birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği bürosu, 14 aralık 1950de birleşmiş milletler genel meclisi tarafından kurulmuştur.
bmmyk, mültecileri korumak amacıyla yapılan uluslararası hareketleri düzenlemek, onlara liderlik etmek ve dünya çapındaki mülteci sorunlarını çözmekle yetkilendirilmiştir. asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.
herkesin sığınma talebi ve diğer bir devlette gönüllü geri dönüş, yerel bütünleşme ve üçüncü ülkeye yerleştirilme seçenekleri ile güvenli bir şekilde barınma haklarını garantilemek için mücadele eder. bmmyk, yaklaşık elli yıllık bir sürede, 50 milyon kadar insanın hayatlarına yeniden başlamasına yardım etmiştir.
bmmyk, insan haklarının korunmasında ve tartışmaların barışçı bir şekilde çözülmesinde etken olan koşulların yaratılması için, devletler ve diğer kurumları destekleyerek, zorla yerinden edilme vakalarını azaltmayı amaçlamaktadır. bu doğrultuda bmmyk, kendi ülkelerine dönmekte olan mültecilerin yeniden kaynaşmalarını güçlendirmek arayışında olup, mülteci yaratan olayların tekrarlanmasını önlemektedir.
bmmyk, ırk, din, politik düşünce ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın ve tarafsız bir şekilde mültecilere ve diğer insanlara ihtiyaçları doğrultusunda koruma ve yardım sağlamaktadır. bmmyk, bütün faaliyetleri arasında en çok çocukların ihtiyaçlarını karşılama ve kadın eşitliğini yükseltme çabası içindedir.
birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği bürosu, 14 aralık 1950de birleşmiş milletler genel meclisi tarafından kurulmuştur.
bmmyk, mültecileri korumak amacıyla yapılan uluslararası hareketleri düzenlemek, onlara liderlik etmek ve dünya çapındaki mülteci sorunlarını çözmekle yetkilendirilmiştir. asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.
herkesin sığınma talebi ve diğer bir devlette gönüllü geri dönüş, yerel bütünleşme ve üçüncü ülkeye yerleştirilme seçenekleri ile güvenli bir şekilde barınma haklarını garantilemek için mücadele eder. bmmyk, yaklaşık elli yıllık bir sürede, 50 milyon kadar insanın hayatlarına yeniden başlamasına yardım etmiştir.
bmmyk, insan haklarının korunmasında ve tartışmaların barışçı bir şekilde çözülmesinde etken olan koşulların yaratılması için, devletler ve diğer kurumları destekleyerek, zorla yerinden edilme vakalarını azaltmayı amaçlamaktadır. bu doğrultuda bmmyk, kendi ülkelerine dönmekte olan mültecilerin yeniden kaynaşmalarını güçlendirmek arayışında olup, mülteci yaratan olayların tekrarlanmasını önlemektedir.
bmmyk, ırk, din, politik düşünce ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın ve tarafsız bir şekilde mültecilere ve diğer insanlara ihtiyaçları doğrultusunda koruma ve yardım sağlamaktadır. bmmyk, bütün faaliyetleri arasında en çok çocukların ihtiyaçlarını karşılama ve kadın eşitliğini yükseltme çabası içindedir.
(bkz: unhcr)
1952 nobel barış ödülü sahibi alman humaniter doktor, filozof, müzisyen, teolog, hayvansever, anti-nükleer aktivist. çok ilginç yaşamı olan schweitzer, iki doktorasına rağmen tıp doktoru olmaya karar verdi; afrikada doktorluk yapma amacıyla 30 yaşından sonra tıp tahsili yaptı; gabonda bir hastane kurdu ve yaşamını yöre halkının sağlığına adadı. geliştirdiği yaşama saygı felsefesi ile günümüzdeki çevreci ve hayvansever hareketlerin öncüsü kabul edilir.
tennesseeli amerikalı politikacı. amerika birleşik devletlerinde yaptığı uzun dönemli bakanlık görevi ile bilinmektedir (secretary of the state - dışişleri bakanlığı). bu açıdan bir rekor sahibidir. franklin delano roosevelt döneminde yaptığı görev 11 yıl sürmüştür(1933–1944). 1945 yılında birleşmiş milletler teşkilatının kurulmasında yaptığı katkılar nedeni ile nobel barış ödülüne layık görülmüştür. başkan roosvelt tarafından "birleşmiş milletlerin babası" olarak tanıtılmış ve değerlendirilmiştir.
1908de 19 yaşındayken, alman barış derneğine üye olur. çeşitli dergilere savaş ve militarizm karşıtı yazılar yazar. 1914te askeri mahkemelerin yetki sahasını sorgulayan bir yazısından ötürü, "orduya hakaret" suçlamasıyla para cezasına çarptırılır. askere alınır, 1916-1918 arasında garp cephesindedir. döndükten sonra savaşın sürdürülmesine ve yüceltilmesine karşı yazılar yazar. 1919 kasım´ındaki kısa süren devrimde hamburg işçi ve asker şûrâsında çalışır. aynı yıl berline taşınıp alman barış derneğinin genel sekreteri olur.
weimar cumhuriyeti döneminde ossietzkynin temel davası, bu yeni devletin demokratik-anayasal bir yurttaşlık bilinciyle temellendirilmesidir. hümanist ve sol-liberal tutumuyla, komünistlere mesafeli, gelişen ırkçı-milliyetçi harekete ise taban tabana zıttır. özellikle almanyanın yeniden silahlanma girişimlerine ve halkın kaybedilen dünya savaşının öcünü almak üzere ajite edilmesine, kararlılıkla karşı çıkar. "savaş - bir daha asla!" kampanyasının öncülerindendir. anti-militarist yazılarından ötürü defalarca yargılanır, cezalar alır. bir dizi sol-liberal eğilimli derginin yöneticiliğini yapar. 1927de yayın yönetmenliğini üstlendiği, büyük yazar kurt tucholskynin de katkıda bulunduğu weltbühne (dünya sahnesi), o dönemin almanyasının en saygın dergilerinden biridir. bu arada 1931de, alman ordusunun uluslararası anlaşmalara aykırı olarak gizlice yürüttüğü silahlanma politikasını açığa çıkartan yazısından ötürü, "casusluk" ve "askeri sırları açıklama" suçlamalarıyla 18 ay hapse mahkûm olur. 1932 sonunda genel aftan yararlanarak tahliye edilir. 1933 başında nazilerin iktidara gelmesiyle yurtdışına kaçmayı düşünürken, gizli polis (gestapo) tarafından tutuklanır. işkence görür. nisan ayında toplama kampına gönderilir. toplama kampının ağır koşullarında 1936da verem olur. berlindeki bir hastaneye sevkedilir, polis gözetimi altında tedavisine başlanır.
o sırada, 23 kasım 1936da osloda, carl von ossietzkynin, 1935 nobel barış ödülüne layık görüldüğü açıklanır. bu ödül zaten önceki yıl için öngörülmüş fakat almanya hükümetinin baskısı nedeniyle verilememiştir.
nazilerin propaganda bakanı joseph goebbelsin günlüklerinde söyle yazar: 25 kasım 1936: "dün: allak bullak bir gün. ossietzky nobel barış ödülünü aldı. küstah bir provokasyon! harika bir plan kuruyorum aslında: onun bizden yana olduğunu reklam etmek. ama olmaz, zira çok önceden vatana ihanetten ceza almıştı. mutlaka bir şeyler yapmalıyız. führer kafa yoruyor bunun üzerine fakat bir türlü bir neticeye varamıyor." (ralf georg reuthun yayına hazırladığı 5 ciltlik tagebücherin 1935-1939 dönemini kapsayan 3. cildinden aktarılmştır. piper verlag, münih 2003).
nazi subaylarindan hermann göring, nobelli mahpusla bizzat görüşerek ödülü reddetmesi için telkinde bulunur. ossietzkynin cevabı şöyledir: "uzun süre düşündükten sonra, bana layık görülen nobel barış ödülünü kabul etmeye karar verdim. gizli devlet polisi temsilcileri tarafından bana bildirilen, bunu yapmakla kendimi alman milli cemaatinden dışlamış olacağım yönündeki görüşe iştirak edemiyorum. nobel barış ödülü iç siyasi mücadelelerle ilgili değil, halkların, milletlerin birbirini anlamasıyla ilgilidir."
ossietzkynin ödül beratını ve para armağanını almasına izin verilir ama törene katılmaktan alıkonur. oslodaki tören, gıyabında yapılır.
weimar cumhuriyeti döneminde ossietzkynin temel davası, bu yeni devletin demokratik-anayasal bir yurttaşlık bilinciyle temellendirilmesidir. hümanist ve sol-liberal tutumuyla, komünistlere mesafeli, gelişen ırkçı-milliyetçi harekete ise taban tabana zıttır. özellikle almanyanın yeniden silahlanma girişimlerine ve halkın kaybedilen dünya savaşının öcünü almak üzere ajite edilmesine, kararlılıkla karşı çıkar. "savaş - bir daha asla!" kampanyasının öncülerindendir. anti-militarist yazılarından ötürü defalarca yargılanır, cezalar alır. bir dizi sol-liberal eğilimli derginin yöneticiliğini yapar. 1927de yayın yönetmenliğini üstlendiği, büyük yazar kurt tucholskynin de katkıda bulunduğu weltbühne (dünya sahnesi), o dönemin almanyasının en saygın dergilerinden biridir. bu arada 1931de, alman ordusunun uluslararası anlaşmalara aykırı olarak gizlice yürüttüğü silahlanma politikasını açığa çıkartan yazısından ötürü, "casusluk" ve "askeri sırları açıklama" suçlamalarıyla 18 ay hapse mahkûm olur. 1932 sonunda genel aftan yararlanarak tahliye edilir. 1933 başında nazilerin iktidara gelmesiyle yurtdışına kaçmayı düşünürken, gizli polis (gestapo) tarafından tutuklanır. işkence görür. nisan ayında toplama kampına gönderilir. toplama kampının ağır koşullarında 1936da verem olur. berlindeki bir hastaneye sevkedilir, polis gözetimi altında tedavisine başlanır.
o sırada, 23 kasım 1936da osloda, carl von ossietzkynin, 1935 nobel barış ödülüne layık görüldüğü açıklanır. bu ödül zaten önceki yıl için öngörülmüş fakat almanya hükümetinin baskısı nedeniyle verilememiştir.
nazilerin propaganda bakanı joseph goebbelsin günlüklerinde söyle yazar: 25 kasım 1936: "dün: allak bullak bir gün. ossietzky nobel barış ödülünü aldı. küstah bir provokasyon! harika bir plan kuruyorum aslında: onun bizden yana olduğunu reklam etmek. ama olmaz, zira çok önceden vatana ihanetten ceza almıştı. mutlaka bir şeyler yapmalıyız. führer kafa yoruyor bunun üzerine fakat bir türlü bir neticeye varamıyor." (ralf georg reuthun yayına hazırladığı 5 ciltlik tagebücherin 1935-1939 dönemini kapsayan 3. cildinden aktarılmştır. piper verlag, münih 2003).
nazi subaylarindan hermann göring, nobelli mahpusla bizzat görüşerek ödülü reddetmesi için telkinde bulunur. ossietzkynin cevabı şöyledir: "uzun süre düşündükten sonra, bana layık görülen nobel barış ödülünü kabul etmeye karar verdim. gizli devlet polisi temsilcileri tarafından bana bildirilen, bunu yapmakla kendimi alman milli cemaatinden dışlamış olacağım yönündeki görüşe iştirak edemiyorum. nobel barış ödülü iç siyasi mücadelelerle ilgili değil, halkların, milletlerin birbirini anlamasıyla ilgilidir."
ossietzkynin ödül beratını ve para armağanını almasına izin verilir ama törene katılmaktan alıkonur. oslodaki tören, gıyabında yapılır.
abdli toplumsal reformcu, barış yanlısı ve kadın hakları savunucusudur.
1889da, ingilteredeki derneklerden etkilenerek şikagoda kendisinin ve diğer sosyal reformcuların oturduğu, kentin yoksul semtlerindeki koşulları düzeltmek için çalışmalar yaptıkları bir kurum olan hull houseu kurdu. hull house, amerika birleşik devletlerindeki diğer toplumsal yardım merkezlerinin çoğu için bir model oluşturdu.
jane addams 1919da barış ve özgürlük için uluslararası kadınlar birliğinin başkanı oldu. 1931de nobel barış ödülünü nicholas murray butler ile paylaştı.
1889da, ingilteredeki derneklerden etkilenerek şikagoda kendisinin ve diğer sosyal reformcuların oturduğu, kentin yoksul semtlerindeki koşulları düzeltmek için çalışmalar yaptıkları bir kurum olan hull houseu kurdu. hull house, amerika birleşik devletlerindeki diğer toplumsal yardım merkezlerinin çoğu için bir model oluşturdu.
jane addams 1919da barış ve özgürlük için uluslararası kadınlar birliğinin başkanı oldu. 1931de nobel barış ödülünü nicholas murray butler ile paylaştı.
amerika birleşik devletlerinin 28. başkanıdır. (dönem: 1913-1921).
önceleri bir akademisyen olan wilson, bir ara princeton üniversitesinin rektörlüğünü yapmış ve 1911-1913 yılları arasında da new jersey eyaleti valiliğinde bulunmuştur. beyaz sarayda arka arkaya iki dönem başkanlık yapan ikinci demokrattır. ilki andrew jacksondır. 1919 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
önceleri bir akademisyen olan wilson, bir ara princeton üniversitesinin rektörlüğünü yapmış ve 1911-1913 yılları arasında da new jersey eyaleti valiliğinde bulunmuştur. beyaz sarayda arka arkaya iki dönem başkanlık yapan ikinci demokrattır. ilki andrew jacksondır. 1919 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
belçikalı hukuk adamı.
université libre de bruxelles de hukuk tahsili yapmıştır. daha sonra uluslararası hukuk üzerine yoğunlaşmıştır. 1893 yılında profesör ünvanını almış, iki yıl sonra belçika senatosuna sosyalist parti adına girmiştir.
1913 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
université libre de bruxelles de hukuk tahsili yapmıştır. daha sonra uluslararası hukuk üzerine yoğunlaşmıştır. 1893 yılında profesör ünvanını almış, iki yıl sonra belçika senatosuna sosyalist parti adına girmiştir.
1913 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
italyan gazeteci. 1907 yılında louis renault ile birlikte nobel barış ödülünü kazandı.
uluslararası politikacı.
politik kariyerine irlandada başlamış, daha sonra uluslararsı çeşitli kuruluşlarda görevler almıştır. bunlardan bazıları birleşmiş milletler, avrupa konseyi ve uluslararası af örgütüdür. yaptığı çalışmalarla 1974 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
politik kariyerine irlandada başlamış, daha sonra uluslararsı çeşitli kuruluşlarda görevler almıştır. bunlardan bazıları birleşmiş milletler, avrupa konseyi ve uluslararası af örgütüdür. yaptığı çalışmalarla 1974 yılında nobel barış ödülüne layık görülmüştür.
isveçli iktisatçı, devlet adamı ve birleşmiş milletlerin ikinci genel sekreteri (1953-1961).bmnin saygınlığını ve etkisini artırmış, ölümünden sonra nobel barış ödülü (1961) verilmiştir.
birleşmiş milletler bünyesinde faaliyet gösteren bağımsız, uluslararası bilim ve teknoloji temelli bir organizasyon olup 1957 yılında kurulmuştur. nükleer bilim ve teknolojinin barışcıl amaçlarla kullanılması ve planlanmasında üye ülkelere destek sağlamaktadır. nükleer güvenlik standartlarını hazırlamaktadır. bünyesindeki denetim mekanizması ile ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesini kontrol etmektedir.
(bkz: protestan reformu)
16. yüzyılda batı avrupada katolik kilisesi ne karşı yapılmış bir harekettir. bu reform hareketinden sonra yeni bir hristiyanlık mezhebi olan protestanlık ortaya çıkmıştır.
31 ekim 1517de martin luther almanyanın wittenberg şehrinde bir kilisenin kapısına 95 maddeden oluşan protesto metnini astı ve protestan reformu hareketini resmen başlattı. luther bu metni hazırlarken john wycliffe ve jan hus gibi isimlerin görüşlerinden etkilenmişti. (incilin farklı dillere çevirilmesi ve matbaanın bulunup halk tarafından da okunabilir hale gelmesiyle, insanlar kilisenin doktrinlerinin yanlış ve yobaz olduğunu düşünmeye başlamıştı.) martin luther astığı protesto metninde özellikle endüljans a karşı çıkar. görüntüde halkın haklarını savunan luther, halkın da desteğini alarak protestanlığın temellerini atar.
31 ekim 1517de martin luther almanyanın wittenberg şehrinde bir kilisenin kapısına 95 maddeden oluşan protesto metnini astı ve protestan reformu hareketini resmen başlattı. luther bu metni hazırlarken john wycliffe ve jan hus gibi isimlerin görüşlerinden etkilenmişti. (incilin farklı dillere çevirilmesi ve matbaanın bulunup halk tarafından da okunabilir hale gelmesiyle, insanlar kilisenin doktrinlerinin yanlış ve yobaz olduğunu düşünmeye başlamıştı.) martin luther astığı protesto metninde özellikle endüljans a karşı çıkar. görüntüde halkın haklarını savunan luther, halkın da desteğini alarak protestanlığın temellerini atar.
italyan katolik kardanali, ünlü dilbilimci ve hiperpoliglottur. bolonyada doğmuştur ve eğitim görmüştür, ilahiyat eğitimini papaz olarak kutsanma yaşına ulaşmadan tamamlamıştır ve 1797 yılında kutsanmıştır. aynı yıl, bolonya üniversitesinde arapça profesörü olmuştur. o tarihlerde bolonya tarafından yönetilen cisalpine cumhuriyeti tarafından istenen sadık ve doğru kalacağına dair törensel yemini yapmadığı için profesörlük görevini kaybetmiştir.
neden bekliyorsun?
bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?