there there

thewall
zifiri karanlıkta bahçende dolaşıyorum
kırık ağaç dalları çelme takıyorlar ben konuşurken
çünkü hissediyor olman onun orda olduğunu gösetermez
çünkü hissediyor
olaman onun orda oluduğunu göstermez
her zaman bir deniz yaratığı vardır
sana gemi enkazı şarkısını söyleyen (ulaşmaya çalışma, ulaşmaya çalışma)
kayalardan uzak dur yürüyen facia oluruz
yoksa (ulaşmaya çalışma, ulaşmaya çalışma)
sadece hissediyor
olman onun orda oluğunu göstermez (biri var omzunda)
sadece hissediyor olman onun orda olduğunu göstermez (biri var omzunda)
orada orada
neden bu kadar
yeşil ve ıssız?
cennet seni bana gönderdi

biz olmek için bekleyen kazalarız
biz olmek için bekleyen kazalarız...
coni
in pitch dark i go walking in your landscape.
broken branches trip me as i speak.
just coz you feel it doesnt mean its there.
just coz you feel it doesnt mean its there.

there’s always a siren singing you to shipwreck.
(dont reach out, dont reach out)
stay 4ft away we’d be a walking disaster.
(dont reach out, dont reach out)
just coz you feel it doesn’t mean its there.
(theres someone on your shoulder)
just coz you feel it doesn’t mean its there.
(theres someone on your shoulder)

why so green and lonely?

heaven sent you to me.

we are accidents
waiting waiting to happen.

we are accidents
waiting waiting to happen.


neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol