adalet ve kalkınma partisi

0 /
el menzile beynel menzileteyn
sahenenin ve senaryonun degismesi hasebiyle kuklacinin yeni sergilenen oyunda kullanmak icin kutusundan cikardigi yeni kuklasidir akp..

"nedir yeni senaryo?" veya bundan once sorulmasi gereken "eski senaryo hangisiydi?"

eski senaryo ulkenin inanclarinin ve ahlaki degerlerinin yok edilmesi, toplum baglarinin koparilmasi idi..bunu nasil yapacaklardi..nifak sokarak elbette bunu da her zamanki gibi kendisi degil kuklalariyla yapacakti..ulusculuk, entarnasyonellik, sosyalizm, v.s her biri bir yandan koruklendi.. darbeler..yasaklar..akla geldiginde bile kanini donduruyor insanin..nitekim azimsanmayacak bir basari elde ettiler ama bunun etkisi dusundukleri kadar uzun surmedi..ayaklar kesildi ama amerika gecici bir protez bacak koymayi ihmal etmedi..gunumuzde bazi anilara takilip kalanlar disinda esamesi okunmuyor dustu dusecek nerdeyse..bu bkz’i onlara armagan ediyorum (bkz: erkin koray oyle bir gecer zaman ki)..

b plani olmayan bir amerikan filmi gordunuz mu allah askina?? yeni senaryo hemen devreye girdi..

"ilimli islam"..bunu huntington’un "islam dunyasina bir eksen lazim" sozunden anlayabilirsiniz..bop basamak basamak ilerliyor..
hatta ve hatta kutsal kitap bile cikardilar gercek furkan adinda.irak’in ve afganistan’in sicak havasini iliman iklime cevirdiler.. suriye ve arabistan yarim adasi zaten cepte..iran muammasini kaleri fethettikten sonra cozecek..geriye eksen olarak basrolu bictigi turkiye kaliyor..tehditkar bir uslupla tabi.."sizinle veya sizsiz oynanacak bu oyun" (bkz: kadife devrimler)

bahsettigim gibi turkiye’nin gecici protezleri miyadini doldurdu yenisi lazim elbette..dunyanin gozu onunde karistirdigi herzeler yuzunden kendi halki tarafindan bile kinanan abd karizma kaybina ugramisken uzerinde made in usa yazili protezi kimseye giydiremez elbette..cozumu kolay ama nike gibi tayland’da uretip uzerine made in thailand yazar..sende pasa pasa giyersin..tayland rolunu kim oynayacak parmak kaldirsin

ben ben ben..(bkz: anladin sen onu)

parmak kaldirip izin almadan araya girerek sunu da izah edeyim "peki bu protezin hammaddesi ne olacak"..dedigim gibi ilimli islam yani tehlikeli gordugu dine
karsi kendi uydurdugu din..yukarda bahsi gecen gercek furkan bunun en buyuk isbati..

ilimli islam’in mevcut sistemin yerini alarak turkiye’de uyarlanmasi kararina varildigi hadlerini asarak soyledikleri "turkiye’de militer demokrasi hakim", soylemleri ile izah edilebilir..

b plani iyi gidiyor..

parmak kaldiranlar arasinda konsept acisindan role en uygun olani secildi.. oynanan oyunu izlemeye mahkum olmaktansa rol almak en iyisi..akp’de bunu dusunerek iplerini abd’nin eline vererek rolunu gonullu ustlendi cunku kendisi oynamasa sahneye cikmaya aday bir suru kukla var.. rolu alsalarda calsalarda onlarin kurallariyla oynamak zorundalar..

ipler zincire donusmeden oyuna son verirlerse ne ala..aksi takdirde ustad akif’in "hangi cilgin bana zincir vuracakmis sasarim" sorusunun cevabini beraber ogreniriz..
rap dusmani
türkiyenin başına gelmiş en büyük felaketlerden bir tanesi ülkeyi özelleştirme altında satan ve bunlardan övünebilen bir teröriste sayın diyebilen geçmişinde kürt liderin önünde eğilebien terör olayları arttıktan sonra şehitler vermemize rağmen çok iyi gidiyoruz diyebilen bir parti milletimiz polyanacılık oynadığı sürece iktidar olacak partidir.

ayrıca çalıştığım işyerinin yanında ilçe binasından sabahtan akşama son ses çaldıkları müzikleriyle beynimi sken gençliğimi çürüten partidir. allah başınıza ismail yk düşürsün daha ne diyem.
capt it all
embesilce eleştirmeyecem. genelleme de yapmayacam hepiniz x siniz y siniz diye. kişisel düzeye de inmek, entrynin kalitesini düşürür, nitekim kaliteli eleştiri, kişiler yahut olaylar üzerinden olmaz, fikirler üzerinden olur. kişiler, olaylar, hatta olmayan olaylar ve genellemeler üzerinden yapılan eleştiriler embesilce eleştiriler kapsamına girer çünkü... yazıktır ki bunları sözlükte okuyoruz,, çok yazık. neyse.

akp, kaçış partisidir. hem seçmen için, hem siyasetçiler için, hem fırsatçılar için.
temel kabulleri ve değerleri yoktur. parti geneline hakim bir ortak akıl zaten yoktur.

siyasi gelişimlerine bakalım...

milli görüş denen, ne idüğü belirsiz ve dini siyasete alet eden bir furya dibe vuruyor hakettiği gibi. ama ortada kimi isimler dolanmakta. ideoloji ki, 28 şubat süreci ile demokrasiye bile sekte vurmuş..
çıkıyor biri, her seferinde başkasını seçtiniz, şimdi de beni seçin diyor.

seçiyorlar. geliyorlar başa. ama aralarında bir plan program bile yok. çünkü tabansız. 3 milletvekili filin hortumundan tutmuş, fil hortumdur diyor, 5 tanesi bacağından tutmuş direktir diyor, bilmemkaçı kuyruğuna yapışmış ne koparabilirim diyor.

böyle bir parti işte akp...

bekleyin yakında sağlam bişiler çıkaracam akp ile ilgili.

edit: amına koyim benim de rahatıma geliyor hepiniz boksunuz yazmak ama bu hakaret değil mi a yavrucum? aciz olmayan insan hakaret eder mi? hakaret edecek kadar mı aciz kaldık akp karşısında? adam olan adam, eğer gerçekten bişeyler yazma gerekliliği hissediyorsan, eleştireceksen, mantıklıi, tutarlı eleştir di mi ama? bu kadar aciz ve basiretsiz olma. umarım alırsın mesajımı bu da benden sana abi tavsiyesi. sövmeyle olmuyo bu işler aslanım.
kizilisikli
erdogan hukumetinin basari(sizligi) nedeniyle kendini kaybetmesi

erdogan ve akp hukumeti yalanlarini, dolanlarini gizlemek icin daha fazla yalan batagina dusuyor. bilincli kesim artik kelime aralarinda bile erdogan’in dogru soyledigine inanmiyor. isin ilginc tarafi; yalanlari daha arkasini donmeden ortaya cikan erdogan sanki farkina varmiyor gibi davranarak yalanlarina kaldigi noktadan devam ediyor. yalanlarin dozu arttikca saldirganligi da artiyor ve turkiye cumhuriyeti’nin basbakani olmasina ragmen agzini bozarak kasimpasali bitirim uslubuyla kavgaya basliyor. aslinda psikologlar icin erdogan olayi cok ilginc bir vakadir; ben olsaydim yuksek lisans ya da doktora tezi olarak erdogan vakasini incelerdim. belki bu vakanin daha ust duzeyde doktora veya profesorluk calismalarinda incelenmesi daha uygun olur. cunku turkiye basbakani olup da rum, amerika ya da baska milletin basbakani gibi davranan baska bir vaka ile karsilasamazlar. bu dunya tarihinde ilk ve son rastlanacak bir vakadir. hangi ruh hali icinde boyle davrandigini uzman psikologlara birakarak ekonomi ve istikrar konusundaki yalanlarina deginmek istiyorum.

istanbul sokaklarini kendi reklam alani gibi kullanan, imamligiyla ovunen bir basbakan milletin gozunun icine baka baka onlari aptal yerine koyuyor. ust gecitler, kavsaklar, duvarlar erdogan’in yalanlariyla dolu. "biz istikrari saglamak icin geldik, biz ekonomiyi duzeltmek icin geldik ve sozumuzde durarak vaatlerimizi gerceklestirdik" diyor. bu cok goreceli bir kavram. evet bir cok seyi gerceklestirdi. turk milletinin toprak kaybetmesini, yavru vatan kibris’in imza ile rumlara peskes cekilmesini, turk onurunun ayaklar altina alinmasini, teror orgutuyle masaya oturmasini, turkmen sehri kerkuk ve cevresinin kurt bolgesi yapilmasini, her gun sehit olan turk askerlerinin sanli turk bayragina sarili olarak evlerine donmesini, irticanin hortlamasini; carsafli, peceli, cember sakalli, sarikli ucubelerin cogalmasini, turkiye’nin dis diplomaside samar oglanina dondurulmesini ve daha ne hainlikleri gerceklestirdiler. hakkini yememek gerekir, cunku saydigimiz ve daha sayfalarca saymaya devam edebilecegimiz konularda oylesine basarili oldu ki, amerikali ve ab’li patronlari bile bu kadarini beklemezdi ondan. aslinda iki gurubun da gozunden dustugu halde erdogan’i ayakta tutmak icin amerika ve ab tum cabalarini harciyor. onlar da biliyorlar ki turkiye tarihinde boyle bir turk dusmanini, ataturk dusmanini bir daha bulamazlar. bu nedenle de gozden dusmesine ragmen erdogan’i ayakta tutmak icin paralar akitiyorlar.

bakis acisina gore, oldugunuz konuma gore degisir basarisizliklar, hainlikler... eger turk milletinin tarafindan bakilirsa erdogan’in yaptigi her sey basarisiz, her sey hainliktir. ama azinliklar tarafindan, teroristler, amerika, ab ulkeleri ve diger turk dusmanlari tarafindan bakilirsa cok buyuk basaridir, vatanseverliktir. silahla, savasla elde edemeyecekleri ayricaliklari savasmadan ve hicbir sey kaybetmeden kazandilar. tabi ki gayri turklerin bakis acisiyla erdogan bir kahraman bir vatanseverdir.

gelelim merkez bankasi verilerine. merkez bankasi’nin verileri turk bakis acisina gore erdogan’in dogrulari soylemedigini gosteriyor. bazi tablolar cizerek erdogan hukumetinin basa geldigi 2002 yilinin kasim ayindaki durum ile bugunku durumu karsilastiralim.

karsiliksiz cek sayisi (adet)

t.c.merkez bankasi’nca bankalara duyurulan

banka
mahkeme
birikimli



bildirimleri
kararlari
toplam

2002 yillik toplam 742.968
5.525
748.493
2003 yillik toplam 831.302
18.340
849.642
2004 yillik toplam 893.939
70.672
964.611
2005 7 aylik toplam 563.887
68.174
632.061

erdogan hukumeti basa geldiginde buyuk bir kriz atlatilmis olmasina ragmen 2002 yilinda karsiliksiz cek miktari 748,493 adet iken 2004 yilinda 964,611’e ulasmis. 2005 yilini ilk 7 aylik verilere gore ortalama hesaplarsak yaklasik karsiliksiz cek sayisi 1,083,533, adete yukselmis olacak, erdogan’in basarili(!!!) politikalari sonucu.

protesto edilen senet sayisi ve tutari

protesto edilen senet sayisi
protesto edilen senet tutari (ytl)

1.000 ytl ve ustu
1.000 ytl alti (global)
toplam

1.000 ytl ve ustu
1.000 ytl alti (global)
toplam

2002 146.329
352.419
498.748

2002 696.703.591
119.471.716
816.175.307

2003 197.393
282.838
480.231

2003 797.209.565
110.731.443
907.941.008

2004 335.294
254.598
589.892

2004 1.542.150.313
110.155.853
1.652.306.166

2005 (6 aylik) 244.842
147.357
392.199

2005 (6 aylik) 1.080.105.252
68.199.596
1.148.304.848


protestolu senet miktari 2002 yilinda 498,748 adet ve 816,175,307 ytl iken erdogan’in basarili (!!!) ekonomi politikalariyla tahminen 2005 yili sonunda 784,398 adete 2,296,609,696 ytl’ye cikacaktir.

toplam dis borc stogu (milyon $)


1.uc aylik
2.uc aylik
3.uc aylik
4.uc aylik


donem
donem
donem
donem

2002 125.726
125.726
127.477
130.218
2003 133.045
137.936
142.037
145.350
2004 145.026
147.486
152.152
161.748


2005 yili ilk yarisinda 175.000 milyon dolara yukselmistir.

dis borclara gelince; erdogan ekonomiyi devraldiginda 130,218 milyon $ olan dis borclar 2004 yilinda 161,748 milyon $, 2005 yili ilk doneminde ise yaklasik 175 milyon $’a yukselmistir.

toplam ic borc stogu (trilyon tl/milyon ytl)


1.uc aylik
2.uc aylik
3.uc aylik
4.uc aylik


donem
donem
donem
donem

2003 162.558
175.270
178.712
194.387
2004 203.708
209.119
217.571
224.483
2005 232.489
234.799



ic borclar da ayni yukselisten nasibini almistir. 2003 yilinda 194,387 ytl olan ic borclar 2005 yili haziran ayi itibariyla 234,799 milyon ytl’ye ulasmistir.

ithalat-ihracat karsilastirmasi



2002
2003
2004

ihracat
36.059
47.253 63.121

ithalat 51.554
69.340 97.540

ihracatin ithalati karsilama orani% 69,90
68,10
64,70


surekli basin yayin organlarinda ihracat artisindan, ihracat patlamasindan bahsediliyor. erdogan’dan once ihracat rakamlari ile birlikte ithalat rakamlari da verilirdi. ama basarisizligini gizlemek icin neredeyse gizli el gibi ithalat rakamlarinin aciklanmasi yasaklandi. ihracatla birlikte ithalatin artmasi, ozellikle ithal urunlerin ihrac edilmesi turkiye’ye cok kucuk bir katma deger sagliyor. hatta katma degerinden daha fazla zarar veriyor. ihracat artisi nedeniyle neredeyse davul calip zille oynayan hukumet ihracatin ithalati karsilama oranini milletten gizliyor. sozde ihracat artisina ragmen oran 2002 yilinda % 69,90 iken 2004 yilinda % 64,70’e dusmustur. ozellikle cin’den yapilan resmi ve gayri resmi ithalatin attigini dusunursek 2005 yili sonunda bu oran daha da dusmus olacak.

dis ticaret dengesi (milyon $)


2002
2003
2004


(-) 15.495
(-) 22.087
(-) 34.419





ihracatin arttigi, turizm gelirlerinin rekor kirdigi donemde dis ticaret dengesi’ne baktigimizda ucuruma dogru hizla dusuldugu goruluyor. gun gecmiyor ki gelen turistlerle ilgili haber olmasin soros’un gazetelerinde. gelen turist sayisi her gun hesaplanan bir ulkede gelen turist basina turizm gelirinin yukselmesi beklenir. ama yapilan hesaplara gore turist basina gelir her ay dusme egilimi gosteriyor. her gun turkiye ucuzculuk tuzagina duserek yeni tesislerini, bakir alanlarini yok pahasina yabancilara peskes cekiyor. yeni tesisler yok yere eskitiliyor. hukumetin soylemlerinin ve soros’un gazetelerinin soylemlerinin yalan oldugunu dis ticaret dengesi ispatliyor. madem ihracat bu kadar artiyor, gelen turist sayisi rekor kiriyor, o zaman odemeler dengesindeki acik niye artiyor?

issizlik orani (%)

2002
2003
2004

10,3
10,5
10,3

son olarak issizlik problemine deginmek gerekir. erdogan hukumetinin hava atarak soyledigi ekonomik gelismelere ragmen nedense issizlik dusmedi. 2002 yilinda %10,3 olan issizlik orani 2004 yili sonunda yine %10,3... aslinda tam tersine issizlik artti. iktidari ele geciren akp hukumetinin ilk isi istatistikleri hazirlayan kurumlari ele gecirmek oldu. nasil amerika irak’a girer girmez kurtler kerkuk’teki ve diger turkmen illerindeki nufus idarelerini ve tapu mudurluklerini basarak belgeleri ele gecirdilerse, akp hukumeti de basa gelir gelmez onemli kurumlari ele gecirdi, d.i.e., tubitak gibi. basi dertten kurtulamayan akp hukumeti anayasa mahkemesi’ni ve yargitay’i da ele gecirmek icin var gucuyle turkiye cumhuriyeti devleti ile savas halindedir. bu arada yok’u de unutmamak gerekir. bu kurumlari ele gecirmek icin her yolu mubah sayan, onlarin anlayacagi kaba tabirle "gerekirse belden asagi vurmayi" bile yapan hukumet su anlik basarili olamadi. bu stratejik onemi olan kurumlari ele geciremedikce saldirganligi artan hukumet camur at izi kalsin gibilerden kisisel saldirilara bile gecti. yok’ten ornek vermek gerekirse, ozellikle laikligi savunan rektorlere karsi savas ilan etti.

hukumetin yukaridaki olumsuz gelismeler karsisinda karsi tezleri hemen hazir: "siz olumlu gelismeleri niye dikkate almiyorsunuz? enflasyon oraninda imkansizi basardik, neredeyse tarihteki en dusuk duzeyine indirdik".

yukaridaki paragrafta aciklandigi uzere d.i.e.’nu ele geciren hukumet enflasyon hesaplarini istedigi gibi cikartiyor. enflasyon hesabina esas teskil eden sepeti hukumet istedigi gibi degistiriyor. bana enflasyonu %3 goster desinler % 3 gosteririm, ya,da % 70 goster desinler rahatlikla % 70 gosteririm. ayrica dolara bagli olan kalemleri esas alan hukumet amerikan ekonomisin icinde bulundugu olumsuz kosullar nedeniyle amerikan merkez bankasi’nin izledigi politika nedeniyle uzun suredir uluslararasi piyasalarda dolarin deger kaybetmesinden de yararlaniyor. dolar deger kaybettikce sepet icindeki dolara bagli kalemlerin fiyatlari da dusmus oluyor. diger taraftan issizlikten, parasizliktan insanlarda satin alma gucu kalmadi. talep duserken arz sabit kalsa bile fiyat artisi olmaz. ekonominin dengede olmasi icin arz ve talebin, yani istem ve sunumun dengede olmasi lazim. talebi yukseltmek icin kredi karti alimini kolaylastirdilar, onu da yuzlerine gozlerine bulastirdiklari icin cok yakinda bir kriz beklentisi olustu.

diger bir karsi tezleri ise dunyada gorulmemis ekonomik buyume oranlarini gerceklestirmeleri. eger soyledikleri gibi ekonomi %10 buyumusse, issizlik niye bu kadar yuksek, niye cekler karsiliksiz cikiyor, senetler protesto oluyor, isyerleri kapaniyor, batik kredi karti tutari 592 trilyon tl iken 7 ayda 1 katrilyon 93 trilyona cikiyor? madem buyume orani bu kadar buyuk, neden kucuk esnaf kepenk kapatiyor, buyukler ise eleman cikartarak daralma politikasi izliyor? neden cevremizdeki insanlar issizlikten, acliktan yakiniyorlar? ekonomide bu kadar yuksek buyume oranini gerceklesiyorsa, ayni oranda olmasa bile istihdamin artmasi, is hacminin genislemesi gerekirdi. ama ne is hacmi genisledi, ne de istihdam artti. yalnizca cin’den ithalat yapan firmalar calismaya, kazanmaya basladi. sonucta ihracatin buyuk bir kismi da ithal edilen urunlerden olustugu icin bizim iscimiz, memurumuz degil, cin’in iscisi memuru gelisti, kazandi. basbakan yardimcisi ve disisleri bakani gul cin’de "neden cin’den korkuyorsunuz, sikayet ediyorsunuz, gelin burada cin’de yatirim yapin" demedi mi? turk ekonomisini dusunmeyen cikarcilar firsati hic kacirmadilar, artan ithalatlarini biraz daha yukselttiler. turkiye’nin disisleri bakani degil miydi onlara "cin’e gidip yatirim yapin" diyen? onlar da bakani dinlediler.

bu kadar olumsuz ortami erdogan olumlu gosterebilmek oldukca fazla caba sarf ediyor. sanki turkiye’nin hic problemi yokmus gibi ver elini amerika, ver elini avrupa, asya, afrika diyor ve devletin parasi sayesinde sulalesiyle birlikte gununu gun ediyor. cocuklarini gormek icin amerika’ya seyahatlerini cogaltan erdogan kendi butcesiyle ozel seyahatlerini karsilayacagina, devletin uzerine masraflarini yukluyor. arada bir de turkiye’ye ugruyor. turkiye’ye ugradiginda pek is yaptigi da soylenemez. acilis davetlerinden, nikah torenlerinden islere zaman bulamiyor.

yamalar iyice sokulmeye basladikca ne tarafa, kime saldiracagini sasiriyor. az degil, 40 yamali bohcaya benzedi. genel kurmay’a saldirarak "niye toplantilarda konusmuyorlar, bizden yol vs. talepleri yok." diye aciklama yapiyor; sonra da kendi bakani olan milli savunma bakani tam tersi bir aciklama yaparak genel kurmay baskanligi’nin yol talebinde bulundugunu soyluyor. artik iyice foyalari meydana cikmaya basladi. hangisini kapatacagini iyice sasirdi. turk tabanindan oy kaybeden erdogan dehap’in alanina gecerek kurt oylarinin hesabina girdi. amerika gibi o da kurt kartina oynuyor. turkler adina "biz kurtlere eziyet ettik, onlara cok cektirdik" diye ozur diliyor (bir anlamda kurt sorununu kabul ederek ermeni soykirimi yalanini kabul etmeye de zemin hazirliyor). teroristlerin avukatligina soyunan ve -aydinliklarini nerede tescil ettirdiyseler?- kendilerine aydin diyen hainlerle gorusen, sonra da diyarbakir’a giderek amerika’nin, ab’nin hazirlayip eline tutusturdugu kagidi aynen kelimesi kelimesine okuyan bir basbakan bir daha gorulmez sanirim. cunku amerika’nin erdogan’a okumasi icin tutusturdugu kagitta yazan "kurt sorunu vardir, kabul ediyoruz" sozu yine amerika’nin ve ab ulkelerinin turkiye’ye sevr anlasmasini kabul ettirmek icin pkk’nin eline verdigi kagitta yazanlarla, yani pkk’nin soylemleriyle tipatip ayni. nasil oluyor da turk karsitlarinin (amerika, ab ulkeleri, terorist pkk, vs.) her gun tekrarladigi, turkiye’ye karsi koz olarak kullandiklari soylemler, turkiye cumhuriyeti basbakani olan kisi tarafindan sehit ailelerine kufredercesine soylenir?

sonuc itibariyla turkiye ekonomisinde erdogan hukumeti doneminde hicbir duzelme yasanmamistir. aksine eski hukumetin gitmeden once zoraki sekilde birtakim yapisal kararlar alarak duzelttigi ekonomiyi bozmustur. o da turkler’in gelismesi ve iyiligi icin calisan bir hukumet degildi ama zorunlu olarak ihale yasasinda degisiklikler yapmis, merkez bankasi ozerklestirilmisti.

bu arada erdogan hukumeti ayni zamanda merkez bankasi yonetimine karsi da gizli savas ilan etmistir. alinan zorunlu onlemler nedeniyle 2002 yilinda ekonomik gostergeler iyiye gitmeye baslamisti. 2003’te bu bahar havasi erdogan hukumetinin yanlis uygulamalarina ragmen devam etti. ama sonra hizla bozulmaya basladi. ulkemiz her gun daha kotuye gitmekte, sehit kanlarimiz cignenmekte, vatan topraklarimiz gerek anlasmalarla gerekse cikartilan yasalarla yabancilara peskes cekilmekte, ulus-devlet anlayisi yikilarak yerine milletler toplulugundan olusan osmanli benzeri bir sistem kurulmaya calisilmaktadir. bilindigi gibi osmanli’da tum azinliklar refah icinde yasarken; ermeni, yahudi, rum pasalar sarayin sefasini surerken, turkler ise bunlari rahat yasatacak vergileri odemek icin kole gibi calismaktaydi.

iste erdogan’in "her sey iyi, kurulusumuzun 4. yilinda tum vaatlerimizi gerceklestirdik" sozunden yola cikarak bu yaziyi hazirladim. ve cikan sonucta sozlerinin dogru oldugunu ama turklerin bakis acisindan degil; gayri turk bakis acisiyla, turk dusmanlarinin gozuyle vaatlerini gerceklestirmis oldugunu anlatmaya calistim. 2002 secimleri oncesinde amerika’ya gittiginde yahudi lobisine verdigi sozler buyuk oranda gerceklesti. bu cabalarindan dolayi kendisine odul verildi mi bilemiyorum?
http://www.nihalatsiz.org/anasayfa.htm
angelus
alevi bireylerin muharrem ayi’nda tuttukları oruç için iftar sofrası kurmayı planlayan, alevi dedelerini imamlar gibi kadrolu memurları yapmaya çabalayan ve bunları yaparken de "bakın biz her kesimi kucaklıyoruz" mesajı vermeye çalışan birkaç akli evveli bünyesinde barındıran. insanlara şirin gözükecem diye maymun olan bir oluşumdur.

not: e güzel kardeşim sen önce "kucaklamak" istediğin toplumun örfünü, adetlerini bir öğren, yapmak istediğin uygulamalar bu insanlara ters midir değil midir özümse de ondan sonra yap ne yapacaksan. gerçi amiyane tabirle eşek gibi bilinir tüm bunlar lakin maksat "kucaklamak!" işte.
sepulturk
büyük ihtimal yine tek başına iktidar olacak partidir. çok akıllıdır benim ülkem. bedava kömüre, oyuncak arabalara kanmıştır. ama o oyuncak arabaların üretileceği fabrikaların, kömürlerin çıkarıldığı ocakların satılacağını hiç hesaba katmamıştır. milli varlıklarımızı, değerlerimizi çatır çatır satabilmeleri için çok da güzel piyango vermişizdir ellerine.
mitili
önümüzdeki cumartesi gecesi club akp’de yapılacak. ilk yerli içki beleş. dj rte ve bir ton kömür sizleri bekliyor. sürpriz de olabilir.

not: besmelesiz girilmez.
lost kidy
adalet ve kalkınma partisi her olaydan oldugu gibi bu son olaylardan da kendine pay çıkartmayı başarmıştır. zira hiç bir hükümet görülmemiştir ki açık açık gelmeyin denen bir yere halkının gitmesine izin veren. müdahaleye uğrayacağı kesin olan gemiler ve müdahalede vefat eden vatandaşlarımız. bunun sorumlulugunu nasıl taşıyacaktır bu hükümet? bir biçimde vatandaşlarımız katledildikten sonra iyi bir dış politika sergilesen ne olur, sergilemesen ne olur.
bu arada yapılan bir röportajda gemide eşi olan bir bayan kocam zaten oraya şehit olmak için gitti inşallah bu mertebeye ulaşabilmiştir demesi de aslında adalet ve kalkınma partisin açtığı yolla ülkenin ne hale geldiğini göstermesi açısından önemlidir.
lost kidy
balık baştan kokar. hükümete sormak gerekir bırakın filistin’i hangi arap ülkesi kıbrıs’taki varlığımızı tanımıştır?, hangisi din kardeşiyiz diye azerbaycan’da olanlara müdehale etmiştir?, hangisi pkk’yı topraklarından temizlemiştir?. birinin akp’ye hatırlatması gerek. türkiye arapların sorun çözücü mercii değildir ki, zaten onların bunu salladıkları yoktur. filistin acaba bir kere kahrolsun pkk, hepimiz türküz hepimizin şehidi var demiş midir? ama biz hergün filistinliyiz.... yok arkadaş balık baştan kokar. böyle hükümete böyle ihh’ler verir. herhangi bir arap ülkesi filistine özgürlük diye böyle eylemlere girişmiş midir? ey hükümet neden sormazsın ihh’ya sizi almayacagı belli olan bir ülkeye neden gidiyorsunuz amacınız ne diye? zira bu hükümetin memurları ben yurtdışına çıkarken neden gidiyorsun diyor, pasaportumdaki vizeyi kontrol ediyor. evet hür ve demokratik türkiye’de seyahat etme özgürlüğü vardır. ama özgürlük nedir acaba? bir grup yobaz ihh’lin ülkeyi uluslararası krize sokması özgürlük müdür? hükümet buna mı izin vermelidir?
zotac
türkiye tarihinde istikrarı sağlayabilen tek partidir.
ama sanki biraz ters oldu ? zira devamını sağlayabildiği tek eylem, memlekin anasını .... da alıp gitmesini istemesi.
ankakusu
bünyesinde adam gibi adam olan, ki zaten çok azdi, bir kaç ismi küstürüp seçimlere sadece yamuklariyla girecek olan partidir.
ve yine halkin önemli bir kismi bu yamuklari seçecek ne yazik ki...

cumhurbaskanligi seçimlerinde kendi hatalarini, yanlislarini örtüp magdur rolünü de iyi yapmislar gibi görünüyor. yahu bunlar her türlü edebiyat ve sömürüyü iyi biliyorlarmis. oysa ben bunun siir okumakla sinirli oldugunu zannediyordum.
sepulturk
her şey bir yana içlerindeki çocuğu korumalarını takdir ettiğim parti. hepsi gelmiş 60-70 yaşlarına hala "biri bir şey dese de ben de ona hemen laf çaksam, çocuğu koysam, bir de sonuna kilit desem ki cevap veremeseler" mantığındalar. gerçekten bu heyecanı korumalarını takdir ediyorum. şimdi ben de gidim de mahalledeki çocuklarla laf dalaşına girim. sonra zaten akp’ye çok rahat girerim.
0 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol