi ya da kireç yapmak için kullanılması nedeniyle aşamalı olarak tahrip edilmiştir. planın orijinal yüzeyinin yaklaşık % 10u, sonradan yaklaşık bin mermer parçanın birleştirilmesiyle yeniden elde edilmiştir.
(bkz: forma urbis romae)
aynı rütbe, makam veya mevkiye sahip kimseler arasında en kıdemli olanı belirtmek amacıyla kullanılan bir terimdir.
bahsi geçen kişinin teknik anlamda diğerlerine eşit olduğunu ama diğerleri tarafından özel bir önem veya otoriteye layık görüldüğünü belirtir. bazı durumlarda, grubun gayriresmi veya gizli lideri anlamında da kullanılır.
bahsi geçen kişinin teknik anlamda diğerlerine eşit olduğunu ama diğerleri tarafından özel bir önem veya otoriteye layık görüldüğünü belirtir. bazı durumlarda, grubun gayriresmi veya gizli lideri anlamında da kullanılır.
romada antik bir hipodrom ve kitlesel eğlenceler için toplanma yeri.
roma tarihi boyunca, roma cumhuriyeti ve roma imparatorluğu lejyonları ve destek birlikleri tarafından giyilen ağır askeri sandaletlerdir.
sandaletler deriden yapılırdı ve ayağın merkezinden ve bileklerin üstünden bağlanırdı. buna ek olarak, 80 - 90 arasında değişen yuvarlak başlı demir kısa çiviler üç amaç için tabanın içine çekiçlenirdi:
caligaeyi güçlendirmek için,
askerlere daha iyi çekiş sağlamak için,
caligaeyi silahlandırmak için (askerlerin tekmeyle düşmana acı vermesini sağlamak için)
sandaletler deriden yapılırdı ve ayağın merkezinden ve bileklerin üstünden bağlanırdı. buna ek olarak, 80 - 90 arasında değişen yuvarlak başlı demir kısa çiviler üç amaç için tabanın içine çekiçlenirdi:
caligaeyi güçlendirmek için,
askerlere daha iyi çekiş sağlamak için,
caligaeyi silahlandırmak için (askerlerin tekmeyle düşmana acı vermesini sağlamak için)
19 temmuz 64 de başlayıp yaklaşık bir hafta süren ve başkent romanın yüzde onunun yanmasına neden olan büyük yangın.
tarihçi tacitusa göre büyük roma yangını 64 yılının 19 temmuz gecesi circus maximus etrafında kümelenen dükkanların arasında başlamıştı. bir çok romalının taş duvarları olmayan ahşap evlerde oturmasından dolayı yangın oldukça hızlı biçimde bu bölgelere doğru sıçradı. yangın beş gün sonra tekrar güçlenmeden önce neredeyse kontrol altına alınmıştı. tarihçi suetonius, yangının toplam altı gün ve yedi gece boyunca devam ettiğini iddia eder.yangın romanın on dört bölgesinden dördünü tamamen, yedi tanesini ise kısmen küle çevirdi. yangın aynı zamanda neronun sarayına, jupiter stator tapınağına ve vesta tapınağındaki ocağa da zarar verdi.
tarihçi tacitusa göre büyük roma yangını 64 yılının 19 temmuz gecesi circus maximus etrafında kümelenen dükkanların arasında başlamıştı. bir çok romalının taş duvarları olmayan ahşap evlerde oturmasından dolayı yangın oldukça hızlı biçimde bu bölgelere doğru sıçradı. yangın beş gün sonra tekrar güçlenmeden önce neredeyse kontrol altına alınmıştı. tarihçi suetonius, yangının toplam altı gün ve yedi gece boyunca devam ettiğini iddia eder.yangın romanın on dört bölgesinden dördünü tamamen, yedi tanesini ise kısmen küle çevirdi. yangın aynı zamanda neronun sarayına, jupiter stator tapınağına ve vesta tapınağındaki ocağa da zarar verdi.
roma mitolojisine göre numitorun kardeşi ve procasın oğluydu. kardeşi numitor alba longanın kralıydı. amulius kardeşini tahttan indirip kendisi başa geçmişti. amulius numitorun kızı rea silviayı vesta rahibesi olmaya zorladı, böylece rea bakire kalacak ve amuliusu devirecek evlatlar doğuramayacaktı. ancak rea marsın tecavüzüne uğramış ve romulus ve remusu doğurmuştu.
amulius rea silviayı yeminini bozduğu gerekçesiyle canlı canlı gömmüş ve oğullarını da tiber nehrine atmıştı. ancak nehir tanrısı tiberinus ikizleri bulmuş ve onları emzirmesi için dişi bir kurta vermişti. ardından da rea silviayı kurtarmış ve onunla evlenmişti.
amulius rea silviayı yeminini bozduğu gerekçesiyle canlı canlı gömmüş ve oğullarını da tiber nehrine atmıştı. ancak nehir tanrısı tiberinus ikizleri bulmuş ve onları emzirmesi için dişi bir kurta vermişti. ardından da rea silviayı kurtarmış ve onunla evlenmişti.
italyada bugünkü lazio bölgesindeki antik şehir. efsaneye göre aeneasın oğlu ascanius tarafından kuruldu. latiumun otuz şehrinden oluşan konfederasyon üzerinde hâkimiyet kurmuştu. yeni yeni gelişen romaya rakipti.
likud partisi liderliği ve israil başbakanlığı görevlerinde bulunmuş devlet adamı. nobel barış ödülü sahibi.
menahem beginbegin, filistinin ingiliz mandası altında olmasına karşı yahudi askeri direnişinde anahtar rolü oynamıştır. başbakanlığı öncesindeki sekiz seçimde de yenilgiye uğramasına rağmen 1977 seçimlerini kazanarak işçi partisinin 30 yıllık iktidarına da son vermiştir.
menahem beginbegin, filistinin ingiliz mandası altında olmasına karşı yahudi askeri direnişinde anahtar rolü oynamıştır. başbakanlığı öncesindeki sekiz seçimde de yenilgiye uğramasına rağmen 1977 seçimlerini kazanarak işçi partisinin 30 yıllık iktidarına da son vermiştir.
mısırın üçüncü cumhurbaşkanıdır.
mısır kralı faruka karşı 23 temmuz 1952de yapılan darbeye katılarak siyaset alanında kendini tanıtan, 1960-1969 yılları arasında meclis başkanlığı yaptıktan sonra 1970te başkan cemal abdülnasırın ölümü üzerine 5 kasımda onun yerine geçen mısır devlet başkanı.
mısırın manûfiye eyaletine bağlı mit ebulkûm köyünde doğdu. ismi enver paşaya atfen verilmiştir. 1936 yılında askeri okuldan mezun olduktan sonra, mısır ordusunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. 1952 yılında, yakın çalışma arkadaşı cemal abdülnasırla beraber, kral faruku devirdikleri "hür subaylar" darbesine katıldı. darbeden sonra, kısa bir süre muhammed necipin cumhurbaşkanlığının ardından başa geçen cemal abdülnasırın yardımcısı oldu. 1960-1969 yılları arasında mısır meclis başkanlığı görevini yürüttü.
nasır 1970de ölünce, onun yerine mısır cumhurbaşkanı oldu. 6 ekim 1981de bir askeri tören sırasında öldürülene kadar, 11 yıl mısır cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
1973 yılında meydana gelen yom kippur savaşından sonra 1975te sovyetler birliği ile ilişkileri kesmiş ve israille, kudüsü ziyaret ettiği 19 kasım 1977 tarihinden itibaren iyi ilişkiler geliştirmiş, 17 eylül 1978de abdnin arabuluculuğunda, israille masaya oturarak, camp david sözleşmesini imzalamıştır. bu antlaşma ile, israil tarafından altı gün savaşında ele geçirilen sina yarımadası, mısıra geri verilmiştir. barış çabalarının sonucu olarak, menahem begin ile birlikte 1978 yılı nobel barış ödülünü almıştır.
mısır kralı faruka karşı 23 temmuz 1952de yapılan darbeye katılarak siyaset alanında kendini tanıtan, 1960-1969 yılları arasında meclis başkanlığı yaptıktan sonra 1970te başkan cemal abdülnasırın ölümü üzerine 5 kasımda onun yerine geçen mısır devlet başkanı.
mısırın manûfiye eyaletine bağlı mit ebulkûm köyünde doğdu. ismi enver paşaya atfen verilmiştir. 1936 yılında askeri okuldan mezun olduktan sonra, mısır ordusunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. 1952 yılında, yakın çalışma arkadaşı cemal abdülnasırla beraber, kral faruku devirdikleri "hür subaylar" darbesine katıldı. darbeden sonra, kısa bir süre muhammed necipin cumhurbaşkanlığının ardından başa geçen cemal abdülnasırın yardımcısı oldu. 1960-1969 yılları arasında mısır meclis başkanlığı görevini yürüttü.
nasır 1970de ölünce, onun yerine mısır cumhurbaşkanı oldu. 6 ekim 1981de bir askeri tören sırasında öldürülene kadar, 11 yıl mısır cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
1973 yılında meydana gelen yom kippur savaşından sonra 1975te sovyetler birliği ile ilişkileri kesmiş ve israille, kudüsü ziyaret ettiği 19 kasım 1977 tarihinden itibaren iyi ilişkiler geliştirmiş, 17 eylül 1978de abdnin arabuluculuğunda, israille masaya oturarak, camp david sözleşmesini imzalamıştır. bu antlaşma ile, israil tarafından altı gün savaşında ele geçirilen sina yarımadası, mısıra geri verilmiştir. barış çabalarının sonucu olarak, menahem begin ile birlikte 1978 yılı nobel barış ödülünü almıştır.
federal almanya başbakanı (1969-1974). alman sosyal demokrat partisi (spd) lideri (1964-1987).
üniversite eğitimi sırasında, genç bir sosyal demokrat olarak sürdürdüğü etkinlikler yüzünden gestapo ile başı derde girdi, tutuklanmamak için almanyadan kaçmak zorunda kaldı.willy brandt takma adını bu sırada aldı.norveçte gazetecilik yapmaya başladı.naziler norveçi işgal edince bu kez isveçe kaçtı, ii. dünya savaşı boyunca orada kaldı.savaş bitince norveç vatandaşı olarak almanyaya geri döndü, bir süre berlindeki norveç temsilciliğinde basın ataşeliği görevinde bulundu.
siyasal yaşama dönmek için yeniden alman vatandaşlığına geçti.bir süre spd yürütme komitesinin berlin temsilcisi olarak çalıştıktan sonra, 1949da federal parlamentoya girdi.sekiz yıl sonra seçildiği batı berlin belediye başkanlığı (1957-1966) görevi dünyaca tanınmasını sağladı.sscbnin 1958de batı berlinin askerden arındırılmış açık kent ilan edilmesini istemesi, özellikle 1961de berlin duvarının örülmesi karşısında kararlı bir tutum izledi.1964te erich ollenhauerin yerine spd başkanlığına seçildi.1961, 1965 ve 1969da üç kez şansölyeliğe aday oldu.
hristiyan demokratlarla sosyal demokratlar arasında 1966da kurulan büyük koalisyonda dışişleri bakanı ve şansölye yardımcısı oldu.1969 federal seçimlerinde spdnin oylarını artırması üzerine brandt, hür demokrat partiyle (fdp) bir koalisyon hükümeti kurdu.brandt hükümetinin ilk önemli kararı, alman markını (dm) revalüe etmek, ikincisi de nükleer silahların yayılmasını önleme antlaşmasını imzalamak oldu.
brandt şansölye seçildikten bir yıl sonra çalışmalarını dış ilişkilerde yoğunlaştırdı.özellikle doğu almanya,doğu avrupanın öteki sosyalist ülkeleri ve sscb ile ilişkileri geliştirmek amacıyla ostpolitik (doğu politikası) olarak bilinen politikayı oluşturdu.bu çabaların sonucunda ağustos 1970te sscb ile batı almanya arasında, iki ülkenin kuvvete başvurmamayı kaşılıklı olarak taahhüt ettiği ve avrupanın o günkü sınırlarını tanıdığı bir antlaşma imzalandı.aynı yılın aralık ayında batı almanya ile polonya arasında imzalanan saldırmazlık antlaşması, oder-neisse hattını polonya sınırı olarak kesinleştirdi.bunu eylül 1971de berlinin statüsüyle ilgili dört büyükler anlaşması izledi.brandtın polonyayla yaptığı antlaşma önemli tartışmalara yol açtı.brandtın karşıtları, antlaşmanın almanyanın ii. dünya savaşından sonra işgale uğrayan alman topraklarının yitirilmesi anlamına geldiğini ileri sürerken, yandaşları böylece iki almanyanın yeniden birleşmesinin yolunun açıldığını ve doğu avrupayla ilişkilerde istikrar sağlandığını savundu.
avrupa birliği düşüncesinin sadık bir yandaşı olan brandt, avrupa ekonomik topluluğunun (aet) genişlemesine fransadan gelen itirazları kırmak için kişisel ağırlığını kullandı.birleşik krallıkın ve öbür ülkelerin aetye girmesi konusunda başka bütün devlet adamlarından daha çok çaba harcadı.
mayıs 1974te bir casusluk skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.1976da sosyalist enternasyonalin başkanlığına seçildi.mart 1987de spd başkanlığından ayrıldı.doğu ile batı arasında yakınlaşma sağlanması yönündeki kesintisiz çabalarından dolayı 1971 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
üniversite eğitimi sırasında, genç bir sosyal demokrat olarak sürdürdüğü etkinlikler yüzünden gestapo ile başı derde girdi, tutuklanmamak için almanyadan kaçmak zorunda kaldı.willy brandt takma adını bu sırada aldı.norveçte gazetecilik yapmaya başladı.naziler norveçi işgal edince bu kez isveçe kaçtı, ii. dünya savaşı boyunca orada kaldı.savaş bitince norveç vatandaşı olarak almanyaya geri döndü, bir süre berlindeki norveç temsilciliğinde basın ataşeliği görevinde bulundu.
siyasal yaşama dönmek için yeniden alman vatandaşlığına geçti.bir süre spd yürütme komitesinin berlin temsilcisi olarak çalıştıktan sonra, 1949da federal parlamentoya girdi.sekiz yıl sonra seçildiği batı berlin belediye başkanlığı (1957-1966) görevi dünyaca tanınmasını sağladı.sscbnin 1958de batı berlinin askerden arındırılmış açık kent ilan edilmesini istemesi, özellikle 1961de berlin duvarının örülmesi karşısında kararlı bir tutum izledi.1964te erich ollenhauerin yerine spd başkanlığına seçildi.1961, 1965 ve 1969da üç kez şansölyeliğe aday oldu.
hristiyan demokratlarla sosyal demokratlar arasında 1966da kurulan büyük koalisyonda dışişleri bakanı ve şansölye yardımcısı oldu.1969 federal seçimlerinde spdnin oylarını artırması üzerine brandt, hür demokrat partiyle (fdp) bir koalisyon hükümeti kurdu.brandt hükümetinin ilk önemli kararı, alman markını (dm) revalüe etmek, ikincisi de nükleer silahların yayılmasını önleme antlaşmasını imzalamak oldu.
brandt şansölye seçildikten bir yıl sonra çalışmalarını dış ilişkilerde yoğunlaştırdı.özellikle doğu almanya,doğu avrupanın öteki sosyalist ülkeleri ve sscb ile ilişkileri geliştirmek amacıyla ostpolitik (doğu politikası) olarak bilinen politikayı oluşturdu.bu çabaların sonucunda ağustos 1970te sscb ile batı almanya arasında, iki ülkenin kuvvete başvurmamayı kaşılıklı olarak taahhüt ettiği ve avrupanın o günkü sınırlarını tanıdığı bir antlaşma imzalandı.aynı yılın aralık ayında batı almanya ile polonya arasında imzalanan saldırmazlık antlaşması, oder-neisse hattını polonya sınırı olarak kesinleştirdi.bunu eylül 1971de berlinin statüsüyle ilgili dört büyükler anlaşması izledi.brandtın polonyayla yaptığı antlaşma önemli tartışmalara yol açtı.brandtın karşıtları, antlaşmanın almanyanın ii. dünya savaşından sonra işgale uğrayan alman topraklarının yitirilmesi anlamına geldiğini ileri sürerken, yandaşları böylece iki almanyanın yeniden birleşmesinin yolunun açıldığını ve doğu avrupayla ilişkilerde istikrar sağlandığını savundu.
avrupa birliği düşüncesinin sadık bir yandaşı olan brandt, avrupa ekonomik topluluğunun (aet) genişlemesine fransadan gelen itirazları kırmak için kişisel ağırlığını kullandı.birleşik krallıkın ve öbür ülkelerin aetye girmesi konusunda başka bütün devlet adamlarından daha çok çaba harcadı.
mayıs 1974te bir casusluk skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.1976da sosyalist enternasyonalin başkanlığına seçildi.mart 1987de spd başkanlığından ayrıldı.doğu ile batı arasında yakınlaşma sağlanması yönündeki kesintisiz çabalarından dolayı 1971 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
fransız mahkemesi jüri üyesi ve hukuk adamıdır. 1968 yılında insan haklarını savunmadaki katkılarından dolayı nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
amerikalı kuantum kimyageri ve biyokimyager. ayrıca kristalografer, moleküler biyolog ve tıp araştırmacısı olarak da bilinmektedir.
20. yüzyılın en önemli kimyagerleri arasında yer almaktadır. kuantum mekaniğinin kimya üzerindeki etkileri konusunda öncülük etmiştir. kuantum mekaniğinin kimya, biyokimya ve moleküler biyoloji üzerine etkilerini incelemiştir. bu çalışmalarından dolayı 1954 yılında nobel kimya ödülünü kazanmıştır.
20. yüzyılın en önemli kimyagerleri arasında yer almaktadır. kuantum mekaniğinin kimya üzerindeki etkileri konusunda öncülük etmiştir. kuantum mekaniğinin kimya, biyokimya ve moleküler biyoloji üzerine etkilerini incelemiştir. bu çalışmalarından dolayı 1954 yılında nobel kimya ödülünü kazanmıştır.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?