islamda kadın anlayışı

2 /
elma sekeriiii
hazreti muhammet efendimzin (sav) hazreti aişe ile 9 yasindayken evlendigini ogrendigimde buyuk bir dumur yasadigim basliktir.
benim bildigim: cennet analarin ayaklari altindadir,kadin el ustunde tutulmasi gereken bir varliktir.

bu konu hakkinda genel olarak soylenecek bir sey varsa da sudur: eger herkez kendi bildigi gibi anlayacaksa birakin anlasin, en guzel kaynak kurani kerim’in kendisidir.buyrun acip okuyun,hayat felsefeniz dusunceleriniz buna gore yogrulup bir bicim alsin. herkezin dusuncesi kendinedir.
(bkz: din tartisilamaz cunku herkesin inanci kendinedir)
john maynard keynes
oncelikle illa ki

(bkz: bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak)

sonrasinda ise koru korune bir dini kotulemeden okumaya ve ogrenmeye acık kisiler icin;

islam’da kadın ikinci sınıf vatandas degildir!!!bunu kabullenelim islam dini butun insanları eşit gorur insanlar arasında en ustun olani en cok takva sahibi olandır.

bir erkegin 4 kadınla evlenmesi konusu surekli karsımıza cıkmaktadır,peki o kadar kolay mıdır hic merak ettiniz mi,ben ettim açtım kitabı okudum,erkekler sadece zorunluluk hallerinde bir eşten fazlası ile evlenebilirler,mesela kadın bakıma muhtac kalacaksa,toplumda o kadına hor gozle bakılacaksa,cok uc noktalarda erkek o kadına da asık olursa,amma velakin yine de evlenemez,neden cunku islam ilk eşe sorulmasını ister,eger eş kocasının evlenmesine rıza gosterirse erkek evlenebilir fakat yine de bitmedi hatırlayamadıgım bir ayette soyle bir ifade vardı;

esleriniz arasında asla haksızlık yapmayın,eger yapacaksanız tek eşli kalın ama siz ne yaparsanız yapın eşit olamayacagınız için tek eşli kalın mealinde bir şeyler yazmaktaydı.demekki 4 kadınla evlenmek diye bir şey yok.

gelelim miras hukukuna.evet islamda erkege 2 pay kadına 1 pay düşer,fakat soyle bir durum vardır o da mehirdir,erkek kadınla evlenmeden once kadın erkekten istedigi kadar para ve mal talep edebilir ve erkek bunu vermek zorundadır,kadının bu parasına erkek evlendikten sonra da dokunamaz,kadın isterse onunla ticarette yapar ve erkek o kazanca da dokunamaz,bunun yanı sıra erkek evlilik suresi boyunca eşinin tüm gereksinimlerini karsılamak zorundadır,kendi paranla al diyemez,evin geçimi de erkege aittir,bu nedenle mirasta erkege 2 kadına 1 pay düşer.

gelelim 2 kadının şahitliğinin 1 erkegin şahitligine eşit olması durumuna; o da soyledir ki kadınlar genellikle evlerinde olduklarından sahitlik gerektirecek durumlarla erkekler kadar karsılasma ihtimalleri yoktu,dolayısıyla sahitlikleri de daha azdı,ama kadınlarla ilgili konularda kadınların şahitlikleri erkeklerinkinden yuksek tutulmustur.

islam’da iman en onemli olgulardandır ve namaz da bu baglamda en onemli ibadetlerdendir,namaz sırasında babanın size seslendiğinde namazınız bozulmaz duymazlıktan gelebilirsiniz amma velakin anneniz size seslenirse namazınızı bozup annenize cevap vermek zorundasınızdır,çünkü islam annelere cok onem verir bu arada anne kadındır.
schumi
doğru, islam’da 4 kadınla nikah kıymaya izin vardır. bazıları kadın hakları, vs. diyerek islam’a bu sebepten bok atmaya çalışırlar. ilginçtir bu tip insanlar da her gece başka bi kadınla birlikte olurlar, her türlü hayvanlığı yapar, kadın onurunu ayaklar altına alırlar bi de islam’daki 4 kadın iznine bok atarlar. onun da aslını astarını bilmezler ya, anlayacak zekaya da sahip değildirler. beyhude çabalamaya lüzum yok.

muhtemelen battı birilerine...
bgat
islam dinine çamur atmaya çalışılmadan konuşulması gerekilen konudur. islam dininde kadın anlayışı taa islamiyetin ilk yıllarından örneklerle ortaya neden atılıyor ki? bugüne bakın biraz da... türkiye resmi olmasa da, yüzde doksandan fazlası müslüman olan bir ülke. kadınlarımız her türlü haklara sahip. bir de bu konuyla ilgili hz. muhammet’e atıfta bulunma durumu var ki, bu kişilere kokuşmuş şu dünyadaki yerlerini hatırlatmak isterim. hz muhammet’in örnek alınacak çok tarafı var, kafanızı böyle gereksiz konulara harcamayın derim.
armour
erkek kadından üstündür..
kadınını kollayabildiği kadar, kanatları altına alabildiği kadar, sahip çıkabildiği kadar, ezmediği ezdirmediği kadar üstündür erkek. bir kadın, erkeğinin baskısı ve emirler yağdırmasıyla üstün tutmaz, üstün görmez onu; aksine gözünden düşürür, saygısını yitirir o zaman. korumacılığı, sahiplenişi, değer vermesi ve bu değeri hissettirmesiyle gözünde büyütür üstünleştirir erkeğini.
kesinlikle üstün olmalıdır bir erkek kadınından. olması gereken, ihtiyaç duyulandır bu.
kim ne derse desin, yapısı gereği kadın hassastır, sığınma ihtiyacı hissedendir. erkeğini güç simgesi olarak görmek ister. kendine yöneltilmiş bir güç değil, kendinde hissettiği bir güç olmalıdır bu.
dayanağı olmalıdır erkek, koruyucu meleği olmalıdır kadınının.
aslında bu birazda kadının elindedir. bir adım geride durması gerekir bazı zamanlarda kadının; erkeğe bu fırsatı tanımak adına. yoksa bilemez "erkeğim" dediği kişi onun koruyucu meleği, değerlisi mi, yahut tek derdi cinsel ihtiyaçlarını karşılamak ve üzerinde hakimiyet kurmak olan efendisi mi.
islamiyetin kadına bakış açısıyla ilgili okuyup anladıklarım, yorumladığım, çıkardığım sonuç bunlar(dar anlamda)
he bi de şu var; islamiyette kadın hakları yok denilir. yoktur evet. çünkü buna gerek yoktur. çünkü kadın el üstünde tutulandır, islamıyetin özünden itibaren değer verdiğidir, kutsaldır islamda kadın. yorumlamasını bilip anlayana.


hadis-i şeriflerde;
"kadınlar size allah’ın emanetidir",
"cennet anaların(kadınların) ayakları altındadır" demiş,
"kadınlar erkeklerin ayakları altındadır" dememiş.


neresinden okumuşum neremle anlamışım orasını bilemiyorum.
raskolnikov
"erkege, hanimini ne sebeple dövdügü sorulmaz." höööh diyip yutkunduğum an,
-ahmet niye dövdün karını ya?
-canım istedi yaw bugün tavlada kaybettim ondan dövdüydüm hem sanane bana ne sebeple dövdüğümü soramazsın
-??

evet islamda kadın anlayışı bu mudur,belki de yanlış anlaşılmıştır,islam erkeklere huriler vaad ediyor,peki kadınlara ne veriliyor nuriler mi? islamda,hristiyanlıkta bir anlayış aramak yerine önce insanda insan anlayışını arasak belki de islamda kadın anlayışının nasıl olması gerektiğini tartışmamıza gerek kalmaz diye düşündüm bir an
offf be
o devirde peygamberimize kadınlara bizlerle eşit haklar veriyorsun diye kızılmıştır.
ayrıca erkekler sadece bir erkeğe dört kadın olarak anlasalar ve bunu bilseler de bir kadın ev işi yapmak zorunda değildir. çocuk doğurur ama çocuğu emzirmek yada bakmak zorunda değildir. kocanın bunları yapacak birini bulması, bulamıyorsa evlenmemesi gerekir. ama erkekler olayı herşeyde oldukları gibi kendi lehlerine çevirmişlerdir.
kekec
hz. muhammed’in 9 yaşındaki hz. ayşe ile evlenmesi hiçbir cinsel birlikteliğe dayanmıyordur...

bu konuda araştırma yapmadan bok atanlara bu durum kulaklarına hoş gelebilir islam dinini karalamak için ama günün şartlarını araştırdığınızda 9 yaşındaki hz.ayşe ile evlenmesinin sebebinin hz. ayşe’yi korumak isteyişidir. yanlış hatırlamıyorsam hz. ayşe ailesini kaybetmişti böle bi durumda 9 yaşındaki bir kızı onunla evlenerek ailesine katan peygamberimiz hz.ayşe’yi korumak istemiştir. zaten ergenlik çağına girene kadarda hz. ayşe ile hiçbir ilişkiye girmemiştir...

islamda kadın ile erkek eşit değildir diyenlere içinde, eşit değiller tabikide ama sizin anladığınız gibi değil bu eşitsizlik...

biri bayan biri erkek durum farkından, güç farkından, yetenek farkından, özellik faklılıklarından doğan farklı pozisyonlarda farklı şeyler yapmaları gerekebilir...

örnek vermek gerekirse veda hutbesinde eşlerinizi gerekirse dövebilirsiniz demiştir doğrudur tamamen aile içi barış için söylemiştir hz. muhammed (sav)kadın açısından bakarsak eşit olsunlar diye bayanlaradamı kocalarınızı dövebilirsiniz diyecek tabikide hayır doğanın kanunlarına aykırı değil mi? bir erkeğin bayandan dayak yemesi olmaz öle bir şey o yüzden de kadınlarada iyi huyunuzla, güler yüzünüzle, tatlı dilinizle kocalarınızla iyi geçinin der. bu durumda eşit değil demek yanlıştır

eğer siz dayak atma özelliğini üstünlük, tatlı dilli olmayı kötü bir özellik olarak görüyorsanız verdiğim örnek sizi tatmin etmez...
dersaadet
islam erkeklerin evlenebileceği kadın sayısını 4 e çıkarmamış aksine indirmiştir, cahiliye döneminde kadın değersiz, yalnızca bi takım ihtiyaçları gideren, ve miadı dolduktan sonra kolayca kapı önüne konabilen bi meta olarak kullanılıyordu, fakat islam kadına hakettiği değeri vermiştir. 4 kadın meselesine gelince bu husuta öncelikle bilinmesi gereken, bu ruhsat kadını koruma amaçlıdır, savaş, fakirlik, hastalık, kıtlık vb sebeplerle kocasını kaybetmiş kadınların namuslarının tehlikeye düşmesine engeldir, günümüz de ham yobaz kaba softa tipler tarafından sırf uçkur derdiyle yapılmış çoklu evliliklere bakarak "kuran da geçen hükmü" eleştirmek doğru değildir. kaldı ki ayette erkeklere eşleri arasında adaletle davranabilmelerinin zor olduğu bildirilmiştir.
erkeklere mirasta iki hak düşerken kadınlara bir hak düşmesinin nedeni, onlara hem babalarından hem de eşlerinden miras kalacak olması neticesinde erkekler gibi iki hak alacak olmalarıdır.
erkeklerin birinin şahitliği yetiyorken kadın sayısının iki olması gerekmesinin sebebi ise kadınların duygusal olmaları, akıldan ziyade duygularıyla hareket etmeleri ve ekseriyetle duygu sömürülerine karşı hassas olup, ikna edilip bu yönde karar verebilmelerinin muhtemel olmasıdır.
islamda her hükmün, ayetin ve hadisin ikna ve ilzam edici hikmeti ve izahı vardır.
kasif
o din kötüdür, kuralları çürümüştür lafazanlığı yapmayacağım. zaten taraf olmak bana göre değildir. zira benim gözümde üç büyük semavi dinin hepsi aynı.
çıkış noktalarına bakarsanız, hepsi birbirine benzer ve bir şekilde birbirinden beslenir!

üç büyük semavi din, kadını her zaman ikinci planda görmüştür. eşitlikten ziyade taraflı(!) adaleti uygun görmüştür.
ne zaman ki, sanayi toplumunda gelişme büyük derecede değer kazandı, on dokuzuncu yüzyılın mihenk taşı oldu, işte o zaman kadın gerçek anlamda bağımsızlığını kazanabildi ve içinde bulunduğu absürt, artık kokuşmuş sistemden sıyrılabildi.
tabii bu, birinci sınıf ve artık modern ve postmodern ülkelerin cevher hanesinde olmuştur. zira ekonomik alandan sanatsal alana kadar her şeyde ciddi devrimler oldu. bu da insanların görüşünde ciddi değişimler yarattı.

bu yüzyılda üretimin ve onun ilerlemesinde ciddi payı olan aletlerin gelişimi ile, kadının aile içindeki yardımcı-yönetici faaliyetinin ekonomik temelini yok etti, bu dâhilde dışarıdaki yaşamda kadına bir alan yaratmış oldu.
hâlâ doğulu ülkelerde kadın din kurallarına uygun şekilde algılanmakta ve kullanılmaktadır.
bu da din ile toplumsal hayatın tümden iç içe ( içre ) geçmişliğinin göstergesi.
haa, elbette her ülkede din ile devlet işlerini bir arada götürmeyi savunan şovenist ve çıkarcı partizanlar ve gruplar yok değil; ancak dengeyi ayarda tutabilmek meselesi sanırım onları biraz daha galip kılan, gelişmekte hâlâ doğum sancıları çeken ülkelere nazaran.

sanırım sorun dinlerden çok, ülkenin politik-ekonomik-sanatsal zincirlemelerine bakış açısında ne gibi revizeler yapabildiği ile alakalıdır, ne dersiniz?

size üç büyük semavi dinin kadına bakış açısını kısacık ayetler ile özetleyen paragrafları ileteyim:

kur’an-ı kerim’den:

“kadınların haklarını yerine getirme husûsunda allâh’tan korkunuz! zîrâ siz onları allâh’ın bir emâneti olarak aldınız."

kitab-ı mukaddes’ten:

“ey kadınlar, kendi kocalarınıza rabbe tabi olur gibi tabi olun. çünkü bedenin kurtarıcı mesih, kilisenin başı olduğu gibi erkek de kadının başıdır. fakat kilise mesih’e tabi olduğu gibi kadınlar da böylece her şeyde kocalarını tabi olsunlar.” (efesoslulara, 5:22-24.)

tevrat’tan:

“yaratılış gayesine aykırı olarak kadın hz.adem’i yanıltıp suça teşvik etmiş, yasak meyveyi yemesini sağlayarak cennetten çıkılmasına sebep olmuştur. bu durum insanoğlunun ömrü boyunca sıkıntı ile yaşamasının nedenlerinden sayılmıştır. tanrının emrine itaatsizliği ve suça teşviki dolayısıyla kadının cezasız kalmaması gerekmektedir. kadına ceza olarak kocasına tabi olması,kocasının kendisine hâkim olması ve ağrı ile çocuk dünyaya getirmesi takdir edilmiştir(bkz.tekvin,3:1-24”)

anlayacağınız, sorun islam’da ya da diğer dinlerde değil, algılanışında ve inatla revize edilememesindedir!
chef doeuvre
islamda kadınlar sadece cinsel obje ve hizmetçidir o kadar.

edit: eksi oy veren çok bilmişler açıp kuran daki nisa suresini arapça okuyun da öyle eksi oy verin isterseniz.
nickten yana sansim yok
hayatını islâm’a göre şekillendirmemiş biri için bir anlam ihtiva etmez bu anlayış. zira bilse de bilmese de eleştirecektir. (eleştirmesine bir şey diyemem tabi bu konuda herkes hürdür benim nazarımda fakat eleştiri her zaman saygı çerçevesi içinde olmalı) önyargılarından bir arınıp gelse insan, bir öğrenmeye; anlamaya niyeti olsa insanın!.. emin olun ki her şey çözülür... ama yok! "ben beynimin bu sınırları içinde mutluyum; benim kafamda şu şöyledir, bu böyledir" diyorsanız ağzınıza bile almayın islâm’ı. zira islâm’ın fikrî yapısının dinamikliği müsâde etmez buna.
2 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol