yapılmış en aptalca dalgınlıklar

37 /
ahuramazda
ehliyetimi yeni aldığım yıllarda, aracın gaza bastığım halde vites büyütmekte zorlandığını fark ederek yakındaki bir servise götürdüm.ne de olsa aracım da yeniydi.kıyamazdım ona.park edip servise girmek üzereyken,elim el frenine gidince,el freninin zaten çekili olduğunu gördüm.ülen bu aracın vitesi gibi el freni de mi otomatik diye düşünmeye başlamışken,serviste aracın el frenini indirmeden onca yol gitmiş olduğumdan balataların ve arka tekerlerin içine sçmış olduğumu söylediler...
gibi geliyor bana
trafik çok sıkışıktır. ileride kırmızı yanmaktadır. sıra "ggb"ye geldiğinde ışık yanar, ggb durur. ama millet geçmeye devam eder. ileride ortamı izleyen polis ışıkta geçen araçlara hiç ceza yazmaz. üstüne üstlük bir de gözümün içine bakar.
nitekim, ışık değişir, ggb geçer. polis şak diye durdurur.
ggb isyan eder,

- o kadar adam kırmızıda geçti sesin çıkmadı, beni neden durdurdun?
+ o kadar adam yeşilde geçti, sen durdun, kırmızıda geçen sensin kardeşim !

mor bana zaten yakışır hep.
huni delisi
bence otobüste ki uykuya dalış anı en aptalca dalgınlık.resmen bi dalışvar mecaz da yok hem.tertemiz.mecaz var ama birinci derece değil.
clear conscience
sokakta yürürken arkadaşınıza hararetle birşeyler anlatırken trafik levhasına çarpmak.
konuşurken önüne baksana,arkadaşının yüzüne bakmak zorunda mısın.
arkadaş da ne arkadaşmış,insan önüne bak der değil mi.
ps.bu hikayede kafasını çarpan ben oluyorum.
merto
sinema önünde durup hangi filmler var diye bakılan afisin aslında sinemanın yanındaki bilardo salonunun afisi oldugunu anca bugun 3 top ve amerikan filmi var diye okunduktan sonra anlaşılması
englishman
bir babanın çocugunu gezdirirken alışveriş merkezinde atlıkarıncaya bindirdiği çocugu başka bir arkadaşını görmesi sonucu ki bu arkadaş hoş bir kadındı çocugunu atlıkarıncada bırakıp o bayanla kahve içmeye gitmesi ve çocugun atlıkarıncada 4 kez devam edip adamın çocugunu danışmaya anons ettirip güvenlikler tarafından aramsıyla ortaya çıkması
optikkagittakiasikki
eve son model elektrikli süpürge alıyorduk. böyle su koyuyorsun filan hoş bişe. anlattılar bi de bize uzun uzun şöyledir böyledir diye. bi de bi özelliği var su konulan yere birazcık parfüm oda spreyi vs. koyarsan ev güzel kokuyormuş. günlerden birgün evi süpürmek maksadıyla hazırladım süpürgeyi. koku da koyim mi lan. koyim koyim dedim. baktım güzel kokan bişe vardı. döküverdim içine birazcık. sonra çalıştırdım makinayı. bi baktım makina hopluyor. noluyor laağğnnn!!! demeye kalmadan daha yükseğe daha yükseğe çıkmaya başladı! fişi çektim içini açtım bir de ne göreyim köpükler dolmuş! lan bu marc’ı ev güzel koksun diye kullanmıyor muydu annelerimiz?
joy
masaüstü bilgisayar kullanırken masaya laptopu da koyunca, masaüstü faresi ve klavyeyi kullanarak laptop da bir şeyler yazmaya çalışmak. sonuç:" bozuk lan bu makine!"
tasarimharikasi
dolu çay bardağına çay yokmuş gibi çay koymaya çalışmak. koyduktan sonra taşan bardağa şeker koymaya yeltenmek. aptallığın dibini görüp tezgahı temizlemeyle yanan elini suya tutma ikileminde kalmak.
komple teorisyen
ödev kontrolü yapıyorum.doğrusu öğrencilerin önüme getirdiği şeye basıyorum imzamı.bir baktım derskitabını imzalamışım. o öğrenci bu anıyı başka bir yerde aynı başlıkta yazmış olabilir ihtimaliyle irkildim şimdi.
cirkinbeti
bir sebepten ötürü evden çıkmam gerekiyor ama şık olmak da şart. o kadar giyindim özendim hala bir şeyler ters gidiyor, biraz fazla rahatım .
evin kapısından çıktım kapıyı kitledim merdivenleri birer birer inerken altımda hala pijamamın var olduğunu farkettim . gerçekten rezildi ama mutluyum o halimi yanızca ben gördüm
37 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol