istanbul lisesi

0 /
carpediem
istanbul lisesi’nin esasini, ilk ozel okul olarak acilan sems-ul mekatip olusturmaktadir. bu okulu selanik’li abdikamil efendi ile emekli bahriye yuzbasisi nadir bey, 1884 yilinda acmislardir. ancak iki ortak uzun sure birlikteliklerini surdurememis ve ayrilmis, daha sonra nadir bey 1885’de suleymaniye civarinda numune-i terakki’yi kisa zamanda gelismis ve taninmis, modern bir okul haline getirmistir. bu durum maarif nezareti’nin dikkatini cekmis ve 1896 yilinda okulu satin alarak resmilestirmistir.

numune-i terakki idadisi, 4 ilkokul, 3 rusdiye ve 3 idadi olmak uzere 10 sinifli idi. ancak 2. mesrutiyet zamaninda ilk kismi ile rusdiye siniflari birlestirilerek 5 yila indirildi. 1909 yilinda ise istanbul leyli idadisi olarak degistirildi. bu zamanda okul sultan mahmut turbesi arkasindaki bezmi alem sultan’in yaptirmis oldugu binada bulunuyordu. 1910 yilinda asil okul istanbul lisesi adini aldi. boylelikle lise sozcugu ulkemizde ilk kez kullanilmis oluyordu.

bu asamadan itibaren lisenin temellesme devrinin basladigini soylemek yerinde olur. 1913 yilinda okulun adi istanbul sultanisi’ne cevrildi. okulda yine, ilk, orta ve lise kisimlari mevcuttu. fransiz lise mufredati uygulaniyor, ilk kisimdan itibaren, o donemin en populer yabanci dili fransizca okutuluyordu. bu devrede okul guclu egitim kadrosu ve sistemiyle, donemin en taninmis ve basarili okulu haline geldi. okul ulkenin icinde bulundugu zor kosullara ragmen calismalarini surduruyor, ancak bu arada okul ogrencilerinden bazilari suregiden savaslarda ulkesini savunmak icin, vatan sevgisi ile dolu olarak cepheye kosuyor ve istanbul lisesi sehitleri bu basarili okulun tarihine sanli sayfalar ekliyorlardi. egitim ogretmeni ahmet robenson istanbul spor kulubunu kurmus, okulda istanbul sultanisi kessaflari adli izci teskilatini olusturmustur.

1. cihan savasi’nin baslamasi ile 1914 yilinda okul saint benoit binasina nakledildi. bu arada vatansever agabeylerimizden bir kisminin yine saldirganlara karsi guzel vatani savunmak icin canakkale’ye kostugunu ve bircogunun burada sehit dustugunu onemle belirtmek gerekir.

1911 yilinda okulun almanca ogretim yapmasina karar verildi. almanya’dan 22 alman ogretmen getirtildi. edebiyat ve tarih dersleri disinda tum dersler almanca okutuluyordu. 1919 yilinda okul sarachane basindaki munir pasa konagi’na tasinmak zorunda kaldi. kisa bir sure sonra da mercan sultanisi’ne nakledildi. 1923 yilinda okulun adi istanbul erkek lisesi oldu ve beyazit’daki fuat pasa konagi’na nakloldu. cumhuriyetin ilk yillarinda okulun ogretim kadrosu yine cok guclu idi. zengin bir kitapligi, cok iyi laboratuvarlari, yuce onder ataturk’un takdirlerini kazanan sakarya adli bir izci oymagi vardi.

1958-59 ders yilindan itibaren, okul alman ogretmenlerin de katkisi ile almanca ogretim yapmaya baslamistir.

1982-1983 ders yilinda okulun adi tekrar istanbul lisesi olarak degistirilmistir.

angelus
ilginc bir okuldur, bi cok arkadasimi bunyesinden mezun etmistir lakin ilginc olan bu degildir tabii bu okuldan mezun olan ogrenciler nedense tek tip gelir bana sole 65 kisilik bir grubun icerisine 13 adet bu okuldan mezun olmus birey serpistirseler takribi 5 dakika bilemedin 8 dakika gibi bir zaman dilimi icinde o 13 kisiden en az 10 mezun bireyi ayirt edebilirim evet. oylesine belli edebilirler kendilerini gerek duruslari ile olsun gerek hal ve tavirlariyla olsun hemen ayrilir digerlerinden felaket bir ozguven sahibidirler. evet oyledirler kanimca. severiz tabi bu okulu deniz kenary bo?az püfür püfür.
carpediem
son sinifta yariyil tatilinde, ogrencilerin ossye hazirlandigi goz onune alinmaksizin, almanca odevi olarak goethe faust, ingilizce odevi olarak da shakespeare macbeth okutulan okulum. allah iellilere yardimci olsun, sabir versin. amiiinn.
carpediem
marşı şöyledir:

ugrunda oymagın her zinde ferdi
şanlı sakarya’ya candan söz verdi

kar bora fırtına sükun bulacak
sana yıldırımlar sana yıldırımlar
selam duracak

her yerde inlesin gürleyen sesi
"istanbul yıldızı" erkek lisesi

tüyler diken diken olur, bagıra bagıra, zıplaya zıplaya söyleriz bu marşı iel’li olmanın verdigi gururla.
carpediem
tübitak liseler arası bilim yarışması ve avrupa birligi genç bilim adamları yarışmasında büyük başarılar elde etmiş okulum. hala "türkiye bilim ve teknolojide uluslarası başarılar elde edemiyor." diyenlerin bir göz atması gerekir aşagıdaki linke. ayrıca bu projeyi yapanlardan bilkan erkmen iel’de son seneyi okumamış, italya’da ileri zekalı öğrencilere egitim veren bir okula girmeye hak kazanarak oraya gitmiştir. serdar karatekin ise mit yolcusu.

http://www.istanbullisesi.k12.tr/bas.html
http://www.istanbullisesi.k12.tr/iel_mudur.html
carpediem
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=cts&haberno=5750

"istanbul lisesi’nde okumuş herkes, zamanında ayasofya’ya ve eminönü’ne açılan tünelleri kullanarak okuldan kaçan yatılı öğrencilerin ’şehir efsanesi’ne, ’sığınağa gider’ tabelalarının ve üzerinde ’panzer s.a.,berlin’ ibaresi bulunan devasa çelik kasa kapılarının gizemine kapılmıştır."

"tünellerin adı zaten geçti; bundan da enteresan olan ise, binanın ikinci bodrum katında hâlâ sapasağlam duran bizans sarnıcı."

"pek az okula nasip olan gelişmişlikte laboratuvarlar, okuldaki ilk bir-iki yılında ’türk usulü öğrencilik’e şaşa şaşa bir hal olup sonra durumu anlayan, renkli keten ceketli alman hocalar ve alman rasyonalizmi bir tarafta; tüm bunlara hababam klişelerine ’gerçekten’ hiç de uzak olmayan küçük çakallıklarla direnen öğrenciler, alaturkalık ve gri ceketli, bol bol sigara içen tipik türk öğretmenleri bir tarafta durur. osmanlı’yla batı’yı yarı talihsiz biçimde buluşturan binanın içinde, altında bizans sarnıcı, çatısında tüm bir istanbul manzarasıyla..."

bu kadar mükemmel bir gözlem daha olmazdı. bu yazıyı yazan kişi de bir ielli olmalı, başka türlü şu cümleleri yazabilmesi mümkün değil. dedirten, gülümseten yazı. yeşim tabak’ı tebrik etmek lazım.
gargantua
kapisindan iceri 11 yasimda ilk adim attigimda korkudan yolumu kaybettigim sonunda da mudur beyin odasinda kendimi buldugum , o gunden sonra da 8 yil boyunca kahrini cektigim ama yinede hep sevdigim mezun olduktan sonra bile ozlemini duydugum okulum.
shibumi
1997 yilinda 11 yasimda girdigimde en yuksek punala ogrenci alan anadolu lisesi idi.ne yazik ki 8 yillik egitime gectikten sonra galatasaray’in gerisine dustu.
carpediem
bu seneye kadar sadece erkekler icin pansiyonu olan, bu sene kiz pansiyonuyla senlenmis okul. fakat ne hikmetse yatililik sinavini kazananlardan bile 6 milyar gibi bir bagis(!) isteyen bir mudur varken kizlar gecen senelerde kaldiklari cagaloglu anadolu lisesi pansiyonuna geri donmek zorunda kaldilar.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol